1 Haziran 2024 Cumartesi

Geleneksel Türk Evi İç Mekân Donatılarının Antropometrik Verilere Dayalı Analizi Konya Evleri - Özet

Yavuz Arat - Geleneksel Türk Evi İç Mekân Donatılarının Antropometrik Verilere Dayalı Analizi Konya Evleri

Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2011, Konya

 

Bu tez çalışmasının amacı; Anadolu’da geleneksel Türk evi iç mekânlarında kullanılmakta olan sabit donatıların tespit edilerek eylem-antropometri-donatı ilişkisi çerçevesinde analizini yapmaktır.

 

         1. Bölümde: Amaç, kapsam, temel kavramlar ve yöntem açıklamaları,

         2. Bölümde: Geleneksel Türk evi hakkında yapılan yerli ve yabancı çalışmalar ışığında yapılmış, Türk evinin karakteristik özellikleri ve iç mekân donatı tanımlamaları,

         3. Bölümde: Yönteme dayalı; analiz yönteminin kurgusunu oluşturan antropometri çalışmaları ile elde edilen sayısal değerler, postur açılımları ve çalışma kapsamında kullanılan değer açılımlarının aktarımı,

         4. Bölümde: Alan araştırması

         5. Bölümde: Elde edilen ‘Sonuç

 

Türk evi oda yapısı, çok fonksiyonluluk niteliğini yansıtan donatım şekliyle önemli hale gelmiştir.

Geleneksel Türk evinde kullanılan donatılar, plân açıdan odanın, her işleve yanıt verecek şekilde karmaşık bir yapıda düzenlenmiştir.

 

Mekânların ve donatıların ölçülendirilmesinde insan boyutları kullanılmış, tarifleri karış ve boyla yapılmıştır.

Bu kapsamda geleneksel Türk evi odası iç mekân donatısı, Türk insanının antropometrik yapısıyla uyum göstermektedir.

 

Türk evi, / belirli bir kültürel alana sahiptir. Türk evi ya da hayatlı ev terimleri etnik değil, kültürel anlamlar taşırlar.

“Hayatlı ev” tanımlanabilir bir coğrafi ve kültürel alanda otaya çıkan tek konut tipolojisidir.

 

Türk evi kavramı, Anadolu’nun birçok kesiminde rastlanan ahşap çatkılı, geniş saçaklı, cumba ve çıkmalara sahip, genel karakteristiğe uygun olan konut tipolojisi olarak kaynaklarda belirlenmiş olan konut gruplarından oluşmaktadır.

 

İç mekân donatıları, geleneksel Türk evinin odalarında bulunan, mekâna bağlı ya da mekân parçasıyla birlikte biçimlenmiş olan sabit mobilyaları kapsamaktadır.

 

Faydalı Alan,          insanın          oda içerisinde          yardımcı bir araç    kullanmadan uzanabileceği en uç noktayı belirleyen en yüksek noktadır ve bu yüksekliğin altı odanın kullanılmasıyla ilgili faydalı alanı belirtir. Çalışmada kullanılan odayı çepeçevre dolanan rafın ya da kuşağın üstü bu alanı tarif etmektedir.

 

Antropometri, Anthropo: insan, Metikos: ölçüm manasına gelen Yunanca iki kelimeden oluşan bir bileşik kelimedir. İnsan bedeni ve insan bedeninin çeşitli duruşlarına (postür) dayalı ölçülerin çeşitli aletlerle alınıp tespit edilmesi sonucu ortaya çıkmış ölçülerden oluşmaktadır.

 

Türk evi hakkında yapılan çalışmalar

Eldem (1987), “Türk Evi III

…kitabında, 1500 ev rölövesi kullanarak plan tipoloji çalışmaları oluşturmuştur. Bu çalışma Türk evleri üzerinde yapılmış en geniş çalışmadır.

 

Kuban (1995), “Türk ‘Hayat’lı Evi”

 

Bektaş (2007), “Türk Evi” isimli eserinde, Türk evine ait plan tipleri ile bu planlara ait bölünebilme ilkelerinden bahsetmiştir. Aynı zamanda üslupları ve Türk evinin geçirmiş olduğu dönemleri aktarmıştır.

 

Baran (2000), “Halkbilimi bağlamında Anadolu-Türk Konutunun Mekânsal Oluşumu”,

…bu çalışmada, Konya kenti ev kültürünün temel nitelikleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.

 

Küçükerman (1973),         “Anadolu’daki         Geleneksel Türk     Evinde Mekân

Organizasyonu Açısından Odalar” isimli çalışmasında odaları tarihsel kapsamda çadırla ilişkilendirmiş

 

Sarıalioğlu (2008), “Historiyografik Bir Sorunsal Olarak “Türk Evi”

Türk evi kavramını açıklamaya yönelik metinlerin derlendiği kapsamlı bir kaynaktır.

 

Soysal (2001),          “Geleneksel Antakya Konutunda İç Mekân Donatılarının Özellikleri”

Antakya konut mimarisine etkisi açısından Roma evlerini ele almıştır.

 

Panero ve Zelnik (1979), “Human Dimensions and Interior Space” isimli kitabında, antropometri açısından tasarım standartları için kaynak oluşturacak nitelikte bilgilere ve geniş anlamda antropometrik tanımlamalara yer vermiştir.

 

Bilgjn (1986), “Çeşitli Sosyo-Kültürel Gruplarda Eşya Sistemleri ve İnsan Eşya İlişkileri”,            isimli çalışmasında, insanların mekanlar ve  eşyalarla kurduğu ilişki

hakkındaki gözlemlerini ‘Eşya Sistemleri’, ‘İnsan-Eşya İlişkileri’, ‘Sosyal Değişme ve Eşyalar’ başlıkları altında toparlayarak irdelemiştir.

 

Türk evini oluşturan en temel yapı bileşenleri

Genel olarak iç mekân; zemin, duvar ve tavandan oluşmaktadır.

 

Türk Evinin Karakteristik Özellikleri, İç Mekân Donatıları ve Antropometri

Geleneksel Türk odası ile eski Türk çadırı arasında temel benzerlikler vardır ve bu benzerlikler, "Türk odasını biçimlendiren ilkelerin çadır yaşamından kaynaklandığını göstermektedir”

Türk evi kavramının oluşmasını sağlayan, bu kavramı ilk kez ortaya koyan Sedad Hakkı Eldem (1954), “15 ve 16. yüzyıllarda kendine has özelliğini göstermesi açısından Türk evinin bir kimliğe büründüğünü” söyleyerek bir tanımlama yapmıştır.

 

Türk evi, günümüz toplumunun yaşam standartları ve teknoloji karşısında kendini yenileyememesi sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

 

Türk evi mekân tipolojisi

Anadolu’da konut dokusu incelendiğinde, hemen her bölgenin kendine özgü bir yapısal farklılık içerdiği görülmektedir.

 

Plân tipleri kendi arasında, kendi gelişiminin sonucunda hepsinin aynı özelliği içerdikleri görülmektedir.

 

Eldem (1987)’e göre, 1500 ev rölövesi kullanarak oluşturduğu plân tipoloji çalışması Türk evleri üzerinde yapılmış en geniş çalışmadır.

Eldem (1987)’e göre evler “dört esaslı tipe” ayrılır.

         Sofasız plân tipi

         Dış sofalı plân tipi

         İç sofalı plân tipi

         Orta sofalı plân tipi olarak sıralanmıştır.

 

Türk evinin oluşturduğu tipolojide bağımsız olarak, evin mekân parçaları:

         Sofa,

         Avlu / Hayat,

         Merdivenler,

         Hizmet mekânları (mutfak, depolama amaçlı mekânlar),

         Oda,

         Çatı gibi birimlerden oluştuğu görülmektedir.

 

Sofa, Türk evi için önemli bir unsurdur. Çünkü ev, içinde sofanın olup olmadığı ve hatta sofanın yerine göre kategorize edilmektedir.

Sofaların içinde eyvanların yanı sıra köşk adı verilen, sofadan dışarı taşan, çevresi açık üzeri kapalı yazlık oturma yerlerine ve içinde taht adı verilen yükseltilmiş döşemelere de sahip olabilmektedir.

 

Odaların sayısına göre plan tipi değişmekte veya gelişmektedir.

Genellikle odalar aynı yöne baktırılmaktadır.

Türk evinde plânsal açıdan oda kullanımı, her işleve yanıt verecek şekilde düzenlenmiştir.

 

İşlevsel açıdan zenginlik gösteren odanın, “oturma, yemek yeme, çalışma, yatma” gibi birçok işlevlere yanıt veren başarılı kurgusunun altında, çadır zamanından kalma, “taşınır mekân” olma özelliği yatmaktadır.

 

Türk evinin her odasının çevresinde, çok yönlü kullanılabilecek bir servis alanı olan “hizmet alanı”nın varlığı görülmektedir. Bu hizmet alanı odalarla birlikte, arasında veya ortasında bulunan “sofa ve ekleri” olmaktadır

 

Günün belli saatlerinde farklı işlevsel yapılara dönüşebilen Türk odası, (bu özelliğini) bünyesinde barındırdığı sabit donatılara dayandığı görülmektedir

 

Odayı çepeçevre dolanan raf, insanın oda içerisinde yardımcı bir araç kullanmadan uzanabileceği en uç noktayı belirleyen en yüksek noktadır ve bu yüksekliğin altı odanın kullanılmasıyla ilgili faydalı alanı belirtmektedir.

 

İç mekânda kullanılan genel ince yapı elemanlarından;

         pencereler ve pencereyi oluşturan yapı elemanları,

         kapılar ve kapıyı oluşturan yapı elemanları,

Türk evinde bulunan donatılar ve bitirme elemanlarından;

         döşeme, döşemeye ait donatılar ve döşeme bitirme elemanları,

         duvar, duvara ait donatılar ve duvar bitirme elemanları,

         tavan, tavan yüzeyinde kullanılan donatılar ve tavan bitirme elemanları çalışma kapsamında irdelenmiştir.

 

…oda duvar(lar)ı, üzerinde bulunan asıl donatının/donatıların özelliğine göre şekillenmektedir.

 

Sofadan/hayattan odalara iki aşamalı bir geçişle girilir. İlk aşamada sofadan seki altına giriş ve daha sonra seki altından odalara geçiş sağlanır. Seki altı bu noktada odaya geçişte bir ön girişi sağlar. Seki altı adı verilen bu kısım genellikle sekiden bir basamak aşağıda konumlanmıştır.

 

Pencereler oturanın ve ayakta duranın görüşünü engellemeyecek şekilde düzenlenmiştir.

 

İslamiyet etkisine girmiş Türk halkının barınma tercihlerini içe dönük seçtiği, dolayısıyla evlerin cephe düzeninin dışa kapalı olmasını sağlayan bir biçimlenişe sahip olduğu görülmüştür. Dışarıya açılan pencerelerin yerine, bütün odaların iç avludan ışık aldığı cephe ve orta sofalı tipe benzeyen plan düzeni Türk evinin ilk örneklerini oluşturmaktadır. Türk evinde pencereler önceleri camsızdır, camın yaygınlaşmasıyla iki yana kanat açılan çerçeveler yapılmıştır. Batı etkilerinden sonra ise düşey sürme pencereler görülmektedir.

 

Türk evinde her odanın kendi başına ayrı bir birim olmasından dolayı, oda kapılarının da kendine has özellik kazandığı söylenmektedir.

Açılan yönü genellikle odanın içine ve duvara doğrudur.

Odanın soğuması ve odanın direkt olarak görülmesini önleyici olarak köşelerden açılan oda kapıları veyahut endirekt açılan kapılar görülmektedir.

 

Kapı, çevresinde yer alan yüklük, dolap gibi mobilyalar ile bir arada bulunan sistemin bir parçası gibidir.

 

(seki) genelde odanın her kenarını dolaşması genelde oturma kültürünün olduğunun göstergesidir.

 

sedirler, Türk evinin değişmez bir öğesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sedirler odada ve sofada çoğunlukla pencere önünde bulunmaktadır.

 

(Zemin/Döşeme)Odalarda, üzerinde yürünen kaplama malzemeleri olarak çoğunlukla halı, kilim, hasır gibi dokumalar kullanılmaktadır.

 

Türk  evi odalarının duvarları sabit mobilyaların kullanıldığı donatılardan oluşmaktadır.

 

(Dolap) Yatak ve yorgan gibi yatma fonksiyonuna ait olmayan dolaplarda genişlik yüklüğe göre daha az tutulmuştur.

Dolapların üst sınırı, insan elinin kolayca ulaşabileceği yükseklikte yapılmıştır.

Türk evine özgü bir başka detay ise “dönme dolap” adı verilen, içi boş olarak tahtadan yapılmış, bir tarafı açık, duvar içine dik olarak ve bir eksen etrafında dönecek şekilde yerleştirilmiş, haremlikteki kadınların selamlıktaki erkekler tarafından görülmeden her şeyi evin diğere taraflarına geçirmesine olanak sağlayan bir mekanizma bulunmaktadır

 

(Yüklük) Bu dolaplarda yataklar en alttan başlayarak, katlanmış bir biçimde koyularak saklanmaktadır.

Yüklüklerin altında çoğu zaman gusülhane bulunması da yine odanın çok fonksiyonluğundan ileri gelmektedir.

 

Oda içerisinde yıkanmaya, gusül abdesti almaya yarayan, dolap içine yerleştirilmiş, "gusülhane" adı verilen özel bir bölüm bulunmaktadır. Sedirlerin de ucuna çok sık olmamakla birlikte gusülhane yapıldığı görülmektedir.

Atık su küçük bir düzenekle bahçeye  iletilmektedir

 

Dolapların genellikle yüklüğün üst kısmında bulunan ağzı açık kısımlarına musandıra adı verilmektedir. Buraya da bazı az kullanılan eşyalar konulmaktadır.

 

(Çiçeklik) Açıkağız hücrelerin (oymaların) iki yanında bulunduğu duvar içine, duvarın yüzeyinde bir içbükey düzenlemeyle oluşturulan girintilerdir.

Çiçeklikler bazı örneklerde, yüklük dolaplarının ortasında ya da yan tarafında bulunmaktadır.

 

Raf ve sergenler, “Kullanım Açısından Oda” konu başlığı altında belirtilen faydalı alanı tarif etmesinin yanında yukarıda belirtilen tüm elemanların bağlayıcı, bitim noktasını belirten bir kontur gibi odayı çepeçevre dolanmaktadır.

 

Geleneksel Türk evindeki odaların kuruluşunda, diğer yapı öğelerin tersine, mekân içinde tek çıkıntı yapan öğe ocak donatısıdır.

Ocak donatısı kentte ileri gelenlerin evinin odasının içerisinde bulunmaktadır.

Odaların ısınması ocak, peç tarzı ocak veya mangallarla olmaktaydı.

Ocakla beraber oturma düzeninin şekillendiği, sedirin ocağın iki yanındaki koltuk taşına kadar uzatılması eşik taşında son bulması çok yönlü bir oturma düzeni olduğu söylenilebilir.

…peç ve sobaların hareketli olanlarından çok sabit olarak duvara yaslı ya da gömülü veya yüklük içinde gizlenmiş olanları da mevcuttur.

 

Edirne ve Kars dolaylarındaki evlerde peç adı verilen bu büyük yerli sobalar bulunmaktadır. Peçler ise 19 yüzyılda Rumeli ve Kafkaslardan göçen göçmenlerin evlerinde uygulanmış daha sonra Türk evine adapte edilmiştir.

 

Eşyanın ismine göre isim alan dolapların yanında, elaltı diye tabir edilen günlük eşyaların saklanması, oda içerisinde tembeldeliği adı verilen göz dolaplarla sağlanmaktadır.

 

Dolaplar genel manada incelendiğinde çevresel odaklı geliştiği görülmektedir.

 

Tavan göbekleri; tavanda kullanılan motifler, geometrik şekiller, bordürler gibi elemanları merkeze yönlendiren ve merkezde toparlayan, böylece süslemeyi zenginleştirmeyi amaçlayan çeşitli formlara sahip olabilen mimari elemanlardır.

 

Antropometri

Antropometri, bireyler ve gruplar arasındaki farkların insan vücudunu ölçerek tanımlanmasıdır.

…nitelikli mekân tasarımı, belirli fiziksel sınırlar içerisinde olan insan vücuduna göre tasarlanmaktadır.

 

Antropometrik Verilere Dayalı Analiz Yöntemi

ergonomi, işin insanın özelliklerine göre uygun bir şekilde düzenlenmesi anlamına gelen Yunanca bir bileşik kelimedir.

 

İnsan vücudunun biçimi, ölçüleri ve diğer fiziksel özellikleri, yapılara boyut- biçim kazandırmaktadır.

 

Statik (durgun)       antropometri,          insanların duruş    ve        oturuş şekillerine göre, dik postürde alınan ölçülerdir.

 

Dinamik antropometri, hareket alanlarına göre vücudun kazandığı biçimlerin boyutsal analizin ortaya konulduğu ölçüm alanlarıdır.

 

Le Corbusier Anadolu’yu seyahatleri sonucu / insana dayalı bir ölçü sistemi olan Modülor çalışmasını ortaya koymuştur.

Aslında Modülor’ün içindeki sayısal dizinde her bir sayı, kendi altındaki diğer sayıya bölündüğünde 1,6’nın katları şeklinde ilerlemektedir.

 

Geleneksel Türk evinin yapımında kullanılan ahşap malzemenin bir parmak kalınlığında, bir karış genişliğinde, iki kulaç uzunluğunda seçilmiş olması ve kışlık katın, “elim tavana değmesin” yüksekliğinde yapılmış olması, ölçüsel olarak insan boyutlarının kullanıldığını göstermektedir.

 

Konya Evleri İç Mekân Donatı Elemanlarının Antropometrik Verilere Dayalı Analizi

Konya evi, Türk evinin de kaynağını oluşturan yapı tiplerinden olduğu düşünülmektedir.

Konya evlerinin tarihi, ev mimarisinin geçmişi hakkında yeterli bilgi sahibi olamayışımızın sebebi, tarihi belgelerin ve günümüze yansıyan örneklerin olmayışından kaynaklanmaktadır.

 

Konya evinde, sokak kapısından girilen hayatın içinde çiçeklik, su kuyusu, tandır damı, örtme, ahır, kiler, samanlık gibi mekânlar bulunmaktadır. Ana mekânı oluşturan asıl ev ise izbe, mabeyin ve odalardan oluşmaktadır. Evin herhangi bir odasının altında yer alan depolama amaçlı bodrum kat olan izbe adı verilen mekân odunluk ve kiler amaçlı kullanılan mekânlarla eşdeğer nitelikte olmaktadır.

 

Konya' da iklimin de etkisiyle genelde tercih edilmiş plan tipi olan iç sofalı plan tipinde mabeyin adı verilen, sofa niteliğine dönüşmüş, giriş ve hol kısmını oluşturan bu mekâna avlu/hayattan ulaşılarak geçilir.

 

Geleneksel Konya evleri genelde tek katlı ve iki katlı olarak yapılmıştır.

…plan tipi itibariyle hayatlı evler ve sofalı evler olarak iki kısımda değerlendirilmektedir.

Hayatlı evler Konya evlerinin en karakteristik özelliklerini içeren küçük ölçekli konut gruplarının başında gelmektedir.

Hayat bölümü, sokaktan yüksek duvarlarla ayrılmış yapısıyla, evin ön bahçesini oluşturması açısından, çeşitli ağaç, havuz öğeleriyle özellikle yaz aylarında açık havada dış mekânda zaman geçirmeye olanak sağlamıştır.

 

…yörede yaygın olarak kolayca bulunan yapı malzemesi olarak kerpiç seçilmiştir. Konya evlerinde ortaya çıkan en farklı özellik, kerpiç evlerin dış görünümleri her ne kadar sade ve gösterişten uzak olsa bile de, iç mekânlar bir o kadar donatılmış ve basit çözüme götürülmüştür

 

Geleneksel Türk evi gibi Konya evinde de sabit mobilyalar duvara gömülü bulunmaktadır.

 

Geleneksel Türk evinin biçimlenmesinde insan oranının kullanıldığı yapılan yükseklik, derinlik ve genişlik analizleri sonucu elde edilmiştir.

 

Sonuçlar

Çalışmada geleneksel evlere ait sabit donatı elemanlarının, insan ölçüleri ve duruş şekilleri kullanılarak biçimlenme esaslarını anlamanın yanında, donatının fonksiyonu da düşünülerek etki alanı ile erişim şekline yönelik analiz sonuçlarını da kapsamaktadır.

 

Çalışma / gelenekselleşmiş Türk evine ait sayısal değerlerinin, gelecek konut iç mekânına ve mekân donatım çalışmalarına yansıtılmasına dikkate alınacak bir yaklaşım getireceği düşünülmektedir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder