Yapılar Kitabı - Sâî Mustafa Çelebi Tezkiretu'l - Bunyan ve
Tezkiretu'l - Ebniye (Mimar Sinan'ın Anıları) - Notlar
Çevriyazı, Eleştirel Basım ve Notlar: Hayati Develi, Samih
Rifat, Koçbank Yayınları, 2002
Eserde Sinan’ın devşirme kökeninden mimarbaşılığa yükselişi,
Süleymaniye Camii ve Kırkçeşme suyolları gibi projelerin zorlu inşa süreçleri
bizzat kendi anlatımıyla sunuluyor.
Eser Osmanlı mimarisinin "altın çağına" ışık
tutan, teknik ve estetik dehanın arkasındaki insani hikâyeleri belgeleyen
benzersiz birer tarihi kayıt niteliği taşımaktadır.
…
Mimar Sinan (1490-1588): Kayseri’den devşirilmiş, Yeniçeri
ocağında yetişmiş ve Osmanlı mimarlığına "altın çağ" yaşatmış bir
dâhidir.
Saî Mustafa Çelebi: Sinan’ın anılarını kaleme alan 16.
yüzyıl nakkaşı ve şairidir.
Tezkiretü’l-Bünyan’ın Yeni Baskısı İçin Önsöz
Doğan Kuban
Tezkiretü’l-Bünyan Mimar Sinan’ın düşüncelerini anlamak için
en önemli kaynaktır.
Eser Sinan ile Saî arasında bir "hasbıhal"
(sohbet) gibi kaleme alınmıştır.
Metindeki bazı teknik veriler (kubbe çapları gibi) yanlıştır.
Doğan Kuban’a göre bunun nedeni Saî Mustafa Çelebi’nin Mimar Sinan’ı yüceltmek
istemesidir.
Sâî’nin Tezkiretü’l-Bünyan'da sanatsal ve estetik bir mesaj
verdiğini söylemek zordur. Fakat güzel kavramının ağırlıklı bir yer tutmadığı İslam
kültürü ortamında bu doğaldır. İslam’da bütün boyutlarıyla Allah’ın
vasıflarından türevlenmiş ululuk boyutları yüceltilir.
Tezkiretul- Bünyan'da yüceliğin tek ölçütü eşsizliktir.
Sinan’ın en büyük motivasyonlarından biri, Hristiyan
mimarların "Müslümanlar Ayasofya gibi bir kubbe yapamaz" yargısını
kırmaktır.
Tezkiretü’l-Bünyan / ne bir otobiyografidir, ne bir
biyografidir. Belki de Sinan’ın isteğiyle, o günün anlayışı içinde yazılmış
bazı biyografik bilgiler içermektedir. Dönemin mimari tasarım eğilimlerini
anlatan bir kitap değildir. Fakat birçok yapı hakkında ancak Sinan’ın
bilebileceği ayrıntıları nakleder.
Kitabın en detaylı ve ilginç kısmı İstanbul’a su getirilmesi
(Kırkçeşme) üzerinedir.
Mimar Sinan’a ve Eserlerine İlişkin Kaynaklar
Hayati Develi
…kaynakların birincisi Topkapı Sarayı Arşivi, no. D.
1461/3’te bulunan ve herhangi bir başlık taşımayan bir metindir ve ilk defa
yayınlayan R. M. Meriç tarafından Adsız Risale olarak adlandırılmıştır. Metin
büyük olasılıkla Mimar Sinan’ın kendisi tarafından kaleme alınmıştır.
İkinci metin, Topkapı Sarayı Arşivi’nde, no. D. 1461/4’te
(y. lb-5a) bulunan Risâletü’l-Mi’mâriyye,dir. Bunda da kısaca, ancak Adsız Risaledekinden
daha ayrıntılı olarak Mimar Sinan’ın kısa biyografisi verilir.
Üçüncü metin Tuhfetü’l-Mi’mârîn adını taşımaktadır / Topkapı
Sarayı Müzesi Arşivi, no. D. 1461/4, y. 6b-27b ciltlenmiştir. Müsvedde halinde
olan bu metin, Risâletü’l-Mi’mâriyye'nin geliştirilmiş bir edisyonu
durumundadır.
Bu üç metin / doğrudan Mimar Sinan’ın ağzından yazılmış gibi
görünür.
Mimar Sinan’ın hayatının ve eserlerinin anlatıldığı iki
metin
Bunlar Tezkiretü’l-Ebniye ve Tezkiretü’l-Bünyan adını taşır.
Tezkiretü’l-Ebniye, Tuhfetü’l-Mi'mârîn örnek alınarak
oluşturulmuştur.
…metni Sâî kaleme almışsa da, anlatım Sinan’ın ağzındandır.
Tezkiretü’l-Ebniye’nin bittiği yerde Tezkiretü’l-Bünyan
metni başlar
Tezkiretü’l-Bünyan Sâî Çelebi tarafından Mimar Sinan’ın
ağzından kaleme alınmıştır. Aslında düzyazı olmakla birlikte araya yer yer
manzum parçalar serpiştirilmiştir.
Birinci gruptaki metinleri, her ne kadar Tuhfetü’l Mi’mârîn
yapısal olarak tamamlanmış görünse de, birer ön edisyon kabul edebiliriz.
Bunların yazarlarının Mimar Sinan’ın kendisi olduğu da düşünülebilir.
Metinler üstünde yapılan çalışmalar…
Eleştirel basım, birden fazla nüshası bulunan bir metnin
nüshalarını karşılaştırıp yanlışları ayıklayarak yeni bir metin kurma
işlemidir.
Bizim amacımız da Tezkiretü’l-Bünyan ve Tezkiretü’l-Ebniye
metinlerini bu şekilde okuyucuya sunabilmektir.
Tezkiretü’l-Bünyan
Bu kitap, ustaların ustası mimarbaşı Abdülmennanoğlu Sinan’ı
anlatan Tezkiretü’l-Bünyan’dir.
Kitap, Allah ve peygamberlere övgülerle başlar.
Mimar Sinan’ın hizmet ettiği padişahlar anılır.
Sinan, kendisini Sultan Selim Han’ın saltanat gülbahçesinin
devşirmesiyim diyerek tanıtır.
Dülgerlikte ustalaştığını, orduda yeniçeri olarak seferlere
katıldığını anlatır.
Kırkçeşme Su
Yollarının İnşası: İstanbul’un su sorununu çözmek için Kanuni’nin emriyle
yapılan bu projede Sinan, mühendislik dehasını konuşturur.
Bağladım künk gibi
nice yerden kemeri
Bu safa veren suyun
olmak için rehberi.
Pınarı başından bağlayıp dağdan bir hendek açarak kırlara
yayılan suyu getirip bende topladık
Su değil bu, rüya
ancak
Kaynağı bir serap
ancak
Yapılan kemerlerden biri, Uzun Kemer diye ün kazanmıştır.
Yüksekliği yirmi zira uzunluğu bin iki yüz yirmi zirâdır.
Süleymaniye
Camisi’nin İnşası: Camide kullanılan dört dev mermer sütunun getirilmesi ve
kubbenin inşası detaylandırılır. Padişahın inşaatın yavaş ilerlediği zannıyla
öfkelenmesi üzerine Sinan'ın verdiği "Saadetli Padişahımın devletinde
inşallah iki ayda tamamlanır!" sözü ve bu mucizevi bitiriş süreci
vurgulanır.
Büyük Çekmece Köprüsü
ve Sigetvar Seferi: Denizin içine yapılan bu köprünün sağlamlığı ve
Kanuni’nin son seferi olan Sigetvar’da vefatı anlatılır.
Selimiye Camisi:
Edirne’deki bu şaheser, Sinan’ın ustalığının zirvesi olarak sunulur.
Metinde kubbenin büyüklüğü hakkında, "Bu yüce kubbe
ondan [Ayasofya'dan] büyük oldu" ifadesi yer alır.
Ayakta tutsun o eşsiz
Tanrı, temellerini Hem yapının hem de yapanın, felek döndükçe.
Bu temiz ve güzel yer,
mabed olsun Müslümanlara Gök camisinde nesneler ibadet ettikçe.
Tezkiretü’l-Ebniye Risalesi
Bu bölüm, Sinan’ın hayatının manzum (şiirsel) bir özetiyle
başlar ve inşa ettiği yapıların kategorize edilmiş listesiyle devam eder.
Dülgerler piri Habib-i Neccâr’ın çırağı
Kulun, Mimar Yusuf bin Abdullah.
Piri oldum bu fani tekkenin Devrine eriştim dört padişahın.
Evreni ibret gözüyle seyrettim Yoktur kalıcılığı, iyice
anladım.
Nice binasının attım temellerini Yokluktur sonu insanın,
gelmez gerisi.
Yıkılmaya yüz tuttu beden sarayım Onun derdiyle sıkıntılara
düştüm.
Bu zamanın elemleri sakalımı ağarttı Allah korkusu bedenimi
titretti.
Kemer sanmayın iki büklüm bedenimi Bir köprüdür o, geçit
verir gama, kedere.
Ahrete bir geçit olsun diye ey kardeş Bu felek sarayının
kemerine eğdim baş.
Din direğine etsinler duayı Çünkü onunla durur dünya sarayı.
Beni de hayırla yad etsinler Kederli gönlümü sevindirsinler.
Merhum Gazi Sultan Süleyman Han devrinde yeniçeri olup Rodos
ve Belgrad seferlerinin ardından atlı sekban oldum. Daha sonra Mohaç Seferi’ne
gidip acemioğlanlar yayabaşılığı nasip oldu. Eksiksiz bir hizmet ve zaman
geçmesiyle kapı yaya- başılığı verildi. Bir zaman sonra zenberekçibaşılık
yoluyla Alman Seferi’ne katıldım. Daha sonra Bağdad diyarına gitmek nasip oldu.
Bu seferden dönüşte haseki yaptılar. Yine Cihan Hükümdarı’yla Korfu ve Pulya,
Karaboğdan seferleri yapıldı ve nice fetihler nasip oldu. O tarihte bu
zavallıyı, hakkıdır diyerek mimarbaşılığa getirdiler; Yüce Allah’ın yardımıyla.
Yapı Listeleri (13 Bölüm): Sinan'ın inşa ettiği 80 cami, 51
mescit, 46 medrese, 7 darülkurra, 20 türbe, 14 imaret, 3 darüşşifa, 6 su yolu
kemeri, 8 köprü, 19 kervansaray, 33 saray, 6 mahzen ve 36 hamam bu bölümlerde
tek tek listelenir.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder