12 Ekim 2025 Pazar

Sâî Mustafa Çelebi - Yapılar Kitabı - Özet/Notlar

Yapılar Kitabı - Sâî Mustafa Çelebi Tezkiretu'l - Bunyan ve Tezkiretu'l - Ebniye (Mimar Sinan'ın Anıları) - Notlar

Çevriyazı, Eleştirel Basım ve Notlar: Hayati Develi, Samih Rifat, Koçbank Yayınları, 2002

 


Eserde Sinan’ın devşirme kökeninden mimarbaşılığa yükselişi, Süleymaniye Camii ve Kırkçeşme suyolları gibi projelerin zorlu inşa süreçleri bizzat kendi anlatımıyla sunuluyor.

Eser Osmanlı mimarisinin "altın çağına" ışık tutan, teknik ve estetik dehanın arkasındaki insani hikâyeleri belgeleyen benzersiz birer tarihi kayıt niteliği taşımaktadır.

Mimar Sinan (1490-1588): Kayseri’den devşirilmiş, Yeniçeri ocağında yetişmiş ve Osmanlı mimarlığına "altın çağ" yaşatmış bir dâhidir.

Saî Mustafa Çelebi: Sinan’ın anılarını kaleme alan 16. yüzyıl nakkaşı ve şairidir.

 

Tezkiretü’l-Bünyan’ın Yeni Baskısı İçin Önsöz

Doğan Kuban

Tezkiretü’l-Bünyan Mimar Sinan’ın düşüncelerini anlamak için en önemli kaynaktır.

Eser Sinan ile Saî arasında bir "hasbıhal" (sohbet) gibi kaleme alınmıştır.

 

Metindeki bazı teknik veriler (kubbe çapları gibi) yanlıştır. Doğan Kuban’a göre bunun nedeni Saî Mustafa Çelebi’nin Mimar Sinan’ı yüceltmek istemesidir.

 

Sâî’nin Tezkiretü’l-Bünyan'da sanatsal ve estetik bir mesaj verdiğini söylemek zordur. Fakat güzel kavramının ağırlıklı bir yer tutmadığı İslam kültürü ortamında bu doğaldır. İslam’da bütün boyutlarıyla Allah’ın vasıflarından türevlenmiş ululuk boyutları yüceltilir.

Tezkiretul- Bünyan'da yüceliğin tek ölçütü eşsizliktir.

 

Sinan’ın en büyük motivasyonlarından biri, Hristiyan mimarların "Müslümanlar Ayasofya gibi bir kubbe yapamaz" yargısını kırmaktır.

 

Tezkiretü’l-Bünyan / ne bir otobiyografidir, ne bir biyografidir. Belki de Sinan’ın isteğiyle, o günün anlayışı içinde yazılmış bazı biyografik bilgiler içermektedir. Dönemin mimari tasarım eğilimlerini anlatan bir kitap değildir. Fakat birçok yapı hakkında ancak Sinan’ın bilebileceği ayrıntıları nakleder.

 

Kitabın en detaylı ve ilginç kısmı İstanbul’a su getirilmesi (Kırkçeşme) üzerinedir.

 

Mimar Sinan’a ve Eserlerine İlişkin Kaynaklar

Hayati Develi

…kaynakların birincisi Topkapı Sarayı Arşivi, no. D. 1461/3’te bulunan ve herhangi bir başlık taşımayan bir metindir ve ilk defa yayınlayan R. M. Meriç tarafından Adsız Risale olarak adlandırılmıştır. Metin büyük olasılıkla Mimar Sinan’ın kendisi tarafından kaleme alınmıştır.

İkinci metin, Topkapı Sarayı Arşivi’nde, no. D. 1461/4’te (y. lb-5a) bulunan Risâletü’l-Mi’mâriyye,dir. Bunda da kısaca, ancak Adsız Risaledekinden daha ayrıntılı olarak Mimar Sinan’ın kısa biyografisi verilir.

Üçüncü metin Tuhfetü’l-Mi’mârîn adını taşımaktadır / Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, no. D. 1461/4, y. 6b-27b ciltlenmiştir. Müsvedde halinde olan bu metin, Risâletü’l-Mi’mâriyye'nin geliştirilmiş bir edisyonu durumundadır.

Bu üç metin / doğrudan Mimar Sinan’ın ağzından yazılmış gibi görünür.

 

Mimar Sinan’ın hayatının ve eserlerinin anlatıldığı iki metin

Bunlar Tezkiretü’l-Ebniye ve Tezkiretü’l-Bünyan adını taşır.

Tezkiretü’l-Ebniye, Tuhfetü’l-Mi'mârîn örnek alınarak oluşturulmuştur.

…metni Sâî kaleme almışsa da, anlatım Sinan’ın ağzındandır.

 

Tezkiretü’l-Ebniye’nin bittiği yerde Tezkiretü’l-Bünyan metni başlar

Tezkiretü’l-Bünyan Sâî Çelebi tarafından Mimar Sinan’ın ağzından kaleme alınmıştır. Aslında düzyazı olmakla birlikte araya yer yer manzum parçalar serpiştirilmiştir.

 

Birinci gruptaki metinleri, her ne kadar Tuhfetü’l Mi’mârîn yapısal olarak tamamlanmış görünse de, birer ön edisyon kabul edebiliriz. Bunların yazarlarının Mimar Sinan’ın kendisi olduğu da düşünülebilir.

 

Metinler üstünde yapılan çalışmalar…

 

Eleştirel basım, birden fazla nüshası bulunan bir metnin nüshalarını karşılaştırıp yanlışları ayıklayarak yeni bir metin kurma işlemidir.

Bizim amacımız da Tezkiretü’l-Bünyan ve Tezkiretü’l-Ebniye metinlerini bu şekilde okuyucuya sunabilmektir.

 

Tezkiretü’l-Bünyan

Bu kitap, ustaların ustası mimarbaşı Abdülmennanoğlu Sinan’ı anlatan Tezkiretü’l-Bünyan’dir.

 

Kitap, Allah ve peygamberlere övgülerle başlar.

Mimar Sinan’ın hizmet ettiği padişahlar anılır.

 

Sinan, kendisini Sultan Selim Han’ın saltanat gülbahçesinin devşirmesiyim diyerek tanıtır.

Dülgerlikte ustalaştığını, orduda yeniçeri olarak seferlere katıldığını anlatır.

 

Kırkçeşme Su Yollarının İnşası: İstanbul’un su sorununu çözmek için Kanuni’nin emriyle yapılan bu projede Sinan, mühendislik dehasını konuşturur.

Bağladım künk gibi nice yerden kemeri

Bu safa veren suyun olmak için rehberi.

 

Pınarı başından bağlayıp dağdan bir hendek açarak kırlara yayılan suyu getirip bende topladık

Su değil bu, rüya ancak

Kaynağı bir serap ancak

 

Yapılan kemerlerden biri, Uzun Kemer diye ün kazanmıştır. Yüksekliği yirmi zira uzunluğu bin iki yüz yirmi zirâdır.

 

Süleymaniye Camisi’nin İnşası: Camide kullanılan dört dev mermer sütunun getirilmesi ve kubbenin inşası detaylandırılır. Padişahın inşaatın yavaş ilerlediği zannıyla öfkelenmesi üzerine Sinan'ın verdiği "Saadetli Padişahımın devletinde inşallah iki ayda tamamlanır!" sözü ve bu mucizevi bitiriş süreci vurgulanır.

 

Büyük Çekmece Köprüsü ve Sigetvar Seferi: Denizin içine yapılan bu köprünün sağlamlığı ve Kanuni’nin son seferi olan Sigetvar’da vefatı anlatılır.

 

Selimiye Camisi: Edirne’deki bu şaheser, Sinan’ın ustalığının zirvesi olarak sunulur.

Metinde kubbenin büyüklüğü hakkında, "Bu yüce kubbe ondan [Ayasofya'dan] büyük oldu" ifadesi yer alır.

Ayakta tutsun o eşsiz Tanrı, temellerini Hem yapının hem de yapanın, felek döndükçe.

Bu temiz ve güzel yer, mabed olsun Müslümanlara Gök camisinde nesneler ibadet ettikçe.

 

Tezkiretü’l-Ebniye Risalesi

Bu bölüm, Sinan’ın hayatının manzum (şiirsel) bir özetiyle başlar ve inşa ettiği yapıların kategorize edilmiş listesiyle devam eder.

 

Dülgerler piri Habib-i Neccâr’ın çırağı

Kulun, Mimar Yusuf bin Abdullah.

Piri oldum bu fani tekkenin Devrine eriştim dört padişahın.

Evreni ibret gözüyle seyrettim Yoktur kalıcılığı, iyice anladım.

Nice binasının attım temellerini Yokluktur sonu insanın, gelmez gerisi.

Yıkılmaya yüz tuttu beden sarayım Onun derdiyle sıkıntılara düştüm.

Bu zamanın elemleri sakalımı ağarttı Allah korkusu bedenimi titretti.

Kemer sanmayın iki büklüm bedenimi Bir köprüdür o, geçit verir gama, kedere.

Ahrete bir geçit olsun diye ey kardeş Bu felek sarayının kemerine eğdim baş.

 

Din direğine etsinler duayı Çünkü onunla durur dünya sarayı.

Beni de hayırla yad etsinler Kederli gönlümü sevindirsinler.

 

Merhum Gazi Sultan Süleyman Han devrinde yeniçeri olup Rodos ve Belgrad seferlerinin ardından atlı sekban oldum. Daha sonra Mohaç Seferi’ne gidip acemioğlanlar yayabaşılığı nasip oldu. Eksiksiz bir hizmet ve zaman geçmesiyle kapı yaya- başılığı verildi. Bir zaman sonra zenberekçibaşılık yoluyla Alman Seferi’ne katıldım. Daha sonra Bağdad diyarına gitmek nasip oldu. Bu seferden dönüşte haseki yaptılar. Yine Cihan Hükümdarı’yla Korfu ve Pulya, Karaboğdan seferleri yapıldı ve nice fetihler nasip oldu. O tarihte bu zavallıyı, hakkıdır diyerek mimarbaşılığa getirdiler; Yüce Allah’ın yardımıyla.

 

Yapı Listeleri (13 Bölüm): Sinan'ın inşa ettiği 80 cami, 51 mescit, 46 medrese, 7 darülkurra, 20 türbe, 14 imaret, 3 darüşşifa, 6 su yolu kemeri, 8 köprü, 19 kervansaray, 33 saray, 6 mahzen ve 36 hamam bu bölümlerde tek tek listelenir.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder