11 Ekim 2013 Cuma

Hermeneutik ve Tin Bilimleri

Wilhelm Dilthey – Hermeneutiğin Doğuşu


İnsan mutluluğunun büyük kısmı, yabancıların (diğer kişilerin) psişik hallerine katılmaktan, bu psişik halleri kendimizde hissedip yaşamaktan kaynaklanır.

Şüphesiz tin bilimleri tüm doğa bilimleri karşısında önceliğe sahiptirler…

…kendi tekilliğimi, ancak başkalarıyla karşılaştığım zaman deneyimliyorum.

Dıştan duyusal olarak verili olan işaretler aracılığıyla içsel olanı tanıdığımız sürece anlama diyoruz.

Anlama çeşitli dereceler gösterir.
İlgi sınırlı ise anlama da sınırlıdır.

…anlama sanatı, merkez noktasını, insan varoluşunun yazıya geçmiş terekesinin/kalıtının açımlanması veya yorumlanmasında bulur.

Şairlerin eserlerinin ustalıklı şekilde açımlanması sanatı (Auslegungskunst, hermenia, ερμηνεια), Grek ülkesinde, öğretim ihtiyacından doğmuştur.

Bir eserin bütününün anlaşılması tekil sözcüklerin ve bunlar arasındaki bağıntıların ve tersine tekilin tam olarak anlaşılması eserin bütününün anlaşılmasını gerektirir.

Hermeneutik yöntemin son amacı, yazarı, onun kendisini anladığından daha iyi anlamaktır.

Biz anlamayı, psişik yaşamın duyusal olarak verili işaretlerinden/tezahürlerinden bu psişik yaşamın bilgisine ulaşma süreci olarak adlandırıyoruz.

Yazıya geçip sabitleşmiş yaşam tezahürlerinin ustalıklı anlaşılmasına açımlama, interpretasyon diyoruz.

…her insani sanat, sanatçının yaşam birikiminin herhangi bir form içinde
…kendini kendi uygulamaları içinde arıtır ve yükseltir.



Türkçeleştiren: Doğan Özlem

Hermeneutik ve Tin Bilimleri, Paradigma Yayınları, 1999

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder