1 Kasım 2024 Cuma

Yuri Dubinin - Müzakere Ustalığı - Notlar

Yuri Dubinin - Müzakere Ustalığı - Notlar

Мастерство переговоров

 


Önsöz

İnsanlığın savaşsız bir dünya hayali, sorunları müzakereler yoluyla çözme yeteneğine bağlıdır. Müzakere sadece siyasi değil, ekonomik ve insani alanlarda da çıkarların koordinasyonu için temel bir araçtır.

 

Kitabın yazarı Dubinin, Rusya’nın en önemli diplomatlarından biri olarak (ABD, Fransa ve BM Büyükelçiliği gibi görevlerde bulunmuş) teorik bilgilerini pratik deneyimle harmanlamıştır.

Kitabın değeri, yazarın dile getirdiği teorik görüşlerin, bir Rus diplomatının kişisel deneyimiyle desteklenmiş olmasıdır.

 

Dünyanın çok kutuplu hale gelmesi ve küresel sorunlar (kaynak ihtiyacı, teknoloji, çevre sağlığı), devletlerin ortak hareket etmesini zorunlu kılmaktadır. Müzakereler, bu etkileşimin en önemli aracı ve çatışmalara karşı bir settir.

 

Müzakere sanatı sadece siyaset bilimiyle sınırlı değildir; hukuk, ekonomi, tarih ve psikoloji gibi birçok disiplini kapsar. Bu birikim, zamanla "evrensel bir müzakere kültürü" oluşturur.

 

Kitap iki ana bölüme ayrılmıştır: Teorik temeller/sanat boyutu ve uygulama teknolojisi.

 

Birinci bölüm - Müzakere Bilimi ve Sanatı

Müzakere kavramı ve uluslararası toplumun yaşamındaki rolü

Müzakereler, farklı hedeflere sahip tarafların bir anlaşmaya varmak için yürüttüğü ortak arayıştır.

Günümüzde müzakereler sadece sorun çözme aracı değil, dünya siyasetini şekillendiren ve karşılıklı anlayışı artıran temel bir dokudur.

 

Diplomasi, müzakereden daha geniş bir kavramdır; ancak müzakere diplomasinin "özü" ve en önemli işlevidir.

Tarihte müzakereler bazen saldırganlıkları gizlemek veya propaganda yapmak amacıyla da kullanılmıştır.

Rusya, uluslararası hukukun üstünlüğünü ve BM'nin merkezi rolünü savunarak, müzakereleri ülkenin modernleşmesi ve ekonomik güvenliği için bir araç olarak kullanmaktadır.

Müzakerelerin özü, esas olarak müzakerelere katılan devletlerin çıkarlarının uyumunu sağlamak ve buna karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm bulmaya götürmektir.

 

Yetenekli bir müzakereci, bir komutanın savaşla kazanamayacağı sonuçları elde edebilir veya yenilginin hasarını azaltabilir.

Bazen somut bir sonuç alınmasa bile, müzakere sürecinin kendisi krizleri yönetmek ve iletişimi koparmamak adına değerlidir (Soğuk Savaş örneği).

 

Uluslararası hukuk, prosedür kuralları ve tarihsel emsaller müzakereleri bir bilim dalı haline getirmiştir.

Sürecin yaratıcılık, kişisel yetenek, sezgi ve etik kurallara dayanması onu bir sanat yapar.

Machiavelli’den Richelieu’ya, modern Amerikan "oyun teorisi"nden (Schelling) rasyonel müzakere modellerine (Fisher ve Ury) kadar geniş bir birikim mevcuttur.

 

Çatışma riski veya mevcut bir savaşın taraflara artık kazanç sağlamadığı "çıkmaz" noktaları müzakereyi başlatır.

İşbirlikçi müzakereler, tarafların tek başlarına elde edemeyecekleri faydayı ortak çabayla bulabileceklerine inandıkları an başlar.

 

BATNA Kavramı: Müzakere masası dışında sahip olunan en iyi seçenek (BATNA), masada kalınıp kalınmayacağını belirler.

Gerçek başarı, sadece bireysel hedeflere ulaşmak değil, bireysel özlemleri "ortak bir çıkar" paydasında birleştirebilmektir.

 

Müzakere forumları

Müzakereler, katılımcı sayısına ve yürütüldüğü platforma göre çeşitlilik gösterir.

İkili ve Çok Taraflı: İki devlet arasındaki ikili görüşmelerin yanı sıra, küresel sorunların çözümünde çok taraflı müzakereler (BM, G-8, AGİT gibi) giderek daha fazla önem kazanmaktadır.

Temsil Düzeyi: Büyükelçiler doğal müzakerecilerdir, ancak karmaşık konularda özel yetkili devlet heyetleri veya doğrudan devlet başkanları (Zirve diplomasisi) devreye girer.

Oturum Türleri: Müzakereler; uluslararası örgütlerin düzenli oturumları (oturumsal) veya belirli bir konu için toplanan bağımsız konferanslar (oturum dışı) şeklinde olabilir.

 

AGİT Reformu İhtiyacı: AGİT'in bazı devletlerin baskı aracı haline geldiği ve kurumsal bir reforma ihtiyaç duyduğu belirtilir.

Yeni Güvenlik Antlaşması: Rusya, "Vancouver'dan Vladivostok'a" kadar uzanan, parçalanmamış ve yasal olarak bağlayıcı bir Avrupa güvenliği antlaşması önerir.

 

Müzakere Etiği

Dürüstlük ve İtibar: François de Callières gibi teorisyenler, başarının temelinin dürüstlük olduğunu savunur. Yalanın kısa vadeli kazanç sağlasa da uzun vadede intikam duygusu uyandırdığı ve itibarı zedelediği vurgulanır.

Etik Zorunluluklar: "Gerçeklik ilkesi", "gizliliğe sadakat", "verilen sözü tutma" ve "pacta sunt servanda" (ahde vefa) uluslararası ilişkilerin temel etik taşlarıdır.

Doğru İlişki Tarzı: Muhatabı düşman veya dost olarak değil, ortak olarak görmek; sorunu insandan ayırmak en sağlıklı yöntemdir.

 

Anlaşmalara nasıl varılır?

Çıkarlar ve Pozisyonlar: Çıkarlar "neden" sorusunun cevabı (hedef), pozisyonlar ise bu hedefe ulaşmak için masaya konulan somut tekliflerdir.

Oyun Teorisi: * Sıfır Toplamlı Oyunlar: Birinin kazancı diğerinin kaybıdır (Dikte/Brest Barışı örneği). Bu anlaşmalar istikrarsızdır.

Sıfır Toplamlı Olmayan Oyunlar: Karşılıklı işbirliğiyle herkesin kazandığı modeldir.

Uzlaşma (Kompromis): Anlaşmanın en güvenilir yolu karşılıklı tavizlerdir. Nash ve Pareto prensiplerine göre, bir uzlaşma ancak her iki tarafa da fayda sağladığında istikrarlı olur.

 

Vilfredo Pareto’nun "iyileştirilemezlik" ve John Nash’in "karşılıklı fayda" prensipleri, istikrarlı bir uzlaşmanın temelidir. Bir taviz, ancak müzakereleri ileri taşıyorsa anlamlıdır.

Anlaşma genellikle tarafların ilk pozisyonlarının tam ortasında değil, "anlaşma bölgesi" içinde bir noktada gerçekleşir. Bu süreçte sadece fiyat gibi tekil unsurlar değil, kalite veya ek avantajlar gibi çoklu bileşenler çıkar dengesini belirler.

 

Geleneksel pazarlık yöntemlerinin tıkandığı noktada, yaratıcı ve "beklenmedik" çözümler devreye girer.

Tire Yöntemi Örneği: 1971'deki SSCB-Fransa görüşmelerinde, ilkelerin sıralanması (numaralandırılması) kriz yaratmış; ancak sayıların kaldırılıp yerine "tire" konulmasıyla her iki tarafın onuru korunarak anlaşma sağlanmıştır.

Müzakere Şemasını Basitleştirme: Çok taraflı müzakerelerde, karmaşayı önlemek için ülkelerin bloklar veya çıkar grupları halinde (BM'de olduğu gibi) müzakere etmesi süreci kolaylaştırır.

 

Müzakerelerin asıl amacı, tarafların kabul edilemez unsurlardan arınmış bir "çıkar dengesi" kurmasıdır.

Kutuzov ve Bükreş Barışı: 1812'de Mihail Kutuzov'un Napolyon işgali öncesi Türk ordusuyla yaptığı barış, bir diplomatik deha örneğidir. Kutuzov, vezirin kaçmasına izin vererek "pazarlık yapabilecek bir muhatap" bırakmış ve Rusya'yı iki cepheli savaştan kurtarmıştır.

Karar Verme Mekanizması: Karar anı; zekanın, bilginin ve sezginin birleştiği doruk noktasıdır. "Gece öğüt getirir" mantığıyla, bazen en iyi kararlar zihnin rahatladığı anlarda gelir.

 

Müzakere Stratejisi

Strateji, müzakerelerin amacını ve bu amaca giden yol haritasını belirleyen en üst düzey planlamadır.

Strateji ve Hedef Belirleme: Rusya ve Ukrayna arasındaki ilk dönem müzakerelerinde olduğu gibi, ana hedef (dostluk anlaşması) belirlenir ve tüm alt sorunlar bu stratejik çerçeveye oturtulur.

Olumlu ve Olumsuz Etki Faktörleri: * Olumlu: Kazanç vaatleri ve ekonomik iş birliği.

Olumsuz: Prestij kaybı, yaptırımlar veya güç kullanma tehdidi. Ancak zorlayıcı yöntemler (ültimatomlar) anlaşmaları istikrarsızlaştırır ve risklidir.

Siyasi İrade: Müzakerelerin başarısı için tarafların üst düzey yönetimleri tarafından belirlenen "siyasi irade" ve "direktifler" en önemli ön koşuldur.

 

Müzakere Taktikleri

Strateji "ne" yapılacağını, taktik ise "nasıl" yapılacağını belirler.

 

S. Yu. Witte’nin 1905 Taktikleri: Japonya ile barış müzakerelerinde Witte; Amerikan basınına erişilebilir davranmak, Yahudi lobisini kazanmak ve "büyük ama şanssız bir imparatorluk" imajı çizmek gibi sofistike taktikler kullanarak zayıf bir askeri pozisyondan diplomatik başarı çıkarmıştır.

 

Pozisyon Açma Teknikleri: * Pozisyon Açmak/Kapatmak: Görüşleri en başta sunmak veya geciktirmek.

 

Salam Taktiği: Pozisyonu dilim dilim, yavaşça açığa çıkarmak.

 

Ukrayna ve Nükleer Silahlar Örneği: Rusya, müzakerelerin spekülasyonlara ve pazarlığa dönüşmemesi için en başından itibaren "son ve en yüksek teklifini" sunarak dürüst ve doğrudan bir taktik izlemiş, bu sayede uluslararası güven kazanmıştır.

 

İşbirliği ve Yapıcılık: Çatışmacı tarz yerine yapıcı yaklaşım, "geleceğe" odaklanır. Madrid Toplantısı örneğinde görüldüğü gibi, ABD'nin engelleyici tutumuna karşı SSCB'nin süreci devam ettirme kararlılığı (saat durdurma hilesiyle zaman kazanılması dahil), sonunda ortak bir başarıya yol açmıştır.

 

Müzakereler ve bilgilendirme ve analitik çalışma

Bilgi, müzakerelerde güç dengesini değiştiren en kritik unsurdur.

 

Tordesillas Örneği (1494): Portekiz Kralı II. João, Atlantik'teki gizli coğrafi bilgileri sayesinde sınır çizgisini batıya kaydırmayı başarmış ve henüz resmen keşfedilmemiş olan Brezilya'yı kendi etki alanına dahil etmiştir.

 

Malta Krizi ve Gizli Not: 1975 Helsinki hazırlıklarında, Malta'nın dünyayı kilitleyen taleplerine karşı bir diplomatın gayriresmi kanaldan Malta temsilcisinin "yedek pozisyonuna" (gizli notuna) ulaşması, krizin dakikalar içinde çözülmesini sağlamıştır.

 

Sezgi ve Analiz (Couve de Murville): İstihbarat her şey değildir; doğru analiz daha kritiktir. Murville'in, Nasır'ın baraj kredisi reddedilince Süveyş Kanalı'nı millileştireceğini tek bir mantık yürütmeyle bilmesi, analitik derinliğin istihbarattan üstün olabildiğini gösterir.

 

Müzakereyi Kurtarma Yöntemleri

Süreç tıkandığında kullanılan araçlar:

Hızlı Müdahale: Zorlukların kronikleşmeden çözülmesi.

Ek Kanallar: Gayriresmi yolların veya protokol etkinliklerinin (akşam yemekleri, resepsiyonlar) bilgi akışı için kullanılması.

Seviye Yükseltme: Bakanlar veya devlet başkanlarının doğrudan müdahalesi.

Zaman Yönetimi: Madrid'de olduğu gibi sembolik yöntemlerle (saati durdurmak) baskıyı yönetmek.

 

Bilgi, birçok müzakerenin sadece başlangıç noktası ve yol gösterici yıldızı olarak değil, aynı zamanda müzakere rekabetinin bir silahı olarak da hizmet eder.

 

Müzakereler ve kamuoyu

S. Yu. Witte’nin 1905 Portsmouth müzakerelerindeki başarısı / Witte, Amerikan halkının demokratik hassasiyetlerini kullanarak "ulaşılabilir, nazik ve halktan biri" imajı çizmiştir. Bu sayede Japonya'yı destekleyen ABD Başkanı Roosevelt'i ve Amerikan basını Rusya tarafına çekmiş, Japonya'yı taviz vermeye zorlamıştır.

 

Kamu Diplomasisi Araçları:

Sinyal: Müzakereye davet eden diplomatik olmayan teşvikler.

Bilgi Sızdırma (Leak): Anonim olarak medyaya bilgi vererek tepki ölçme.

Deneme Balonları: Tartışmalı fikirleri gayriresmî olarak ortaya atıp nabız yoklama.

Şeffaflık Zorunluluğu: Bugün her gizli bilgi er ya da geç açığa çıktığı için, müzakereciler adımlarını "tarih ve kamuoyu önünde savunulabilir" şekilde atmalıdır.

 

Müzakerelerde psikolojik etki yöntemleri

A. Barbarca Etki (Saldırganlık ve Tehdit)

Öfke patlamaları, şantaj ve güç kullanma tehditlerini içerir.

Savunma: I. Aleksandr’ın Napolyon’un öfkesine karşı verdiği tepki (kapı kolunu tutarak "Ya sakinleş ya giderim" demesi) gibi, medeni bir kararlılıkla yanıt verilmelidir.

Risk: Blöf ve tırmandırma yöntemleri kontrol kaybedilirse savaşa veya tam bir itibarsızlaşmaya yol açabilir.

 

B. Manipülasyon (Gizli Yönlendirme)

Muhatabın, kendi rızasıyla hareket ettiğini sanarak manipülatörün çıkarına hizmet etmesini sağlamaktır.

1914 Japon Diplomasisi Örneği: Japonya'nın "tek bir büyük güçle savaşacağız" diyerek Almanya'yı uyutması ve sonra Almanya'ya kendi eski notunu (aşağılayıcı bir ültimatom) geri göndermesi, tarihin en zekice manipülasyonlarından biridir.

Savunma: Manipülasyonu tanımak, sakin kalmak ve muhatabın "peyniri kapmasına" izin vermeden kendi oyununu kurmak (Karga ve Tilki parodisi örneği).

 

C. Medeni Etki (Argümantasyon ve İkna)

Güç veya hile yerine rasyonel kanıtlar, etik standartlar ve güven inşasına dayanır.

Dinleme Sanatı: Sadece duymak değil, "anlamak" esastır. Muhatabın konuşma süresinin %60 olması tavsiye edilir; bu hem bilgi toplar hem de karşı tarafa değer verildiği hissini yaratır.

Güven İnşası: Müzakereci, rakibini potansiyel bir "ortağa" dönüştürme umuduyla "buzları kırmalıdır."

 

Karmaşık manipülasyonlar ve güç gösterileri yerine, etik yaklaşım, açık pozisyon sunumu ve doğru argümantasyon en uzun ömürlü ve en güvenilir anlaşmaları sağlar.

Güveni kazanmak, müzakerelerdeki ilk başarı ve diğer tüm başarıların koşuludur.

 

Müzakerelerin yürütülmesinin ulusal özellikleri

Müzakere Masasında Ulusal Karakterler

Ülke

Temel Yaklaşım

Özellikleri

Rusya

Dengeleyici ve Çok Vektörlü

Doğu-Batı arasında köprü, medeniyetler arası diyalog vurgusu, ahlaki bileşen ve yüksek dayanıklılık.

ABD

Küresel ve İddialı

Geniş vizyon, paket çözümler, bilgi zenginliği (istihbarat), "liderlik" odaklı ve zaman zaman dayatmacı.

Fransa

Entelektüel ve Disiplinli

Katı mantık, genel ilkelerden özele inme, prestij odaklılık ve protokol hassasiyeti (gastronomi dahil).

İngiltere

Pragmatik ve Soğukkanlı

"Kalıcı dost yok, çıkar var" ilkesi, sofistike esneklik ve yüksek profesyonellik.

Almanya

Dakik ve Hukuki

Sıkı disiplin, ekonomik çıkarları savunmada ustalık ve meselenin hukuki tarafına aşırı önem verme.

İtalya

Esnek ve Yaratıcı

"Sürekli manevra", yüksek kültür, uzlaşma arayışında cesaret ve hoş muhataplık.

İspanya

Arabulucu ve Esnek

Latin Amerika ve Arap dünyasıyla bağlar, esnek iletişim tarzı ve krizlerde tercih edilen arabuluculuk.

 

Rus Diplomatik Okulu

Rusya'nın en büyük gücü, tarihindeki keskin dönüşlere rağmen dış politika hedeflerine ulaşmadaki dayanıklılığıdır (Gorchakov örneği). Ancak metin, üst düzey liderlerin "gönüllü/fevri" eylemlerinin bazen diplomasiye maliyet yüklediği konusunda da bir özeleştiri sunuyor.

 

Amerikan "Paket" Tarzı ve Özgüveni

Amerikalılar büyük kaynaklara sahip olmanın verdiği özgüvenle bazen kendi yeteneklerini abartma hatasına düşebilirler. Vietnam ve Irak örnekleri, bu iddialı tarzın bazen uluslararası toplum için zorluklar yarattığını gösterir.

 

Fransız Entelektüelizmi

Fransızların "entelektüel üstünlük" duygusu, bazen partnerleri tarafından "hoşgörüsüzlük" olarak algılanabilir. Ancak bu "zor ortak" imajı, aslında Fransa'nın II. Dünya Savaşı sonrası kaybettiği prestiji geri kazanmasındaki en büyük silahı olmuştur.

 

Çifte Standarttan Kaçınma: Başarılı bir müzakere için partnerin kültürel ve dini (örneğin İslam ve Arap dünyası) hassasiyetlerine saygı duyulmalıdır.

Zihniyet Okuma: Partnerin sadece ne dediğine değil, hangi eğitim ve kültür süzgecinden geçerek konuştuğuna bakılmalıdır.

Küreselleşme: Ortak bir müzakere modeli oluşsa da, ulusal renkler kriz anlarında her zaman geri döner.

 

Bölüm iki - Müzakere Süreci Teknolojisi

Müzakere sürecinin aşamaları

Müzakere sürecinin başlangıç noktası, müzakerelerin yürütülmesinin uygunluğuna ilişkin karar ve ana hedefin tanımlanmasıdır.

Müzakere sürecinin başlangıç noktası, müzakerelerin yürütülmesinin uygunluğuna ilişkin karar ve ana hedefin tanımlanmasıdır.

 

Müzakereleri yürütme önerisi, bunu yapan devlet için sorumlu bir adımdır.

Bu konuda bir yanlışlık, başlatan kişiye zarar verebilir.

Konunun hassasiyeti göz önüne alındığında, müzakereleri başlatmayı amaçlayan bir devlet bazen suya girmeden önce suyu test eden biri gibi davranır: bir sondaj çalışması yapar - olası bir müzakere önerisine ilişkin olası ortağın veya ortakların tutumunu önceden, çoğunlukla gayrıresmi olarak açıklığa kavuşturur

 

Kitabın bu bölümü, müzakerenin sadece masadaki konuşmalardan ibaret olmadığını, başarının %80'inin hazırlık, delegasyon yapısı ve stratejik direktifler aşamasında gizli olduğunu gösteriyor. Metinden çıkardığım temel yapı taşlarını ve çarpıcı tarihsel örnekleri şöyle özetleyebilirim:

 

1. Müzakere Hazırlığının Temelleri

Müzakerelere başlamadan önce "kazanacağınızdan emin olmanız" gerektiği ilkesi (Antik askeri düşünce), hazırlık sürecinin disiplinini belirler.

 

Delegasyonun Yapısı

Modern müzakereler artık sadece diplomatların işi değildir.

Başmüzakereci: Ülke liderliğinin tam güvenine sahip, ekibi yaratıcı çözümlere odaklayabilen bir lider olmalıdır.

Uzman Katılımı: Silahsızlanma, ekonomi veya hukuk gibi teknik konularda (Helsinki Nihai Senedi örneğinde olduğu gibi) yüksek nitelikli uzmanlar delegasyonun omurgasını oluşturur.

Hukuki Kavram: "Şeytanın avukatı" yöntemiyle karşı tarafın argümanlarını önceden çürütmek ve yasal temeli sağlamlaştırmak esastır.

 

Stratejik Direktifler (Yönergeler)

Bir müzakere heyetinin anayasası olan bu yazılı belgeler şu unsurları içerir:

Temel Hedef: Net ve manevra alanına sahip bir amaç.

Pozisyon ve Yedek Pozisyon: Masada savunulacak ana hat ve merkeze danışmadan gidilebilecek son nokta.

Geri Çekilme Hattı: Anlaşmanın kopmaması için verilebilecek en son taviz.

 

Müzakerelerde karşı tarafın "siyasi portresini" çizmek, başarının anahtarıdır.

Charles de Gaulle Örneği: 1952 Sovyet Ansiklopedisi'nde "faşist bir diktatör" olarak tanımlanan de Gaulle, Büyükelçi Vinogradov'un sezgileri ve kişisel temasları sayesinde doğru analiz edilmiş, bu da 1960'lardaki Sovyet-Fransız yakınlaşmasının önünü açmıştır.

Ronald Reagan Örneği: Reagan’ın nükleer silah karşıtı samimi hayalleri Moskova tarafından anlaşıldığında, Soğuk Savaş'ı bitiren anlaşmalar (Reykjavik) mümkün olmuştur. Reagan'ın "Kızıl Meydan'da yürüme" hayali, bir politikacının kişisel duygularının devasa bir sistemi nasıl dönüştürebileceğinin kanıtıdır.

 

Müzakerelerin arkasında her zaman askeri veya teknolojik bir güç gösterisi yürür.

Yalta Konferansı (Stalin): Sovyet ordusunun cephedeki ilerleyişi, masada psikolojik bir baskı unsuru olarak başarıyla kullanılmıştır.

Potsdam Konferansı (Truman): Truman’ın "atom bombası" kozunu kullanarak Stalin’i etkileme çabası başarısız olmuştur. Stalin’in istifini bozmaması, karşı tarafın psikolojik baskısını nötralize etmenin en iyi yolunun "duygusal tepkisizlik" olduğunu gösterir.

 

Müzakereciye Pratik İpuçları

Yönergelere Sadık Kal: Ancak talimatın yetmediği yerde sorumluluk alabilme cesaretini göster.

Ön Temaslar Kur: Resmi masaya oturmadan önce ortağı "hissetmek" için gayriresmi ziyaretler yap.

Hukuki Argümanı Öne Çıkar: Duygusallıktan uzak, pragmatik bir zemin için uluslararası hukuka atıf yap.

 

"Müzakereler hakkında müzakereler" veya ön müzakereler

Müzakerelerin başlaması için tarafların önce "neyi, nerede, kiminle ve nasıl" konuşacakları konusunda anlaşmaları gerekir.

Gündem Belirleme: Gündem sadece bir liste değildir; tartışmanın sınırlarını çizer. 2003 Filistin-İsrail veya 2005 Rusya-AB "Yol Haritaları", gündemi aşamalara ve bloklara bölen modern ve sistematik bir yaklaşımdır.

Katılımcı Düzeyi: Müzakerenin ciddiyetini belirler. Zirve seviyesindeki bir toplantı (Milenyum Zirvesi gibi) kararlara en üst düzey siyasi meşruiyet kazandırır.

Mekan Seçimi: Tarafsızlık ve lojistik (protokol yükünden kaçınma) önemlidir. Moskova veya Washington yerine Bratislava veya Cenevre'nin seçilmesi, liderlere daha esnek bir çalışma ortamı sağlar.

 

Prosedür: Sessiz Ama Ölümcül Bir Silah / 1982 Madrid Toplantısı

Durum: NATO, Polonya'daki sıkıyönetimi bahane ederek Madrid toplantısını bir "Sovyet/Polonya yargılama kürsüsü"ne çevirmek istiyordu. Dışişleri bakanları seviyesinde çıkarma yaparak büyük bir propaganda zaferi hedefliyorlardı.

Sovyet-Polonya Taktiği: Usul kurallarındaki "sabah ve öğleden sonraki oturumlar iki ayrı toplantı sayılır" maddesi kullanıldı.

Hamle: Polonyalı başkan, saat 13:00'te sabah oturumunu kapattı. Öğleden sonra devam etmek için "oy birliği" (fikir birliği) gerekiyordu. Polonya ve müttefikleri bu rızayı vermeyince toplantı kilitlendi.

Sonuç: ABD Dışişleri Bakanı Haig dahil birçok Batılı bakan, hazırladıkları sert konuşmaları yapamadan Madrid'den ayrılmak zorunda kaldı. 153 prosedürel müdahale yapılmasına rağmen "statüko" korundu.

Ders: Eğer masada savunma yapamayacak durumdaysanız, masanın bacaklarını (usulü) sökerek oyunun oynanmasını engelleyebilirsiniz.

 

Müzakereye hazırlanan bir ekip için şu üç kural hayati önem taşır:

Usul Kurallarını (Rules of Procedure) Ezberle: Bir virgül veya bir saat farkı, tüm diplomatik stratejiyi çökertebilir.

Yol Haritası Oluştur: Karmaşık sorunları yönetilebilir bloklara (ortak güvenlik, ekonomi vb.) ayır.

Başkanın Gücünü Küçümseme: Başkanın gündem belirleme ve toplantı yönetme yetkisi, müzakerenin ritmini ve sonucunu doğrudan etkiler.

 

Helsinki Konferansı'nın Kıbrıs çıkmazı (Türkiye-Yunanistan gerginliği)

"Gündemdeki bir sonraki maddeye geçiyorum" cümlesi, aslında "Bu konu üzerinde daha fazla tartışmayacağız, mevcut durumu kabullendik" demektir. Hiçbir delegenin protesto etmemesi, aslında yorgunluğun ve çözüm arzusunun bir uzlaşmaya (sessiz konsensüs) dönüştüğünü kanıtlar.

 

Gromyko Değişikliği (Çekimser Kalma): Sovyet diplomat Gromyko’nun 1946’da geliştirdiği bu yöntem, bir daimi üyenin veto kullanmadan bir karara "destek vermemesine" olanak sağlar. Bu, BM Güvenlik Konseyi'nin kilitlenmesini önleyen en önemli diplomatik manevradır.

 

Sessizlik Prosedürü (Silence Procedure): Bir taslağın dolaşıma sokulması ve belirli bir süre içinde yazılı itiraz gelmemesi durumunda kabul edilmiş sayılmasıdır. Bu, yüzlerce katılımcının olduğu AGİT gibi platformlarda süreci hızlandırır.

 

Uluslararası forumların etkinliği, dil ve teknik altyapıyla korunur.

Diller: BM'nin 6, AGİT'in 6 çalışma dili olması, egemen eşitliğin bir göstergesidir.

Şerpalar: G8/G20 gibi yapılarda liderlerin "şahsına münhasır" temsilcileri olan Şerpalar, zirve öncesi tüm teknik kaba işçiliği yapan gizli kahramanlardır.

 

Enerji Güvenliği ve Eğitim: Rusya'nın bu konuları G8 gündemine taşıması, "Sivil G8" ve "Dünya Din Liderleri Zirvesi" gibi açılımlarla toplumsal desteği araması, diplomasinin sadece devletler arası değil, sivil alanla da entegre yürütüldüğünü gösterir.

Heiligendamm Süreci: G8’in; Çin, Hindistan, Brezilya gibi yükselen güçlerle (O5) diyaloğa girmesi, bugünkü G20 yapısının temellerinin atıldığı bir geçiş aşamasıdır.

 

Asıl müzakereler veya "masada müzakereler"

Müzakereler rastgele ilerlemez; genellikle aşağıda görselleştirilen hiyerarşiye göre şekillenir. "Masadaki müzakereler" denilen bu süreç, genel bir kavramdan kelime kelime işlenen nihai bir metne doğru evrilir.

Keşif Aşaması: Taraflar kartlarını (ve kırmızı çizgilerini) gösterir. Ortadoğu’daki "barış için toprak" formülü gibi, tüm sürecin üzerine inşa edileceği temel bir felsefe aranır.

Kalem Çalışması (Drafting): "Şeytan ayrıntıda gizlidir." Burada hukukçular ve uzmanlar devreye girer. Köşeli parantezler [...] kullanılır; bu parantezler henüz üzerinde uzlaşılmamış, pazarlığa tabi ifadeleri temsil eder.

 

Javier Ruperez Olayı

Sovyetler bir teklif yapıyor ama Batı, teklif Sovyetlerden geldiği için peşinen reddediyor.

Çözüm: Teklif tarafsız görünen (o dönem için İspanyol) bir diplomat tarafından yapılıyor.

Bu, "enjeksiyon" yöntemidir; doğru fikri, doğru kişiye, doğru zamanda söyletmek. Bu olay, müzakerede sadece ne söylendiğinin değil, kimin söylediğinin ve nasıl bir ortamda söylendiğinin önemini vurgular.

 

Müzakereler bittiğinde metinlerin değiştirilmemesi için paraf (initialing) atılır. Bu, "ben bu metni kabul ettim, artık sadece devlet başkanımın imzası kaldı" demektir.

 

Müzakereler ne kadar sürebilir?

Diplomaside zaman, nötr bir kavram değildir; taraflardan birinin lehine çalışan bir silahtır.

Bekleme Stratejisi: "Bekleme fırsatı olan kazanır." Acele eden taraf, taviz vermeye daha meyillidir.

Zirve Baskısı: Müzakerelerin bir devlet başkanları zirvesine yetiştirilmesi zorunluluğu, heyetler üzerinde muazzam bir baskı oluşturur.

Saat Durdurma (Stop the Clock): Madrid örneğinde olduğu gibi, yasal sürenin bittiği gece yarısı sembolik olarak saati durdurup, müzakerelere "aynı günmüş gibi" devam etmek, diplomatik bir "zaman bükme" taktiğidir.

 

"İyi ofisler" ve arabuluculuk

Bir kriz doğrudan çözülemiyorsa, devreye üçüncü taraflar girer.

Mekik Diplomasisi (Taraflar arasında sürekli gidip gelerek nabız tutar)

 

Müzakerelerin nihai belgeleri

Müzakere bittiğinde ortaya çıkan metin, hukuki ağırlığına göre isimlendirilir:

Uluslararası Antlaşmalar/Sözleşmeler: En bağlayıcı olanlardır. Meclis onayından (Ratifikasyon) geçmeleri gerekir.

Siyasi Taahhütler (Deklarasyonlar): Onay gerektirmez, hükümet düzeyinde bağlayıcıdır (Helsinki Nihai Senedi gibi).

Centilmenlik Anlaşmaları: Sözlüdür, liderlerin şahsi onuruna dayanır (Petro I örneği).

 

Diplomasi, semboller üzerine kuruludur. İmza töreni, aylarca süren emeğin dünyaya ilan edildiği bir tiyatrodur.

Alternat (Alternate): Her liderin, antlaşmanın kendi dilindeki ve kendi tarafındaki nüshasını imzalaması kuralıdır.

Lojistik Dikkat: Yuliy Dubinin'in Paris'teki "yedek kalem" önlemi, bir diplomatın sadece stratejiyi değil, sahadaki her türlü aksaklığı (yazmayan bir kalem gibi) öngörmesi gerektiğini gösterir.

 

Anlaşmalara uyumun sağlanması

Bir anlaşmanın imzalanması, aslında yeni bir sürecin başlangıcıdır. Metinde belirtildiği gibi, taraflar yükümlülüklerini yerine getirene kadar müzakere süreci "tamamlanmış" sayılmaz.

Denetim Mekanizmaları: INF Anlaşması örneğinde gördüğümüz gibi, taraflar sadece söz vermez; birbirlerini teftiş etme hakkını da kabul ederler. 13 yıllık teftiş süreci, güvenin sadece iyi niyetle değil, doğrulama (verification) ile inşa edildiğini kanıtlar.

Konferansın Takibi: Helsinki Nihai Senedi'nde olduğu gibi, "düzenli gözden geçirme toplantıları" (takip toplantıları), anlaşmanın yaşayan bir mekanizma kalmasını sağlar.

 

Bir müzakereci için yararlı nitelikler hakkında

Profesyonel Nitelikler:

Çıkmazı Çözme Yeteneği: Sabır, fiziksel dayanıklılık ve doğru kelimeyi bulma ustalığı.

Beklenti Düzeyi (Level of Aspiration): Dr. C. Karras'ın vurguladığı gibi; "Yüksek hedef koyan kazanır." Bu sadece hırs değil, psikolojik bir üstünlük kurma sanatıdır.

Ahlaki Faktör ve Öz Saygı: Kibirli olmayan ama ezilmeyen, kendi pozisyonunun haklılığına inanan bir irade.

 

Müzakere oyunları hakkında

Diplomatik eğitimde "rol yapma oyunları" (simulation games), teoriyi pratiğe döken en güçlü araçtır.

Gerçekçilik: Soyut konular yerine, Ukrayna'nın nükleer silahsızlanması gibi gerçek krizlerin seçilmesi, öğrencilerin tarihin yükünü omuzlarında hissetmesini sağlar.

Gözlemci ve Medya Rolü: Müzakereleri sadece taraflar değil, kamuoyu (medya) ve gözlemcilerin de etkilediği gerçeği bu oyunlarda deneyimlenir.

 

Çözüm

Strateji: Masaya hazırlıklı gelmek.

 

Psikoloji: Rakibi anlamak ve kendi iradesini kabul ettirmek.

 

Hukuk: Sonucu sağlam bir metne bağlamak.

 

Takip: İmzaya sadık kalınmasını sağlamak.

… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder