Todd
May - Şiddetsiz Direniş - Notlar
Felsefi Bir Giriş
Nonviolent Resistance, A Philosophica Introduction
Mütercim: Can Kayaş, Ayrıntı Yayınları, 2016
Önsöz
Akademisyenler geçmişin hatalarını eleştirmede çok iyi
olmalarına rağmen alternatif ve somut çözümler sunmada isteksiz ve yetersiz kalıyorlar…
Kitabın temel amacı, felsefi literatürde ihmal edilmiş olan
bu alana mütevazı bir katkı sunmak ve daha üstün felsefi tartışmaların önünü
açacak bir kıvılcım çakmaktır.
1. Şiddetsizlikten Örnekler
Estonya Şarkı Devrimi (Singing Revolution)
Estonya halkının Sovyet işgaline karşı şarkı söyleme
gelenekleri…
Süreç, Belediye Meydanı'ndaki bir konserin ardından binlerce
kişinin açık hava sahnesine kadar yürüyüp birlikte şarkı söylemesiyle
başlamıştır.
İkinci gece kalabalık 100 bine (nüfusun neredeyse %10'una)
ulaşmış ve yasaklanan mavi, siyah, beyaz renkli ulusal bayraklar açılmıştır.
Gustav Ernesaks'ın 19. yüzyıla ait bir şiirden esinlenerek
bestelediği "Atalarımın Vatanını, Vatanımı Seviyorum" şarkısı, Sovyet
sansürünü aşarak gayri resmi ulusal marş haline gelmiştir.
1969'daki Tartu festivalinde yasaklanmasına rağmen halk
tarafından kitlesel olarak defalarca söylenmiştir.
23 Ağustos 1989'da Molotof-Ribbentrop Paktı'nın 50. yıl
dönümünde Estonya, Letonya ve Litvanya'da iki milyon insan el ele tutuşarak 725
kilometrelik bir insan zinciri kurmuştur.
Interfront Krizi (Mayıs 1990): Etnik Rusların
örgütlediği Interfront grubunun parlamento binasına saldırıp kızıl bayrağı asma
girişimi sırasında binlerce Estonyalı alanı ablukaya almıştır.
Bu kritik anda şiddete başvurulmamış, Rus göstericilerin
güvenli tahliyesi için koridor oluşturulmuştur.
Televizyon Kulesi Kuşatması (Ağustos 1991): Tankların
Tallinn'e girmesiyle halk televizyon kulesini korumak için etrafını sarmış,
polis memuru Jüri Joost canı pahasına askerleri binanın yangın söndürme
sisteminden freon gazı salmakla tehdit ederek darbe başarısız olana dek zaman
kazanmıştır.
Filipinler Halk Gücü Devrimi (People Power)
Ninoy Aquino Suikastı (21 Ağustos 1983): Sürgünden
dönerken uçaktan iner inmez öldürülen muhalif lider Benigno "Ninoy"
Aquino'nun cenazesine iki milyon kişi katılmış ve bu olay direnişi
tetiklemiştir.
Aquino, hapishanedeyken Gandi'nin şiddetsizlik üzerine
yazdıklarıyla tanışmış ve şiddetsiz saflarda mücadele edeceğini açıklamıştı.
Juan Ponce Enrile ve Fidel Ramos'un Marcos'a karşı ayaklanıp
savunma bakanlığına sığınması üzerine Kardinal Jaime Sin radyodan sivilleri
yardıma çağırmıştır.
Elli binden fazla kişi tankların önünü kesmiş, askerlere
çiçekler verip çikolata ikram etmiştir. Tek bir kurşun dahi sıkılmadan askeri
birlikler geri çekilmiştir.
Mısır Tahrir Meydanı (Arap Baharı)
25 Ocak 2011'de Hüsnü Mübarek rejiminin ilan ettiği
"Ulusal Polis Günü"nde başlayan Tahrir Meydanı işgali ve 18 günün
sonunda Mübarek'in istifasını getirir.
Tunus'ta seyyar satıcı Muhammed Bouazizi'nin kendini
yakmasıyla başlayan süreç, İskenderiye'de polis tarafından dövülerek öldürülen
aktivist Halid Said'in fotoğrafının internette yayılması Mısır direnişini
alevlendirmiştir.
6 Nisan Gençlik Hareketi, Slobodan Miloseviç'i deviren Sırp
direnişinden (Otpor) esinlenmiş ve Muhammed Adel gibi aktivistler taktiksel
şiddetsiz direniş eğitimi almıştır. İnternet üzerinden koordine olan gruplar,
polisi şaşırtmak için dağınık halde meydana akın etmiştir.
IMF destekli özelleştirmelerin yarattığı sefalete isyan eden
halk, Mübarek'in meydana sürdüğü paralı yağmacıların "Deve Savaşı"
olarak anılan saldırılarına karşı şiddet dışı disiplinini korumuştur. Ordu
halka ateş açmayı reddetmiş, bağımsız sendikaların genel greve gitmesi ve Wael
Ghonim'in televizyon konuşmasıyla Mübarek istifaya zorlanmıştır.
New York İşgal Hareketi (Occupy Wall Street)
17 Eylül 2011'de Zuccotti Park'ta toplanan eylemcilerin,
büyüyen gelir adaletsizliğini küresel kamuoyunun gündemine taşıması…
Anarşist yazar David Graeber'a atfedilen "Biz
%99'uz" sloganı temel alınmıştır. Belirgin bir talep listesi olmaması
sol çevrelerce eleştirilse de her kesimden insanın kendini hareketle
özdeşleştirmesine olanak tanıyan bir "yeşil ekran" işlevi görmüştür.
Kararlar Genel Kurul'da mutabakatla alınmıştır. Megafonların
yasaklanması üzerine "ses kontrol" (human megaphone) yöntemi
geliştirilmiştir. Katılımcılar, yaşamak istedikleri eşitlikçi toplumu eylemin
içinde canlandırmayı (prefiguration) amaçlamışlardır.
Şiddetsiz Direnişin Sertliği ve Ahlaki Asimetri
Amerikan futbolu ya da ordudaki sertlik rakibe hasar vermeye
yönelikken, şiddetsiz eylemcilerin sertliği acıya katlanabilme ve tahammül etme
gücüdür.
Şiddetsizliğin sertliği başkasına şiddet kullanmaktan
kaçınmakta yatar.
2. Şiddetsizlik Nedir?
Slavoj Žižek
Şiddeti üç kategoride tanımlar: öznel (fiziksel
darp/öldürme), sistematik (ekonomik-politik sistemin yıkıcı sonuçları) ve
simgesel (dilsel şiddet).
Dil, şiddetsiz direniş için de gereklidir; anlam alanını şiddetin
mekanı olarak sınırlandırmamak gerek (zira aksi durumda şiddetin
kaçınılmazlığına kapı aralanır).
…herhangi bir şeyin simgeselleştirilmesinde şiddet içeren
bir şey vardır ve o şeyi aşağılamaktır.
Robert Audi
Şiddeti fiziksel saldırı, psikolojik aşağılama ve mülke kötü
niyetli zarar verme olarak üç kısma ayırır. Şiddetsiz bir hareket fiziksel
şiddeti reddettiği gibi, hasmı aşağılayan psikolojik şiddeti de reddetmelidir.
Johan Galtung
Şiddet, insanların o anki gerçek bedensel ve zihni
durumları, potansiyel beklentilerinin altında kalacak şekilde etkilendiği zaman
mevcuttur.
Faili belli olmayan bu duruma "yapısal veya dolaylı
şiddet" denir.
C. A. J. Coady
Coady, Galtung'un tanımını fazla geniş bularak ahlaki kafa
karışıklığına yol açtığını savunur.
Coady'ye göre sosyal adaletsizlik her halükarda yanlışken,
bazı kısıtlı fiziksel şiddet olayları (örneğin aile içi şiddeti engellemek için
güç kullanmak) meşru olabilir.
Coady psikolojik tacizi (Linda Ault vakası: anne babası
Linda Ault'u izinsiz cinsel ilişkiye girdiği için köpeğini çöle götürüp
bırakmakla cezalandırır. Anne babası kıza sığ bir mezar kazdırdılar. Sonra
Bayan Ault iki eliyle köpeği tuttu ve Bay Ault kızına 22 kalibrelik silahını
vererek, köpeği vurmasını söyledi. Kız bunun yerine silahı kendi şakağına
dayayarak intihar etti.) kısıtlı ve fiziksel hasara yol açacak kasti durumlarla
sınırlar.
Şiddetsizlik zor kullanır mı? Evet, 1955 Montgomery Otobüs
Boykotu gibi eylemler ekonomik baskı kurarak sistemi değişime zorlamıştır.
Barbara Deming'e göre başkasının zarar vermesine engel olmak onun özerkliğini
baltalamaz.
Şiddetsizlik / katılımcılarının, hasımlarının ve
diğerlerinin haysiyetine saygı duyarak mevcut siyasi, ekonomik veya toplumsal
düzenlemelere meydan okuyan ya da direnen siyasi, ekonomik veya toplumsal eylem…
3. Şiddetsizliğin Dinamikleri
Gandi'nin felsefesinde Hakikat (Satya) ve zarar vermeme
(Ahimsa) iç içedir.
Kimsenin Hakikate ayrıcalıklı erişimi olmadığından,
başkalarını ikna etmek ve gerekirse Hakikat adına "çile" (tapasya)
çekmek gerekir.
Ahlaki Jui-Jitsu
Richard Gregg'in kavramsallaştırdığı bu yöntem, hasmın
şiddetine karşı iyi niyetle direnerek onun ahlaki dengesini bozmaktır.
Gandici modelin nihai amacı hasmın kalbine dokunarak onun
fikirlerini dönüştürmektir.
1924-25 Vykom Tapınağı Yolu kampanyasında Dalitlerin sel
sularında omuzlarına kadar saatlerce direnmesi, Brahminlerin fikirlerini
dönüştürmesiyle sonuçlanmıştır.
Gandi'nin aksine Gene Sharp, ahlaki fikir dönüşümünün
şiddetsizlik için zorunlu olmadığını savunur.
İktidar, tebaanın rızası ve
itaatine bağlıdır; itaat geri çekildiğinde iktidar çöker.
Gene Sharp'a göre iktidarın özü yaptırımlarda değil,
zihinsel boyuttadır: İtaat üreten bizatihi yaptırımlar değil, yaptırım
korkusudur.
Kurt Schock
Schock, demokratik olmayan rejimlerde siyasi değişimin
"utandırma" ile değil, devletin iktidarını sarsacak "koz"
(leverage) kullanımıyla gerçekleştiğini savunur.
Estonya: Herhangi bir ahlaki ya da siyasi jui-jitsuya
ihtiyaç duymadan, Sovyetler Birliği'nin içsel zayıflaması ile halkın kurduğu
esnek ağların direncinin birleşmesiyle bağımsızlığa ulaşılmıştır.
4. Şiddetsizlik Değerleri: Haysiyet
Geleneksel siyaset felsefesi (Hobbes'tan Rawls'a
sözleşmecilik) yukarıdan aşağıya kurallarla ilgilenirken, şiddetsizlik kurumsal
kanalların dışında işleyen "aşağıdan yukarıya" bir ahlaki vizyonu
esas alır.
Michael Rosen haysiyeti statü, içkin değer, haysiyetli
davranış ve bir başkasına haysiyetli (saygılı) davranma hakkı olarak
kavramsallaştırır.
Kant için haysiyet sadece rasyonel varlıkların ahlak
yasasına (kategorik buyruk) uyabilme yetisidir.
Şiddetsizlikte saygı duyulan haysiyet, rasyonellikten öte,
insanların ve hayvanların kendi hayat yörüngelerine ve biyolojik/psikolojik
ihtiyaçlarına sahip olmasıdır.
Haysiyetli davranış
(Canlandırma), bireyin hiyerarşik ve bencil dürtüleri aşarak, yaşamak istediği
adil toplumu kendi eylemlerinde somutlaştırması, yani görmek istediği değişimin
kendisi olmasıdır.
5. Şiddetsizlik Değerleri: Eşitlik
Amartya Sen
Adalet teorilerinin mutlaka bir şeylerin eşitliğini
(özgürlükçüler için kısıtlamalardan muafiyet eşitliğini) talep ettiğini
belirtir.
Wilfrid Sellars
Rasyonellik, tekil Akıl ile kurulan bir ilişkiden ziyade
toplumsal bir çıkarımsal bağlantılar şebekesidir. Bilgi durağan değildir;
ampirik bilim gibi rasyoneldir. Çünkü: ampirik bilgi / kendini düzelten ve
herhangi bir iddiayı tek seferde topyekun olmasa da çürütme ihtimali olan bir
girişim olmasıdır.
Sebepler düzlemi toplumsal olduğu için her daim yanılma
payımız vardır; bu da Gandici Hakikat arayışında hasmın sebeplerine de açık
olmayı ve ahlaki tevazu göstermeyi gerektirir.
Jacques Rancière
Herkesin eşit derecede zeki olduğu varsayımını bir aksiyom
kabul eder
Derdimiz tüm zekanın eşit olduğunu kanıtlamak değil, bu
varsayımla neler yapılabileceğini görmek.
"Polis", hiyerarşik toplumsal rolleri tahsis eden
kurulu düzendir.
"Politika" ise bu düzende payı olmayanların
(parçanın parçası olmayanların) eşitmiş gibi davranarak düzene meydan
okumasıdır.
Eşitlik bir amaç değil, eylemin performatif başlangıç
noktasıdır.
Şiddetsizlikte eşitlik talep edilmez, performe edilir (yani
zaten eşitmiş gibi davranılır).
Siyahilerin lokantalarda oturması, eşitlik talep etmek
yerine eşitliği doğrudan uygulamaktır.
Hintlilerin Tuz Yürüyüşü ile tuz üretmeye başlaması da
sömürgeci hiyerarşiyi hiçe sayan bir kendi kendini yönetme (canlandırma)
pratiğidir.
Şiddet (Nazilere karşı nefsi müdafaa gibi) meşru olabilir;
şiddetsizlik de (kürtaj klinikleri önündeki haysiyet ihlal eden ablukalar gibi)
ahlak dışı amaçlara hizmet edebilir.
Ancak şiddetsizlik haysiyet ve eşitliği koruduğu için
ahlaken öncelikli yoldur.
6. Günümüz Dünyasında Şiddetsizlik
Reagan ve Thatcher ile başlayan neoliberal düzen, kamu
hizmetlerinin tasfiyesi, özelleştirme ve deregülasyonla kendini gösterir.
David Harvey neoliberalizmi şu şekilde tanımlamaktadır: insan
refahına en iyi ulaşım yolunun bireysel girişimcilik olanaklarını ve katı özel
mülkiyet haklarını, serbest piyasa ve serbest ticaret ile nitelendirilen
kurumsal bir çerçevede özgür bırakmak olduğunu öne süren siyasal iktisat
pratiğine ilişkin bir teori...
Devlet yardımlarının kesilmesi insanları bencil ve korku
odaklı yaşamaya iter, bu da toplumsal dayanışmayı aşındırarak neoliberalizmi
kendi içinde yeniden üretir.
Yalıtılmış bireyciliğin daha çok yalıtılmış bireyciliğe yol
açtığı kısır bir döngüde neoliberalizm daha fazla neoliberalizme yol açar.
Neoliberalizmin tek bir "Marcos"u ya da
"Mübarek"i yoktur; hedef dağınıktır.
Buna karşı Seattle (1999) protestoları, Meksika'daki
Zapatistalar, Brezilya'da topraksız köylülerin MST hareketi ve Arjantin'de terk
edilen fabrikaların işçilerce ele geçirilmesi gibi "işgal"
(occupation) odaklı mücadeleler gelişmiştir.
Neoliberalizmin aktörleri (bankacılar, siyasiler) genellikle
silahsızdır, onlara saldırmak kamuoyu desteğini yitirir.
Ayrıca neoliberal düzen, sarsılamaz bir askeri/polis
korumasına sahiptir.
Bu yüzden mücadele şiddetsiz olmalıdır.
Çevremizi saran ve hayatlarımıza nüfuz eden çok sayıdaki
baskıcı kurum ve faaliyetleri nasıl alaşağı edeceğimizi sormak yerine,
altlarını nasıl oymamız gerektiğini sormalıyız.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder