Necip Fazıl Kısakürek - İdeolocya Örgüsü
Büyük Doğu Yayınları
I) ADIMIZ, DÂVAMIZ,
MÂNAMIZ
Büyük Doğu, sadece bir coğrafi terim değil, bir "ruh ve
keyfiyet plânı"dır.
Maddi sınırlara değil, zaman ve mana çerçevesine odaklanır.
Büyük Doğu
Yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.
Orkestra, Senfonya ve
Biz
Büyük Doğu, Batı’nın madde ağacını Doğunun ruh kökü üzerinde
yetiştirmeyi hedefleyen bir "mefküre senfonyası"dır.
Doğu-Batı
Dâva, hakikatin her yeri kaplaması gerektiğine inanır ve
Doğu-Batı ayırımını amelî bir istinat noktası olarak kullanır.
II) DOĞU VE BATI
MUHASEBESİ
Batının Doğuya Bakışı
Batılı için Doğu, akıl haysiyetinden yoksun, karanlık
hayaller peşinde koşan bir topluluktur.
Batının Kendisine
Bakışı
Batı kendini Eski Yunan (akıl), Roma (nizam) ve Hristiyanlık
(iç âlem) üzerine inşa etmiştir.
Doğunun Batıya Bakışı
İslamiyet’in zuhuruyla Batı’ya "dalâlet" gözüyle
bakan Doğu, zamanla bu üstünlüğünü kaybetmiş ve Batı karşısında "apışıp
kalmıştır".
Doğu ve Batı Birarada
Doğu ruhu zaptetmiş fakat maddeyi elinden kaçırmış; Batı ise
maddeyi fethetmiş ancak ruhunu kaybetmiştir.
Batının Ucuzculuğu
Batı, kuru akıl ve makine hâkimiyeti içinde ruhî
muvazenesini kaybetmiş, 20. asırda büyük bir buhrana düşmüştür.
III) TÜRKÜN
MUHASEBESİ
Oluş
Türk, gerçek ruh dünyasına İslamiyet’le girmiş ve Osmanlı
ile bu ruhu maddeye nakşetmiştir.
…
Ancak "sâf ve büyük tefekkür plânında" doğurucu
olunamamış, hep taklitçi kalınmıştır.
Teşhis
Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemleri, Batı’yı yanlış
anlayan "sahte kahramanlar" ve "kopyacı münevverler" eliyle
ruhun tahrip edildiği süreçler olarak görülür.
Avrupalı Tuzağı
Batılılaşma gayretleri, Türk milletinin kendi kendini tahrip
ve inkâr etmesi için kurulmuş bir tuzaktır.
Düşünemediğimizi düşünmedikçe düşünebilmekten uzak
yaşayacağız.
IV) ANA KAYNAK: İSLÂM
İslam, sadece bir din değil; kâinat, insan, ahlâk, devlet ve
siyaset görüşünün tek kaynağıdır.
Neye İnanıyoruz?
İnsan ve cemiyet hayatını her yönüyle tekeffül eden tek
nizamın İslam olduğuna inanılır.
İslam ve Toplum
İslam'da fert ve cemiyet birbirini tamamlar; "bir
kişinin herkes, herkesin de bir kişi olduğu" hakikati hakimdir.
İslam ve Devlet
Hakimiyet halkın değil, Hakkındır.
Devlet reisi (Ulü-l emr), Hakka esir bir ferttir.
Kendini Allaha esir ver ki, hürriyeti bulasın ve hayvan
hürriyetinden kurtulasın!
V) TARİH HÜKMÜ: NASIL
BOZULDUK
Bozulmanın kökenleri…
Kanunî Devri
Bozulma Kanunî Sultan Süleyman döneminde başlamıştır.
Şeyhülislamlığın padişaha bağlanmasıyla fetva makamı hürriyetini kaybetmiştir.
Tanzimat, Meşrutiyet ve Sonrası
Bu dönemler İslam'ın "itibardan düşürülmek"
istendiği, dıştan ve içten gelen ihanetlerle ruh kökünün kurutulduğu
süreçlerdir.
Giden şey İslâm, gelen şeyse hiçti.
VI) BEKLEDİĞİMİZ
İNKILAP
Daimâ Onu Bekliyoruz
400 yıldır beklenen inkılâpçı, Batı'nın fenniyle Doğu'nun
ruhunu birleştirecek olandır.
Derin ve Gerçek Müslüman
İnkılâbı sadece şeriat, tasavvuf ve selim aklı birleştiren
"gerçek mümin" gerçekleştirebilir.
Hedef
Ana hedef "Devrimbaz" sınıfıdır.
Vasıta
Vasıta ise fikir, sanat ve eğitimdir.
VII) BEKLEDİĞİMİZ
İNKILÂBIN YÖNLERİ
İktisadî Nizam
Faiz yasak, zekât farzdır. Sermaye ve mülkiyet cemiyet
hayrına "tedbirlidir".
Devlet
Necip Fazıl’a göre asıl olan, devletin hangi "ana fikir
manzumesine" hizmet ettiğidir.
İslam inkılâbında devlet şekli donmuş bir kalıp değildir.
Devlet bir gaye değil, hakkı ve hakikati yeryüzünde hakim
kılmak için bir vasıtadır.
Devlet, halkı "hastasını ona sormadan tedavi eden bir doktor"
gibi yönetmelidir. Yani halkın ne istediğinden ziyade, halkın neye ihtiyacı
olduğu (hakikat) esastır.
Karar mekanizmasının "başıboş kalabalıklar"ın
(niceliğin) eline bırakılmasını reddeder. Onun yerine "nitelik"
(keyfiyet) sahibi bir iradeyi savunur.
Yüceler Kurultayı: Cemiyetin her sahasında (ilim, sanat,
ordu, ticaret) en üstün, "yüce" şahsiyetlerden oluşan bir meclis.
Başyücelik: Bu sistemin merkezindeki irade. Başyüce, hem
halkın gerçek menfaatini temsil eder hem de mutlak hakikate (İslam’a) olan
bağlılığıyla otoritesini meşrulaştırır.
Kadın
Kadın "edep hadleri" içinde cemiyette yer almalı.
Ordu
"Yeni Altun Ordu" kurulmalı.
Mektep
Mektep bir telkin ocağı olmalıdır.
VIII) DEVLET VE İDARE
MEFKUREMİZ
Başyüce ve Kurultay
Devletin en üst iki organıdır. Kurultay vicdanı, Başyüce ise
iradeyi temsil eder. Aralarındaki ilişki, "bir insanda iki cephe veya iki
cephede bir insan" olarak tanımlanan mefkürevî bir ahenktir.
Başyüce
Herhangi bir devlet reisi değil, toplumsal bir semboldür.
"Başyüce, milletini tek şahıs içinde yekünlaştıran baş örnek..."
olarak tanımlanır. Emri katidir, ancak kanunlar manzumesine aykırı hareket
edemez.
Yüceler Kurultayı
Milletin dinde, ilimde, sanatta ve her sahada en seçkin
"aksiyoncu güzidelerinden" oluşur. Temel ilkesi "Hâkimiyet
Hakkındır" düsturudur.
Başyücelik Hükümeti
11 vekillikten ve bunlara bağlı müsteşarlıklardan oluşur.
Kurultaya karşı mesuldür.
Hükümetin 11 Davası
Ruh ve ahlak, irfan, köy, ordu, dış münasebetler gibi 11
temel mesele hükümetin ana odak noktalarıdır.
Yüce Din Dairesi
Devletin istişare merkezidir; dinde ihtisas sahiplerinden
oluşur.
Halk Divanı
Halkın doğrudan Başyüce’ye hesap sorabildiği bir adalet
tertibidir.
Başyücelik Akademyası
İlim, fen ve sanat dallarında mücerret çalışmalar yürüten
bir "kültür erkân-ı harbiyesi"dir.
Başyücelikte İş Ölçüsü
Tufeyliliğe (asalaklığa) yer yoktur; herkes verimli bir işe
memurdur.
Başyücelikte Ceza Ölçüsü
Ceza, suçun işlenmesini imkansız kılacak kesin bir maniadır.
Kasıtla öldürmeye idam, hırsızlığa el kesme cezası öngörülür.
Baş Yücelikte Umumi Manzara
Sokaklarda edepsiz tavırlara izin verilmez, terbiye zabıtası
kurulur.
Her türlü kumar, alkollü içki, uyuşturucu, zina ve faiz
(ribâ) mutlak olarak yasaktır.
Sinema sıkı devlet murakabesi altındadır; dans "alenî
zina" olarak kabul edilip yasaklanır; heykel putlaştırma kabul edildiği
için reddedilir.
Matbuat hürriyeti "millî ve içtimaî felaket
vesilesi" olarak görülür ve sıkı kontrole tabi tutulur.
Üniversite (Külliye): Özerklik kaldırılmıştır; tedrisat
parasızdır ve kız-erkek ayrıdır.
IX) TEMEL PRENSİPLER
Büyük Doğu
ideolojisinin "Dokuz Ölçü"sü
Ruhçuluk: Eşya ve hadiseleri madde üstü müessirlere bağlama
anlayışıdır. "Büyük Doğu'nun gördüğü ruhçuluk... Allahtan gelen, Allaha
giden..." bir niteliktedir.
Keyfiyetçilik: Çokluktan ziyade "tek"in
kanunlarına ve sâf cevhere odaklanır.
Şahsiyetçilik: Hâkimiyetin, idrak çilesini doldurmuş üstün
şahsiyetlere verilmesidir.
Ahlâkçılık: Temeli İslâm ahlâkıdır. "Bizim ahlâkımız;
kökümüzün, kaynağımızın... ahlâkı" dır.
Milliyetçilik: Irk ve toprak yobazlığına karşı, ruh ve
keyfiyet birliğine dayalı bir anlayıştır. "İslâma bağlı Türk ruhunun...
milliyetçiliği" olarak tanımlanır.
Sermaye ve Mülkiyette Tedbircilik: Başıboş kapitalizme
karşı, mülkiyet hakkını tanıyan ama sınırsız birikime engel olan bir sistemdir.
Cemiyetçilik: Fertle cemiyet arasındaki dengeyi, ferdi
cemiyet içinde ikmal ederek kurar.
Nizamcılık: Hayatı fikir, insan ve nizam üçlüsü içinde
değerlendirir.
Müdahalecilik: Devletin, ferdin öz nefsi üzerindeki murakabe
hakkını cemiyet adına kullanmasıdır.
X) HAL VE MANZARA
Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e kadar olan tarihî
süreç:
Asıl Dava Hep’çilikte: İslâm her şeyi kuşatacak bir
bütünlükte temsil edilmelidir.
Uydurma Dil Felaketi: Öz Türkçecilik hareketi eleştirilir;
dilin ruh köküne bir suikast olduğu belirtilir.
7 Ölüme Karşı Biz: Türk milletini bekleyen tehlikeler; ham
yobazlık, köksüzlük, fikirsizlik, devrim ağaları, komünizm, faşizm ve
emperyalizmdir.
İç ve Dış Düşman (Yahudi): Yahudilik, tarih boyunca her
türlü fitne ve fesadın merkezi olarak suçlanır.
Makine ve İdeal: Makine ancak ruhun emrinde olursa saadettir.
"Makineleşmek esarettir" uyarısı yapılır.
XI) ÇİLEMİZ VE
DAVAMIZ
Büyük Doğu mücadelesinin zorlukları ve hedef kitlesi
Ocak Kızıştı!: Mücadele en kritik ve alevli noktasına
gelmiştir.
Divanelere Muhtacız: Dava uğrunda her şeyini feda
edebilecek, aşk ve vecd sahibi "müspet divanelere" ihtiyaç vardır.
Türk Gençliğine: Gençlik, bu büyük idealin yegâne
taşıyıcısıdır. "Bütün ümidimiz sensin!" nidasıyla gençliğe seslenilir.
XII) EK
İslâm’ı Yenilemek: İslâm’ın özü değişmez, ancak onu anlama
ve uygulama biçimi olan "aynayı yenilemek" gerekir.
"Güneş yenilenemez, Göz yenilenir"
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder