12 Şubat 2023 Pazar

Anadolu Geleneksel Evlerinin İç Mekân Kurgusu Mardin Özelinde Bir İnceleme

Anadolu Geleneksel Evlerinin İç Mekân Kurgusu Mardin Özelinde Bir İnceleme

Saide Selin Eray

 

Anadolu’nun tüm bölgelerindeki geleneksel evler planlama ilkeleri ve mekânsal örgütlenmeler açısından birçok benzerliklerin yanı sıra bölgenin iklim koşulları, yerel malzeme kullanımı veya bölgeye ait yapım teknikleri gibi birtakım farklılıklar da gösterebilmektedir.

 

Geleneksel ev, ait olduğu kültür ya da etnik grubun özellikleri, davranış şekilleri, çevresel tercihleri, yaşam biçimi, imgeleri, zaman ve mekân taksonomilerini yansıtır.

 

Türklerin ilk barınakları sayılan / çadırlar dairesel plana sahipti

çadırın orta kısmında konumlanan ocak ailenin etrafında toplandığı bir öge

Ocağın arka kısmında yüklükte / ailenin eşyaları depolanır

 

Türk Evi, 17. ve 18. yüzyıllarda İstanbul, Bursa ve Edirne’de yaygınlaşmıştır

 

geleneksel ev tiplerinde temel yaşama alanları olan ortak birimler bulunmaktadır. Bu anlamda, evin temel birimleri olan sofa, odalar, ıslak hacimler ve mutfak görevini yerine getiren tandır…

 

zemin kat daha ziyade özellikle kırsal bölgelerde ahır, depo, samanlık ve işlik gibi amaçlar için kullanılmıştır. İkamet edilen esas kat ise üst kattır ve bu kat zeminden çıkan nem ve rutubetin verebileceği zararlardan korunmak için zeminden yükseltilmiştir.

çatı arası da havalanma açısından sebze ve meyve kurutmak için kullanılır.

 

Türk evinin en karakteristik ögesi olan sofa, aslında odalar arası ortak bir mekândır.

sofa için sergah, sergi, sayvan, çardak, divanhane gibi isimler de kullanılmaktadır.

 

Tuvaletler, çoğu evlerde giriş kapısının yakınında ya da kapı arası denilen mekânda planlanmaktadır.

 

Avlu birtakım günlük işlerin yapıldığı yer olmanın yanı sıra, yeşil alan yaratma adına yeşillikler, çiçek ve ağaçları yaşam alanının içine katarak ev halkının toprakla ilişkisini desteklemektedir

 

…

Eray, Saide Selin. (2021), “Anadolu Geleneksel Evlerinin İç Mekân Kurgusu Mardin Özelinde Bir İnceleme,” International Journal of Mardin Studies, 2/1, s. 27-39

…

Alanya Geleneksel Konutlarında Kapılar

 Alanya Geleneksel Konutlarında Kapılar

Nisa Yılmaz Erkovan - Nazmiye Gizem Arı

 

Geleneksel konut / Özellikle kale çevresinde / eğimli bir arazi üzerinde maksimum gün ışığı ve rüzgârdan faydalanacak şekilde teraslanarak inşa edilmişler…

 

Evlerin ve dolayısıyla mahremiyetin dışarı açılan yüzü kapılar

…kapılar, bize ev halkı hakkında bilgiler sunabilmekte

 

Yapıların konumu, biçimlenişi ve kullanılan malzeme iklim, topoğrafya ve kültürel yapıya göre değişim göstermekte…

 

Türk Evi’nde tek bir oda günlük yaşamda ihtiyaç duyulan yeme, yatma, oturma, ısınma ve yıkanma gibi eylemlerin hepsini barındırmaktadır. Bu odaların bir aradalığı ve bir ortak alanda birleşmeleri geleneksel konutları oluşturmuştur.

 

Alanya evleri, ahşap hatıllı yığma taş duvarlı, genellikle iki katlı inşa edilmişlerdir. Girişler genellikle çift kanatlı kapılar ile sağlanmış

 

Alanya evlerinde zemin katlar Geleneksel Türk Evlerinde olduğu depolama, ahır, sarnıç olarak kullanılan kapalı, taş döşeli bir avludan oluşmaktadır. “Gedey” adı verilen bu bölümden bir merdivenle üst kata yaşam alanına çıkılmaktadır.

sofanın özelleşmiş bölümleri “çağnışır” veya “mabeyn” olarak adlandırılmaktadır.

 

geleneksel konut kapıları genellikle süslemesiz kapılardır.

 

Özellikle kadın eli şeklinde yapılan kapı tokmakları el üzerinde yüzük varsa ev sahibinin evli olduğunu ifade etmektedir.

 

…

Yılmaz Erkovan, N. - Arı, N. G. (2018), “Alanya Geleneksel Konutlarında Kapılar,” Amisos, 3/5, s. 493-514

…

Akçaabat Ortamahalle

 Akçaabat Ortamahalle

Kâmuran Öztekin

 

…kent merkezi sahildeki düz alanda yer alırken, konut alanları merkezin hemen güneyindeki tepeler üzerinde yoğunlaşmış

 

% 40'lara varan arazi eğimi nedeniyle taşıt ulaşımının güç ve hatta olanaksız olduğu bu mahallelere ulaşım genellikle yaya olarak yapılmaktadır. Bu özellik, mahallelerin dokusunun bugüne dek bozulmadan gelebilmesinin nedenlerinden biri

 

Genellikle doğu ve güneye yönelen cepheleriyle sokakların yanıbaşına yerleşen evler birer bahçe içerisindedir. Bu halleriyle evler, doğayla son derece uyumlu bir bütün oluşturmaktadır.

En fazla üç katlı olan evler plan şeması itibariyle iç sofalı "karnıyarık" plan tipine girer. Geniş sofalar doğu yönünde ve manzaraya açıktır. Altta yaşama mekânları, kiler, depo, servis alanları, üst katta ise, sofaya açılan yatak odaları yer almaktadır.

…üst kattaki sofada, alttaki girişin üzerini örten bir çıkma yer almaktadır. Bu çıkma çoğunlukla iki kolona oturmakta

 

Evlerin zemin katlarındaki dış duvarlar yığma taş, iç duvarlar ve üst katlar ahşap çatkı-bağdadi tekniğinde yapılmıştır. Çatı örtüsü olarak kiremit kullanılmıştır.

 

St. Michael kilisesi, okulu ve şapeli ile halen ayaktadır. Günümüzde şapel, samanlık, kilise, konut ve okul ise ilkokul olarak kullanılmaktadır.

 

Sahildeki yapılaşma, Ortamahalle'ye bozan kimliksiz, kişiliksiz 6-7 katlı apartmanlar eteklerden yukarılara doğru hızla ilerliyor...

…kiracılığın artması, evlerin el değiştirmesi…

 

83'lerdeki çalışmamızda rölövesini çıkardığımız bir ev bugün bir enkaz halinde... Kararı yanlış değerlendiren evsahibi alelacele yıkıvermiş evini.

 

…

Öztekin, Kamuran (1989), Akçaabat Ortamahalle, Mimarlık Dergisi, 89/2, s. 68-70

…

19. Yüzyıl Sonrası Türkiye'de Toplumsal Değişimlerin Konut Mekanına Etkisi

 19. Yüzyıl Sonrası Türkiye'de Toplumsal Değişimlerin Konut Mekanına Etkisi

 

Kentler ve kentlerin fiziksel ortamını oluşturan binalar, ülkelerin toplumsal yapı ve yaşam kültürlerini yansıtan somut öğelerdir

 

19. yy sonlarından itibaren Türk toplumunda bir sosyal değişim süreci yaşanmış ve bunun neticesinde; toplumsal yapı, kurumlar ve sosyal hayat farklılaşmıştır.

…günümüzde küreselleşmenin etkisiyle neredeyse toplumun geleneksel yaşam biçimlerini tamamen terk ederek farklılaşmasıyla sonuçlanmıştır.

 

Konut, mekan ile toplumun bir ara kesitini oluşturmakta ve incelenen dönemlerin /  kültürel yapısını en iyi yansıtan olgudur (s. 1).

 

Mekan

Arapça mekan sözcüğü ‘‘kevn’’ kökünden gelir; var olma, varlık, vücut demektir.

…mekan ancak algılayıcı konumundaki insan ile anlam kazanmaktadır.

 

Konut / hane halkı için mekanı tanımlayan, sınırlayan fiziksel bir birim,

 

Coğrafyanın sunduğu doğal kaynak ve malzeme olanakları konutun doğal belirleyicileridir.

Ancak günümüzde bu durum farklılaşmıştır (s. 5).

 

19. Yüzyıl Öncesi Konuta Genel Bakış

Asya stepleri, yaşamaya, yerleşmeye elverişsizdir.

‘‘Yer kavramı’’ ve ‘‘vatan duygusu’’ bir anlamda topraktan çözülmüştür. (Küçükerman, 1996).

Göçebe yaşam tarzı aile toplumunu getirmekte, (kadının önemi artmakta)

Aileler kendi çadırlarında yaşar, çadırların bir araya gelmesiyle de güven duygusunun pekiştirildiği toplulukları oluştururlardı. / s. 8

 

…çadırlar, yapı içinde odalara dönüşmeye başlamıştır.

 

Türk evinin biçimsel özellikleri ve gelişimi S. H. Eldem tarafından rölöve ve restitüsyonlarla ortaya konulmuştur.

Türk Evinin en ilkel durumu ‘‘sofasız plan tipi’’ dir. Odaların birbirleri ile ilişkileri yoktur. Her odaya dışarıdan girilir.

 

18. yüzyılda ortaya çıkan ‘‘İç sofalı Plan Tipi’’ geleneksel Türk evinin en yaygın olanıdır.

 

18. ve 19. Yüzyıllarda öncelikle İstanbul’da ‘‘orta sofalı plan tipi’’ uygulanmaya başlamıştır.

 

Sofa, odalar arası ortak bir mekandır. Türk evinin en karakteristik öğelerinden biridir. Bütün oda kapıları sofaya açılır.

Sofa değişik yörelerde sergah, sergi, sayvan, çardak, divanhane gibi isimler alırlar (s. 21).

 

Türkiye’de konut incelenirken çoğunlukla izlenmiş olunan yol konunun zamansal olarak dört döneme ayrılmasıdır. Bu dönemler:

1. 19.yy ikinci yarısından Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süre

2. Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1950’lere kadar geçen süre

3. 1950’lerden 1980’lerin başına kadar geçen süre

4. 1980 sonrası olarak ayrılmıştır.

 

Osmanlı toplumunda Tanzimat sonrası yaşanan değişimler toplumun iç dinamiğinin bir sonucu değildir.

 

19.yy / Köşk konak hayatı ağırlığını daha çok duyurmaya başlamıştır.

Asıl yaşanan konutun dışında bir ‘‘sayfiye evi’’ sahibi olma düşüncesi bu dönemde ortaya çıkar.

…ailelerin yaşantısı daha da dışa dönükleşmiş,

Konutlarda harem ve selam ayırımı zayıflamış ve konuk odası, yemek odası gibi yeni mekanlar ortaya çıkmıştır.

 

Ardışık düzende sıralanan konutların, canlı bir organizmayı oluşturan hücreler gibi mahalle ölçeğinde yerlerini almaları, başta yangın ve salgın hastalıkların çok çabuk yayılmasına neden olmuştur (s. 27).

 

Fener- Balat bölgesine yerleştirilen Yahudiler, nüfus yoğunluğuyla ters orantılı dar mekanlar içinde apartman mimarisinin ilkel bir biçimi olan konut tipini yaratmışlardır.

19.yy’un sonlarına doğru birkaç katlı apartmanlar Beyoğlu’nun siluetine katılırlar.

 

Yeni tipolojik değişimin ilk örneğini / “bitişik diziler içinde yer alan’’ orta ve küçük konutlar vermektedir.

 

(Bitişik nizam sıra evler) bazı ortak özellikleri paylaşmaktadır

Tek yapı için geliştirilen özelliklerin, söz konusu yapının tekrarıyla / sokağa cephe düzeni, cumba ve balkonlarının ritmiyle, görsel açıdan büyük bir etkinlik ve süreklilik katmaktadır (s. 34).

 

Apartmana geçiş önemli bir dönüm noktası olmuştur.

 

Konut tasarımı açısından, sofa ya da tüm odaların açıldığı hol / farklı yapı jenerasyonlarını da birbirine bağlayan en önemli ortak özelliklerden biriydi. Sofa hem seçkin ve varlıklı kimselerin görkemli konutlarının, hem de mütevazi insanların sıradan konutlarının mekan organizasyonunda en yaygın öğeydi (s. 39).

 

(İlk toplu konut) 1918 yılında, İstanbul’da 7500 konutun yok olmasına yol açan yangında konutlarını yitiren ailelerin bir kısmı için bağış yoluyla ve Vakıflar’a ait bir arsa üzerinde 124 konut ve 25 dükkan yaptırılmıştır (s. 41).

…merkezdeki avluların / komşuluk ilişkilerini geliştiren ortak açık mekanlar görevi yaptıkları yadsınamaz. …odalar dış çeperlere yerleştirilerek ortak yaşantıdan uzaklaştırılmış, böylece aile mahremiyetinin korunmasına özen gösterilmiştir.

 

İstanbul’da konak hayatı Tanzimat ile birlikte önem kazanır ve II. Meşrutiyet ile birlikte çöküşe geçer.

 

19. yüzyılda toplumun içinde bulunduğu değişim sürecinin etkisiyle geleneksel konutun kuruluş prensipleri önemini yitirmeye başlamıştır.

19 yüzyılın başından beri görülmeye başlayan işin evden ayrılması / evin ‘‘özel alan’’ olarak algılanma sürecini başlatmış ve dolayısıyla evin dış dünyaya açılan kapısı olan selamlığın fonksiyonlarını yitirmesine neden olmuştur.

Evin odaları yavaş yavaş özelleşmeye başlamıştır. Artık tüm fonksiyonları karşılayan Türk evinin en önemli unsuru olan oda parçalanmaya başlamıştır (s. 43).

 

Cumhuriyet döneminde devlet eliyle yaptırılan ilk konut uygulaması Mimar Kemalettin tarafından tasarlanıp Ankara’da inşa edilen sosyal konut ‘‘Evkaf Apartmanları’’ (1927-1928) olmuştur (s. 50).

 

İlk on yılda toplum düzeni ve yaşam biçimindeki değişimle mekanlarda hissedilen, eskiden kopma ve gelenekseli reddetme eğilimleri, ikinci on yılda gelişen yeni konut tiplerine geçişi hızlandırmıştır (s. 57).

Bu dönemde eğitim görmüş mimarların yapılarında yenileşme istekleri ağır basar.

 

Odaların, genellikle bir sofa etrafında toplandığı bu mekanların Cumhuriyet sonrasında kullanım biçimleri değişmiş; önceleri her ihtiyaca cevap verecek şekilde sabit elemanlarla (sedir, yüklük, dolap gibi.) kurulan “Oda”lar daha sonra özelleşmeye başlamıştır.

…“sofa” ortak kullanım alanı olma özelliğinden uzaklaşarak; bazen toplu yemeklerin yendiği aynı zamanda da odaların dolaylı olarak ısınmasını sağlayan sobaların yerleştirildiği bir sirkülasyon alanı haline gelmiştir (s. 60).

 

1950-60 arasındaki DP iktidarı kapitalist ilişkilerin gelişmesini hızlandırdı.

…kırdan şehre zaten başlamış olan göç hızlandı.

 

Taşradan kente göç eden kesimin ikinci kuşakta da kentli bir kimlik kazanamamıştır, ancak bu kesim kentli olamadığı gibi taşralı da değildi. / arabesk kültür

 

Televizyonun yaygınlaşmaya başlaması toplumda önemli etkiler oluşturmuştur.

 

Devletin halkın konut sorununa sahip çıkmaması karşısında halk kendi sorununu çözmek için bu yola başvurmuş / gecekondu

 

Emlak Kredi Bankası / ilk girişimlerinden biri 1947’de başlanan İstanbul’daki Levent mahallesidir.

1930’larda memur sınıfı için sorun olan konut, 1960’larda işçi sınıfının da sorunu haline gelmiştir.

Sabit ve düzenli geliri olmayan işçiler, banka kredilerinden uzak durmuş daha ziyade kooperatiflere yönelmiştir.

 

…apartman, modern sanayi toplumlarının yeni belirmiş, orta tabakalarının, işçi ve memurların konutudur. Onlarla beraber doğmuştur ve toplumun orta tabaka yaratma biçimi ve hızı ile koşut gelişmiştir / s. 70

 

Konut mekanları ve mekan organizasyonları üzerinde en etkili değişimlerden biri soba ile ısınan konutlardan, kalorifer ile ısınan konutlara doğru yönelen değişimdir.

…bugün formülleşen üç oda bir salon plan tipleri kaloriferli ısınmanın yaygınlaşması ile ortaya çıkmıştır (s. 72).

 

…misafir odası yavaş yavaş ortadan çekilmeye başlamıştır. Misafirler için büyük bir mekanın ayrılması anlamsızlaşmıştır.

…buzdolabı ve çamaşır makinesi 1950 sonrası yaşama girmeye başlamış dolayısıyla da yeni yapılan apartmanlarda mutfak ve banyonun boyutlarını genişletmiştir.

 

80’lerin kültürel ikliminde her şey dışarı yansıtılırken, evdeki mahrem sayılan mekanlar da kamuya açıldı. Ev sahipleri misafirlerini evlerinin yatak odalarına kadar gezdirmeye başladı. Tüm toplumsal, sosyal ilişkiler gibi ev yaşantısı da gözler önüne serildi (Gürbilek, 2001). / s. 75

 

Eskiden sık sık birbirlerini ziyaret eden aileler daha az bir araya gelmeye başlamış ve sosyal hayat ev dışına taşıp, yeni Batılı kalıplara girmeye başlamıştır.

 

1980 sonrasında kentte yeni bir rant olgusunu ortaya çıkarmış / bir kısmı barınma amacıyla değil kentin rantından pay alma çabası çerçevesinde ortaya çıkmıştır. Artık gecekonduların bir kısmı kullanım değeri için değil değişim değeri için yani bir meta gibi alınıp satılmak için yapılmaktadır (s. 77).

 

1990’lı yıllarda ekonomik açıdan üst gelir grubuna dahil olan kesimler artık iyice zenginleşmiş olmalarının bir sonucu olarak yaşadıkları mekanlarda kentin diğer kesimleri ile (daha çok yoksullarla) karşılaşmak istemedikleri için İstanbul Bahçeşehir ve Kemer Country örneğinde olduğu gibi şehrin dışında, yalnızca seçkin insanların oturduğu ve koruma altındaki yapay cennetlerde yaşamaya başlamışlardır (s. 80).

 

2000’li yıllarla kapalı konut alanları inşaatlarında hızlı bir artış olmuştur.

 

Servis mekanlarındaki değişimler / ikinci tuvaletler artık depo olarak kullanılmaya başlanmış

…yaygınlaşan başka bir unsur da ebeveyn banyosudur.

 

Sonuç

Batılılaşmanın Devlet eliyle gerçekleştiği bu dönemde aile yapısında ciddi değişimler olmadığı gibi Avrupa ile sürekli ilişki halinde olan Gayrimüslim kesim ve İstanbul hariç konut kültüründe farklılaşma görülmemektedir.

 

Devlet eliyle sıra ev şeklinde konutlar yaptırılmış, eski mahalleler dizi ev mantığında, bitişik konutlar olarak inşa olmuşlardır.

 

Geleneksel unsurlar evin gerçek kullanıcısı, batılı unsurlar ise tamamen konuklar içindir (s. 86).

 

Eskiden evin ve mutfağın çekip çevrilmesiyle birlikte çocukların ve yaşlıların bakımını da üstlenen kadın artık eve gerekli zamanı ayıramamaktadır. Bunun neticesinde yaşlılar kendi ihtiyaçlarını karşılayabildikleri süre içerisinde kendi evlerinde yaşamaya devam etmektedirler.

…

Zeylan, Pınar Kezban (2009), 19. Yüzyıl Sonrası Türkiye'de Toplumsal Değişimlerin Konut Mekanına Etkisi, Yüksek Lisans Tezi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul

…

19. yy'da Modernleşme ve Gündelik Hayat

 19. yy'da Modernleşme ve Gündelik Hayat

Osmanlı kentlerinde mahalle birimi, geniş ölçekli kent yaşamının kurucu öğesi

…günlük yaşamın mahalle ölçeğinde biçimlenmesi Ortadoğu-İslâm geleneğinin bir uzantısıdır.

 

Gündelik hayatı kent ölçeğinde gözlemlemek aşırı işlevselleşmenin ortaya çıkarttığı çok katlı kültürel tabakalaşmanın kimi özgül oluşumları perdelemesi karşısında, salt görünür olanı tasvir etmek sonucunu doğurur. Öte yandan daha dar bir ölçeğin seçimi ise, saf ve bozulmamış bir kültür romantizmine yol açabilir.

…mahalle, gündelik hayatın hem dar ölçekli İktisadî, kültürel ve dinsel pratiklerini içermesi hem de geniş ölçekli kent yaşantısının kurucu öğesi olması bakımından elverişli bir gözlem alanıdır.

 

İstanbul’da beş yıldan az oturmuş olanlar taşraya gönderilir, beş yılı dolduranlardan herhangi bir mahalleye yerleşenler için o mahalleden kefil istenirdi. Mahalleler arasında korunan kültürel yapı toplumsal dokunun kaynaşmasına fırsat tanımıyordu.

 

Osmanlı mahallesinin üç temel kurucu öğesi vardır: a) Cami ve diğer dinsel mekânlar; b) Çarşı; c) Sivil konut. Bu üç öğeyi, bir de çıkmaz sokak dokusu içine yerleştirirsek, gündelik hayatın fiziksel alanını elde ederiz.

 

…

Işın, Ekrem, “19. yy'da Modernleşme ve Gündelik Hayat”, M. Belge (Ed). Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türkiye Ansiklopedisi, II, İletişim Yayınları, İstanbul 1985, s. 538-541

…