3 Temmuz 2019 Çarşamba

Hüseyin Avni Bey'in Hayatı ve Siyasi Faaliyetleri


Hüseyin Avni Bey'in Hayatı ve Siyasi Faaliyetleri - YLT
Trakya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018

Hüseyin Avni Bey 1887 yılında Erzurum’un Kümbet Köyü’nde doğdu.
Darülfünun’da Hukuk eğitimi aldı. I. Cihan Harbi’nin çıkmasıyla Doğu Cephesi’nde görev aldı daha sonra üsteğmen rütbesiyle terhis edildi.
Kars İslam Şurası’nda daha sonra Erzurum’da kurulan milli cemiyetlerde görev aldı. Halkı milli birlik ve beraberlik konusunda bilinçlendirmek için toplantı ve mitinglerde yer alarak milli kurtuluşun savunuculuğunu yaptı. Son Osmanlı Mebusan Meclisi’ne Erzurum Mebusu olarak katıldı. Milli sınırları belirleyen Misâk-ı Milli’yi imzalayan mebuslardan biri oldu. İstanbul’un işgal edilmesiyle kurtuluş yolu aramak için Anadolu’ya geçti ve Ankara’da kurulacak olan Büyük Millet Meclisi’ne yine Erzurum Mebusu sıfatıyla girdi.
Mecliste ilk teşkilatlı muhalefet olan İkinci Grup’un kurulmasına öncülük etti. Tek kişi hâkimiyetini reddettiği, hâkimiyet-i milliye prensibini ön plana çıkardığı sert konuşmaları mecliste onun muhalif olarak tanınmasına sebep oldu. Birinci meclis dağıldıktan sonra aktif siyaseti bırakan Hüseyin Avni Bey, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurulmasıyla tekrar siyasete döndüyse de bu uzun sürmedi. İzmir Suikastı’nda yargılandı. Siyasetten mecburen ayrıldıktan sonra İstanbul’da asıl mesleği olan avukatlığa döndü. Uzun bir dönem avukatlıktan sonra Milli Kalkınma Partisi ile tekrar siyasete dönmeyi hedeflediyse de başarılı olamadı. Daha sonra basın yoluyla muhalefeti tercih ederek “Mes’uliyet” adında haftalık dergi çıkardı. Türk demokrasisine yaptığı katkılarla onurlu bir muhalefetin sınırlarını belirledikten sonra 1948 yılında İstanbul’da vefat etti.

Hüseyin Avni Bey’in (…) meclis üstünlüğü meselesi onun mecliste yaptığı eleştirilerin temel sebebini oluşturmuştur. Milletin kaderini belirleyecek meselelerin mecliste oybirliği ile alınan kararlarla sağlanması yerine Heyet-i Vekile’nin kararlar alıp uygulamaya çalışması Hüseyin Avni Bey’in eleştirdiği noktalardan biri olmuştur (s. 60).

18 Eylül 1922’de, Batı Anadolu’da tek bir Yunan askeri kalmadı. Türk ordusunun komuta kademesi, İtilaf Devletleri ile silahlı bir çatışmaya meydan vermeden Boğazlara yanaşmak kararında idi. Bu bağlamda II. Süvari Tümeni’ne Edremit’ten Çanakkale’ye gitme emri verilmişti. Çanakkale’ye gidecek birliklere İtilaf Devletleri ile herhangi bir çatışmaya girilmeyeceği bildirilmişti. Her iki taraf arasında “Çanakkale Olayı” adı verilen askeri ve diplomatik gelişmelerin yaşanacağı süreç başlamıştı. Bundan sonra silahlı çatışmanın yerini iki taraf arasında gergin bir bekleyişe bırakmıştır (s. 60-61).

Ali Şükrü Bey Lozan Müzakereleri sırasında maddelerin Misâk-ı Millî’den uzak olduğunu her konuşmasında dile getirerek mecliste tansiyonun yükselmesine sebep olmakta idi.
Musul meselesinin müzakereleri esnasında Mustafa Kemal Paşa sözünü kesip müdahale eden Ali Şükrü Bey’in üzerine yürümüş mecliste gergin bir hava oluşmuştu. Tan Gazetesi sahibi Ali Şükrü Bey özellikle din konusunda ödün vermeyen bir politika izleyerek Halifelik yanlısı broşür bastırdı.
Mecliste yoğun tartışmalarla süren seçimlerin yenilenmesi kararının görüşüldüğü 27 Mart 1923’te Ali Şükrü Bey ortadan kaybolmuş, 2 Nisan 1923’te cesedi bulunmuştu.
Ali Şükrü Bey’in kaybolması, yakın arkadaşı olan Hüseyin Avni Bey’de derin bir tesir bırakmış “Ey kâbe-i millet! Sana da mı taarruz? Ey arayı millet! Sana da mı taarruz? Ey milletin mukaddesatı! Sana da mı taarruz? (Lanet sesleri) (Bu millet ölmez, zihniyet ölmez, fikir ölmez sesleri)” sözleriyle bu memlekette düşünceleri yüzünden bir adamının başına gelebilecekler karşısında feryat etmiştir (s. 96).

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu İlk Meclis adlı eserinde Hüseyin Avni Bey’in, “Ali Şükrü’yü öldüren bilekleri kıracağız; o bilekler isterse sırmalı paşa bilekleri olsun” sözlerini söylediğini ancak daha sonra meclis tutanak dergilerinden çıkartılmış olmasından dolayı yerini bulamadığına dikkat çekmiştir (s. 97). / Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, İlk Meclis, 1990, s. 129.

Bu olaydan sonra Meclis fazla çalışamamış ve 1 Nisan 1923’te seçimlerin yenilenmesine karar verilmiştir.

Lozan Barış Müzakereleri hakkında meclisteki tartışmaların sonuçsuz kalması, milletin kaderini etkileyen konuları tehlikeye sokma ihtimalini de ortaya çıkarması dolayısıyla meclis seçim kararı ile kendini yenileme kararı almıştı. Bu seçimlerde Hüseyin Avni Bey de dahil olmak üzere muhalifliği ile bilinen hemen hiçbir mebus İkinci meclise girememiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder