29 Eylül 2017 Cuma

İyidere Tarihi


İshak Güven Güvelioğlu - İyidere Tarihi

İyidere İlçesi Rize’nin en batıdaki ilçesidir. Adını Trabzon-Rize il sınırını çizen İyidere’den almıştır. Osmanlı öncesi adı Kalapotamoz’dur (Kalo= iyi + Potamoz= dere). (s. 15)

Miletliler bölgeye ticaret için geldiklerine göre burada yaşamakta olan yerli halklar bulunmaktaydı.
…bölgenin bilinen en eski halklarının adlarını Trabzon’dan doğuya doğru Kolklar, Canlar/Tzanlar, Rize bölgesinde BEchireler, Byzerler, Ekekheirienler ve Heptakomentler olarak sayabiliriz. (s. 16)

Anadolu MÖ. 6. yüzyılda Perslerin egemenliğine girmiş ve Persler ülkeyi 22 yönetim bölgesine ayırmıştı. (…) bu bölgelere Satraplık deniyordu. Rize ve çevresi de bu satraplıklardan biri olan Pont Satraplığı içinde yer almıştı. (s. 17)

Pontus Devleti MÖ. 64’te Romalılar tarafından ortadan kaldırıldı. Bundan sonra Rize, Roma İmparatorluğunun Pontus Polemoniacus vilayeti içinde yer aldı.

İyidere’ye adını veren akarsuyun bilinen en eski adı olan Kalos’a ilk defa Arrianus tarafından 131-132’de kaleme alınmış “Karadeniz Seyahati’nde rastlanmaktadır.
Roma ikiye bölünüp Rize, Doğu Roma İmparatorluğuna kaldıktan sonra sınır kendi olarak önem kazandı. Rize kalesi bu dönemde inşa edildi.
Bölge, Sasanilerle yapılan savaşlarda mücadele alanı oldu.
Bölgeyi tahkim etmek için Balkanlarda yenilgiye uğratılan Bulgar Türklerinin bir kısmı bölgeye yerleştirildi. (s. 18)

Malazgirt Zaferi’nden sonra kısa bir süre 1073-1074 yılları arasında Trabzon bölgesi Müslümanların eline geçti (Osmanlı’dan Önce Anadolu’da Türkler, s. 83).
1204 yılında Gürcü Kraliçesi Tamara’nın desteğiyle Trabzon’da Rum Devleti kuruldu. Bu devlet sırasıyla bölgeye hakim olan Selçuklulara, Gaznelilere, Moğollara ve İlhanlılara vergi ödemek suretiyle ayakta kaldı. Anadolu’daki beylikler döneminde ise çevresindeki Beyliklerle hısımlıklar kurarak varlığını sürdürmeyi başardı. 1402’de Ankara Savaşı’nda Timur’a destek veren Trabzon Rum Devleti Türk baskısından kurtulmuş oldu. (s. 19)
Clavio’nun seyahatnamesi bu tarihlerde (Timur Devrinde Kadis'ten Semerkant'a Seyahat) bölgeden söz eden önemli bir kaynaktır.
Fatih, 1461’de bölgeyi fethederek Rum devletini tarihe gömdü. (s. 20)

İyidere bölgesinde Fetih öncesinden beri işletilen en önemli yer, Pileki Mağarası’dır. Bu mağara Karadeniz bölgesinde antik dönemden beri ekmek pişirmek için kullanılan pileki taşı çıkarılması sonucunda oluşmuştur. (s. 21)

İslam dininin Türk kavimleri arasında yaygınlaşmasından önce ve sonra Şamanist olarak Doğu Karadeniz bölgesine gelmiş olan Hun-Sabir, Bulgar, Avar, Hazar, Uz (Oğuz), Peçenek, Kuman - Kıpçak ve Tatar Türkleri Bizans döneminde Hıristiyanlaştırılmıştır.
Bizanslıların Komanen, İslam kaynaklarının Kıpçak adını verdiği Türk boyunun büyük kitleler halinde bölgeye gelişi 1073-1125 yılları arasında olmuştur. Gürcistan Kralı IV. David, Kıpçak Hanı Karahan oğlu Atrak’ın kızı Guran-Dukht ile evliydi. Bu gelen Kıpçaklardan seçilen 40 bin kişi Gürcü ordusuna katıldı. Kral IV. David, bu sayede Selçuklulardan bağımsızlığını aldı ve Gürcistan’a en parlak devrini yaşattı.
David’den sonra III. Giorgi, 1184’te ölümü üzerine de anası (bir Kıpçak Türkü olan) Tamara ülkeyi yönetmiştir.
Trabzon Rum İmparatorluğu, bu kraliçenin himayesinde kurulmuştu. (s. 23)

Halk arasında yaygın olan bir yanlış anlayış ise köy, mahalle ve arazilerin eski adlarının Pontus Rumlarından kalma ve Rumca olduğu yönündedir. Etimolojik yönden incelendiğinde bu adların büyük ölçüde Türk aşiret ve boylarını işaret ettiği veya Türkçenin eski bir şivesiyle irtibatlı olduğu görülmektedir.
Tespit edilen ve etimolojik yönden incelenen yer adlarında durum şu şekildedir.
Kalik-oz: Uygurcadır. Kalik / yüce, yüksek anlamındadır. Divan-ı Lügati’t Türk’te kalık, hava, gök, sema anlamında kullanılmıştır. Kalikoz da, yüksekteki vadi manasına gelmektedir. (s. 24)
Hazar: İlçenin Of ile sınırını çizen akarsuyun doğu tarafında yer alır.
Tatar: Fetih öncesinden beri İyidere’de görülen şahıs ve arazi adlarındandır.
Mavrant: Kalecik Köyünün eski adıdır. Bu adın aslı Mavran olup, Karakoyunlu adının Yunanca karşılığıdır.
Sam-soz: Sam kökü Türkçede tepe, yüksek anlamlarında kullanılır.
Salan-doz: Taşhane Köyünün eski adıdır. Kıpçak Türkçesinde Salan, saman demektir. (s. 25)
Aspet: Farsça bir kelime olup atlar demektir. (s. 26)

---
İyidere Kaymakamlığı Kültür Yayınları
2012


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder