3 Kasım 2022 Perşembe

Marcel Proust - Okuma Üzerine

Marcel Proust - Okuma Üzerine

 


Çocukluğumuzda, yaşamadan geride bıraktığımıza inandığımız, yani çok sevdiğimiz bir kitabı okuyarak geçirdiğimiz zamanlar kadar dolu dolu yaşadığımız gün yoktur herhalde.

 

Yemekten sonra, hemen yeniden okumaya koyulurdum; hele ki o gün biraz sıcaksa

 

Okuma / hayatın içinde / baskın rolü oynayamayacağını göstermeye… (çalışacak)

 

Kitaplardan bahsetmek istediğimde, onlardan başka her şeyden söz ettim çünkü okumaların bana anlatmış olduğu şey kitaplar değildir (s. 26).

 

Okumanın rolünün sınırları, onun meziyetlerinin doğasından kaynaklanmaktadır.

 

“Gülmek doğası itibarıyla acımasız değildir; insanı hayvandan ayırır…” Theophile Gautier

 

Okumanın değeri

Yalnızca bir teşvik olan şeyi bir disiplin haline getirmek ona fazla rol biçmek olur. Okuma zihinsel yaşamın eşiğindedir; bizi bu yaşama sokabilir ama onu teşkil etmez.

 

Tembel zihin katışıksız bir yalnızlıktan hiçbir fayda elde edemez, çünkü kendi başına yaratıcı faaliyetini harekete geçirmekten âcizdir.

…gerekli olan, bir başkasından geldiği halde bizzat kendi derinliklerimizden doğan bir müdahaledir, / bu tam da okumanın tarifidir ve yalnızca okumaya uygun düşer (s. 38).

 

Okuma bizim için, sihirli anahtarları bize kendi derinliklerimizde, içlerine giremeyeceğimiz konutların kapısını açan bir kışkırtıcı olduğu sürece, hayatımızdaki rolü de esenlik getiricidir.

 

…büyük yazarların tercihi çok geçmeden antikçağın kitaplarına kayar. Kendi çağdaşlarına en “romantik” görünenler bile klasiklerden başka pek bir şey okumazlar.

 

Sur la lecture

Türkçeleştiren: Murat Erşen

Aylak Adam Yayınları, 1. Basım: Nisan 2014

1 Kasım 2022 Salı

Tedarikçi Değerlendirmede Temel Ölçütlerin Araştırılması ve Analizi

Tedarikçi Değerlendirmede Temel Ölçütlerin Araştırılması ve Analizi

Satınalma’nın en önemli fonksiyonlarından birisi tedarikçilerini seçmesi ve değerlendirmesidir.

…tezin amacı, tedarik zinciri yönetiminde ana sanayinin gözüyle tedarikçileri değerlendirmedeki temel ölçütleri tespit etmektir.

 

İşletmelerde, satınalma bölümlerinin en önemli amacı, ihtiyaç duyulan malzemelerin doğru zamanda, doğru miktarda, istenilen kalitede, en uygun maliyetle, doğru kaynaktan temin edilmesidir. Bu gereksinimlerin karşılanması etkili bir tedarikçi seçme ve değerlendirme çalışması ile mümkün olmaktadır (s. 1).

 

Lotus 1-2-3 yazılımı tedarikçi seçimine ek olarak satınalma kararlarıyla dağıtımı kullanıldı. / Lindo yazılımı / Expert seçim paket yazılımı

 

Tedarik Zinciri

Hammadde evresinden başlayarak son kullanıcıya kadar malların hareketi ile ilgili olan aktivitelerin tümü…

Tedarik Zinciri aynı zamanda etkin bir satın alma ve dağıtım sistemi, ticari ortaklar arasında uzun dönem ilişkilere odaklanma ve ticari örgütün işlemsel bütünleşikliğidir.

 

Tedarik Zinciri Modelleri

1. Deterministik Analitik Model (Değişkenler bilinmektedir.)

2. Stokastik Analitik Model (Değişkenlerden en az biri bilinmektedir.)

3. Ekonomik Model

4. Simülasyon Model

 

Tedarik Zinciri Yönetimi

Doğru ürünü, zamanında ve önceden belirlenen şartlarda tedarik edebilmek, üretim sürecini kısaltıp, kaliteyi artırırken, şirketin değişen ekonomik koşullara ve pazar şartlarına karşı esnek olmasını da kolaylaştırır.

 

tedarik zinciri yönetiminin temel amaçları:

− Müşteri tatminini (duyarlılığını) arttırmak,

− Çevrim zamanının kısalması,

− Stok ve stokla ilgili maliyetlerin azaltılmasını sağlamak,

− Ürün hatalarını azaltmak,

− Optimize edilmiş taşıma.

− Birim zamanda yapılan iş miktarındaki artışlar,

− Sipariş dolum oranını artırma,

− Tedarik zinciri ile ilgili gidişattaki varsa sorunlardan haberdar olma, / s. 18

 

Tedarik Zinciri Yönetiminde Satınalmayı Tanımlama ve Tedarikçi Seçimi

− Doğru miktar,

− Doğru zaman,

− İstenilen kalite,

− Fiyat.

 

tedarikçi seçim kriterleri: kalite ve zamanında teslimat

Servisin personel ölçüsü tedarikçinin işgücü yeteneğini belirtir. Yetenekler tedarikçinin fiziksel fabrikasının bakım kalitesini belirtir.

 

Tedarikçi Değerlendirmede İstatistiksel Analiz Metodları İle Temel Ölçütlerinin Tespiti

 

Sonuçlar ve Öneriler

Hakan Karadelioğlu, Tedarikçi Değerlendirmede Temel Ölçütlerin Araştırılması ve Analizi, Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü

Satın Almaya Dair Bildiğimiz Her Şey Neden Yanlış?

Buyology Satın Almaya Dair Bildiğimiz Her Şey Neden Yanlış?

(Martin Lindstrom, Buyology) “Kanın Beyne Hücum Etmesi” olarak adlandırılan bölümde / Sigara tiryakileri üzerinde yapılan deneyi anlatan yazar,

 

…sigara paketleri üzerinde yazan sağlık tehditlerine karşı tiryakilerin tepki gösterdiğini ifade ediyor. Bu kişilerin sigara içmekten uzaklaşmadığını, beynin uyarılmasına rağmen uyarıları algılamadıklarını bununla birlikte sigara içmeyi daha çok arzuladıklarını belirtiyor.

 

…sigara paketleri üzerine yazılan ve çizilen resimlerin aslında tütün endüstrisine katkıda bulunduğunu fakat kimsenin bu satın alma nöropazarlamasına dikkat etmediğini vurguluyor.

 

“Burası Tam Yeri Olmalı” bölümünde ürün yerleştirmenin insanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığına değinen Lindstrom / Bilinçaltına verilen mesajların halk tarafından hoş karşılanmadığını ve halk tarafından bunun “beyin yıkama” olarak tabir edildiğini ifade eden Lindstrom’a göre insanlar kendilerine verilen her şeyin farkında olmak istiyor. Bilinçaltı mesajları farkında olunmadan beyni etkilediği için insanlar tarafından kabullenilebilir mesajlar olarak yer almıyor.

 

Başkalarının davranışlarının taklit edilmesinin ayna nöronlar sebebiyle meydana geldiğini belirten yazar, reklamcılığın geleceği olarak bu nöronların yer alacağını söylüyor. Trendlerin bu nöronlar sayesinde oluştuğunu belirten Lindstrom, “Herkeste iPod var, bende de olmalı” düşüncesinin bir trend olduğunu ve bu trendlerin ayna nöronlar sayesinde oluştuğunu, bu düşünce biçiminin de buna bir örnek olduğunu ifade ediyor.

 

Ürünler içerisindeki ritüellerin ise insanlara rahatlık ve bağlılık yarattığını söyleyen yazar, bunun bir illüzyon yaşattığına değiniyor.

Lindstrom’a göre dinsel ve batıl inançlar markalar tarafından satışları belli seviyede tutmak adına sıkça kullanılıyor.

 

…logoların gösterişli olması durumunda tüketicilerde bu gösterişinin ürün satın alınması amacıyla yapıldığına dair bir düşünce biçiminin oluştuğunu ifade ediyor.

…yazar, bir reklam ne kadar samimi olur ve olduğundan daha az gösterilirse o kadar çok tüketiciler tarafından beğenildiğini söylüyor.

 

Tüketiciler tarafından ürüne yönelik tepkime için sadece “ürün hatırlatması” yapılması gerektiğini belirten Lindstrom “Abercrombie & Fitch, Ralph Lauren ve Marlboro” gibi markaların bu stratejiyi kullandığını belirten örneklerle açıklamalarda bulunuyor.

KAPICIOĞLU, Damla (2020), Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 5, Sayı 1, s. 363-366

Satın Alma Bölümünün Organizasyonu

Sanayi İşletmelerinde Satın Alma Bölümünün Organizasyonu

…satın alma departmanı yöneticisi doğrudan bir üst düzey yöneticisine -genel müdüre, genel müdür yardımcısı ya da genel yöneticiye- rapor verir.

 

 

Tüm işletme için tek bir satın alma programının bazı üstünlükleri bulunmaktadır.

 

…yönetici bütün satın alma politikalarını oluşturur ve yönetir; diğer departmanların ihtiyaçları ile ilgili satın alma program ve prosedürlerini koordine eder; ve çeşitli idari toplantılarda satın alma bölümünü temsil eder. Satın alma bölümü yöneticisinin bölümle ilgili idari, moral, eğitim ve başarı konularında üst yönetime karşı doğrudan sorumluluğu bulunur.

 

Necdet TİMUR, Celil KOPARAL, (1988), Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 6, Sayı 1, 1988, 179 - 189

Faaliyete Dayalı Maliyet Sistemi ve Kısıtlar Teorisi

Üretme-Satın Alma Kararlarında Faaliyete Dayalı Maliyet Sistemi ve Kısıtlar Teorisi Doğrusal Programlama İle Örnek Uygulama

…modern yöntemlerden faaliyete dayalı maliyet sistemi ve kısıtlar teorisi kullanılabilmektedir.

 

İşletmelerin kapasiteleri pazar talebinin gerisinde kaldığında yöneticiler hangi ürünleri üretecekleri hangilerini dışarıdan tedarik edeceği kararı ile karşı karşıya kalabilmektedir

 

Bu çalışmada / işletmede üretilecek ve dışarıdan satın alınacak ürünleri belirlemede faaliyete dayalı maliyet sistemi ve kısıtlar teorisini ayrı ayrı kullanarak işletmenin karlılık sonucuna etkisi ortaya konulacak,

 

Faaliyete dayalı maliyet sistemi (FDM) temel odak noktası, işletmede ürün üretiminde “kullanılan kaynakların” maliyetini ölçmektir

FDM sistemi kısa vadeli kararlardaki yetersizliği yönünde eleştirilmektedir

 

Kısıtlar Teorisi (KT) / Süreç katkısı “sistemin satışlar yoluyla yarattığı para oranı”, stok, “sistemin satmak amacıyla satın aldığı şeylere yatırdığı tüm para”, faaliyet giderleri ise, “sistemin stoğu süreç katkısına dönüştürmek için harcadığı tüm para” olarak tanımlanmıştır

KT’e göre amaç öncelikle süreç katkısını arttırmak, ardından stok ve faaliyet giderlerini azaltmaktır

KT uzun vadeli kararlardaki yetersizliklerinden dolayı eleştirilmektedir

 

KT kısa vadeli kararlar için uygunken,

FDM uzun vadeli kararlar için uygundur

FDM bilgileri stratejik kararlar vermede oldukça önemlidir, öyle ki FDM yönetime bilgi toplamada ve düşük maliyet ve yüksek kar sağlayan ürünü belirlemede yardımcı olmaktadır

 

FDM için oluşturulan doğrusal programlama modelinde amaç fonksiyonunda maksimize edilecek değer toplam satış gelirinden tüm değişken maliyetlerin direkt ilk madde ve malzeme, direkt işçilik ve değişken genel üretim giderleri) çıkartılmasıyla hesaplanır.

 

KT için oluşturulan doğrusal programlama modelinde amaç fonksiyonunda maksimize edilecek değer toplam satış gelirinden sadece tek değişken maliyet olarak dikkate alınan direkt ilk madde ve malzeme çıkartılmasıyla hesaplanır.

 

Elif DEMİRCİOĞLU, Mert DEMİRCİOĞLU, (2016), Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 13, Sayı 33, s. 316 - 333

Satın Alma Yönetimi

Satın Alma Yönetimi: Teorik Bir Çalışma

İşletmeler artık küreselleşen iş dünyasında kalite, maliyet ve performans unsurlarını içeren rekabet stratejileri geliştirmek durumundadırlar.

 …satın alma yönetimi, işletmelerin rekabet avantajı sağlamasında stratejik bir öneme sahiptir.

 

Satın alma yönetimi kısaca, doğru ürünün, doğru zamanda, doğru fiyatta ve doğru tedarikçiden temin edilmesi sürecidir.

 

Etkin bir satın alma yönetiminin işlemesi için, iki önemli konu söz konusudur. Bunlardan birisi, tedarikçilerin performansının değerlendirilmesi, diğeri de Tedarikçi hayat seyri yönetimidir.

 

satın alma fonksiyonun amaçları:

• Satın alınması gerekli ürün ve hizmetlerin özelliklerinin belirlenmesi

• En uygun tedarikçinin belirlenmesi

• Tedarikçi ile müzakereler yapmak

• Anlaşma sağlanan tedarikçiye sipariş vermek

• Siparişi takip ve kontrol etmek

• Satın alma sürecini izleme ve değerlendirme

 

1. Satın alma departmanı satın alma talebini alır. Bu talep, talep edilen malzemenin açıklanmasını, istenen miktar ve kaliteyi, istenen teslim tarihlerini, teslim yerini ve satın alma talebinde bulunanın adını içerir.

2. Satın alma departmanı, talep edilen malları temin edebilecek tedarikçileri belirlemelidir.

3. Satın alma departmanı tedarikçiye siparişi verir. Tedarikçi ile pazarlık bu aşamada yapılır.

4. Satın alma departmanı siparişleri takip eder. Olası gecikmeler ilgili departmana iletilir. Sipariş ile ilgili miktar vb. değişiklikler varsa tedarikçiye bildirilir.

5. Tedarikçilerden gelen ürünler kalite ve miktar yönünden kontrol edildikten sonra tedarikçilerden teslim alınır. Gelen mallar istenilen şartları sağlamıyorsa tedarikçiye iade edilir veya detaylı muayene tabii tutulur. Her durumda bilgiler tedarikçi değerlendirme dosyalarına işlenir

6. Daha sonra, satın alınan malzemelerin ve parçaların maliyetlerini düşürmek, performansını artırmak amacıyla fonksiyonları test edilerek değer analizi yapılır.

 

Satın alma departmanı, / işletme ve tedarikçiler arasında bir köprü vazifesi görür

 

Kalite, satın alma kararında temel faktördür.

Tedarikçi sürekli izlenir ve değerlendirilir.

 

Tedarik zinciri yönetimi, müşteriler ve diğer ortaklar için katma değer yaratan ürünlerin, hizmetlerin ve bilgilerin sağlandığı, hammadde tedarikçilerinden son kullanıcılara kadar ki iş süreçlerinin yönetilmesidir

 

Tedarik zinciri yönetiminin işletmelere sağladığı yararlar:

• Teslimat performansının iyileştirilmesi

• Stokların azalması

• Çevrim süresinin kısalması

• Tahmin doğruluğunun artması

• Zincir boyunca verimliliğin artması

• Zincir boyunca maliyetlerin düşmesi

• Kapasite gerçekleşme oranının artması

 

iyi bir tedarikçi:

• Tedarikçi, konusunda yetenekli ve sorumluluk sahibi olmalıdır.

• Tedarikçi, fiyat değişikliklerine ilişkin bilgileri zamanında sağlamalıdır, böylece rekabetçi fiyat seviyesini sürdürecektir.

• Tedarikçi, pazarın ihtiyaçlarını en iyi şekilde nasıl karşılayabileceğini araştırmalı ve anlamaya çalışmalıdır.

• Tedarikçi, doğru kalitede ve miktarda ürünleri tutarlı bir şekilde sağlayabilmelidir.

• Tedarikçi, yeni ve geliştirilmiş ürünler hakkında ve bu ürünleri nasıl kullanılacağı konusunda sürekli bilgi vermelidir.

• Tedarikçi profesyonel olmalıdır, sorunları kolayca takip etmeli ve çözüm üretici olmalıdır.

• Tedarikçi, finansal kontrol açısından yetenekli olmalıdır.

 

…maliyet, kalite ve teslimat performansının tedarikçi seçiminde en önemli üç ölçüt

 

…fiyat, kalite, hizmet ve dağıtım ölçütleri (servis-iletişim)

 

Tedarikçi hayat seyri / kısa hayat seyirli bir ürünün tedarik zinciri daha esnek ve daha dinamik olmalıdır. Çünkü ürünün kısa bir zamanda satılması ve stokların bu zaman içerisinde tüketilmesi gerekmektedir

 

Satın alma yönetimi, tedarik zinciri yönetiminin bütünleşik bir parçası konumundadır.

Satın alma, para ile ilgili işleri kapsarken, tedarik, işletmenin ihtiyaç duyduğu ürün ve hizmetlerin alımı ile ilgili işlemleri içerir

 

Cenk Murat Koçoğlu, Muharrem Avcı, (2014), Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 3, Sayı 1, s.33 - 47

Üretim İşletmelerinde Tedarik Zinciri Yönetimi Yaklaşımı Sorunları ve Çözüm Önerileri: Örnek Uygulama Mobilya Sanayi

Üretim İşletmelerinde Tedarik Zinciri Yönetimi Yaklaşımı Sorunları ve Çözüm Önerileri: Örnek Uygulama Mobilya Sanayi


Giriş

çalışmamızın son bölümünde / Test sonucunda elde ettiğimiz KMO değeri, uygun olan ölçeğe faktör analizi uygulanmış analiz öncesinde var olan 16 ifadeden ‘Satış sonrası’ ve ‘Fuar geri dönüm’ ifadeleri faktörleşmeyerek 14 adet ifadeden üç adet faktör elde edilmiştir.

Sonraki aşamada birinci faktör ‘tedarik yönetimi faktörü ’nün yaşa, cinsiyete ve deneyim süresine göre anlamlı fark gösterip göstermediği T-Test ve Anova ile test edilmiş, sonucunda tedarik yönetimi algısının cinsiyet ve yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği, deneyim süresi ise anlamlı fark göstermediği anlaşılmıştır.

 

Birinci Bölüm

1. Tedarik Zinciri Yönetimi

Bir tedarik zinciri, ham madde ve parçaları temin etmek; bu hammadde ve parçaları nihai ürüne dönüştürmekle başlayıp bu ürünlere değer katmak; ürünleri perakendecilere veya müşterilere dağıtmak ve pazarlamakla devam eden bir süreçtir.

 

Tedarik zinciri satılacak mal için gerekli satın alma ve elde etme ile başlar. Ardından, satışların desteklenmesi amacıyla envanter yönetimi ve depo yönetimine yönelir. Ürünlerin müşterilere teslimatıyla son bulur

 

Tedarik Zinciri Yönetimi, hammadde temininden üretime ve dağıtımla son müşteriye kadar bir malın ulaşabilmesi için bir değer zincirinde yer alan tedarikçi, üretici, dağıtıcı, perakendeci ve müşteriler arasında malzeme/ürün, para ve bilginin yönetimidir

 

Tedarik Zinciri

1 Müşteri İlişkileri Yönetimi

İşletmelerin / müşterilerinin gereksinimlerini bilmeleri ve buna göre önlem almalar gerekmektedir. Bu noktada en büyük yardımcı müşteri ilişkileri yönetimidir.

 

2 Müşteri Hizmetleri Yönetimi Süreci

 

3 Talep Yönetimi Süreci

…müşterilerin neyi, ne zaman satın alacaklarını belirlemeye çalışmak / İyi bir talep yönetim sistemi, belirsizliği azaltmak ve tedarik zinciri boyunca akışların etkinliğini sağlamak için anahtar müşteri ve satıcı verilerini kullanır.

 

4 Müşteri Siparişini Gerçekleştirme Süreci

…müşteri siparişlerini zamanında karşılamak

 

5 İmalat Akış Yönetimi Süreci

…üretim süreçleri, piyasa değişikliklerine cevap verecek esneklikte tasarlanmıştır. Siparişe özel kitle üretimi yapmak için esnekliğe gereksinim vardır.

 

6 Tedarikçi İlişkileri Yönetimi

 

7 Ürün Geliştirme Süreci

 

8 İade Süreci

 

Tedarik Zincirinin Temel Fonksiyonları

1 Talep Sipariş Yönetimi

…müşteri talebini tedarik zincirinin üst halkalarına hızla ve otomatik bir şekilde iletebilmek için gereken altyapı kurulmalıdır, üretim ve yeni ürün geliştirme faaliyetleri talebe göre hızla şekillendirilmelidir,

 

2 Satın Alma

…tedarikçi performanslar sürekli takip edilmelidir, tedarikçilerle birlikte entegre bilgi sistemleri kurulmalıdır.

 

3 Planlama

4 Stok Yönetimi

 

5 Depo Yönetimi

 

6 Sevkiyat (Taşıma)

 

Tedarik zinciri yönetiminin işletmeler arasında her türlü bilgi paylaşımını sağlaması, gereksiz kaynak kullanımını engellemesi, zaman yönetimine yardımcı olması, yatırım, stok ve lojistik maliyetlerini düşürmesi ve stok devir hızını artırması gibi başlıca avantajları bulunmaktadır.

 

Tedarik Zinciri Yönetiminin Amaçları

Üretimi düzenli şekilde gerçekleştirecek kesintisiz malzeme, servis ve bilgi akısını gerçekleştirmek,

Stok maliyetlerini ve kayıpları en düşük seviyede tutmak,

Ürünün kalitesini korumak,

 

Tedarik zinciri yönetiminde genel hatlarıyla kritik başarı ölçütleri şunlardır (s. 14)

1) Doğru ürün / 2) Doğru miktar / 3) Doğru zaman…

 

İkinci Bölüm

2. Üretim Sektörü

…mal veya hizmetin üretildiği sisteme “üretim sistemi” adı verilir. Bu sistemin organize edilmesi, planlanması ve planların yürütülmesi faaliyetinin tamamı “üretim yönetimi” olarak adlandırılır.

 

Üretim yönetimi: planlama, organizasyon ve kontrol

 

…üretim sisteminin üzerine inşa edildiği temel ilkelerden biri kalitedir.

Kalite problemlerini kaynağında yok etmek esastır. Bu yüzden, tedarik edilen girdilerle ilgili kalite sorunları tedarikçilerin sorumluluğundadır.

 

Üçüncü Bölüm

3. Dünyada ve Türkiye’de Mobilya Sektörü

ABD‘de 1991 yılında yayımlanmış ve içinde Dünyanın çeşitli ülkelerinden 7000’e yakın mobilya ürününün değinildiği eserde, bir tane bile Türk Mobilyasından örnekler verilmemiştir.

 

Türkiye dünya üretiminde yaklaşık %1lik payı ile Brezilya ve Vietnamdan sonra gelmektedir.

 

Dünyada mobilya üretiminde son beş yılda en büyük üretici olarak Çin ön plana çıkmıştır. Çin mobilya üretiminde %25’lik pay ile açık ara önde olup, ABD %15, İtalya %8, Almanya % 7 pay oranları ile Çin’i takip etmektedir. Bu dört ülke dünya mobilya üretiminin %55ini gerçekleştirmektedir.

 

En çok mobilya tüketen ülkeler / sosyal ve ekonomik refahı yüksek olan gelişmiş ülkeler…

 

İtalyan mobilya üreticilerinin rekabet gücü, rakipleri karşısında kullanılan materyallerin kalitesi, estetik ve proje unsurlarına bağlı olarak yüksektir.

 

2010 yılında Çin dünyaya 39,3 milyar dolar değerinde mobilya ihraç etmiş, bu değer ile dünyada en fazla ihracat gerçekleştiren ülke olmuştur.

 

Türk Mobilya Sanatı

Selçuklularda ağaç malzemeden yapılan eserler arasında titizce işlenmiş oyma ve kakmalı mihrap, minber, rahle, kapı ve pencereler görülmektedir.

 

Osmanlıların son dönemlerine kadar masa, sandalye, büfe, komodin gibi mobilya türlerinin geniş kullanımı görülmemiştir. Daha çok alçak sedirlere oturulmuş, yer sofralarında yemek yenmiş ve duvarların üst kısımlarına dizilmiş yarı kapalı raflar, ağaç malzemeden yapılmış gömme dolaplar kullanılmıştır.

 

Mobilya sanayi katma değer açısından da ülkemizin önde gelen sektörlerinden olup ihracatta yerli kaynakları en çok kullanan ve ithal ürünlere bağımlılığı en az olan sektörlerden biri olarak ekonomiye katkısı artarak devam etmektedir.

 

Sektörün ülke coğrafyasındaki konumlanışı ise; başta İstanbul ve Kayseri olmak üzere İzmir, Bursa, Ankara, Adana gibi illerde yoğunlaşmaktadır.

 

İstanbul’da, en önemli iki mobilya üretim merkezi, İkitelli Organize Sanayi Bölgesindeki 778 mağaza ile MASKO ve 350 mağazası ile küçük sanayi sitesi MODOKO’dur.

 

Hammadde kaynaklarına yakın olmasının avantajını iyi değerlendiren İnegöl, mobilyasıyla da anılmakta olup, Bursa-İnegöl mobilyacılık sektöründeki istihdam düzeyi itibari ile İstanbul’un ardından gelerek ikinci sıradadır.

 

Kayseri’de mobilya sektörünün yükselişi, kanepe, koltuk ve yatakla başlamıştır. Teknolojik gelişmeler ve yeni yatırımlarla bugün mobilyanın her dalında üretim yapan firmaları ile Kayseri, Türkiye’nin önemli bir mobilya merkezi haline gelmiştir.

 

2012 yılında Türkiye mobilya ihracatı / yaklaşık 1,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiş ve 209 ülkeye ihracat yapılmıştır.

Türkiye 2011 yılında 825 milyon dolar değerinde mobilya ithal etmiştir

 

Rekabet koşullarının yoğun olduğu ve bu rekabetin kıyasıya devam ettiği pazarlarda firmalar varlıklarını devam ettirebilmek, rakiplerin arasından sıyrılıp farklılaşabilmek için yoğun arayışlar içerisindedirler. Yeni ürün sunumuyla başlayan farklılık yaratma çabaları, zaman içinde düşük maliyetli üretim, toplam kalite yönetimi uygulamaları sürecinden geçerek müşteri hizmetleri ve müşteri ilişkilerine doğru bir gelişim göstermiştir. Bu süreç sonucunda müşteri tatminini gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar ise marka yönetiminin önemini ortaya çıkarmıştır.

 

Dördüncü Bölüm

4. Uygulama

Tedarikçi seçiminde referans bilgileri aranmalı

tedarikçiler ile işletme arasında hedefler belirlenmeli

Satın alma işlemleri gerçekleşmeden önce gerekli pazar araştırması yapılmalıdır.

 

Sonuç

…yeni ürün tasarımlarının olmayışı nedeniyle piyasada tutulan ürünlerin taklit edilerek pazara sunulması, termin sürelerine sadık kalınmaması, hammadde tedarik sürecinde karşılaşılan sıkıntılar, uzun vadeli satışların olması ve piyasada dönen çeklerin karşılıksız çıkma ihtimali, sektörde görev alacak nitelikli personelin olmayışı, personel devir hızının yüksek olması işletmelerin en yoğun şekilde karşılaştığı sorunlar olduğu tespit edilmiştir.

 

…termin sürelerine sadık kalınmaması, /  ürünlerin kalitesi noktasında eksikliklerin yaşanması tedarikçiler ile en sık yaşanılan sorunlardır.

 

Öneri

Ülkemizde faaliyette bulunan işletmelerin devletten en fazla destek beklediği noktalar ağırlıkla, sektörde istihdam edilmek üzere üniversitelerde mobilya sanayine yönelik bölümlerin açılması, teşviklerin yetersiz olması, vergilerin fazlalığı ve taklit ürünlerin tespit edilmesi noktasında ki eksiklikler ve taklit ürün üreten işletmelere yönelik caydırıcı cezaların olmadığıdır.

A. Bahattin Dalgakıran (2016), Üretim İşletmelerinde Tedarik Zinciri Yönetimi Yaklaşımı Sorunları ve Çözüm Önerileri: Örnek Uygulama Mobilya Sanayi, Yüksek Lisans Tezi, Yaşar Üniversitesi, Uluslararası Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı, İzmir

İnşaat Sektöründe Tedarik Yönetimi ve Tedarikçi Seçim Yaklaşımları

İnşaat Sektöründe Tedarik Yönetimi ve Tedarikçi Seçim Yaklaşımları

İnşaat projeleri emek yoğun etkinlikler olması itibari ile tedarik faaliyetlerine sıkça rastlanmaktadır.

Tedarik yönetimini / planlama, yürütme, izleme ve kapanış şeklinde dört aşamaya bölerek sistemi oturtmaya çalışmaktadır.

 

Bu çalışmada / İlk etapta inşaat projesinin diğer sektörlerden farkları ve inşaat sektörüne özgü proje yönetimi alt başlıkları ifade edilmeye çalışılmıştır. İkinci kısma geçildiğinde ise proje yönetimi alt başlıklarından olan tedarik yönetimi inşaat sektörüne has anlatımlarla altı doldurulmaya çalışılmıştır. Üçüncü kısımda ise tedarik yönetimi süreçleri anlatımı paralelinde karşılaşılan verilerin değerlendirilmesi ve bir sonraki sürece kaynaklık edebilecek bir yapı haline getirilmeye çalışılmıştır. / s. 2

 

Proje Yönetimi

İnşaat projelerine bakıldığında manzara, maliyet, yerel yönetimler, parsel/ada vb. birçok yerel veya yerel olmayan değişkenler girdiği için yerine özgü problem çözüm yollarına gidilmektedir.

 

Diğer sektörlerde standartlaşma seri üretime geçilebilmesi beraberinde örgütlenmeyi getirerek kontrolü ve kalitenin kontrol altına tutulmasına yardımcı olmaktadır. Bu örgütlenme inşaat sektöründe yapılamadığı için kalite, maliyet, zaman vb. kısıt performansında dalgalanmalara neden olmaktadır. / s. 7

 

Proje / on alt başlıkta incelenerek kompleks yapısı ayrıştırılır. Böylelikle projeler daha kolay idare edilmeye çalışılmaktadır.

 

Proje Yönetimi Bilgi Alanları

1. Entegrasyon Yönetimi

Entegrasyon yönetimi sayesinde projenin ihtiyaçları olan tüm faktörlerin uygun süreç içinde projeye dahil edilebilmesini sağlamaktadır

 

2. Kapsam Yönetimi

Projelerin hedeflerinin kendine özgü olması itibariyle kalite, zaman vb. birçok parametrenin kapsama uygun ifade edilmesi gerekmektedir

 

3. Zaman Yönetimi

Projenin gerçekleşmesi için ihtiyaç duyulacak tüm aktivitelerin tanımları yapılmalıdır. Tanımlaması sonrası bu aktivitelerin öncelik sıralarına göre sıralaması yapılarak gerçekleşme sürelerini göz önünde bulundurarak dokümante edilmesi gerekmektedir.

Zaman yönetimi projede ihtiyaç duyulan ürünleri, hizmetleri, nakit akışı gibi birçok proje etmenin doğru zamanda bir araya gelmesini sağlayarak proje mekanizmasının makine çarklarına benzer şekilde hareket etmesine yardımcı olmaktadır / s. 10

 

4. Maliyet Yönetimi

Nakit akışı ve hizmet akışı arasında sağlıklı bir denge olmadığı taktirde firma zarar görmeye başlayacaktır

 

5. Kalite Yönetimi

Projede yer alan hizmet ve ürünlerin şartnameler, prosedür ve sözleşmeler gibi dokümanlarda beklentiye paralel performans analizlerini sürekli inceleyerek proje hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olmaktadır.

 

6. İnsan Kaynakları Yönetimi

…projeye dâhil olan bireylerin doğru idare edilmesi, doğru ekiple çalışmaları ve doğru sorumluğun verilmesi gerekmektedir.

 

7. İletişim Yönetimi

…bilgi akışını doğru bir şekilde yöneterek projedeki verimliliğin artmasında büyük etkenlerden biri olmaktadır.

 

8. Risk Yönetimi

Risklerin belirlenmesi ve çözüm yollarının aranması daha risk doğmadan çoğu zaman önüne geçilebilmektedir

 

9. Tedarik Yönetimi

Hizmet veya ürünlerin projeye zarar vermeden dâhil olması için ciddi bir yönetim beceresi gerekmektedir.

Projelerin özgünlük durumları tedarik yönetimi yol haritasının da her seferinde yeniden ve proje özel olarak hazırlanmasını mecbur kılmaktadır

Sürekli değişen tedarikçiler projeler için risk teşkil ettiği gibi tedarikçi ve proje arasında oluşturulması zor olan aidiyet duygusuna da zarar vermektedir.

 

10. Paydaş Yönetimi

 

İnşaat Sektöründe Tedarik Yönetimi

…seri üretim yapan sektörlerde çalışan kurum ve kuruluşlarda üretilecek olan standartlaştırılmış modüllerin tedariki ve projeye entegresi sırasında daha az problemlerle karşılaşılmaktadır. Süreklilik sağlanmış olan modüllerin tedarikinde daha fazla verimlilik sağlandığı gibi niteliği hakkında da yüksek performans elde edilebilmektedir

Hizmet tedarikinin inşaat alanlarında ihtiyaç duyulması beraberinde birçok sorunu ortaya çıkarmaktadır.

 

Tedarikçilerin dahil olma süreçlerini kısaltmak için bilgi akışını sürekli hale getirmek ihtiyaç haline gelmektedir.

 

Tedarikçi

Projenin ihtiyaçlarını karşılamasına karşılık tedarikçiye gerekli ödemeler yapılarak alıcı - tedarikçi arasındaki etkileşim sonlanmış olmaktadır.

Projeler için hizmet etkileşimi önemi yadsınamayacak kadar fazladır.

 

İnşaat Projelerinde Tedarikçi Seçim Davranışları ve Şirket Politikalarına Uygunluklarının Analizi Üzerine Alan Çalışması / s. 65 vd.

Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) karar vermede en sık başvurulan yöntemlerin başında gelmektedir.

 

Sonuçlar ve Öneriler

Yapılan çalışmaya bakıldığında üç farklı projedeki şirket politikasının farklı olduğu görülmektedir.

1. Küçük Ölçekli Proje: Kalite, Esneklik/Tasarım ve Teslimat/Süresi

2. Orta Ölçekli Proje: Kalite, Fiyat ve Teslimat/Süresi

3. Büyük Ölçekli Proje: Kalite, Teslimat/Süresi ve Fiyat

Tarık Yurdal (2022), İnşaat Sektöründe Tedarik Yönetimi ve Tedarikçi Seçim Yaklaşımları, Yüksek Lisans Tezi, Kocaeli Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü

Satın Alma Veritabanı Yönetim Sistemi ve Bir Uygulaması

Satın Alma Veritabanı Yönetim Sistemi ve Bir Uygulaması

…maliyet kontrolü ve güçlü bir rekabet potansiyeli için etkin çalışan bir satın alma süreci hayati önem taşımaktadır.

-doğru zaman, doğru miktar, doğru fiyat, doğru kalite ve doğru kaynak seçimi- nasıl gerçekleştirilebileceği, elektronik ortam üzerinden yürütülen bir sistem ile bu sürecin nasıl iyileştirilebileceği tartışılacaktır.

 

Satın Alma Yönetimi

Günümüzde minimum stok ile çalışmak ve en uygun şartlarda satın alma yapmak zorunluluktur.

Satın alma departmanı, malzemelerin performansını, özelliklerini, fonksiyonlarını, temin edilebilirliklerini ve tedarikçilerini bilmelidir.

 

Satın Alma Süreci

…satın alma talebi: talep edilen malzemenin açıklamasını, istenen miktar ve kaliteyi, istenen teslim tarihlerini, teslim yerini / içerir.

Satın alma / tedarikçileri / belirler.

…siparişi verir. / pazarlık bu aşamada yapılır.

Tedarikçilerden gelen mallar kalite ve miktar yönünden kontrol edildikten sonra tedarikçiden teslim alınır. / bilgiler tedarikçi değerlendirme dosyalarına işlenir.

 

…tedarikçilerin belirlenmesi: tedarikçilere ilişkin / bilgi kaynakları /

 

Tedarikçi Değerlendirme Kriterleri

Tedarikçinin tecrübesi, tanınmışlığı ve sertifikaları / Endüstrinin kabul ettiği standartta sertifikalarının (ISO 9000, DİN, TSE vb. gibi) olup olmadığı da tedarikçinin değerlendirilmesi açısından önemli bir kriterdir.

 

Fiyat düzeyi / işlem stili ve kültürü / finansal durumu / Esneklik ve teknik yeterlilik

 

Tedarikçi Seçimi

Tedarikçi, işletmenin yönetim ilkelerini bilmeli

Tedarikçinin / tutarlı bir yönetim sistemi olmalı

teknolojik gelişmelere yatkın olmalı

gerekli üretimi karşılayacak şekilde yatırım imkanı olmalı

 

“Kategori Yönetimi” kavramı, satın alma kavramının yerini almaya adaydır.

Kategori Yönetimi; ürün gruplarını bağımsız birer işkolu gibi ele alarak, müşterileri tatmin etmek için gerekli düzenlemeleri yapan dairesel bir süreçtir (s. 9).

 

Kategori Yöneticisi; müşterilerin verimli ve karlı bir şekilde hizmet almalarına, başta tedarikçiler olmak üzere tüm iş ortaklarıyla entegre bir biçimde iş yapabilmelerine zemin hazırlarlar.

 

Satın Alma Teknikleri Yönetimi

Müzakere, / davranışları etkileme özelliğine sahip olan bilgi ve gücün kullanılmasıdır.

Güç: Rekabetin gücü / Risk almanın gücü / Uzman olmanın sağladığı güç /

Zaman: Taraflar pazarlık süreci sonuna yaklaşınca strese girerek pazarlığı hemen sonlandırmak ister. Bu nedenle müzakere için ayırdığı süre uzun olan taraf daha güçlü olacaktır.

Bilgi: Satın alma verileri içinde “ürün tedarikçileri”, “birden fazla tedarikçi için ürün listeleri” vb. bulunur.

Müzakereye başlamadan önce karşı taraf hakkında, ürettikleri malın maliyeti, nelere öncelik verdiği, pazarlığa ne kadar süre ayırdığı, nasıl bir organizasyon olduğu vb. konularda bilgi toplamak uygun olacaktır (s. 12).

 

Malzeme İhtiyaç Planlaması

…stok yönetimi için kullanılan bir metot / büyük ölçekli bir üretim yönetimi sistemidir.

MİP /

(1) Neye ihtiyaç duyuluyor?

(2) Ne kadar miktarda ihtiyaç duyuluyor?

(3) Ne zaman ihtiyaç duyuluyor?

(4) Sipariş ne zaman verilmeli? / sorularının yanıtlarını üretmeyi amaçlar.

 

MİP sisteminin etkinliği ve verimliliği, verilerin kayıt ve dosyaların bütünlüğüne bağlıdır. Kalite, veriye ulaşılabilirlik, zamanlılık ve doğruluktan doğrudan etkilenir (s. 14).

 

MİP periyodik olarak yeniden yapılandırılır. Yenileyici yaklaşım, az sıklıkla yapılan planlamaya yönelik tasarlanmıştır ve parti işleme tekniklerini kullanır.

 

MİP sisteminin üç ana girdisi vardır. Bunlar Ana Üretim Programı, stok bilgileri ve ürün yapısı bilgileridir.

 

MİP sistemi, basitçe, ürün ağacından yola çıkarak ana ürünün talebine göre bağımlı parçaların talebini belirlemeye dayanır. Her son ürün için bilgiler titizlikle saklanmalıdır; aksi takdirde yanlış malzeme siparişi verilebilir ve gerekli malzemeler temin edilemeyebilir.

 

Ana Üretim Programı

Ana üretim planlaması, MİP sisteminin temel girdisi ve onu yürüten kuvvettir. MİP, Ana Üretim Programını alarak onu zaman-bazlı parça ihtiyaçlarına dönüştürür.

AÜP genellikle zaman bazlı ihtiyaçlar şeklinde ifade edilir.

AÜP’nin temel iki girdisi müşteri siparişleri ve ürün satış tahminleridir.

 

Ürün Yapısı Bilgileri

…ürünü üretmek için gerekli tüm malzeme, parça veya montaj parçaları ile ilgili tüm bilgileri içerir.

 

Bilgisayar kullanımının getireceği faydalar:

1. Büyük miktarlarda veri saklayabilme yeteneği

2. Bilgiye hızlı erişim

3. Söz konusu bilgileri organize etmek ve onlara erişmek için paket programların bulunabilirliği… / s. 20

 

Stok Bilgileri

Stok bilgileri, her stok için eldeki mevcut ve sipariş edilmiş miktar durumunu içerir.

 

MİP sistemi kullanımının sağladığı faydalar

• Satışları artırır.

• Fiyatları düşürür.

• Stok miktarını azaltır.

• Müşteri servislerinin iyileşmesini sağlar.

• Pazar talebinin daha iyi karşılanabilmesini sağlar.

• Ana programın değiştirilebilmesi yeteneği sağlar (esneklik).

• Hazırlık ve değiştirme maliyetlerini azaltır.

• Boş geçen zamanı azaltır. / s. 23

 

MİP yaklaşımı, başlıca son ürün-parça ilişkisine dayalı üretim sistemlerine uygulanabilir.

 

Kapasite İhtiyaç Planlaması

Kapasite planlama, kapasiteyi ölçerek üretim ihtiyaçları ile uyum içinde olacak şekilde seviyelerini ayarlar.

 

Kaynak İhtiyaç Planlamasının amacı, üretim planını karşılayacak olan ana kaynakların bütünleşik olarak seviyelerini belirlemektir.

 

Kaba Kesim Kapasite Planlamasının amacı, Ana Üretim Programı ihtiyaçlarına göre gerekli kaynakları belirlemektir.

 

KİP, kısa dönemden orta döneme kadar bir planlama aralığında malzeme planının uygulanabilmesi için gerekli spesifik işgücü ve makine-teçhizat miktarını belirler.

 

KİP, bir organizasyona düzeltici önlemleri zamanında alınabilecek şekilde iş merkezlerindeki aşırı yüklemeleri, düşük yüklemeleri ve darboğazları görebilme imkanı sağlar.

 

Üretim Kaynakları Planlaması

…üretim-pazarlama, mühendislik ve finans bilgilerini organizasyonların toplam organizasyon planı için birleştiren daha karmaşık bir sistemdir.

ÜKP üretim yapan bir şirketin malzeme-tezgah-para-insan gibi kaynaklarının eş güdüm içinde kullanılmasını sağlamak için geliştirilmiş bir yöntemdir.

 

Kurumsal Kaynak Planlaması

…işletmelerde mal ve hizmet üretimi için gereken işgücü, makine, malzeme gibi kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan bütünleşik yönetim sistemlerine verilen genel addır.

 

Uygulama Projesi

Bir havalimanı işletmesinde incelenen satın alma süreci…

 

Access / MySQL / IBM DB2 /  SQL Server / PostgreSQL / Oracle

 

Veritabanı seçiminden sonra tabloların yapılandırılması…

 

Veritabanı olarak MS SQL server, güvenlik ve sürekliliği açısından kullanılmış... Web programlama dillerinden ASP tercih edilmiş...

…öncelikle kullanıcı tablosu oluşturulmuş

Satın alma yapılacak malzemeler için firmalardan istenen tekliflerin kaydedildiği tablo…

Sipariş tablosunda satın alma kararı verilen firmaya verilen sipariş formu tutulur.

Satın alma formlarının tutulduğu tablo

Satın alma yapılan firmaların yer aldığı tablo

Talebi yapılan malzemelerin listesi

 

Uygulama Bulguları

Satın Alma, verilen siparişlerin kaydından malın teslim alınmasına ve fatura girişine dek tüm aşamaları kapsayan tümleşik bir süreçtir.

 

Tedarikçi firmaların teslim süreleri ve fiyat bilgileri kayıt altına alındığından tedarikçi performansı oluşturulur

 

Sonuç ve Değerlendirme

Akteke, Halil (2007), Satın Alma Veritabanı Yönetim Sistemi ve Bir Uygulaması, Yüksek Lisans Tezi, Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Proje Yönetiminde Tedarikçi Seçimi İçin Bir Model Önerisi

Proje Yönetiminde Tedarikçi Seçimi İçin Bir Model Önerisi

Dickson’ın tanımladığı tedarikçi seçim kriterleri / s. 2

Kalite / Teslim Tarihine Uyma / Geçmiş Dönem Performansı / Garantiler / Üretim Kapasitesi / Fiyat…

 

Tedarikçi değerlendirme kriterlerinde öne çıkan başlıklar (sırasıyla): Kalite, Teslim, Fiyat/Maliyet, Üretim Kapasitesi, Servis-Hizmet…

 

Tedarikçi seçim / süreci, farklı tedarikçilerin belirli kriterler temelinde değerlendirilmesinden oluşmaktadır.

 

…bir projede yapılacak olan tedarikçi seçiminin o projenin temel başarı faktörlerindeki ağırlıklarla ilişkilendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

…çalışma içerisinde projelerde tedarik edilecek olan ürün veya hizmetlere yönelik tedarikçilerin seçiminden yola çıkılarak tüm proje portföyünü ve stratejileri temel alan bir sayısal model sunulması amaçlanmıştır (s. 14).

 

Proje ve Proje Yönetimi

Proje: bir amaca ulaşmak için gösterilen geçici bir çaba

 

Projenin belirli bir amacı vardır. Her proje iyi tanımlanmış, ortak bir amaca sahiptir.

Proje geçicidir.

Projelerde daha önceden yapılmamış bir şey yapılmaktadır.

Projeler kısıtlı kaynaklarla gerçekleştirilmektedir.

Proje, çeşitli örgütsel yapıların kurulmasını ve değişik fonksiyonel ilişkilerin geliştirilmesini gerektirir.

 

Projenin hedefi, süresi ve maliyeti… Bu üçü proje yönetiminin temel faktörleridir.

 

PMI - PMBOK

350.000’e yakın üyesi ile / proje yönetimi ile ilgili standartlar hazırlanmıştır.

 

Proje Tedarik Yönetimi / s. 42

Tedariklerin planlanması sürecinde ne, ne zaman, ne kadar ve nasıl alınacak sorularının cevapları aranır.

 

…süreç içerisinde kullanılan sözleşme türleri, alıcı ve satıcı arasındaki riskin dağılımı açısından kritiktir.

Kesin Fiyatlı Sabit Sözleşmeler: Kapsam değişmediği sürece fiyat aynı kalır. Olumsuz performans kaynaklı maliyet artışı satıcıya yansıyacaktır. Alıcı tedarik edilecek ürün ya da hizmetlerin tanımlarını tam olarak belirtmelidir.

Teşvik Ücretli Sabit Fiyatlı Sözleşmeler: Belli bir tavan fiyat yer almaktadır. Nihai sözleşme fiyatı satıcının performansına göre belirlenir.

Fiyat Ayarlamalı Sabit Fiyatlı Sözleşmeler: Sözleşmede yer alan özel bir hükümle sözleşme fiyatında ayarlama yapılabilir (enflasyon vb.).

 

Tedarikçi Seçimi

Tedarikçi seçimi; maliyet, kalite, performans, teknoloji vb. kriterleri içeren bir karar verme sürecidir

 

Tedarikçi seçiminde / 2000’li yıllarda kalite ve teslim, en çok önem verilen kriterler olmuştur.

 

Proje Yönetiminde Tedarikçi Seçimi İçin Bir Entegre Bulanık Model Önerisi

QFD metodu 1966 yılında Yoji Akao tarafından geliştirilmiştir

QFD metodunun temeli, müşteri ihtiyaçlarının tasarım ve üretim özelliklerine yansıtılması amacıdır / s. 58

 

QFD metodunun gelişiminde iki ana etmen yer almaktadır:

 Tasarım kalitesinin arttırılması

 Planlı kalite kontrol şemaları ile üretim ve üretim personelinin geliştirilmesi

 

Bulanık ANP

Analitik Hiyerarşi Süreci / ANP için bir başlangıç noktası oluşturmaktadır.

 

Pareto Analizi / s. 62

Vilfredo Pareto, gelir dağılımının eşit olmadığını göstermek amacıyla 1897 yılında bir çalışma gerçekleştirmiştir.

…toplumun gelirinin %80’lik kısmının toplumdaki %20’lik bir gruba ait olduğu belirtilmiştir.

 

Pareto diyagramının uygulanması / s. 62

Hataya sebep olan tüm unsurlar sıralanır.

Belirlenen bir zaman aralığında hataların gerçekleşme verileri tespit edilir.

Veriler en büyük değerden en küçüğe sıralanır.

 

…tüm yapılar içerisinde varlıklarının temeli olan misyon ve onları geleceğe taşıyacak vizyon ifadeleri büyük önem arz etmektedir.

Gerek performans ölçümü, gerek düzeltici faaliyetler ve hedef/gerçekleşen durum ilişkisini gözlemlemek amacıyla, kurumlar yıllık hedeflerini ağırlıklandırarak bir sıralamaya tabi tutarlar.

 

Önerilen Model İle Tedarikçi Seçimi Uygulaması / s. 72

Tosun, Süleyman (2014), Proje Yönetiminde Tedarikçi Seçimi İçin Bir Model Önerisi, Doktora Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü

Rize'de Asayiş - (1806-1876)

Özay Yıldırım - Rize'de Asayiş - (1806-1876) – Atatürk Üniversitesi

Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Doktora Tezi, Erzurum

 

Osmanlı Devletinin taşra kesiminde / sarayın dışında otorite zayıflığı hissedildiği dönemlerde yönetimde bozukluklar görülmüş (tımar sisteminin bozulması ve yerine ikame edilen ayan sistemi) ve bundan cesaretle suçlarda artış görülmüştür. Eşkıyalar ve isyan hadiseleri de böyle dönemlerde artış göstermiştir.

Osmanlı Devleti’nde, başkentin emniyet ve muhafazası yeniçeriler tarafından sağlanırken, taşra sipahiler vasıtasıyla kontrol ediliyordu.

1834’te hazırlanan nizamnameye göre kentlerde Redif teşkilatının kurulması ve her sancakta subaylarıyla beraber 1400 kişilik Redif Taburu konuşlandırılmıştır.

1840 yılında vilayetlerde Asakir-i Zabtiye tabur ve alaylarının oluşturulması yönünde karar alındı.

1844’te Zabtiye birlikleri oluşturulmaya başlanmıştır.

 

Ayanlık bir kurum olmaktan ziyade zamanla bulundukları bölgenin önde gelen kimseleri anlamında da kullanılmış çünkü ayanlar sorumlu oldukları işlerden ziyade kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda faaliyetler yürütmüşlerdir. / zamanla eşkıyaları kendi iktidarları adına kullanmaya başlamışlardır.

 

1808’de imzalanan Sened-i İttifak ile Padişah’ın kendisi dahi onların taşradaki otoritesini tanımak zorunda kaldı.

 

Rize Kazasında Asayişi Etkileyen Faktörler

19. asırda Rize kazası Trabzon’a 35 mil mesafede bir iskeledir. …dağlık ve ormanlık bir arazi yapısına sahiptir. …bölgede tarıma elverişli arazi oldukça sınırlıdır. Bu nedenle bölge halkı arasında sıklıklı tarla zaptı ve sınır anlaşmazlıkları gibi asayiş sorunları yaşanmıştır.

 

Rize’de Görülen İsyan Hareketleri

“bağy” kelimesi meşru devlet başkanına ve devlet düzenine karşı silahla karşı koyma anlamına gelen bir fıkıh terimidir.

Dinî ve hukukî anlamlarda isyan eden kimseye bâgī veya âsi denir.

 

Tuzcuzade Memiş Ağa’nın başlattığı isyan hareketi, Memiş Ağa’nın oğlu Ahmet Ağa ile devam etmiş ve en son olarak da Memiş Ağa’nın kardeşi Osman Ağa’nın oğulları Abdülkadir, Tahir ve Abdülaziz ağaların isyan hareketleri eşliğinde aralıklarla yaklaşık on yedi yıl sürmüştür (s. 11-12).

 

Hopa Eşrafından Hamdi Bey’in oğlu ve Erzurum Valisi Ahmed Paşa’nın yeğeni olan Tuzcuzade Memiş Ağa tahminen 1715’te Hopa’da doğmuştur.

Ayanlığı döneminde Faş kalesi muhafızlığını da ifa etti.

1800 yılında Kapıcıbaşılık rütbesiyle bu göreve devam etmesi tartışıldı.

1806’da kale muhafızlığına getirildi. Görevi sırasında kaleyi onardı. 1809’da Ruslar kaleyi kuşattı fakat Memiş Ağa kaleyi başarıyla müdafaa etti.

Memiş Ağa’ya bu hizmetlerine karşılık Kapıcıbaşılık rütbesiyle Tire ve Rize ayanlıkları verildi.

Aynı dönemde Trabzon Valisi olan Hazinedarzade Süleyman Paşa ile arasında güç çatışması ve husumet başladı. Süleyman Paşa saraya sık sık Memiş Ağa aleyhinde şikâyetler iletmeye başladı. Şikâyetlere ilave olarak Memiş Ağa’nın idamını ve servetinin devletçe zabtını istemiştir.

…kendisiyle aynı fikirleri paylaşan Trabzon kadısının i‘lâmını da Sadrazam Mehmed Emin Rauf Paşa’ya arz etmiştir.

Padişah (2. Mahmut) durumdan şüphelenerek tahkikat yaptırmış. Nihayet idamı istenen Memiş Ağa’nın Kapıcıbaşılık rütbesi kaldırılmıştır.

Süleyman Paşa şikâyetlerine devam etti. Israrları sonuç verdi ve önce sadrazamı ardından da sultanı ikna etmeyi başardı: Memiş Ağa hakkında idam emri verildi (Aralık 1815). Hammamizade Emin Efendi bu göreve memur tayin edildi.

 

Süleyman Paşa ilk olarak Trabzon kaymakamı olan kayınpederi Çeçenzade Hacı Hasan Ağa’ya gizlice mektuplar göndererek Memiş Ağa’yı devlet meselesini konuşmak üzere Trabzon’a çağırıp idam etmesi suretiyle meseleyi kolay yoldan halletmeyi tasavvur etmiştir. Memiş Ağa kurulan tuzağı öğrenip Sürmene’deki konağında beklemiştir.

Süleyman Paşa, Kara Numan ve Şatırzade Osman beyleri Memiş Ağa üzerine gönderdi. …yörenin önde gelen ayanları da Memiş Ağa’nın yardımına koştu.

Memiş Ağa, Rize’de yaşanan çatışmalarda Kaymakam Hasan Ağa’nın kuvvetlerine üstün gelince namı iyice yayıldı ve bu başarısından sonra sayıları gittikçe artan destekçileriyle beraber Trabzon’u zapt etmek üzere harekete geçti.

Mübaşir Mehmet Emin Efendi, iki ay kadar devam eden çatışmalardan bahisle Süleyman Paşa’nın kuvvetlerinin yeterli olmayacağını, Rize ve çevresindeki askerin Memiş Ağa’ya karşı cenk etmeyeceğini bildirerek görevden affını istedi.

(Çatışmalar başladığı sırada Acara taraflarında bulunan Süleyman Paşa sürekli Acara’dadır; bölgeden uzak durmakta/kalmaktadır.)

Süleyman Paşa elindeki kuvvetin yetersizliğinden bahisle saraydan fırkateyn ve başka savaş gemileri, top, mühimmat, asker ve para istedi.

İsyancılar 18 Ağustos 1816’da Trabzon’u ele geçirdiler.

Mehmet Emin Efendi’nin yerine mübaşir tayin edilen Tahir Ağa, donanmadan sefinelerle birlikte Trabzon’a doğru hareket etti. Bu aşamadan sonra isyan, saray lehine seyretmeye başladı. Asiler iç kesimlere çekildi. Kıyı kesimi boşalınca Kasım ayı sonlarında Trabzon şehri asilerden kurtarıldı.

Memiş Ağa’ya destek veren asilerin pek çoğu Süleyman Paşa’dan af dilemeye başladı.

O sırada Rize’de bulunan Memiş Ağa denizden karadan kuşatıldı fakat Of tarafında geçmeyi başardı. Süleyman Paşa, Erzurum Valisi, Bolu ve Kastamonu Mutasarrıflarından destek kuvvet istedi.

25-30 bin kişiyi bulan hükümet güçleri Of’ta harekete geçti. 25 Eylül 1817’de Memiş Ağa, bulunduğu mahalde kuşatılmış, çıkan çatışmada vurularak öldürülmüş, Dersaâdet’e gönderilmek üzere başı kesilmiştir.

 

İsyan sonrası Memiş Ağa ile işbirliği yapan ağalardan bazılarının iskân yerleri değiştirilmiştir. Bunlardan; Tonyalı Hacısalihzade Ali Trabzon’da, Trabzonlu Kalcıoğlu Osman da dört bin kişilik maiyetiyle birlikte Sürmene’de iskâna tabi tutulmuştur.

 

Ahmet Cevdet Paşa, Memiş Ağa’yı kendi menfaatini düşünen birisi olmasına rağmen devlete faydalı bir ayan olarak görmekte ve bu meselede Süleyman Paşa’yı ve bir şekilde Padişahı etkileyen Halet Efendi’yi suçlu bulmaktadır.

Süleyman Paşa Faş muhâfazasına memur olduğunda Memiş Ağa’dan senet ile bir defasında yüz bin ve iki defa da yüz elli bin kuruş borç aldıktan sonra defaten iki yüz elli bin kuruş daha istemiştir. Memiş Ağa bu sonraki iki yüz elli bin kuruşu vermeye muktedir olmadığı beyanıyla özrünü bildirmiştir. Süleyman Paşa ise buna gücenip bundan sonra Memiş Ağa’nın idamına teşebbüs eylemiştir (s. 32).

 

Münir Aktepe Memiş Ağa’nın Rize, Of, Sürmene ve Hopa havalisini adeta kendi idaresi altına aldığını ve ahali üzerinde baskı kurarak devletin emirlerini hiçe saydığını ifade etmiştir.

 

Memiş Ağa’dan geriye kalan mal ve mülkün tespiti Süleyman Paşa’nın mübaşiri Mustafa Ağa aracılığıyla tahrir edilip defterdar tarafından kaydedilmiştir.

Memiş Ağa’nın destekçisi olduğu halde iskan yeri değiştirilenler bu karara itiraz etti ve vilayet yeniden karıştı. Babıâli bu kez Süleyman Paşa’yı Alaiye sancağına atayarak yeni bir gaile oluşmadan meselenin halli yoluna gitmiştir.

Trabzon valiliğine getirilen Hüsrev Mehmet Paşa da ağaların memleketlerine geri dönme taleplerini reddetti.

Kalcıoğlu Osman Ağa Hacısalihoğlu ile güçlerini birleştirip isyan hareketlerini başlattılar (Ocak 1819). Çatışmalarda isyancılar dağılıp Bayburt tarafına çekildi ancak karışıklıklar devam etti. …asilerle mücadelede yetersiz görülen Hüsrev Paşa azledilerek yerine Salih Paşa Trabzon valiliğine getirildi. İsyancıların idam edilmesini isteyen valiye karşılık olarak saray sulh yoluyla meselenin hallini istiyordu (Yunan ve İran meseleleri nedeniyle). 1821 yılına gelindiğinde Memiş Ağa’nın oğlu Ahmet Ağa da isyan ederek, eniştesi Kalcıoğlu Osman’a katılmıştır.

Asilere karşı Kapıcıbaşı Mehmet Ağa bölgeye gönderildi. Tetkikleri neticesinde toplanan ağır vergilerden dolayı ahalinin asilere destek verdiğini gördü. Nasihat yoluyla ve vergi indirimiyle gönülleri kazanılan bölge halkı asilere olan desteklerini bırakmışlardır. İsyanı darpsız ve gailesiz bir şekilde başarıyla sonlandıran Mehmet Ağa ise Trabzon mütesellimliğine getiril

 

1822 yılında Hafız Ali Paşa vezirlik rütbesiyle Trabzon valiliğine atandıysa da bu sırada Doğu Ordusu’nda görevli olduğu için Trabzon’a gelemedi. Trabzon’u Şatıroğullarından Mütesellim Osman Ağa yönetti. İleri tarihlerde göreve getirilen yeni Vali Hazinedarzade Osman Paşa, Tuzcuzadelerden Memiş Ağa’nın kardeşi Osman Ağa’nın oğulları olan Tahir Ağa’yı Rize mütesellimliğine, kardeşi Abdülkadir (Kadri) Ağa’yı ise Çürüksu kaymakamlığına tayin etti.

Bu dönemde Yeniçeri ocağı tasfiye edildi. Yeni ordu için asker toplama emri bölgeye ulaştı. Tahir Ağa ve Kadri Ağa bu vesile ile asker topladılar. Çürüksu’da fesat çıkaran Kadri Ağa daha sonra Gönye sancağına saldırdı. Hemen ardından Livane’yi zapt etti. Ekim 1832’de Çıldır Beylerbeyi Ahmet Paşa isyancıların üzerine kuvvet sevk etti ve olaylar kontrol altına alındı.

İsyanın müsebbibi Kadri Ağa donanmada hizmetli olarak İstanbul’a gönderildi. İstanbul’da yaklaşık sekiz ay kaldıktan sonra özel izinle Rize’ye geri döndü. Rize havalisinde vergilerin ağırlığını bahane ederek bir kez daha başkaldırdı. Yaklaşık 10 bin kişilik kuvvet topladı.

18 Mart 1834 tarihinde karadan ve denizden yapılan umumi taarruz sonucu Kadri Ağa kuvvetleri bozguna uğradı. Aynı zamanda Şatırzade Osman Paşa kuvvetleri de Sürmene’de Tahir Ağa’yı yenilgiye uğrattı. Teslim olmayan Kadri Ağa yakalandıktan sonra idam edildi.

Tuzcuzadelerin isyankâr takımı ve maiyetleri 1834 yılı sonunda Ruscuk ve Varna’ya sürüldü. Ocak 1843’te Kastamonu’ya dönmelerine izin verildi. İlerleyen tarihlerde ailenin büyük kısmının Rize’ye dönmesine izin verildi.

 

Tuzcuoğulları Mahmut Ağa 1881’de Rize belediye reisi olmuş (“Tuzcuoğulları”, TDV İslâm Ansiklopedisi, C. 41, TDV Yay., İstanbul 2012, 452.)

 

Rize’de Eşkıyalık Faaliyetleri

Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra uygulama evresinde yaşanan zorluklara bir de Kırım Harbi’nin yarattığı ekonomik sorunlar ve güvenlik açığı eklenince ülke genelinde eşkıyalık olayları artış göstermiştir.

Bu eşkıyaların başında Fitozoğulları, Evliyaoğulları ve Ekşioğulları gibi Rize yöresinin önde gelen ailelerinin üyeleri bulunmaktadır.

 

Ekşioğlu Ali Ağa faaliyetlerini İspir kazası havalisinde yürütmüştür (s. 171).

Evliyaoğulları Karadere nahiyesinde eşkıyalık yapıyor (1850 civarı).

Evliyanınoğlu’nun, kendisine katılıp destek olanları askerlikten kurtarmayı vaat etmesi…

 

Rizeli eşkıyalardan suçlu bulunan otuz kişi Tersâne-i Âmire’ye sevk olunarak burada hapsedilmiş / 1857

 

Rizeli meşhur eşkıyalardan Evliyanınoğullarının yakın ahbapları olan Fitozoğlu

Deli Mehmet

1865 yılına kadar Rize ve çevresinde eşkıyalık faaliyetlerine devam etmiştir. Kendisi Rize’nin Erikliman nahiyesine bağlı Pelaymanoz karyesi ahalisindendir.

babası Fitozoğlu Yusuf, iki zabıtayı katletmiş

1863 / Filandoz iskelesinde Hacı Tayyaroğlu Ahmet Yazıcı’nın kahvehanesini yakmış

Malpet iskelesinde Karahasanoğlu Ömer Kaptan’ın kahvesini ateşe vermiş

Cimil yaylalarına çekildiği sırada yolda tasadüf eylediği Rize tüccarını gasp etmiş… / 1865’te hanesinde kıstırılmış ve çıkan çatışmada öldürülmüştür.

 

Rize’de Şahsa Karşı İşlenen Suçlar

1854’ten 1876 yılına kadar toplam on bir adet Rize şeriyye sicili bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla; 1487, 1488, 1489, 1490, 1491, 1492, 1493, 1494, 1495, 1496 ve 1497 numaralı defterlerdir.

 

Had cezasını gerektiren suçlar; yol kesme (kat‘-ı tarîk), isyan (bağy), zina, iffete iftira (kazf), hırsızlık (sirkat), içki içmek (şürb-i hamr) ve dinden dönme (irtidâd) olmak üzere yedi adettir (s. 98).

Kısas cezası ise kasten işlenen can alma, yaralama, kesme, koparma gibi müessir fiiller karşılığında öngörülen cezaları ifade eder.

Had ve kısas suçlarının cezaları bellidir ve hâkimin takdir yetkisi bulunmamaktadır.

 

Şer‘îyye mahkemelerindeki görevlilerin başında karar verme mercii olarak kadılar bulunmaktadır. Sicillerde kadı yerine daha çok “ hâkim ” veya “ hâkim-i şer‘ ” tabirleri kullanılmaktadır.

Muhzırlar davacı ve davalıları mahkemeye çağırmakla ve mahkeme sürecinde mahkemenin asayişini sağlamakla sorumluydular.

 

Maktulün mirasçılarından birisi dahi kısastan vaz geçmesi halinde katilin belirlenen bir sulh bedeli vermesi sonucu diyet uygulanmaktaydı (örnek vaka s. 109).

 

İslam hukukuna göre “darb u cerh” yani darp ve yaralama, kısas cezası gerektiren suçlar arasında yer alır. Bu cezaya göre faile işlediği suçun aynıyla karşılık verilmesi esastır. Mağdurun ailesinden birisinin faili affetmesi halinde ise belli miktarlardaki para karşılığında kan diyeti uygulamasına yer verilmiştir.

 

Hırsızlık İslam hukuku açısından ayetle sabit suç türlerinden biri olması hasebiyle had cezası gerektiren suçlar arasındadır.

 

Gasp suçuyla ilgili hüküm zorla alınan malın sahibine iade edilmesi ve gasıp hakkında şer‘î tenbihte bulunulması şeklindedir.

 

Küfür ve hakaret suçu sicillerde sövme ve küfretme anlamlarına gelen “şetm” kelimesiyle ifade edilmiştir.

 

Üzerinde “ihtilaf bulunan” mîrî araziler hakkında mahkeme kayıtlarında aynı anlama gelen “münâza‘ün-fiha” tabiri kullanılmaktadır.

 

Cemal Efendi Rize kazası müdürlüğüne tayin olmuş / Temmuz 1857 / s. 180 vd.

Cemal Bey’in uygunsuz hareketlerinden, ahaliye küfür ettiğinden ve rüşvet irtikâp ettiğinden bahisle kaza müdürlüğünden azli talep edilmiştir. / Eylül 1858

 

…yapılan soruşturma sonucunda arazi-i mahlûleden bir yerin bin kuruşa satılmış iken cânib-i mîrîye yedi yüz kuruş olarak gösterildiği ve eksik olan üç yüz kuruşun müdür Cemal Bey ile Mapavrili Hacı Yusuf Ağa ve sandık emini arasında paylaşıldığı ortaya çıkarılmıştır (s. 181).

 

Özellikle Kırım Harbi (4 Ekim 1853-30 Mart 1856) yıllarında Rize kazasında asker bakayalarının sayılarının arttığı gözlemlenmiştir. Bu asker kaçakları yine aynı dönemde tırmanışa geçen eşkıyalık faaliyetlerine de katılarak kazadaki asayişi olumsuz yönde etkilemişlerdir.

 

17 Aralık 1857 tarihli mahzara göre, Rize kazasında cahil takımından Ahmet Baba diye biri türeyip Kadirî şeyhi olduğu iddiasıyla ahaliden pek çoğunun aklını çelerek, müdürlük iddiasıyla etrafına iki üç bin civarında eşkıya toplamıştır (s. 188).

 

Rize halkının kan davası gütme geleneği de bölgedeki asayişi bozan en önemli etkenlerdendi.

…asayişi bozan bir diğer etken de asker kaçaklarının eşkıyalarca korunup suça bulaştırılmasıydı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1509 No'lu Rize Şer'iyye Sicili Işığında Rize'de Sosyal Hayat

1509 No'lu Rize Şer'iyye Sicili Işığında Rize'de Sosyal Hayat

1509 no’lu defter 1911-1913 yılları arasını kapsıyor…

 

Şer’iyye sicilleriyle ilgili olarak üç temel mefhumun bilinmesi şarttır. Bunlardan birincisi mahdar kavramıdır. Mahdar sözlükte huzur ve hazır olmak demektir.

…ilâm için, belgenin altında, mecliste hazır bulunan / şahısların yazılı olarak takrir ettikleri şahadet beyanlarına ve imzalarına da mahdar denir

İkinci temel kavramımız sicil tabiridir.

Üçüncü / kavram Sakk-ı Şer’i / sicil defterlerindeki kayıtların tutulmasında takip edilen kurala sakk-ı şer’i usulü denmektedir (s. 4-5)

 

Birinci TBMM Döneminde Lazistan Mebusları

Rusların daha önceki devirlerde değişik kanallarla Paris’ten Kafkasya’ya taşımış oldukları milföy pastası, bu ticaret sonucu bölge kültürüne dâhil olarak “Laz Böreği” adıyla millileştirilmiştir (Nişanyan – s. 18).

 

Mart 1915 / Arhavi deresi boyunca mevzilenmiş Türk birlikleri de Lazistan Müfrezesi adı altında toplanarak kumandanlığına Stanke Bey atandı (s. 25).

 

Lazistan Mebusları

Osman Nuri Bey (Özgen)

Gündoğdu (Hamidiye) Nahiyesi’nin Akpınar Köyü’nde 1890’da doğdu. Rizeli İsmailzade ailesindendir.

mühendis mektebine girmiş

Rize-Erzurum yolunun inşası hakkında kanun teklifinde bulunmuştur (TBMM Cz, Devre 1, Cilt 10, İçtima Senesi 2, İ. 37, 28. 5. 1337, C. 1, s. 337.).

Mart 1921’de imzalanan dostluk anlaşmasından sonra Rusya’dan alınacak silah, cephane ve diğere savaş malzemelerinin alım ve sevkine memur edilerek Tuasepe’ye gönderildi.

görevini kötüye kullandığı iddiası ile Meclis kararıyla hakkında soruşturma açıldı.

İkinci TBMM seçimlerinden sonra siyasi hayattan tamamen çekildi

kendisini daha sonra memleketin imar işlerine vakfetti

Abdurrahman Naci Demirağ şirketinde ortak

15 Aralık 1943’te İstanbul’da öldü.

 

Mehmet Necati Efendi (Memişoğlu)

1879’da Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi Çinçiva (Şenyuva) Köyü’nde doğdu.

Dar’ül-Fünun Hukuk Mektebi’ne girdi.

I. Dünya Savaşı seferberliğinde gönüllü olarak orduya girip doğudaki 28. Fırka’nın 83. Alayı’na din görevlisi olarak katıldı.

Sunduğu kanun teklifleri:

Rize-Erzurum tarikinin inşası hakkında.

Taraklı nahiyesinin kazaya ifrağı hakkında.

Mapavri nahiyesinin kazaya tahviline dair.

Lâzistan sancağında fındık, portakal, limon, mandalin, dut, çay yetiştirilmesi hakkında.

Şano ve Guvant karyelerinin âşar borçlarının tecili hakkında.

Taraklı nahiyesinin kazaya ifrağı hakkında.

Guvant ve Şano karyelerinin âşar borçlarının tecili hakkında.

 

Dönem bittiğinde 1923’te Giresun Savcılığı’na tayin oldu. İki ay sonra bu görevden ayrılarak Sinop’ta avukatlığa başladı.

İzmir suikastıyla ilgili olarak 14 Haziran 1926’da tutuklandı.

Sinop’a sürgün edildi. Orada tütüncülükle uğraştı.

6 Mart 1959’da öldü.

 

Ziya Hurşit

Hemşin bucağının Mollaveysi köyünün Kürtoğlu ailesinden Kadı Hurşit Efendi’nin oğlu idi.

1892’de doğmuş, Almanya’da deniz araçları yapım mühendisliği ve telgraf öğrenimi yapmış, yurda dönüşünde Eskişehir Lisesi’nde Almanca öğretmeni olmuştu.

Gizli ve açık celselerde 75 konuşma yapmıştır.

İkinci Dönem Büyük Millet Meclisi seçimlerinde adaylıktan düşürülmesi ve yerine ağabeyi Faik Günday’ın getirilmesi

14/15 Haziran 1926’da yakalandı. İzmir’e gelen Ankara İstiklal Mahkemesi’nde diğer sanıklarla birlikte yapılan yargılaması sonunda idam cezasına hüküm giydi. 13 Temmuz 1926 gecesi asıldı…

 

Ziya Hurşit’in babası olan Kadı Hurşit Efendi, Erzurum’da vali vekilliği yapmış

 

Esat Bey (Özoğuz)

1871’de Hopa’da doğdu.

Adapazarı Rüştiyesi’nde tamamladıktan sonra 1893 Haziranı’nda Ertuğrul (Bilecik) sancağı nüfus kâtipliği ile devlet hizmetine girdi.

I ve II. dönem seçimlerine katıldı.

Sunduğu kanun teklifleri:

Lâzistan livasında bir Darülhilâfe medresesi tesisi hakkında.

Karadeniz sahiline hariçten ithal edilecek hububat ve dakikın muvakkaten gümrük resminden istisnasına dair.

Rize vilayetinde balık konserve fabrikaları tesisi hakkında verilen takrir (s. 256)

IV. ncü dönemde tekrar Rize’den V., VI. ve VII. dönemlerde Kars’tan milletvekili seçilerek yasama görevini 1946 seçimlerine kadar sürdürdü. 27 Mart 1954’de öldü.

 

Zeynelabidin Bey (Atak)

1879’da Kosova’nın Yakova ilçesinde doğdu.

Askeri Tıbbiye Mektebi’nden 1910’da Tabib Yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu

26 Nisan 1920’de Meclis’te hazır bulundu.

Mebusluğu bu dönemde sona erdi.

23 Mayıs 1939’da İstanbul’da vefat etti.

 

İbrahim Şevki Efendi

1867’de Rize-Arhavi ilçesinde doğdu. 1894’te icazetname aldı. 1897’de Mihalıççık ilçesi naipliğine atandı.

1918’de Trabzon merkez kadılığına getirildi. Mebusluk sıfatını koruyarak memuriyetini sürdürdü.

5 Eylül 1920’de kabul edilen “Nisab-ı Müzakere Kanunu” memurlukla mebusluğun bir kişi üzerinde bulunmasını yasakladığından temyiz azalığını tercih ile mebusluktan istifa ettiğine dair dilekçesi 4 Ekim 1920’de Meclis genel kurulunda okunarak kabul edildi.

1 Ocak 1923’te görevi başında öldü.

Dört erkek çocuğundan biri Mehmet Atıf Tüzün (1885-1970), I. Dönem Kayseri; III. ve IV. Dönem Rize; V. ve VIII. Dönem Çoruh mebusu olarak TBMM’de bulunmuştur.