20 Kasım 2025 Perşembe

Jose Ortega Y Gasset Felsefesinde Teknoloji - Notlar

Burcu Irmak - Jose Ortega Y Gasset Felsefesinde Teknoloji - Notlar

Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara, 2024

 

Giriş

Günümüz… sanal iletişimin artmasıyla insanların gerçeklikten koptuğu bir bilgi toplumu…

 

Teknoloji gündelik yaşamdan eğitime kadar her alanda merkezi bir rol oynamakta; bağımlılık, mahremiyet kaybı ve "hipergerçekliğin gerçekliğin yerini alması" gibi sorunları beraberinde getirmektedir.

 

Bölüm I: Araştırmanın Önemi ve Yöntemi

Çalışmanın amacı, teknolojinin olumsuzluklarının kaynağını ve Ortega'nın bu konudaki erken dönem çalışmalarını incelemektir.

 

Bölüm II: Tarihsel Süreçte Tekhne ve Teknoloji

Antik Yunan’da teknoloji, tekhne kavramıyla ilişkilidir ve sanat, zanaat, hekimlik gibi geniş bir alanı kapsar.

 

Bu dönemde "tekhne bir açığa çıkarma olarak varlığa getirmedir" ve hakikat (aletheia) ile doğrudan bağlantılıdır.

Prometheus ve Pandora gibi mitler, tekniğin hem bir güç hem de bir tehlike olarak görüldüğünü simgeler.

 

Tekniğin Latince karşılığı ars (sanat/zanaat) olarak kabul edilmiş; ancak bu dönemde şiir ve yüksek sanatları dışlayarak daha çok somut üretim ve zanaata odaklanmıştır.

Kilise, "emek ve zanaatı ibadetin bir parçası" olarak görmüştür. İslam coğrafyasında ise sınaat kavramı kullanılmış, El-Harezmi ve İbn-i Sina gibi isimler bilime büyük katkılar sunmuştur.

 

Modern teknoloji, Francis Bacon’ın "bilgi güçtür" anlayışı ve Descartes'ın özne merkezli bakış açısıyla şekillenmiştir.

İnsan, artık doğanın bir parçası değil, onu kontrol eden bir homo faber (imalatçı insan) olarak görülmeye başlanmıştır.

 

Bölüm III: Teknoloji Felsefesine Yönelik Yaklaşımlar

Heidegger’e göre "tekniğin özü hiç de teknik olmayan bir şeydir"; o, modern tekniği her şeyi "hazır-oluş" (bestand) olarak gören bir çerçeveleme (Gestell) olarak tanımlar.

Borgmann ise "cihaz paradigması" kavramıyla teknik cihazların sosyal ilişkileri nasıl tahrip ettiğine dikkat çeker.

 

Gabriel Marcel, teknik araçların amaç haline gelmesini (putperestlik) bir tehlike olarak görür; teknik ilerledikçe düşünce gerilemektedir.

Jaspers ise teknolojinin insan yaşamını zenginleştirirken potansiyelini kısıtladığını savunur.

 

Dewey teknolojiyi bir problem çözme yöntemi ve "zekânın tarihi" olarak görür.

 

Marx, teknolojiyi üretim araçları ve "yabancılaşma" üzerinden ele alırken; Marcuse teknolojinin "tek boyutlu insan" yaratan bir kontrol aracına dönüştüğünü savunur.

 

Latour, "Aktör-Ağ Kuramı" ile insan ve nesnelerin iç içe geçmiş failler olduğunu savunur. Winner ise insanların "teknolojik bir uyurgezerlik" içinde olduğunu ve teknolojinin kendi başına bir düzen dayattığını belirtir.

 

Bölüm IV: Jose Ortega Y Gasset Felsefesinde Teknoloji

Ortega’ya göre "insanın doğası yoktur, tarihi vardır". İnsan, dünyada kendi yaşamını yapılandırmak zorunda olan bir "projedir". "Ben, benliğimle ortamımın toplamıyım" diyerek insanın çevresiyle olan zorunlu ilişkisini vurgular.

 

Teknoloji, insanın sadece biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak için değil, "iyi yaşam" (refah) isteği için yaptığı bir reformdur. Ortega’ya göre teknik, çevrenin özneye uyarlanmasıdır.

 

Ortega teknolojiyi üç döneme ayırır:

1. Şans Teknolojisi: İlkel insanın buluşlarının tesadüfi olduğu dönemdir.

2. Zanaatçılık Olarak Teknoloji: Antik Yunan ve Orta Çağ'da becerinin bir "gelenek" olarak usta-çırak ilişkisiyle aktarıldığı dönemdir.

3. Teknisyen Teknolojisi: Modern dönemdir; makinelerin aletlerin yerini aldığı ve buluşun sistematik bir "yöntem" haline geldiği aşamadır.

 

Ortega, yaşamdan kopuk "soyut akıl" yerine, her şeyi yaşam çerçevesinde değerlendiren "yaşamsal akıl" (somut akıl) kavramını önerir. Bilim insanlarının kendi alanlarında uzmanlaşırken genel kültürden kopmasını "uzmanlaşma barbarlığı" olarak eleştirir.

 

Sonuç

Heidegger’in aksine Ortega, teknolojiye daha aktif bir rol biçer: Teknik insanın bu tehlikelerle baş etmesinde en büyük yardımcısıdır. Ancak günümüz insanının bu teknik zenginlik içinde hayal gücünden yoksun olması büyük bir huzursuzluk kaynağıdır.

 

Teknik, insanın biyolojik yetersizliğini aşarak kendi "tasarısını" gerçekleştirmesinin yoludur. Teknik sayesinde dünya insanlaştırılır.

 

Heidegger'in yaklaşımı, Ortega'ya göre daha mesafeli ve ontolojik bir tehlikeye işaret eder.

Aletheia (Hakikatin Açığa Çıkması): Antik Yunan'da teknik (tekhne), bir şeyi "meydana getirmek" ve hakikati örtüsünden çıkarmaktır.

Gestell (Çerçeveleme): Modern teknolojinin özüdür. Doğayı ve insanı bir "stok" (hazır-olma) olarak görür. Nehir artık sadece elektrik kaynağıdır, insan ise bir "insan kaynağı".

Tehlike ve Çare: "Tehlikenin olduğu yerde çare de büyür." Heidegger, bu teknolojik kuşatmadan kurtuluş için sanata ve tefekküre (düşünceye) işaret eder.

 

Bir "Frankenstein" yaratmış olsak da, çözüm internetin fişini çekmek değil, "yaşamsal akıl" ve "etik sorumluluk" ile teknolojiyi yeniden insanlaştırmaktır. Teknolojinin özerk bir canavara dönüşmemesi için felsefi bir farkındalık şarttır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder