11 Haziran 2016 Cumartesi

Zygmunt Bauman - Modernite ve Holokaust

Zygmunt Bauman - Modernite ve Holokaust
 
(Soykırımı) Yahudi devleti, siyasi meşruiyetinin sertifikası, yapacağı haksızlıklar için bir ön avans olarak kullanmaya çalıştı. (s. 13)

Suçun Almanlığına odaklanma girişimi aynı zamanda diğer herkesi, her şeyi aklama çabasıdır. (s. 17)

1.Bölüm, Holokaust araştırmalarının getirdiği bazı yayınlara karşı sosyolojik tepkilerin araştırmasıdır. (s. 19)

2. ve 3. Bölümlerde, modernizasyonun yeni koşullarında sınır çizme eğilimlerinin yarattığı gerginlikler, halklar arası karşıtlıkların ırkçı biçiminin çıkışı ve ırkçılıkla soykırım projelerinin birlikteliği incelendi.
4. Bölüm,  modern bir fenomen olarak Holokaust.
Holokaust’un bürokrasiyi otorite biçimiyle yakın bağlantısı 6.bölümün konusudur.

Olağandışı bir durum karşısında bireyin özverili mi yoksa korkakça mı davranacağını belirlemenin olanaksızlığı... (s. 31)

Benim önerim, Holokaust’a, modern toplumun gizli tehlikelerinin ender, fakat önemli ve güvenilir bir testi gibi yaklaşılmasıdır. (s. 38)

Holokaust, modernliğin bir hatası, başarısızlığı değil, bir ürünüdür.

Holokaust, modernlik evinin meşru bir sakiniydi. (s. 46)

MODERNLİK, IRKÇILIK, İMHA I
Antisemitizm soykırım için bir neden olarak kabul edilebilir. Bauman bu bölümün başında soykırıma giden yolda antisemitizmin etkisini inceliyor.

Yahudilerin ancak Çingenelerle paylaşacağı vatansızlığı. (s. 68)

Kavramsal Yahudi tarihsel açıdan, Batı dünyasının evrensel ‘yapışkan’ı olarak yorumlanıyor. (s. 75)

Leo Pinsker; ‘Yahudi, yaşayanlar için bir ölüdür; yerli halk için bir yabancı, yoksullar için bir milyonerdir; yurtseverler içinse bir vatansızdır.’ (s. 76)

Modernliğin Avrupa Yahudileri üzerindeki ilk etkisi, anti modernist direnişin ilk hedefi olarak seçilmeleriydi. (s. 84)

Yahudi, ilerleyen kapitalizm ve yayılan kentsel metropollerde nefret edilen her şeyin örneğiydi.
Marx ‘Yahudi ruhu’
Kapitalizm ve Yahudilik aynı yazgıyı paylaşır. Birlikte zafer kazandılar, birlikte yok olacaklar.
Yahudi ulusu, sahip olduğu çürütücü ve ayrıştırıcı amaçlarıyla tüm diğer uluslardan bariz bir şekilde ayrılır. Bir zamanlar var olmuş, içine atılan her şeyi taşa döndüren havuzlar gibi, Yahudiler de ta başından günümüze varıncaya dek, manevi etkinliklerinin yörüngesine girmiş her şeyi soyut bir genelliliğe dönüştürmüşlerdir. (s. 93)
‘Yahudi, gerçekte, yaşadığı ülkeye ait değildir.’
‘insanın niteliği, davranışlarını daha başından belirler.’ (s.102)

MODERNLİK, IRKÇILIK, İMHA II
Hitler, Yahudilerden, basiller, çürütücü mikroplar ya da haşarat diye söz ederdi. (s. 116)

‘Giderilmesi İmkansız kişilik ancak yok edilebilir.’ (s. 119)

Antisemitizm modern bir fenomen olarak görülmelidir.
Kristallnacht: rezalet
Irkçılık önce bir siyaset, sonra bir ideolojidir. Tüm siyasetler gibi örgüt, yöneticiler ve uzmanlar gerektirir.

HOLOKAUST’UN BENZERSİZLİĞİ VE NORMALLİĞİ
‘Onlar zamanlarının en iyi eğitimli insanlarıydı. Ne zaman Auschwitz sonrası Batı uygarlığının anlamını düşünmeye kalksak sorunun en kritik noktası budur.’ (s. 133)

1941 yılında Holokaust’u olanaklı kılan bir şey varsa bunun o günden bu yana elimine edildiğinden emin olamayız. (s. 136)

Modern soykırım, kusursuz toplum taslağına uygun bir toplumsal düzeni sağlamaya çalışmak anlamına gelen sosyal mühendisliğin bir öğesidir. (s.143)

Modern soykırım, modern kültür gibi, genelde bir bahçıvanlık işidir. Bahçe olan her yerde yabani otlar olacaktır ve yabani otlar yok edilmelidir. (s.145)

Düşünmenin niteliği mantıklılaştıkça yok edilenlerin niceliği artmaktadır. (s.151)

Teknik sorumluluk ahlaksal sorumluluktan, eylemin, kendisi dışında başka bir şeyin aracı olduğunu unutmasıyla farklıdır. (s. 156)

Not: insandışılaştırma (s.158)
Ahlaksal önermelerin konusunu ancak insanlar oluşturabilir.

SONUÇLAR
Geleneksel otoritenin yokluğunda halkı aşırılardan koruyabilecek tek şey olan kuvvetler ayrılığı ancak siyasi demokrasiyle sağlanabilir. (s. 169)

KURBANLARI İŞBİRLİĞİNE TEŞVİK ETMEK
Nazilerin yaratmak istediği şey tam entfernunglardan biri, yani Yahudilerin Alman ırkının yaşam alanından tamamen uzaklaştırılmasıydı. (s. 180)

Almanlar Yahudileri aşamalı olarak sınır dışı etmede çok başarılıydılar, çünkü geride kalanlar böylece, çoğu kurtarmak için azı kurban etmenin gerekli olduğu mantığını yürüteceklerdi. Bu psikolojinin işleme tarzı Gestapo’ya, altı Yahudi kategorisinin sınır dışı etme ‘anlaşma’sına varan Viyana Yahudi toplumunda gözlenebilir. Aynı şekilde, Varşova gettosu Yahudileri, Almanlar yüz binlerce değil de altmış bin tane Yahudiyi sınır dışı edecekleri için, Almanlarla işbirliğinden yana ve direnişe karşı tavır takınmışlardı. Bölme fenomeni. (s. 200)

İTAAT ETİĞİ (MILGRAM’I OKUMAK)
Holokaust’la ilgili haberler ve onun failleri hakkında öğrendiğimiz en korkunç şey ‘bunun’ bize de yapılabileceği değil, bunu bizim de yapabileceğimiz düşüncesidir. (s. 224)

Toplumsal Uzaklığın Bir İşlevi Olarak İnsanlıkdışılık
Kurbandan fiziksel ve psikolojik uzaklık arttıkça zalimleşmek daha kolay hale geliyordu. (s. 228)

Kendi Edimiyle Suç Ortağı Olmak
Bir kez bataklığa düşmüş herkes, kendini kurtarmanın çok zor olduğunu bilir. (s. 231)

Kendini karalamadan temizlenilmez. Pisliği örtmek içinse sonsuza dek pisliğin içinde ilerlemek gerekir. (s. 233)

Hiçbir şey insanları birbirine, yapması suç olan bir eylemin ortak sorumluluğundan daha güçlü bağlayamaz.
Gücün Çoğulluğu ve Vicdanın Gücü
Ahlaksal yönden normal insanların ahlaksal yönden anormal etkinliklere katılmasına karşı en iyi koruyucu ilaç çoğulculuktur. (s. 241)

SOSYOLOJİK BİR AHLAK KURAMINA DOĞRU
Ahlakdışı davranışın toplumca üretimi. (s. 247)

Holokaust tarihi, modern devletin ‘mene tekel’i gibi durmaktadır. (s. 268)

Ian Kershaw’ın vardığı sonuca göre; Nazilerin en başarılı olduğu konu Yahudilerin insandışılaştırılmasıydı. Yahudi toplumsal yaşamın dışına sürüldükçe propagandanın yakıştırdığı klişe tipe daha çok uyuyor gibiydi. (s. 274)

(Sorumluluk) İnsanlar arası uzaklık arttıkça ötekine duyulan sorumluluk azalır. (s. 279)

Uzaklardaki insanları karmaşık silahlarla öldürmüşseniz asla yanlış yolda değilsinizdir. Eylemlerin pratik sonuçları görülmezse ahlaksal bir çelişkinin ortaya çıkma olasılığı yoktur. (s. 280)

SONRADAN AKILSALLIK VE UTANÇ
Nazi yapımı dünyada akıl, ahlakın düşmanıydı. (s. 292)

Kötülük teknolojisinin işlemez hale geleceği sihirli bir direniş eşiği var mıdır acaba? (s. 296)

Ahlakın Toplumsal Manüpilasyonu: Ahlaklaştırıcı Etkenler, Adiaforize Edici Eylem
Zalimliğin en zalim yanı, kurbanlarını yok etmeden önce insanlıktan çıkarmasıdır. (s. 297)

Eğer zafer kazansalardı bugün duruşmaya getirilenlerin herhangi biri vicdan azabı duyacak mıydı? (s. 300)

Sorumluluğun ardından gelen, ahlaksal davranıştır.
Tanrı tahttan indirilmişti ama taht hala yerinde duruyordu. (s. 310)

Dünya insanoğlunun bahçesine dönmüştü.

(Amalfi ödülü konuşması)
HATIRLAMA SORUMLULUĞU – AMA NEYİ?
SONSÖZ
Amaçladığım şey Holokaust’u açıklamak değil, moderniteyi daha iyi anlatmaktı. (s. 315)

Modernizm: mantık - katliam

Romantizm: tutku – cinayet

Korkmak, sürekli kendini düşünmektir, olayların gidişatını nesnel bir şekilde görememektir. (s. 330)

Holokaust’un en tehlikeli mirası, günümüz faillerinin, dünün acılarının öcünü aldıkları ve yarının acılarını önledikleri inancıyla, başka bir deyişle, etiğin onlardan yana olduğu kanaatiyle davranıp yeni acılara yol açarak, bunun aynısını yapma fırsatını dört gözle bekleyen yeni kurban kuşakları yaratmaları olasılığıdır. (s. 336)

Sadece Almanlar değil, Yahudi olmayan herkes Yahudilerden nefret eder. Yahudilerin birliği ve dayanışması bu nedenle gereklidir. Ayrıca bu nedenle, Yahudi karşıtı nefret hakkında daha çok sayıda kitap gereklidir ve bunlar ne kadar basit ve yüzeysel olursa o kadar iyidir. (s. 344)

---
Modernity and the Holocaust
Türkçeleştiren: Süha Sertabiboğlu
Alfa Yayınları

1. Basım: Mayıs 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder