Çin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2026 Perşembe

Harro von Senger - Savaş Hileleri 1 - Notlar

Harro von Senger - Savaş Hileleri 1 - Notlar

Strategemler 1, Çinlilerin Ünlü 36 Strategemi

Mütercim: Mekin Özbalta, 2. Basım, Anahtar Yayınları, 2000

 


Önsöz

Hikâye, Üç Krallık Dönemi’nin efsanevi stratejisti Zhuge Liang’ın (Kong Ming), 150.000 kişilik düşman ordusuna karşı yalnızca 2.500 askerle kenti savunmasını anlatır.

Zhuge Liang, kentin kapılarını sonuna kadar açtırır; askerleri sivil kılığına sokarak kapı önlerini süpürtür. Kendisi de gözcü kulesine çıkarak tütsüler yakar ve neşeyle çalgısını (guzheng/gitar) çalmaya başlar.

Düşman generali Sima Yi, Zhuge Liang’ın son derece ihtiyatlı ve asla gereksiz risk almayan mizacını bilmektedir. Kentin açık kapılarını ve Zhuge Liang’ın rahat tavırlarını görünce, bunun arkasında büyük bir tuzak ve pusu olduğunu düşünerek ordusunu geri çeker.

 

Zayıflığı güç gibi göstermek

…

Diğer bir hikaye / Oğlu olmayan bir adam eve kuma getirmek istemekte, ancak karısı buna şiddetle karşı çıkmaktadır.

Akıllı yeğen, eline mezura alıp evin çevresini abartılı hareketlerle ölçmeye başlar. Yengesine, bir mirasçısı olmadığı için amcası öldüğünde evin kendisine kalacağını ve gelecekte buraya yeni bir ev yapacağını söyler.

Mülkün ve mirasın yabancıya/yeğene kalacağını anlayan yenge, mirasçı bir çocuk doğuracak kuma fikrine anında razı olur ve bizzat kocasını zorlar.

…

 

Giriş: Bir Sözcük Keşfedildi

"Strategem mi, o da ne?"

Grekçe strategema (komutanlık sanatı / savaş hileleri) kökenli sözcük, Batı dillerinde (özellikle Almancada) olumsuz anlam taşır.

Batı kültüründe "hile" (Almanca List), Hristiyanlık öncesi dönemdeki olumlu "bilgelik/büyü bilgisi" anlamını yitirerek ahlaken kötü bir etiket kazanmıştır.

 

Çin dilinde strategem karşılığı kullanılan ji veya zhi ideogramları, değer yargılarından bağımsız; "hesaplama", "planlama", "bilgelik" ve "akıllılık" anlamına gelir. Çin düşüncesinde bir strategem uygulamak ahlaki bir kusur değil, rasyonel bir akıl yürütme ve zekâ göstergesidir.

 

36 sayısı tesadüfi değildir; I Ging kehanet kitabında "karanlığı, gölgeyi ve gizli olanı" temsil eden Yin gücünün 6 karakteristiği vardır. 36 sayısı, Yin’in karesinden türemiştir ve tüm hilelerin/kalkülasyonların toplamını temsil eder.

 

Taoizmin "görünmeden, çaba harcamadan etki yapma" (wu wei) ilkesi strategemlerin ruhunu oluşturur.

 

Sun Tzu’nun eserinde en yüce zafer, silah kullanmaksızın "strategem yoluyla" düşmanı teslim almaktır.

Günümüzde temel kabul edilen 36 strategemlik tam katalog, 1941 yılında Chengdu'da bir sokak satıcısından alınan el yazması bir metinle (Ming Hanedanı sonlarına, 16.-17. yüzyıla ait) gün ışığına çıkmıştır. Metin, son derece kısa (toplam 139 ideogram) ve soyut ifadelerden oluşur.

 

Bir strategem; zor durumlardan çıkmayı, inisiyatif almayı, görünmeden yönlendirmeyi ve rakibi güç kullanmadan saf dışı bırakmayı hedefleyen planlı bir eylemler bütünüdür.

 

Çin Halk Kurtuluşu Ordusu, strategemleri tarihsel bir miras olarak benimser ve modern Marksist askerlik kuramıyla sentezler.

 

Erdemli sözler diplomasi ve ikna için kullanılabilir fakat bilfiil erdemle savaş veya rekabet kazanılamaz. Toplum sivilleştikçe yalan ve hile artar; bu yüzden sivil dünyada da strategemler birer savunma ve saldırı aracıdır.

 

1. Strategem

İmparatoru Yanıltmak ve Denizi Aşmak

denizden ölümüne korkan ve seferi yarıda kesmek isteyen Tang İmparatoru Tai Zong'u (Gao Zong) habersiz bir şekilde denizi aşmaya ve Kore seferine devam etmeye ikna etmek için imparator, zengin bir toprak sahibinin köşkü olarak tanıtılan 10.000 çadır beziyle kamufle edilmiş büyük bir gemiye bindirilir.

Rüzgâr ve dalga seslerini fark edip perdeyi açtığında açık denizde olduğunu anlar, ancak iş işten geçmiştir; artık özgüvenini yeniden kazanarak doğuya doğru ilerler.

 

Hikayenin başka bir versiyonu / Üzerinde evler, sokaklar, çimler ve rüzgâr almayan bir köşk bulunan devasa bir ahşap kent inşa ederler. Fırtına dinince burayı "karadaki bir kale" gibi göstererek imparatoru kandırırlar; böylece imparator denizde olduğunu hiç hissetmeden hedefe varır.

 

Söz Bozma

Zhuge Liang evlenmek ister. Güzelliği ön planda tutan yengesi “sığ” bir gelin aramaktadır. Zhuge Liang ise zekâ, yetenek ve erdeme önem vererek "çirkin kız" olarak tanınan Huang Zhengying'i ister.

Yengesi ve arkadaşları bu "çirkin" kızla evlenmesine şiddetle karşı çıkınca Zhuge Liang, strategemi devreye sokar. Kızla evlenmekten vazgeçtiğini bildiren görünüşte sitemkâr ve sözünden döndüğünü belirten bir şiir (akrostiş / gizli kuyruk şiiri) yazar. Şiirin her dizesindeki son sözcükler bir araya getirildiğinde "Kararım asla değişmedi!" cümlesi çıkmaktadır. Sadece zeki olan müstakbel gelin bu mesajı anlar ve gizlice düğün hazırlıklarına başlar; yengesi ve arkadaşı ise Zhuge Liang'ın sözünden döndüğünü sanarak rahatlar.

Zhuge Liang, yeni gelin adaylarını sürekli ziyaret edip reddederek herkesin gözü önünde "evlilik arayışındaymış" izlenimi verir. Çevresindekilerin olan biteni kendi algıladıkları biçimiyle kabullenmelerini sağlar.

Düğün günü gelin tülünü kaldırdığında iş işten geçmiş, "deniz aşılmış" ve bir oldu-bitti yaratılmıştır.

 

Herkesin gözü önünde duran apaçık bir gerçeği/eylemi kullanarak asıl gizli amacı maskelemek…

 

Düşman kuşatması altındaki kenti kurtarmak isteyen Tai Shici, her gün kentin kapısı önünde zararsız bir şekilde ok atış talimi yapar. Düşman askerleri zamanla bu duruma alışır ve ilgisini kaybeder. Dördüncü gün Tai Shici, duyarsızlaşan düşman hattını yararak yardım birliklerini çağırmak üzere kaçmayı başarır.

 

Sui generali He Ruobi, Chen devletine saldırmadan önce birliklerinin yerini üç kez değiştirir. Düşman ilk yer değiştirmede alarma geçse de üçüncüde konsantrasyonunu kaybeder. Sui ordusu tam bu uyuşma anında saldırarak zafer kazanır.

 

Süper güçlerin (ABD ve SSCB) "barış ve güvenlik" kavramları arkasında silahlanma yarışını tırmandırması.

 

Almanların, Fransa'ya saldıracaklarına dair 29 kez yanlış alarm/dezenformasyon yayarak Fransız savunmasının teyakkuz gücünü tamamen kırmaları ve ardından kolayca ülkeyi işgal etmeleri.

 

2. Strategem

Zhao'yu Kurtarmak İçin Wei'yi Kuşatmak

Düşmanın doğrudan saldırdığı veya güçlü olduğu yere (doluluk/güçlü nokta) göğüs göğüse karşı koymak yerine; düşmanın savunmasız bıraktığı, hayati önem taşıyan zayıf noktasına (boşluk/Aşil'in topuğu) saldırmak…

 

Wei devleti, en seçkin birlikleriyle Zhao devletinin başkenti Handan'ı kuşatır.

Zhao devleti, savunmasız kalan Wei'nin başkenti Daliang'a saldırır.

Wei ordusu kendi ülkesini kurtarmak için kuşatmayı kaldırıp geri dönmek zorunda kalır ve yolda pusuya düşürülerek yenilir. Zhao devleti böylece kurtarılır.

 

Bu strategem, Sun Tzu'nun Savaş Sanatı kitabında geçen "doluluktan uzak durup boşluğa yönelmek" felsefesine dayanır. Güçlü olan noktadan kaçınıp, zayıf ve hazırlıksız noktaya yıldırım hızıyla saldırmak esastır.

 

3. Strategem

Başkasının Hançeriyle Öldürülmek

Düşmanı dolaylı yoldan, yabancı bir el (veya aracı) vasıtasıyla saf dışı bırakmak…

 

Lü Yijian ve adamları, muhalif Fan Zhongyan'dan açıkça idam ettirerek ya da ceza vererek kurtulamayacaklarını anlar.

Fan Zhongyan, "terfi ettiriliyormuş" gibi gösterilerek Batı sınırındaki isyanı bastırmak üzere ordu komutanlığına atanır.

Hiçbir askeri tecrübesi olmayan Fan Zhongyan başarısız olur ve böylece muhalif lider tasfiye edilir.

 

Kral Davut, Uria'nın karısı Bathseba'ya aşık olur. Uria'dan kurtulmak için onu cephede en ön safta görevlendirir. Böylece Kral Davut, Uria'yı kendi eliyle değil, Ammonitlerin kılıcıyla (hançeriyle) öldürtmüş olur.

 

1936'da Alman gizli servisi, Tukaçevski'nin vatan haini olduğuna dair sahte belgeleri Stalin'in eline geçirir. Stalin generalini idam ettirir; Stalin, Almanlar'ın hançeri olur.

 

1944 Varşova Ayaklanması / Stalin, Varşova'daki Polonya yeraltı ordusunu komünist yayılmanın önünde engel görür. Kızıl Ordu'yu durdurarak Almanlar'ın bu Polonya ordusunu imha etmesini bekler.

 

4. Strategem

Yorgun Düşmanı Sükunetle Beklemek

Beklemek burada, düşmanı arzu edilen yöne çekip gücünü tüketmeye zorlayan aktif ve planlı bir stratejidir.

Savaş alanına önce gelen ve rakibini bekleyen sakindir; sonradan gelip ayağının tozuyla savaşa giren ise bitap düşer.

 

Wei ordusu Zhao’yu kuşatınca, Qi ordusu, Zhao’ya gitmek yerine Wei’nin başkentine yürüdü ve orada düşmanı bekledi. Wei ordusu başkentini korumak için uzun ve yorucu bir yürüyüşle geri dönmek zorunda kaldı. Dinlenmiş olan Qi ordusu, bitkin halde alana varan Wei ordusunu vurarak zafer kazanmıştır.

 

Mao'nun Gerilla Savaşı Formülü

Düşman gelir, biz gideriz. (Geri çekilme)

Düşman mola verir, biz onu rahatsız ederiz. (Taciz/Yorma)

Düşman bitkin düşer, biz onunla savaşırız. (İmha/Strategem 4)

Düşman gider, biz onu avlarız. (Takip)

 

5. Strategem

Hırsızlık Yapmak İçin Yangından Yararlanmak

Düşman bir kaos içindeyse, kendi kendini yener.

 

1844 / 1. Afyon Savaşı sonrası Çin'in hezimete uğramasından yararlanan Fransız elçi Lagrene, zoraki Huangpu Antlaşmasını imzalatarak haksız ayrıcalıklar elde etmiştir.

 

1860 / İngiliz ve Fransızların Pekin'i işgal edip Yazlık Saray'ı yaktıkları kargaşa ortamında Rusya, baskı uygulayarak Pekin Antlaşması ile 400.000 km²'lik Ussuri bölgesini ilhak etmiştir.

 

6. Strategem

Doğuda Gürültü Etmek, Batıda Saldırmak

Düşmanı, seni beklemediği yerde vur.

 

Qi ve Han orduları Yan devletine saldırır. Yan'a yardıma gelen Chu ordusu, kentin batısını tutan Han ve doğusunu tutan Qi orduları arasında sıkışır.

Chu ordusu, kentin batı kapısını açtırıp atlıları gündüz şehre salar, gece meşaleler yaktırır. Qi ordusu, Chu ile Han'ın anlaşıp kendisine saldıracağını sanarak geri çekilir.

Yalnız kalan Han ordusu da gece korkudan çekilince Chu ordusu güvenle ülkesine döner.

 

Napoleon Mısır seferine çıkmak ister. Casusları vasıtasıyla İngilizlere Fransız donanmasının İrlanda'ya gideceği şayiasını yayar.

İngiliz Amirali Nelson Cebelitarık Boğazı'nı tutmak için batıya kayınca, Napolyon donanmasını rahatça Mısır'a (doğuya) sevk eder.

 

Sihirbazlar bakışları bir ele toplarken hileyi diğer elle yaparlar.

 

7. Strategem

Bir Hiçten Bir Şey Yaratmak

Bu stratejinin özü gerçekte var olmayan bir durumu/tehlikeyi (sahte görünüm / "hiçlik") kullanarak düşmanın veya hedef kişinin algısını yönlendirmek; ardından bu yanılsamadan gerçek bir avantaj, eylem veya somut bir sonuç ("bir şey") çıkarmaktır.

 

General Zhang Xun, kenti kuşatan düşmana karşı gece samandan 1000 korkuluk sarkıtarak ok yağmuruna tutulmasını sağlar ve binlerce ok kazanır. Ertesi gece düşman yine korkuluk sarkıtıldığını sanıp alay ederken, Zhang Xun gerçek askerlerini indirerek düşman ordusunu bozguna uğratır.

 

Yüzbaşı Gozeridse, mayını kalmadığında "Dikkat! Mayın!" levhaları koyarak düşman trafiğini durdurur ve topçu ateşiyle imha eder.

 

Gelin ile kaynana arasındaki şiddetli geçimsizliği çözmek isteyen Bay Wang, karısına "Annemi öldüreceğim ama şüphe çekmemek için 2 ay boyunca ona çok iyi davranmalısın" der. Gelin cinayet planı uğruna kaynanaya şefkat gösterir. Zamanla bu sahte davranış gerçek bir sevgi ve uyuma dönüşür; evdeki kavgalar son bulur.

 

Çin tarihinde pek çok şairin şiirleri, bağlamından koparılarak yönetime hakaret sayılmış ve şairler cezalandırılmıştır.

 

Küçük kurumlarda sevilmeyen kişileri üçüncü şahıslara uydurma raporlarla şikayet ettirmek veya patent dairelerine sahte icatlar sunmak da bu kapsama girer.

 

İnsanı çökertmek için izlenen yol

Politik söylentiler çıkarmak,

Başarısız olursa yolsuzluk/rüşvet suçlaması yapmak,

Başarısız olursa özel hayatında ahlaksızlık iddiaları yaymak,

Yine boşa çıkarsa kişinin çok gururlu ve kibirli olduğunu söyleyerek kişiliğine saldırmak.

 

8. Strategem

Görünüşte Asma Köprüyü Onarmak Fakat Gizlice Chencang'a Yürümek

Xiang Yu, Liu Bang’ı etkisizleştirmek için onu Hanzhong bölgesine sürer.

Liu Bang, geri dönmeyeceği izlenimi vermek için geçerken asma köprüleri yaktırır.

Liu Bang, doğuya sefer düzenlemek istediğinde birkaç askeri yanmış köprüleri onarması için görevlendirir.

Köprülerin onarılmasının yıllar alacağını düşünen Xiang Yu bu duruma güler.

Onarım gösterisi sürerken, Liu Bang’ın ana ordusu gizlice Chencang yolu üzerinden yürür. Gafil avlanan Xiang Yu yenilir.

Liu Bang bu zaferle Han Hanedanı'nın temelini atar.

 

1944 / Müttefikler, asıl çıkartmanın Dover üzerinden Calais’ye yapılacağı izlenimini vermek için sahte maket gemiler, sahte karargahlar ve Calais bölgesine yoğun bombardımanlar düzenlediler.

Almanlar ana savunmalarını Calais’de yoğunlaştırırken, Müttefikler asıl çıkartmayı beklenmeyen Normandiya bölgesine gerçekleştirdiler.

 

Savaşta olağan olandan yararlanılır; ancak zafere olağandışı (olağan olmayan) olanla ulaşılır.

 

9. Strategem

Karşı Kıyıda Yanan Ateşi Gözlemek

Olaylar kendi çıkarına olgunlaşana kadar taraflara müdahale etme, yardımda bulunma.

Zamansız bir mükellefiyet veya erken müdahale ile çatışan tarafları birleştirmekten kaçın.

Bırakıp tarafların birbirini yıpratmasını bekle, durum olgunlaştığında eyleme geçip "meyveleri topla”

 

Görünüşte hiçbir şey yapmamak, aslında bir şey yapmanın en yüksek biçimidir.

 

II. Dünya Savaşında Batılı devletler Nazi Almanya'sı ile SSCB'nin birbirini yıpratmasını bekleyerek "tepede oturup kaplanların kavgasını izleme" politikası güttüler.

 

10. Strategem

Gülücük Arkasına Hançer Saklamak

Zheng Hükümdarı Wu, Hu Prensliğini ele geçirmek ister ancak askeri gücü yetersizdir.

Kendi kızını Hu Prensi ile evlendirerek akrabalık kurar. Ardından kendi bakanlarından birini "Hu Prensliği'ne saldıralım" dediği için akrabasına hainlik önerdi gerekçesiyle idam ettirir.

Hu Prensi, Wu'nun tam bir dost olduğuna inanıp tüm savunma önlemlerini kaldırır. Zheng hükümdarı ani bir baskınla Hu Prensliğini haritadan siler.

 

General Tian Dan, Yan ordusu tarafından kuşatılan Jimo kentini korurken yaşlıları ve kadınları surlara çıkarır; düşmana teslim olacaklarını bildirip 1000 altın hediye gönderir.

Zafer sarhoşluğuna giren ve kentin teslim olmasını bekleyen Yan ordusu tüm savunma önlemlerini bırakır. Tian Dan gece vakti kentin kapılarını açarak ani bir baskınla düşman ordusunu bozguna uğratır.

 

Eğer düşman daha önceki davranışlarına ters düşecek şekilde birdenbire silahları bırakmayı ve barışmayı öneriyorsa, bunun arkasında mutlaka bir hile vardır.

 

(İltifat ağyaradır)

 

11. Strategem

Şeftali Ağacı Yerine Kuruyan Erik Ağacı

Bu strateji fedakarlık / özveri ve ihanet biçiminde uygulanabilir.

Aldatıcı bir manevrayla başkasını kurtarmak için kendini kurban etmek.

Aldatıcı bir manevrayla kendini kurtarmak için başkasını kurban etmek.

Aldatıcı bir manevrayla üçüncü bir kişiyi kurtarmak için bir başkasını kurban etmek.

 

Böcekler şeftali ağacına saldırdığında erik ağacı kendini feda eder.

Ağaçlar bile birbiri için kurban olurken, kardeşler bunu nasıl unutur?

 

Vietnam'ın Ming hanedanına karşı bağımsızlık savaşında (1418-1427) komutan Le-Loi çembere alınır. Generali Le-Lai, kralın elbiselerini giyerek düşman saflarına fırlatılır. Düşman onu kral sanıp öldürürken, gerçek Le-Loi kaçmayı başarır ve ileride Le Hanedanı'nı kurar. (Vietnam'da "Le-Lai kralı kurtardı" deyimi buradan gelir).

 

En zayıf atını rakibin en güçlü atıyla; en güçlü atını rakibin vasat atıyla; vasat atını rakibin en zayıf atıyla yarıştır: Zayıf ve vasat birlikleri düşmanın güçlü hatlarını bağlamak için yem olarak kullanırken, en güçlü birliklerle hedefe darbe vurarak genel zaferi kazanır.

 

12. Strategem

Koyunu Hafif Elle Alıp Götürmek

Bu strateji anlık fırsatları, düşmanın aymazlığını veya zayıflığını fark edip soğukkanlılıkla, zahmetsizce ve ürkütmeden kendi lehine kullanma esasına dayanır.

 

1943 / Alman zırhlı birlikleri Moskova'ya 30 km kalana kadar hızla ilerler; fakat lojistik bağları kopar ve arkalarında zayıf hatlar oluşur.

Sovyet Genelkurmayı düşmanın bu ilerleme sarhoşluğunu ve kopukluğunu bir zayıflık fırsatı ("koyun") olarak görür; yandan yaptığı taarruzla Alman ordusunu imha eder.

 

13. Strategem

Yılanı Ürkütmek İçin Çayıra Vurmak

Şüphe duyulan bir durumda belirsizliği gidermek, düşmanın/rakibin gizlendiği pusuyu veya niyetini açığa çıkarmak gerekir.

 

 

Han Hanedanı valisi Yin Wenggui, eşkıya lideri Xu Zhongsun’un başını infaz ettirerek bunu kamuya açık hâle getirir.

İdam edilen tek suçlu "vurulan çayır", korkudan titreyip yolsuzluğu bırakan diğer memurlar ise "ürkütülen yılan"dır.

 

Vali Wenming, bir askeri yanlışlıkla konsolosluk binasının önünde idam ettirir. Konsolos öfkeyle hesap sormaya geldiğinde vali durumu retorik bir kurnazlıkla kıvırır: "O asker Bokserlerdendi. Yoldaşları görsün ve konsolosluğunuzdan uzak dursun diye özellikle orada astırdım.”

 

1956-1957 / Çin Komünist Partisi, "Bırakın yüz çiçek açsın, bırakın yüz görüş birbiriyle yarışsın" sloganıyla özgür eleştiri ortamı başlattı.

Yönetime karşı gizli/potansiyel muhalif tutum besleyen kişiler ("yılanlar") kendilerini tamamen açığa vurdular. Ardından başlatılan Karşı-Sağcı hareketle bu kişiler tespit edilerek pasifize edildi.

 

Metis…

 

14. Strategem

Ruhun Geri Dönmesi İçin Bir Ceset Ödünç Almak

Unutulmuş, geçmişte kalmış bir fikri, kurumu veya kaynağı yeni bir amaçla tekrar canlandırmak.

Gerçekte yeni olan bir şeyi, eskinin saygınlığı ve kutsallığı ile örtüp sunmak.

 

Çoktan ölmüş tarihsel şahsiyetler birer "ceset", onlardan mülhem uyandırılan ulusal nefret ise bu cesetlere yüklenen "ruh" rolünü oynamıştır.

Tayvanlı analistlere göre Mao Zedong, iktidara gelmeden önce Dr. Sun Yat Sen'in ünlü "Üç Halkçı İlkesi"ni (Ulusçuluk, Demokrasi, Halkın Yaşama Hakkı) benimsemiş gibi görünerek "Yeni Halkçı İlkeler" yazısını kaleme almıştır.

Mao, rakibi Guomindang'ın temel kalesi olan Sun Yat Sen doktrinini bir "ceset" olarak ödünç almış, içine komünist vizyonu bir "ruh" olarak üflemiştir. İktidarı pekiştirdikten sonra ise bu ilkeleri terk etmiştir.

 

Hıristiyan Kilisesi'nin İ.S. 354'te pagan Roma/Güneş Tanrısı Mitras'ın doğum günü olan 25 Aralık'ı İsa'nın doğum günü olarak tescillemesi; çökmekte olan popüler bir pagan bayramının ("ceset") içine Hıristiyani bir "ruh" sokulmasıdır.

 

15. Strategem

Kaplanı Dağdan Düzlüğe Çekmek

Bu stratejinin özü güçlü bir düşmanla kendi doğal sığınağında veya avantajlı olduğu alanda doğrudan savaşmak yerine; onu manipülasyon, yem, yanıltma veya tehdit algısı ile güvenli alanından ("dağ") dışarı, açık ve savunmasız bir alana ("düzlük") çekerek etkisiz hale getirmektir.

 

Münazaradaki uygulaması; rakibi iyi hakim olduğu, uzman olduğu konudan/bilgi alanından çıkarıp yabancısı olduğu veya zayıf kaldığı konulara çekerek tartışmada alt etmek şeklindedir.

 

Düşmanın üstüne doğruca gitmek tehlikelidir; düşmanın gelmesini sağlamak fayda getirir.

 

16. Strategem

Bir Şeyi Yakalamak istiyorsan, Önce Onu Serbest Bırakmalısın

Üç Krallık Romanı'nda geçen, Shu-Han Devleti Başbakanı ve Başkomutanı Zhuge Liang'ın, güneydeki barbari/yerel halkların lideri Menghuo'yu 7 kez yakalayıp 7 kez azat eder.

Zhuge Liang'ın amacı güney topraklarında isyan çıkarmayacak, gönülden bağlı bir toplum bırakmaktır.

Menghuo her yakalandığında "Hileyle yakaladın, sayılmaz" diyerek teslim olmayı reddetse de, 7. serbest bırakılışının ardından Zhuge Liang'ın yüce gönüllülüğü, stratejik zekası ve sabrı karşısında tamamen pes eder; hem kendisi hem de kabilesi Shu-Han devletine ömür boyu sadakat yemini eder.

 

Çin İç Savaşı'nda Mao Zedong, esir alınan Guomindang askerlerine iyi davranmış, psikolojik ve fikri eğitim verdikten sonra Kızıl Ordu'ya katılmak istemeyenleri erzak ve yol parası vererek serbest bırakmıştır. Bu kişiler propaganda yaparak düşman ordusunun moralini çökertmiş ve komünistlerin zaferine katkı sağlamıştır.

 

Yargıç Peng Peng, karısını ve aşığını öldüren şüphelileri delil yetersizliğinden suçsuzmuş gibi serbest bırakır. Güvende olduklarını sanan katiller kutlama yaparken ve cinayeti itiraf ederken gizlice dinlenerek suçüstü yakalanırlar.

 

Hatalı veya suçlu bir birey şok ve savunma psikolojisi içindeyken üzerine gidilmez; önce duygularını yatıştırması için zaman verilir (serbest bırakılır). Savunma kalkanları indiğinde kişi hatasını kabullenmeye ve "yakalanmaya" hazır hale gelir.

 

Müşteriye ürünü hemen satmaya çalışmak yerine, onu ürünle ve kendi hayal gücüyle baş başa bırakmak. Fiyat belirleme veya karar verme özgürlüğü hissiyatı tanınan müşteri, ürünü satın almaya kendi isteğiyle yönelir.

 

17. Strategem

Bir Yeşim Elde Etmek İçin Bir Tuğla Fırlatmak

Çin kültüründe "yeşim" imparatorluk ve en yüksek değerlerin simgesiyken, "tuğla" sıradanlığı temsil eder.

 

Bir kadının, dikkatini çekmek ve ilişkiyi başlatmak istediği erkeğe yapmacık bir kızgınlıkla söylenmesi ("tuğla"), erkeğin ilgisini ve bizzat kendisini kazanma ("yeşim") amacı taşır.

 

Tilkinin kargaya söylediği övgü dolu, tatlı sözler son derece değersiz bir "tuğla" işlevi görür. Karganın bu pohpohlamalara kapılıp gagasını açmasıyla düşürdüğü ve tilkinin kaptığı peynir ise elde edilen son derece değerli "yeşim"dir.

 

Hile İle Cennetten Kovulma

Yılan doğrudan saldırmaz; önce çarpıtılmış genel bir soru sorarak ("Tanrı bahçedeki hiçbir ağaçtan yememenizi mi söyledi?") Havva’yı konuşmaya çeker. Havva Tanrı’yı savunmak isterken kuralı esnetir ve zihnen şüpheye düşer. Ardından yılan, "Ölmezsiniz, aksine gözleriniz açılır, Tanrı gibi iyi ve kötüyü bilirsiniz" diyerek sahte bir bağımsızlık ve bilgelik vaadinde bulunur.

İnsanın ilahi emre itaatsizlik ederek cennetten kovulması, Tanrı’ya başkaldırması ve insanlık tarihinin başlatılması İblis’in elde ettiği yeşimdir.

 

İ.Ö. 201’de Hun Hükümdarı Mete (Mo Du), Han İmparatoru Gao Zhu üzerine yürürken yaşlı ve sakat askerlerini öne sürüp geri çekilme numarası yaptı. Tükendiklerini sanıp peşlerine düşen Çin İmparatoru’nu Baideng Dağları'nda çembere aldı.

 

626'da Doğu Göktürk Kağanı Hieli (İlteriş/İl Kağan) 100.000 kişilik orduyla Tang başkenti Chang'an yakınlarına gelir. Tang İmparatoru Li Shimin cesurca karşısına çıkıp savaşı göze almadığını hissettirir, ardından zümrüt, altın ve ipek vererek barış yapar. İmparator, bu hediyelerin Türklerin gururunu okşayıp yozlaştıracağını ve rehavete sürükleyeceğini öngörür. Nitekim 630’da iç karışıklıklara batan Göktürkler kolayca yıkılır.

 

Troya Atı…

 

18. Strategem

Bir Haydut Çetesini Zararsız Hale Getirmek İçin, Önce Elebaşısını Yakalamak Gerekir

Her durumda ikincil ayrıntılarla vakit kaybetmek yerine doğrudan ana hedefe (esasa/merkeze) odaklanmak gerekir.

 

Yay gereceksen en güçlüsünü seç, ok atacaksan en uzağa gidenini...

Atlıyı vurmak istiyorsan önce atını vur.

Haydut çetesini yakalamak istiyorsan önce elebaşısını yakala.

 

Ağaç devrildiğinde maymunlar kaçışır.

 

Wang Mai'nin genç yazara tavsiyesi

Edebi yaratıcılıkta en temel şartın "ruhun eğitilmesi ve olgunlaştırılması" olduğunu savunur.

Bilgi tek başına yetersizdir; bilginin içselleştirilmesi ve ruhun güçlendirilmesi edebi başarının anahtarıdır.

 

36 Strategem Katalogu

Batı dünyasında strategem bilinci Çin'e kıyasla daha zayıf kalmıştır.

 

Çinliler karşılaştıkları karmaşık durumları veya düşmanlıkları içgüdüsel olarak strategemler açısından değerlendirirler. Yabancıların bu mantığı bilmemesi, Çin'in Batı'da "bilmecemsi" bir ülke olarak algılanmasının temel nedenlerinden biridir.

36 Strategem

1

İmparatoru Yanıltmak ve Denizi Aşmak

2

Zhao'yu Kurtarmak İçin Wei'yi Kuşatmak

3

Başkasının Hançeriyle Öldürmek

4

Yorgun Düşmanı Sükûnetle Beklemek

5

Hırsızlık Yapmak İçin Yangından Yararlanmak

6

Doğuda Gürültü Etmek, Batıda Saldırmak

7

Bir Hiçten Bir Şey Yaratmak

8

Görünüşte Asma Köprüyü Onarmak, Fakat Gizlice Chengcang'a Yürümek

9

Karşı Kıyıda Yanan Ateşi Gözlemek

10

Gülücük Arkasına Hançer Saklamak

11

Şeftali Ağacı Yerine Kuruyan Erik Ağacı

12

Koyunu Hafif Elle Alıp Götürmek

13

Yılanı Ürküthreshold Çayıra Vurmak

14

Ruhun Geri Dönmesi İçin Bir Ceset Ödünç Almak

15

Dağdaki Kaplanı Düzlüğe Çekmek

16

Bir Şeyi Yakalamak İstiyorsan, Önce Onu Serbest Bırakmalısın

17

Bir Yeşim Elde Etmek İçin Bir Tuğla Fırlatmak

18

Bir Haydut Çetesini Zararsız Hale Getirmek İçin, Önce Elebaşısını Yakalamak Gerekir

19

Başkasının Kazanının Altındaki Odunu Gizlice Alıp Götürmek

20

Balık Yakalamak İçin Suyu Bulandırmak

21

Ağustos Böceği, Altın Gibi Parlayan Derisini Atıyor

22

Kapıyı Kapatmak ve Hırsızı Yakalamak

23

Yakındaki Düşmanı Yakalamak İçin Uzaktaki Düşmanla İşbirliği Yapmak

24

Daha Sonra İşgal Etmek Üzere, Askerleri Guo Devleti Toprakları İçinden Yürütmek

25

Kirişleri Çalmak ve Çürük Direklerle Değiştirmek

26

Akasyaya Söylenmek, Fakat Dut Ağacını Göstermek

27

Dengeyi Kaybetmeden Delice Hareket Etmek

28

Merdiveni Alıp Götürmek İçin Bakışları Dama Çevirtmek

29

Kurumuş Ağaçları Yapma Çiçeklerle Bezemek

30

Konuğun Rolünü Ev Sahibinin Rolüne Dönüştürmek

31

Güzel Kadın Strategemi

32

Açık Kent Kapısı Strategemi

33

Nifak Sokma Strategemi

34

Kendini Sakatlama Strategemi

35

Zincirlenme Strategemi

36

Kendi Haline Bırakma Strategemi (Kaçmak/Geri Çekilmek)

 

…

 

Harro von Senger - Savaş Hileleri 2 - Notlar

Harro von Senger - Savaş Hileleri 2 - Notlar

Strategemler Cilt: 2

Mütercim: Mekin Özbalta, Anahtar Yayınları, 2003

 


Giriş

Hilesiz Bir Dünyaya Duyulan Özlem

Konfüçyüsçülüğün klasik metni Li Gi (Ritüeller Üzerine Notlar), yaklaşık 2000 yıllık bir "hileden ve entrikadan arınmış ideal toplum" (Da Tong / Büyük Toplum) tablosu çizer. Bu düzende liderler liyakatle seçilir, yaşlılar ve muhtaçlar korunan bir ortak mülkiyet ve huzur ortamında yaşar, tüm hile ve desiseler sona erer.

 

Bu bir ütopyadır. Hilesiz bir dünya henüz çok uzaktadır.

 

Çin'de "ticaret savaş alanıdır" anlayışıyla iş dünyasında strategem kullanımı son derece yaygındır

 

Strategemik Çocuk Eğitimi

Çin'de çocuk yayınları (Lianhuan Huabao, Zhongguo Shaonian, Ertong Shidai), çocuklara sorunlar karşısında stratejik ve pratik düşünme yeteneği kazandırmak için strategem öyküleri ve düşünce jimnastikleri sunar.

 

Strategem kültürü azınlık halklar arasında da yaygındır; Uygurlar arasındaki Afanti (Nasreddin Hoca anlatıları) ve Tibet'teki kurnaz Tompa Amca (Agu Dengba) öyküleri bunun örneklerindendir.

 

Kuşku Bulutları

Strategemlerin her alana yayılması, sahtecilik (jia/mao), taklit ürünler ve dolandırıcılık gibi olumsuz sonuçları da beraberinde getirmiştir.

 

Işık ve Gölge Birbirine Aittir

Batı Düşüncesi / Hristiyanlık geleneklerinin etkisiyle hileyi genel olarak reddeder; hileyi Şeytan'ın, karanlığın ve "karşıt dünyanın" bir desisesi olarak görür. Tanrı'nın mucizelerinde hileye ihtiyacı yoktur.

Çin Düşüncesi (Yin-Yang Felsefesi) / Çince hile anlamına da gelen Ji kelimesi, karanlık/gölge anlamına gelen Yin öğesini çağrıştırır. Yin (hile/gölge), Yang'ın (ışık/doğruluk) zıttı ve düşmanı değil; onu tamamlayan kutupsal bir parçasıdır. Işık gölgesiz olamayacağı gibi, hile de hayatın ve bilgeliğin doğal bir bileşenidir.

 

Dünya sadece "gün"den ibaret değildir, "gece"yi de barındırır.

 

"Saf Konfüçyüsçü Çin" Mitosu

Çincedeki nötr/olumlu tınılı ji sözcüğü, Almancaya "strategem" (savaş hilesi, manevra) veya olumsuz anlam yükleriyle "hile/entrika" olarak çevrilir.

Çin askeri tarihi, halk edebiyatı ve siyaseti hile ve strateji örnekleriyle doludur.

 

Batılılar İçin Maymunluk, Çinliler İçin Bilgelik Örneği

Antik Yunan destanlarında (Odysseus'un tahta atı, Prometheus'un aldatmacası) hile olumlu görülse de, Aristoteles'ten itibaren felsefede yok sayılmış; Carl von Clausewitz hileyi "zayıfların son çaresi", John Locke ise "bilgeliğin iğrenç bir maymunu (öykünmesi)" olarak tanımlamıştır.

 

Çin kültüründe "Bilgelik" (Zhi / 智) kavramı; Yunan'daki Metis (kurnaz akıl/esnek zeka) kavramına benzer şekilde, bilgeliği hileden ayırmaz.

 

Güç Kullanmak Yerine Kafayı Çalıştırarak Savaşmak

Sun Tzu / Bir generali general yapan ilk erdem Zhi'dir (hile bilir olmak, değişen koşullara esneklikle uyum sağlamak).

 

Hilenin Gizli Ustası Olarak Konfüçyüs

Konfüçyüs hileyi ahlakının merkezine koymaz. Aileyi korumaya yönelik bazı pratik faydalardan ötürü hileli yollara göz yumar.

 

Hesaplayarak Adam Öldürmekten Kaçınmak

…

 

Baldızı Suda Boğulmadan Önce Kurtarmak

Konfüçyüsçülükte "Li" (ritüeller, değişmez etik kurallar) esastır; örneğin "kadın ve erkeğin birbirine dokunmaması" katı bir kuraldır.

"Quan" (tartmak, durumun gereğine göre esnemek, geçici çare) mantığı, temel amaca (yaşamı ve genel esenliği korumak) hizmet etmek kaydıyla katı kurallardan sapmayı, yani durumun gerektirdiği esnek ve hileli/geçici manevraları meşrulaştırır.

 

Savaş Kılığındaki Ölüm, Ticaret Kılığındaki Yalan-Dolan

Ambrose Bierce’a göre Batı uygarlığı, temel işi ölüm ve yalan-dolan olan Hristiyanlardan oluşur; buradaki ölüm "savaş", yalan-dolan ise "ticaret" maskesi takmıştır.

Batı’da hile sürekli uygulanmış ancak üzerine Çin’deki kadar düşünülmemiş, konuşulmamış ve külliyat üretilmemiştir.

 

Çelimsiz Yalan Ağacında Sabitleşip Gür Hile Ormanını Görmemek

Alman kitap kataloglarında (1998/99) "yalan" üzerine 151 başlık varken, "hile" üzerine sadece 14 başlık bulunması Batılı zihniyetin odak noktasını gösterir.

Strategem bilgisinde yalan, hilenin devasa ormanında sadece tek bir ağaçtır.

Batı’nın sürekli yalanla uğraşması, aslında hile fenomeninden kaçınmaya yarayan bir "şaşırtma manevrası"dır.

 

Hileyi Hile Yapan Nedir?

Çinliler için hilenin ayırt edici niteliği aldatma değil, "olağandışılık" (qi) ve bunun "olağan" (zheng) olanla kurduğu diyalektik ilişkidir.

Olağandışı olanı yaratarak zafer elde etmek deyimi, Çin’de hilenin en net tanımıdır.

 

Sun Usta'nın Oniki Hile Yolu ve Strategem Sınıflandırması

Sun Tzu'nun klasikleşmiş 12 Hile Yolu temelinde hile, sadece düşmanı kandırmak değil, güç dengelerine göre akıllıca hareket etmek demektir

 

Eylem Modeli Olarak Strategemler

Batı felsefesi kendini yalnızca "doğruluk/hakikat" aramaya adadığı için hileyi ahlaken reddetmiştir. Ancak pratik yaşamda (Odysseus, saray soytarıları, masallar) hileye phronesis (pratik akıllılık) olarak değer verilmiştir.

 

Algı Modeli Olarak Strategemler

Çinliler için 36 Strategem sadece bir eylem kılavuzu değil, dünyayı ve olayları okuma biçimidir (algı modeli). Saf/naif gerçeklik görünümünün arkasındaki "esas gerçekliği" ve kulis arkasını görebilmeyi sağlar.

Çinliler, başkalarının davranışlarının arkasında gizli bir hile/strategem arar. Bu durum güçlü bir strategemik bilinç ve uyanıklık yaratır.

 

Amerikanvari Ağır Dans

Çin yönetimi, Batı’nın ve özellikle ABD’nin "insan hakları, demokrasi ve özgürlük" söylemlerini içten bir kaygı değil, Çin’i baskı altına alma, gelişmesini köstekleme ve sosyalist sistemi devirme amacı taşıyan bir hegemonya aracı/bahanesi olarak görür.

Çin zihniyetinin temeli; düşmana fırsat vermemek adına her an tetikte (müteyakkız) olmak ve sürekli ihtiyatlı bir yürekle hareket etmektir.

 

John Locke'un Hileyi Önemsizleştirmesinin Çinlilerce Reddedilişi

En hileci olanlar, kendilerini daima hilenin düşmanları olarak gösterirler.

Batılıların hileyi sürekli küçümsemesi veya yok sayması Batı'ya özgü bir hilekarlıktır.

 

Machiavelli Hiç de Hilenin Gurusu Değildir

Machiavelli bazı pratik hilelerden ("Böl ve Yönet" gibi) bahsetse de, hile türlerini hiçbir zaman sistematik bir katalog veya teori haline getirmemiştir.

 

Yılan Gibi Akıllı Olmak

Çince ideogramlarda "bilgelik" ve "hile" kavramları birbiriyle iç içedir.

 

Zarar, Hizmet ve Şaka

Zarar Verme Strategemleri: Yıkma ve bozma amacı taşır.

Şaka Strategemleri: Mizahi veya eğlence amaçlı kullanılır.

Hizmet Strategemleri: Yüksek ve ulvi amaçlara, toplumun kurtuluşuna hizmet eder.

 

Dünya güçlülerin kuralları koyduğu bir yerdir. Sürekli meşru müdafaa halinde olan bir insanın "tertemiz bir ruhla" kalması imkânsızdır. Bu nedenle insan var olduğu sürece strategemler de var olmaya devam edecektir.

 

"Halk Gazetesi"nden "Playboy"a

Çin'deki strategem literatürü çok geniş (Wang Xi ve Bo Hua'nın 3 ciltlik 1,14 milyon ideogramlık dev eseri) ya da halka yönelik çok öz/ince metinler (Wu Gu ve Li Bingyan'ın el kitapları) şeklindedir.

 

36 Strategem ve Psikiyatri, Germanistik, Teoloji

…

 

Doğu'dan Destek, Batı'dan Yardım

…

 

 

19. Strategem

Kazanın Altından Odunu Çekip Almak

Kaynayan bir suyun fokurdamasını durdurmak için suya müdahale etmek (üstüne soğuk su eklemek) geçici bir çözümdür. Kalıcı çözüm, suyun kaynamasını sağlayan ateşi, yani ateşin kaynağı olan odunu ocağın altından çekip almaktır.

 

Bu stratejinin özü rakibin/tehlikenin doğrudan üstüne gitmek veya yüzeysel sonuçlarıyla mücadele etmek yerine, o tehlikeyi besleyen temel nedeni, güç ve enerji kaynağını ortadan kaldırmaktır.

 

Hastalanmış bir bedeni şarlatan ilaçlarıyla tedavi etmeye çalışmak "kaynayan suya kepçeyle su döküp geri katmaya" benzer. Asıl olan ateşi söndürmek, yani hastalığa yol açan yaşam tarzı ve denge bozukluklarını (aşırılıkları) baştan engellemektir.

 

İnsanın doğaya karşı geliştirdiği teknik sfer, doğanın biyolojik temellerini yok ederse insan kendi bindiği dalı kesmiş olur. Doğayı yağmalamak, kaynağı kurutmak anlamına gelir.

 

Qi devleti, rakibi Lu devletinin Konfüçyüs yönetimi altındaki yükselişini durdurmak için Lu hükümdarına ve devlet adamı Ji Huan'a 80 kadın (metindeki tabirle "et bombası") ve 120 at hediye etmiştir.

Zevk ve sefaya dalan yönetim Konfüçyüs'ü ihmal etmiş, Konfüçyüs da görevinden istifa etmiştir. Qi devleti doğrudan savaşmak yerine, Lu devletinin gücünün kaynağı olan Konfüçyüs'ü devre dışı bırakmış (kazanın altından odunu çekmiş) ve tehlikeyi bertaraf etmiştir.

 

ABD ordusu ve avcılar, Kuzey Amerika yerlilerini (Kızılderilileri) doğrudan savaşla tükenmedikleri için, onların temel yaşam, gıda, giyim ve barınma kaynağı olan bizon sürülerini (30-50 milyondan 500'e düşene kadar) katletmiştir.

 

Reagan döneminde Suudi Arabistan ikna edilerek petrol fiyatları düşürülmüş, böylece Sovyetler'in en büyük döviz kaynağı kesilmiştir. Bu ekonomik zayıflatma, Sovyetler'in çöküşünü hızlandırmıştır.

 

Yakup'un kızı Dina, Kenanlı Sichem tarafından iğfal edilir. Sichem kızla evlenmek ister.

Yakup'un oğulları, Sichem ve kentindeki tüm erkeklerin sünnet olmasını şart koşarlar.

Kentin tüm erkekleri sünnet olur. Sünnetin 3. gününde erkekler acıdan kıvranırken (savaşma ve savunma yetenekleri ellerinden alınmışken/odun çekilmişken), Yakup'un oğulları şehre baskın düzenleyerek tüm erkekleri öldürür ve intikam alırlar.

 

Çinli yazarların ve analizlerin iddiasına göre; pornografi, şiddet, Amerikan film/medya kültürü gibi unsurlar toplumlara enjekte edilerek halkın savaş iradeleri, yaşam güçleri ve manevi değerleri (dayandıkları zemin) sessizce tahrip edilmektedir.

 

Eski Çin'de yasalar halkı korumak için değil, imparatorun ve bürokratların halkı baskı altında tutması için birer araçtı. İmparator yasanın üstündeydi.

Antik Çin filozofları, halkın tutarlı ve mantıklı düşünmeyi öğrenmesi durumunda bilimsel olmayan, muğlak yasaların işe yaramayacağını bildiklerinden, mantık ve kuramsal düşünceyi (sofizmi/mugalatacılığı) tamamen reddettiler.

Kazanın altından odunu çekmek (yani halkın mantıklı düşünme yeteneğini ve araçlarını ellerinden almak) suretiyle egemenler binlerce yıl yönetimi ellerinde tutmuşlardır.

 

20. Strategem

Bulanık Suda Balık Avlamak

Balık berrak suda hızla kaçabilir. Balığı yakalamak için suyu bulandır.

 

Bu stratejinin özü kurgusal/yapay bir kaos, belirsizlik ve şaşkınlık ortamı yaratarak rakibi devre dışı bırakmak veya çıkar sağlamaya dayanır.

Doğada su kirlendiğinde veya çekildiğinde balıkların yüzeye çıkması veya balçıkta kalması gibi, idari kargaşalar da insanları manipülasyona açık hale getirir.

 

Timuçin (Cengiz Han) ve Ning-Hsia Kuşatması

Timuçin, barış bedeli olarak kentten bin kedi ve on bin kırlangıç ister. Hayvanların kuyruklarına tutuşturulmuş maddeler bağlayıp serbest bıraktığında, hayvanlar ahşap kente ve yuvalarına kaçarak tüm şehri yakar. Timuçin şehri savaşmadan ele geçirir.

 

Dünya antik Grek anlayışındaki gibi tam bir düzen ("kosmos") değil, büyük ölçüde karmaşadır ("kaos"). Hile, dünyanın ve insan ilişkilerinin bu "bulanık" halinden doğar.

 

Strategemlerin başarılı olması için önce rakibin aklının ve gönlünün "bulandırılması", muhakeme gücünün zayıflatılması gerekir.

Korunmanın yolu, su yatağı eşelenmeden tedbir almak ve zihin açıklığını korumaktır.

 

21. Strategem

Ağustos Böceği Altın Gibi Parıldayan Kabuğundan Çıkıyor

Ağustos böceğinin bıraktığı larva kabuğu sarı/krem rengindedir ve gün ışığında altın gibi parıldar. Bu parıltı dikkati tamamen üzerine çeker. Böcek ise ses çıkararak kamufle olur; duyulur fakat doğrudan görülemez.

 

Zor, sıkıntılı veya can sıkıcı bir durumun üstesinden gelme, tehlikeyi savuşturma strategemidir.

 

Tüm dikkati olup bitmiş, yapılması acil olmayan ikinci dereceden bir olaya veya geride bırakılan "kabuğa" yoğunlaştırarak asıl hamleyi gizleme strategemidir.

 

Bazen kaçış için değersiz veya feda edilebilir bir parçayı ("kabuğu") düşmana bırakmak gerekir. Ev kertenkelesinin avcıya kuyruğunu bırakıp kaçması buna örnektir.

 

Donmak üzere olan yılanı göğsüne basıp ısıtan çiftçi, canlanan yılan tarafından öldürülmüştür. Düşmana veya zehirli unsurlara karşı gereksiz yumuşak yüreklilik mahva yol açar.

 

Mulan: Yaşlı babasının yerine orduya katılmak ve savaşa gitmek için erkek kılığına girmiştir.

 

Cizvit misyonerleri önceleri Budist rahip kılığında Çin'e girmiş, ancak ruhaniliğin Çin'de az itibar gördüğünü anlayınca Konfüçyüsçü bilge/filozof cübbesi giymişlerdir.

 

Tıpkı yılanın derisini, ejderhanın boynuzunu, ağustos böceğinin kabuğunu bırakması gibi, bilge insan da dünyevi sınırlamaları geride bırakıp "bulutların üstünde dizginsiz at sürer" ve en yüksek yetkinliğe erer.

 

22. Strategem

Kapıyı Kapatmak ve Hırsızı Yakalamak

Bu strategem, düşmanın kaçış yollarını tamamen tıkamayı, onu çember içine alarak tecrit etmeyi ve kaçma imkânı kalmayan zayıflatılmış düşmanı yok etmeyi (veya teslim almaya zorlamayı) temel alır.

 

Son umudunu kaybeden ve köşeye sıkışan düşman son derece tehlikeli ve saldırgan olabilir. Bu yüzden, bazen düşmanın savaşma iradesini kırmak için görünürde sahte bir kaçış gediği açmak (19. strategem ile birleştirmek) veya kapıyı düşmanı tam olarak uyandırmadan sessizce kapatmak gerekir.

 

Morgarten Savaşı 1315

Avusturya Prensi Leopold'un zırhlı şövalye ordusu, Morgarten'deki dar dağ geçidinde bataklık ve sarp kayalıklar arasına sıkışır. İsviçreliler yukarıdan taş ve odun yığınları yuvarlayıp ön ve arkalarını kapatarak koca şövalye ordusunu kapana kıstırıp imha ederler.

 

Salamis Savaşı MÖ 480

Atinalı komutan Themistokles, sayıca çok üstün olan Pers donanmasını açık denizde savaşmak yerine maneuversiz kalacakları dar Salamis Boğazı'na çeker.

Pers Kralı Kserkses'e (Xerxes) "Grekler korku içinde kaçıyor, hemen saldırırsanız zafer sizin olur" mesajını iletir.

Persleri boğaza çekmiş ve gece boyu kürek çekip yorulan Pers donanmasını dar alana sıkıştırarak yok eder.

 

23. Strategem

Yakındaki Düşmana Saldırmak İçin Uzaktaki Düşmanla Birlik Olmak

Uzaktaki düşmanla (geçici olarak) iyi ilişkiler ve sahte ittifaklar kurup şirin görünerek, doğrudan sınırdaş olan yakındaki düşmanı izole etmek ve tek tek fethedip topraklara katmaktır.

 

Çin'deki 7 büyük devlet arasında Qin devleti coğrafi, askeri ve idari olarak güçlüydü.

Qin devleti sırasıyla yakındaki Han, Zhao, Wei ve Chu devletlerini kademeli olarak ilhak etmiştir.

En uzaktaki ve deniz kıyısındaki Qi devleti, 40 yıl boyunca "dağda oturup kaplanların kapışmasını izleme" (Strategem 9) rahatlığına kapılmış, ancak komşuları tek tek elenip Qin ile baş başa kalınca M.Ö. 221'de hiç direnmeden teslim olmuştur. Bu strategem sayesinde İlk İmparator Qin Shihuang Çin birliğini sağlamıştır.

 

Çin, modernleşme hedeflerini gerçekleştirmek için uzak rakipleri olan ABD ve Avrupa devletleriyle iyi ilişkiler kurmuş; onların teknik ve mali yardımlarıyla kendi içindeki en yakın düşman olan "gericiliği ve geri kalmışlığı" hedef almıştır.

 

Göktürk (Tujue) devletindeki iç anlaşmazlıkları fark eden Sui elçisi Changsun Sheng, imparatora "Uzaktaki güçlü Büyük Han'ı izole etmek için, yakında bulunan zayıf vassal hanlarla (küçük kardeşlerle) dost olmak ve onları Büyük Han'a karşı kışkırtmak" önerisinde bulunmuş ve başarılı olmuştur.

 

Barış dönemlerinde "Yakındaki komşu, uzaktaki akrabadan iyidir" anlayışı esastır.

Düşmanın varlığı bir devleti canlı, dinamik ve uyanık tutar. Düşmanların tamamı yok edildiğinde veya eleştiri mekanizmaları kapatıldığında sistem içten çürümeye ve uyumaya başlar.

 

24. Strategem

Guo Devletine Bir Saldırı İçin Yu Devletinden Bir Yol Ödünç Almak

Uygulayıcı (A), gerçekte iki hedef gözetir: Bir ara hedef (Guo) ve nihai hedef (Yu).

A, kurbanı olan B'ye (Yu) yalnızca ara hedefi gösterir. B, bu ara hedefin kendi çıkarına uygun veya zararsız olduğunu düşünerek A'ya yardım eder (yol/geçiş izni verir).

B, ara safhada hiçbir zarar görmez; ancak ara hedef ortadan kaldırıldıktan sonra korumasız kalarak ikinci ve asıl hedef haline gelir. Yani B, kendi eliyle kendi yıkımını hazırlar.

 

Komşu veya tampon bir gücün yıkılmasına seyirci kalmak veya buna yardım etmek, sıradaki kurban olmayı kabul etmektir.

Değerli hediyeler, geçici ittifaklar veya anlık diplomatik vaatler, nihai stratejik yıkımı gizleyen kılıflardır.

Bir gücün kendi topraklarınızdan geçmesine veya konuşlanmasına izin vermek, meşruiyet görünümü altında örtülü bir işgal riskini barındırır.

 

Prag 1968

1968 Prag Baharı sırasında bir Sovyet nakliye uçağı, Prag kontrol kulesine yakıtının bittiğini ve acil iniş yapması gerektiğini bildirir. İzin verilip uçak inince içinden çıkan paraşütçüler havalimanını işgal eder ve Sovyet ordusunun kitle indirmesi başlar.

 

ABD Başkanı Wilson, I. Dünya Savaşı'nda Avusturya-Macaristan'ı parçalamak (ara hedef) için "Halkların Kendi Geleceğini Belirleme Hakkı" ilkesini ortaya attı.

Ancak "Aklın Hilesi" devreye girdi; bu ilke kontrolden çıkarak II. Dünya Savaşı sonrasında İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi Batılı galip devletlerin devasa sömürge imparatorluklarını yıkan (nihai hedef) yıkıcı bir silaha dönüştü.

 

25. Strategem

Kirişi Çalmak ve Kolunu Değiştirmek

Bu stratejinin özü dış cepheye, ambalaja, isme veya forma dokunmadan; özü, ruhu, taşıyıcı unsurları veya içeriği gizlice boşaltmak ya da değiştirmektir.

 

Avrupa'nın adını, sınırlarını ve kurumlarını koruyup; nüfus ve kültür yapısını değiştirerek Batı-Hristiyan-Hümanist değerlerin içinin boşaltılması…

 

Restoranda gösterilen canlı balığın mutfakta ölü/bayat balıkla değiştirilmesini engellemek için müşterinin balığı yere attırarak sakatlaması…

 

Havari Paulus'un Atina'da "Asya'nın, Avrupa'nın ve Bilinmeyen Tanrıların" yazılı çoğul sunağı, metinden kısıntı yaparak tekil "Bilinmeyen Tanrı'ya" şekline sokması ve Hristiyanlık tebliğinde kullanması…

 

Batı medyasında veya akademik eserlerinde ("Dünya kamuoyu", "Dünya Çapında", "Hukuksal Dünya Bilgisi") "Dünya" kelimesinin kullanılması, ancak gerçekte kastın sadece Batı (ABD/Avrupa) olması. Parçanın bütünün yerine geçirilerek (totum pro parte) dünyanın geri kalan %80'lik nüfusunun yok sayılması ve kavramın içinin boşaltılması…

 

Weinsberg’li Kadınlar

İmparator III. Konrad'ın kuşattığı kentin kadınlarına "omuzlarında taşıyabilecekleri en değerli varlıklarını alıp çıkma" izni vermesi üzerine, kadınların ev eşyası yerine kocalarını sırtlayıp kaleden çıkarmaları; kralın verdiği sözün lafzını bozmadan mantığını değiştirmeleri…

 

26. Strategem

Dut Ağacı'nı Gösterirken Akasya'yı Azarlamak

Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.

 

Akasya: Zhou Hanedanı'ndan itibaren saray, yüksek devlet kademesi, yönetim ve elit tabakayı simgeler.

Dut Ağacı: İpek böcekçiliği ve tarımla ilişkili, halkı ve alt sınıfları temsil eden mütevazı bir simgedir.

Yüksek makamda/güçte olan birine doğrudan söz söylenemediğinde, herkesin gözü önünde sıradan veya alt düzeydeki bir şey eleştirilerek asıl hedefe dolaylı mesaj verilir.

 

Qin Hanedanı ve Alimlerin Katli

İmparator Qin Shi Huang, meşruiyetini korumak ve merkezi otoriteyi sarsmamak için "bugünü eleştirmek amacıyla geçmişi referans gösteren" Konfüçyüsçü alimleri canlı canlı gömdürmüş ve kitaplarını yaktırmıştır.

Geçmişteki olumlu bir figürü övmek, dolaylı olarak günümüzdeki kötü yönetimi (örneğin İmparatoru veya Lideri) aşağılamak anlamına gelir. Eleştiri, övgünün arkasına gizlenir.

 

Çin'de tarih, tarihsel gerçeklere göre değil, o günkü egemen siyasi koşullara göre yeniden yazılır.

 

27. Strategem

Aklını Kaybetmeden Aptalı Oynamak

Bu stratejinin amacı Rakibin dikkatini dağıtmak, kendisini güvende hissetmesini sağlamak, zaman kazanmak, ciddiye alınmayarak tehlikesiz görünmek ve uygun an geldiğinde aniden harekete geçmektir.

 

Müşterisine yanlışlıkla fazla para üstü veren (10 Yuan alıp 100 Yuan veren) bir esnaf, hata yaptığı söylenince aptal taklidi yapar. İnsanların küçük çıkar dürtülerini kamçılayarak dükkanına daha çok müşteri çeker.

 

Augusto Pinochet / Salvador Allende döneminde sadık, siyasete karışmayan ve basit bir asker rolü oynamış; Fidel Castro'nun ziyaretinde onur elçisi olmuştur. Allende'nin tam güvenini kazandıktan sonra 1973'te kanlı bir askeri darbe yapmıştır.

 

Sovyet nişancısı Gontscharow, Alman keskin nişancısını kandırmak için miğferini tüfeğe koyup vurulduğunda yere düşer. Akşama kadar hiç hareket etmeyerek ölü taklidi yapar, Alman nişancı dikkatsizleştiği anda onu tek atışta öldürür.

 

İsa yakalandığında Petrus, tutuklanmaktan ve cezalandırılmaktan korkarak onu tanıdığını üç kez reddeder.

 

Klasik Çin felsefesinde zirveye ulaşan şeyin alçalacağı ilkesi gereği; bilge zekasını aptallıkla, güçlü uysallıkla, zengin tevazuyla, bilgili ise yüzeysellikle korumalıdır

 

Düğün meclisinde baş köşeye oturmayıp en alt yere oturmayı tavsiye eden İsa prensibi. Çağıran kişi gelip "Yukarı çık" dediğinde itibar kazanılır. Kendini alçaltan yükseltilir.

…


Harro von Senger - Savaş Hileleri 3 - Notlar

Harro von Senger - Savaş Hileleri 3 - Notlar

Strategemler Cilt: 3

Mütercim: Efkan Canşen, Anahtar Yayınları, 2005

 


28. Strategem

Merdiveni Alıp Götürmek İçin Bakışları Dama Çevirtmek

Stratejinin işleyişi şu şekildedir: Birini veya bir orduyu geri dönüşü olmayan kriz/çıkmaz bir duruma (dama) çekip ardından kaçış yolunu (merdiveni) elinden almak.

Yalnızca tek tek kurtulma imkanı bırakılmayıp, tek seçeneğin zafer ya da ölüm olduğu anlarda etkilidir.

Askerlerin kaçış yolu veya tereddüt edecek vakti kalmadığında ortaya çıkan mutlak kriz bilinci en yüksek savaş gücünü doğurur.

 

Havayollarının sık uçanlara sunduğu mil/hediye puanları müşteri için yemdir. Müşteri bir kez bu sisteme dahil olduğunda (dama çıktığında), biriktirdiği avantajları kaybetmemek için sürekli aynı firmayla uçmak zorunda kalır (merdiven çekilmiştir).

 

29. Strategem

Kurumuş Ağaçları Yapma Çiçeklerle Bezeme

Mevcut zayıflıkları, eksiklikleri, güçsüzlükleri veya yoklukları dışarıya karşı görkemli, zengin ve güçlü göstererek yanıltıcı bir izlenim (makyaj/ön cephe süslemesi) yaratma ilkesine dayanır.

 

Yerel yöneticilerin üst düzey denetimler öncesinde sokakları süslemesi, seyyar satıcıları saklaması, hasat olgunluğuna ulaşmamış buğday tarlalarında göstermelik biçerdöver çalıştırması, bakımsız kalıp kuruyacak fidanları başarı gibi raporlaması. Yanlışları gizleyip sadece başarıları öne çıkarmaya "kendine çiçek yapıştırmak" denir.

 

ABD pazarına tek başına giremeyen Japon "Kano" firmasının, tanınmış bir Amerikan firması (B.H.) ile birleşerek "B.H.-Kano" adıyla pazara girmesi. Güçlendikten sonra Amerikan firmasından ayrılıp "Kano" adıyla bağımsız dev haline gelmiştir.

 

30. Strategem

Konuğun Rolünü Ev Sahibinin Rolüne Dönüştürmek

Bu stratejinin özü Pasif, savunmada, zayıf, ikincil veya dışarıdan gelen (konuk) konumundayken; inisiyatifi, kontrolü, yetkiyi ve yönetimi aşamalı veya ani hamlelerle ele geçirerek mülkün/tahtın asıl sahibi (ev sahibi) haline gelmektir.

 

Gugukkuşu yumurtasını konakçı kuşun yumurtasının rengine ve ağırlığına uydurur. Başka kuşun yuvasına gizlice yumurtlar. Yumurtadan erken çıkan civciv, ev sahibinin kendi yavrularını yuvadan aşağı atar ve öz ebeveynleri kendisine köle ederek yuvayı tamamen ele geçirir.

 

Coca Cola, Çinli üreticilere ücretsiz tesis ve formül verip kârı onlara bırakmış gibi görünerek (yem); reklam masraflarının yarısını Çinlilere ödetmiş ve kısa sürede yerli markaları silerek Çin meşrubat pazarının "ev sahibi" (hakimi) olmuştur.

Ev sahibi, durumun farkına vardığında artık konuğu dışarı atamayacak kadar ona bağımlı hale gelmiştir.

 

31. Strategem

Güzel Kadın Strategemi

Doğrudan askeri veya sert güçle yenilemeyen bir rakibi; cinsel çekicilik, lüks, sefahat, para veya zaaflara hitap eden cazip araçlar (yemler) sunarak içten zayıflatmak, iradesini bozmak ve çökertmek stratejisidir.

 

Sert çatışmayla kazanılamayan üstünlük, rakibin duygusal ve seksüel zaafları işlenerek sağlanır. Kadın/erkek veya değerli bir nesne, strategem uygulayıcısının elinde bir "silah" rolü üstlenir.

 

"Güzel Kadın" semboliktir. Rakibin direncini kıran para, rüşvet, güç, lüks tutkusu veya hobiler (şans oyunları) bu strategemin kapsamındadır.

 

Tanrı Enki'nin yarattığı "assinu" (yakışıklı/ışıklı erkek sevgili), Ölüler Diyarı Kraliçesi Ereshkigal'ı büyüleyip kendisine aşık ederek yaşam suyunu alır ve Inanna'yı canlandırır.

 

Zeus, Prometheus'un ateşi çalmasına karşılık erkek insanlığa bir ceza ("güzel bir kötülük") olarak Hephaistos ve Athena'ya Pandora'yı ürettirir; Hermes ise ona hile ve strategem bilgisi yükler.

 

32. Strategem

Boş Kent Strategemi (Açık Kent Kapısı Strategemi)

Shu İmparatorluğu'nun başkomutanı Zhuge Liang, Xicheng kentinde sadece 2.500 askeriyle mahsur kalır. General Sima Yi komutasındaki 250.000 kişilik Wei ordusu şehre yaklaşmaktadır.

Zhuge Liang paniğe kapılmaz; şehir kapılarını sonuna kadar açtırır, halk kılığındaki birkaç adama caddeleri süpürtür. Kendisi ise surların üzerine çıkarak neşeyle kayagum (müzik aleti) çalıp şarkı söyler.

Sima Yi, Zhuge Liang'ın asla risk almayan aşırı tedbirli yapısını bildiğinden, bu rahatlığın arkasında büyük bir pusu olduğunu düşünür. Tuzağa düşme korkusuyla kuşatmayı kaldırıp geri çekilir.

 

Sun Quan, şehir duvarları yıkılan Shiyang'a saldırdığında, Wei generali Wen Pin şehirdeki herkesin gizlenmesini emreder. Terk edilmiş görünen şehri gören Sun Quan, tuzak şüphesiyle bölgeyi terk eder.

 

1480 / Granddük III. Ivan, Ugra nehrinde karşı karşıya geldiği Altın Sürü (Moğol/Tatar) ordusu önünde askerlerine aniden geri çekilme emri verir. Tatarlar bunu bir savaş hilesi (tuzak) sanarak panikle kaçarlar. Böylece Moğol egemenliği hiç savaşılmadan sona erer.

 

Kocası pazara gittiğinde eve giren kötü niyetli bir yabancıyı vazgeçirmek isteyen kadın, kilerden çıkardığı 10 çift ayakkabıyı ve leğeni kapı önüne dizerek birazdan 8 orman işçisinin geleceği izlenimini yaratır. Yabancı, kalabalık bir grupla karşılaşmaktan korkarak kaçar.

 

Politika / Gerçek ekonomik ve siyasi çöküşü tumturaklı ideolojik söylemlerle saklayıp "düzen ve güç var" süsü vermek…

 

Bürokrasi / Yetkililerin yerinde olmaması, sorumluluktan kaçması veya iş yapmadığı halde iş yapıyormuş gibi görünmesi…

 

33. Strategem

Gizli Ajanlar Strategemi / Nifak Sokma Strategemi

Bu stratejinin özü düşmanın casusunu kendi lehimize döndürmek (ikili ajan), düşmanın içine nifak tohumları ekerek birliğini parçalamak ve düşmanın gücünü yine düşmanın kendisine karşı kullanmaktır.

 

Sun Tzu’nun tanımladığı 5 Tip Gizli Ajan

Yerli Ajanlar: Düşman halkından devşirilenler.

İç Ajanlar: Düşman yönetimindeki kırgın, cezalandırılmış, para canlısı veya dönek memurlar.

Döndürülmüş Ajanlar (Fanjian - İkili Ajanlar): Düşman adına çalışırken rüşvet/tehditle taraf değiştiren veya zararsız hale getirilmeyip bilinçli olarak yanlış bilgiyle beslenen casuslar.

Kurtuluşu Olmayan Ajanlar: Yanlış bilgiyi düşmana götürmesi için bilerek ölüme/gözden çıkarılmaya gönderilenler.

Hayatta Kalan Ajanlar: Bilgi toplayıp sağ salim kendi merkezine dönenler.

 

Nifak Sokma Yöntemleri

Söylenti Yaymak: Masrafsız ve etkisi yüksek bir yöntemdir.

Müfteriler ve söylenti çıkaranlar ak mermeri kirleten "Yeşil Sineklere" benzer.

Düşman gruplarından birini kayırıp diğerini iterek aralarında kıskançlık yaratmak.

Ajitasyon: Yapay çelişki üretmekten ziyade, düşmanın kendi içindeki potansiyel çatışma noktalarını tetikleyip rakibin kendi kendini yemesini sağlamak.

 

Büyük Britanya

Avrupa kıtasında güç dengesini korumak için halkları birbirine düşürmüş; Hindistan/Pakistan ayrışmasında, Sri Lanka’daki (Tamil-Sinhal) ve Filistin’deki etnik/dini çatışmalarda "böl ve yönet" politikası izlemiştir.

 

Fransa

Hint-Çini'de Kamboçyalılar ve Vietnamlıları birbirine kışkırtmış; Ruanda'da misyonerler vasıtasıyla halkı yapay ırksal kategorilere ayırarak gelecekteki katliamların zeminini hazırlamıştır.

 

İsrail

80’li yılların başında FKÖ’yü zayıflatmak amacıyla Hamas ve köktendinci yapıların önünü açmıştır.

 

34. Strategem

Kendini Yaralama Strategemi

Düşmanı yanıltmak, güvenini kazanmak veya onu tuzağa düşürmek amacıyla kişinin kendisine ya da kendi tarafındaki birine kasten zarar vermesi/aşağılaması esasına dayanır.

 

General Yue Fei, haydut Yang Hu'yu görevinde başarısız olduğu gerekçesiyle kırbaçlayarak cezalandırır.

Gerçekten cezalandırılan Yang Hu, daha sonra bu kırbaçlanmayı ve intihar tehdidini bir strategem olarak kullanarak diğer haydut liderlerinin (Lüo Hui ve Wan Ruwei) güvenini kazanır ve onları etkisiz hale getirir.

 

Roma’nın son kralı Tarquinius Superbus, Gabii kentini savaşla ele geçiremeyince aldatmacaya başvurur.

Oğlu Sextus, babasının kendisine zulmettiği ve suikastçiler gönderdiği yalanıyla Gabii’ye kaçar.

Gabii halkının güvenini kazanan Sextus, askeri başarılarıyla generalliğe yükselir. Babasından kapalı bir mesaj (bahçedeki en yüksek gelincik çiçeklerinin başını kesme hareketi) alınca, Gabii’nin önde gelen liderlerini idam ettirerek veya sürerek şehri Roma’ya teslim eder.

 

İnsanların durup dururken kendilerine zarar vermeyeceği varsayımı, kurban rolüne giren kişiye otomatik bir güven ve sempati kazandırır. Muhakeme gücünü felç eder.

 

Bir Japon patron, Danimarka’daki korunaklı bir bira fabrikasının formüllerini almak için kaza senaryosu tezgahlayarak bacağını kestirmiş, fabrikaya kapıcı olarak girip 3 yıl boyunca tüm know-how'ı çalmıştır.

 

35. Strategem

Zincirlenme Strategemi

Birden fazla hamlenin, olayın, kişinin veya stratejinin bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlanması, kenetlenmesi veya aynı amaca hizmet edecek şekilde art arda dizilmesi esasına dayanır.

 

Zhou Yu ve danışmanı Pang Tong, Cao Cao’nun devasa ordusunu ve donanmasını yok etmek için bir strateji zinciri kurarlar.

Huang Gai kendini yaralayarak (34. Strategem - Acı Strategemi) taraf değiştirmiş gibi yapar.

Pang Tong, Cao Cao’nun karargahına sızar. Cao Cao'nun kuzeyli askerlerinin nehirde tutamayıp tutulduğunu (deniz tutması/hastalık) görerek ona "Gemileri demir halkalarla birbirine zincirleyip üzerini tahtalarla kaplarsa askerlerin karadaymış gibi rahat edeceğini" tavsiye eder (7. ve 10. Strategemler).

Cao Cao bu tavsiyeyi harika bir fikir sanarak tüm filosunu birbirine zincirler.

Zhou Yu, rüzgarın yön değiştirmesini bekleyip ateşe verilmiş yirmi gemiyi zincirlenmiş Cao Cao donanmasının üzerine sürer. Gemiler birbirine bağlı olduğu için hiçbir kaçış yolu kalmaz ve Cao Cao'nun devasa donanması tamamen yanarak yok olur.

 

Çok satan (aranan) bir malı, ancak yanında satılması zor olan kötü bir malı da satın alma şartına bağlayarak birlikte satmak.

 

Judit Kitabı

Judit tövbe elbiselerini çıkarır, en ihtişamlı takılarını takar ve rakipsiz bir güzelliğe bürünür.

Asur karargahına giderek "İbranilerin günah işlediğini, Tanrı'nın onları cezalandıracağını ve şehri Holofernes'e teslim etmek için rehberlik edeceğini" söyleyerek yalan söyler; komutanın güvenini ve hayranlığını kazanır.

Her gece duaya çıkma bahanesiyle Asur nöbetçilerini ve karargahı bu eyleme alıştırır. Böylece kafa kesme eyleminden sonra orgaizasyondan kaçışı fark edilmeyecektir.

Holofernes, Judit'in güzelliğiyle sarhoş olup yatağında sızdıktan sonra, Judit komutanın kendi kılıcıyla başını keser.

Judit, kestiği başı Betulia surlarına astırır. İsrail askerleri saldırır gibi yaparak panik çıkarır. Komutanlarının başsız cesedini gören Asur ordusunda kaos çıkar ve dağılırlar.

 

Dev bir usta, Asgard kalesini bir yılda bitirme şartıyla Güneş, Ay ve Tanrıça Freya'yı ister. İnşaatın bitmesine ramak kala Loki, dişi bir at kılığına girer.

Ustaya yardım eden devasa aygır Svadilfari’yi cinsel dürtüleriyle kışkırtarak kaçırır.

İş gücünden mahrum kalan devin süresi dolar ve kale yarım kalır. Böylece tanrılar üstünlüklerini koruyarak devin tehdidini bertaraf etmiş olurlar.

 

Küresel sermaye ve malların serbest dolaşımına izin verirken, insanların serbest dolaşımına izin vermez.

Hayat artık sadece ulus-devlet sınırları içinde cereyan etmiyor. Teknoloji, kültür ve ekonomi, sınırları çaprazlama ihlal ediyor.

 

Bir İpte İki Çekirge

Doğrudan yenilemeyen güçlü bir düşmanı, kendi iç çelişkileriyle veya başka güçlerle birbirine bağlayarak/zincirleyerek hareket kabiliyetinden yoksun bırakmak…

Tarafları birbirine düşürerek veya pazarlığa zorlayarak direnci kırmak…

 

36. Strategem

En İyisi Sıvışmak

Eğer tüm olasılıklar tükenmişse, yıkım ve mutlak yenilgi kaçınılmaz hale gelmişse; gücü korumak, zaman ve mesafe kazanmak için dümeni hızla çevirip geri çekilmek (sıvışmak) en mantıklı stratejidir.

Bu bir "kaçış" gibi görünse de, amaç teslim olmak değil; kuvveti koruyarak ileride yeniden savaşabilmek veya şartları kendi lehine çevirmektir.

"Sıvışmak", sadece fiziki bir kaçış değil; dünyevi heveslerden, küçük hesaplardan, bürokratik hırslardan ve boş kavgalardan kendini çekme, soğukkanlı bir umursamazlık (desinvolture) gösterme olgunluğu olarak da uygulanabilir.

 

1934-1936 Uzun Yürüyüş

Kızıl Ordu'nun ağır kayıplar altındayken güneyden Shaanxi'ye yaptığı 10.000 kilometrelik efsanevi yürüyüş, Çin askeri literatüründe 36. Strategem'in en büyük stratejik geri çekilme örneklerinden biri kabul edilir.

…

 

2 Nisan 2026 Perşembe

Doğan Avcıoğlu - Türklerin Tarihi Cilt 2 - Notlar

Doğan Avcıoğlu - Türklerin Tarihi Cilt 2 - Notlar

2. Basım, Tekin Yayınları, 1978

 


Göktürkler

Kökenleri hakkındaki bilgiler Çin kaynaklarıyla sınırlıdır.

Çin kaynaklarında yer alan ilk efsaneye göre Türkler, eski Hunlardan inen, Aşina ailesi soyundan gelen ayrı bir topluluktur.

Efsaneler bozkırda gerçek sayıldığı için önemlidir. Göktürk siyasal birliğini kuran Aşina soyunun göksel/tanrısal kökenli bir kurttan türediğine inanılması, onlara diğer boylar üzerinde soyluluk ve üstünlük kazandırır. Kurt, Aşina soyunun atası, koruyucusu ve totemidir.

Altay dağlarının zirvelerinden biri miğfere benzediğinden, onlara miğfer anlamına Türk adı verilir.

 

Göktürklerin Tarih Sahnesine Çıkışı

Altaylarda Juan-Juan'lara bağımlı olarak demircilik yapan Göktürkler, Bumin (T'u-men) yönetiminde güçlenerek ipekli ve pamuklu kumaş ticareti amacıyla Çin sınırına gelmişlerdir.

To-ba devletinin Batı kanadı, rakiplerine karşı denge kurmak için Bumin ile ittifak kurmuş ve 545 yılında elçi göndermiştir.

552 yılında Batı To-ba ile ittifak halinde Juan-Juan'ları büyük bir bozguna uğratarak İ-li Kagan unvanını almış ve böylece "Kagan" unvanı Hunların "Tanhu" unvanının yerini almıştır.

 

Göktürkler / Keçe çadırlarda kalır, su ve otlak peşinde göçebe bir hayat sürerler; başlıca geçim kaynakları sürü yetiştiriciliği ve avcılıktır.

Et yer, kımız içer, kürk ve yün kumaşlar giyerler.

İhtiyarlara pek saygı göstermeyip güçlü çağdaki insanlara değer verirler; ruhlara tapıp şamanlara inanırlar.

Silahları ustalıkla kullanırlar.

 

Hukuk sistemleri oldukça acımasızdır; isyan, ihanet, adam öldürme, zina ve bağlı bir atı çalma suçlarının cezası ölümdür.

 

Çin İmparatoru, diplomat-general Ç'ang-sun Şeng'in tavsiyesiyle Doğu ve Batı Göktürk kağanları arasındaki gevşek ilişkileri düşmanlığa çevirme stratejisi izlemiştir.

Doğu Türk oymakları dağıtılıp parçalanmış; Sarı Nehir dirseğinde, belli yerlerde Çin valilerinin denetiminde oturmaya zorlanmıştır. Burada bir milyondan fazla Türk nüfusu toplanmış ve bir kısmı zamanla tamamen Çinlileşmiştir.

Türk beylerinin soylu erkek çocukları kul (köle), kız çocukları ise cariye yapılmıştır.

Tonyukuk'a göre; bu durumun sorumlusu kağanlar değil, hanını bırakıp Çin'e yeniden teslim olduğu için Tanrı tarafından cezalandırılan, mahvolan ve yok olan "Türk budunu"dur (halkıdır).

 

İpek Yolu ticaretiyle geçinen Soğdıyan, Buhara ve Toharistan gibi küçük krallıklar, Türk boylarının bitmek bilmeyen ayaklanmaları yüzünden güvenliği Çin'den beklemiş ve Çin'e sığınmışlardır.

 

Doğu Göktürk siyasal birliğinin 630'da yıkılmasından sonra Türk boyları Ordos bölgesinde Çin denetiminde yaşamış; Çin'in atadığı kukla kağanlar birliği sağlayamamıştır. 639 yılında Kür-Şad ve 39 arkadaşının Çin İmparatoru'nu kaçırmak üzere yaptığı saray baskını fırtına engeline takılarak başarısız olmuş ve ölümleriyle sonuçlanmıştır. Benzer şekilde 679'da başlayan ihtilal de başarısız olmuş ve Aşına Fu-men ile 53 arkadaşı 681'de idam edilmiştir.

 

Aşına soyundan olan ve "Şad" unvanını taşıyan Kutluğ, Orhun yazıtlarına göre yanındaki 17 erle Çin'e karşı bağımsızlık mücadelesini başlatmıştır. Bu sesin duyulmasıyla etraftan toplanan Türkler önce 70 kişiye, ardından da Çin ordusuna karşı mızrak sallayan adeta "kurt" gibi bir orduyla 700 kişiye ulaşmıştır.

 

Çin kültürüyle yetişmiş eski bir Çin memuru olan Tonyukuk (İhtiyar Kurt), Kutluğ'un başdanışmanı ("ayguçi") ve komutanı olmuştur.

 

Türk ordusu henüz iki bin kişiyken, üç bin kişilik Oğuz ordusunu İnek Gölü (İnigek Köl) civarında yapılan savaşta yenilgiye uğratmış ve nehre dökmüştür. Bu zaferin ardından bozkırdaki diğer boylar da Ötüken'e gelerek katılmış ve ordu iki katına çıkmıştır. Böylece kutsal Ötüken merkezli yeni devlet kesin olarak kurulmuştur. Kutluğ, bu aşamadan (muhtemelen 682'den) sonra devleti toparlayan anlamına gelen "İlteriş Kağan" unvanını almıştır.

 

Bilge Kagan, Ötüken'de duvarlarla çevrili bir kent yaptırmaya özendiğinde, başdanışmanı Tonyukuk bu girişimi engellemiştir. Tonyukuk'un gerekçesi, bozkır insanının gücünü hareketliliğinden (göçebe yaşam tarzından) almasıdır. Ona göre yerleşik hayata geçmek, Türklerin hareket kabiliyetini yok edecek ve kaçınılmaz olarak Çin tutsaklığına yol açacaktır.

 

Uygurlar

Uygurlar, Türk budunundan farklı olarak Dokuz Oğuz budunu gibi Töles boylarındandır.

Göktürk denetiminden çıkan Dokuz Oğuz budunu, Uygurlar ile ittifak kurarak Göktürk Kaganlığı'nın yıkılmasında çok önemli bir katkıda bulunmuş ve ardından Uygur hükümdarı Moyunçur'un yönetimine girmiştir.

 

Şato Türklerinin Çin kültürüne bıraktığı en büyük sosyal miras, T'ang sülalesi döneminden beri bilinen ancak Şatolar döneminde çılgınlık derecesinde sahiplenilen futbol oyunu olmuştur.

 

581 yılında Çin'de Sui soyu başa gelerek üç yüz yıl sonra ilk kez Çin'i birleştirmiş ve devleti güçlendirmiştir. Bu durum Göktürklerin çöküntü dönemini başlatmıştır.

 

Rusya ve Avrupa'da Türkler

VI. yüzyıl Bizans kaynaklarında sıkça geçen Ogur Türklerinin iki kolu olan Utigurlar (Azak Denizi doğusu ve Kuban arası) ve Kutrigurlar (Azak batısı) birbirlerine karşı büyük bir düşmanlık gütmüşlerdir.

 

Kutrigur şefi Zabergan, Antlar (bir Slav kolu) ile birleşerek Trakya ve Yunanistan'ı yağmalamış, Çorlu'daki 40 kilometrelik Bizans surlarını aşarak İstanbul surlarına kadar dayanmış ve haraç alarak geri dönmüştür.

 

558 / Avar Kaganı, Bizans'a elçi (Kandık) göndererek toprak ve yıllık ücret karşılığında imparatorluğu korumayı teklif etmiştir. Bizans ise toprak vermeden sadece yıllık ücret vaat etmiştir.

 

Avar egemenliği, Balkanlar'ın Türkleşmesine değil, Slavların sistemli göçüyle Slavlaşmasına yol açmıştır.

 

Avar Kaganlığı, 805 yılında Bulgar Türklerinin indirdiği son darbeyle tamamen çökmüş; geriye kalan Avar grupları yerli halklar içinde eriyerek dillerini unutmuşlardır.

 

Avarlar Avrupa’ya üzengiyi getirmişlerdir. Üzengisiz ata binen Avrupalılar bu sayede at üstünde dengede kalmayı öğrenmiştir.

Ordos (Çin) kökenli ve tüm bozkırı kapsayan "hayvan üslubu" sanatı Avarlar aracılığıyla Avrupa içlerine taşınmıştır.

 

Göktürklerin batı kanadı (İstemi Kagan dönemi) bölgeden çekilince, Karadeniz'in kuzeyindeki boylar Attila'nın küçük oğlu İmek'in soyundan gelen Dulo ailesine mensup Han Kurt (605-665) çevresinde askeri demokratik bir birlik kurmuşlardır. Bu konfederasyona "Büyük Bulgarya" adı verilmiştir.

 

Tuna Bulgarlar

Han Kurt’un (Kobrat) oğlu Asparuh, 660 yılında Bizans’tan izin alarak Tuna ağzına yerleşmiş ve sınır bekçiliğini üstlenmiştir.

 

Bizans İmparatoru Konstantin’in 679’da gönderdiği büyük ordu ve donanmayı, Asparuh bataklık coğrafyasında "Turan taktiği" (geri çekilme ve topraktan tabyalara sığınma) uygulayarak yıpratmış ve mağlup etmiştir. Bizans haraç ödemeyi kabul etmiş ve başkenti Pliska olan Bulgar Devleti’ni resmen tanımıştır.

 

Hristiyanlık (özellikle Ortodoksluk), mevcut toplumsal düzeni ve hükümdarların yetkisini Tanrı'nın sarsılmaz bir yasası olarak kabul ettirdiği için Bulgar soyluları (boyarlar) arasında hızla destek bulmuştur.

Eski inançlardan kopuş kolay olmamıştır.

Hristiyanlığın kabulü, Bizans hukuk ve saray kültürünün benimsenmesi ve ardından Slav dil/alfabesinin seçilmesi, Tuna Bulgarlarının Slav kitleleri içinde eriyerek zamanla bir Türk devleti olmaktan çıkıp Slav devletine dönüşmesine yol açmıştır.

 

İbn Fadlan 922 yılında geldiğinde Bulgarların henüz kentleri (şehirleri) yoktu ve çadırlarda yaşıyorlardı.

Tuna Bulgarları Kadınlı-erkekli nehirde çıplak yıkanırlardı

İbn Fadlan bunu ahlaksızlık saysa da, Bulgarların zinaya karşı çok katı olduğunu, zina eden kadın veya erkeği ikiye bölerek cezalandırdıklarını belirtmiştir.

 

Seyhun kuzeyindeki Oğuzlar, akar suyu kutsal sayıp kirletmekten korktukları için yıkanmazlardı; onlar ateşin temizleyiciliğine inanırlardı. Kadınları peçe kullanmaz ve vücutlarını örtmezdi.

 

Çarlık Rusyası Kazan Türklerinin bir kısmını zorla Hristiyanlaştırmış ve bunlara "Kreşin" denmiştir.

Hristiyanlaşmaya direnen Kazan Türkleri, Volga Bulgarlarının ticaret ve zanaat yeteneklerini sürdürmüştür. XVIII. Yüzyıldan itibaren Orta Asya ticaretinde aracılığı ele geçirip sanayiye yönelen Kazan burjuvazisi, feodallerin egemenliğini kırmıştır.

Kazanlılar, feodalizmden kapitalizme geçişte ilk başarıyı gösteren Türk ve İslam topluluğudur ve Turan kültür birliği ideolojisini savunmuşlardır.

 

Yahudi Hazar Türkleri

Batılı kaynaklar bozkır Türklerine genellikle "barbar" derken, Hazarları "adil, hoşgörülü, canlı bir ticarete ve disiplinli orduya sahip uygar bir toplum" olarak över. Bu övgü, Hazarların Museviliği (Yahudiliği) kabul etmesinden kaynaklanır.

 

Batılı tarihçilere (Dunlop, Obolensky, Artamonov) göre; Hazarlar Kafkaslar'da İslam ordularını yüzyılı aşkın süre boyunca durdurarak Bizans'ın çökmesini ve İslamiyetin Doğu Avrupa'ya yayılmasını engellemiştir.

 

Jordanes, Pegulevskaya ve Togan gibi tarihçiler Hazarları Hun topluluğu olan Akatzir'lere (Ak Hazar) bağlar.

Mes'udi ise Hazarların, İranlıların Sabar Türklerine verdiği bir ad olduğunu savunur. Zamanla Sabar, Saragur, Utigur gibi Ogur boyları Hazar adı altında birleşmiştir.

 

Hazarlar, 628'de T'ong Yabgu'nun öldürülmesinden sonra bağımsızlık kazanmış ve 650'lerde Kuban'daki Bulgar Devleti'ne son vererek güçlü bir devlet olmuşlardır. Hazar hükümdar soyunun Göktürk kagan soyu Aşına (Ansa) ailesinden geldiği görüşü hakimdir.

 

Arap orduları Kafkaslar'a geldiğinde Gürcü ve Ermenilerle hoşgörülü vergi antlaşmaları yaparak onları da yanlarına almış ve Hazarlara saldırmıştır.

Arapların iç karışıklıklarından yararlanan Hazarlar, 685 ve 693'te Kafkas geçitlerini aşarak Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'ı istila etmiş, Diyarbakır'a kadar ulaşmışlardır.

 

721-722'de Araplar Belencer'i ikinci kez aldığında adam başına 300 dinar ganimet düşmüştür. 730'da Hazar Barcık, Erdebil'de Arap ordusunu yok etmiştir. Ertesi yıl Araplar Belencer ve Semender kentlerini yağmaladığında bu kez adam başına 1700 dinar ganimet düşmüştür; bu durum Hazar kentlerindeki muazzam zenginliği göstermektedir.

 

737 yılında Mervan komutasındaki Arap ve Ermeni ordusu Hazarlara ansızın saldırmıştır. Mervan, Hazar başkenti İtil'i kuşatmış, Hazar ordusunu mağlup ederek Hazar Tarhanını öldürmüştür.

Kaçan Hazar Kaganı barış istemiş, zorla İslamiyeti kabul etmiştir.

Kagan bu dini gerçekten benimsememiş, birkaç yıl sonra Yahudiliği (Museviliği) seçmiştir. Emevi-Abbasi iç kavgaları başlayınca Arapların fetih gücü kırılmış, Hazarlar bölgeyi elinde tutarak Doğu Roma'yı ve Volga kıyılarını İslamiyetten korumuşlardır.

 

Fetihlerden vazgeçen Abbasiler, Hazarlarla ilişkileri düzeltmek istemiştir. 758'de Halife el-Mansur, Ermenistan Valisi Yezid İbn Useyd’e bir Hazar prensesiyle evlenmesini emretmiştir.

Hazar prensesi doğum yaparken çocuğuyla birlikte ölünce, Hazar kaganı kızının öldürüldüğünü düşünerek savaş açmış (As Tarhan komutasında) ve Halife ordusunu yenmiştir.

 

Irak Yahudileri, Hazarların günün birinde gelip Abbasi Halifesini yok edeceğine inanmışlardır.

Bu beklentiler, Hazarların İslam'a karşı direnişteki gücünün birer yankısıdır.

 

Hazarlar, Bizans için İslam Araplara karşı çok değerli bir müttefik olmuştur.

 

Hazarlar bozkırdaki egemenliklerini pekiştirerek Bulgarları, Burtasları, Alanları, Macarları, Rusları ve birçok Slav kabilesini (Radimiç, Viatiç, Severyan vb.) kendilerine bağımlı kılmışlardır.

 

İbn Fadlan'a göre Hazar kaganına bağımlı 25 topluluk vardı ve kagan bu topluluk şeflerinin kızlarıyla evliydi. Kaganın 25 karısı ve 60 cariyesi bulunuyordu.

 

Güney Rusya'daki Slav-Alan karışımı Roksalanların ardılı olan Ruslar, 737'de Mervan'ın bölgeye saldırması üzerine Yukarı Volga'da İskandinavların (Vareglerin) desteğini aramıştır. İskandinavlar ile yerli kabilelerin birleşmesiyle Rus adı şekillenmiştir.

 

Ceyhani, Gerdizi ve İbn Rusta'ya göre Ruslar, göl/deniz üzerindeki 100 bin nüfuslu bir adada yaşarlardı. Tarım yapmazlar, tek uğraşları kürk ticaretidir. Slavlara saldırıp onları esir alır, Hazar ve Bulgar ülkelerinde satarlardı.

İbn Fadlan gibi X. Yüzyıl yazarları ise Rusları insani geleneklerden uzak (kamu içinde çiftleşen, temizliğe dikkat etmeyen) "ilkel" topluluklar olarak betimler.

 

833'te Hazar kaganı Bizans İmparatoru'ndan mimar ve usta istemiş; Rus tehdidine karşı Hazar'ı desteklemek isteyen Bizans da filo ile malzeme ve usta göndermiştir. Don'un sol kıyısında ak taştan ve tuğladan Sarkel (Ak Kale) inşa edilmiştir.

Sarkel'in yapılması ve kilit noktadaki Severyan Slavlarının Hazarlara bağlanması Rus ticaretine büyük darbe vurmuş ve Kuzey Rusya'da iç savaşa yol açan ciddi bir ekonomik bunalıma neden olmuştur.

 

Rus tehlikesine karşı Bizans ile ittifak kurmak isteyen Hazar Kağanı, İstanbul’a elçiler göndererek halkını Hristiyan yapmak için papazlar ister.

Slav alfabesinin yaratıcısı ünlü Konstantin (Kiril), Hazar ülkesine gönderilir.

861 yazında Volga yakınlarında Yahudi, İslam ve Hristiyan din bilginleri arasında bir tartışma yaşanır. Hristiyan kaynakları Konstantin'in tartışmayı kazandığını iddia etse de Kağan Hristiyan olmaz.

 

Hazarların Yahudiliği seçmesi tamamen siyasi bir manevradır.

 

İspanya Halifesi'nin Yahudi veziri Hasday, bir Yahudi krallığının varlığını öğrenince Hazar Hakanı Yusuf’a mektup yazar. Hasday, Hazarların kayıp 12 Yahudi kabilesinden biri olduğunu ummaktadır.

Hakan Yusuf cevabında, soylarının Sam’dan değil, Nuh’un diğer oğlu Yafes’in soyundan gelen Tugarma (Türk) ve onun yedinci oğlu Hazar'dan geldiğini açıkça belirtir.

Başkent İtil'de Müslümanlar, Hristiyanlar, Yahudiler ve Şamanistler bir arada yaşardı. Şehirde 2 Yahudi (Tevrat'a göre), 2 Hristiyan (İncil'e göre), 2 Müslüman (Şeriata göre) ve 1 Şamanist/Putperest (akla göre) olmak üzere 7 yargıçlı adil bir sistem vardı.

 

Yahudilik resmi din olsa da eski Türk-Şamanist gelenekleri (Göktürk töreleri) aynen devam etmiştir.

 

10. yüzyılda Hazarların doğu sınırlarında (Volga'nın doğusu) büyük bir hareketlilik yaşanmıştır. Samanoğulları Devleti, Oğuz ve Peçeneklerin güneye (İran ve Anadolu'ya) inmesini engellediği için bu boylar batıya, Hazar topraklarına yönelmiştir.

 

Peçeneklerin arkadan saldırması ve Bizans-Bulgar savaşlarındaki stratejik oyunlar neticesinde Macarlar, sığındıkları Etelköz topraklarını da bırakarak 896 yılında Karpatlar üzerinden bugünkü yurtlarına (Macaristan/Tuna-Tisa bölgesi) göç etmişlerdir.

Macarların batıya çekilmesiyle Dinyeper su yolu tamamen boşa çıkmış ve Rusların Karadeniz’e inme yolu açılmıştır.

 

878'de Prens Oleg'in Kiev'i ele geçirip "Rus kentlerinin anası" ilan etmesiyle Doğu Slav konfederasyonu birleşmiş ve Hazar egemenliğindeki Slav boylarını (Severyan, Radimiç vb.) tek tek kendine bağlamıştır. Hazarlara vergi ödenmesini yasaklayan Ruslar, kısa sürede büyük bir güç haline gelmiştir.

 

965 yılında Rus Kiev Knezliği’nin gerçekleştirdiği büyük seferle başkent İtil yerle bir edilmiş ve Hazar Devleti tarih sahnesinden çekilmiştir.

 

Büyük Prens İgor, "Orman Halkı" (Drevliyanlar) üzerindeki Hazar tarzı ağır vergilendirme politikasını abartınca vahşice öldürülür.

 

988 / Vladimir Hıristiyanlığı seçer. Rus kilisesi Bizans’a bağlanır ve Hazar Kağanlığı 1016’daki son Bizans-Rus ortak seferiyle tamamen tarihe karışır.

 

Doğu Avrupa Yahudileri Türk müdür?

Sami (Filistin) kökenli Yahudiler esmer ve uzun kafalıyken, Doğu Avrupa (Aşkenaz) Yahudilerinin çoğunun sarışın, mavi gözlü ve beyaz tenli olması, Hazar Türklerinin (Ak Hazarlar) fiziksel özellikleriyle örtüşmektedir.

Hazarlar yıkıldıktan sonra kitleler halinde batıya; Kiev, Kırım, Polonya, Litvanya ve Macaristan’a göç etmişlerdir. Macaristan’daki Hazar kökenli Kabar boyları ve Polonya’daki "Ştetl" denilen Yahudi kasabalarının kökeni Hazar muhaceretine dayanır.

 

Batı Yahudileri (Seferadlar) İspanyolca tabanlı Ladino konuşurken, Doğu Yahudileri Yidiş konuşur. Dilbilimci Mathias Mieses'in tespiti çok önemlidir: Yidiş diline, Fransa sınırına yakın Batı Almanya lehçelerinden hiçbir kelime girmemiştir; aksine Doğu-Orta Almanya lehçeleri hakimdir. Bu durum, Yahudi kitlelerin Fransa veya Ren nehrinden kopup gelmediğini, dilin muhtemelen Hazar Kırımı'ndaki Got (Alman) topluluklarıyla temas halinde doğduğunu (Poliak'ın tezi) göstermektedir.

 

Bugün Kırım, Litvanya ve Polonya'da yaşayan ve Türkçe konuşan Karaim (Karay) Yahudileri, Hazar ve Kuman Türklerinin bugüne ulaşan en net torunları kabul edilir.

 

Peçenekler ortak bir kağana sahip değildi; sekiz bağımsız boydan oluşuyorlardı (En soylu üç boy Kül-Tegin kitabelerinde de geçen Kangar/Kengeres boylarıydı). Sadece savaş zamanı birleşen, tarım ve yerleşik hayata geçemeyen bu göçebeler, Bizans İmparatoru Konstantin’in deyimiyle "Para karşılığı herkesle savaşabilen açgözlü barbarlar" olarak kullanılmıştır.

 

1087'de Peçenekler İstanbul üzerine yürüyüp Lüleburgaz'a kadar ilerledi ve İmparator Aleksios komutasındaki Bizans ordusunu yendi. 1090 sonlarında Çekmece'ye kadar yaklaşan Peçenekler, İstanbul'u alıp imparator olmak isteyen Oğuzların Çavuldur boyundan İzmir Beyi Çakan ile anlaştılar; durumun kritikleşmesi üzerine Bizans İmparatoru, Avrupa'dan Haçlı Seferi çağrısında bulundu.

 

Bizans, Peçeneklere karşı Kuman beyleri Bönek ve Togurtak ile ittifak kurdu. 1091 yılının Nisan ayının son gününde, Kuman atlıları Meriç nehri kenarında (Umurbey mevkiinde) Çakan Bey'in gemilerini bekleyen Peçenekleri çoluk çocuklarıyla birlikte büyük oranda kırıma uğrattı; İmparator Aleksios da Çakan Bey'i damadı Kılıç Arslan'a öldürterek bu girişimi tamamen sonlandırdı. Bu yenilgiden sonra güçlerini kaybeden Peçeneklerin kalıntıları Macaristan ve Vardar nehrinin doğusuna yerleştirilip hıristiyanlaşarak eridiler.

 

Göçebe Feodalizmi

Timuçin, Borcigin soyundan gelmektedir. Moğol Gizli Tarihi'ne göre bu soy, Göktürklerde olduğu gibi bir Bozkurt (Börte Çino) ile geyiğin evliliğinden türemiştir. Soyun yakın atası olan Alan-ho'a, kocasının ölümünden sonra çadırın üst deliğinden giren parlak sarı bir ışık (gök kökenli bir varlık) vasıtasıyla hamile kaldığını söyler. Bu evlilik dışı çocuklardan en küçüğü olan Bodonçar, mirastan pay alamayıp kurtlar gibi yaşayarak hayatta kalmış ve Cengiz soyunun (Borcigin) gerçek başlangıcı olmuştur.

 

Timuçin'in etrafında toplanan soylular (Altan, Kuçar, Saçabeki vb.) bir kurultay toplayarak onu Kagan ilan eder ve Cengiz adını verirler.

 

1206 yılında Onan nehri kıyısındaki büyük kurultayda Cengiz Han ilan edilir.

Çin ve Batı kaynakları bu birliğe "Tatar" demeye devam etse de, Moğolların kendilerine Tatar denilmesini istemediği, Tatarların aslında Cengiz Han'ın tasfiye ettiği ayrı bir budun olduğu Rubruk'un aktarımıyla belirtilir. İslam tarihçileri (Reşidüddin, Kaşgarlı Mahmut vb.) ise bozkırdaki bu toplulukları genel olarak "Türk" çatısı altında değerlendirmişlerdir.

 

Bahattin Ögel / Hunlarda egemen soyun Türk, Cengiz İmparatorluğu'nda ise Moğol olduğunu, ancak her iki siyasal yapının da Türk-Moğol ortak kökenine dayandığını ifade eder.

 

İmparatorluk iç düzenini sağladıktan sonra genişlemeye başlar. Önce büyük oğlu Cuçi komutasında Yenisey Kırgızları ve Turfan Uygurları barışçıl veya askeri yollarla devlete bağlanır.

 

Ardından bozkır kavimlerinin en büyük ganimet kaynağı ve tarihsel düşmanı olan Çin üzerine (Tangutlar ve Curcet Kin sülalesi) seferler düzenlenir. 1211-1214 savaşlarıyla Pekin surlarına dayanılır, Kin sülalesi haraca bağlanır ve Pekin ele geçirilerek yağmalanır.

 

Savaşta ve dinlenirken kadınların varlığına önem veren Cengiz Han, seferlere giderken pek çok karısının yanı sıra 17-18 genç kızdan oluşan bir orkestrayı da yanında götürmüştür.

 

Barbar bir fatih, fethettiği yüksek uygarlığın ekonomik ve toplumsal yapısına uyum sağlamak zorunda kalır.

Altın Ordu, İlhanlı ve Çağatay Devletleri, fethettikleri uygar İslam coğrafyalarında hızla yerleşik kültüre adapte oldular.

…