Rene
R. Khawam - Hileler Kitabı -
Notlar
Arap Kültüründe Siyasi Stratejiler
Le Livre des Ruses; La strategie politique des Arabes
Mütercim: Menekşe Tokyay, Kırmızı Kedi Yayınları, 2011
Sunuş
Arap ülkelerinin 20. yüzyıldaki hızlı ekonomik ve siyasi
yükselişi bir tesadüf değildir. Kökleri Orta Çağ'a uzanan derin bir siyaset ve
diplomasi geleneğine dayanır.
Batı zihninde "hile", sinsice kandırma veya
aldatma olarak görülür. Oysa Arapçada hila; "insan gücünden tasarruf etmek
için kullanılan mekanizma/makine" ve "amaca ulaşmak için kullanılan
en incelikli, zarif ve etkili yöntem" anlamına gelir.
İslam siyaset geleneğinde kaba kuvvet, kılıç çekmek ve kan
dökmek acizlik ve kolaycılık olarak görülür; saygınlıktan yoksundur.
Şiddet yerine ikna ve telkin esastır.
Eser; Meda'ini, Ebu Mihnef ve El-Kelbi gibi klasik dönem
Müslüman tarihçilerin günümüze ulaşamayan kayıp yapıtlarından alıntılar ve
tanıklıklar içerir.
Paris Ulusal Kütüphanesi'nde yer alan (Mss. No: 3548)
1061/1651 tarihli el yazması nüshaya dayanır. Yazarının kimliği kesin olmamakla
birlikte 13. yüzyılın sonu veya 14. yüzyılın başında yaşadığı; muhtemelen geniş
kütüphanelere erişimi olan gezgin bir bilgin olduğu tahmin edilmektedir.
…
Yazarın Önsözü
Yazar, eseri hizmetinde bulunduğu Ulu Emir Es'ad el-Din
(Sa'd el-Din) Sümbül adına kaleme aldığını belirtir.
Yazar, kendisinden önce bu konuda yazılan eserleri
(Meda'ini, El-Esma'i, İbnü'l-Hatib gibi isimlerin yapıtlarını) yüzeysel ve
yetersiz bulduğunu, bu yüzden konuyu ilk kez bu kadar kapsamlı sistemleştiren
kişinin kendisi olduğunu ifade eder.
Çalışmasını hazırlarken faydalandığı devasa kütüphane ve
kaynak birikimini listeler. Yazarın aktardığı pek çok eser günümüze ulaşamamış
kayıp metinlerdir
Yazarın "hile" kelimesine yüklediği anlam akıl,
incelik, strateji, diplomasi, pratik zeka ve kaba kuvvet kullanmadan çözüme
ulaşma sanatıdır.
…
1. Aklın Nitelikleri ve Bu Konuda Söylenenler
Akıl, insanoğlunu diğer canlılardan ayıran ilahi bir
yetenektir.
Lider/savaşçı metaforu üzerinden aklın uzuvları
Başı ve Gözleri: Arzu yollarını kapama yeteneği.
Dili: İçtenliğidir
Elleri ve ayakları: Merhamet ve barışı simgeler
Silahları ve Arabası: Tatlı dillilik.
Mızrağı ve Zırhı: Önsezi ve bilge kişileri ziyaret etmek.
Hazinesi: İnsanlığın edindiği kültür.
Pisagor aklı, meseleleri kararlılıkla ele almak olarak
tanımlar.
Sokrates aklı geceyi aydınlatan bir ışık, cehaleti ise
gündüzü karartan bir karanlık olarak tasvir eder.
Platona aklı, nesnelerin ardındaki "gizli nihai
amacı" görme yetisi olarak ifade eder ve akıldan doğan erdemleri sıralar.
Dini bir rivayete göre Allah, aklı yarattığında ona
"İlerle" ve "Geri git" emrini vererek aklı sınar: Akıl bu
emre tam olarak itaat eder. Bunun üzerine Allah'ın yaratılmışlar içinde en çok
aklı sevdiğini bildirir.
Cebrail, Hz. Adem'e "Akıl, edep ve dindarlık"
arasında bir seçim yapmasını söyler. Hz. Adem'in aklı seçmesi üzerine edep ve
dindarlık "Biz aklın olduğu yerden ayrılamayız" diyerek aklın yanında
kalır.
Akıllı insana hasredilen erdemler ve bunların faydaları
Hoşgörü: Öfkeye kapılmamak ve anlaşmazlıkları tatlıya
bağlamak.
Dindarlık: Yoksul veya zayıf olunsa dahi itibar ve içsel
zenginlik kazanmak.
Ölçülülük: Asgariyle yetinmek, kararlı ve sabırlı olmak.
Alçakgönüllülük (Mütevazılık): Erdemli olmak ve derin
düşünebilmek.
Edepli Olmak: Nefsi ve tensel istekleri denetim altında
tutmak.
Sebat Etmek: Zamanı lehe kullanmak, baskıları yok etmek ve
iç huzuruna ermek.
İyilikseverlik ve Sürekli İyilik: Kötülükten uzak durmak.
Nasihatleri Kabul Etmek.
2. Hileye Başvurmaya Teşvik ve Hile Yapma Yöntemi
Hile, akıl yürütme ve zeka gerektirir.
Hayvan ihtidaları hile değildir. Bunlar Allah'ın hayvanlara
bahşettiği doğal içgüdü ve rehberliktir.
Savaş, hiledir / düşmanı yanıltmaktır
Savaşa doğrudan ve körlemesine girmek yerine düşmanı
kurnazlıkla yenmenin yollarını bulmak gerekir. Böylece kanlı bir çarpışmadan
çok daha etkili ve az kayıpla sonuca ulaşılabilir.
Aristoteles'in İskender'e tavsiyesi, zorunlu kalmadıkça
doğrudan savaşa girmemek, hedeflere "savaş oyunları"
(diplomatik/stratejik hileler) ile ulaşmaktır.
Türkler arasında bir komutanın 8 hayvanın niteliğini
taşıması gerektiği söylenir: Horozun yiğitliği, aslanın atılganlığı,
yabandomuzunun saldırı gücü, turna kuşunun dikkati, karganın tedbirliliği,
kurdun ataklığı, tilkinin kurnazlığı ve devenin dayanıklılığı.
3. Allah'ın Hikmeti, İnayeti ve Kullarının İyiliği İçin Her Şeyi Kusursuzca
Düzene Koyması
İbrahim'in Ölümü
Allah, İbrahim Peygamber'in canını ancak kendisi talep
ettiğinde alacağına söz vermiştir.
Ölüm vakti geldiğinde, yaşlılıktan yemek yemekte bile
zorlanan, lokmaları sakalına döken hırpani bir ihtiyar kılığında melek
gönderilir.
İbrahim bu durumu görünce, o yaşa gelip bu acizliğe düşmeden
canının alınmasını diler ve ruhu teslim alınır.
Yakup'un Dileği
Yakup, 12 erkek evlada sahip olup Kudüs'e sağ salim varırsa
birini kurban etmeyi adamıştır.
Yolda çoban kılığında bir melek onunla güreşir ve Yakup'u
yere serer.
Melek, Yakup'a yenildiği için adağından muaf tutulduğunu
bildirir.
Musa'nın Kurtuluşu
Firavun rüyasında Kudüs'ten gelen bir ateşin sarayını
yaktığını görür.
Rahipler, Yakup'un soyundan gelecek bir oğlanın onu
mahvedeceğini söyleyince Firavun 600,000 bebeği katlettirir.
Musa'nın annesi onu bir sandığa koyup nehre bırakır.
Sandığı yapan marangoz, sırrı Haman'a ihbar etmek üzereyken
yer tarafından yutulma tehlikesi yaşar, tövbe ederek kurtulur ve Musa
aracılığıyla İslam'ı ilk kabul eden kişi olur.
Musa, Firavun'un kızlarını şifaya kavuşturur ve böylece
saraya alınır.
Musa'nın hiçbir sütanneyi emmemesi sağlanarak, öz annesinin
saraya sütanne olarak girmesi ve çocuğunu ücret alarak büyütmesi sağlanır.
Musa ve Firavun'un Sakalı
Çocuk Musa, Firavun'un sakalını çekip boynunu incitecek
kadar sert hamle yapınca Firavun şüphelenir. Asiye'nin kurguladığı "kor ve
mücevher" testinde Cebrail, Musa'nın elini kora yönlendirir; dili yanan
Musa'nın canı kurtulur.
Musa'nın Görevi
Âsanın yılana/ejdere dönüşmesi: Allah, Musa'nın Firavun'un
önünde dehşete kapılıp kaçmaması için bu mucizeyi önceden çölde kendisine
göstermiştir.
Çok Pahalı Bir İnek
Anne-babasına saygılı bir genç, babası uyuduğu için kasanın
anahtarını alıp ticareti tamamlayamaz.
Faili meçhul bir cinayet işlendiğinde, katilin bulunması
için kurban edilecek özel ineğin nitelikleri tam da bu hayırlı gencin ineğine
uydurulur.
İnek, derisi dolusu altın karşılığında gençten satın alınır.
İneğin bir parçası maktule vurulduğunda ölü dirilir, katilin
adını açıklayıp tekrar ölür. Böylece hem cinayet çözülür hem de babasına itaat
eden genç muazzam bir servete kavuşur.
Taşın Araya Girmesi
İsrailoğulları, Musa'nın başka yerde yıkanmasından ötürü
bulaşıcı hastalığı olduğunu düşünürler.
Musa nehirde yıkanırken elbiselerini koyduğu taş kayıp
gider. Musa peşinden koşarken çırılçıplak kalır ve tüm kavim onun bedeninde
hiçbir kusur olmadığını görür.
Taşan Suyun Yuttuğu Firavun
Musa ve kavmi Kızıldeniz'e ulaştığında deniz 12 yola
ayrılır.
Firavun ve ordusu sulara dalarak boğulur.
Firavun, efendisine nankörlük eden köle hakkında daha önce
kendi el yazısıyla "Boğularak öldürülmelidir" kararını yazmıştır.
Cebrail, boğulma anında bu belgeyi Firavun'un yüzüne tebliğ ederek ilahî
adaleti tecelli ettirmiştir.
Musa'nın Öfkesi
Hz. Musa bir öfke anında kavminin yapıp ettikleri yüzünden
Nil'in taşmaması ve yağmur yağmaması için dua eder. İsrailoğulları susuzluktan
kırılma noktasına gelip Allah'a içtenlikle yakardıklarında, Allah nehir
yatağını yükselterek suları tarlalara yayar.
Hz. Musa'nın "Sözünden döndün" sorusu üzerine Yüce
Allah; ne yağmur yağdırdığını ne de Nil'i kendi kendine yükselttiğini, sadece
kullarının duasına icabetle zemin seviyesini artırdığını belirtir. Böylece hem
Musa'ya verilen söze sadık kalınmış hem de kulların duası karşılıksız
bırakılmamıştır.
Harun'un Ölümü
Hz. Musa ve Hz. Harun dolaşırken dağda ışık saçan bir mağara
bulurlar. İçeride "Boyu boyuna uygun olana aittir" yazılı bir yatak
vardır. Yatak Hz. Musa'ya uzun gelirken Hz. Harun'a tam uyar.
Harun yatağa uzanır ve Azrail canını alır.
Musa'nın Ölümü
Canını almaya gelen Azrail'i ilk görüşte tanımayan Hz. Musa
meleğe vurur. Allah meleğin gözünü iyileştirir ve Yeşu bin Nun'u peygamber
tayin eder.
Yeşu'nun kendisine vahiy aktarmaması üzerine Hz. Musa
peygamberlik ve dünya bağlarından sıyrılarak ölümü arzular.
Çölde meleklerin kendisi için kazdığı muazzam güzellikteki
mezarı gören Hz. Musa, denemek için çukura uzandığında Azrail ruhunu teslim
alır.
Ölüm Bulutu
Şuayip'in duasıyla cezalandırılan asiler, 7 günlük sıcağın
ardından serin bir bulutun altına sığındıklarında gökten ateş yağdırılarak
helak edilirler.
Kötülük Sorunu
Üzeyir Peygamber, masum çocukların neden helak edildiğini
sorgulayınca, Allah onu çöle gönderir. Onu ısıran tek bir karınca yüzünden 3000
karıncayı ezdiğinde Allah, "Ey Üzeyir, seni sadece tek bir karınca ısırdı.
Niçin üç bin tanesini ezdin?" diyerek ilahi adaletin sırrını öğretir.
Şöhret
Hz. Davut, kendisinden önceki peygamberler gibi adının
hayırla anılmasını diler. Allah, diğer peygamberlerin büyük çilelerden
geçtiğini hatırlatır ve onu da sınayacağını bildirir.
Dua ederken karşılaştığı altın ve mücevher kaplı güvercini
yakalamak isterken terastan bahçeyi görür ve Uri'nin yıkanan eşine gözü kayar.
Uri'yi savaşta en ön safta ölüme gönderip karısıyla evlenir.
İnsan kılığında gelen iki melek, biri 99 koyuna sahipken
diğerinin tek koyununa göz diken adamın hikayesini anlatır. Davut hemen hüküm
verip adamı suçlayınca, melekler göğe yükselerek ona kendi yaptığı hatayı
hatırlatır.
Hatasını anlayan Hz. Davut gözyaşlarıyla toprağı sulayacak
kadar secdede ağlar. Uri'nin mezarına gidip helallik ister; nihayetinde Allah,
ahirette Uri'ye büyük mükafatlar vererek onun da Davut'u affetmesini
sağlayacağını müjdeler.
Tarafsız Yargılama
Yeremya, kavminin yok olmaması için Allah'a yakarır ve Allah
da ona "Sen izin vermedikçe onları helak etmeyeceğim" buyurur.
Nebukadnezar ordusuyla şehre yaklaşırken insan kılığında bir
melek Hz. Yeremya'ya gelir. Kendi akrabalarına sürekli iyilik yaptığını ama
karşılığında kötülük gördüğünü söyleyerek ne yapması gerektiğini sorar. Yeremya
sabretmesini öğütler. Melek üçüncü gelişinde, yakınlarının artık Allah'ı
öfkelendirecek büyük bir günah işlediğini söyler.
Yeremya öfkeyle "Eğer senin öfkeni tetikleyecek şeyler
yapıyorlarsa onları helak et!" diyerek hüküm verir. Bu söz üzerine şehir
üzerine şimşekler çakar ve helak başlar. Yeremya şaşırıp ağladığında, ses ona
kendi verdiği hüküm yüzünden bu cezanın tecelli ettiğini bildirir. Allah,
peygamberine verdiği "Sen onay vermeden helak etmeyeceğim" sözünü
melek vasıtasıyla adil bir yargılama üzerinden gerçekleştirmiştir.
İsa'nın Kurtuluşu
Yahudiler İsa'yı öldürmek için tuzak kurarlar. İsa'yı 30
gümüşe ihbar eden hain havari içeri girdiğinde, Allah İsa'yı göğe yükseltir ve
hainin yüzünü İsa'nın suretine çevirir. Yahudiler kendi adamlarını İsa sanıp
çarmıha gererler.
Yunus'un Hıncı
Yunus Peygamber, Ninova halkının helak olacağını umarak
kentten ayrılır ve Dicle kıyısında bekler. Ancak kavim pişmanlık duyup tepeye
çıkarak samimiyetle tövbe eder ve Allah azabı üzerlerinden kaldırır.
Şehrin kurtulduğunu öğrenip öfkelenen Hz. Yunus gemiye
biner. Kasırga çıkınca kura çekilir; üç kez kura ve denize atılan tahta
testlerinde onun adı çıkar. Denize atıldığında balık onu yutar. Balığın
karnında "Senden başka ilah yoktur, ben zalimlerden oldum" diyerek
tövbe eder.
Karaya tüysüz/zayıf düşen Yunus'a Allah bir asma kabağı, su
ve süt veren bir ceylan ihsan eder. 40 gün sonra bunlar yok olunca Yunus
üzülür. Allah, Ninova'daki 100 bin insanın helakına üzülmeyip bir kabağa
üzülmesini sitem eder.
Ninova'ya dönen Yunus, kaldığı evdeki çömlekçiye Allah'ın
emriyle "Tüm çömleklerini kır" der. Çömlekçi emeğini çöpe atmamak
için öfkeyle Yunus'u evden kovar. Allah bunun üzerine kavrayış dersini verir:
"Çömlekçi bir altınlık kilden vazoları için öfkelendi; ben kendi
yarattığım, bana tapan 100 bin insanı nasıl helak edeyim?" Hz. Yunus ilahî
merhametin derinliğini kavrar.
Mağara
Hz. Peygamber ve Hz. Ebubekir'i takip eden müşrikler mağara
kapısına kadar gelirler.
Allah'ın emriyle mağara girişine örümcek ağ örer, güvercin
yuva yapıp kuluçkaya yatar. Müşrikler bu durumu görünce "Burada olsalar ağ
bozulur, kuş kaçardı" diyerek geri dönerler. Allah en basit araçlarla
elçisini korumuş ve inkarcıların aklını kör etmiştir.
4. Meleklerin ve Cinlerin Hileleri
Habil'in Mezarı
Cebrail ve Mikail karga kılığında dövüşüp biri diğerini
gömerek Kabil'e kardeşini nasıl gömeceğini öğretirler.
İbrahim'in Konukseverliği
Misafir sevgisiyle bilinen Hz. İbrahim, evine gelen insan
kılığındaki melekler için semiz bir buzağı pişirtir. Ancak konukların yemeğe el
uzatmadığını görünce içine bir korku düşer.
Cebrail'in emriyle pişmiş buzağı canlanıp annesini emmeye
gidince meleklerin kimliği anlaşılır. Melekler, ona bilge bir evlat (Hz. İshak)
müjdesini verirler.
Samimi bir Dostluk
Cebrail ve Mikail, İbrahim'in dostluğunu sınamak için her
Allah'ı öven ilahi okurlar. Zikri tekrar işitmek isteyen İbrahim’den karşılık
olarak tüm sürülerini, çocuklarını ve en sonunda kendisini köle olarak
isterler; İbrahim tereddütsüz kabul eder.
Lut'un Üç Bedduası
Melekler, Lut Aleyhisselam kendi kavmine üç kez beddua
etmedikçe helakı gerçekleştirmemekle görevlendirilir.
İnsan kılığında gelen güzel melekleri korumaya çalışan Hz.
Lut, çirkin isteklerle kapıya dayanan sapkın kavmine tekrar tekrar beddua eder.
Cebrail kanadıyla saldırganların gözlerini kör eder ve sabaha karşı Hz. Lut ile
ailesini (ihanet eden karısı hariç) şehirden çıkararak kavmi helak eder.
Yakup'un Dönüşü
Hz. Yakup, 40 yıl sonra kavuştuğu oğlu Hz. Yusuf'un yanından
ayrılıp atalarının (Hz. İbrahim ve Hz. İshak) mezarlarını ziyaret etmek ister.
Kudüs'te meleklerin kazdığı hazırlığı incelerken kendisine
sunulan ölüm kadehini içer ve babasının yanına gömülür.
Azrail ile Musa
Azrail Hz. Musa'nın canını almak istediğinde; Musa ağzı,
gözleri, kulakları, elleri ve ayaklarıyla Allah ile temas kurduğunu/ayetlere
dokunduğunu söyleyerek canının o yollardan alınmasına izin vermez.
Azrail, Musa'ya "Sarhoş gibisin, yaklaş da nefesini
koklayayım" diyerek onu ikna eder. Musa yüzüne doğru üflediğinde Azrail o
anda ruhunu kabzeder.
İblis'in Kıskançlığı
Adem’e secde etmediği için kovulduğu cennete girmek isteyen
İblis, 4 ayaklı güzel bir yılanın ağzına gizlenir.
Adem ve Havva'yı "ebedilik ağacı" ve ölümsüzlük
vaadiyle (ve Allah adına yemin ederek) kandırır. Yasak meyveyi yiyen çift
cennetten yeryüzünün farklı yerlerine (Serendib ve Cidde) sürgün edilir.
İlk Cinayet
Kabil kardeşini nasıl öldüreceğini bilemezken, İblis bir
kuşun başını taşla ezerek ona cinayeti öğretir. Kabil de uykudaki Habil'in
başını taşla ezer.
Kaçıp Aden'e yerleşen Kabil'i kandıran İblis, "Habil'in
kurbanını ateş kabul etti, sen de ateşe tapmalısın" diyerek yeryüzünde
ateşe tapan ilk insanı ve tapınağı ortaya çıkarır.
İblis Nuh'un Gemisinde
Nuh Peygamber hayvanları gemiye bindirirken, İblis erkek
eşeğin kuyruğundan tutarak onun binmesini engeller.
Hz. Nuh çaresiz kalarak eşeğe "Yukarı çıksana, ey
İblis!" deyince, İblis Hz. Nuh'un ağzından çıkan bu izni (emri) fırsat
bilip gemiye biner. Sitem edilince de yetkiyi peygamberin kendi sözünden
aldığını savunur.
İnsanlar Arasından Verilen Kurbanlar
İblis, Babil kralı El-Dahhak’ın sarayına aşçı kılığıyla
girer. İnsanlara et yemeyi öğretme bahanesiyle önce yumurta, sonra tavuk, koyun
ve sığır kestirerek kan dökme arzusu uyandırır.
Kralı memnun eden İblis, ödül olarak onun omuzlarını öper ve
öptüğü yerden yılan/sülük benzeri yaratıklar çıkar. İblis, bu yılanların sadece
insan beyni ile besleneceğini söyleyerek ortadan kaybolur.
Kral her gün 4 adamın katledilmesini emreder. Ancak
merhametli yeni vezir, öldürülecek 4 kişiden ikisini kurtarıp yerlerine koç
beyni koyarak yılanları besler; kurtardığı kişileri dağlara kaçırır. Metindeki
söylenceye göre, dağda saklanan bu kişilerin soyu Kürtleri oluşturur.
Mancınığın İcadı
İbrahim'in atılacağı ateş o kadar büyüktür ki yakınlaşmak
imkansızdır.
İblis, yaşlı bir marangoz kılığında Nemrut'a gelir ve daha
önce bilinmeyen mancınık planını kuma çizerek ateşin uzağından insan fırlatma
tekniğini öğretir.
Lut Kavminin Eşcinselliği
Bahçıvan bir kavim olan Lut halkı, meyve bahçelerine girerek
meyveleri toplayan genç çocuklardan/yumurcaklardan mustariptir. İblis, ceza
olarak hırsızlık yapanları "yere yatırıp öpmeyi" tavsiye eder. İblis
daha sonra şeytanlarından birini yetişkin erkek kılığına sokarak yere yatırıp
öper. İnsanlara sürekli aynı şekilde görünerek onlara bu davranışı
normalleştirir.
Zina
Adem'in soyundan gelen ve dağda (yakışıklı erkekler / çirkin
kadınlar) ile ovada (güzel kadınlar / çirkin erkekler) yaşayan iki topluluk
vardır.
Genç erkek kılığına giren İblis, kaval benzeri bir çalgı
icat ederek çıkardığı melodiyle insanları etrafına toplar. Bayramlarda müziğin
ve dansın etkisiyle ahlakdışı hareketleri süsleyip güzel gösterir; böylece iki
topluluk arasında zinanın tohumlarını eker.
Masaj
Hadramavt bölgesinde yaşayan ve ziraatla uğraşan Rass halkı,
zamanla puta tapmaya ve eş değişimine başlar.
İblis güzel bir kadın kılığına girerek kocasıyla yaşadığı
anlaşmazlığı bahane ederek kadınlarla yakınlaşır, onlara masajı öğretir.
Böylece kadınlar erkekleri terk edip kendi aralarında sapkınlığa yönelerek bütün
halk helaka sürüklenir.
Kefil
İlyas, ecel vakti geldiğinde sorar:
"Üç şeyi yapacağına dair benim önümde kefil olacak
kişiyi halefim yapacağım. Gün boyunca oruç tutması, gece boyu dua etmesi ve
aralarında anlaşamayan insanlara hakkaniyetli bir hüküm vermesi
gerekiyor." Zülkifl, bu şartları yerine getireceğini söyler ve İlyas’a
halef olur.
İblis, onu sözünden döndürmek için şeytanlarını gönderir ama
sonuç alamaz. Sonunda bizzat kendi musallat olur fakat Zülkifl’i sözünden
döndüremez.
Zenginlik Hevesi
İblis, Karun'u ibadetten uzaklaştırmak için önce cuma
günleri, sonra haftada iki gün çalışmaya teşvik eder. Çalışıp zenginleşen
Karun, kibirlenir ve zenginlik hırsıyla helak olur.
Bakire ile Aziz
Aziz Barsisa'ya, savaşa giden üç kardeş tarafından güzel kız
kardeşleri emanet edilir.
İblis, Barsisa'yı yönlendirir, kızla zina eder. Hamile kalan
kızdan doğan bebeği ve ardından kadını öldürüp gömer.
İblis bu olanları rüyalarında kardeşlere bildirir.
Çarmıha gerilmek üzere olan Barsısa'nın yanına gelen İblis,
"Allah'ı inkar et, seni kurtarayım" der. Barsisa inkar edince İblis
onu yüzüstü bırakıp kaçar.
Çalınan Yüzük
Hz. Süleyman’ın, üzerinde Allah'ın en yüce ismi (İsm-i Azam)
yazılı olan yüzüğünü hileyle ele geçiren İblis tahta geçer. Süleyman'ı 40 gün
çölde sürgünde kalır.
Evlilik Niyeti
Belkıs ile Hz. Süleyman evlenirse, cinlere dair tüm sırların
ortaya çıkacağından ve onların soyunun cinlere sonsuza dek hükmedeceğinden
korkan cinler bir hileye başvurur.
Cinler, Belkıs’ın bacaklarının tüylü ve ayaklarının eşek
ayağına benzediği yalanını yayarak Hz. Süleyman’ı tiksindirmeye çalışır. İfrit
Şakir, billur/camdan bir zemin yaptırarak altından su akıtır. Belkıs elbisesini
kaldırınca ayaklarının mükemmel, ancak bacaklarının tüylü olduğu görülür.
İfrit Şakir, tüy dökücü macunu (arsenik/ağda karışımı) icat
ederek Belkıs'ın bacaklarını pürüzsüzleştirir.
Büyü Kitapları
Asaf bin Barkiya'nın yazdığı ilim/dua metinlerini ve büyü
formüllerini cinler gizlice Hz. Süleyman’ın tahtının altına gömerler.
Hz. Süleyman’ın vefatından sonra İblis insan kılığında
gelerek tahtın altındaki bu kitapları çıkarır ve "Süleyman hükümranlığını
bu büyü kitaplarıyla sağladı" diyerek halkı kandırır.
İblis'in Hırsı
İblis, Hz. Eyyub’un şükrünü bozmak için sırayla onun
develerini, koyunlarını, ekinlerini, sarayını yıkar, tüm çocuklarını
felaketlerle yok eder.
Eyyub, her defasında "O zaten Allah'ındı,
hamdolsun" diyerek sabreder.
İblis bu kez Hz. Eyyub’un bedenine ağır bir hastalık verir.
Hz. Eyyub çöplükte yaşamak zorunda kalır, bedeninde yaralar açılır ancak zikri
kesmez.
İblis, Hz. Eyyub’un eşini kandırarak Hz. Eyyub'a batıl bir
deva (bir sincabı kurban etme veya saçını satma) önermesini sağlar. Hz. Eyyub
bunun Şeytan'ın bir tuzağı olduğunu anlar ve Rabbine sığınır. Eşine kızarak
iyileşince ona 100 sopalık (kayış) yeminini yerine getireceğini söyler.
Hıristiyanların Yoldan Sapması
İblis, insanlar arasına nifak sokmak için Hz. İsa'nın
gösterdiği mucizeleri öne sürerek "Bu insan olamaz ya Tanrı'dır ya da
Tanrı'nın oğludur" fikrini ortaya atar.
Bu vesvese üzerine insanlar Hz. İsa'nın kimliği konusunda
tartışmaya başlar ve bölünürler.
Testereyle Biçilmiş Ağaç
Kral Herod'un çocukları katletme emri üzerine Hz. Zekeriya,
oğlu Hz. Yahya'yı korumak için saklamaya çalışır ve peşine düşen askerlerden
kaçarken bir ağacın yarılmasıyla onun içine gizlenir.
İblis, ihtiyar kılığında askerlere icat ettiği testereyi
vererek ağacı ve Hz. Zekeriya'yı ikiye biçtirir. Zekeriya’nın cesedini bir
kuyuya atarlar. Kuyudan durmaksızın fışkırır. Bu kan, Buhtünnasr (Nebukadnezar)
şehri kuşatıp binlerce kişiyi katledene kadar kesilmez.
İhtilaf
Şeytan, Allah'ı zikretmek ve Kur'an okumak için toplanan
ihlaslı topluluğu yoldan çıkarmak için yakınlardaki başka bir topluluğu
kışkırtır. Aralarında kargaşa ve cinayet çıkarır. İbadet edenler onları
ayırmaya çalışırken kavgaya dahil olur; cemaat dağılır ve zikir meclisleri son
bulur.
Put-Ağaç
Bir adam Allah'tan başkasına tapılan bir ağacı kesmek üzere
yola çıkar. İblis karşısına çıkar fakat adamın niyeti sırf Allah rızası olduğu
için İblis onu yenemez. Şeytan adama "Ağacı kesme, sana her gün yastığının
altına iki altın koyayım" der ve adamı ikna eder.
Adam bir gün altın bulamayınca öfkeyle ağacı kesmeye gider.
Ancak bu kez niyeti Allah rızası değil, parasını alamamanın hırsıdır. İblis
adamı kolayca yere çalar ve "İlk geldiğinde öfken Allah içindi, sana gücüm
yetmedi. Bu kez para için geldin ve bana teslim oldun" der.
Kan Tadı
Emevilerin Irak Valisi Haccâc b. Yûsuf (El-Haccâc)
doğduğunda anne sütü emmez. Hekim kılığına giren İblis, bebeğe kara oğlak, teke
ve kara yılan kanı içirilmesini tavsiye eder. Kan emdikten sonra süt emmeye
başlayan Haccâc, büyüdüğünde tarihe geçen kan dökücü bir zalim haline gelir.
Aldatılan Münzevi
200 yıl ibadet eden bir sofu, Şeytan'a karşı direncini
görmek ister. İblis onun karşısına çıkarak "Daha 200 yıl ömrün var, önce
hayatın zevklerini tat, sonra yine ibadet edersin" telkininde bulunur.
Sofu, ömrünün ilk yarısını günah ve zevk içinde geçirmeye
karar verip ibadethanesini terk eder ancak aynı gece ölür.
5. Peygamberlerin Hileleri
Hileyle Elde Edilen Bir Sonsuzluk
Hz. İdris, yanına gelen Ölüm Meleği (Azrail) ile arkadaş
olur. İbadetindeki ihlası artırmak amacıyla Azrail'den canını almasını ister;
Allah'ın izniyle ölür ve tekrar diriltilir. İbadete devam eder.
Hz. İdris Cehennem'in azaplarını görmek için Ölüm Meleğinden
kendisini Cehenneme götürmesini ister. Örtüler kalkınca, İdris, orada bulunan
korkunç şeyleri görür.
Dünyaya dönen Hz. İdris ibadete devam eder.
Hz. İdris, Ölüm Meleğinden bu defa kendisini Cennete
götürmesini ister.
Cennetin kapısına vardığında Allah’ın verdiği izinle Tuba
ağacının dalına asılarak cennete girer. Cennet kapısının bekçisi Rıdvan'a
"Ben daha önce bir kez öldüm... Allah Teala, ölümün benim üzerimde iki kez
hükmetmesine izin vermez" diyerek oradan ayrılmaz.
Putlar
Hz. İbrahim, putları kırıp baltayı en büyük putun boynuna
asarak "Bunu tanrılarımıza kim yaptı?" diyen halka aklın yolunu
gösterir.
Sara'nın Yemini
Sara, Hacer'in hamileliğini kıskanarak onun bir uzvunu
keseceğine dair yemin eder. Hz. İbrahim, yeminin hayırlı bir şekilde yerine
gelmesi için Hacer'in sünnet edilmesini tavsiye eder ve böylece yemin
bozulmadan ifa edilmiş olur.
İshak'ın Hayır Duası
Yaşlanıp gözleri zayıflayan Hz. İshak, oğlu İş (Esav)'den av
eti getirmesini ister ve ona bereket duası edeceğini söyler.
Tüysüz bir bedene sahip olan Hz. Yakub, annesinin
yönlendirmesiyle üzerine keçi derisi geçirerek babasına yemek sunar. Hz. İshak,
dokunduğunda onu Esav sanarak peygamberlik ve krallık nesli için dua eder.
Yusuf’un Erkek Kardeşleri
Gördüğü rüyadan ötürü kardeşleri Yusuf'u kıskanır.
"Onu koruruz, gezsin oynasın" diyerek babaları
Yakub’u ikna edip Hz. Yusuf'u yanlarına alırlar.
Yehuda'nın önerisiyle onu derin bir kuyuya atarlar;
gömleğini bir koyunun kanına bulayarak babalarına "Onu kurt yedi"
yalanını söylerler.
Kuyudan geçen kervan tarafından çıkarılan Hz. Yusuf,
kardeşleri tarafından "kaçak bir köle" olarak tanımlanır ve yirmi
gümüş paraya Mısır'a gidecek kervana satılır.
Adil Yusuf ve Erkek Kardeşleri
Kenan bölgesini vuran şiddetli kıtlık üzerine Hz. Yakub,
oğullarını erzak satın almaları için Mısır'a gönderir.
Yusuf, kardeşlerini tanır fakat onlar Yusuf’u tanımaz. Kardeşlerinden
bir sonraki gelişlerinde küçük kardeşleri Bünyamin'i de getirmelerini şart
koşar; aksi takdirde zahire alamayacaklarını bildirir. Paralarını ise gizlice
yüklerinin içine geri koydurur.
Kardeşler, babaları Hz. Yakub'u zorlukla ikna ederek
Bünyamin'i yanlarına alırlar.
Mısır'a vardıklarında Yusuf, Bünyamin'i yanına oturtur. Talimatıyla
kralın değerli su kabı (su maşrapası) Bünyamin'in yüküne gizlenir. Kervan
hareket ettikten sonra Mısırlı görevliler arkalarından yetişerek hırsızlık
suçlamasında bulunur. Aranan kap Bünyamin'in heybesinden çıkınca Bünyamin
Mısır'da alıkonur.
Kardeşlerden Yehudâ öfkelenir, güç gösterisi yapar. Yusuf,
kendi oğluna Yehudâ'nın sırtına dokunmasını emrederek onun öfkesini yatıştırır.
Yusuf ayağını yere vurarak mermer döşemeyi çatlatır.
Yusuf, parmağıyla su kabına vurarak çıkan tiz sesleri dinler
ve maşrapanın "geçmişte Yusuf'a yapılan tuzağı, onun kuyuya atılışını ve
20 gümüş paraya satılışını haber verdiğini" söyler.
Yusuf, kuyu zamanında Yehudâ tarafından yazılan köle satış
sözleşmesini çıkarıp gösterince kardeşler büyük bir şok yaşar.
Yusuf başındaki tacı çıkarınca kardeşleri onu tanır
yaptıklarından pişmanlık duyarlar.
Yusuf, kuyuya atıldığı zaman giydiği gömleği babasına
götürmelerini söyler.
Yakub yüzünü Yusuf’un gömleğine yumunca, ağlamaktan kapanmış
olan gözleri yeniden görmeye başlar.
Yakub tüm ailesini toplayarak Mısır'a gelir.
Davut ve Kayınpederi
Davut’un Calut’u (Goliath) öldürüp halkın sevgisini
kazanması üzerine Kral Şaul (Talut), onu kıskanır ve kızıyla evli olmasına
rağmen öldürmek ister.
Şaul'un kızı Davut'a durumu bildirir. Davut yatağa kendisi
yerine bir şarap tulumu koyarak (başka bir rivayete göre zırh giyerek) Şaul'un
ilk hamlelerini boşa çıkarır.
Davut, gizlice saraya girer. Şaul'un yastığının yanına oklar
saplar, ibriğini alır ve sakalından keserek oradan ayrılır. Kralı
öldürebilecekken canını bağışlamış olması Şaul’un kalbinin yumuşatır.
Süleyman ve Cinler
Süleyman, rüzgarlardan, duydukları her şeyi kendisine
taşımalarını söyler. Böylece İblis’in cinlerle yılda bir kez yaptığı toplantıda
neler konuştuğunu öğrenir.
İblis, cinlerin Süleyman'ın emrinde çalışırken akşamları
dinlenebildiklerini, boş dönüp dayak yemediklerini öğrenince onlara "Henüz
büyük zulme uğramamışsınız" der. Konuşulanları öğrenen Süleyman Peygamber,
cinlerin üzerindeki baskısını artırır. Sonraki yıl toplantı yine İblis’in aynı
sözleriyle tamamlanır. Süleyman Peygamber baskıyı biraz daha artırır. Üçüncü
yılda da aynı şeyler olur. Dördüncü yılın toplantısında İblis cinlerin
üzerindeki baskının dayanılmayacak seviyeye ulaştığını, böylece kurtuluş
umabileceklerini bildirir. Rivayete göre bu toplantıdan sonra Süleyman
Peygamber cinleri serbest bırakmıştır (Başka bir rivayete göre dördüncü yıl
tamam olmadan Süleyman Peygamber vefat etmiştir).
İki Anne ve Süleyman
Bir çocuğu kurt kaptıktan sonra geriye kalan tek bebek için
iki kadın kavga eder. Davut Aleyhisselam çocuğu yaşlı kadına vermek ister.
Süleyman Aleyhisselam "Çocuğu ikiye bölelim"
diyerek annelik iddiasındaki kadınları sınar. Gerçek anne çocuğunun
ölmesindense diğer kadına verilmesini razı görerek annelik şefkatini ortaya
koyar. Süleyman Aleyhisselam da çocuğu ona verir.
Süleyman ve Kazlar
Kazları çalınan bir adam Süleyman'a başvurur. Süleyman halkı
toplayıp "Aranızda başındaki kaz tüyleriyle camiye girenler var"
deyince, suçlu refleksle elini başına götürünce hemen yakalanır.
İsa ve Üç Somun Ekmek
İsa Aleyhisselam bir yoldaşıyla yola çıkar. Üç ekmekten
birini gizlice yiyen yoldaş, İsa'nın gösterdiği mucizelere (körün gözünü açma,
felçliyi iyileştirme, suda yürüme) rağmen ekmeği yediğini inkar eder.
İsa yolda üç külçe altın bulur. Yoldaşına der ki: "Biri
senin, biri benim olacak."
Yoldaşı, peki ya üçüncüsü, diye sorunca İse, yedikleri 1’er
somuna karşılık sadece 1’er külçeyi alabileceklerini söyleyince yoldaşı, üçüncü
külçeyi alabilmek umuduyla kayıp üçüncü somunu yediğini itiraf eder. Bunun
üzerine İsa, üçü de senin olsun deyip adamın yanından ayrılır.
Adam külçeleri yerinden kaldıramaz. Bir süre sonra yanına
gelen üç kişi adamı öldürür. Sonra bu üç kişi de altınlar yüzünden birbirini
öldürür.
Siman Petrus Antakya'da
İsa Aleyhisselam'ın Antakya'ya gönderdiği Barnabas ve Pavlus
zindana atılınca, baş havari Siman Petrus tüccar/yabancı kılığında şehre girer.
Kralın güvenini kazanır. Zindandaki elçiler ile kralın gözü
önünde mucizeler sergiler (ölü bir genci diriltirler). Dirilen ölü, cehennemden
haberler getirir. Petrus kral ve halkının iman etmelerini sağlar.
Hacer-ül Esved'in Yerleştirilmesi
Kâbe tamiri sırasında Hacer-ül Esved'i yerine kimin koyacağı
konusunda tartışma çıkar. Hz. Muhammed bir örtü serip taşı ortasına koyar, her
kabile reisinden örtünün bir ucundan tutmasını ister. Taşı hep birlikte
kaldırırlar, ardından kendi elleriyle yerine yerleştirir. Böylece tartışmaların
önüne geçilerek herkesi memnun eden bir çözüm bulunmuş olur.
Mağaradaki Sığınak
Mekkeli müşriklerin suikast hazırlığı yaptığını öğrenen
Resulü Ekrem, kendisi gibi görünmesini sağladığı Hz. Ali’yi yatağına yatırıp
gizlice evden ayrılır. Müşriklerin evi kuşatıp, Ali’nin onları oyalamış olması
sayesinde Resulü Ekrem oradan uzaklaşmıştır.
Eziyet Edilen Adam
Komşusunun haksızlıklarından şikâyet eden bir adama Hz.
Muhammed (s.a.v.), evindeki eşyaları çıkarıp yola koymasını söyler. Yoldan
geçenler durumu öğrenince zalim komşuya lanet etmeye başlarlar. Tepkilerden ve
toplum baskısından korkan komşu, adama gelip özür diler ve bir daha haksızlık
yapmayacağına söz verir.
Kaçak
Peşindeki düşmanlardan kaçan bir adam Hz. Muhammed'den
yardım ister. Hz. Muhammed adama koşmaya devam etmesini söyler ve kendisi
adamın geçmediği başka bir yere oturur. Takipçiler gelip adamı sorunca
"Burada durduğumdan beri kimse önümden geçmedi" diyerek yemin eder. Adamlar
başka yola saparlar ve kaçan adam kurtulur.
Gizli Bir Kaçış
Namaz sırasında abdesti bozulan bir kişinin burnunu tutarak
sanki burnu kanıyormuş gibi cemaatten ayrılmasını tavsiye eder.
Yaşlı Kadınlar
Yaşlı kadınlar cennete girmeyecek / cennete yaşlı olarak
değil, kırk yaşında gençleşerek girecekler
Gözdeki Leke
Her insanın gözünde siyahın yanında beyaz bir kısım vardır
ya…
Yavru Deve
Her deve nihayetinde başka bir devenin yavrusudur.
Mucizeli Mum
Sahtekâr El Yarbuyi, demir bir oku veya kilden mumu ateşle
yakma gücü olduğunu iddia eder. Üzerlerine yağ sürdüğü nesneler ateşe
tutulduğunda alev alır.
Ateşin İnişi
Urfa ve Kudüs'teki bazı kiliselerde bekçiler, kandil
fitillerini balsam yağı ve uçucu neft ile hazırlayıp gizli iplerle kubbeye
bağlar. Bekçi çatıdan fitilleri gizlice ateşleyince alevler ip boyunca aşağı
inip kandilleri yakar ve halka "gökten ateş indi" süsü verilir.
Yeniden Çıkan Saçlar
Peygamberlik iddiasındaki Yalancı Müseylime saçı olanı kel
yapabileceğini, kel olanın ise saçlarını çıkarabileceğini iddia eder.
Bu söylediklerini şöyle yapar:
Saç dökme hilesi için kaz yağı, engerek zehri ve kunduz
böceği tozunu karıştırır.
Kel adamların saçını çıkarmak için ise yumurta sarısı, koyun
yağı, baykuş yumurtası, yanık kemik tozu ve spermi bakır kapta pişirip başa
sürer.
Aslanlara Yem Olmaktan Nasıl Kurtulunur?
Peygamberlik iddiasındaki Kuhays el Kilabi, aslanların
kendisini yemeyeceğini iddia eder. Sıçan yağı, mercan, acı hıyar yağı,
adasoğanı vb. maddeleri susam yağında haşlayıp vücuduna sürer. Bu keskin ve
itici koku yüzünden aslanlar ondan kaçar.
Yanmayan Elbiseler
Peygamberlik iddiasındaki Ebu Cavana, beyaz kitre zamkı,
ebegümeci ve amyantı yumurta akıyla karıştırıp vücuduna ve elbisesine sürer.
Sonra da ateş üzerinde yürüyüp ateşte yanmadığını iddia eder.
Şişedeki Yumurta
Sahte peygamberlerden Hanzala bin Yezid el Kufi, yumurtayı
bozmadan şişeye sokup çıkarmayı mucize olarak gösterir.
Yumurtayı şarap sirkesi ve amonyaklı tuzda 3 gün bekleterek
yumuşatır, yarıya kadar su dolu şişenin ağzından içeri iter. Suya değen yumurta
katılaşarak şişenin şeklini alır.
Böğüren Boğa
Sahte peygamberlerden Zaradaşet, bakırdan bir boğa heykeli
yapar. Bu heykele gizli bir körükle hava üflenince boğanın heykelin ağzından ve
burun deliklerinden hava çıkar. Hava akımı böğürtü sesini verir. Bu şekilde
böğüren boğayı peygamberlik alameti olarak takdim eder.
Sihirli Heykel
Sahte peygamberlerden Musab bin Zübeyir, gizli bir tünele
içerisine girilebilen bir heykel/put yaptırır. Adamlarından biri gizlice
heykelin içinde saklanır. Putperestler istek ve dileklerini bu heykele, puta
arz eder. Kimin ne söylediğinin haberini alan Zübeyir, edindiği bilgilerle bu
kişileri etkilemeye çalışır.
Düşüncelerin Aktarımı
Başka bir sahte peygamber, iş birlikçisiyle kendi arasında
şifreli bir dil icat eder; işbirlikçi kalabalığın içerisinde kimin ne
konuştuğunu öğrenip, uzaktaki efendisine işaretlerle haber verir. Sonra bu
sahtekâr, bilgisini edindiği kişiye sen böyle böyle söyledin diyerek o kişiyi
etkilemeye çalışır.
6. Halifelerin, Kralların ve Sultanların Hileleri
Kılavuz
Ebu Bekir: "Bana izlenecek yolu gösteren bir
kılavuzdur" demiş
Zarar Görmüş Manto
(Ömer bin Hattab)
Nasıl satılır?
Havadisleri Yayma Yöntemi
Sır tutamayan kişiye söyle…
Savaşan Domuzlar
Dişi fil dövülen domuzların çığlıklarını işitince ürküp geri
çekilir.
Muğlak Bir Cümle
"Tek bir kişi öldürülmeyecek" / o tek kişi hariç
herkes ölür.
Kayıp Adam Olayı
Caminin farklı köşelerinde sorgulanan kişiler, suçlarını
itiraf etmiş.
Aşık Kız
Kadının elbisesindeki lekenin, sıcak suya batırılınca
yumurta akı olduğu ortaya çıkar.
Zarar Ziyan Tahmini
Göze gelen taşın görme yetisine verdiği zararın tespiti…
Oğlunu İnkar Eden Ana
Hz. Ali, mirasa konmak için oğlunu reddeden kadını, oğlanla
evlendireceğini söyleyerek gerçeği itiraf ettirir.
Kadın ve iki dolandırıcı
Biriniz yokken diğerinize parayı teslim etmesi, kadın
açısından yasal olmaz.
İktidarsız koca
Sen iktidarsızsın; bu şüphe götürmez.
Sözde iktidarsız adam
…
Irzına geçilmiş öksüz kız
Yalancı şahitleri odanın farklı yerlerine dağıtır ve
kılıcını çekerek onları ayrı ayrı sorgular. Korkudan gerçeği itiraf eden
tanıklar sayesinde kız aklanır; iftiracılar cezalandırılır.
Bir fil, nasıl tartılır?
Kullanılan taşların ağırlığı, filin ağırlığına eşit
olacaktır.
Yanlış bilgi
Muaviye, Sıffın Savaşı sırasında Ali ordusunun içine asılsız
bir haber yayarak onları konuşlanacakları yerden uzaklaştırır. Ali'nin ordusu
boşalan yeri işgal etmeye giderken Muaviye su kenarını ele geçirerek ordunun su
ikmali yapmasını engeller.
Bir müttefikin azli
Muaviye, Ali'nin Mısır valisi Kays bin Said'i gözden
düşürmek için ona mektuplar yazar ve sanki Kays kendi tarafına geçmiş gibi
Suriye kentlerinde dedikodu yayar. Bu haberleri alan Ali, Kays'ı görevden
azledip yerine Muhammed bin Ebu Bekir'i atar ancak daha sonra Mısır'da isyan
çıkınca Kays'ı azlettiğine pişman olur.
Zorunlu bağış
Muaviye, kendisinden para isteyen Karab adlı adama Mısır
Emiri Amr bin el-As'a götürmesi için bin altınlık bir pusula yazar. Amr ödemeyi
reddedince Muaviye, Karab'a geri dönüp Mısır'da kabileleri toplayarak Amr'ın
Taif'teki mallarını yağmalayacağı dedikodusunu yaymasını öğütler. Korkuya
kapılan Amr parayı öder.
Erken ölüm
Muaviye, Kufe'ye kendi ölüm haberini göndererek Ali'nin
tepkisini ölçmek ister. Ali bu haberlere inanmayarak Muaviye'nin henüz
ölmeyeceğini haykırır. Ancak Ali'nin bu kesin tavrı halk ve arkadaşları
arasında "Muaviye'nin yenilmezliği" algısı yaratır; insanlar Ali'yi
terk edip Muaviye'nin yanında saf tutar.
Bir antlaşmadan sıyrılma yöntemi
Ali öldürüldükten sonra yerine geçen Hasan, iç savaş
istemediği için Muaviye ile anlaşmaya varır. Muaviye, Hasan'a en alta mührünü
bastığı boş bir kâğıt gönderip "şartları sen yaz" der. Ancak Hasan
yeni şartları yazıp kâğıdı saklayınca, Muaviye onun daha önce yazdığı eski
(daha az cömert) mektubundaki şartları dayatır. Sonuçta Muaviye hiçbir şey
vermez.
Son hile
Muaviye ölüm döşeğindeyken oğlu Yezid'e, kendisini mezara
sadece Amr bin el-As'ın indirmesini ve Amr Yezid'in hilafetini kabul etmedikçe
mezardan çıkmasına izin vermemesini, direnirse öldürmesini vasiyet eder. Amr
kılıç zoruyla biat etmek zorunda kalır.
Zehirli süt
Son Emevi halifesi Mervan, zindanda tuttuğu Abbasi ailesi
lideri İbrahim ile esir Suracil arasındaki yakın dostluktan korkar. İçine zehir
kattığı sütü "arkadaşın Suracil gönderdi" diyerek İbrahim'e içirtip
onu katleder.
Tanıksız bir ölüm
Halife Mansur, İbnü'l Mukaffa'yı gizlice öldüren Sufyan'ın
yasal ceza almasını engellemek için mahkemede tanıklık edecek kişileri ayrı bir
odaya alır. Onları, eğer şahitliklerinde diretirlerse kendilerini öldürmekle
tehdit ederek ifadelerinden caydırır.
Sarhoş şairin cezası
Mansur, sarhoş yakalandığında cezalandırılmamayı talep eden
şair İbni Harama'nın isteğini dolaylı yoldan çözer. Medine valisine yolladığı
emirde "şairi sarhoş getirene yüz, şaire seksen kırbaç vurulmasını"
emreder. Cezadan korkan muhafızlar şairi ihbar edemez.
Yatıştıran koku
Mansur, evinden iz bırakılmadan hırsızlık yapılan bir adama
keskin kokulu özel bir parfüm hediye eder. Adamın karısı parfümü hırsızlık
ortağı olan sevgilisine verir. Şehrin kapılarını tutan muhafızlar bu sıra dışı
kokuyu yayan sevgiliyi yakalar, çalınan mallar sahibine iade edilir.
Danışma
Mansur, Ebu Müslim'i öldürme planını Yezid bin Ebu Ubeyd'e
danışır. Yezid planı onaylayınca Mansur onu sertçe azarlayarak kovar. Mansur'un
amacı, planın dışarıya sızmasını ve Ebu Müslim'in kaçıp saklanmasını önlemek
için "onu öldürmek istemiyormuş" gibi görünmektir.
Dinar kullanımı
Mansur, Kufe halkına kişi başı beş parça gümüş dağıtır,
böylece şehir nüfusunu tam tespit eder. Ardından herkesten kırk parça altın
vergi toplayarak pazar ve hendek inşaatında kullanır.
Kazara gerçekleşen bir ölüm
Mansur, isyan eden amcası Abdullah'ı tuzlu taşlardan
yapılmış temeli olan bir eve hapseder. Evin her gün bol suyla yıkanmasını
emreder; çözülen tuz temelleri eritir, ev çöker ve amcası "kazara"
ölmüş gibi görünür.
Gizli misyon
Mansur, amcasının oğullarının iktidarı ele geçirme
planlarını öğrenmek için Ukba bin Müslim'i kılık değiştirmiş bir Horasan elçisi
olarak mektup ve parayla Abdullah bin Hasan'a gönderir. Ukba, Abdullah'ın
güvenini kazanıp planlarını öğrenir ve Mansur'un hac sırasında onu yakalamasını
sağlar.
Katilden kurtulmanın bir yolu
Bahçede silahsızken kılıçlı bir Harici esirin saldırısına
uğrayan Halife el-Hadi, soğukkanlılığını koruyarak aniden arkasını işaret edip
"Hey sen, şunun kellesini kes" diye bağırır. Harici arkasına dönüp
bakınca Hadi onu yere serip kılıcıyla öldürür.
Bir hastanın gerçek durumu
Harun el-Reşid, hastalığı sırasında kendisini sürekli
teselli eden hekimi Bahtişu'nun dürüstlüğünü ölçmek için kendi idrarını
"oğlumun idrarı" diyerek başka bir bilge vasıtasıyla hekime gönderir.
Hekim idrar sahibinin öleceğini söyler; Reşid hekimin yalan söylediğini anlar.
Değerli taşların fiyatlarında indirim
Değerli taşların fiyatını düşürmek isteyen Halife el-Memun,
bir yüzük taşını parçalatır ve değerinin yok olduğunu gösterir. Altını
parçaladığında ise değerinin neredeyse hiç düşmediğini kanıtlar. Bu görüş
piyasaya yayılınca değerli taş fiyatları düşer ve Memun ucuza taş alır.
Güce erişmiş bir muhalif
El-Memun, Horasan Valisi Abdullah bin Tahir'in sadakatini
test etmek için bir meczup kılıklı ulağı bozguncu propaganda notlarıyla valiye
gönderir. Vali Abdullah, bu kışkırtmaya kapılmayıp ulağı uyararak sınır dışı
eder; Memun valinin sadakatinden emin olur.
Sahte itiraflar
Halife el-Mutadid, dostu Hamdun'un oğluna hazineden doğrudan
para veremeyince bir hile tasarlar. Vezirinin önünde Hamdun ile gizlice konuşup
vezire rahatsız bakışlar atar. Vezir kendisi hakkında komplo kurulduğunu
sanarak Hamdun'u evine davet eder ve ona binlerce altın değerinde hediye ve
para verir. Hamdun yemine sadık kalarak hileyi vezire açıklar.
Sarayda bir skandal
El-Mutadid, gece vakti içoğlanları arasında yaşanan ahlaksız
bir duruma şahit olur ancak karanlıkta suçluyu göremez. Uyuyan gençlerin yanına
gidip kalplerini kontrol eder; korkudan kalbi son derece hızlı çarpan genci
yakalayıp suçunu itiraf ettirir ve başını vurdurur.
Dalkavuğun tedirginliği
Hamdun, kumarda kazandığı parayı şarap ve et dışında
harcarsa karısını boşayacağına yemin etmiştir. Mutadid ile oynayıp yetmiş bin
gümüş kazanır. Mutadid "yeminini bozma diye kumar borcumu ödemeyeceğim ama
sana hazineden yetmiş bin gümüş hediye edeceğim" diyerek dostunu kurtarır.
Korkunç bir ceza
El-Mutadid, büyük bir suç işleyen adamın tüm beden
deliklerini kapatıp pamukla sararak güneşe bırakır; adam şişerek feci şekilde
ölür.
Hünerli bir ölüm
El-Mutadid, İsmail bin Bilal'i cezalandırmak için canlı
süngerlerle ve suyla dolu toprak bir vazoya adamın başını daldırarak
havasızlıktan ölmesini sağlar.
Rüzgardan ölmek
El-Mutadid, suçlu bir adamın makatına yangın söndürme körüğü
yerleştirip adam patlayana kadar hava basarak onu öldürtür.
Kasti yangın
El-Mutadid, Zenciler karşısında pusuya düşme tehlikesi
yaşayınca kendi ordugahında büyük bir yangın çıkartır. Zenciler kendi
şehirlerinin yandığını düşünerek kaçışır; Mutadid'in ordusu kaçanları yakalayıp
öldürür.
Kayda değer bir hırsızlık
Mutadid'in ordusuna dağıtılacak altınlar çalınır. Munis
hırsızı yakalar fakat hırsız her türlü ağır işkenceye rağmen suçunu kabul
etmez. Halife Mutadid devreye girer; hırsızı tedavi ettirip iyileştirir,
ardından on gün boyunca uykusuz bırakır. Tam sızacakken aniden uyandırıp parayı
bölüşmeyi teklif edince, hırsız uyku sersemliğiyle suç ortaklarının ve paranın
yerini söyler. Ortaklar yakalanıp çarmıha gerilir.
Komplo
Halife el-Kahir, kendisine karşı kurulan saray komplosunu
sezinler. Komplocuları yüksek göreve getireceği vaadiyle saraya ayrı ayrı
çağırıp pusu kurdurarak hepsini tek tek tutuklatır.
Samimi bir danışman
Bu hediyeyi senin için istemiştim.
Alışkanlığın gücü
Eşyaların çalındığı deponun penceresinden kimin
girebileceğini test eder. Sadece hırsız olan hizmetçi içeri girmeyi başarır;
yakalanarak suçunu itiraf eder ve çarmıha gerilir.
Ekonomik savaş
İskender, surlarla kaplı güçlü bir kenti ele geçiremeyince
kente gizli tüccarlar yollayıp yüksek fiyattan tüm buğday stoklarını satın
aldırır. Ardından buğdayları yaktırıp kenti tekrar kuşatır; kıtlık yaşayan halk
kapıları açar.
Mülteciler
İskender, kuşatacağı kentin çevresindeki köylülerin gözünü
korkutarak onları kente sığınmaya mecbur bırakır. Kent nüfusu aniden iki katına
çıkınca buğday stokları hızla tükenir ve kuşatma kısa sürede başarıya ulaşır.
Güzel ve zengin bir kraliçe
Kraliçe Kaydafa, İskender'in portresini gizlice çizdirir.
İskender kraliçenin oğlunu esir alıp vezir kılığına bürünerek elçi olarak
saraya gider. Kraliçe portreden onu tanır ancak müttefiklerin öfkesinden
korumak için bunu saklar. İskender kurnaz hilelerle kraliçenin ordusunu teslim
alır ve onunla evlenerek krallıkları birleştirir.
Çok yumurtlayan tavuk
Hindistan kralı Furus haraç isteyince İskender "tavuk
öldü" der. Furus'un savaş fillerine karşı, içi boş ve kükürtlü bakırdan
atlılar inşa ettirip içini ateşle ısıttırır. Sıcak bakır atlara çarpan filler
yanarak geri kaçar ve kendi ordularını ezer.
Cesurca bir ziyaret
İskender, kral Darius'un kampına ulak kılığında sızar;
ziyafette ikram edilen altın bardakları elbisesinin koluna saklar. Tanındığını
anlayıp kaçar. Ertesi gün Darius'un ordusuna "güvenliğini garanti ettiğim
Acemler ayrılıp bir tarafa gitsin" diye bağırarak orduda hainlik şüphesi
yaratır ve onları kaçırtır.
Etrafa korku salan şampiyon
Bizans kralı, kuşattığı şehirde yenilmez olan Aktar'ı alt
etmek için kendi kahramanı Arsilaus'a "kardeşini Aktar esir aldı"
yalanını yayar. Arsilaus öfkeyle Aktar'ı esir alıp getirir; Aktar öldürülünce
kentin cesareti kırılır ve fetholunur.
Güzel prenses
Şehriyar Zülcenah, Semerkand'ı almak için zeki prensese
evlilik teklif eder ve çeyiz olarak içi ikişer silahlı adam dolu dört bin kasa
gönderir. Gece yarısı borazan çalınca kasalardaki adamlar çıkıp kapıları açar
ve şehir fethedilir.
Kaygısız bir kral
Behram-ı Gur, Türk Hakanı 300 bin askerle saldırınca
eğlencesini bozmaz gibi yapar, avlanma bahanesiyle Azerbaycan dağlarına gider.
Gece vakti binlerce şahin, köpek ve yırtıcı hayvanı serbest bırakıp yedi bin
tamburu birden çaldırarak devasa bir ordunun geldiği illüzyonunu yaratarak
Hakan'ı kaçırtıp öldürür.
Donanımlı deli
Behram-ı Gur, isyancı bir prensin ilerleyişini durdurmak
için meczup kılığında tek başına düşman kampı yakınında avlanır ve yüzlerce
hayvanı üst üste yığar. Yakalanıp kralın önüne çıkarılınca dikiş iğnelerini
zırha saplayarak şov yapar. Kendisinin ülkedeki en acemi okçu olduğunu
söyleyerek düşman kralı korkutup geri çekilmesini sağlar.
İki arkadaş ve kral
Hüsrev Perviz, çok iyi anlaşan iki dosttan birini kenara
çekip "diğerini öldüreceğim ama bu bir sır" der. Eğer o dost sırrı
saklamayıp arkadaşına söyler ve arkadaşı sarayda soğuk davranmaya başlarsa,
Hüsrev sır sızdıranı saraydan sürüp cezalandırır.
Sadık hizmetçi
Hüsrev Perviz, saraya aldığı yeni bir adamın iffetini ölçmek
için ona cariyelerini gönderir. Adam cariyenin tuzağına düşüp kralın av
seyahati sırasında zina planı yapar ve hasta numarası çeker. Hüsrev hileyi
anlayıp adamı kızgın demirle dağlatıp sürgün eder.
Ölümcül kılıç
Hüsrev, sarayında bir genç kızla yakaladığı aşığı doğrudan
öldürmeyip Bizans'a gönderir. Ona üzerinde Hüsrev ve gencin fısıldaşırken
çizilmiş resmi olan özel bir kılıç verir ve Bizans kralına satmasını ister.
Bizans kralı kılıçtaki resmi görünce genci casus sanıp çarmıha gerer.
Rüzgarın hazinesi
Hüsrev'in komutanı Şahrbaraz, Bizans gemilerinin fırtınayla
kıyıya vurması sonucu "Rüzgar Hazinesi"ni ele geçirir. Hüsrev
kıskançlıkla onu yok etmek ister, Şahrbaraz ise Bizans kralı Sezar (Heraklius)
ile gizlice mektuplaşarak Hüsrev'e karşı ittifak kurar. Hüsrev'in oğlu Kavad
tahta geçer ve babasını hapseder.
Çekirdekli meyve
Hüsrev Anuşirvan, Arap kralı el-Numan'a çekirdeği çıkarılıp
badem konmuş meyvelerden ikram eder. Durumu bilmeyen Numan çekirdekli meyveleri
yutup alay konusu olunca sinirlenip Araplara yağma emri verir. Hüsrev
"şaka yapmıştık" diyerek para verip Numan'ı yatıştırır.
Değerli taşlarla bezeli toprak yol
Yenilen bir kral, kaçarken peşindeki takipçiler oyalansın
diye yola sahte yakutlar, inciler ve altın kaplama paralar saçar. Takipçiler
bunları toplarken kral kaçıp kurtulur.
Zirvede diplomasi
Çin kralı, İskender'in çadırına gece yarısı ulak kılığında
girerek bizzat kendisinin kral olduğunu açıklar ve anlaşma teklif eder. Ertesi
gün devasa ordusunu İskender'e göstererek teslim oluşunun çaresizlikten değil
bilgeliğinden olduğunu kanıtlar.
Dolambaçlı hareket
Bizans kralı, topraklarını işgal eden Acem ordusunun
arkasındaki köyleri yağmalamak için elli bin süvariyi gemiyle gönderir.
Köylerinin ve ailelerinin tehlikede olduğunu duyan Acem askerleri düzensizce
geri çekilirken Bizanslılar tarafından yok edilir.
Kızgın bir vali
Ermeni kralı, ani öfke patlamaları yaşayan Vali el-Aşkurî'yi
pusuya düşürmek için koyunlarını kurban ettirir. Haberi alan vali, askerlerini
beklemeden öfkeyle yola çıkar ve pusuya düşerek öldürülür.
Nehrin aşılması
Müizzüddevle, nehrin doğu kıyısına geçmek için sahte geçiş
noktalarında davul ve borazan çaldırıp kayıkları taşır gibi yaparak düşmanı
oyalarken, asıl birliklerini nehrin başka bir noktasından sessizce karşıya
geçirtir.
Ziyafet
Kuteybe bin Müslim, Semerkand'ı kuşatırken oğlunu evlendirme
bahanesiyle büyük bir ziyafet vereceği ve ordusunun sarhoş olacağı söylentisini
yayar. Gece baskınına gelen Semerkand askerlerini pusuya düşürüp yok eder ve
onların kıyafetleriyle şehre girerek kapıları açtırır.
İç savaş ve Araplar
Bizans imparatoru, Arapların iç savaşından faydalanıp onlara
saldırmak isteyen kurmaylarına bir ders verir. İki köpeği dalaştırır, ardından
aralarına bir tilki salınca köpeklerin kavgayı bırakıp ortak düşman olan
tilkiyi öldürdüğünü gösterir.
Bir teyit
Bir kral, ülkedeki tüm evlerin durumunu öğrenmek için hasta
numarası yapıp "bana harabe evden getirilen bir taş gerekir" der. Tüm
ülkede harabe ev bulunamayınca kral ülkesinde tam bayındırlık ve eşitlik
olduğunu anlayıp huzur bulur.
Sandıklar
Kuteybe, Buhara'yı kuşatırken içine silahlı adamlar koyduğu
büyük sandıkları "çekiliyorum, bunları emanet saklayın" diyerek şehre
teslim eder. Gece yarısı sandıklardan çıkan askerler kapıları açar ve şehir
fethedilir.
Sahte belge
Adudüddevle, temelleri kazarken bulduğu eski paralara
dayanarak, Süryanice ve Grekçe dillerinde gelecekte kendisinin bu toprakları
yöneteceğini söyleyen sahte kehanet parşömeni hazırlatır. Sırrın sızmaması için
belgede emeği geçen Katolikos ve ressamı gizlice öldürtür.
İyi yüreklilik sayesinde elde edilen iktidar
Adudüddevle, kuzeni Bahtiyar'ın askerlerine isyan çıkartıp
kendisini "iyi niyetli bir arabulucu" gibi göstererek Bahtiyar'ın
görevden ayrılmasını ve esir alınmasını sağlar, Bağdat'ı ele geçirir.
Görgü tanığı olmayan hırsızlık
Hac dönüşü kolyesini emanet ettiği ilaç satıcısı tarafından
dolandırılan adama Adudüddevle şöyle yardım eder; hacıya dükkanın karşısında
oturmasını, dördüncü gün kendisi büyük kortejiyle geçerken ona itibar
göstereceğini söyler. Hükümdarın hacıya saygı gösterdiğini gören ilaç satıcısı
korkudan kolyeyi hemen iade eder; satıcı çarmıha gerilir.
Öldürülen esir
Evini gizlice seyreden esiri tuzağa düşürüp çukura gömen bir
kocayı yakalamak için Adudüddevle, cami müezzinine ezanı geç okutmasını ve
kapısına gelen ilk kişiyi bildirmesini emreder. Gelen kişi katil koca çıkar;
Adudüddevle namusunu savunan kocayı haklı bulup serbest bırakır.
Hırsızlardan kurtulmanın yolu
Yol kesen Kürt eşkıyalarından kurtulmak isteyen Adudüddevle,
zehirli ve enfes kokulu pastalar yüklü bir katırı kervana yerleştirir. Kürtler
kervanı soyup pastaları yiyince oracıkta zehirlenip ölür; kervandakiler
mallarını geri alır.
Toprağın hırsızlığına uğrayan adam
Hacı, parasını gömdüğü keneotu bitkisinin yerinde yeller
estiğini görünce Adudüddevle'ye şikayete gider. Adudüddevle şehirdeki hekimleri
toplayıp keneotunu kimin için ilaç olarak yazdıklarını sorar. Seyisin çaldığı
ortaya çıkar.
Zorlu bir hesap
Bir tüccar, benekli giysisinin her beneği için bir koyun
istemektedir ancak kimse benek sayısını tam hesaplayamaz. Kral her beneğin
üzerine bir nohut konulmasını söyler; böylece koyunlar nohut karşılığı tek tek
sayılarak hesaplanır.
Gizli bahçe
İsmaililerin kralı (Hasan Sabbah tarzı lider), banotuyla
sarhoş ettiği müritlerini cennet gibi donatılmış bir bahçede uyandırıp onlara
cennet vaat eder. Müritleri, suikast görevlerini gözü kapalı yerine getirerek
cennete geri dönmek ister.
Konuşan kafa
İsmaililerin kralı, derin bir çukur, deri kilim ve leğen
kullanarak sanki kesik bir kafa konuşuyormuş gibi illüzyon hazırlar. İnsanlar
bu mucize karşısında krala körü körüne sadakatle bağlanır.
Bir yemini bozmamanın yolu
Abraha, Habeşistan kralının vekili Arbat'ı öldürünce Habeş
kralı Negus öfkeyle "onun kanını toprağa akıtıp saçlarını keseceğine"
yemin eder. Abraha krala toprak dolu deri çanta, saçından bir tutam ve bir şişe
kan göndererek kralın yeminini bozmadan bağlılığını kazanır.
Bir katilin ortaya çıkarılması
Züheyr, oğlu Şas'ın kaybolması üzerine Banu Gani
kabilesinden şüphelenir. Yaşlı kadınları ellerine eritilmiş domuz yağı vererek
kabilelere parfüm takası için yollar. Katil avcının karısı, kocası tarafından
öldürülen Şas'tan kalan krallara layık parfümü takas etmek isteyince katil
deşifre edilir.
Dişi develer ve yavruları
Züheyr, Lukayt'ın kuşatmasından kurtulmak için dişi develeri
ve yavrularını beş gün susuz bırakıp yavruları salar. Düşman yavruları kesip
yerken ordu dar geçide girer. Züheyr susuz ve çıldıran develeri dar geçide
salarak düşman ordusunu tamamen ezip yok eder.
Kavun çiftçisi
Celalüddevle, kavunları gasp edilen bir köylüye, hırsızlığı
yapan esiri hediye eder. Esirin gerçek sahibi olan mabeyinci, esiri geri
kurtarmak için köylüye üç yüz altın ödemek zorunda kalır ve köylü zengin olur.
Bir tecavüz
Kızına tecavüz edildiğini iddia eden babaya Celalüddevle
kılıç kınlama testi uygular. Kını sürekli sallayarak kılıcın girmesini
zorlaştırır ve kızın rızası olmadan tecavüzün olamayacağını kanıtlar. İkisini
evlendirerek başlık parasını öder.
Zehirli arpa
Kuşatılan bir sultan, defne yaprağıyla haşlanmış zehirli
arpa dolu saman heybelerini geride bırakıp kaçma numarası yapar. Düşman atları
bu arpaları yiyip zehirlenince sultan geri dönüp galip gelir.
Sahte külçeler
Maaş isteyen askerlere hazinedeki sahte altın kaplama bakır
külçeleri gösteren sultan, altınların basılması için süre ister. Vergiler
toplanana kadar zaman kazanıp askerlerin maaşını öder.
Takviye güçler
Nuh, amcası İbrahim'e karşı savaşırken gece vakti gürültülü
ve davullu sahte bir takviye kuvvet mizanseni hazırlar. Askerlerin cesareti
yerine gelince savaşı kazanıp amcasını esir alır.
Sırdaş
İbni Sunbur, Karmatilerin lideri Ebu Tahir'e sadece
babasının bildiği gizli sırları söyleyerek güven kazanır ve bu sayede baş
düşmanı Ebu Hafs el-Şarik'i ve diğer emirleri öldürtür.
Bir mahkumun hapisten kaçışı
Kalede hapis yatan el-Merzuban, annesinin sahte borç davası
bahanesiyle gönderdiği tüccar kılıklı adamlar ve kalenin gardiyanının güzel
esirini pahalı hediyelerle elde etmesi sayesinde gardiyanı öldürüp kaleden
kaçmayı başarır.
Gizli ganimet
El-Hibabi, ganimeti kendisinden saklayan yoldaşlarını
cezalandırmak için çöle kendisi gizlice mücevher gömer. Ardından kardeşleri
öldürttükten sonra gömdüğü yeri tam tarif ederek her şeyi bildiği algısı
yaratır; herkes ganimetleri teslim eder.
Nam sahibi olmak
Zenc lideri Ali bin Muhammed, Samarra'da dindar kılıkta
dolaşıp esirlerin zincire vurulmasını engelleyen resmi ferman alır. Esirlerin
gözünde adil bir kahraman olarak yükselip arkasına aldığı büyük kitleyle isyan
çıkartarak büyük katliamlar ve yağmalar gerçekleştirir.
7. Vezirlerin, Valilerin ve İdari Memurların Hileleri
Gözden Düşen Vezir
İftiraya uğrayan vezir vahşi köpeklerin önüne atılarak
öldürülmeye mahkûm edilir. Cezanın infazından önce, ailesiyle ilgilenmek,
işlerini yoluna koymak için 10 gün mühlet alır. Köpeklerin bakıcısı olan Baş
Zağarcı'yı ikna ederek 10 gün boyunca köpeklerle bizzat ilgilenir. İnfaz günü
köpeklerin önüne atıldığında, köpekler ona saldırmaz, kuyruklarını sallayarak
oyunlar oynar.
Eski Elyazması
Kehanet kitapları yazarak ün kazanmış El Danyali'ye, el
Hüseyin bin el Kasım'ın fiziksel özelliklerini (boyu, bıyığı, yüzündeki izler)
tarif eden sahte "eski" bir elyazması bölümü hazırlatır. Bu sahte
elyazmasında, bu tasvire uyan kişinin vezir olması halinde Abbasi halifesi el
Muktedir'in tüm işlerinin rast gideceği ve düşmanlarını yeneceği iddia edilir.
Bu hileyle el Hüseyin vezir olur.
Hekim ve Piskopos
Pers hükümdarı Sabur (Şahpur), yanına zeki, basiretli
vezirini alır ve kılık değiştirerek Doğu Roma topraklarına sızar.
Vezir, keşiş kılığına girip cerrahlık yapan bir hekim
olarak tanıtır kendini. Kısa zamanda kendini sevdirir ve patriğin yakınlığını
kazanır. Sabur, bilge bir kişi onu tanıdığı için esir edilir. Vezir, uzun
mücadeleler sonunda, muhafızların yiyeceklerine uyku ilacı/zehir katarak zindandaki
Sabur’u kurtarır.
Yay İmalatçısı
Kral, bir yaşlı adamı "Allah benim efendimdir"
dediği için cezalandırmak ister…
Bir Kadının Merakı
İskender, güzelliğiyle meşhur el-Garra Kraliçesi'ni merak
edip ulak kılığında adaya gider. Fakat yakalanıp esir düşer.
Danışmanı Hızır tüccar kılığına girerek değerli eşyalarla dolu
gemisiyle adaya gelir. Kraliçe'yi gemisindeki malları incelemeye davet eder. Kraliçe
gemide mallara dalmışken gemiler denize açılır. Tuzağa düşen Kraliçe, Hızır’ın
zekâsını kabul eder; İskender’in teklifiyle iman edip onunla evlenir.
Elçilik Görevi
Halife Mansur, Ali bin Musa’yı halifelik vasiliğinden
çıkarmak ister ancak Ali bunu reddeder. Halid bin Bermeki, yanına aldığı 30
kişilik grupla Ali’nin yanına gider. Ali talebi tekrar reddetmesine rağmen
Halid, Halife’ye giderek Ali’nin görevi bırakmayı "kabul ettiğini"
söyler. Ali karşı çıkınca da tanıklarıyla Ali'nin önceden söz verip döndüğünü
iddia eder. Böylece Halife el-Mehdi'nin veliahtlığı kesinleşir.
Bir Adın Lekelenmesi
Halife Mansur, askerlerin Ebu Müslim’e olan aşırı
bağlılığından rahatsız olur. Halid bin Bermeki'nin tavsiyesiyle Halife, Ebu
Müslim’e bir emir göndererek ordudaki sadece öz Arapları tutmasını, Arap
olmayanları ordudan çıkarmasını ister. Ebu Müslim bunu uygulamaya başlayınca
ordu karışır ve askerler Ebu Müslim'e "Sen de İsfahanlısın (Arap
değilsin), o halde sen de ayrıl" diyerek tepki gösterir.
Ebu Müslim kendisine kurulan komployu ve bu hilenin
arkasında Halid'in olduğunu anladığında artık çok geçtir; tüm gücü ve şöhreti
elinden alınmıştır.
Marifetli Bir Yanıt
Firavun'un veziri Assım bin Malik, gizlice Musa ve Harun'un
Allah'ına iman etmektedir. Kıskanç bir saray mensubu bu durumu fark edip
firavuna ihbarda bulunur. Firavun, suçlamayı doğrulamak için dindar kırk adamın
şahitliğini ister ve şahitler vezirin inancını doğrular.
Vezir Assım, firavundan bu kırk adama kendilerini kimin
yaratıp yaşattığını sormasını talep eder. Şahitler "Sen, ey kral
hazretleri" yanıtını verdiğinde, vezir firavunu köşeye sıkıştıran bilgece
ve çift anlamlı bir cevap verir.
Ey sen, kral hazretleri, bu sözleri de belgelenmiş bir yanıt
olarak kabul et; onları yaratan, beni de yarattı; onlara var olma imkanı
sağlayan, bana da sağladı; onları yaşatan beni de yaşattı, onları öldürecek
olan beni de öldürecek.
Firavun, vezirin bu cevabı kendisini övmek amacıyla
verdiğini düşünerek ikna olur; ihbarcıyı affeder ve veziri daha da yüksek bir
mevkiye getirir.
Kazançlı Bir İşlem
Müzisyen İbrahim bin İshak el Mavsili, Yahya bin Halid bin
Bermek'ten maddi yardım ister. Kasasında nakit parası olmayan Yahya, İbrahim'e
çok kazançlı bir ticaret kurnazlığı öğretir.
Mısırlı bir ulağın, İbrahim'in çok sevdiği bir esiri satın
alıp Yahya'ya hediye etmek istediğini belirtir. İbrahim, esiri Mısırlı ulağa
fahiş bir fiyat olan yirmi bin altına satar. Daha sonra Yahya esiri İbrahim'e
iade eder ve bu sefer de aynı yöntemi Acem ulağı üzerinde denemesini söyler.
İbrahim esiri bu kez de otuz bin altına Acem ulağına satarak inanılmaz bir
servet elde eder.
Vergi Kaçakçılığı
Hamid bin el Abbas hapse atıldığında, üzerinde büyük vergi
borçları baskısı vardır. Bu cezadan kurtulmak için arkadaşına sahte bir mektup
yazar ve aile fertlerini doyurmak için bin altın borç ister; arkadaşı da
arkasına "değerli bir teminat olmadan borç veremeyeceğini" yazarak
mektubu iade eder. Hamid bu çaresizlik mektubunu saçlarının arasına gizler.
Ertesi gün vezir Ali bin el Cehm kendisinden vergi talep ettiğinde bu mektubu
çıkarıp gösterir.
Vezir, Hamid'in düştüğü bu yoksulluk karşısında utanarak onu
ödemesi gereken büyük meblağdan tamamen muaf tutar.
Sahte Mektup
Muhallebi, düşman komutanı Sabur’un zehirli oklar atan
ustası Eyyub’u saf dışı bırakmak için bir plan yapar. Eyyub’un ağzından
yazılmış gibi duran ve ona hizmetlerinden dolayı ödüller vaat eden sahte bir
mektup hazırlatır. Mektubu taşıyan ulak bilerek Sabur’un askerlerine yakalanır.
Mektubu okuyan Sabur, usta Eyyub’un kendisine ihanet ettiğini sanarak onu
öldürtür ve savaşı kaybeder.
İlgili Bir Vezir
Kalleşliğiyle bilinen Vezir Madaveyh, Zenc kralına giderek
Kaydam köyü halkının dinden çıktığını ve cezalandırılması gerektiğini söyler.
Sonra kralı ikna ederek "Onları öldürmek yerine ağır vergilere
bağlayalım" der. Yönetimi eline alan Madaveyh, köylülerden 20 bin altın
vergi toplayıp parayla kaçar ve Ahvaz’a yerleşip ömrünün sonuna kadar bu
servetle yaşar.
Kırbaçlanan Adam
Masrur'un veziri general Naim bin el Ferec, isyancı Buharalı
Takin'in planlarını öğrenmek için cesur bir hile tasarlar. Masrur'un kendisini
sahte bir sebeple kırk kırbaç cezasına çarptırıp ahıra hapsetmesini ister.
Geceleyin güya kaçarak Takin'e sığınır ve kırbaç izlerini göstererek Masrur'un
bir despot olduğunu iddia eder. Takin ona tamamen güvenir ve tüm isyan
planlarını açıklar.
Yeteneksiz Bir Komutanın Atanması
Fadıl bin Sehl (Du'l-Riyasetin), askeri sefer sırasında
rakibi Ali bin İssa'yı tamamen yok etmek amacıyla bir entrika hazırlar.
Horasan sakinlerinin Ali'den nefret ettiğini yayarak onun
ideal komutan adayı olduğuna dair idari konseyi ikna eder.
Ali bin İssa bu hileli yönlendirmeyle sefere gönderilir ve
planlandığı gibi büyük bir başarısızlığa uğrayarak hayatını kaybeder.
Olaylardan Çıkarılan Ders
…
Ordunun Zayıflaması
Halife Mansur'un askerleri isyan edip sarayı kuşattığında,
Kaytani bin el Abbas orduyu bölmek için nifak tohumları ekmeyi önerir.
Ordu hiziplere bölünerek kendi arasında savaşmaya başlar,
böylelikle halife Mansur'un tehlikeye giren otoritesi yeniden güvence altına
alınır.
Erzak Hesaplamasında Hata
Çin kralının veziri, Çin'i işgal eden ve ordusuyla kurak
topraklarda ilerleyen Yemen kralı Şamir'i (Şahmir Ebu Karib) durdurmak için yüzünü
yaralayarak güya Çin kralı tarafından cezalandırılmış gibi Şamir'e sığınır.
Su kaynağına ulaşmak için sadece üç aşamalık yol kaldığını
söyleyerek ordunun az miktarda su almasını sağlar.
Vezirin gösterdiği yönde ilerleyen ordu, suyun bitmesiyle
çölde susuz kalır ve Şamir ile ordusu susuzluktan kırılır.
Alışkanlığın Gücü
Komutan Hartama, Kufe kuşatması sırasında kenti doğrudan ele
geçiremeyince şöyle bir hileye başvurur.
Askerlerine her gün kente saldıracakmış gibi yapıp geri
çekilme emri verir. Bu emir günler boyunca tatbik edilir. Kent sakinleri
başlangıçta her seferinde silahlanıp savunma yapsa da zamanla bu sahte
saldırılardan bıkarlar ve rehavete kapılırlar.
Kent halkının bu duruma alıştığını ve artık savunma
pozisyonu almadığını gören Hartama, gerçek bir saldırıyla kenti kolayca
fetheder.
Zorlu Bir Askeri Sefer
Cafer bin Muhammed el Aşat, İfrikiye'deki isyanı bastırmak
için sınırda susuz bir çölün arkasındaki dağlık su kaynağına yerleşir.
Ordusunu üç gruba ayırıp düşmana kademeli saldırılar
düzenler.
Düşman askerleri her gelen gruba karşı savaşmak için
şehirden uzaklaşarak yorulur ve susuz kalır; Cafer'in dinlenmiş ana ordusu ise
susuz ve bitkin düşmanı kolayca mağlup ederek kenti ele geçirir.
Düşmana Sığınan Kaçaklar
Muhammed bin Yusuf (Ebu Said), Bizans kralına sığınan ve
orada büyük itibar gören on bin süvari askerin oluşturduğu tehdidi yok etmek
için Bizans kralına gönderilmek üzere kaçaklar tarafından yazılmış gibi sahte
bir mektup hazırlar; mektupta kaçaklar savaş anında Bizans kralına arkadan
saldırıp Muhammed'e teslim olacaklarını söylemektedirler.
Bizans kralı muharebe esnasında hiçbir suçu olmayan bu on
bin askerin tamamını katleder.
Bir İsyanı Bastırmak İçin
Vali Muhammed bin Musa, şehre musallat olan asileri
halletmek için adamlarını sahte satıcılar olarak lezzetli yiyeceklerle asilerin
kampına gönderir; ancak para yerine asilerin silahlarını rehin almalarını
emreder.
Bir Varsayım Sonucu Gözden Düşme
Muhammed bin İbrahim el Tahiri, gücü ve itibarı hızla artan
Emir Afşin'i halife el Mutasım'ın gözünden düşürmek için Afşin'e giderek
halifenin ona karşı gizlice suikast ve zarar verme hazırlıkları yaptığını
fısıldar.
Altın Paraların Gizlendiği Yer
…
Kendine Has Bir Zengin
…
Bir Hakimin Gözden Düşmesi
İtibarı yüksek hakim Vaki'nin babası Kuran, dilbilgisi veya
hadis hakkında hiçbir şey bilmeyen yoksul biridir.
Sahte Suçlama
Vali Ebu'l Abbas Ahmed, emrindeki askeri erzakları gizlice
satarak kırk bin altın para kazanır. Hırsızlığı gizlemek için vezire bir mektup
yazarak, erzakların göçebe Araplar tarafından yağmalandığını ve bölge
korumasından sorumlu Vassif'in buna göz yumduğunu iddia eder.
Taşınma
İsfahan valisi Ebu'l Hüseyin, görevinden alındığını
öğrenince inanılmaz boyuttaki değerli porselen ve inci koleksiyonunu gizlice
yakınlarının evlerine taşır.
İlginç Bir Ceza
Ekmeği parçalar; büyük bir lokma haline getirir ve konuğunun
ağzına doğru götürür. Beriki ağzını açar; ama vergi memuru lokmayı kendi ağzına
atar.
Bir Kentin Teslim Oluşu
Erdebil’e sığınan İbn Deysem’i kuşatan Vezir Muhammed bin
Ahmed, kuşatma uzayınca Acem Valisi Merzuban ile gizlice iş birliği yapar.
Vali Merzuban ve kentin önde gelenleri, İbn Deysem’e halkın
erzak bittiği için isyan edeceğini ve pes etmesi gerektiğini söyleyerek
moralini bozar. İbn Deysem barış yapmak için valinin yanına bir heyet gönderir.
Vezir Muhammed, Merzuban'a heyeti hapsetmesini söyler. Heyetten haber alamayan
ve kentin kontrolden çıktığını düşünen İbn Deysem, kenti teslim etmek zorunda
kalır.
Bir Valinin Atanması
Yezid bin el Muhallab, kendisini Horasan valiliğine
getirmesi için Abdullah bin el Ahtam ile yüz bin gümüş para karşılığında
anlaşır.
İbn el Ahtam halife Süleyman bin Abdülmelik'e diğer tüm
güçlü adayları kötüler.
Halife ikna olarak bu önemli göreve Yezid bin el Muhallab'ı
atar.
Hilebaz Bir Vergi Memuru
…
Hakaretler
Bir sultan, seyislerin ahırdaki hayvanlara "Ey sen,
bilmem ne! Hey sen, bilmem ne!" diyerek hakaret ettiğini duyup öfkelenir
ve onlara ağır hapis ve sopa cezası verir…
Kralın Kurtuluşu
Gazne hükümdarı Mahmud bin Sebük Tigin, veziri el Kufi ile
avlanırken kendisini tanımayan bir grup düşman tarafından kuşatılır.
Düşmanlar veziri tanır ve onu ölümle tehdit eder.
Vezir, krala bir ulak göndermeyi teklif eder. İlk gönderdiği
ulağı "beceriksiz" diyerek geri çağırır ve kılık değiştirmiş olan
gerçek kralı işaret ederek onu ulak olarak gönderir.
Gerçek kral bu sayede güvenli bölgeye kaçar; vezir daha
sonra düşmana kaçanın kral olduğunu açıklayarak onları şoka uğratır ve
müzakerelerle kendini de kurtarır.
Sözde Yoksulluk
Ömer bin Ubeyde zindandan kaçıp Halife Hişam’a sığınır.
Halife canını bağışlar ancak biriken vergilerini ödemesini şart koşar.
Bir Konuşma Tarzı
Zalim vali el-Haccac, astı Cabir’den cezalandırmak istediği
bir adamı getirmesini emreder. Cabir adama zarar gelmesini istemez.
Cabir, adama öyle bir edebi tasvir yapar ki (yatağında başı
sallanan, gıdım gıdım su içen, avret yeri açılan biri gibi anlatır) Haccac
adamın hasta ve ölmek üzere olduğunu sanıp takibi bırakır.
Bir Bağlılık Yemini
Tahtımdan feragat edip, çivili bir kemer takıp, çileciler
gibi dünyayı tavaf etmek istiyorum. Ben gidersem sen ne yaparsın?
Okuma Yazması Olmayan Bir Vali
Vali Amr bin Hubeyra okuma yazma bilmemektedir. Mektup
geldiğinde odasına çekilip hizmetçi kadına okutmakta, yanıtı da ona yazdırıp
katiplere vermektedir.
Arap Esirlerin Fidyeyle Kurtulması
Esir olarak satın aldığım bu kişileri şu anda serbest
bıraktığıma da tanıklık edin.
Samimiyetin Kanıtı
Kralın en sevdiği varlığı olan eşinden bile tereddütsüz
vazgeçtiğini gören vezir, onun samimiyetine inanır ve ölene dek krala bu kutsal
yolculukta eşlik eder.
Sahte İkmal
Bir şehri kuşatan düşman ordusu yüzünden çaresiz kalan bir
sultanın veziri şöyle bir çare bulur: Vezir, 100 heybe buğdayı şiddetli
dizanteriye/ishale yol açan mahmude otuyla karıştırıp kervanla şehirden
çıkartır. Kuşatmacı düşman askerleri kervana el koyup buğdaydan ekmek yapıp
yerler. Tüm ordu ağır şekilde hastalanıp hareket edemez hale gelince sultan
saldırır ve kuşatmayı bitirip zafer kazanır.
8. Hakimlerin, Saygın Tanıkların ve Savcıların Hileleri
Tilkiden daha kurnaz
Üstündeki tüniği çıkarıp kolları sarkacak şekilde bir sazın
üzerine asar ve üzerine takkesini koyarak orada dua ediyormuş izlenimi verir.
Kendisi gizlenerek tilkinin bu tuzağa yaklaşmasını bekler.
Dişi devenin satılması
Şüreyh bir dişi deveyi satarken, alıcının devenin sütü,
yürüyüşü, gücü ve yaşı hakkındaki sorularına ucu açık ve aldatıcı yanıtlar
verir…
Namussuz bir emanetçi
Hakim Ravah bin Ebu'l Hayn el Kaysı, bir katibe emanet
ettiği parayı geri alamayan ve inkarla karşılaşan bir adamın davasını çözer.
Ağacın tanıklığı
Hakim Ebu Yusuf, şahidi olmayan bir emanet para davasında,
paranın verildiği yerdeki ağacın şahitlik yapması için şikayetçiyi ağaçtan bir
yaprak getirmeye gönderir. Bu sırada davalıyı yanında tutar. Bir süre sonra
davalıya hasmının ağaca ulaşıp ulaşmadığını sorar; davalı gayriihtiyari
"Hayır, yolun yarısına bile varamamıştır" diyerek kendini ele verir.
Hakim ve karısı
Hakimin karısı, kocasına kendisi için bir kadın esir
almasını söyler ve biriktirdiği parayı verir.
Hakim karısının parasını ayrı bir cebe koyar; esiri kendi
şahsi parasıyla ve kendi adına satın alır. Karısı esiri kendi hizmetçisi
sanırken, hakim karısının kendisini reddettiği zamanlarda gizlice esir kızla
yatar.
Hızlı Bir Müdahale
Emir el-Afşin, kıskandığı komutan Ebu Dulaf’a iftira atarak
onu idama mahkûm eder.
Üçkağıtçı Bir Hakem
İki adam bir dişi koyunun mülkiyeti üzerine kavgaya tutuşur
ve yoldan geçen birini hakem tayin ederler.
Hakem, taraflara kararına uyacaklarına ve aksi halde
karılarını boşayacaklarına dair yemin ettirir.
"Bu koyun bana aittir" diyerek kararı açıklar ve
koyunu alıp gider.
Hakim ve Kuzeni
…
Aklın Yolu Bir
Bir panayırda adamın biri başka birinin kısrağının tayını
çalıp kendi ineğinin sütüyle besler. Bir yıl sonra tay ineğin peşinden gittiği
için hırsız tayın kendisine ait olduğunu iddia eder.
Bilinçli Yapılan İş
Yazı taklidi hilesi
Sözleşmesiz Satış
…
Evlilik ve Pişmanlık
…
Alacaklılardan Nasıl Kaçılır?
…
Belagatin Zararları
El-Rahci kalabalığın önünde belagatine güvenip böbürlenerek
konuşurken hırsına yenik düşer; Halife'nin hazinesinden izin almadan
milyonlarca altın aldığını ağzından kaçırır.
Hediyelerin Doğru Kullanımı
…
İyi İlişkilerin Yarattığı Endişe
…
Aşık Bir Kadın
…
Kalpazanın Becerisi
Sahte mektupla hazineyi ele geçiren kalpazan…
Mutsuz Koca
…
Tanıklığın Reddi
…
Başkasının Malı
…
Güzel Bir Gösteri
…
Saçların Tanıklığı
İki adam desenli ipek bir tunik ile Rum tarzı bir gömleğin
mülkiyeti üzerine kavga eder. İkisi de her iki giysinin kendisine ait olduğunu
savunur.
Hakim İlyas bin Muaviye su ve tarak getirir. Adamların
saçlarını ıslatıp taratır. Birinin başından tuniğin ince iplik lifleri,
diğerinin başından gömleğin lifleri çıkar. Böylece giysilerin gerçek
sahiplerini tespit edip eşyaları teslim eder.
Dilsiz Sanık
Dikenli dal satan bir adam, yoldan geçerken yüküyle bir
kadının pahalı peçesini yırtar. Kadın adama dava açar.
Hakimin savcısı akrabası olan satıcıya mahkemede dilsiz
taklidi yapmasını söyler. Kadın hakime "Bu adam dilsiz değil, yolda
'Çekilin!' diye bağırıyordu" deyince hakim: "Eğer bağırdıysa uyarı
yaptığı için sorumsuzdur; dilsizse zaten yargılanamaz" diyerek kadının
davayı kaybetmesini sağlar.
Öç Alma Hakkı
Babasını öldüren bir çocuğun amcası, sırf mirasa el koymak
için yeğeninin kısas edilerek (kendi eliyle) öldürülmesini talep eder ve
uzlaşmayı reddeder.
Hakim bir katibini görevlendirir. Amca tam çocuğu
öldürecekken katip araya girip "Babayı ben öldürdüm!" der. Plan
gereği çocuk hemen "Seni bağışlıyorum" diyerek katibi azat eder.
Katip babanın katili olarak bağışlandığı için dava hukuken düşer; çocuk hem
ölümden kurtulup mirası alır hem de amcası eli boş kalır.
9. Hukukçuların Hileleri
Bir yemini tutmak için
Hırsızların canını bağışlaması karşılığında onları ihbar
etmeyeceğine dair karısı üzerine yemin eden adama Ebu Hanife yol gösterir.
Komşuları toplatıp bir aracıya "Hırsızın bu mu?"
diye sordurur; masumlar için "hayır" diyen adam, suçlu olanlar için
sessiz kalarak yemini bozmadan hırsızları ifşa eder.
Telafi
Çölün ortasında bir göçebe Arap'tan 5 gümüş paraya su alan
Ebu Hanife, adama yağlı un yedirip aşırı susamasını sağlar.
Ardından suyu ona tekrar 5 gümüş paraya satarak parasını
geri alır.
Para nasıl geri alınır?
Ödediğin başlık parasını al ve kızımızı burada bırak.
Doğru bilgiler
Elinin altındakini bana on bin gümüş para karşılığında satar
mısın?
Adsız kahraman
…
Dikkatsizce edilmiş bir yemin
…
Yemek ve yememek
Yemininden muaf olmak için hurmanın yarısını yiyip, geri
kalanını yere atacaksın.
Sudaki kadın
Bu suda kalsan da çıksan da seni boşayacağım…
El merdiveni üzerindeki kadın
…
Kadın ve cevizler
Yediğim cevizlerin sayısını bilmezsen seni boşarım…
Hırsızlıkla suçlanan kadın
Allah şahidimdir, ben çaldım! Allah şahidimdir, ben
çalmadım!
Su bardağı tutan kadın
…
Merdiven üzerindeki adam
…
Şahinin üzerindeki adam
…
Bir nişan
Müslüman ol ve şarap iç / Şimdi şarap içersen, sana
yasaların belirlediği cezayı uygulayacağız... Eğer İslam'dan vazgeçersen de,
seni öldürürüz.
İki gün
Sana istediğin parayı iki günün birinde ödeyeceğim.
Benzer yanıtlar
Boş ol üç beyanla.
Tuzlu ve tuzsuz yemek
…
10. Çilecilerin ve Dindarların Hileleri
Koltuk değnekli adam
Kudüs'te haklının dokunabildiği sihirli altın zincir önünde,
emanet aldığı değerli taşı geri vermeyen dindar, taşı koltuk değneğinin içine
gizler.
Yemin ederken değneği hasmına tutturup "mücevheri iade
ettim" diye yemin ederek zincire dokunmayı başarır.
Fare
Mısırlı Du'l Nun'dan Allah'ın ismini öğrenmek isteyen müride
içinde fare olan kapalı bir tepsi verilir.
Mürit merak edip açınca fare kaçar ve Du'l Nun, bir farenin
emanet edilemeyeceği birine ilahi sırların verilemeyeceğini söyler.
Hırsızlara karşı koruma
Kervana saldıran hırsızlara banotu içeren pastalar ikram
ederek onları uyuşturan ve kervanın güvenliğini sağlayan sufi şeyhi…
Junus'un hıncı
Hıristiyanlardan nefret eden Yahudi Junus, Hıristiyanlığı
tahrif etmek için Hıristiyan olur.
İbadet yönünü doğuya çevirir, domuz etini helal kılar,
İsa'yı Tanrı ilan eder ve üç bilgine farklı teolojik sırlar verip intihar
ederek Hıristiyanları Nasturiler, Yakubiler ve Melkitler olarak üçe böler.
Çilecinin orucu
Hallac-ı Mansur ve müridinin hapisteyken hiç yemek
yemiyormuş gibi görünüp gizlice tuvalete bırakılan kırmızı kuru üzüm, badem ve
şekerli hamur karışımını yiyerek oruç tutmaya güya devam etmesi…
Olağanüstü balık
Hallac-ı Mansur'un susuz bir dağ kasabasında dua ederek
canlı balık getirdiğini iddia etmesi, ancak müridin evdeki gizli kapıdan
geçilen havuzlu bahçeyi bulup hileyi ifşa etmesi…
Müridin şifası
Hallac-ı Mansur'un bir müridini şehre gönderip kör ve felçli
taklidi yaptırması, ardından kendisi gelip dua ederek onu mucizevi şekilde
iyileştirmesi…
Fırındaki oğlak
Hallac-ı Mansur'un fırında canlı oğlak pişirip otlatıyor
gibi göstermesi, aslında iki benzer oğlak kullanarak birini pişirip diğerini
canlı tutması…
Lezzetli su
Testinin iç çeperine gül suyu ve şekerli yoğun bir hamur
sıvayarak normal suyu gül şurubuna dönüştürme hilesi…
Majestelerinin evi
Oturduğu tahtın altından geçen havalandırma kanalı sayesinde
elbiselerini hava ile şişirerek heybetli ve iri görünmesi hilesi…
Güneşin batıdan yükselişi
Işık illüzyonu…
Boyu uzayan adam
Ayaklarına bağladığı uzun tahta bastonlar (nalınlar) ve uzun
elbiselerle boyunu uzatan adam…
Gökten inen ses
Elbiselerinin altında sakladığı iç içe geçen üfleme
borularıyla duvarın üzerinden sesini ileterek gökten ses geliyormuş hissi
yaratma hilesi…
Kaynar suyun içinde banyo
El Anbar'da Ömer adında birinin çiçek özlü merhemler ve
soğuk su püskürtme hilesiyle elini kaynar yağa sokup yıkaması…
Cennet için bir güvence
Peygamber'den kısas isteyen Akkaşa'nın, Peygamber'in çıplak
karnına kendi karnını değdirerek cehennem ateşinden korunma hilesi yapması…
Dirilen müneccim
Bahayarbad el Mecusi'nin mezardan gizli tünelle evine kaçıp
iki ay sonra "ben dirildim" diyerek peygamberlik iddia etmesi…
Kötülük, kötülüğü doğurur
Kralın yanındaki dürüst adamı kıskanan vezirin, adama
sarımsaklı yemek yedirip krala "nefesinizden tiksiniyor" demesi ve
adamın sarımsak kokmasın diye elini ağzına götürmesini kanıt göstermesi…
Kral buna inanır ve adama infaz emri içeren kapalı bir kağıt
vererek muhafızbaşına gönderir. Yolda vezir, kağıtta büyük bir ödül yazıldığını
sanarak açgözlülükle kağıdı adamdan zorla alır. Muhafızbaşı, mektuptaki emri
uygulayarak veziri öldürür, derisini yüzüp samanla doldurarak şehir kapısına
asar.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder