3 Haziran 2015 Çarşamba

İsmet Özel - Tavşanın Randevusu

İsmet Özel - Tavşanın Randevusu

İçinde bulunduğumuz kültürel ortam dolayısıyla yazı yazmaktan utanıyorum.

Birlikte yol yürüyebileceğim insanlar nerede diye sormaktan utanıyorum.

Biliyoruz ki hayvanların birbirleriyle olan iletişimi yem bulmakla, tehlikeden kaçmakla sınırlı. Oysa insanların iletişim kurmakla güttükleri gaye hâl-i hazırda kolaylıkla görülenden veya görülmesi olağan sayılandan ötede bir dünyanın mevcudiyetini işaret etmektir.

Bütün karamsarların karamsarlıkta sebat edemeyecekleri bir nokta mutlaka vardır. Tefekkür dediğimiz şey o noktaya ulaşmak için daldığımız alandır. İyimserlerin tefekküre ihtiyacı yoktur. Onlar sadece kendilerini beklentisine kaptırdıkları mutluluğu sağlayacak malzemeleri ele geçirmeye çalışırlar. (s. 33)

İyimserliği savunanların en azından bir zekâ yetersizliğine uğradıklarına inanıyorum.

Bardağın yarıya kadar suyla dolu olmasını iyimserlik vesilesi kabul eden kimse şartlar ona ne sunduysa o kadarıyla avunmaya (…) yatkındır.

…bardağın yarısı boştur der demez, birçok soru ortaya atmış oluruz. Bu bardağın yarısı niçin boş? Bardağın yarısının dolamayışına yol açan nedir, kim veya kimlerdir? Bardağın tamamen doldurulması imkânı var mıdır?

Karamsarlık ümit kapısını zorlamaya teşviktir. (s. 35-36)

Karamsarım, çünkü insanım.

Çocukları oyuncakla kandırın, ama büyükleri yeminle…

Eğer bir ülkenin kısmen iyi yönetilmesinden memnun olanlar varsa, onlar ülkenin tamamen kötü yönetilmesini menfaatlerine uygun bulanlardır.

Bir siyasi kişilik savunduğu tezler itibariyle bize tamamen doğru sözler söylemiyorsa, kabul etmeliyiz ki tamamen yanlış şeyler söylüyordur. (s. 58)

Dostum azdır diye üzülüyorsan teselliyi düşmanlarının çokluğunda arayabilirsin. Kişinin felaketi (…) düşman olunamayacak kadar silik bir hayat çizgisi takip edişindedir. (s. 72)

…düşmanınız sizin hedefinize sizden önce ulaşandır. Eğer düşmanım olmasın diyorsanız, kendinizi insanların elde etmek için can attıkları bütün başarılardan ve o başarıları sağlayacak çabalardan uzak tutun. (s. 74)

 Türkiye’de düşüncenin değil d hayat tarzının belirleyiciliği yürürlükteki dünya düzeniyle hesaplaşmayı değil ona intibakı öngörüyor.


“Bir milletin geniş kitlesi ufak bir yalandan ziyade büyük bir yalanın kurbanı haline gelecektir.”

Düşmanlıklardan kurtulalım diyenler bunun bedelinin dostluklardan vazgeçmek olduğunu fark etmiyorlar.

Kendi iktidarını devam ettirmek için düşmanın faaliyetinden medet umma yöntemi iç politikaya tahsis edilince düşman kelimesinin yerini rakip alır.

Yegâne iyi tarafı başkalarının kötülüğünü vurgulamak olan siyasi tavır daha hafif bir kötülüğün memuru olmayı peşinen üstlenmiş sayılır.
---

Şule Yayınları

1999

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder