31 Aralık 2018 Pazartesi

Şakir Şevket - Trabzon Tarihi


Şakir Şevket - Trabzon Tarihi

O devrin Trabzon’unda şehrin yüksek tabakasının geceleri vakit geçirdikleri yerler konakların selamlıklarıydı. Selamlıklar, kendilerine has adap ve gelenekleri olan yerlerdi. Buralarda semtin ileri gelenleri, sözü sohbeti dinlenir zarif adamları toplanır, memleketin çeşitli meseleleri üzerinde konuşulur, aileler arasında meydana gelen gerginlikler giderilirdi. Bir kısım selamlıklarda ise ağırlık ilmi ve edebi sohbetlere verilirdi. Buralar bir nevi akademi işlevi görürdü. Alemdarzade Emin Hilmi Efendinin Ortahisar’daki selamlığı böyle bir yer idi. Şakir şevket çok geç yaşlarından itibaren bu evin selamlık sohbetlerine dahil oldu (s. 22-23).

Şehre sofraya benzediği için Trabzon dendi hikâyesi: s. 52

Şehirde sofra şeklinde birçok taş bulunduğu için, taşlardan dolayı şehre Trapeza/Trabzan dendi hikâyesi: s. 53

Hurşid-abad ve Tuğra bozan efsaneleri: s. 54

Mahsulat
Lazut (mısır), hınta (buğday), arpa, hıyar, kavun (Yenicuma mahallesinin kavunu pek meşhur), karpuz yetişiyor (s. 63)

Akçaabat ve çevresinde tütün meşhur,

Vakfıkebir: fasulye, mısır, tereyağı

Görele: fındık, fasulye, mısır, üzüm ve şarap

Tirebolu: fasulye, fındık, gemi yapımı ve bunun hammaddesi olan kereste

Yomra: fındık, doğal bir kaynaktan acı su çıkıyor, insanlar bundan kazanç elde ediyor,

Sürmene: Balıkçılık, balık yağı,

Of: Buranın nam-ı kadimi yılan manasında olmak üzere ofis imiş (yolları yılan gibi kıvrımlı diye),
Âlimi çok bir de zanaatı ileri (ahşaptan saat bile yaparlar)
…ahalisi Rum lisanıyla tekellüm eder.

Fetihten iki yüz sene sonra Maraş ulemasından Osman Efendi namında bir zat bölgeye gelerek papazların ekserisini susturmuş…

Rize, ismini pirinç manasına gelen İriziyos’tan alır (s. 96)
Çerkezler haçapa denen kayıklarıyla bölgeye gelip korsanlık yapıyor,
Ahalisi ticaret bilir, keten dokumaları meşhur,

Kâtip Çelebi kavlince Laz tabirinin Lezgi’den muharref olduğu anlaşılıyor (s. 99),

Gönye: Yavuz Sultan Selim şehzade iken Gürcistan seferi esnasında burada sikke kestirmiş, bu sebeple Gönye denmiş bu beldeye (s. 99),

Hopa Arhavi: Buranın ahalisi ticaretle meşgul ve de silahşörlükle meşhurlar

Batum: Oradaki nehrin gayet derin olması cihetiyle derin manasında olan patis lafzı kasabaya benam olmuş.

Livane: Bu bölgenin meyvesi meşhur, ahalisi tüccar,
Kasaba yakınlarında acısu diye bilinen bir kaynakları var, sızı ve kaşınma illetine nafidir.

Gümüşhane: Ahalisi Rusya taraflarında taşçılık ve rençberlik; Dersaadet’te kazgancılık ve yorgancılıkla meşhur,
Buranın ve Maçka ahalisinden birtakımı hıristiyan oldukları halde müstesna zamanlarda her nasılsa kendilerini İslam suretinde göstererek bir müddet yaşamışlar ise de (…) Ragıp Paşa’nın valiliği sırasında camilerde beraberce namaz kıldığımız Ahmed ve Hasan’a Nikola ve Yorgi denmeğe başladı… (s. 102)

Kitabın 40 ila 120 sayfaları arası Şakir Şevket’in Trabzon Tarihi adlı eserinin birinci cildidir,
121. sayfadan itibaren ikinci cilde geçiyoruz,
Trabzon Tarihinin 2. cildi, vilayetin idari tarihi, sırasıyla vilayet yöneticileri anlatılıyor,  bu bölüm tamam olunca Şevketname-i Osmani başlıklı manzum Osmanlı tarihine geçiyoruz,
200. sayfadan sonra ilk yayını sonrası kitap hakkında çıkan takrizata yer verilmiş, sonrasında fihrist ve görsel malzemeler mevcut.

---
Hazırlayan: İsmail Hacıfettahoğlu
Kurtuba Kitap, İstanbul, 2013


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder