1 Nisan 2021 Perşembe

Necip Fazıl Şiirine “Ben” Odaklı Bir Bakış - Özet

Hayriye Ünal - Necip Fazıl Şiirine “Ben” Odaklı Bir Bakış

Necip Fazıl şiirindeki "ben" kullanımı: Lirik, toplumsal ve tanrısal ben

Şair, ölümü derin bir sezgiyle kavrar ama ölümsüzlüğü hırsla ister.

 

Necip Fazıl'da kadınla kurulmuş "hayatî" veya "kalbî" bir bağ yoktur.

Necip Fazıl'da merkez sadece kendisidir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Duygulu ve “Çile”li “Bir Adam Yaratmak”: Necip Fazıl Şiirinde “Lirik” ve “Trajik”

Ali Emre - Duygulu ve “Çile”li “Bir Adam Yaratmak”: Necip Fazıl Şiirinde “Lirik” ve “Trajik”

Bir Adam Yaratmak ile şiirleri arasında kurulan paralellik

Piyesin kahramanı Hüsrev, Necip Fazıl’ın şiirindeki "ben"in sahneye yansımış halidir.

Hüsrev’in cemiyete intibaksızlığı, "ölüm korkusu" ve "incir ağacı" motifi, şairin çocukluk travmaları ve bilinçaltındaki hafakanlarla birebir örtüşür.

 

Ölüm sadece bir bitiş değil, çocukluktan gelen bir "fikr-i sabit" (saplantı) ve bazen de "visal" (kavuşma) kapısıdır.

Yalnızlık hem entelektüel bir bireyin topluma yabancılaşması hem de maveraya (öte aleme) açılan bir kapıdır.

Hasret, başta "anne kucağı" ve "eski ahşap ev" olan bu özlem, zamanla "mutlak hakikat"e (Allah) duyulan özleme evrilir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Bir Dehanın Oluşumu (Kendi Dilinden Necip Fâzıl) - Özet

Ahmet Çoban - Bir Dehanın Oluşumu (Kendi Dilinden Necip Fâzıl)

Maraş'ın en eski hanedan ailesine mensup Dulkadır sülâlesine bağlı Kısakürekoğulları soyundandır.

 

Necip Fazıl'ın hayatındaki en belirgin figür, hiç şüphesiz büyükbabası Mehmed Hilmi Efendi'dir. Şairin manevi ve kültürel dünyasının mimarı olan bu figür, hem disiplini hem de şefkati temsil eder.

Şairin babaannesi Zafer Hanım / Abdülhamîd devri en ekâbir sosyetesinin (tipik) çehrelerinden biri ve azamete kaçan bir vekarın heykeli.

 

Çemberlitaş’taki konak, Necip Fazıl’ın sadece yaşadığı yer değil, aynı zamanda sanatındaki o "marazi hassasiyetin" ve "korkunun" da kaynağıdır.

 

Şair, kendi çocukluğunu "tezatlar kumkuması" olarak tanımlar.

 

Kızkardeşi (Selma) / şairin çocukluk vicdanının ve hüznünün simgesi. Selma’nın "duvar diplerine yapışmış" silik ve mahzun varlığı, Necip Fâzıl’ın ilerideki eserlerinde işleyeceği "kimsesizlik" ve "mazlumun sesi olma" temasının temelidir.

 

Bahriye Mektebi yılları, sadece bir okul değil, onun "Ahmed Necip" ismini bırakıp "Necip Fâzıl" olarak yeniden doğduğu bir ergenlik laboratuvarıdır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’da Ölüm Düşüncesi ve Ölümsüzlüğe Ulaştıran Yollar

Şevket Servet Koçer - Necip Fazıl’da Ölüm Düşüncesi ve Ölümsüzlüğe Ulaştıran Yollar

Ölüm şuuru insanın hayatına yön verir.

 

Çile isimli eserindeki şiirlerin büyük çoğunluğu ölüm ve ötesine dair kavramlarla (kabir, mahşer, kefen) örülüdür.

 

Şair için ölüm "çetin bir geçit"tir.

"Köpek korkusuyla korktum ölümden, / Ölmeden ölmeyi anlayamadım"

 

Onun için mezarlık, şehrin sahte kalabalığına zıt olarak "sahici belde" ve "ebedi gençliğin taht kurduğu yer"dir.

 

Tasavvufi bir gelenek olan "ölümü düşünme" pratiğini şiirlerine yansıtır; kendini ölmüş gibi hayal ederek o anı yaşar.

 

Şair, ölümü Allah’a kavuşma kapısı olarak gördüğünde onu bir "müjde" olarak selamlar.

Öleceğiz, müjdeler olsun, müjdeler olsun! / Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!

 

Necip Fazıl'a göre, "10 dakika sonra öleceğini bilen birinin" dünyaya bakışındaki köklü değişim, aslında her an kapımızda olan ölüm gerçeğiyle hayatımızı her an düzenlememiz gerektiğini öğretir.

 

Ölmeden Evvel Ölmek

Nefsi tamamen yok etmek değil, onu dizginlemek ve "Allah'a iman" silahıyla terbiye etmektir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

O ve Ben Bağlamında Bağlantısızlığımız - Özet

M. Murat Özkul - O ve Ben Bağlamında Bağlantısızlığımız

Modernliğin getirdiği sıkıntılardan yalnızca, aynı dertten muzdarip insanlardan alınacak olan yardımlarla değil, bu modernlik sürecine, dışarıdan bakma yetisine sahip ellerden alınan yardımlarla da sonuca gidileceğinin iyi anlaşılması gereklidir.

 

Ben kendilerini tanımadan dik bir kaya üzerinde gururla dünyaya karşı dikilmiş uyuz bir keçiyken, tanıdıktan sonra; yere inen ve geçtiği yol boyunca süt koyuveren memeleri şiş, patlayasıya şiş bir koyun olmuştum.

 

Nefs unutulduğunda yaratıcısı zikr edilmiş olur. En temel tasavvuf bilgilerini Efendi Hazretleri ile mülâhazalarından bilmesine rağmen yeri geldiğinde hatalarını tekrar etmekten kendini almamıştır.

 

Bugünün insanın olanca yalnızlığını, kayboluşunu bizden neredeyse yüzyıl farkıyla yaşayan NFK, bugün karşı karşıya kaldığımız sorunların üstesinden bir el marifetiyle kurtulma imkânını iyi değerlendirmiştir. İbret olsun için ortada duran Necip Fazıl mirası biz biçarelere çare olabilecek imkânlar sunuyor.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Hayatı İman İçin Bilmek - Özet

 Ersin Nazif Gürdoğan - Hayatı İman İçin Bilmek

O ölümsüzlüğü yakalayan sanatın ustası olarak 'Garip geldik gideriz, rafa koy evi barkı / Tek, dudaktan dudağa geçsin ölümsüz şarkı' diye düşünür. Ölümsüzlüğe giden yol kalabalıkların yolu değildir. O tek başına inandığı yolda ödünsüz yürümüştür.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

Bir Karşı Tarih Yazımı Son Devrin Din Mazlumları

Sadık Yalsızuçanlar - Bir Karşı Tarih Yazımı Son Devrin Din Mazlumları

İstiklal Mahkemeleri tutanaklarının kapalı olduğu bir dönemde, NFK bu belgeleri ve sözlü nakilleri kullanarak egemen nosyonların dışına çıkmıştır.

Kitap, yakın tarihin tartışmalı olaylarını ve şahsiyetlerini dokuz ana başlıkta inceler:

II. Abdülhamid

Şeyh Said

Şapka olayları

İskilipli Atıf Hoca

Menemen Olayı

Dersim

Said Nursi

Süleyman Efendi Tunahan

Abdülhakim Arvasi

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ın Kanaat Önderliği

Ömer Lekesiz - Necip Fazıl’ın Kanaat Önderliği

Faşizm ve komünizmin yükseldiği dönemde İnönü hükumetinin baskıcı uygulamaları NFK’yı aksiyona zorlamıştır.

Büyük Doğu, halkın duyulmayan sesini devlete duyurma misyonu üstlendi.

 

Komünizmle Mücadele Derneği'nden MTTB'ye ve Akıncılar'a kadar pek çok yapıya rotalar çizmiş, konferanslarla kitleleri mobilize etmiştir.

 

Sloganik ve tepkici dili 80 kuşağının ilgisini çekmedi.

Mevdudi, Hamidullah ve İbn-i Teymiyye gibi isimleri sertçe eleştirmesi, yeni kuşakla arasındaki bağı zayıflattı.

NFK bu dönemde Ülkücü Gençliğe yöneldi.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Geçiş Dönemi Aydınlarının Çile'si

Mustafa Orçan - Geçiş Dönemi Aydınlarının Çile'si

Entelektüel; bilgi ve yetilerini belirli bir amaç için kullanan kişi (tüketici) olarak tanımlanabilir.

Aydın ise yeni insani değerler üreten (üretici) kişi olarak tanımlanabilir.

 

Muhalif aydın

Misyoner aydın

Memur aydın

 

Rasim Özdenören Necip Fazıl için şöyle demiş: "Necip Fazıl entelektüel planda Müslümanca düşünmenin Cumhuriyet dönemindeki ilk örneğidir"

(Modern Turkiye'de Siyasi Dusunce - Cilt 6 – İslamcılık, s. 143)

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

“Bir Huzursuzluğun Şiiri” * : ‘Örümcek Ağı’ndan ‘Çile’ye ‘Necip Fazıl Şiiri’nin Evreleri

Canan Sevinç - “Bir Huzursuzluğun Şiiri” * : ‘Örümcek Ağı’ndan ‘Çile’ye ‘Necip Fazıl Şiiri’nin Evreleri

 

Necip Fazıl şiirinde 1934 öncesinde kaynağı belirsiz korkular, metafizik ürpertiler, narsisizm ve yoğun bir yalnızlık hakimdir. Kaldırımlar bu dönemin zirvesidir. Şair bu evrede "ben" merkezli bir huzursuzluk içindedir; cinler, periler ve karanlık sokaklar bu içsel çalkantının imgeleridir.

Şahsiyetinin ve sanatının mecraını bulduğu dönemdir. "Sanat Allah'ı aramakmış" düsturuyla, şiirini bir "hakikat" arayışına ve toplum davasına adar. Çile, Sakarya Destanı ve Canım İstanbul bu evrenin klasikleşmiş ürünleridir.

 

Şair, eski şiirlerini asla "bitmiş" kabul etmez. Kelimeler üzerinde sürekli oynar

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Kısakürek’in Şiirlerindeki “Dava Ve Toplum”

Recep Duymaz - Necip Fazıl Kısakürek’in Şiirlerindeki “Dava Ve Toplum”

Şiir fikir taşımalı mı?

Çile kitabı 14 bölüme ayrılmıştır.

Son bölüm "Dava ve Cemiyet", Necip Fazıl'ın toplumsal reçetesini sunduğu bölümdür.

 

(Yazar bu bölümdeki şiirleri iki gruba ayırıyor)

Durum Şiirleri (Teşhis)

Bu şiirler, 1930-1980 arası Türk toplumunun manevi ve kültürel çözülmesini resmeden "fotoğraflar" gibidir.

Çocuklar masumiyetin, yaşlılar ise "mukaddes emanete hamallık eden" acılı geçmişin temsilcisidir. Aydınlar ise "kopya hayat süren" ve öz değerlerine yabancılaşan kişiler olarak eleştirilir.

Üç katlı ahşap ev metaforu üzerinden nesiller arası kopuş anlatılır.

"Ruhu yok edilmiş" bir cemiyet manzarası çizilir.

 

Davet Şiirleri (Tedavi)

Kurtuluşun ancak Hz. Muhammed’in getirdiği ölçülere tavizsiz bağlanmakla mümkün olduğunu savunur.

Davet sadece dinsel değil, aynı zamanda kültürel ve ilmidir.

Şairin asıl muhatabı gençliktir. "Ulvi aşıyı taşıyıcı" bir kadro inşa etmek, onun en büyük davasıdır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Kendi Kurduğu Hayalin İçini Dolduran Adam

Mustafa Karaosmanoğlu - Kendi Kurduğu Hayalin İçini Dolduran Adam

Genç yaşta dönemin dev isimlerinden (Ahmet Haşim, Yahya Kemal) aldığı övgülerle "hayal adamı" olmanın ilk adımlarını atar.

 

Geriye kalan 'Ben' ve 'Ötesi' kelimelerinde şair okuyucuya metafizik bir çerçeve çıkartır. 'Ben'in apaçık ortada olduğu görülmektedir ve anlama örtük olarak trajik bir hava katmaktadır.

 

'Ver cüceye onun olsun şairlik, şimdi gözüm büyük sanatkârlıkta' derken şairimiz bir kere şiirin doruk noktasına vardığını kabul eden bir hali yaşayıp... kendisinin bir başka hayale doğru yelken açtığını söyler.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Sanat ve Düşünce Dünyasında Necip Fazıl

Mustafa Balcı - Sanat ve Düşünce Dünyasında Necip Fazıl

Necip Fazıl her zaman tıraşlı, bakımlı ve şık bir "İstanbul beyefendisi" olarak tasvir edilir.

 

İsim cümleleri ve "eksiltili cümle" kullanımı

Hareketli hayatını anlatırken fiillerden ziyade isim cümlelerine başvurarak anlatımı derinleştirir. Bu tarz, okurun zihninde daha kalıcı imgeler bırakır.

 

Şiirlerinde soyut konuları işlerken fiillere ağırlık vererek dinamik bir yapı kurmaya çalışır.

 

(Yazar, 3'lü hece ölçüsüyle yazılmış şiirleri yüceltmeye çalışıyor…)

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ın Çilesi, Şiiri ve Poetikası Arasındaki İlişki Üzerine - Özet

Vefa Taşdelen - Necip Fazıl’ın Çilesi, Şiiri ve Poetikası Arasındaki İlişki Üzerine

Kültürümüzde çile (ve uzlet), dış dünyayla ilgiyi kesip özle yüzleşme, bir nevi "ölüm provası" yapmaktır. Necip Fazıl’ın tüm hayatı, bu çileyi eserleriyle mayalama mücadelesidir.

 

Necip Fazıl’a göre şair, sadece ne yaptığını değil, bunu nasıl ve niçin yaptığının "ilmine" (şiir mühendisliğine) de muhtaçtır.

 

Necip Fazıl şiiri

İlk Dönem (1930 öncesi): Daha yalın, naif ve esnek bir söyleyiş. Otel Odaları, Kaldırımlar gibi şiirlerde nesnelere yüklenen öznel ruh halleri ve "metafizik ürperti" hakimdir.

İkinci Dönem (1934 sonrası): Mürşidiyle tanışmasından sonra söylem keskinleşir. Humor (mizah) duygusu azalır; yerini imanın, sadakatin ve davanın adanmışlığına bırakır. Şiir artık bir "fikir kazısı" ve "önermeler manzumesi" haline gelir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Çok Orijinal Bir Necip Fazıl Değerlendirmesi Üzerine - Özet

Mehmet Soyak - Çok Orijinal Bir Necip Fazıl Değerlendirmesi Üzerine

Baudelaire aciz, silik ve anne-baba vesayeti altında yaşayan biridir; melankolisi psikolojiktir.

Necip Fazıl topluma karşı hakim bir tavrı olan, metafizik buhranlar yaşayan biridir; sıkıntısı psikolojik değil, "fikir temelli"dir.

Sanatçılar arasında duyarlılık benzerliği ve etkileşim doğaldır.

 

Tanpınar, Necip Fazıl'ın zamanla ilgili şiirlerini "dilde ritmin zaferi" olarak nitelemiştir.

Peyami Safa, Şairin mısralarının masa başında değil, kaldırımlarda ve otel odalarında "yaşanarak" yazıldığını söyler.

Ziya Osman Saba, Necip Fazıl’ın mısralarının derinlik bakımından Batılı şairlerden geri kalmadığını, aksine daha berrak olduğunu savunur.

Sezai Karakoç, Onu "göklere açılan kartal" olarak selamlamış ve Batılı şairlerden üstün yönlerini göstermiştir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ın Şiirinde “Varlık”ın Metafizik Dünyası (1922-1939) - Özet

Ramazan Kaplan - Necip Fazıl’ın Şiirinde “Varlık”ın Metafizik Dünyası (1922-1939)

Tanzimat ile birlikte dinin kuşatıcı rolü kısıtlanmış, birey Batı medeniyetine geçişin sancılarıyla baş başa kalmış

Abdülhak Hamit ile başlayan metafizik sorgulama geleneği, Necip Fazıl’da modern şiirin tüm imkânlarıyla birleşerek zirveye ulaşmıştır.

 

Necip Fazıl’ın Kaldırımlar öncesi dönemi

Şair, gündüzün aydınlığından ziyade "akşam" ve "gece"yi tercih eder. Aydınlık insanı boğarken, karanlık metafizik bir ürperişin kapılarını aralar.

İlk şiirlerdeki ayak sesleri, hayaletler ve karanlık oda tasvirleri, şairin somut gerçekliğin arkasındaki sırrı arayan "arayış"ının sembolleridir.

1927 tarihli Kaldırımlar, Necip Fazıl’ın şöhretini perçinleyen ve ilk dönemin tüm unsurlarını sistemli bir bütünlüğe kavuşturan bir dönüm noktasıdır.

Şair, kendisini "kaldırımların emzirdiği çocuk" olarak görür. Kaldırımlar, çilekeşlerin annesi ve şairin iç dünyasının yansımasıdır.

 

Kaldırımlar’dan Çile’ye (1939) giden yolda metafizik duyarlık yavaş yavaş dinî bir kimlik kazanmaya başlar.

"Yıldızlı Bir Gece" gibi şiirlerde ruhun ebediliği ve ilahî yöneliş belirginleşir. Şair artık sadece "boşluk" değil, "göklere çıkan merdiven"i aramaktadır.

Şair, sanatın sadece estetik bir oyun değil, "Allah’ı arama işi" olduğunu keşfeder.

1939 tarihli Çile şiiri, Necip Fazıl’ın estetik ve inanç dünyasının anahtarıdır. Bu şiir, sarsıntılı bir değişim sürecinin ve "fikir çilesi"nin meyvesidir.

İlk şiirlerdeki kaos ve korku yerini; atomlarda cümbüş, donanma ve nurun görüldüğü bir "birlik" (tevhid) neşesine bırakır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Büyük Doğu’ya Varis Olmak

Mehmet Kahraman - Büyük Doğu’ya Varis Olmak

Necip Fazıl Tanpınar, Yahya Kemal, Orhan Veli gibi sanatçılarla bir sanat dergisi kuracakken, bir anda "Büyük Doğu" ismiyle ve politik bir başyazıyla ortaya çıkıyor.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

İnsan, Sanatçı, Şair ve Düşünür Olarak Bir Necip Fazıl Kısakürek Portresi

M. Orhan Okay - İnsan, Sanatçı, Şair ve Düşünür Olarak Bir Necip Fazıl Kısakürek Portresi

Necip Fazıl'ın çocukluğunun geçtiği büyük konak

Kız kardeşi Selma 6 yaşında ölmüş,

Bir Adam Yaratmak'taki Selma karakteri, aslında bu çocukluk travmasının bir yansımasıdır.

 

Necip Fazıl itidalsiz ve öfkelidir

Şair egosu bunun bir nedenidir

 

Şık, aristokrat, at meraklısı ve elit

Parayı harcamayı ve zengin yaşamayı sever. Bu "asalet" takıntısı, onun şiirindeki mükemmeliyetçiliğin (sürekli şiirlerini değiştirmesi) ve tiyatrolarındaki yoğun dekor tariflerinin de sebebidir.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Kısakürek Bibliyografyası hakkında

Yusuf Turan Günaydın - Necip Fazıl Kısakürek Bibliyografyası

1925-2018

 

Çalışma, 1925 tarihli en eski kitap künyesinden Nisan 2018 tarihli en güncel makale künyesine kadar yaklaşık 93 yıllık bir birikimi kapsar.

 

Sadece edebi eleştiriler değil; röportajlar, anketler, mahkeme kayıtları, özel dergi sayıları ve ansiklopedi maddeleri gibi çok çeşitli türler bibliyografyaya dahil edilmiştir.

 

Çalışma; kitaplar, makaleler, tezler, röportajlar, adanmış şiirler ve çeviriler gibi 14 farklı alt başlığa ayrılmış

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ın Siyasal Çizgisindeki Evrilmeler

Kenan Çağan - Necip Fazıl’ın Siyasal Çizgisindeki Evrilmeler

Necip Fazıl 1839 (Tanzimat), 1908 (Meşrutiyet) ve 1923 (Cumhuriyet) tarihlerini "sahte inkılaplar" olarak niteler.

 

Necip Fazıl hiçbir zaman bir "partili" olmadı

Siyaseti kendi "İdeolocya Örgüsü" için bir araç (maşa) olarak gördü

Menderes’ten Erbakan’a, oradan Türkeş’e uzanır.

Hayatının son döneminde MHP’ye yaklaşır

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Kısakürek Notları

Necip Fazıl Kısakürek Notları

Necip Fazıl Kısakürek'in Yazılarında Kullandığı Mahlaslar

Ne-Fa-Ka     

Hi-Ab-Kö     

Prof. Ş. Ü.

Mürid

Adı Değmez

Bankacı

Be -De

Neslihan Kısakürek         

Ahmet Abdülbaki 

Ozan

Nüktedan    

Dedektifx 1 

Ozanbaşı

Hikmet Sahibi Abdi'nin Kölesi

 

Necip Fazıl Kısakürek'in Yazdığı Dergi Ve Gazeteler

Dergiler

Yeni Mecmua 1923 Milli Mecmua 1924 Anadolu Mecmuası 1924-1925 Hayat Mecmuası 1928-1929 Yeni Hayat Varlık Dergisi 1933 Büyük Doğu 1943-1978 Ağaç 1936 Borazan 1947 Akbaba 1928

Türk Tiyatrosu Dergisi 1935 Gündüz Dergisi 1937 Yeni İstiklal 1963 Türk Edebiyatı

 

Gazeteler

Cumhuriyet 1928 Haber 1939 Son Telgraf 1939-1943 Yeni İstanbul 1966-1980 Babıalide Sabah 1966 67 Bugün 1966 69 Milli Gazete 1974-1976 Her Gün 1977 Tercümen 1975-76-78-82 Hakimiyet-i Milliye 1932 Türk Sesi 1954 Son Posta 1962 Ufuk 1970

Dünyada ve Türkiye'de Sabah 1972-73; 1976-77; 1979-80-81 Ortadoğu 1979

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Şiirsel İmkânları Bakımından Necip Fazıl Şiiri - Özet

Celâl Fedai - Şiirsel İmkânları Bakımından Necip Fazıl Şiiri

İmgenin öneminden dem vuranların retorikle başları hoş ise de insan sesinin musikîsi ile hoş değil. Bir kişiliğin şiirini yazmadıkları bilhassa şiirlerinde duyulmayan musikî ile açıkça kendini belli ediyor.

 

Necip Fazıl, kendisine şiir yazdıran içsel dinamikleri, boğuntu olarak da neşve olarak da bohem olarak da çile olarak da yaşamaktan imtina etmemiştir.

 

İçinden doğduğu cemiyetin meselelerini kendi meselesi olarak bilmiştir. Bu onun için övünülecek bir yönelim de değildir; sadece bir vazifenin yerine getirilmesidir.

 

Şiirsel olan, Tanrı Kayrasından başka bağlanacak şey olmadığına önünde sonunda getirir her kişi oğlunu; o kişioğlu ise şiir yazsın yazmasın şairdir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Şiirle Düşüncenin İlginç Bir Kavuşma Noktası Olarak Necip Fazıl Kısakürek / Özet

Ahmet İnam - Şiirle Düşüncenin İlginç Bir Kavuşma Noktası Olarak Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl bir şairdi... Dürtülerini sözcüklere, dilin büyüsüne aktarabilen, sözcüklerle içindeki patlamaları, fırtınaları, çelişkileri, kaygıları dile getirebilen bir usta.

 

Yaşam kılavuzluğuna başlamasıyla içindeki şiiri titreten yaşama coşkusunu siyasi bir kalıba dökerek dondurdu. Ortada, düşünerek, hesaplayarak... manzume yazan biri kaldı.

 

Her türlü çilenin şiirlenebilmesi, hayata, davamıza karşı şiirsel bir tavırla durabilme başarımıza bağlıdır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Efsanenin Yalnızlığı: Necip Fazıl Ve Nazım Hikmet - Özet

 

Haydar Ergülen - Efsanenin Yalnızlığı: Necip Fazıl Ve Nazım Hikmet

Şairlerin mensup oldukları dünya görüşleri, şiirlerinin sahiciliğini besleyen ana damarlardır.

 

Nazım Hikmet ve Necip Fazıl / Aslında 'iki büyük yalnız'ımızdır... Onları bir dokunulmazlığa terk ettiğimizdir ki, galiba böylesi herkes için daha iyi!

 

Şiirin hayatıyla şairin hayatı kaçınılmaz olarak iç içe girecektir ve şairin şiirlerinden çok, hayatı bir efsane değeri kazanacaktır.

 

Nazım Hikmet'in takipçisi yoktur şiirde, Necip Fazıl'ın da yoktur... Yalnızlık ve kimsenin bu yalnızlığın gölgesine bile yetişememesi.

 

Galiba, ikisinin de büyüklüğünün kabul edilip, yeterince ve hakkıyla 'okunuyor olmaması'. 'Nazım'ın ve 'Üstad'ın, sanırım, hayatları şiirlerinin önüne geçmeye başladı.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Benim Necip Fazıl’ım / Özet

Necati Mert - Benim Necip Fazıl’ım

Her şey mübalağalıydı Necip Fazıl'da: Diyaloglar, kişiler, olay dizisi... Necip Fazıl'ın oyunları, Muhsin Ertuğrul içindi. Her şey öyle iri.

 

Necip Fazıl, olan Necip Fazıl'ı değil de olması gereken Necip Fazıl'ı yazmış gibidir.

 

Demokrasinin yol alışında en az öteki muhalif hareketler kadar payı oldu bence.

Her muhalif hareket -yeter ki sistemle ilgili olsun- yan yana olabildiğinde ancak, önümüz daha aydınlanacak... Necip Fazıl'la aramda böyle bir ortaklık var.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ı Anlamak / Özet

Yahya Akengin - Necip Fazıl’ı Anlamak

Necip Fazıl, tırmandığı yücelikleri korurken düşülmesi muhtemel 'zillet' tehlikelerine teğet durumlara da gelmiş bir mizaçtır. Zaten O'nun dramı da burada başlar.

 

Kavgalarını nesirle yaptığı zamanlarda hırçın, mısralara sindirmeye yönelince lirik bir mütefekkir... Sakarya şiirine de hem dâvasını hem kavgasını sindirmeyi başarır.

 

Olay şu idi ki, Necip Fazıl çapında bir şair, muhafazakâr kesime yakıştırılamayan bir entelektüeldi... dindar aydın tipine yeni bir imaj kazandırmış oluyordu.

 

Mesele, sembol kişileri tekellerinde tutmaya eğilimli kesimlerin, o kişilere analitik bir bakış açısıyla yaklaşmaya çalışmaktan uzak duruşlarıdır.

 

Necip Fazıl'ın bütün kusurlarını örtmeye yetecek kadar güçlü şiirlerin sahibi olduğunu da söylemek isteriz.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

“Gerisini Emanetçilerim Düşünsün” / Özet

Cemal Şakar - “Gerisini Emanetçilerim Düşünsün”

Necip Fazıl Kısakürek'in tüm davası, kendinden sonra geleceklerin ayaklarını basabilecekleri muhkem bir zemin kurmak olmuştur.

 

Eğer cemiyetimde bütün düzenler yerli yerinde olsaydı, bana şiir düzeninden başka bir yer kalmazdı... Hem şiirinin dilediği iklimi inşa ederken başka sahalara kayacak hem de şiirinin koruyucusu olacaktır.

 

Bir tohum attığıma ve bu tohumun şimdiki ahlatları yarın, ışıklı ve cevherli meyvelere çevireceğine inandığımı söyleyebilirim. Gerisini emanetçilerim düşünsün!

 

Bu çizginin müntesipleri... devşirdikleri meyvelerin çekirdeğini yine temiz bir toprağa ekme sorumluluklarını, şikayet etmeden yerine getirmek zorundadırlar.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl “Kaldırımlar Şairi” Değildir. / Özet

Süreyya Berfe - Necip Fazıl “Kaldırımlar Şairi” Değildir.

Necip Fazıl Kısakürek, edebiyatımızda benzeri olmayan bir şair, yazar ve düşünce -dava- mücadele adamıdır.

 

Bambaşka bir şiir, dil, teknik ve bambaşka bir ruh... Neydi tekke-tasavvuf-modern Fransız şiirinin müthiş sentezindeki başarısının kökenleri?

 

Necip Fazıl Kısakürek'in bütün şiirlerini tamamlayamazsak okumamış okurun ve şairin şiir bilgisi, şiir görgüsü eksiktir, yarımdır.

 

Son nefesine kadar yaşadıkları ve yazdıklarıyla derin bir muhabese yapan bir 'edib' daha yok.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Kısakürek’in Şiir Hizası - Özet

Ahmet Ada - Necip Fazıl Kısakürek’in Şiir Hizası

Poetik tümceler, Necip Fazıl'ın şiirini teolojik bir amaca yönelik olarak kurduğunu gösterir. Necip Fazıl'ın bu görüşlerle örtüşmeyen şiirleri de vardır.

 

Modern şairin hizası deney ve keşiftir... Necip Fazıl, tam da bu noktada, halk şiirinin biçimselliğine güven duyarak özgür, deneyci çalışma olanağını sınırlamıştır.

 

Bütün biçim öğelerinin dışında bir 'iç protoplazma' olarak nitelediği... hakikat arayışı metafiziktir. Bu temel dünya şiirinin hiza ve doğrultusu değildir."

 

Bazı iyi şiirlerinin yanı sıra kötü şiirler de yazar... Necip Fazıl'ın şiirlerine şiirden değil, ideolojisinden bakan insan bu kusurları göremez.

 

Necip Fazıl'ın şiiri çağının tinini yansıtmaktan uzaktır. Kapalı devre işleyen gelenek hattını aşıp 'deney ve keşfe' dayalı bir şiir ortaya koymamıştır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Çığlık Gibi Hür / özet

Oğuz Demiralp - Çığlık Gibi Hür

O, sadece bir edebiyatçı değil, bir fikir ve aksiyon adamıdır. Ancak şairliği, seçtiği dünya görüşünün bir sonucu değil, onun çıkış noktası ve asli kimliğidir.

 

Hece veznini kullanması bir etkendir; ancak asıl başarı Türkçenin doğallığını ve akıcılığını yakalayarak "dilin ruhuna" nüfuz edebilmesidir.

 

Biricik meselem sonsuza varmak' der. Belki de bu nedenle Necip Fazıl imgeleri, ifadeleri 'müthiş' güçlüdür... İçi alev alev yanan birinin su arayışı gibidir.

 

Siyasal ayrımları ne olursa olsun, her ikisi de, şiirin... 'çığlık gibi hür' olduğunu anlamış şairlerdir. Türkçenin yapıcıları, modern Türkiye'nin kültürel yükseltileri arasında yer almaktadırlar.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl ve Franz Kafka’nın Hayaleti

Laurent Mignon - Necip Fazıl ve Franz Kafka’nın Hayaleti

Necip Fazıl, Çile kitabının takdiminde, geçmişte yazdığı ve o dönem çok ses getiren şiirlerinin büyük bir kısmını reddettiğini ilan etmiştir. Şair, "mal sahibi" olarak istemediği eserlerin kendi ruhuna mal edilmesini kesin bir dille yasaklamıştır.

 

Mal sahibi bensem, bunları istemediğim, tanımadığım ve çöplüğe attığım bilinsin... Bu kitaba gelinceye dek başka hiçbir şiir, bana, adıma ve ruhuma mal edilemez.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Şâirler Sultânı Necip Fâzıl

Abdullah Öztemiz Hacıtâhiroğlu - Şâirler Sultânı Necip Fâzıl

Nâili, Bakî, Fuzûlî benzeri / Kimseden kalmaz Necip Fazıl geri... Özlü her şi'rinde kök Yûnus'dadır

 

Yâkut, elmas çağlatır bir çeşmeden / Söyler en güç şi'ri güçlük çekmeden... O'nda giz vermez duvarlar camlaşır / Buzlu camlar durmadan saydamlaşır

 

Şi'ri hem Ahmed Muhîb'in yaylağı / Hem de Câhit Sıtkı'nın baş kaynağı... Rilke, Baudelaire, Rimbaud, Verlaine baş eğer

 

Kuşkusuz, tartışmasız gerçek budur / Çağdaş en son, en büyük şâir O'dur / Bizde gerçek son dehâ, söz sâhibi

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

N.F.K.

 

Dursun Ali Tökel - N.F.K.

Hayatı Batı’da Paris (bohemlik/arayış), Doğu’da Mekke (hidayet/varış) ve merkezde İstanbul ekseninde şekillenmiştir.

Maddi ziyafetleri "şişkin bir göbek" olarak nitelerken, kendi hanesindeki sofrayı bir tabak çorba ve kurumuş ekmekle tarif eder.

 

Sabırda bir ihtiyar kadar olgun, harekette bir genç kadar dinamik, saflıkta ise bir bebek kadar temizdir.

 

Dostlarına karşı uysal bir ceylan olan şair, davasının düşmanlarına (nefsine ve şeytana) karşı kükremiş bir aslan kesilir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Üstad: Mustaripler Loncasındaki Büyük Mazlum

Hüseyin Atlansoy - Üstad: Mustaripler Loncasındaki Büyük Mazlum

Şair, içindeki acı çekme yeteneğini (ıstırap istidatı) zekasıyla birleştirerek kendini tamamlamıştır.

"Şair olacağım" diyerek yola çıkmış ve bunu başarabilmiştir.

 

Tiyatro eserlerindeki karakter oluşturma ustalığı…

 

Necip Fazıl’ın şiiri, yüksek bir zekâ ile çocuksu bir saflığın birleşimidir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ın Türk Şiirindeki Yeri

Doğan Hızlan - Necip Fazıl’ın Türk Şiirindeki Yeri

Nâzım Hikmet toplumsal ve siyasal bir hesaplaşmanın, Necip Fazıl ise bireysel bir hesaplaşmanın şairidir.

İdeolojilerinin bu kadar etkili olmasının asıl sebebi, her iki ismin de temelde çok "iyi şair" olmalarıdır.

 

Necip Fazıl, metinlerinin arkasında gerçek bir "hayat" olan ender sanatçılardan biridir. Onun şiirini anlamak, yaşadığı sancıları bilmeyi gerektirir.

 

Paris’teki yalnızlığını ve tükenmişliğini bilmeden Kaldırımlar’ı tam manasıyla yorumlamak mümkün değildir. Şiiri, hayatın içinden fışkırıp gelen bir karakter taşır.

 

Necip Fazıl’ın Türk şiirinde yaptığı en büyük devrim, yerli gelenek ile Batılı formu kusursuz bir şekilde birleştirmesidir.

Şair, Tekke şiirinin verilerini modern Fransız şiiri ölçütleriyle değerlendirmiş; Halk şiiri ile Batılı yetkinliği birleştirmiştir.

Hece veznini basit bir "manzume" (kafiye dizme) anlayışından kurtarmış, bir veznin kaderini değiştirerek onu yüksek şiir katına çıkarmıştır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

… (Necip Fazıl hakkında)

Emin Özdemir - …

Tohum ve Bir Adam Yaratmak dışındaki oyunlarını, roman ve öykülerini çağdaş edebiyatın gereklerinden uzaktır.

Edebiyatı insanı anlatmaktan çok, belirli bir düşüncenin verilmesinde araç olarak kullanır.

 

İlk şiirlerinde hececilerin izinden gitse de kısa sürede bu "kabuklaşmış" söylemden sıyrılmıştır. Halk şiirinin inceliklerini Fransız şiirinin yetkinliğiyle birleştirerek Cumhuriyet dönemi şiirinde bir kavşak noktası olmuştur.

 

Ahmet Muhip Dranas ve Cahit Sıtkı Tarancı gibi isimler üzerinde etkili bir "esinti" bırakmıştır.

 

Şair, evrenin sonsuzluğu karşısında dehşete düşen, ölümü ve korkuyu etinde hisseden trajik bir kahraman olarak belirir. Bu durum, şiirini Nâzım Hikmet’in dışa dönük şiirinin tam karşı kutbu yapar.

 

1940’tan sonra / İlk dönemdeki "tensel" ve bohem söylem yerini "kutsal" bir dile bırakmıştır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Bohemlikten Bilgeliğe Necip Fazıl

Mustafa Şerif Onaran - Bohemlikten Bilgeliğe Necip Fazıl

Necip Fazıl sanat hayatının ilk evrelerini, kuralsız bir yaşam ve yoğun bir yalnızlık içinde geçirdi

 

İlk şiirlerinde "kaldırımlar", "otel odaları" ve cinsellik labirentinde kaybolan, "gölgesinin peşinden giden" bir figür vardır. Bu, dostunu bulmak isterken kendini yitirdiği bir yalnızlıktır.

 

Şairin hayatındaki dönüm noktası, akıl yoluyla değil gönül gözüyle gerçeğe varabileceğini sezmesidir.

 

En büyük gizli, Allah'tır. Ve şiir üstün mânâsıyla sadece Allah'ı arayan bir âlet olduğu için... Allah'ın hudutsuz sanatındaki sonsuz mimarinin bir kapısından girip bir kapısından çıkmaya memurdur.

 

Şair, Tanrı’nın gölgesine çekildikçe ve şiiri bir öğreti aracı haline getirdikçe, o eski sarsıcı gücünü ve "şiiri şiir eden ögeleri" kaybetmeye başlamıştır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

‘Mükemmeliyetçi’ Şair

İhsan Deniz - ‘Mükemmeliyetçi’ Şair

Şair, daha önce yayımladığı şiirlerindeki "ham" bulduğu mısra veya kelimeleri sürekli bir olgunlaştırma sürecine tabi tutar. Bu durum, okuyucunun aynı mısranın zaman içinde farklı "son hâlleriyle" karşılaşmasına neden olur.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ın Şiiri ve Şiir Üzerinden Önerdiği Düşünce

Veysel Çolak - Necip Fazıl’ın Şiiri ve Şiir Üzerinden Önerdiği Düşünce

Necip Fazıl, kendisini insanın iç dünyasına yönelen bir "ney" sesi olarak tanımlarken, Nâzım Hikmet'i dış dünyaya dönük, tebliğci bir "davul" olarak niteler.

 

Cumhuriyet sonrası Türk şiirinin üç temel sacayağı

Necip Fazıl (Örümcek Ağı): "Gizemcilik" akımını şiire kazandırmıştır.

Nâzım Hikmet (835 Satır): "Toplumculuk" anlayışını yerleştirmiştir.

Faruk Nafiz Çamlıbel (Bir Ömür Böyle Geçti): "Duyguculuk" yönünü temsil etmiştir.

 

Ses, anlamdır Necip Fazıl şiirinde... Necip Fazıl, bu bilinçle heceden kopmamış; onun olanaklarını uçlarda kullanarak, işlediği temaları etkileyici bir biçimde işleyebilmiş...

 

İktidara karşı politik duruşunu dile getirmek için yazdığı şiirler... o büyük şiirleri gölgelemese de, onların yanında oldukça cılız kalıyor.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Kısakürek’in Türk Şiirine Getirdikleri Ve Edebiyatımızdaki Yeri

Hasan Çebi - Necip Fazıl Kısakürek’in Türk Şiirine Getirdikleri Ve Edebiyatımızdaki Yeri

Necip Fazıl, başlangıçta halkın hislerine tercüman olan bir çizgide ilerlerken, zamanla Yunus Emre vari bir derinliğe ve metafizik bir azaba yönelmiştir. İlk dönem eseri olan Örümcek Ağı, halk şiiri formunda olsa da farklı bir muhteva sunar.

 

Necip Fazıl’ın sanatçı kimliği içindeki büyük paradokslara ve çatışmalara dayanır.

Necip Fazıl, halk şiiri kalıplarını mistik ve metafizik bir büyüyle birleştirmiştir.

 

1934 yılından itibaren şairin şiirindeki temel teknik bozulmasa da, içerik dini-tasavvufi bir yoğunluk ve psiko-estetik bir olgunluk kazanmıştır.

 

Mehmet Kaplan: Onun ızdırabının sosyal değil, "ferdi ve metafizik" olduğunu vurgular.

İsmail Habib Sevük: Nâzım Hikmet’le zıtlığı üzerinden onu tanımlar: > "O (Nâzım) haykırıyordu, bu inler. O dışa bakıyordu, bu içine gömülüdür."

Nihat Sami Banarlı: Fransız şiir anlayışını Türk halk şiiri söyleyişiyle birleştirdiğini belirtir.

Kenan Akyüz: Şairin "yerden göklere götüren yolu" tam bir dini imanla bulduğunu ifade eder.

 

Necip Fazıl, modern Fransız şiiri ölçülerini tekke şiiri verileriyle değerlendiren, sağlam teknikli ve titiz bir dil işçisidir. Soyut insanın evrendeki yerini ve ruh-madde problemini işler.

 

Şair, Abdülhak Hamid ile başlayan ancak derinleşemeyen "metafizik yönelişi" Türk şiirinde gerçek manada kuran isimdir.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Sesini Duyuramayanların Sesi

Atasoy Müftüoğlu - Sesini Duyuramayanların Sesi

Türkiye'de, Necip Fazıl baskıcı düzene karşı "yeni bir ufuk" açtı.

Statükoya karşı açık, korkusuz ve sorgulayan bir dil inşa etti.

İnandığı düşünceler uğruna pek çok davanın sanığı ve mahkumu olmasına rağmen susmadı.

Necip Fazıl, hayattan kaçarak şiire, sanata sığınanlardan değildi.

Türkiye'yi dolaşarak yaptığı konuşmalarla aydın ve halk arasındaki uçurumu kapattı.

Yazıları "su gibi akan", coşkulu ve öfkeli ama her zaman umutlu bir tondadır.

 

Hem Doğulu hem Batılı kodlara sahip, modern ve kentli bir kişiliktir. Sanatçı egosu ve benmerkezci yanı belirgindir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Kısakürek - Özet

Cahit Tanyol - Necip Fazıl Kısakürek

Namık Kemal ve Mehmet Akif gibi isimlerde toplumsal ve dini meseleler bireysel duyguların tamamen önüne geçer.

Yahya Kemal, toplumu tarih ve devlet ekseninde görür. Aşk gibi bireysel temaları bile tarihsel bir doku içinde işler.

 

Yahya Kemal, Ahmet Haşim ve Necip Fazıl gibi birbirini sevmeyen figürler, Nazım Hikmet'e komünist olduğu için değil, şiiri ister olumlu ister olumsuz, politika aracı yaptığı için karşıydılar.

 

Garip akımı, bayatlamış duygusallığa tepki olarak olumlu karşılansa da, şiiri nükte ve espri düzeyine indirgediği için eleştirilir.

 

Necip Fazıl ile Cahit Tanyol Garip akımına karşı ortak bir cephe oluşturmak için yeni bir dergi çıkarmaya karar verirler. İsim babası Necip Fazıl’dır.

 

Necip Fazıl dini bir araç olarak değil, mistik bir yaşantı olarak şiirine dahil etti.

 

Necip Fazıl kimsenin dokunmaya cesaret edemediği tabuları yıktı.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Şiirin Ufku: Esselâm

Mustafa Aydoğan - Şiirin Ufku: Esselâm

Esselâm, klasik bir şiir kitabının ötesinde, edebi türlerin iç içe geçtiği özgün bir çalışmadır.

1960-61 hapis yıllarında başlayıp 1972 Ramazan'ında tamamlanan eser; na't, mevlid ve siyerin şiirsel bir sentezidir. Peygamber Efendimizin 63 yıllık ömrüne atfen 63 bölümden oluşur:

52 Bölüm: Hz. Peygamber'in hayatı.

7 Bölüm: 101 Hadis'in manzum yorumu.

4 Bölüm: Peygamber'in dünyadan ayrılışı.

 

Necip Fazıl'ın çok önem verdiği bu eser, şiir kitapları arasında en "göz ardı edileni" olmuştur.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Öfke Ve Hiciv: Necip Fazıl Şiirinin Bir Başka Ucu - Özet

Fikret Uslucan - Öfke Ve Hiciv: Necip Fazıl Şiirinin Bir Başka Ucu

Necip Fazıl için öfke, sadece bir mizaç özelliği değil, inandığı değerlerin (imanın) bir savunma biçimidir. Sanatçının hayatı boyunca idealleri ile otoritenin uygulamaları çatışmış; bu çatışma, onun kaleminde keskin bir hicve dönüşmüştür.

 

Şair, halkın geçim sıkıntısını, enflasyonu ve idarecilerin halktan kopuk vaatlerini hicveder. 1947'deki "Neyleyim" şiirinden 1965'teki "Of Aman" şiirine kadar memleketin "içler acısı" panoramasını çizer.

 

1970'li yıllarda Necip Fazıl, köksüzlük, yabancılaşma ve Batı hayranlığını en büyük düşman ilan eder. Akademisyenlerden medyaya, siyasilerden Diyanet'e kadar her kurumu sertçe eleştirir.

 

1980 darbesi öncesindeki anarşi, ekonomik darlık (70 cente muhtaçlık) ve siyasi istikrarsızlık şairin öfkesini zirveye taşır. Tanzimat'tan beri gelen yanlış batılılaşmanın vatanı "Dârülaceze"ye çevirdiğini savunur.

 

Şair, sadece siyaseti değil, değişen insan tipini ve kaybolan namus anlayışını da hedef alır. Gençliğin yamyam sürüsüne benzetildiği, vicdanın pazarlarda satıldığı bir yozlaşmadan bahseder.

Necip Fazıl, demokrasiyi "halkın burnuna takılmış bir halka" olarak görür ve partileri çözümün değil, sorunun parçası sayar.

Şairin en ağır hicivleri, kendisine fikirsel olarak en yakın olması beklenen MSP ve Necmettin Erbakan'a yöneliktir. İslami söylemlerle yapılan siyaseti "yutturmaca" ve "ihanet" olarak niteler.

 

Necip Fazıl’ın hiciv oklarının en sivri ucu her zaman İsmet İnönü’ye yöneliktir.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ın Bestelenen Şiirleri - Özet

Selçuk Küpçük - Necip Fazıl’ın Bestelenen Şiirleri

Şairin en popüler eseri olan "Kaldırımlar" üç farklı isim tarafından bestelenmiştir: Ergün Ekşi (özgün müzik), Aykut Kuşkaya (pop) ve Funda Arar.

 

Aykut Kuşkaya, en çok Necip Fazıl şiiri besteleyen sanatçı olarak öne çıkar. "Ses", "Yattığım Kaya", "Ağlayan Çocuklar" (Kafesli Evler adıyla) ve "Serseri" şiirlerini batı müziği ve pop formunda yorumlamıştır.

 

Hasan Sağındık, "O'na" şiirini "Efendim" adıyla modern ilahi formunda seslendirmiştir.

 

Ayna grubu "Beklenen" şiirini rock sounduna yakın bir pop anlayışıyla, Ali Kocatepe ise "Veda" şiirini pop tarzında bestelemiştir.

 

Mehmet Güntekin, Sadun Aksüt, Muzaffer Şenduran ve Fırat Kızıltuğ gibi isimler "Veda", "Bu Yağmur", "Ninni", "Aydınlık" ve "Zindandan Mehmet'e Mektup" gibi şiirleri bestelemiştir. Özellikle "Veda" şiirinin 4 ayrı bestesi bulunmaktadır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Özgün İmge Oluşturması Bakımından Çile’deki Kelime Grupları - Özet

Mahmut Babacan - Özgün İmge Oluşturması Bakımından Çile’deki Kelime Grupları

Şair, 1962 yılında yayımladığı Çile kitabını şairliğinin "tek ve eksiksiz kadrosu" olarak görür.

Necip Fazıl, beklenmedik, şaşırtıcı kafiyeler, o güne kadar kullanılmamış mecaz, teşbih vs. gibi unsurlarla yeni bir metaforik şiir dili oluşturmuştur.

 

385 şiir üzerinde yapılan inceleme sonucunda toplam 5167 kelime grubu tespit edilmiştir. Metinde sıfat tamlamalarının (2460 adet) ezici bir üstünlüğe sahip olduğu, bunu belirli isim tamlamalarının takip ettiği görülür.

 

Cansız varlıklara veya doğaya insani özellikler yüklenerek imge dünyası derinleştirilir.

Herkesin bildiği kelimelerle, alışılmadık ve şaşırtıcı yeni bağdaştırmalar kurar.

 

Şiirde lamba, bir aydınlatma aracı olmaktan çok, 'merhamet yanan' bir araçtır... Şair böylece basit ve bildik kelimelere felsefî derinlik kazandırır.

 

Onun şiirlerinde imajlar bir süs veya kelime oyunu değil, işlevleri olan, duyguların mahiyetini ve şiddet derecelerini ifade eden vasıtalardır. Böylece şair kendi 'iç trajedisi'ni bu ifadeler vasıtasıyla evrene ve topluma yansıtır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Büyük Doğu'nun Siyaset, Toplum ve Devlet Tasarımı: İdeolocya Örgüsü

Abdurrahim Karadeniz - Büyük Doğu'nun Siyaset, Toplum ve Devlet Tasarımı: İdeolocya Örgüsü

Necip Fazıl İslam'ı hayatın her alanına müdahale eden bütüncül bir ideoloji (dünya görüşü) olarak kullanır.

Doğu ve Batı kavramlarına metafizik anlamlar katar.

Batı maddeye hakim ama ruh yoksunudur.

Doğu ise ruhun saf vatanıdır.

 

Necip Fazıl’ın tarih okumasında 1566 (Kanuni’nin ölümü) bir dönüm noktasıdır.

Kanuni devri, dıştaki ihtişamın (şevket) içteki ruhsal çürümeyi örttüğü bir dönemdir.

Bu dönemde din adamı tipinin "devlet memuruna" dönüşmesi ve düşünce hayatının donması, çöküşün asıl nedeni olarak gösterilir.

 

İdeolocya Örgüsü'nde sunulan devlet modeli, seçkinler eliyle yürütülen, halkın "sayısal çoğunluğuna" değil, "keyfiyet (nitelik) üstünlüğüne" dayanan bir yapıdır: Yüceler Kurultayı, bilge ve liyakat sahibi 101 kişiden oluşur. Başyüce, nefsini davasında yok etmiş, hakikat önünde herkesten daha fazla "köleleşmiş" ideal liderdir.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Büyük Doğu ve Gelecek Tasavvuru

Akif Emre - Büyük Doğu ve Gelecek Tasavvuru

Necip Fazıl’ı önceki İslamcılardan (Mehmet Akif gibi) ayıran temel özellik onun Cumhuriyet seçkinlerinin tam kalbinden gelmesidir.

 

Büyük Doğu’nun "gelecek tasarımı" şiirsel ve metaforik bir muhtevaya sahiptir.

Gelecek, rasyonel bir planlama ile değil, kaybedilmiş bir ruhun (geleneğin) modern bir formda yeniden doğuşu olarak tasvir edilir.

 

Abdülhamid Han gibi isimleri birer siyasi simgeye dönüştürerek, resmi tarihin kurgusunu sarsmaya çalışır.

 

Türk İslamcılığı büyük oranda edebiyatçılar (şairler) eliyle şekillendi. Bu gelenek, analitik ve soğukkanlı bir siyaset teorisi üretmek yerine; coşkulu, imgelem gücü yüksek ve "fikir öfkesi" ile beslenen bir dil kurmuştur.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Büyük Doğu Nereden Doğar? İslâmcılık, Doğu-Batı Sentezciliği ve Necip Fazıl

Alev Erkilet - Büyük Doğu Nereden Doğar? İslâmcılık, Doğu-Batı Sentezciliği ve Necip Fazıl

Necip Fazıl’ın Doğu ve Batı tanımları Batılı şarkiyatçıların tanımlarıyla şaşırtıcı bir benzerlik gösterir.

Ruhu ve duyguyu Doğu’ya, aklı ve maddeyi Batı’ya hasretmek…

 

Necip Fazıl Batı’nın kurguladığı bu şablonu reddetmek yerine, üzerine bir sentez bina etmeye çalışarak başlangıçta düşünsel bir tuzağa düşmektedir.

 

Necip Fazıl’ın en büyük hatası, Batı bilimini (teknolojisini) nötr/değerden bağımsız bir araç olarak görmesidir.

Batı bilimi, Antik Yunan’ın politeist ve doğaya hükmetmeye dayalı mantığı üzerine kuruludur. İslam bilim anlayışı (Sünnetullah) ise doğayla uyumlu bir bilme biçimidir.

Necip Fazıl’ın Batı’nın teknolojisini "çalıp getirecek" ulvi casuslar hayal etmesi, o teknolojinin ruhunun (doğaya tahakküm hırsı) kendi dünyasını dönüştüreceği gerçeğini göz ardı etmektir.

Necip Fazıl: "Eğer atom bombasını biz icat etseydik daha iyi müslüman olurduk"

(İdeolocya Örgüsü, s.121)

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Kısakürek'in Siyasi Fikirleri Üzerine Bir Değerlendirme

Burhanettin Duran - Kısakürek'in Siyasi Fikirleri Üzerine Bir Değerlendirme

Necip Fazıl eleştirdiği Kemalist zihniyete benzer.

Tıpkı Cumhuriyet reformları gibi, o da toplumu "yukarıdan aşağıya" (toplum mühendisliği ile) dönüştürmeyi hedefler.

"Başyücelik Devleti" tasarımı, halkın iradesinden ziyade, halkı eğiten ve yönlendiren "üstün bir aydın/kurultay" zümresine (Platonik bir aristokrasi) dayanır.

 

Necip Fazıl, İslam’ı sadece bir din değil, Kapitalizm ve Komünizme alternatif küresel bir "İdeolocya" olarak formüle eder.

Ona göre Batı'nın yükselişi aslında İslam'ın bir emri olan "eşya ve hadiselere tahakküm" fikrinin çalınmış halidir.

 

Necip Fazıl'ın milliyetçiliği, ırkçı (Atsız-vari) bir çizgiden ziyade "Anadoluculuk" eksenlidir.

Ona göre Türklük, İslam'a hizmet ettiği ölçüde değerlidir. "Türk, Müslüman olduğu için Türk'tür" tezi, milli kimliği tamamen dini bir zemine oturtur.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Çöle İnen Nur: Önder ve Peygamber

Cemile Sümeyra - Çöle İnen Nur: Önder ve Peygamber

Çöle İnen Nur'un klasik bir siyer değildir.

Kronolojiyi yer yer ihlal eder.

Peygamberin adını Hz. Muhammed (Sallallâhu aleyhi ve sellem) şeklinde yazmaz, "M..." veya "Gaye-İnsan" tabirlerini kullanır.

Tarih, bu Nur'un dünyaya inmesiyle gerçek manasına kavuşur.

Peygamber sadece bir haberci değil, insanın ulaşabileceği en üst "limit" (ufuk) ve yaratılış sebebidir (gaye).

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Bir Medeniyet Eleştirmeni Olarak Necip Fazıl

Dursun Ali Tökel - Bir Medeniyet Eleştirmeni Olarak Necip Fazıl

Necip Fazıl’ın gözünde Batı "içinde sultanı olmayan bir saray" gibidir.

 

Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar filmindeki makine karşısında zavallılaşan insan tasviri, Necip Fazıl’ın "ruh laçkası" dediği durumun görsel bir kanıtıdır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Kısakürek'in Yakın Tarih Görüşü Hakkında Bazı Değerlendimeler

Fahrettin Altun - Necip Fazıl Kısakürek'in Yakın Tarih Görüşü Hakkında Bazı Değerlendimeler

Necip Fazıl, 19. yüzyılın "her şeyi bilen/müdahale eden" entelektüel tipinin 20. yüzyıldaki temsilcisidir.

Necip Fazıl’ın yakın tarihe bakışı, doğrusal bir ilerleme değil, manevi bir düşüş (dekadans) hikâyesidir.

Türklerin tarihsel başarısı İslâm’la buluşup bir "ruh" kazanmalarına bağlıdır.

Düşüş Kanuni dönemindeki "kaba softalıkla" başlar, Tanzimat'la (1839) hızlanır ve Cumhuriyet'le zirveye ulaşır.

 

"Kızıl Sultan" (istibdatçı) imgesini tersyüz ederek bir "Ulu Hakan" (kurtarıcı/deha) portresi inşa eder. Bu bakışın kaynağı bilimsel veriler değildir.

Son Padişah Vahdettin için de benzer bir tutum içinde girer. Resmi tarihin "vatan haini" dediği figürü, "Büyük Vatan Dostu" ve "Mazlum" olarak nitelendirerek en radikal kopuşu gerçekleştirir.

 

İttihat ve Terakki’yi Batı kopyacılığını "şekavet" (eşkıyalık) boyutuna taşıyan, vatanı uçuruma atan bir macera ocağı; Köy Enstitülerini Anadolu çocuğunu ruhundan ayırmak için kurulmuş bir "komünizma tezgahı" olarak yorumlar.

 

Necip Fazıl tarihsel ve nesnel koşulları (reel-politik, ekonomik yapılar vb.) göz ardı eder; her şeyi padişahların veya liderlerin "şahsi dindarlığına" veya "ihanetine" bağlar. Kemalizm’e karşı sistemli bir teorik çerçeve yerine, isimler ve spekülasyonlar üzerinden bir muhalefet yürütmüştür.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

İslâm Felsefesi Karşısında Necip Fazıl

Fatih Toktaş - İslâm Felsefesi Karşısında Necip Fazıl

Necip Fazıl’a göre felsefe, ilahi sese kulak vermeyen, başıboş bir aklın ürünüdür.

Batı, Yunan aklı (maddeci), Roma düzeni (hendesi/geometrik) ve Hristiyan ahlakı üzerine kuruludur.

Necip Fazıl, sadece Batı felsefesine değil, İslâm içindeki "akılcı" veya "tasavvuf karşıtı" akımlara da savaş açmıştır.

Mutezile ekolünü ve İbn Teymiyye’i hakaretlerle aşağılar.

Reformcuları, Seyyid Kutup'u ve hatta Mehmet Akif'in bazı yaklaşımlarını "sahte Müslüman" eğilimler olarak sertçe eleştirir.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl'da Tarih Yaklaşımı ve Ulu Hakan Abdulhamid Han

Hasan Korkut - Necip Fazıl'da Tarih Yaklaşımı ve Ulu Hakan Abdulhamid Han

Necip Fazıl, tarihçileri üç sınıfa ayırır

Fotoğrafçılar

Ressamlar

Cemiyet Hamurkârları

 

Necip Fazıl, belgeciliği "ilim üniforması" diyerek küçümser; onun için önemli olan vakıa değil, muhakemedir.

 

Necip Fazıl’a göre Abdülhamid’i anlamak, Türk tarihindeki "sahte inkılaplar" bilmecesini çözmektir.

Mithat Paşa'yı "İngiliz ajanı" ve "kukla aydın" olarak görür. İttihat ve Terakki'yi ise Yahudi ve Mason localarının güdümünde, köksüz bir "aksiyon ocağı" olarak niteler.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Kendini Arayan Ben'in Öyküleri

Hüseyin Su - Kendini Arayan Ben'in Öyküleri

Yazarın doğup büyüdüğü dört katlı konak, "Bir Yalnızlık Gecesinin Vehimleri" öyküsünün ana mekânıdır.

Gıcırdayan kapılar, loş sofalar ve merdiven sesleri; korku ve yalnızlığın mimari birer unsuru haline gelir.

Ölüm, bu öykülerde soğuk bir bedenden ziyade, hayatın anlamını arayan diriltici bir ruh olarak karşımıza çıkar.

 

Öykülerin bir bölümü (özellikle 8 tanesi) kumar üzerinedir.

Necip Fazıl, kumarı ruhsal bir iflasın ve aynı zamanda manevi bir arınma ihtiyacının (tecellinin) sahası olarak görür.

 

Öykülerinde daha çok karakter çözümlemelerine odaklanır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl'ın Romancılığı Üzerine

Ahmet Özpay - Necip Fazıl'ın Romancılığı Üzerine

Necip Fazıl'a göre dünya hayatı, sağın sola, solun sağa geçtiği o yanıltıcı yansımadan ibarettir.

Necip Fazıl, romandaki karakterleri birer tip olarak kurgularken isimleri üzerinden kader tayin eder:

Naci: Necat bulan, kurtulan (Aydın insanın hidayet arayışı).

Hatçe: Ruhun rehberi, ilahi aşka giden yolda bir işaretçi.

Belmâ: Faydasız, kaba (Maddeci, bencil burjuvazi).

Âbid: Tapınan (Ancak Allah'a değil, ideolojiye/sol düşünceye).

 

Kafa Kâğıdı tam bir roman olarak değil, yazarın hayat hikâyesinden kesitler sunan bir ruhî hareket romanıdır.


Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Edebiyat ve Siyaset Bağlamında, Necip Fazıl'ın Edebî ve Siyasî Polemikleri

Mahmut Kanık - Edebiyat ve Siyaset Bağlamında, Necip Fazıl'ın Edebî ve Siyasî Polemikleri

Çemberlitaş’taki Konak / "Dehşetli bir korku" ve "marazî bir hassasiyetin" doğduğu, dedesinin emekli bir yargıç olduğu o ağırbaşlı İstanbul konağı.

Paris / "Kâbus Şehir"

 

Bâbıâli adlı eserinde sadece çevresini değil, kendi geçmişini ve nefsini de "otopsi" masasına yatırır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl'ın Üdebâmıza Dair Düşünceleri

Mustafa Ayyıldız - Necip Fazıl'ın Üdebâmıza Dair Düşünceleri

Yahya Kemal

Bahriye Mektebi'nden hocası olmasına rağmen, onu küçümsemesi tamamen "bir başka deve tahammülsüzlük" olarak yorumlanır.

 

Yakup Kadri

Başlarda hayranlık duysa da (Erenlerin Bağından eseriyle), sonradan onu "boyaları dökülmüş bir ahşap madde" olarak niteleyerek estetik bir reddedişe gider.

 

Nazım Hikmet

Okul yıllarından itibaren bir rekabet içindedirler. Nazım'ı "maddeci ve tebliğci" olarak kodlayıp küçümserken, kendini "ruhçu ve telkinci" olarak konumlandırır.

 

Tanzimat ve Edebiyat-ı Cedide yazarlarını (Abdülhak Hamid ve Fikret hariç) "Garp kopyacısı" olarak görür.

Özellikle Orhan Veli ve Garip akımını, Fransız şairi Supervielle’in kötü kopyaları ve "istidatsız tuhaflıklar" olarak niteler.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl'a ve Sanatına Yöneltilen Eleştirilere Toplu Bakış

Selma Günaydın - Necip Fazıl'a ve Sanatına Yöneltilen Eleştirilere Toplu Bakış

Necip Fazıl’ın kişiliği, işlevsel bir binadan ziyade, çevresindeki her şeyi domine eden, baskın ve "şerik kabul etmeyen" anıtsal bir yapıya benzer.

 

(Tanpınar) Onu "şiirin dar nizamına" girmeseydi bir "kahraman" ya da "deli" olabilecek bir enerji patlaması olarak niteleyen Tanpınar, aslında Necip Fazıl’ın form (biçim) ile içerik arasındaki gerilimini vurguluyor.

 

Onun düşünce dünyası, sarsılan bir toplumu "Ehl-i Sünnet" temeli üzerine yeniden inşa etme çabasıdır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Halkın Diliyle Şehrin Şiirini Yazan Adam

Mehmet Dursun Erdem - Halkın Diliyle Şehrin Şiirini Yazan Adam

Şiirsel Strüktür: Şairin "k" sesini bir perküsyon gibi kullanarak sokaktaki sertliği ve korkuyu (Kaldırımlar), "s" sesiyle suyun ve sükunetin ahengini (Olmaz mı) hissettirmesi.

 

Necip Fazıl, okuyucuyu sadece düşündürmez; onu şoka sokmak ve harekete geçirmek ister.

Ünlem ve emir cümleleriyle şiiri bir diyalogdan ziyade bir hitabet ve emre dönüşür.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Büyük Doğu Cemiyeti (28 Haziran 1949-26 Mayıs 1951)

Suat Ak - Büyük Doğu Cemiyeti (28 Haziran 1949-26 Mayıs 1951)

Büyük Doğu Cemiyeti, resmî olarak 28 Haziran 1949 Salı günü kuruldu.

Nizamname

4. maddede belirtilen dokuz kutuplu bir inanış sistemi (ideolocya örgüsü) var.

58. maddede üyelerin; kılık kıyafetten üsluba kadar "tek bir lezzet" belirtmesi isteniyor.

Cemiyet 26 Mayıs 1951’de fesih kararını ilan etti.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Tasavvufun Değiştirici Yönü, Necip Fazıl ve Ehl-İ Sünnet Anlayışı

Hilmi Uçan - Tasavvufun Değiştirici Yönü, Necip Fazıl ve Ehl-İ Sünnet Anlayışı

Arvâsî ile tanışması, dünyayı "yeni baştan ve teker teker gerçekleştirmeye muhtaç" hale getirir.

 

Necip Fazıl’da şiir, bu büyük "boşluğun" çığlığıdır; tasavvuf ise o boşluğun "mutlak hakikat" ile doldurulmasıdır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

"Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar"

İshak Yetiş - "Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar"

Necip Fazıl, İstiklal Mahkemeleri'ni tarihsel bir parantez olarak değil, Sokrates'ten bu yana süregelen "hak ve hakikati günlük kaygıların üstünde tutanların" uğradığı sistemli bir zulmün parçası olarak görür.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Fikir Öfkesiyle Kavrulan Bir Ömür

İsmail Sert - Fikir Öfkesiyle Kavrulan Bir Ömür

Menderes'e yazdığı mektuplardaki üslup, aslında bir "kurtarıcı" arayışıdır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Düşüncesinde Doğu-Batı ve Modernleşme

Işık Yanar - Necip Fazıl Düşüncesinde Doğu-Batı ve Modernleşme

Necip Fazıl’ın şiirindeki ve düşüncesindeki karamsarlığı, kentin ortasındaki yalnızlığı bir "sürgünlük" halidir.

 

Tekniğe evet, ama onun getirdiği ruhsuzluğa hayır

 

Necip Fazıl "hatırlamayı" bir direniş biçimi olarak kullanır.

 

 

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018 

Necip Fazıl ve Daemon - Özet

İbrahim Tökel - Necip Fazıl ve Daemon

"Gaiplerden bir ses geldi"

Şairi şüpheye, vehme ve metafizik bir krize sürükleyen bu güç, Necip Fazıl’ın sanatındaki yaratıcı gerilimin ana kaynağıdır.

 

Necip Fazıl, Batılı anlamda "trajedi"yi ve "daemonic kargaşayı" (Baudelaire veya Poe gibi) Türk şiirine taşıyan isimdir.

O, içindeki "şeytanı" dışarıda değil, bizzat kendi ruhunda bir "akrep" gibi hisseder.

 

Necip Fazıl’ın içindeki bu karanlık "daemonic" yolculuk, ancak bir Mürşit (Abdülhakim Arvasi) eliyle teskin edilebilmiş ve şairi yıkımdan kurtarıp "çile"nin olgunluğuna ulaştırmıştır.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’ın “Çile”sindeki Şiirlerde Halk Edebiyatı Unsurları - Özet

Yılmaz Irmak - Necip Fazıl’ın “Çile”sindeki Şiirlerde Halk Edebiyatı Unsurları

Necip Fazıl masal unsurlarını (devler, periler, cinler) sadece süs olarak değil, "gaibi (bilinmeyeni) kurcalamak" için kullanır.

Masallarda kötülüğü temsil eden devler, şairde nefsi ve korkuyu temsil eder.

 

Şeytani büyü insanı hapseden, beyni zehirli bir kıymık gibi tırmalayan karanlık güçtür.

 

Necip Fazıl’ın şiirinde halk inanışları ve evrenin yaratılış mitleri modern bir dille canlanır.

"Kainatta ne varsa suda yaşadı önce" dizesiyle, hem modern bilime hem de kadim Türk/İslam yaratılış mitlerine (başlangıçtaki sonsuz okyanus) atıf yapar.

 

Köroğlu, zulme başkaldırının ve mertliğin sembolü olarak modern bir destan kahramanı gibi yeniden kurgulanır.

"Garibcik" şiirinde, Anadolu’nun hüzünlü Yusufçuk efsanesini kendi "garipliği" ve gurbet duygusuyla birleştirir.

 

Adnan Menderes için yazılan Zeybeğin Ölümü adlı şiir, halk edebiyatındaki "ağıt" geleneğinin modern bir mersiye formunda devamıdır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

İbrahim Aşkî ve Necip Fazıl

Yusuf Turan Günaydın - İbrahim Aşkî ve Necip Fazıl

Necip Fazıl'ın hayatını değiştiren Abdülhakim Arvasî Hazretleri ile tanışmasından yıllar önce, tasavvufun kapısını ona aralayan kişi İbrahim Aşkî'dir.

 

Necip Fazıl'ın isteği üzerine hocası ona iki temel eser getirir: Sarı Abdullah Efendi’nin Semerâtü’l-Fuâd’ı ve Dîvân-ı Nakşî.

 

Aşkî'nin derslerinde Fuzûlî'den beyitler okuması ve bunları hikmetle açıklaması, Necip Fazıl'ın şiirdeki "sır idraki" ve "derinlik" arayışını beslemiştir.

 

Necip Fazıl, O ve Ben ile Kafa Kâğıdı eserlerinde hocasını derin bir hürmetle anar.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl’a Göre Felsefi Tefekkür ve Tasavvuf

Turan Koç - Necip Fazıl’a Göre Felsefi Tefekkür ve Tasavvuf

Necip Fazıl rasyonel düşünceyi (aklı) asla dışlamaz; aksine ona çok büyük bir yer verir. Ancak aklın her şeyi çözeceği iddiasına ("akılcılık") karşıdır.

Aklı reddetmek yerine onu kalbe bağlamayı, yani "kafayı kafayla kalbe çevirmeyi" hedeflemiştir.

 

Batı düşüncesi "nasıl" sorusuna cevap bulurken "niçin" sorusunda tıkanmıştır. Maddeye ve dış görünüme olan bu saplantı, iç aleme yabancılaşmayı getirmiştir.

 

Felsefe bir "arayış" (hata ihtimali olan bir macera), din ise bir "buluş" (mutlak hakikat) halidir.

Şairin dili, en derin mistik tecrübeleri anlatırken bile sağlam bir mantık örgüsüne ve analitik bir yapıya dayanır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Rüya Şifresi Bir Tâbirname: Şiir - Özet

Betül Coşkun - Rüya Şifresi Bir Tâbirname: Şiir

Necip Fazıl’ın şiiri, kurgusal olarak bizzat bir rüya hali üzerine inşa edilmiştir.

 

Kaldırımlar / Şair burada sadece bir sokağı anlatmaz; vehim ve korkuyla örülü bir "kabus dekoru" kurar. Karanlık, devler ve gaipten gelen sesler bu kabusun unsurlarıdır.

Şair için dünya hayatı, tasavvufi bir kabulle "uyku"dur.

 

Necip Fazıl'da rüya, "Ta Mavera’dan" haber getiren ilahi bir süreçtir. Gözsüz görmek, duyulmayan sesleri duymak; ruhun madde hapishanesinden çıkıp "emir alemi" ile temas kurmasıdır.

 

Necip Fazıl’ın kendi ifadesiyle; şiir, cemiyetin geçmişini ve geleceğini gösteren harikulade dolambaçlı bir rüyadır.

Şiir yazmak, şair için rüya görmekle eşdeğerdir.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Silik Fotoğraflar’dan - Özet

M. Orhan Okay - Silik Fotoğraflar’dan

"Üç Atlı" şiirindeki yalnızlık imgesi, şairin daha sonraki yıllarda geliştireceği "kimsesizlik" ve "metafizik yabancılık" duygusunun çocuk zihnindeki izdüşümüdür.

Konuşurken yüzünün hatlarının (yanağı, gözü, kaşı) aniden sıçraması, mimiklerinin mübalâğalı hâli.

Başlangıçta çevredekilerin "tiki var" diyerek hafife aldığı bu durum, Okay tarafından ilerleyen yıllarda "derin bir iç çatışmanın gayrî irâdî dışa vurumu" olarak yeniden tanımlanmıştır.

 

Sanatkârlık, mistiklik ve dinî endişe… Necip Fâzıl, bu üç uçlu çatalı seksen yıl boyunca dengede tutmaya çalışmış ve bu yükün ağırlığına rağmen "mes'ud" olarak ölmüştür.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Kısakürek’in Şiirindeki İnsan ve Topluma Bir Bakış - Özet

Ertan Örgen - Necip Fazıl Kısakürek’in Şiirindeki İnsan ve Topluma Bir Bakış

Şairin şiirinde kadın, dünya hayatına ait somut bir varlık değildir.

Kadın; mezar, taş, toprak ve sonsuzlukla ilişkilendirilir. Sevgiliye kavuşma ancak ölümle (tabut ve mezar imgesiyle) mümkündür.

 

Necip Fazıl için mekân, insanın iç dünyasının dışavurumudur.

Otel ve sokak yabancılaşmanın ve kimsesizliğin mekânıdır.

Şehir "yalancı bir belde" iken, mezarlık "sahici bir belde"dir. Toplumdan ayrılışın ve aslına dönüşün reel düzlemidir.

 

Şair, başlangıçta toplumdan kaçan bir "münzevi" iken, 1945'ten itibaren bir aksiyoner olarak topluma yönelir.

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

… 

Necip Fazıl Şiirinde Şehir - Özet

Köksal Alver - Necip Fazıl Şiirinde Şehir

Necip Fazıl şiirinde şehir (İstanbul şiiri hariç) her zaman olumsuz sıfatlarla anılır. Şehir; korkunun, dar darlığın ve çirkinliğin mekânıdır.

Şehirdeki insan artık bir "isim" değil, rasyonalite içinde bir "sayı"dır.

 

Kaldırımlar / Şehirdeki yalnızlığın doruk noktasıdır.

Ev, huzur ve birleştiricilik demekken; otel geçicilik, soğukluk ve "âşinasız" ölümlerin mekânıdır. Otel odası, cemiyetten kopmuş insanın trajik sığınağıdır.

Apartman, fiziksel yakınlığa rağmen ruhsal uzaklığın sembolüdür. Komşuluğun bittiği, insanların "saymaca deliklerde" (kutularda) yaşadığı bir hapishanedir.

Şehirde insan bir "cüce"dir.

Şehri "cücelerin yeri" ilan ederek kendi ruhunu dağlara, sonsuzluğa ve "Canım İstanbul"un manevi iklimine taşır.

 

Hece Dergisi - Necip Fazıl Özel Sayısı, Yıl 9, Sayı 97, 2. Basım 2018

…