20 Şubat 2017 Pazartesi

Suç Sosyolojisi: Suç Mağduriyeti

Suç Mağduriyeti
Mağdur, herhangi bir konuda zarara veya haksızlığa uğramış, belirli kazanımlardan mahrum kalmış kişi demektir. Mağduriyet ise söz konusu eyleme bağlı olarak mağdurun içine düştüğü sosyal, ekonomik, hukuki ve/veya ruhsal zarar durumudur.

Bir mağduriyetin meydana gelebilmesi için dört unsurun varlığı gereklidir:
1) Olağan dışı bir olayın meydana gelmesi (suç, kaza ve doğal afet gibi),
2) Meydana gelen olay sonucunda bir zararın oluşması,
3) Zarar ile birlikte hak kaybına uğrayan insanların bulunması ve
4) Ortaya çıkan zararın kişiler üzerinde (mağdur) belli bir süre etkili olması

Mağdur bilimi kavramını ilk önce Amerikalı psikiyatrist Frederick Wertham kullanmıştır. Ancak mağdur çalışmalarını yaygınlaştıran ise Von Hentig’dir.

Her suçun muhakkak bir mağduru olması zorunlu değildir (rüşvet alış-verişi gibi).

Gizli Mağduriyet
Bazı suçlar bilinmez, gizli kalır. Böylece  “gizli mağduriyetler”, “karanlık sayılar”, bir başka ifadeyle “karanlık alan” ortaya çıkar. Bir ülkede işlenen suçların hepsini ifade etmek için “gerçek suçluluk” tabiri kullanılır.
Polisle ilişkileri iyi olmayan, ona güven duymayan toplumlarda ihbar oranı azdır.

Suç sonrası genelde bütün enerji, dikkat ve kaynaklar suçlu üzerine yoğunlaşmakta, mağdur adeta bir kenara itilmekte ve kendi sorunlarıyla baş başa bırakılmaktaydı. Batı’nın ileri ülkelerinde bu durum değişmiş ve mağdurlara yönelik birçok çalışma/uygulama yapılmıştır.

MAĞDURİYET NEDENLERİ
Mağduriyete yol açan suç eylemi kasten, ihmal veya bir istismar (kötüye kullanma) sonucu meydana gelmektedir.
Birey kaynaklı mağduriyetlerde failin kastı önemlidir.
Suç oluşturan eylem mağdur üzerinde fiziksel, ruhsal, sosyal ve ekonomik olmak üzere dört farklı etki oluşturmaktadır.
Sosyal mağduriyet, bir kişinin sosyal ilişkilerinin zarar görmesi, toplumda statü veya prestij kaybına uğraması sonucu meydana gelen mağduriyettir.

MAĞDUR PSİKOLOJİSİ
Suç sonrası mağdurda meydana gelen kısa süreli etkiler: Öfke, uyku veya dinlenme zorlukları, kafa karışıklığı, ne yapacağını bilmeme, depresyon, titreme, kusma girişimleri, kirlenmiş hissetme, mide bulantısı, çaresiz hissetme ve aşırı hassasiyet.

Suç mağduriyetini önleme temel felsefesi içerisinde hitap edilmesi gereken ana hedef kitle, genel olarak toplumun her kesimidir. Toplumun duyarlı ve bilinçli hale getirilmesi ile suçlar önlenebilir, böylece suç mağduriyetleri azaltılabilir.

Mağdura yardım hizmeti sunan kurumların hedefleri ile mağdurların beklentileri arasında uyum olması gerekir.

Türkiye’deki suç mağdurlarına yardım ve destek hizmetleri;
1. Devlet destekli hizmetler,
2. Özel sektör hizmetleri ve
3. Gönüllü hizmetler,

Devlet Destekli Hizmetler
Yasama organı olan TBMM, suç oluşturan eylemleri tanımlama, bunların karşılığında verilecek cezaları tespit etme, toplumsal ve küresel değişimlere, teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni bazı suçlar belirleme, bazı eylemleri suç olmaktan çıkarma, suç mağdurlarına sağlanacak yardım ve destek hizmetlerinin hukuki alt yapısını oluşturma noktasında hayati bir role sahiptir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı olarak hizmet veren Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ve Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü toplum hayatımız içerisinde önemli bir yer oluşturan ve potansiyel mağdur grupları olarak tanımlanan çocuk, kadın, yaşlı ve özürlülere yönelik çalışmalar yapmaktadır.

Özel Sektör Hizmetleri
Özel sektör tarafından sunulan hizmetlerin büyük bir kısmı ekonomik kazanç amacına dayalı olup ticari alanla ilgilidir.

Gönüllü Hizmetler
1. Devletten bağımsız olarak kurulurlar.
2. Devlet tarafından kontrol edilmezler.
3. Bazı yardım taleplerini kabul ederler (en azından bağımsız bir kaynaktan gelen yardımları).
4. Kazanç (ticari) amacı taşımazlar.

5. Hizmetleri karşılığında ücret talep etmezler.
---
Suç Sosyolojisi
Editör: Prof. Dr. Aytekin Geleri
Anadolu Üniversitesi Yayını, Yayın no: 2886
Ocak 2013, Eskişehir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder