Yavuz Arat - Geleneksel Türk Evi
İç Mekân Donatılarının Antropometrik Verilere Dayalı Analizi Konya Evleri
Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü,
2011, Konya
Bu tez çalışmasının amacı; Anadolu’da geleneksel Türk evi iç
mekânlarında kullanılmakta olan sabit donatıların tespit edilerek
eylem-antropometri-donatı ilişkisi çerçevesinde analizini yapmaktır.
• 1. Bölümde:
Amaç, kapsam, temel kavramlar ve yöntem açıklamaları,
• 2. Bölümde:
Geleneksel Türk evi hakkında yapılan yerli ve yabancı çalışmalar ışığında
yapılmış, Türk evinin karakteristik özellikleri ve iç mekân donatı
tanımlamaları,
• 3. Bölümde:
Yönteme dayalı; analiz yönteminin kurgusunu oluşturan antropometri çalışmaları
ile elde edilen sayısal değerler, postur açılımları ve çalışma kapsamında
kullanılan değer açılımlarının aktarımı,
• 4. Bölümde:
Alan araştırması
• 5. Bölümde:
Elde edilen ‘Sonuç
Türk evi oda yapısı, çok fonksiyonluluk niteliğini yansıtan
donatım şekliyle önemli hale gelmiştir.
Geleneksel Türk evinde kullanılan donatılar, plân açıdan
odanın, her işleve yanıt verecek şekilde karmaşık bir yapıda düzenlenmiştir.
Mekânların ve donatıların ölçülendirilmesinde insan
boyutları kullanılmış, tarifleri karış ve boyla yapılmıştır.
Bu kapsamda geleneksel Türk evi odası iç mekân donatısı,
Türk insanının antropometrik yapısıyla uyum göstermektedir.
Türk evi, / belirli bir kültürel alana sahiptir. Türk evi ya
da hayatlı ev terimleri etnik değil, kültürel anlamlar taşırlar.
“Hayatlı ev” tanımlanabilir bir coğrafi ve kültürel alanda
otaya çıkan tek konut tipolojisidir.
Türk evi kavramı, Anadolu’nun birçok kesiminde rastlanan
ahşap çatkılı, geniş saçaklı, cumba ve çıkmalara sahip, genel karakteristiğe
uygun olan konut tipolojisi olarak kaynaklarda belirlenmiş olan konut gruplarından
oluşmaktadır.
İç mekân donatıları, geleneksel Türk evinin odalarında
bulunan, mekâna bağlı ya da mekân parçasıyla birlikte biçimlenmiş olan sabit
mobilyaları kapsamaktadır.
Faydalı Alan, insanın oda içerisinde yardımcı bir araç kullanmadan
uzanabileceği en uç noktayı belirleyen en yüksek noktadır ve bu yüksekliğin
altı odanın kullanılmasıyla ilgili faydalı alanı belirtir. Çalışmada kullanılan
odayı çepeçevre dolanan rafın ya da kuşağın üstü bu alanı tarif etmektedir.
Antropometri, Anthropo: insan, Metikos: ölçüm manasına gelen
Yunanca iki kelimeden oluşan bir bileşik kelimedir. İnsan bedeni ve insan
bedeninin çeşitli duruşlarına (postür) dayalı ölçülerin çeşitli aletlerle
alınıp tespit edilmesi sonucu ortaya çıkmış ölçülerden oluşmaktadır.
Türk evi hakkında yapılan çalışmalar
Eldem (1987), “Türk Evi III
…kitabında, 1500 ev rölövesi kullanarak plan tipoloji
çalışmaları oluşturmuştur. Bu çalışma Türk evleri üzerinde yapılmış en geniş
çalışmadır.
Kuban (1995), “Türk ‘Hayat’lı Evi”
Bektaş (2007), “Türk Evi” isimli eserinde, Türk evine ait
plan tipleri ile bu planlara ait bölünebilme ilkelerinden bahsetmiştir. Aynı
zamanda üslupları ve Türk evinin geçirmiş olduğu dönemleri aktarmıştır.
Baran (2000), “Halkbilimi bağlamında Anadolu-Türk Konutunun
Mekânsal Oluşumu”,
…bu çalışmada, Konya kenti ev kültürünün temel nitelikleri
ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.
Küçükerman (1973), “Anadolu’daki Geleneksel Türk Evinde Mekân
Organizasyonu Açısından Odalar” isimli çalışmasında odaları
tarihsel kapsamda çadırla ilişkilendirmiş
Sarıalioğlu (2008), “Historiyografik Bir Sorunsal Olarak
“Türk Evi”
Türk evi kavramını açıklamaya yönelik metinlerin derlendiği
kapsamlı bir kaynaktır.
Soysal (2001), “Geleneksel
Antakya Konutunda İç Mekân Donatılarının Özellikleri”
Antakya konut mimarisine etkisi açısından Roma evlerini ele
almıştır.
Panero ve Zelnik (1979), “Human Dimensions and Interior
Space” isimli kitabında, antropometri açısından tasarım standartları için
kaynak oluşturacak nitelikte bilgilere ve geniş anlamda antropometrik
tanımlamalara yer vermiştir.
Bilgjn
(1986), “Çeşitli Sosyo-Kültürel Gruplarda Eşya Sistemleri ve İnsan Eşya
İlişkileri”, isimli
çalışmasında, insanların mekanlar ve eşyalarla
kurduğu ilişki
hakkındaki gözlemlerini ‘Eşya Sistemleri’, ‘İnsan-Eşya
İlişkileri’, ‘Sosyal Değişme ve Eşyalar’ başlıkları altında toparlayarak
irdelemiştir.
Türk evini oluşturan en temel yapı bileşenleri
Genel olarak iç mekân; zemin, duvar ve tavandan
oluşmaktadır.
Türk Evinin Karakteristik Özellikleri, İç Mekân Donatıları ve Antropometri
Geleneksel Türk odası ile eski Türk çadırı arasında temel
benzerlikler vardır ve bu benzerlikler, "Türk odasını biçimlendiren
ilkelerin çadır yaşamından kaynaklandığını göstermektedir”
Türk evi kavramının oluşmasını sağlayan, bu kavramı ilk kez
ortaya koyan Sedad Hakkı Eldem (1954), “15 ve 16. yüzyıllarda kendine has
özelliğini göstermesi açısından Türk evinin bir kimliğe büründüğünü” söyleyerek
bir tanımlama yapmıştır.
Türk evi, günümüz toplumunun yaşam standartları ve teknoloji
karşısında kendini yenileyememesi sonucu yok olma tehlikesiyle karşı
karşıyadır.
Türk evi mekân tipolojisi
Anadolu’da konut dokusu incelendiğinde, hemen her bölgenin
kendine özgü bir yapısal farklılık içerdiği görülmektedir.
Plân tipleri kendi arasında, kendi gelişiminin sonucunda
hepsinin aynı özelliği içerdikleri görülmektedir.
Eldem (1987)’e göre, 1500 ev rölövesi kullanarak oluşturduğu
plân tipoloji çalışması Türk evleri üzerinde yapılmış en geniş çalışmadır.
Eldem (1987)’e göre evler “dört esaslı tipe” ayrılır.
• Sofasız plân
tipi
• Dış sofalı
plân tipi
• İç sofalı
plân tipi
• Orta sofalı
plân tipi olarak sıralanmıştır.
Türk evinin oluşturduğu tipolojide bağımsız olarak, evin
mekân parçaları:
• Sofa,
• Avlu / Hayat,
• Merdivenler,
• Hizmet
mekânları (mutfak, depolama amaçlı mekânlar),
• Oda,
• Çatı gibi
birimlerden oluştuğu görülmektedir.
Sofa, Türk evi için önemli
bir unsurdur. Çünkü ev, içinde sofanın olup olmadığı ve hatta sofanın yerine
göre kategorize edilmektedir.
Sofaların içinde eyvanların yanı sıra köşk adı verilen,
sofadan dışarı taşan, çevresi açık üzeri kapalı yazlık oturma yerlerine ve
içinde taht adı verilen yükseltilmiş döşemelere de sahip olabilmektedir.
Odaların sayısına göre plan tipi değişmekte veya
gelişmektedir.
Genellikle odalar aynı yöne baktırılmaktadır.
Türk evinde plânsal açıdan oda kullanımı, her işleve yanıt
verecek şekilde düzenlenmiştir.
İşlevsel açıdan zenginlik gösteren odanın, “oturma, yemek
yeme, çalışma, yatma” gibi birçok işlevlere yanıt veren başarılı kurgusunun
altında, çadır zamanından kalma, “taşınır mekân” olma özelliği yatmaktadır.
Türk evinin her odasının çevresinde, çok yönlü
kullanılabilecek bir servis alanı olan “hizmet alanı”nın varlığı görülmektedir.
Bu hizmet alanı odalarla birlikte, arasında veya ortasında bulunan “sofa ve
ekleri” olmaktadır
Günün belli saatlerinde farklı işlevsel yapılara dönüşebilen
Türk odası, (bu özelliğini) bünyesinde barındırdığı sabit donatılara dayandığı
görülmektedir
Odayı çepeçevre dolanan raf, insanın oda içerisinde yardımcı
bir araç kullanmadan uzanabileceği en uç noktayı belirleyen en yüksek noktadır
ve bu yüksekliğin altı odanın kullanılmasıyla ilgili faydalı alanı
belirtmektedir.
İç mekânda kullanılan genel ince yapı elemanlarından;
• pencereler ve
pencereyi oluşturan yapı elemanları,
• kapılar ve
kapıyı oluşturan yapı elemanları,
Türk evinde bulunan donatılar ve bitirme elemanlarından;
• döşeme,
döşemeye ait donatılar ve döşeme bitirme elemanları,
• duvar, duvara
ait donatılar ve duvar bitirme elemanları,
• tavan, tavan
yüzeyinde kullanılan donatılar ve tavan bitirme elemanları çalışma kapsamında
irdelenmiştir.
…oda duvar(lar)ı, üzerinde bulunan asıl
donatının/donatıların özelliğine göre şekillenmektedir.
Sofadan/hayattan odalara iki aşamalı bir geçişle girilir.
İlk aşamada sofadan seki altına giriş ve daha sonra seki altından odalara geçiş
sağlanır. Seki altı bu noktada odaya geçişte bir ön girişi sağlar. Seki altı
adı verilen bu kısım genellikle sekiden bir basamak aşağıda konumlanmıştır.
Pencereler oturanın ve ayakta duranın görüşünü
engellemeyecek şekilde düzenlenmiştir.
İslamiyet etkisine girmiş Türk halkının barınma tercihlerini
içe dönük seçtiği, dolayısıyla evlerin cephe düzeninin dışa kapalı olmasını
sağlayan bir biçimlenişe sahip olduğu görülmüştür. Dışarıya açılan pencerelerin
yerine, bütün odaların iç avludan ışık aldığı cephe ve orta sofalı tipe
benzeyen plan düzeni Türk evinin ilk örneklerini oluşturmaktadır. Türk evinde
pencereler önceleri camsızdır, camın yaygınlaşmasıyla iki yana kanat açılan
çerçeveler yapılmıştır. Batı etkilerinden sonra ise düşey sürme pencereler
görülmektedir.
Türk evinde her odanın kendi başına ayrı bir birim
olmasından dolayı, oda kapılarının da kendine has özellik kazandığı
söylenmektedir.
Açılan yönü genellikle odanın içine ve duvara doğrudur.
Odanın soğuması ve odanın direkt olarak görülmesini önleyici
olarak köşelerden açılan oda kapıları veyahut endirekt açılan kapılar
görülmektedir.
Kapı, çevresinde yer alan yüklük, dolap gibi mobilyalar ile
bir arada bulunan sistemin bir parçası gibidir.
(seki) genelde odanın her
kenarını dolaşması genelde oturma kültürünün olduğunun göstergesidir.
…sedirler, Türk evinin
değişmez bir öğesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sedirler odada ve sofada
çoğunlukla pencere önünde bulunmaktadır.
(Zemin/Döşeme)Odalarda,
üzerinde yürünen kaplama malzemeleri olarak çoğunlukla halı, kilim, hasır gibi
dokumalar kullanılmaktadır.
Türk evi odalarının
duvarları sabit mobilyaların kullanıldığı donatılardan oluşmaktadır.
(Dolap) Yatak ve yorgan gibi
yatma fonksiyonuna ait olmayan dolaplarda genişlik yüklüğe göre daha az
tutulmuştur.
Dolapların üst sınırı, insan elinin kolayca ulaşabileceği
yükseklikte yapılmıştır.
Türk evine özgü bir başka detay ise “dönme dolap” adı
verilen, içi boş olarak tahtadan yapılmış, bir tarafı açık, duvar içine dik
olarak ve bir eksen etrafında dönecek şekilde yerleştirilmiş, haremlikteki
kadınların selamlıktaki erkekler tarafından görülmeden her şeyi evin diğere
taraflarına geçirmesine olanak sağlayan bir mekanizma bulunmaktadır
(Yüklük) Bu dolaplarda
yataklar en alttan başlayarak, katlanmış bir biçimde koyularak saklanmaktadır.
Yüklüklerin altında çoğu zaman gusülhane bulunması da
yine odanın çok fonksiyonluğundan ileri gelmektedir.
Oda içerisinde yıkanmaya, gusül abdesti almaya yarayan, dolap
içine yerleştirilmiş, "gusülhane" adı verilen özel bir bölüm bulunmaktadır.
Sedirlerin de ucuna çok sık olmamakla birlikte gusülhane yapıldığı
görülmektedir.
Atık su küçük bir düzenekle bahçeye iletilmektedir
Dolapların genellikle yüklüğün üst kısmında bulunan ağzı
açık kısımlarına musandıra adı verilmektedir.
Buraya da bazı az kullanılan eşyalar konulmaktadır.
(Çiçeklik) Açıkağız
hücrelerin (oymaların) iki yanında bulunduğu duvar içine, duvarın yüzeyinde bir
içbükey düzenlemeyle oluşturulan girintilerdir.
Çiçeklikler bazı örneklerde, yüklük dolaplarının
ortasında ya da yan tarafında bulunmaktadır.
Raf ve sergenler, “Kullanım Açısından Oda” konu başlığı
altında belirtilen faydalı alanı tarif etmesinin yanında yukarıda belirtilen
tüm elemanların bağlayıcı, bitim noktasını belirten bir kontur gibi odayı
çepeçevre dolanmaktadır.
Geleneksel Türk evindeki odaların kuruluşunda, diğer yapı
öğelerin tersine, mekân içinde tek çıkıntı yapan öğe ocak
donatısıdır.
Ocak donatısı kentte ileri gelenlerin evinin odasının
içerisinde bulunmaktadır.
Odaların ısınması ocak, peç tarzı ocak veya mangallarla
olmaktaydı.
Ocakla beraber oturma düzeninin şekillendiği, sedirin
ocağın iki yanındaki koltuk taşına kadar uzatılması eşik taşında son bulması
çok yönlü bir oturma düzeni olduğu söylenilebilir.
…peç ve sobaların hareketli olanlarından çok sabit olarak
duvara yaslı ya da gömülü veya yüklük içinde gizlenmiş olanları da mevcuttur.
Edirne ve Kars dolaylarındaki evlerde peç adı verilen bu
büyük yerli sobalar bulunmaktadır. Peçler ise 19 yüzyılda Rumeli ve
Kafkaslardan göçen göçmenlerin evlerinde uygulanmış daha sonra Türk evine
adapte edilmiştir.
Eşyanın ismine göre isim alan dolapların yanında, elaltı
diye tabir edilen günlük eşyaların saklanması, oda içerisinde tembeldeliği adı
verilen göz dolaplarla sağlanmaktadır.
Dolaplar genel manada incelendiğinde çevresel odaklı
geliştiği görülmektedir.
Tavan göbekleri; tavanda kullanılan motifler, geometrik
şekiller, bordürler gibi elemanları merkeze yönlendiren ve merkezde toparlayan,
böylece süslemeyi zenginleştirmeyi amaçlayan çeşitli formlara sahip olabilen
mimari elemanlardır.
Antropometri
Antropometri, bireyler ve gruplar arasındaki farkların
insan vücudunu ölçerek tanımlanmasıdır.
…nitelikli mekân tasarımı, belirli fiziksel sınırlar
içerisinde olan insan vücuduna göre tasarlanmaktadır.
Antropometrik Verilere Dayalı Analiz Yöntemi
ergonomi, işin insanın
özelliklerine göre uygun bir şekilde düzenlenmesi anlamına gelen Yunanca bir
bileşik kelimedir.
İnsan vücudunun biçimi, ölçüleri ve diğer fiziksel
özellikleri, yapılara boyut- biçim kazandırmaktadır.
Statik (durgun) antropometri, insanların duruş ve oturuş şekillerine göre, dik postürde
alınan ölçülerdir.
Dinamik antropometri, hareket alanlarına göre vücudun
kazandığı biçimlerin boyutsal analizin ortaya konulduğu ölçüm alanlarıdır.
Le Corbusier Anadolu’yu seyahatleri sonucu / insana
dayalı bir ölçü sistemi olan Modülor çalışmasını ortaya koymuştur.
Aslında Modülor’ün içindeki sayısal dizinde her bir sayı,
kendi altındaki diğer sayıya bölündüğünde 1,6’nın katları şeklinde
ilerlemektedir.
Geleneksel Türk evinin yapımında kullanılan ahşap
malzemenin bir parmak kalınlığında, bir karış genişliğinde, iki kulaç
uzunluğunda seçilmiş olması ve kışlık katın, “elim tavana değmesin”
yüksekliğinde yapılmış olması, ölçüsel olarak insan boyutlarının kullanıldığını
göstermektedir.
Konya Evleri İç Mekân Donatı Elemanlarının Antropometrik Verilere Dayalı
Analizi
Konya evi, Türk evinin de kaynağını oluşturan yapı
tiplerinden olduğu düşünülmektedir.
Konya evlerinin tarihi, ev mimarisinin geçmişi hakkında
yeterli bilgi sahibi olamayışımızın sebebi, tarihi belgelerin ve günümüze
yansıyan örneklerin olmayışından kaynaklanmaktadır.
Konya evinde, sokak kapısından girilen hayatın içinde
çiçeklik, su kuyusu, tandır damı, örtme, ahır, kiler, samanlık gibi mekânlar
bulunmaktadır. Ana mekânı oluşturan asıl ev ise izbe, mabeyin ve odalardan
oluşmaktadır. Evin herhangi bir odasının altında yer alan depolama amaçlı
bodrum kat olan izbe adı verilen mekân odunluk ve kiler amaçlı kullanılan
mekânlarla eşdeğer nitelikte olmaktadır.
Konya' da iklimin de etkisiyle genelde tercih edilmiş
plan tipi olan iç sofalı plan tipinde mabeyin adı verilen, sofa niteliğine
dönüşmüş, giriş ve hol kısmını oluşturan bu mekâna avlu/hayattan ulaşılarak
geçilir.
Geleneksel Konya evleri genelde tek katlı ve iki katlı
olarak yapılmıştır.
…plan tipi itibariyle hayatlı evler ve sofalı evler
olarak iki kısımda değerlendirilmektedir.
Hayatlı evler Konya evlerinin en karakteristik
özelliklerini içeren küçük ölçekli konut gruplarının başında gelmektedir.
Hayat bölümü, sokaktan yüksek duvarlarla ayrılmış
yapısıyla, evin ön bahçesini oluşturması açısından, çeşitli ağaç, havuz
öğeleriyle özellikle yaz aylarında açık havada dış mekânda zaman geçirmeye
olanak sağlamıştır.
…yörede yaygın olarak kolayca bulunan yapı malzemesi
olarak kerpiç seçilmiştir. Konya evlerinde ortaya çıkan en farklı özellik,
kerpiç evlerin dış görünümleri her ne kadar sade ve gösterişten uzak olsa bile
de, iç mekânlar bir o kadar donatılmış ve basit çözüme götürülmüştür
Geleneksel Türk evi gibi Konya evinde de sabit mobilyalar
duvara gömülü bulunmaktadır.
Geleneksel Türk evinin biçimlenmesinde insan oranının
kullanıldığı yapılan yükseklik, derinlik ve genişlik analizleri sonucu elde
edilmiştir.
Sonuçlar
Çalışmada geleneksel evlere ait sabit donatı
elemanlarının, insan ölçüleri ve duruş şekilleri kullanılarak biçimlenme
esaslarını anlamanın yanında, donatının fonksiyonu da düşünülerek etki alanı
ile erişim şekline yönelik analiz sonuçlarını da kapsamaktadır.
Çalışma / gelenekselleşmiş Türk evine ait sayısal
değerlerinin, gelecek konut iç mekânına ve mekân donatım çalışmalarına
yansıtılmasına dikkate alınacak bir yaklaşım getireceği düşünülmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder