29 Mart 2013 Cuma

Hanok’un Gizemleri & Baruh’un Kıyameti


Hanok’un Gizemleri & Baruh’un Kıyameti


M.S. 1. yüzyılda yazıldığı düşünülen “Hanok’un Gizemleri”, 1200 yıl boyunca Rusya’da bir manastırda saklı kalmıştır.
Bu kitap, Hanok’un göğe alındıktan sonra orada gördükleri ve yaşadıkları konusunda detaylı bilgiler içermektedir.
İkinci bölüm; “Baruh’un Kıyameti”, İ.Ö. 7. yüzyılın sonları ile 6. yüzyılın başlarında yaşamış olan Peygamber Yeremya’nın kâtibi Baruh’un dilinden aktarılmaktadır.
Metin, geçmişte yaşananlardan ve gelecekte yaşanacak olanlardan söz eder. (s. 8)

…uzun iki adam karşıma çıktı. (s. 11)
…uyandım ve bu adamların önümde dikildiğini açıkça gördüm.
…önlerinde saygıyla eğildim.
Adamlar bana şöyle dedi: “Neşelen Hanok, korkma,
…adamlar beni kanatlarının üzerine alarak bulutların üzerine koydular.
Bulutlar hareket etti.
Beni ilk semaya çıkardılar.
…muazzam bir deniz gösterdiler.
Sonra karşıma yaşlıları ve yıldızların düzenlerini yönetenleri çıkardılar, (s. 12)

Yıldızları yöneten iki yüz meleği gösterdiler.

(İkinci sema)
Bana karanlığı gösterdiler.
…yargı gününü bekleyen mahkûmları,

(Üçüncü sema)
Beni, …bir bahçenin ortasına bıraktılar. (s. 13)

Bahçenin ortasında Tanrı’nın cennete geldiğinde üzerinde dinlendiği hayat ağacı vardı.
(Ağaç) Yaratılmış her şeyden daha güzeldi.
…kızıl renkteydi ve ateş gibi saydamdı.
Bahçedeki kökünden; bal, süt, yağ ve şarap akan dört kaynak çıkıp dört ayrı yönde sakince akıyordu.
Sürekli yağ damıtan zeytin ağacı vardı.
Hanok, burası… Tanrı’nın huzurunda günahsız ilerleyen ve sadece ona hizmet eden dürüstler için sonsuz bir miras olarak hazırlanmıştır.
Ardından beni Kuzeydeki bölgeye götürüp çok korkunç bir yer gösterdiler. (s. 14)
Hanok, burası Tanrı’ya saygı göstermeyen dünyada fena işlerle uğraşanlar için hazırlanmıştır.
Acınacak haldeki insanların ruhlarını çalan,
…elle yapılmış alçak şeylerin önünde eğilenler için bu yer, sonsuz bir miras olarak hazırlanmıştır.

(Dördüncü sema)
Bana Güneş ve Ay’ın ileri geri gidişlerini, tüm ışınlarını gösterdiler. (s. 15)

…beni alıp Doğu yakasına götürdüler ve Güneş’in belirli mevsimlerde içinden geçtiği kapıları gösterdiler. (s. 16)

Daha sonra, beni semanın Batısına götürdü.
Onlar bana Güneş’in dönüşünü hesaplamayı öğretti.
Ay’ın hesaplamasını; tüm gidişlerini ve devirlerini gösterdi. (s. 17)

(Beşinci sema)
…orada Grigori adı verilen hizmetkârları gördüm. İnsana benziyorlardı, devlerden de büyüktüler.
Bu adamlar neden bu kadar solgun?
Neden hiç konuşmuyorlar?
Bana şöyle cevap verdiler: “Gördüklerin başlarındaki Satanail’le birlikte Efendi’yi reddeden Grigoriler.
İçlerinden üç tanesi Tanrı’nın tahtını bırakıp Ermon diyarına gitti. Iermon Dağı’nda insanlarla iş ilişkilerine girdiler. Sonra dünya kızlarını görüp beğendiler ve onları kendilerine eş olarak aldılar.
Ardından uzun devler doğdu ve yeryüzüne günahkârlık hâkim oldu.
Bu yüzden Tanrı onları yüce adaletiyle yargıladı. Kardeşleri için ağıt yakıyorlar.

(Altıncı sema)
Orada yedi melek gurubu gördüm. (s. 19)

(Yedinci sema)
Orada muazzam bir ışık, yüce baş meleklerin ateşten ordularını, cisimsiz güçleri, lortları, prensleri, Kerubim ile Serafim’in tahtlarını ve onları izleyen birçok göz gördüm. 
Yüce tahtında oturan Efendi’yi gösterdiler bana.
Bütün bunları gördüğümde adamlar bana: “Hanok, buraya kadar sana eşlik etmekle görevlendirilmiştik” dedi ve yanımdan ayrıldı. (s. 20/21)

Cebrail bana: “Korkma Hanok, hadi kalk ayağa ve benimle gel. Ebediyen Tanrı’nın huzurunda bekle.” dedi.
Efendi, Vretil’e şöyle dedi: “Saklandıkları yerden kitapları getirin ve Hanok’a bir kaval verin.” (s. 21/22)

Vretil, 30 gün 30 gece hiç durmadan bana öğretti,
Bende bu bilgileri yazdım.
Sonunda 366 kitap yazdım.
Efendi benimle konuştu (s. 22)

Altıncı gün bilgeliğimle, yedi cevherden oluşan insanı yaratmasını söyledim, (s. 25)
…adını Âdem koydum. Ona irade verdim ve iki yol gösterdim: Işık ve karanlık.
Ben onun doğasını biliyordum ama o, kendi doğasını bilmiyordu. Bu yüzden günah işleme cehaleti onun kaderiydi ve günahları için ona ölümü verdim. Ardından onu uyuttum. Kaburga kemiğinden alıp ona eş yaptım. Eşi aracılığıyla ölüm geldi ve onun son sözünü aldım. (s. 26)

Sonra şeytan başka bir dünya yaratmayı düşündü çünkü yeryüzündeki her şey Âdem’e hizmet ediyordu ve şeytan onları yönetmek, onlara hükmetmek istedi.
Bunun üzerine Âdem’e karşı planlar yaptı; öyle bir hale büründü ki Havva’yı kandırdı. Ama Âdem’e dokunmadı. (s. 27)

Yanına seni bana getiren Samuil ve Raguil’i veriyorum. Onlarla birlikte yeryüzüne dön ve oğullarına sana söylediklerimi, en alttaki semadan benim tahtıma kadar neler gördüğünü anlat. (s. 28)

…sana otuz günlük bir süre veriyorum.
Otuz gün sonra, meleklerimi göndereceğim ve onlar benim talimatımla seni yeryüzünden, oğullarından alacaklar. (s. 29)

Tanrı insanı kendi suretinde yarattı,
Bir insanı kötüleyen, Efendi’yi kötülemiş olur. (s. 34)

Tanrı dedi ki: “Ben yemin etmem, bende adaletsizlik yoktur yalnızca hakikat vardır. Bir kişi de doğruluk yoksa evet, evet ya da hayır diye yemin edebilir. (s. 36)

Çalışmak için kendi ellerini kullananlar kutsanmıştır. Bir başkasının emeğinden faydalanmaya bakanlarsa lanetlenmiştir. (s. 37)

Hanok insanlarla konuşurken Efendi yeryüzüne karanlığı gönderdi,
Melekler aceleyle Hanok’u alıp Efendi’nin onu karşıladığı en yüksek semaya çıkardı. (s. 43)


---

Baruh’un Kıyameti

Neriah oğlu Baruh’a Tanrı’nın sözleri ulaştı ve ona şöyle dedi: “Bütün bu insanların bana yaptıklarını gördün mü?” (s. 47)

Tüm bunlardan sonra geriye ne kalacak?

Tanrı bana şöyle yanıt verdi: “Bu şehir bir süreliğine teslim edilecek ve böylece insanlar cezalandırılmış olacak.” (s. 48)

Ertesi sabah, Keldaniler şehri kuşatmış.
…bir melek gökten inmeye başladı.
Dünya, yüce Tanrı’nın sözlerine kulak ver. Sana Emanet ettiklerimi al ve onları son ana kadar koru ki; istendiğinde onları yerine koyabilesin. (s. 49)

Tüm bunlar olup bittikten sonra Keldani ordusu tapınağı ele geçirdi.

Yedi gün sonra Tanrı’nın sözleri bana ulaştı.
Yeremya’ya gidip Babil’de esir düşmüş insanlara yardım etmesini söyle.
…sen burada Siyon harabelerinde kal. Sana günler sona erdiğinde yaşanacakları göstereceğim. (s. 50)

…senin ebedi tesellilerin var.

Bozulmuş ne varsa temizlenecek, ölümlü her şey gidecek ve şeytanlarla dolu şimdiki zaman unutulacak. (s. 67)

Yeni dünya, onun kutsallığını bilenler için hiç bozulmayacak. (s. 68)

Üzerinde doğanların hiç yaşlanmadığı dünyayı reddettiler. Görkemli bir hayatı geri çevirdiler. (s. 73)

Âdem yaratıldığı zaman melekler özgürdü. Sonra onların bir kısmı düştü ve kadınlarla birleşti. Ve sonra bunun için cezalandırıldılar. (s. 77)

Düşmanlar şehri kuşattığında kardeşlerim, en yüce olan meleklerini gönderdi ve onlar güçlü surları yıktılar.
…düşman ele geçirmesin diye tapınaktaki bütün eşyaları sakladılar. (s. 88)

Türkçeleştiren: Damla Saydam Çizme
CBN Yayıncılık, Mart 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder