Yalçın Küçük - 100 Soruda Planlama, Kalkınma ve Türkiye - Notlar
Gerçek Yayınları, 1971
I PLANLAMA VE KALKINMA: TANIMLAR
Soru 1: Planlama nedir?
Planlamayı var eden koşullar.
Planlamanın yapılabilmesi için iki temel şartın yerine
gelmesi gerek
İşin Toplumsallaşması (Sosyalizasyon): Üretimin devasa
ölçeklere ulaşması ve parçalar arası teknik bağlar.
Üretim Araçlarının Toplum Kontrolüne Geçmesi: Özel
mülkiyetin sona ermesi.
Bir tek merkez... on milyonlarca insan için gerekli ilkel
ham maddenin üçte iki ya da dörtte üçünün sunumunu bir plana göre örgütlerse...
artık açıkça ortaya çıkar ki, Üretimin sosyalizasyonu meydana gelmiştir.
Özel mülkiyet, "kullanım değeri" yerine
"değişim değeri" (kâr) için üretimi zorlar.
Mülkiyet dar gruplara değil, tüm ulusa ait olmalıdır.
Soru 2: İşin sosyalizasyonu planlama için gerçekte de gerekli koşul olmuş
mudur?
Üretimin kağıt üzerinde değil, fiilen toplumsallaşması
gerekmektedir.
Komünizmin örgütsel dayanağı üretim araçlarının
toplulaşmasında (konsantrasyon) ve işin sosyalizasyonunda yatar.
Tarım sektörü piyasa için üretim yaptığı sürece (küçük meta
ekonomisi), ekonominin genelinde planlama yapmak imkansızdır.
Soru 3: İşin sosyalizasyonundan önce plan yapılamaz mı?
Planlama matematiksel bir hesaplama oyunundan ziyade toplumsal
yapı ile doğrudan ilişkilidir.
Soru 4: İşin sosyalizasyonundan önce hiçbir biçimde «planlı» çaba
gösterilemez mi?
(SSCB’de) Planlamanın ilk yılları, hayatta kalma ve kriz
yönetimiyle geçmiştir.
Bu yöntem sadece Sovyetler Birliği'ne özgü değil, Çin
Devrimi sonrasında da benzer süreçlerin yaşandı.
Soru 5: Özel mülkiyet planlama ile bağdaşır mı?
Üretim araçlarının toplumsallaşması ne kadar artarsa artsın,
mülkiyet özel olduğu sürece "anarşi" kaçınılmazdır.
Kâr amacı ve rekabet, planlı bir ekonominin zıddıdır.
Özel mülkiyet olduğu sürece değişim için üretim ve
dolayısiyle de kâr motifine göre karar vermek kaçınılmazdır... Bütün bunlar
oldukça da planlama yoktur.
Soru 6: Planlama ile kalkınma arasında Siyamlı ikiz ilişkisi var mı?
Planlama kalkınmaya giden bir araç değil, kalkınmış olmanın
bir sonucudur.
Gelişmiş kapitalist ülkelerde sosyalist bir düzen
kurulduğunda, asıl mesele "kalkınmak" (sıfırdan inşa etmek) değil,
mevcut üretim kapasitesini anarşiden kurtarmaktır.
Sosyalizmin ileri aşamalarında planlama azalmaz, aksine en
yüksek noktasına ulaşır çünkü maddi koşullar artık tamamen insanın
kontrolündedir.
Soru 7: Kalkınma ile denge ilişkisi zamansız mıdır?
Kapitalist kalkınmanın asıl itici gücü dengesizlik ve
çatışmadır.
Endüstri Devrimi uyumlu bir büyüme ile değil, bir sektörün
diğerini zorladığı bir "yarış" ve "mücadele" ile
gerçekleşti.
Teknoloji üreticiyi belirli bir ölçekte üretim yapmaya zorladı.
Soru 8: Kalkınma nedir?
Kalkınma insanın özgürleşmesi ve doğa üzerindeki kontrolünün
artmasıdır.
Kalkınma, tek anlamı ile işgücünün veriminin artmasıdır ve
işgücünün veriminin artması hem kalkınmanın kendisidir ve hem de daha hızlı
kalkınmanın nedenidir.
İşgücü verimliliğinin artması, insanın hayvansal
ihtiyaçlarının ötesine geçmesini ve toplumun bir kısmının "artık-iş"
(başkaları için üretim) yapabilmesini sağlar. Bu durum uygarlığın temelidir.
Soru 9: Kalkınmanın ölçüsü nedir?
Kalkınmanın ölçüsü toplumun elindeki üretici güçlerin
toplamıdır.
Önemli olan burada, işgücünün verimlilik derecesidir... İşin
verimliliği arttıkça, işçinin ürüne çevirdiği üretim araçları kütlesi artar.
Makinayı kullanmanın kapitalist için kârlı olabilmesi ancak
bu koşulun sağlanmasına bağlıdır... Makina üretime ne kadar değer katıyorsa...
en az o kadar canlı işgücünün üretim sürecinden çıkarılması zorunludur.
Soru 10: Gelir ile kalkınma arasındaki ilişki nedir?
Bir faaliyetin piyasalaşması geliri artırırken, toplumsal
refahı aynı oranda artırmayabilir.
II BATI'DA PLANLAMA VE TEKNİKLER
Soru 11: Batı'da planlama fikrinin kaynağı nedir?
Batı'daki planlama düşüncesinin arkasında aşırı üretim
olgusu yatar. Olgun ekonomi, belirli bir gelişmenin sonunda, ürettiği malları
satma sorunu ile karşı karşıya gelir.
Soru 12: Batıdaki planlamanın üst yapısal kaynakları hangileridir?
Plan kavramı, 1929-1936 yılları arasında kapitalist dünya
büyük bir yıkım yaşarken, Sovyetler Birliği'nin planlı kalkınma ile büyük bir
sıçrama yapması sonucu itibar kazanmıştır. Bu başarı karşısında hiçbir burjuva
hükümeti plan fikrine açıkça karşı çıkamaz hale gelmiş; Hollanda, Fransa ve ABD
gibi ülkeler kendi "plancılık" anlayışlarını geliştirmişlerdir.
Soru 13: Hesaplama tekniklerinin gelişmesinin rolü ne olmuştur?
Elektronik hesap makineleri ve programlama yöntemlerindeki
(doğrusal programlama, girdi-çıktı teknikleri) gelişmeler, ekonomik
politikalara teknik bir bütünlük ve sözde bilimsellik kazandırmıştır.
Soru 14: Batı planlamasının içeriği nasıldır?
Batı planlaması, piyasa mekanizmasını ve kâr dürtüsünü
dokunulmaz sayarak bu mekanizmanın işleyişini kolaylaştıracak genel bir çerçeve
çizer.
Batı planlamasının temel özelliği piyasa mekanizmasını saklı
tutmaktır.
Soru 15: Piyasa anarşisinin veri alındığı planlama kapitalist düzene mi
özgüdür?
Gerçek sosyalist planlama piyasaya uymayı değil, piyasayı
planlı çabalara uydurmayı hedefler.
Soru 16: Kapitalist düzende piyasa anarşisinin bir kenara itildiği planlama
örnekleri yok mudur?
Savaş dönemleri, kapitalist ülkelerin piyasa mekanizmasını
devre dışı bırakıp doğrudan kontrol yöntemlerine geçtiği istisnai durumlardır.
Soru 17: Batı plancılığının şematiği nasıldır?
Batı plancılığı, birbiriyle çelişen varsayımlardan oluşan
burjuva iktisat kuramına dayanır. Bu şematik içinde en temel ayrım
"amaç-araç" ayrımıdır; amaçları politikacılar belirler, plancılar ise
bu amaçlara ulaşacak teknik araçları bulur.
Soru 18: Amaç-araç ayırımının ideolojik vargısı nedir?
Bu ayrım, hedeflerin (örneğin üretim artışı ile gelir
adaleti) birbiriyle çeliştiği yargısını doğurur ve böylece başarısızlıklar için
doğaya veya ekonomik yapıya suç atılarak iktidarın sorumluluğu örtbas edilir.
Soru 19: Araçlar tarafsız olabilir mi?
Araçlar asla tarafsız değildir; her politikanın doğrudan
yararlananları ve zarar görenleri vardır.
Soru 20: Amaç-araç şematiği içinde türk plancılarının serüveni ne olmuştur?
Ortaya çıktı ve göründü ki siyasal kuruluşlar amaçlardan
daha çok araçlarla ilgilidir. Her araç, egemen güçlerin bir kesimini rahatsız
eder.
…
Soru 22: Kapitalist ülkelerde araçlar özel olabilir mi?
Kapitalist mantık gereği araçlar genellikle genel kalmak
zorundadır (faiz, vergi vb.); çünkü özel kişilerin kendi yararlarını en iyi
gözeteceği varsayılır.
Soru 23: Batı plancılığının aşamaları nedir?
Batı plancılığı, ekonomiyi bir bütün olarak kapsayan model
eksikliği nedeniyle aşamalı bir yöntem izler: makro büyüklükler (gelir,
yatırım), kesimler arası tutarlılık ve son olarak yatırım projelerinin seçimi.
Soru 24: Model nedir?
Ekonominin işleyişini gösteren bir soyutlama ve makettir.
Soru 25: Batı büyüme (makro) modelciliğinin kaynağı nedir?
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ekonomik büyüme konusuna
ilginin yeniden doğmasının arkasında, az gelişmiş ülkelerin keşfi değil,
kapitalist sistemin kendi krizlerini (stagnation) aşma ve Sovyetlerin yüksek
kalkınma hızına yanıt verme ihtiyacı yatar.
Soru 26: Batı büyüme (kalkınma) modellerinin az gelişmiş ülkeler için
geçerliliği var mıdır?
İleri kapitalist ülkelerin tipik sorunları için
geliştirilmiş modeller az gelişmiş ülkelerin sanayileşme gerçekleriyle
bağdaşmaz.
Soru 27: Harrod'un «sorunu» nedir?
Harrod, kapitalist ekonomide doğal büyüme hızı (nüfus ve
teknik ilerleme) ile gerekli büyüme hızı (tasarruf ve yatırım dengesi)
arasındaki istikrarsızlığı sorunsallaştırmıştır.
Soru 28: Fel'dman modeli ile Harrod modelinin ilişkisi var mıdır?
Batı dünyası bu modeli Domar aracılığıyla tanımış ve
Harrod-Domar modeline indirgemeye çalışmıştır; ancak Fel'dman'da sermaye
katsayısı sabit değildir ve planlamanın görevi bu etkenliği artırmaktır.
Soru 29: Kalkınma sorunu nedir?
Özellikle geç kalkınan ülkeler için bu, üretim araçları ve
makine yapımını içeren ileri teknoloji komplekslerini kurma sorunudur.
Soru 30: Harrod modelinin kalkınma planlarında uygulanma olanağı var mıdır?
Bu model, kalkınma sürecinin toplumsal-siyasal ve teknolojik
boyutlarını göz ardı ettiği için sınırlıdır.
Soru 31: Harrod'un sorununa batı dünyasında getirilen çözümler nelerdir?
Batılı iktisatçılar (Keynesçiler ve Neo-klasikler), gelir
bölüşümünün veya sermaye-üretim oranının değişebileceğini varsayarak sistemin
dengelenebileceğini savunmuşlardır.
Soru 32: Kesimler arası planlar nasıl yapılmaktadır?
Girdi-çıktı tablolarının oldukça basit bir mantığı vardır.
Temelinde, her üretim kolunun diğer üretim kollarından belli miktarlarda ham
veya yarı işlenmiş madde aldığı... düşüncesi yatar.
Soru 33: Mal dengeleri yöntemi nedir?
Sovyet plancılığında kullanılan bu yöntem, her stratejik mal
için üretim ve tüketim normlarına dayalı fiziksel tablolar hazırlamaktır.
Soru 34: Sermaye-üretim oranının kesim programlarında yeri nedir?
Bu katsayı (yatırımın üretime veya gelire oranı), kesimler
arası yatırımların dağılımında belirleyici bir araç olarak kullanılır. Ancak
geliri fetişleştirerek yatırımları sadece düşük katsayılı alanlara (tarım vb.) yöneltmek
gerçek bir kalkınmadan vazgeçmek anlamına gelebilir.
Soru 35: Marx sermaye katsayısı konusunda ne der?
Marx'a göre, teknolojinin gelişmesi ve üretimin sosyalize
olmasıyla birim üretim başına düşen sabit sermaye değeri düşme eğilimi
gösterir. Bu, toplumsal iş bölümünün ve kolektif emeğin yarattığı bir
tasarruftur.
Soru 36: Burjuva iktisatçıları sermaye katsayısı konusunda ne düşünürler?
Burjuva iktisatçıları katsayının sabit olduğunu, sürekli
düştüğünü veya kalkınmanın belli aşamalarında yükselip sonra düştüğünü (U
eğrisi) savunurlar.
Soru 37: Programlarda proje seçiminin temel sorunları nelerdir?
Burjuva plancılığında projeler arasında seçim yapmak zordur
çünkü "karma ekonomi" gereği özel projeler denetlenemez ve kamu
kesiminde yeterli nitelikte proje üretilemez.
Soru 38: Sermaye katsayısının proje seçiminde yeri nedir?
Sermayenin kıt olduğu ülkelerde sermaye başına en çok ürün
veren projeleri seçmek mantıklı görünse de, bu durum sanayileşmek yerine
sürekli tarım ve hafif sanayiye ağırlık verilmesi gibi kalkınma karşıtı
sonuçlar doğurur.
Soru 39: Kârlılık oranının proje seçiminde kullanım yeri nedir?
Burjuva iktisadı, kârlılık yerine "sosyal marjinal
verimlilik" ilkesini önerir; burada vergiler, işgücü maliyeti (gölge
ücret) ve döviz kuru üzerinde düzeltmeler yapılır.
Soru 40: Kaynakların etken kullanımı bir amaç mıdır?
Burjuva iktisadının "etkenlik" (efficiency)
mantığı, eldeki kaynaklarla bir an için en yüksek ürünü almayı hedeflerken,
yarınki kaynakları artıracak olan işgücü verimliliğini ihmal eder.
Soru 41: Yeniden yatırım ölçütü ne getirmektedir?
Bu ölçüt, yaratılan artık değerin yeniden yatırıma giden
payını ön plana çıkarır ve ileri teknoloji seçimini teşvik eder. Kalkınmanın
motoru olan işgücü verimliliğini artırmayı hedefler.
Soru 42: Sovyet kalkınmasında nasıl bir ölçüt geliştirildi?
Sovyet plancılığında kullanılan temel ölçüt "ödeme
süresi" (srok okupaemosti) kavramıdır. Bu ölçüt, ek yatırımın işletme
sürecinde ne kadarlık bir yıllık tasarruf (işgücü tasarrufu) sağlayacağını
hesaplar.
III SOVYET KALKINMA VE PLANLAMASI
Soru 43: Sovyet deneyinin anlamı nedir?
Sovyet kalkınması, sadece teknik bir başarı değil, bir sınıf
sorunu olarak tanımlanmaktadır. Sovyet iktidarının korunması, kendi sanayisinin
kurulmasına ve iş gücü verimliliğinin kapitalist düzeyin üzerine çıkarılmasına
bağlanmıştır.
Soru 44: «Savaş Komünizmi» zorunlu mu idi?
Savaş komünizmi, üretici güçlerin gelişim düzeyinden
kaynaklanan bir zorunluluktan ziyade, iç savaş, dış saldırılar ve sabotajlar
karşısında ortaya çıkan tarihsel bir gereklilik olarak açıklanmaktadır.
Soru 45: NEP bir gerileme midir?
Yeni Ekonomi Politikası (NEP), bazı çevrelerce sosyalizmden
geri adım olarak görülse de yazar bunu, ekonominin yıkıntıdan kurtarılması ve
ileri bir atılım için toplanma dönemi olarak nitelendirir.
Soru 46: GOELRO Planının yeri neresidir?
1920 yılında hazırlanan bu elektriklenme planı, aslında
kapsamlı bir kalkınma planı niteliğindedir. Lenin'in büyük önem verdiği bu
plan, Sovyet liderliği arasındaki ilk görüş ayrılıklarının da zeminini
oluşturmuştur.
Soru 47: Makas Bunalımı neler getirmiştir?
Sanayi ürünleri fiyatlarının tarım ürünlerine göre çok daha
hızlı artmasıyla oluşan bu kriz, "ilkel sosyalist birikim"
tartışmalarını başlatmıştır. Tartışmalar sonunda sanayi malları fiyatlarının
düşürülmesine ve verimliliğin artırılmasına karar verilmiştir.
Soru 48: Planlamada «Groman-Bazarov yıkıcılığı» nedir?
Groman ve Bazarov gibi uzmanlar, ekonominin 1913 düzeyine
(dengeye) yaklaştıkça büyüme hızının zorunlu olarak düşeceğini savunmuşlardır.
Bu görüş, tarımı planlamanın temeli olarak alan "jenetik" planlama
anlayışını temsil eder.
Soru 49: Komisaryalar ne derler?
Tarım ve Maliye bakanlıkları (komisaryaları), ağır sanayiye
öncelik verilmesine karşı çıkarak kaynakların tarıma ve hafif sanayiye
aktarılmasını savunmuşlardır. Bu çatışma, planlama ilkelerinin tam egemenliği
için bu kurumların "temizlenmesi" ile sonuçlanmıştır.
Soru 50: Plan taslakları bu açıdan nasıl gelişti?
Planlama sürecinde menşevik ve narodnik etkiler azaldıkça,
hazırlanan taslaklardaki sanayi artış hızları yükselmiş ve azalan hız
eğilimleri ortadan kalkmıştır. İlk beş yıllık plan dört yılda başarıyla
tamamlanmıştır.
Soru 51: Planlamada işgücü sorunu nasıl ortaya çıktı?
Batılı gözlemcilerin "gizli işsizlik" iddialarının
aksine, Sovyetler 1930'da işçi sıkıntısı ile karşılaşmıştır. Bu durum, üretimin
hızla mekanize edilmesini zorunlu kılmıştır.
Soru 52: Endüstrileşme süreci ile birlikte işgücünün yapısında ne gibi
değişiklikler olmuştur?
Mekanizasyonla birlikte kadın işgücü yaygınlaşmış ve köylü
kökenli işçilerin oranı artmıştır. Bu dönemde işçilerin sık sık iş yeri
değiştirmesi (seçme özgürlüğü) verimliliği zorlayan bir sorun olmuştur.
Soru 53: Dış ticaretin kalkınma süreci içinde yeri nedir?
Kalkınma süreci içindeki bir ülkede ve kalkınmanın
başlangıcında, dış ticaretin rolü makine sağlamaktır.
Makine, makine üretmek için ithal ediliyorsa, anlamlıdır.
Soru 54: İhracatın rolü nedir?
İthalâtın temel işlevi makine getirmek olunca, ihracatın
temel işlevi de ithalât kapasitesi yaratmak olarak ortaya çıkar.
Soru 55: Tarım cephesinde neler olmaktadır?
Toprak reformu sonrası toprakların tekrar parçalanması,
"Kulak" denilen zengin köylülerin güçlenmesine yol açmış ve tarım,
sanayileşmenin önünde bir dar boğaz haline gelmiştir.
Soru 56: Kollektifleştirme nasıl gelişti?
Stalin, tahıl krizini aşmak ve sanayiye kaynak/işgücü
sağlamak için kollektifleştirme hamlesini başlatmıştır. Bu, bireysel köylü
ekonomisinden büyük ölçekli mekanize işletmelere geçişi hedeflemiştir.
Soru 57: Sovyet planlı kalkınmasının başarı göstergeleri nelerdir?
1913 yılında Rusya'daki endüstriyel üretim, Birleşik
Devletlerin endüstriyel üretiminin yüzde onüçü idi. 1913 yılında kişi başına
demirli metal üretim, Birleşik Devletlerdekinin onda biri ile onikide biri
arasında değişmekteydi. Kömür çıkarımı yirmibeşte bir, petrol altıda bir,
elektrik ondokuzda bir idi. 1960'ların başında ise endüstri üretimi, Amerikan
endüstri üretiminin yüzde altmış üçüne ulaşmıştır. Sanayi üretiminde şimdi
Avrupa'da birinci, Amerika Birleşik Devletlerinden sonra dünyada ikincidir. Tek
başına dünya sanayi üretiminin beşte birini sağlamaktadır, ve bu beşte bir,
Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Kanada, Japonya, Belçika ve Hollanda'nın
toplam sanayi üretiminden büyüktür.
Soru 58: Mekanizasyon cephesinde başarı düzeyi ne olmuştur?
İşgücü verimliliğini artırmanın olanağı makina kullanarak
sağlanır. Genel olarak makina kullanımı ölçüsünü mekanizasyon düzeyi belirler.
Bu bakımdan mekanizasyonda gösterilen başarıya bakmak, bir ülkede gösterilen
kalkınma düzeyini anlamanın ilk koşuludur.
Soru 59: Mekanizasyon düzeyi tam bir gösterge midir?
Mekanizasyon sadece makina kullanımını göstermektedir. Mekanizasyon
düzeyi artsa da yardımcı süreçlerdeki eksiklikler verimliliği Amerikan
düzeyinin altında tutmuştur.
Soru 60: Makinanın dağılımı nasıl idi?
Başlangıçta mevcut kapasite ve ithal makinelerle
yetinilirken, üçüncü plandan itibaren "en ileri makine" kullanımı
hedeflenmiş ve uzmanlaşmış üretim artmıştır.
Soru 61: Sovyet plancılığında slogan atmanın önemi nedir?
Sloganlar, kitleleri belirli hedeflere yönlendiren etik
araçlardır. "Teknoloji her şeyi çözer" sloganı zamanla yerini "Kadrolar
her şeyi çözer" sloganına bırakmıştır.
Soru 62: Plancılıkta akçalı özendiricilerin yeri nedir?
Planların aşılması için parça başı ödeme ve sosyalist yarış
gibi yöntemler kullanılmıştır. 1930'ların sonunda ortaya çıkan Stahanov
hareketi, teknoloji ile emeği birleştirerek verimlilik normlarını altüst
etmiştir.
Soru 63: Bölüşüm sorunu nasıl biçimlenmiştir?
Marx'ın "Gotha Programının Eleştirisi"ndeki
ilkeler izlenmiştir. Komünizmin ilk aşamasında bölüşüm, herkesin topluma
verdiği emek miktarına göre yapılmaktadır.
Soru 64: Sovyet plancılığında niteliksel amaçların yeri nedir?
Sovyet planlamasının niteliği ihmal ettiği iddiası
reddedilmektedir; iş gücü verimliliği en önemli niteliksel gösterge olarak
kabul edilmiştir.
Soru 65: Sermaye kullanımında başarı göstergesi nedir?
Sovyetler, vardiya sayısını artırarak sermaye araçlarını
kapitalist ülkelere göre çok daha yoğun ve israfsız kullanmışlardır.
Soru 66: Planlamada fiyatların rolü nedir?
Fiyatlar planlamada sadece yardımcı ve kontrol edici bir
araçtır.
Soru 67: Planlamada kararı kim verir?
Temel kararlar (hız, yön, verim) siyasal örgüt (Parti)
tarafından verilir; plancıların görevi bu kararları teknik dengelerle hayata
geçirmektir.
IV TÜRKİYE'DE PLANLI KALKINMA
Soru 68: Cumhuriyetin ekonomik yapısını anlamada birinci yanlış nedir?
Cumhuriyetin ekonomik yapısını kavramadaki temel hata,
devletin niteliğini ve tarihsel sürekliliğini göz ardı etmektir. Türkiye'de
devletin geçmişten kopuk, benzersiz bir yapısı olduğu iddiası yanlıştır; çünkü
"Cumhuriyet düzeni... kendi geçmişinden kopuk olarak düşünülemez."
Soru 69: Türkiye ekonomisini anlamada ikinci önemli yanlış nedir?
İkinci büyük hata, Türkiye düzenini teknolojiden
soyutlamaktır. Teknoloji, üretim güçlerinin bir parçası olarak üretim
ilişkilerini belirler ve ekonominin sorunlarını şekillendirir. Özellikle
kalkınmada geç kalmış ülkeler için ileri teknoloji kullanımı, hızlı kalkınma
zorunluluğunu da beraberinde getirir. Bu bağlamda devletçilik, "belirli
bir sınıfsal yapının ileriye atılış aracıdır."
Soru 70: Tarihi kimler metalaştırdı?
Sınıflı toplumlarda tarih, tıpkı işgücü gibi metalaşır ve
burjuvazi tarafından kendi çıkarları doğrultusunda çarpıtılır. Türkiye'de bu
işlev "Kadro" dergisi çevresindekilerce üstlenilmiş; devletin
"sınıflar üstü" olduğu ve bir "sınıf harmonisi" bulunduğu
iddia edilmiştir. Oysa bu dönemde, "Türkiye'nin ilk büyük kapitalistleri,
kuşkusuz, devletçilik döneminin birincil ürünleridir."
Soru 71: Cumhuriyetin ekonomik yapısı hangi dönemlerde incelenebilir?
Türkiye'nin ekonomik gelişimi dört ana döneme ayrılır:
1932'ye kadar olan liberal dönem, 1946'ya kadar süren yoğun devlet müdahalesi
dönemi, 1960'a kadar olan dışa açılma dönemi ve 1960 sonrası planlı dönem. 1960
sonrası dönem, "yüzeyde daha önceki politikaya tepki; temelde devam"
olarak nitelenir.
Soru 72: 1923-1932 döneminin ana çizgileri nelerdir?
Bu dönem, devlet desteğiyle kapitalistleşme sürecini
hızlandırma çabasıyla karakterize edilir. 1927 Sanayii Teşvik Kanunu ile özel
girişimlere geniş vergi muafiyetleri, ücretsiz arazi ve kâr garantileri
sağlanmıştır. Hükümetin temel politikası, yatırımlarını altyapı ile sınırlayıp
"özel girişimleri canlandırmak olmuştur."
Soru 73: Devletçiliğe geçiş nasıl oldu ve nasıl gelişti?
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkileri, yabancı
sermayenin gelmemesi ve Sanayii Teşvik Kanunu'nun yetersiz kalması devletçiliğe
geçişi zorunlu kılmıştır. 1940'ta çıkarılan Milli Korunma Kanunu, hükümete özel
üretime müdahale etme ve çalışma saatlerini artırma gibi geniş yetkiler
vermiştir. Bu kanun, "özelci ekonomik düzenin tek egemeni" olmuştur.
Soru 74: İlk planların amacı ne idi?
1930'lardaki sanayi planları, bugünkü anlamda bütüncül
planlar olmayıp bölge dengesini ve yerli hammadde kullanımını amaçlayan fabrika
listeleridir. İkinci planın birinci plandan en önemli farkı, Sovyet
işbirliğinin yerini İngiliz teknik yardımının almasıdır. Bu değişim, Türkiye'nin
dış politikasındaki dönüşün ilk habercisidir.
Soru 75: Devletçilik ne getirmiştir?
Devletçilik dönemi üretim, gelir ve kapitalistleşme
açısından bir ilerleme dönemidir. Sanayi üretimi 1938'de 1929'a göre %80
artmıştır. Ancak bu dönemde bile tüketim mallarında tam kendi kendine
yeterlilik sağlanamamıştır.
Soru 76: Kapitalist dünyaya açılış ne zaman başladı ve nasıl gelişti?
1946 sonrası, özel inisiyatifin desteklendiği ve dış yardıma
(Marshall yardımı vb.) dayalı bir döneme girilmiştir. Dünya Bankası raporları
doğrultusunda sanayi yerine tarıma ağırlık verilmiştir. 1956-1964 döneminde dış
ticaret hadlerinin aleyhe dönmesi sonucu Türkiye yaklaşık "1 milyara yakın
doları kaybetmiş, zengin kapitalist ülkelere hediye etmiştir."
Soru 77: İç ticaret hadlerinin gelişimi nasıl olmuştur?
İç ticaret hadleri, özellikle 1929 bunalımından sonra
tarımcılar lehine bir eğilim göstermiştir.
Soru 78: Tarımdaki fiyat artışlarından kim yararlanır?
Yüksek buğday fiyatı politikasından küçük köylü değil,
piyasaya ürün sunabilen "toprak ağaları" yararlanmaktadır. Bu durum
sanayileşme ile çelişmektedir çünkü yüksek buğday fiyatı ücretleri artırarak
kâr oranlarını düşürür ve birikimi tarım dışı alandan "gösteriş tüketimi
eğilimleri yüksek toprak ağalarına" aktarır.
Soru 79: Vergi yapısı nasıldır?
Türkiye'de vergi oranları düşük, adaletsiz ve dolaylı
vergilere dayalıdır. Tarım gelirleri neredeyse hiç vergilendirilmemekte; gelir
vergisinde ise yük ücretli ve maaşlılar üzerindedir. Vergi reform komisyonları
ise "büyük vergi yükümlülerine yeni tavizler sağlamak arzusu ile"
hareket etmektedir.
Soru 80: Planlama nasıl doğdu ve hangi teknik düzeyde hazırlandı?
1960 sonrası, önceki dönemin başarısızlığını "bilim ve
hesap" eksikliğine bağlayan bir anlayışla planlama kaçınılmaz olmuştur. J.
Tinbergen'in "aşamalı planlama metodolojisi" uygulanarak Birinci Beş
Yıllık Plan hazırlanmıştır.
Soru 81: Planın amaç ve araçları nelerdi?
Temel amaç ulusal geliri artırmaktır; istihdam ve sosyal
adalet ise bu amaca bağlı ikincil unsurlar olarak görülmüştür. Birikim artışını
sağlama görevi esas olarak kamu kesimine verilmiştir.
Soru 82: Makro ölçekte uygulama neler getirmiştir?
Uygulamada kamu kesimi hedeflerin gerisinde kalırken, özel
kesim daha başarılı olmuştur. İlk plancıların başarısızlığı, "salt
hesaplamanın hiçbir işe yaramadığını gösteren çok değerli bir örnektir."
Soru 83: Sektörel çalışmalar nasıl gelişti?
Sektör programları; Input-Output tablosu, uzman raporları ve
özel ihtisas komisyonlarının çalışmalarıyla hazırlanmıştır. Ancak bu çalışmalar
arasında yeterli eşgüdüm sağlanamamıştır.
Soru 84: Kesim programlarının genel yapısı nasıldır?
Sektörel yatırımlar teknik hesaplardan ziyade, planlama
teşkilatı ile kuruluşlar arasındaki "çetin pazarlık" sonucu
belirlenmiştir.
Soru 85: Birinci planın sektör programı tutarlı mıdır?
Plancılar teknik modeller yerine kendi sezgilerine
güvenmişlerdir. Bu durum, sanayi ve tarım artış hızları arasında
tutarsızlıklara yol açmıştır.
Soru 86: Sektör programları ne getirmiştir?
Türkiye'de planlama adı altında aslında bir "ekonomi
politikası kuramı uygulamasına" girişilmiştir. Ancak planlı dönemdeki
büyüme, Türkiye ekonomisinin normal eğiliminin (yaklaşık %5) üzerine ciddi bir
katkı sağlamamıştır.
Soru 87: Birinci ve ikinci plan arasındaki en önemli ayrılık nedir?
Birinci plan düzeni iyileştirmeye çalışırken, ikinci plan
statükoyu koruyan bir sarı plandır. İkinci plan, gerekli reformları (toprak,
vergi vb.) yapmadan %7 büyüme vaat ederek rakamlarla oynamaktadır.
Soru 88: Planda zengin nasıl yaratılır?
İkinci planla birlikte "planlı zengin yaratma
düzeni" yasalarla (933 sayılı yasa) kurulmuştur. Kamu kaynakları,
teşvikler ve muafiyetler aracılığıyla özel girişimcilere aktarılmaktadır.
Soru 89: İkinci planın kalkınma için gördüğü engeller nelerdir?
Plan; tasarruf, dış ticaret ve kurumsal yapıdaki güçlükleri
engel olarak sunar. Ancak bunlar teknik değil, "iktidara sahip egemen
güçlerin çelişkisinden" kaynaklanan siyasal sorunlardır.
Soru 90: Kalkınma için dış ticaret bir engel midir?
Dış ticaret gerçek bir engel değildir; asıl çözüm
sanayileşmedir.
Soru 91: İkinci planda amaçlar ve önerilen araçlar nelerdir?
Plan, gerçekçi olmayan özel birikim ve vergi tahminlerine
dayanmaktadır. Birikim açığının en az 20 milyar TL olacağı öngörülmektedir.
Soru 92: Plansız düzen, akılcı düzene kalkınma «rezervi» bırakır mı?
Türk ekonomisinde ulaşım ve imalat gibi sektörlerde önemli
bir "atıl kapasite" (kalkınma rezervi) bulunmaktadır.
Soru 93: İkinci planda kesimler nasıl programlanmıştır?
İkinci planda sanayi ve tarım hedefleri arasında çelişkiler
vardır; sanayiye ayrılan yatırım yetersiz, tarıma ayrılan ise fazladır.
Soru 94: 1970'lerin başında Türkiye ekonomisinin durumu nasıl
görünmektedir?
Sanayi, üretim araçları üretimine geçmek zorundadır ve bir
"satış bunalımı" ile karşı karşıyadır. Tahvil çıkarımı gibi sermaye piyasası
hareketleri hızlanmıştır.
Soru 95: Tarım cephesinde paralel gelişmeler var mıdır?
Tarım, kredi ve fiyat desteği bakımından eski önemini (has
evlat özelliğini) yitirmektedir. Tarımda teknoloji kullanımı bir "yaşama
çabası" olarak artmaktadır.
Soru 96: Kapitalist ekonomilerin bunalımları Türkiye ekonomisini
etkilemekte midir?
Türkiye, dış ticaret yoluyla kapitalist dünyadaki
bunalımları ithal etmektedir. 1930, 1950 ve 1960'taki büyük siyasal
değişimlerin hepsinin birer ekonomik bunalım dönemine rastlaması tesadüf
değildir.
Soru 97: 1970lerin başında ultra-emperyalizmden söz edilebilir mi?
Kautsky'nin "ültra-emperyalizm" tezi yanlıştır;
kapitalizmin "eşit olmayan gelişme kanunu" uyarınca emperyalist
güçler arası çelişkiler devam etmektedir.
Soru 98: Ortak Pazar nereye oturmaktadır?
Ortak Pazar, Avrupa'nın Amerika'ya karşı bir tepkisi ve
bölge ölçeğinde bir koruyuculuk denemesidir.
Soru 99: Ortak Pazar Türkiye'ye ne getirir?
Ortak Pazara giriş, Türkiye'nin sanayileşmeden ve
planlamadan veda etmesi demektir. Türkiye sanayisi daha sığ bir montaj sanayiine
dönüşecektir.
Soru 100: Gelişen teknoloji karşısında kalkınma ve planlama hangi
özellikleri gösterir?
Hızlı kalkınma için dış ticaretin kamulaştırılması ve
sanayileşmenin toplumsal yolla (kamu eliyle) yürütülmesi kaçınılmazdır. Gerçek
planlama, "makina yapımı sanayiini temel alan planlamadır."
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder