Fahrettin Altun - Necip Fazıl Kısakürek'in Yakın Tarih Görüşü Hakkında Bazı
Değerlendimeler
Necip Fazıl, 19. yüzyılın "her şeyi bilen/müdahale
eden" entelektüel tipinin 20. yüzyıldaki temsilcisidir.
Necip Fazıl’ın yakın tarihe bakışı, doğrusal bir ilerleme
değil, manevi bir düşüş (dekadans) hikâyesidir.
Türklerin tarihsel başarısı İslâm’la buluşup bir
"ruh" kazanmalarına bağlıdır.
Düşüş Kanuni dönemindeki "kaba softalıkla" başlar,
Tanzimat'la (1839) hızlanır ve Cumhuriyet'le zirveye ulaşır.
"Kızıl Sultan" (istibdatçı) imgesini tersyüz
ederek bir "Ulu Hakan" (kurtarıcı/deha) portresi inşa eder. Bu
bakışın kaynağı bilimsel veriler değildir.
Son Padişah Vahdettin için de benzer bir tutum içinde girer.
Resmi tarihin "vatan haini" dediği figürü, "Büyük Vatan
Dostu" ve "Mazlum" olarak nitelendirerek en radikal kopuşu
gerçekleştirir.
İttihat ve Terakki’yi Batı kopyacılığını "şekavet"
(eşkıyalık) boyutuna taşıyan, vatanı uçuruma atan bir macera ocağı; Köy Enstitülerini
Anadolu çocuğunu ruhundan ayırmak için kurulmuş bir "komünizma
tezgahı" olarak yorumlar.
Necip Fazıl tarihsel ve nesnel koşulları (reel-politik,
ekonomik yapılar vb.) göz ardı eder; her şeyi padişahların veya liderlerin
"şahsi dindarlığına" veya "ihanetine" bağlar. Kemalizm’e karşı
sistemli bir teorik çerçeve yerine, isimler ve spekülasyonlar üzerinden bir
muhalefet yürütmüştür.
…
Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2.
Basım 2018
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder