Yuri Dubinin - Müzakere Ustalığı - Notlar
Мастерство переговоров
Önsöz
İnsanlığın savaşsız bir dünya hayali, sorunları müzakereler
yoluyla çözme yeteneğine bağlıdır. Müzakere sadece siyasi değil, ekonomik ve
insani alanlarda da çıkarların koordinasyonu için temel bir araçtır.
Kitabın yazarı Dubinin, Rusya’nın en önemli diplomatlarından
biri olarak (ABD, Fransa ve BM Büyükelçiliği gibi görevlerde bulunmuş) teorik
bilgilerini pratik deneyimle harmanlamıştır.
Kitabın değeri, yazarın dile getirdiği teorik görüşlerin,
bir Rus diplomatının kişisel deneyimiyle desteklenmiş olmasıdır.
Dünyanın çok kutuplu hale gelmesi ve küresel sorunlar
(kaynak ihtiyacı, teknoloji, çevre sağlığı), devletlerin ortak hareket etmesini
zorunlu kılmaktadır. Müzakereler, bu etkileşimin en önemli aracı ve çatışmalara
karşı bir settir.
Müzakere sanatı sadece siyaset bilimiyle sınırlı değildir;
hukuk, ekonomi, tarih ve psikoloji gibi birçok disiplini kapsar. Bu birikim,
zamanla "evrensel bir müzakere kültürü" oluşturur.
Kitap iki ana bölüme ayrılmıştır: Teorik temeller/sanat boyutu
ve uygulama teknolojisi.
Birinci bölüm - Müzakere Bilimi ve Sanatı
Müzakere kavramı ve uluslararası toplumun yaşamındaki rolü
Müzakereler, farklı hedeflere sahip tarafların bir anlaşmaya
varmak için yürüttüğü ortak arayıştır.
Günümüzde müzakereler sadece sorun çözme aracı değil, dünya
siyasetini şekillendiren ve karşılıklı anlayışı artıran temel bir dokudur.
Diplomasi, müzakereden daha geniş bir kavramdır; ancak
müzakere diplomasinin "özü" ve en önemli işlevidir.
Tarihte müzakereler bazen saldırganlıkları gizlemek veya
propaganda yapmak amacıyla da kullanılmıştır.
Rusya, uluslararası hukukun üstünlüğünü ve BM'nin merkezi
rolünü savunarak, müzakereleri ülkenin modernleşmesi ve ekonomik güvenliği için
bir araç olarak kullanmaktadır.
Müzakerelerin özü, esas olarak müzakerelere katılan
devletlerin çıkarlarının uyumunu sağlamak ve buna karşılıklı olarak kabul
edilebilir bir çözüm bulmaya götürmektir.
Yetenekli bir müzakereci, bir komutanın savaşla
kazanamayacağı sonuçları elde edebilir veya yenilginin hasarını azaltabilir.
Bazen somut bir sonuç alınmasa bile, müzakere sürecinin
kendisi krizleri yönetmek ve iletişimi koparmamak adına değerlidir (Soğuk Savaş
örneği).
Uluslararası hukuk, prosedür kuralları ve tarihsel emsaller
müzakereleri bir bilim dalı haline getirmiştir.
Sürecin yaratıcılık, kişisel yetenek, sezgi ve etik
kurallara dayanması onu bir sanat yapar.
Machiavelli’den Richelieu’ya, modern Amerikan "oyun
teorisi"nden (Schelling) rasyonel müzakere modellerine (Fisher ve Ury)
kadar geniş bir birikim mevcuttur.
Çatışma riski veya mevcut bir savaşın taraflara artık kazanç
sağlamadığı "çıkmaz" noktaları müzakereyi başlatır.
İşbirlikçi müzakereler, tarafların tek başlarına elde
edemeyecekleri faydayı ortak çabayla bulabileceklerine inandıkları an başlar.
BATNA Kavramı: Müzakere masası dışında sahip olunan en iyi
seçenek (BATNA), masada kalınıp kalınmayacağını belirler.
Gerçek başarı, sadece bireysel hedeflere ulaşmak değil,
bireysel özlemleri "ortak bir çıkar" paydasında birleştirebilmektir.
Müzakere forumları
Müzakereler, katılımcı sayısına ve yürütüldüğü platforma
göre çeşitlilik gösterir.
İkili ve Çok Taraflı: İki devlet arasındaki ikili görüşmelerin
yanı sıra, küresel sorunların çözümünde çok taraflı müzakereler (BM, G-8, AGİT
gibi) giderek daha fazla önem kazanmaktadır.
Temsil Düzeyi: Büyükelçiler doğal müzakerecilerdir, ancak
karmaşık konularda özel yetkili devlet heyetleri veya doğrudan devlet
başkanları (Zirve diplomasisi) devreye girer.
Oturum Türleri: Müzakereler; uluslararası örgütlerin düzenli
oturumları (oturumsal) veya belirli bir konu için toplanan bağımsız
konferanslar (oturum dışı) şeklinde olabilir.
AGİT Reformu İhtiyacı: AGİT'in bazı devletlerin baskı aracı
haline geldiği ve kurumsal bir reforma ihtiyaç duyduğu belirtilir.
Yeni Güvenlik Antlaşması: Rusya, "Vancouver'dan
Vladivostok'a" kadar uzanan, parçalanmamış ve yasal olarak bağlayıcı bir
Avrupa güvenliği antlaşması önerir.
Müzakere Etiği
Dürüstlük ve İtibar: François de Callières gibi
teorisyenler, başarının temelinin dürüstlük olduğunu savunur. Yalanın kısa
vadeli kazanç sağlasa da uzun vadede intikam duygusu uyandırdığı ve itibarı
zedelediği vurgulanır.
Etik Zorunluluklar: "Gerçeklik ilkesi",
"gizliliğe sadakat", "verilen sözü tutma" ve "pacta
sunt servanda" (ahde vefa) uluslararası ilişkilerin temel etik taşlarıdır.
Doğru İlişki Tarzı: Muhatabı düşman veya dost olarak değil,
ortak olarak görmek; sorunu insandan ayırmak en sağlıklı yöntemdir.
Anlaşmalara nasıl varılır?
Çıkarlar ve Pozisyonlar: Çıkarlar "neden"
sorusunun cevabı (hedef), pozisyonlar ise bu hedefe ulaşmak için masaya konulan
somut tekliflerdir.
Oyun Teorisi: * Sıfır Toplamlı Oyunlar: Birinin kazancı
diğerinin kaybıdır (Dikte/Brest Barışı örneği). Bu anlaşmalar istikrarsızdır.
Sıfır Toplamlı Olmayan Oyunlar: Karşılıklı işbirliğiyle
herkesin kazandığı modeldir.
Uzlaşma (Kompromis): Anlaşmanın en güvenilir yolu karşılıklı
tavizlerdir. Nash ve Pareto prensiplerine göre, bir uzlaşma ancak her iki
tarafa da fayda sağladığında istikrarlı olur.
Vilfredo Pareto’nun "iyileştirilemezlik" ve John
Nash’in "karşılıklı fayda" prensipleri, istikrarlı bir uzlaşmanın
temelidir. Bir taviz, ancak müzakereleri ileri taşıyorsa anlamlıdır.
Anlaşma genellikle tarafların ilk pozisyonlarının tam
ortasında değil, "anlaşma bölgesi" içinde bir noktada gerçekleşir. Bu
süreçte sadece fiyat gibi tekil unsurlar değil, kalite veya ek avantajlar gibi
çoklu bileşenler çıkar dengesini belirler.
Geleneksel pazarlık yöntemlerinin tıkandığı noktada,
yaratıcı ve "beklenmedik" çözümler devreye girer.
Tire Yöntemi Örneği: 1971'deki SSCB-Fransa görüşmelerinde,
ilkelerin sıralanması (numaralandırılması) kriz yaratmış; ancak sayıların
kaldırılıp yerine "tire" konulmasıyla her iki tarafın onuru korunarak
anlaşma sağlanmıştır.
Müzakere Şemasını Basitleştirme: Çok taraflı müzakerelerde,
karmaşayı önlemek için ülkelerin bloklar veya çıkar grupları halinde (BM'de
olduğu gibi) müzakere etmesi süreci kolaylaştırır.
Müzakerelerin asıl amacı, tarafların kabul edilemez
unsurlardan arınmış bir "çıkar dengesi" kurmasıdır.
Kutuzov ve Bükreş Barışı: 1812'de Mihail Kutuzov'un Napolyon
işgali öncesi Türk ordusuyla yaptığı barış, bir diplomatik deha örneğidir.
Kutuzov, vezirin kaçmasına izin vererek "pazarlık yapabilecek bir
muhatap" bırakmış ve Rusya'yı iki cepheli savaştan kurtarmıştır.
Karar Verme Mekanizması: Karar anı; zekanın, bilginin ve
sezginin birleştiği doruk noktasıdır. "Gece öğüt getirir" mantığıyla,
bazen en iyi kararlar zihnin rahatladığı anlarda gelir.
Müzakere Stratejisi
Strateji, müzakerelerin amacını ve bu amaca giden yol
haritasını belirleyen en üst düzey planlamadır.
Strateji ve Hedef Belirleme: Rusya ve Ukrayna arasındaki ilk
dönem müzakerelerinde olduğu gibi, ana hedef (dostluk anlaşması) belirlenir ve
tüm alt sorunlar bu stratejik çerçeveye oturtulur.
Olumlu ve Olumsuz Etki Faktörleri: * Olumlu: Kazanç vaatleri
ve ekonomik iş birliği.
Olumsuz: Prestij kaybı, yaptırımlar veya güç kullanma
tehdidi. Ancak zorlayıcı yöntemler (ültimatomlar) anlaşmaları
istikrarsızlaştırır ve risklidir.
Siyasi İrade: Müzakerelerin başarısı için tarafların üst
düzey yönetimleri tarafından belirlenen "siyasi irade" ve
"direktifler" en önemli ön koşuldur.
Müzakere Taktikleri
Strateji "ne" yapılacağını, taktik ise
"nasıl" yapılacağını belirler.
S. Yu. Witte’nin 1905 Taktikleri: Japonya ile barış
müzakerelerinde Witte; Amerikan basınına erişilebilir davranmak, Yahudi
lobisini kazanmak ve "büyük ama şanssız bir imparatorluk" imajı
çizmek gibi sofistike taktikler kullanarak zayıf bir askeri pozisyondan
diplomatik başarı çıkarmıştır.
Pozisyon Açma Teknikleri: * Pozisyon Açmak/Kapatmak:
Görüşleri en başta sunmak veya geciktirmek.
Salam Taktiği: Pozisyonu dilim dilim, yavaşça açığa
çıkarmak.
Ukrayna ve Nükleer Silahlar Örneği: Rusya, müzakerelerin
spekülasyonlara ve pazarlığa dönüşmemesi için en başından itibaren "son ve
en yüksek teklifini" sunarak dürüst ve doğrudan bir taktik izlemiş, bu
sayede uluslararası güven kazanmıştır.
İşbirliği ve Yapıcılık: Çatışmacı tarz yerine yapıcı
yaklaşım, "geleceğe" odaklanır. Madrid Toplantısı örneğinde görüldüğü
gibi, ABD'nin engelleyici tutumuna karşı SSCB'nin süreci devam ettirme
kararlılığı (saat durdurma hilesiyle zaman kazanılması dahil), sonunda ortak
bir başarıya yol açmıştır.
Müzakereler ve bilgilendirme ve analitik çalışma
Bilgi, müzakerelerde güç dengesini değiştiren en kritik
unsurdur.
Tordesillas Örneği (1494): Portekiz Kralı II. João,
Atlantik'teki gizli coğrafi bilgileri sayesinde sınır çizgisini batıya
kaydırmayı başarmış ve henüz resmen keşfedilmemiş olan Brezilya'yı kendi etki
alanına dahil etmiştir.
Malta Krizi ve Gizli Not: 1975 Helsinki hazırlıklarında,
Malta'nın dünyayı kilitleyen taleplerine karşı bir diplomatın gayriresmi
kanaldan Malta temsilcisinin "yedek pozisyonuna" (gizli notuna)
ulaşması, krizin dakikalar içinde çözülmesini sağlamıştır.
Sezgi ve Analiz (Couve de Murville): İstihbarat her şey
değildir; doğru analiz daha kritiktir. Murville'in, Nasır'ın baraj kredisi
reddedilince Süveyş Kanalı'nı millileştireceğini tek bir mantık yürütmeyle
bilmesi, analitik derinliğin istihbarattan üstün olabildiğini gösterir.
Müzakereyi Kurtarma
Yöntemleri
Süreç tıkandığında kullanılan araçlar:
Hızlı Müdahale: Zorlukların kronikleşmeden çözülmesi.
Ek Kanallar: Gayriresmi yolların veya protokol
etkinliklerinin (akşam yemekleri, resepsiyonlar) bilgi akışı için kullanılması.
Seviye Yükseltme: Bakanlar veya devlet başkanlarının
doğrudan müdahalesi.
Zaman Yönetimi: Madrid'de olduğu gibi sembolik yöntemlerle
(saati durdurmak) baskıyı yönetmek.
Bilgi, birçok müzakerenin sadece başlangıç noktası ve yol
gösterici yıldızı olarak değil, aynı zamanda müzakere rekabetinin bir silahı
olarak da hizmet eder.
Müzakereler ve kamuoyu
S. Yu. Witte’nin 1905 Portsmouth müzakerelerindeki başarısı
/ Witte, Amerikan halkının demokratik hassasiyetlerini kullanarak
"ulaşılabilir, nazik ve halktan biri" imajı çizmiştir. Bu sayede
Japonya'yı destekleyen ABD Başkanı Roosevelt'i ve Amerikan basını Rusya
tarafına çekmiş, Japonya'yı taviz vermeye zorlamıştır.
Kamu Diplomasisi
Araçları:
Sinyal: Müzakereye davet eden diplomatik olmayan teşvikler.
Bilgi Sızdırma (Leak): Anonim olarak medyaya bilgi vererek
tepki ölçme.
Deneme Balonları: Tartışmalı fikirleri gayriresmî olarak
ortaya atıp nabız yoklama.
Şeffaflık Zorunluluğu: Bugün her gizli bilgi er ya da geç
açığa çıktığı için, müzakereciler adımlarını "tarih ve kamuoyu önünde
savunulabilir" şekilde atmalıdır.
Müzakerelerde psikolojik etki yöntemleri
A. Barbarca Etki (Saldırganlık ve Tehdit)
Öfke patlamaları, şantaj ve güç kullanma tehditlerini
içerir.
Savunma: I. Aleksandr’ın Napolyon’un öfkesine karşı verdiği
tepki (kapı kolunu tutarak "Ya sakinleş ya giderim" demesi) gibi,
medeni bir kararlılıkla yanıt verilmelidir.
Risk: Blöf ve tırmandırma yöntemleri kontrol kaybedilirse
savaşa veya tam bir itibarsızlaşmaya yol açabilir.
B. Manipülasyon (Gizli Yönlendirme)
Muhatabın, kendi rızasıyla hareket ettiğini sanarak
manipülatörün çıkarına hizmet etmesini sağlamaktır.
1914 Japon Diplomasisi Örneği: Japonya'nın "tek bir
büyük güçle savaşacağız" diyerek Almanya'yı uyutması ve sonra Almanya'ya
kendi eski notunu (aşağılayıcı bir ültimatom) geri göndermesi, tarihin en
zekice manipülasyonlarından biridir.
Savunma: Manipülasyonu tanımak, sakin kalmak ve muhatabın
"peyniri kapmasına" izin vermeden kendi oyununu kurmak (Karga ve
Tilki parodisi örneği).
C. Medeni Etki (Argümantasyon ve İkna)
Güç veya hile yerine rasyonel kanıtlar, etik standartlar ve
güven inşasına dayanır.
Dinleme Sanatı: Sadece duymak değil, "anlamak"
esastır. Muhatabın konuşma süresinin %60 olması tavsiye edilir; bu hem bilgi
toplar hem de karşı tarafa değer verildiği hissini yaratır.
Güven İnşası: Müzakereci, rakibini potansiyel bir
"ortağa" dönüştürme umuduyla "buzları kırmalıdır."
Karmaşık manipülasyonlar ve güç gösterileri yerine, etik
yaklaşım, açık pozisyon sunumu ve doğru argümantasyon en uzun ömürlü ve en
güvenilir anlaşmaları sağlar.
Güveni kazanmak, müzakerelerdeki ilk başarı ve diğer tüm
başarıların koşuludur.
Müzakerelerin yürütülmesinin ulusal özellikleri
Müzakere Masasında
Ulusal Karakterler
|
Ülke |
Temel Yaklaşım |
Özellikleri |
|
Rusya |
Dengeleyici ve Çok Vektörlü |
Doğu-Batı arasında köprü, medeniyetler arası diyalog
vurgusu, ahlaki bileşen ve yüksek dayanıklılık. |
|
ABD |
Küresel ve İddialı |
Geniş vizyon, paket çözümler, bilgi zenginliği
(istihbarat), "liderlik" odaklı ve zaman zaman dayatmacı. |
|
Fransa |
Entelektüel ve Disiplinli |
Katı mantık, genel ilkelerden özele inme, prestij
odaklılık ve protokol hassasiyeti (gastronomi dahil). |
|
İngiltere |
Pragmatik ve Soğukkanlı |
"Kalıcı dost yok, çıkar var" ilkesi, sofistike
esneklik ve yüksek profesyonellik. |
|
Almanya |
Dakik ve Hukuki |
Sıkı disiplin, ekonomik çıkarları savunmada ustalık ve
meselenin hukuki tarafına aşırı önem verme. |
|
İtalya |
Esnek ve Yaratıcı |
"Sürekli manevra", yüksek kültür, uzlaşma
arayışında cesaret ve hoş muhataplık. |
|
İspanya |
Arabulucu ve Esnek |
Latin Amerika ve Arap dünyasıyla bağlar, esnek iletişim
tarzı ve krizlerde tercih edilen arabuluculuk. |
Rus Diplomatik Okulu
Rusya'nın en büyük gücü, tarihindeki keskin dönüşlere rağmen
dış politika hedeflerine ulaşmadaki dayanıklılığıdır (Gorchakov örneği). Ancak
metin, üst düzey liderlerin "gönüllü/fevri" eylemlerinin bazen
diplomasiye maliyet yüklediği konusunda da bir özeleştiri sunuyor.
Amerikan "Paket" Tarzı ve Özgüveni
Amerikalılar büyük kaynaklara sahip olmanın verdiği
özgüvenle bazen kendi yeteneklerini abartma hatasına düşebilirler. Vietnam ve
Irak örnekleri, bu iddialı tarzın bazen uluslararası toplum için zorluklar yarattığını
gösterir.
Fransız Entelektüelizmi
Fransızların "entelektüel üstünlük" duygusu, bazen
partnerleri tarafından "hoşgörüsüzlük" olarak algılanabilir. Ancak bu
"zor ortak" imajı, aslında Fransa'nın II. Dünya Savaşı sonrası
kaybettiği prestiji geri kazanmasındaki en büyük silahı olmuştur.
Çifte Standarttan Kaçınma: Başarılı bir müzakere için
partnerin kültürel ve dini (örneğin İslam ve Arap dünyası) hassasiyetlerine
saygı duyulmalıdır.
Zihniyet Okuma: Partnerin sadece ne dediğine değil, hangi
eğitim ve kültür süzgecinden geçerek konuştuğuna bakılmalıdır.
Küreselleşme: Ortak bir müzakere modeli oluşsa da, ulusal
renkler kriz anlarında her zaman geri döner.
Bölüm iki - Müzakere Süreci Teknolojisi
Müzakere sürecinin aşamaları
Müzakere sürecinin başlangıç noktası, müzakerelerin
yürütülmesinin uygunluğuna ilişkin karar ve ana hedefin tanımlanmasıdır.
Müzakere sürecinin başlangıç noktası, müzakerelerin
yürütülmesinin uygunluğuna ilişkin karar ve ana hedefin tanımlanmasıdır.
Müzakereleri yürütme önerisi, bunu yapan devlet için sorumlu
bir adımdır.
Bu konuda bir yanlışlık, başlatan kişiye zarar verebilir.
Konunun hassasiyeti göz önüne alındığında, müzakereleri
başlatmayı amaçlayan bir devlet bazen suya girmeden önce suyu test eden biri
gibi davranır: bir sondaj çalışması yapar - olası bir müzakere önerisine
ilişkin olası ortağın veya ortakların tutumunu önceden, çoğunlukla gayrıresmi
olarak açıklığa kavuşturur
Kitabın bu bölümü, müzakerenin sadece masadaki konuşmalardan
ibaret olmadığını, başarının %80'inin hazırlık, delegasyon yapısı ve stratejik
direktifler aşamasında gizli olduğunu gösteriyor. Metinden çıkardığım temel
yapı taşlarını ve çarpıcı tarihsel örnekleri şöyle özetleyebilirim:
1. Müzakere Hazırlığının Temelleri
Müzakerelere başlamadan önce "kazanacağınızdan emin
olmanız" gerektiği ilkesi (Antik askeri düşünce), hazırlık sürecinin
disiplinini belirler.
Delegasyonun Yapısı
Modern müzakereler artık sadece diplomatların işi değildir.
Başmüzakereci: Ülke liderliğinin tam güvenine sahip, ekibi
yaratıcı çözümlere odaklayabilen bir lider olmalıdır.
Uzman Katılımı: Silahsızlanma, ekonomi veya hukuk gibi
teknik konularda (Helsinki Nihai Senedi örneğinde olduğu gibi) yüksek nitelikli
uzmanlar delegasyonun omurgasını oluşturur.
Hukuki Kavram: "Şeytanın avukatı" yöntemiyle karşı
tarafın argümanlarını önceden çürütmek ve yasal temeli sağlamlaştırmak esastır.
Stratejik Direktifler (Yönergeler)
Bir müzakere heyetinin anayasası olan bu yazılı belgeler şu
unsurları içerir:
Temel Hedef: Net ve manevra alanına sahip bir amaç.
Pozisyon ve Yedek Pozisyon: Masada savunulacak ana hat ve
merkeze danışmadan gidilebilecek son nokta.
Geri Çekilme Hattı: Anlaşmanın kopmaması için verilebilecek
en son taviz.
Müzakerelerde karşı tarafın "siyasi portresini"
çizmek, başarının anahtarıdır.
Charles de Gaulle Örneği: 1952 Sovyet Ansiklopedisi'nde
"faşist bir diktatör" olarak tanımlanan de Gaulle, Büyükelçi
Vinogradov'un sezgileri ve kişisel temasları sayesinde doğru analiz edilmiş, bu
da 1960'lardaki Sovyet-Fransız yakınlaşmasının önünü açmıştır.
Ronald Reagan Örneği: Reagan’ın nükleer silah karşıtı samimi
hayalleri Moskova tarafından anlaşıldığında, Soğuk Savaş'ı bitiren anlaşmalar
(Reykjavik) mümkün olmuştur. Reagan'ın "Kızıl Meydan'da yürüme"
hayali, bir politikacının kişisel duygularının devasa bir sistemi nasıl
dönüştürebileceğinin kanıtıdır.
Müzakerelerin arkasında her zaman askeri veya teknolojik bir
güç gösterisi yürür.
Yalta Konferansı (Stalin): Sovyet ordusunun cephedeki
ilerleyişi, masada psikolojik bir baskı unsuru olarak başarıyla kullanılmıştır.
Potsdam Konferansı (Truman): Truman’ın "atom
bombası" kozunu kullanarak Stalin’i etkileme çabası başarısız olmuştur.
Stalin’in istifini bozmaması, karşı tarafın psikolojik baskısını nötralize
etmenin en iyi yolunun "duygusal tepkisizlik" olduğunu gösterir.
Müzakereciye Pratik İpuçları
Yönergelere Sadık Kal: Ancak talimatın yetmediği yerde
sorumluluk alabilme cesaretini göster.
Ön Temaslar Kur: Resmi masaya oturmadan önce ortağı
"hissetmek" için gayriresmi ziyaretler yap.
Hukuki Argümanı Öne Çıkar: Duygusallıktan uzak, pragmatik
bir zemin için uluslararası hukuka atıf yap.
"Müzakereler hakkında müzakereler" veya ön müzakereler
Müzakerelerin başlaması için tarafların önce "neyi,
nerede, kiminle ve nasıl" konuşacakları konusunda anlaşmaları gerekir.
Gündem Belirleme: Gündem sadece bir liste değildir;
tartışmanın sınırlarını çizer. 2003 Filistin-İsrail veya 2005 Rusya-AB
"Yol Haritaları", gündemi aşamalara ve bloklara bölen modern ve
sistematik bir yaklaşımdır.
Katılımcı Düzeyi: Müzakerenin ciddiyetini belirler. Zirve
seviyesindeki bir toplantı (Milenyum Zirvesi gibi) kararlara en üst düzey
siyasi meşruiyet kazandırır.
Mekan Seçimi: Tarafsızlık ve lojistik (protokol yükünden
kaçınma) önemlidir. Moskova veya Washington yerine Bratislava veya Cenevre'nin
seçilmesi, liderlere daha esnek bir çalışma ortamı sağlar.
Prosedür: Sessiz Ama Ölümcül Bir Silah / 1982 Madrid
Toplantısı
Durum: NATO, Polonya'daki sıkıyönetimi bahane ederek Madrid
toplantısını bir "Sovyet/Polonya yargılama kürsüsü"ne çevirmek
istiyordu. Dışişleri bakanları seviyesinde çıkarma yaparak büyük bir propaganda
zaferi hedefliyorlardı.
Sovyet-Polonya Taktiği: Usul kurallarındaki "sabah ve
öğleden sonraki oturumlar iki ayrı toplantı sayılır" maddesi kullanıldı.
Hamle: Polonyalı başkan, saat 13:00'te sabah oturumunu
kapattı. Öğleden sonra devam etmek için "oy birliği" (fikir birliği)
gerekiyordu. Polonya ve müttefikleri bu rızayı vermeyince toplantı kilitlendi.
Sonuç: ABD Dışişleri Bakanı Haig dahil birçok Batılı bakan,
hazırladıkları sert konuşmaları yapamadan Madrid'den ayrılmak zorunda kaldı.
153 prosedürel müdahale yapılmasına rağmen "statüko" korundu.
Ders: Eğer masada savunma yapamayacak durumdaysanız, masanın
bacaklarını (usulü) sökerek oyunun oynanmasını engelleyebilirsiniz.
Müzakereye hazırlanan bir ekip için şu üç kural hayati önem
taşır:
Usul Kurallarını (Rules of Procedure) Ezberle: Bir virgül
veya bir saat farkı, tüm diplomatik stratejiyi çökertebilir.
Yol Haritası Oluştur: Karmaşık sorunları yönetilebilir
bloklara (ortak güvenlik, ekonomi vb.) ayır.
Başkanın Gücünü Küçümseme: Başkanın gündem belirleme ve
toplantı yönetme yetkisi, müzakerenin ritmini ve sonucunu doğrudan etkiler.
Helsinki
Konferansı'nın Kıbrıs çıkmazı (Türkiye-Yunanistan gerginliği)
"Gündemdeki bir sonraki maddeye geçiyorum"
cümlesi, aslında "Bu konu üzerinde daha fazla tartışmayacağız, mevcut
durumu kabullendik" demektir. Hiçbir delegenin protesto etmemesi, aslında
yorgunluğun ve çözüm arzusunun bir uzlaşmaya (sessiz konsensüs) dönüştüğünü
kanıtlar.
Gromyko Değişikliği (Çekimser Kalma): Sovyet diplomat
Gromyko’nun 1946’da geliştirdiği bu yöntem, bir daimi üyenin veto kullanmadan
bir karara "destek vermemesine" olanak sağlar. Bu, BM Güvenlik
Konseyi'nin kilitlenmesini önleyen en önemli diplomatik manevradır.
Sessizlik Prosedürü (Silence Procedure): Bir taslağın
dolaşıma sokulması ve belirli bir süre içinde yazılı itiraz gelmemesi durumunda
kabul edilmiş sayılmasıdır. Bu, yüzlerce katılımcının olduğu AGİT gibi
platformlarda süreci hızlandırır.
Uluslararası forumların etkinliği, dil ve teknik altyapıyla
korunur.
Diller: BM'nin 6, AGİT'in 6 çalışma dili olması, egemen
eşitliğin bir göstergesidir.
Şerpalar: G8/G20 gibi yapılarda liderlerin "şahsına
münhasır" temsilcileri olan Şerpalar, zirve öncesi tüm teknik kaba
işçiliği yapan gizli kahramanlardır.
Enerji Güvenliği ve Eğitim: Rusya'nın bu konuları G8
gündemine taşıması, "Sivil G8" ve "Dünya Din Liderleri
Zirvesi" gibi açılımlarla toplumsal desteği araması, diplomasinin sadece
devletler arası değil, sivil alanla da entegre yürütüldüğünü gösterir.
Heiligendamm Süreci: G8’in; Çin, Hindistan, Brezilya gibi
yükselen güçlerle (O5) diyaloğa girmesi, bugünkü G20 yapısının temellerinin
atıldığı bir geçiş aşamasıdır.
Asıl müzakereler veya "masada müzakereler"
Müzakereler rastgele ilerlemez; genellikle aşağıda görselleştirilen
hiyerarşiye göre şekillenir. "Masadaki müzakereler" denilen bu süreç,
genel bir kavramdan kelime kelime işlenen nihai bir metne doğru evrilir.
Keşif Aşaması: Taraflar kartlarını (ve kırmızı çizgilerini)
gösterir. Ortadoğu’daki "barış için toprak" formülü gibi, tüm sürecin
üzerine inşa edileceği temel bir felsefe aranır.
Kalem Çalışması (Drafting): "Şeytan ayrıntıda
gizlidir." Burada hukukçular ve uzmanlar devreye girer. Köşeli parantezler
[...] kullanılır; bu parantezler henüz üzerinde uzlaşılmamış, pazarlığa tabi
ifadeleri temsil eder.
Javier Ruperez Olayı
Sovyetler bir teklif yapıyor ama Batı, teklif Sovyetlerden
geldiği için peşinen reddediyor.
Çözüm: Teklif tarafsız görünen (o dönem için İspanyol) bir
diplomat tarafından yapılıyor.
Bu, "enjeksiyon" yöntemidir; doğru fikri, doğru
kişiye, doğru zamanda söyletmek. Bu olay, müzakerede sadece ne söylendiğinin
değil, kimin söylediğinin ve nasıl bir ortamda söylendiğinin önemini vurgular.
Müzakereler bittiğinde metinlerin değiştirilmemesi için
paraf (initialing) atılır. Bu, "ben bu metni kabul ettim, artık sadece
devlet başkanımın imzası kaldı" demektir.
Müzakereler ne kadar sürebilir?
Diplomaside zaman, nötr bir kavram değildir; taraflardan
birinin lehine çalışan bir silahtır.
Bekleme Stratejisi: "Bekleme fırsatı olan
kazanır." Acele eden taraf, taviz vermeye daha meyillidir.
Zirve Baskısı: Müzakerelerin bir devlet başkanları zirvesine
yetiştirilmesi zorunluluğu, heyetler üzerinde muazzam bir baskı oluşturur.
Saat Durdurma (Stop the Clock): Madrid örneğinde olduğu
gibi, yasal sürenin bittiği gece yarısı sembolik olarak saati durdurup,
müzakerelere "aynı günmüş gibi" devam etmek, diplomatik bir
"zaman bükme" taktiğidir.
"İyi ofisler" ve arabuluculuk
Bir kriz doğrudan çözülemiyorsa, devreye üçüncü taraflar
girer.
Mekik Diplomasisi (Taraflar arasında sürekli gidip gelerek
nabız tutar)
Müzakerelerin nihai belgeleri
Müzakere bittiğinde ortaya çıkan metin, hukuki ağırlığına
göre isimlendirilir:
Uluslararası Antlaşmalar/Sözleşmeler: En bağlayıcı
olanlardır. Meclis onayından (Ratifikasyon) geçmeleri gerekir.
Siyasi Taahhütler (Deklarasyonlar): Onay gerektirmez,
hükümet düzeyinde bağlayıcıdır (Helsinki Nihai Senedi gibi).
Centilmenlik Anlaşmaları: Sözlüdür, liderlerin şahsi onuruna
dayanır (Petro I örneği).
Diplomasi, semboller üzerine kuruludur. İmza töreni, aylarca
süren emeğin dünyaya ilan edildiği bir tiyatrodur.
Alternat (Alternate): Her liderin, antlaşmanın kendi
dilindeki ve kendi tarafındaki nüshasını imzalaması kuralıdır.
Lojistik Dikkat: Yuliy Dubinin'in Paris'teki "yedek
kalem" önlemi, bir diplomatın sadece stratejiyi değil, sahadaki her türlü
aksaklığı (yazmayan bir kalem gibi) öngörmesi gerektiğini gösterir.
Anlaşmalara uyumun sağlanması
Bir anlaşmanın imzalanması, aslında yeni bir sürecin
başlangıcıdır. Metinde belirtildiği gibi, taraflar yükümlülüklerini yerine
getirene kadar müzakere süreci "tamamlanmış" sayılmaz.
Denetim Mekanizmaları: INF Anlaşması örneğinde gördüğümüz
gibi, taraflar sadece söz vermez; birbirlerini teftiş etme hakkını da kabul
ederler. 13 yıllık teftiş süreci, güvenin sadece iyi niyetle değil, doğrulama
(verification) ile inşa edildiğini kanıtlar.
Konferansın Takibi: Helsinki Nihai Senedi'nde olduğu gibi,
"düzenli gözden geçirme toplantıları" (takip toplantıları),
anlaşmanın yaşayan bir mekanizma kalmasını sağlar.
Bir müzakereci için yararlı nitelikler hakkında
Profesyonel Nitelikler:
Çıkmazı Çözme Yeteneği: Sabır, fiziksel dayanıklılık ve
doğru kelimeyi bulma ustalığı.
Beklenti Düzeyi (Level of Aspiration): Dr. C. Karras'ın
vurguladığı gibi; "Yüksek hedef koyan kazanır." Bu sadece hırs değil,
psikolojik bir üstünlük kurma sanatıdır.
Ahlaki Faktör ve Öz Saygı: Kibirli olmayan ama ezilmeyen,
kendi pozisyonunun haklılığına inanan bir irade.
Müzakere oyunları hakkında
Diplomatik eğitimde "rol yapma oyunları"
(simulation games), teoriyi pratiğe döken en güçlü araçtır.
Gerçekçilik: Soyut konular yerine, Ukrayna'nın nükleer
silahsızlanması gibi gerçek krizlerin seçilmesi, öğrencilerin tarihin yükünü
omuzlarında hissetmesini sağlar.
Gözlemci ve Medya Rolü: Müzakereleri sadece taraflar değil,
kamuoyu (medya) ve gözlemcilerin de etkilediği gerçeği bu oyunlarda
deneyimlenir.
Çözüm
Strateji: Masaya hazırlıklı gelmek.
Psikoloji: Rakibi anlamak ve kendi iradesini kabul ettirmek.
Hukuk: Sonucu sağlam bir metne bağlamak.
Takip: İmzaya sadık kalınmasını sağlamak.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder