19 Mart 2018 Pazartesi

Samsun Yöresi Alevîleri Gelenek ve Değişim


Harun Yıldız - Samsun Yöresi Alevîleri Gelenek ve Değişim

Alevîliğin ilk nüvelerini oluşturan anlayış ve eğilimler, özellikle göçebe ve yarı-göçebe hayat tarzı yaşayan Türkmen boyları arasında ortaya çıkmış ve zamanla kendi iç dinamiklerinden hareketle bazı gelişmeler göstermiştir. Türkmen topluluklarının XIII. yüzyıl başlarında ortaya çıkan Moğol akınları sonucunda Anadolu'ya göç etmeleri neticesinde, bu anlayış tarzı, Horasan ve İran coğrafyası üzerinden bu bölgeye taşınmış ve yüzyıllar boyunca değişik isimler ve şekiller altında varlığını günümüze kadar sürdürmüştür.

Samsun ve çevresindeki Alevîlerin coğrafi dağılımları, genel olarak şöyledir;
Ladik ilçesi, Akyar, Meşepınar, Budakdere, Ortaköy, Otlukdere, Sarıgazel, Çamlıköy, Kuyucak, Söğütlü, Kirazpınar, Derinöz, Oymapınar, Eynekaraca ve Köseoğlu köyleri; Havza ilçesi, Şeyhkoyun, Gidirli, İmircik, Kayacık, Karga, Hacıdede, Ağcamahmut, Aşağısusuz, Yukarısusuz, Irmakkıyısı, Kireçli, Eymir ve Mürsel köyleri; Alaçam ilçesi, Gökçeboğaz, Kızlan, Killik, Örenli, Uzunkıraç, Yukarıelma, Vicikler, Kalıkdemirci, Toplu, Şirinköy, Alidede ve Umutlu köyleri; Terme ilçesi, Sivaslılar, Sepetçiler ve Çangallar köyleri ile Sakarlı beldesi; Bafra ilçesi, Emenli, Dededağı ve Üçpınar köyleri; Vezirköprü ilçesi, Güldere ve İmircik köyleri; Ondokuzmayıs ilçesi, Dağköy, Yeşilköy ve Tepeköy; Çarşamba ilçesi, Karamustafalı köyü; Yakakent ilçesi, Asmapınar köyü ve Salıpazarı ilçesi, Avut köyü.

Bu köylerin bağlı olduğu ocaklara gelince, Vezirköprü ilçesi Güldere ve İmircik köyleri, Keçeci Baba ocağı; Bafra'nın Emenli ile Çarşamba'nın Karamustafa köyü, Hubyar Sultan ocağı; Terme'nin Sakarlı beldesi, Sivaslılar ve Çangallar köyleri ile Salıpazarı Avut köyünün çoğunluğu, Güvenç Abdal ocağı; Havza'nın bazı köyleri, Pîrî Baba ocağı; Lâdik ilçesinin Budakdere köyü, Havza'nın Karga köyü ile Bafra'nın Üçpınar köyü, Ali Baba ocağı; Karga köyünün bir kısmı ile Ladik Sarıgazel köyü, Çilehane (Gülaliler) ocağı; yine Karga köyünün bir kısmı, Ağu içen (Karadonlu Can Baba) ocağı; Havza'nın Aşağı Susuz, Irmakkıyısı ve Kireçli köyleri, Kul Himmet ocağı; Ladik'in Kirazpınar köyü, Şeyh Hasan ocağı ve Salıpazarı Avut köyünün bir kısmı, İmam Zeynelabidin ocağı; Ladik'in Meşepınar köyü, Pir Sultan Abdal ocağı; Alaçam'ın Kızlan köyü, Kaimoğlu ocağı; Alaçam'ın Umutlu köyü, Gündoğdu (Kalkancılar) ocağı ile Havza'nın Mürsel köyü, Ateşoğlu ocağı’na bağlıdır.

(Bafra) Emenli köyü, yaklaşık 500 yıllık bir maziye sahiptir.
Hubyar Sultan ocağına bağlı olan köyde eğitim ve sanata çok önem verilmektedir…

Salıpazarı’ndaki Avut köyünde çokça Çepni Türkmeni yaşamaktadır (s. 284).

Köyün çoğunluğu ile Güvenç Abdal ocağına; köydeki doğu kökenliler ise, İmam Zeynelabidin ocağına bağlıdırlar.

Havza'nın Karga köyünde üç, hatta dört farklı ocağın temsilcileri bir arada yaşamaktadır.
Tüm bu ocakların dedeleri, belirli zamanlarda gelerek taliplerini görürler. "Talip görmek" ya da diğer bir ifade ile "dede kaldırmak", Alevî geleneğinin olmazsa olmazları arasındadır.

Alevîler, 1960’lı yıllara kadar kırsal alanlarda kapalı topluluklar halinde yaşamışlardır.
…inanç esaslarıyla ilgili bilgiler, daha çok sözlü bir karakter arz ettiğinden dolayı inanç esasları, dört başı mamur, çok belirgin ve net özelliklere sahip değildir.

Geleneksel Alevîlik, inanç noktasında Hak-Muhammed-Ali ya da Allah-Muhammed-Ali deyişi ile ifade edilir. Aslında bu yaklaşım, Alevî/Bektaşî anlayışının özünü oluşturur.

(Ali) O, Şâh-ı merdân, yani yiğitlerin şahı olarak nitelenerek son derece insanüstü bir konumda değerlendirilir.
Alevî çevrelerdeki Ali, önemli ölçüde mitolojik bir varlık olarak tarihsel gerçeklerle örtüşmez.

…özellikle yaşlı kesim arasında tenasüh inanışına da sık sık vurgu yapıldığı görülür. Kader inanışı ile ilgili olarak, genel anlamda Allah'ın sadece iyilikleri yarattığına, şer dediğimiz kötülükleri ise yaratmadığına, bunların insanlar tarafından işlendiğine inanılır.
…"ölüm" kavramı, Alevî çevrelerde pek kullanılmayıp bunun yerine, "Hakk'a yürümek, kalıbı dinlendirmek ve gerçeklere kavuşmak" gibi deyimler kullanılır.

…hem temizlenmek amacıyla, hem de temel bir ibadet olarak görülen âyin-i cem'e katılmadan önce abdest alınır.

Alevî köylerinin hemen hemen tamamında cami vardır ve bu camiler, bizzat köylüler tarafından yapılmıştır.
…dik namaz (cenaze namazı), yatık namaz (rükû ve secdeli namaz) ve halka namazı gibi kavramlar, bazı Alevî köylerinde kullanılmaktadır.

Ocak üyelerinden elde edilen bilgilere göre, genellikle kış aylarında köylerde düzenli olarak cem törenleri yapılmaktadır.
Cemler, yörede İkrar verme, Abdal Musa (Birlik), Görgü (Sorgu), Muharrem ve Musahiplik cemi gibi değişik isimler altında ve farklı zamanlarda icra edilirler. Ayrıca Sıraçlar arasında Can ekmeği ile düğün-nişan cemi gibi değişik cemler de yapılır.

Cemlerde önemli bazı ritüeller, (…) On iki hizmet, on iki imamı sembolize eder. Hizmet sahipleri sırası ile, Dede (Mürşit), Rehber (Pîr), Peyk, Çerağcı (Çırakman), Aşık (Zâkir), Gözcü, Sakka (İbriktar), Seyyid-i Ferrâş (Süpürgeci), Semahçı (Pervane), İznikçi, Bekçi ve Kurbancı'dır.
…dede, erkânı yönetip yol gösterir,
Rehber, cem boyunca hem dedeye hem ceme katılanlara yardımcı olur.
Peyk, cem için karar verildiğinde bunu tüm köylülere haber verir,
Çerağcı, cemin başlarında çerağ yakarak sembolik de olsa, cem evinin aydınlatılmasını sağlar.
Aşık, cem esnasında saz çalıp, deyiş, düvaz ve miraçlama okur.
Gözcü, ortamın düzen ve sükûnetini sağlar,
Sakka/İbriktar, dede tarafından dualanan suyu, Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının şehadeti anlatılırken ceme katılanlara dağıtır ve onlara abdest suyu verir. Kendisine Seyyid-i Ferraş da denilen Süpürgeci, yapılan hizmetlerin arkasından gelerek cem meydanını simgesel olarak süpürür.
Semahçı, erkânın sonuna doğru semah yapar,
iznikçi, cem evinin temizliği ile ilgilenir.
Bekçi, cem evinin ve ceme katılanların güvenliğini kapıda durarak sağlar,
Kurbancı ise, kurbanın kesilip pişirilmesi ve diğer yemek işleriyle ilgilenir.

Geleneksel Alevîliğin en önemli unsurlarından biri de, oruç ibadetidir.
Muharrem orucu tutulur.
Bunun yanında Hızır, Hıdrellez ve Kırksekiz Perşembe oruçlarının da tutulduğu gözlenir.

Alevî/Bektaşî çevrelerde kurban ibadet ve geleneği de çok önemli bir yer tutar.

---
Yıldız, Harun. (2011), “Samsun Yöresi Alevîleri Gelenek ve Değişim,” Samsun Sempozyumu 13-16 Ekim Samsun, Bildiriler Kitabı, Cilt: 2, s. 283-293, Samsun 2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder