10. Kitab: El-Vasiye
Vasiyet
Allah seni kendisinden bir ruhla desteklesin ki, Onunla
Ondan haber veresin. Hak tealayı, kendisinin kendisine dair olmak üzere haber
verdiği hususları bilesin.
İman nuru ile aklî delilin getirdiği ilim birleştirilmeli,
fakat iki yol birbirine karıştırılmamalıdır.
İman nuru, aklın kendi düşüncesi ($fikir$) neticesinde
ulaştığı tenzihî/selbî (Allah'ın ne olmadığını söyleyen) bilgilerin doğruluğuna
şahitlik eder. Fakat akıl nuru, sırf kendi teorik düşüncesiyle (fikrî nazar),
iman nurunun ve keşfin verdiklerinin doğasını idrak ve tasdik edemez.
Akıllar, ilâhî zata dair ancak âlemin muhtaç olduğu ve
âlemle münasebet kurduğu kadarını (yani mertebeleri ve sıfatları) bilebilirler.
Zat-ı ilâhîye dair marifette, en ileri akıl ile en yetersiz
akıl bütünüyle eşittir: İkisi de cahildir.
Mademki akıl kulvarıyla Hak bilinemez, o halde geriye tek
bir yol kalır: İlâhî bağışları kabul etmek üzere bir "mahal" (kap,
zemin) haline gelmek.
Allah’ın zatı üzerinde düşünerek kafanı yorma.
Ulaşılamayacak bir hedefle fikir planında uğraşmak, sadece
vakti zayi etmektir.
Zikir / Allah ile oturduğun zaman, O'nu zihnindeki bir
hayal, tasavvur, ön bilgi veya inanç esasında zikretme.
(Zikre devam ettikçe) Kalp kapısı açılıp kutsal ruhların
diliyle sâlike daha önce tatmadığı manevî zevkler gelmeye başlar.
Manevî zevkler ve hitaplar değiştikçe senin halin
değişmemeli; ilk anki duruşun ne ise sonrakinde de öyle olmalıdır.
Şayet kalbe gelen o sükûn ve huzuru kendi iradenle savacak
gücü kendinde buluyorsan, o sükûna da tam itimat etme. Kulda sarsılmaz,
savuşturulamaz bir hayret ve sükûn oluşmalıdır.
Kul, ilâhî azamet karşısındaki mutlak acziyetini ve
cehaletini idrak etmesi bakımından mahlukatın en cahili; Hak'tan doğrudan
aldığı ledünnî ilimler hasebiyle de mahlukatın en alimi olur.
Rabbim, ilmimi artır.
Arif bu hayret ve ilim talebi içinde yaşar, bu hal üzere
ölür.
…
İbn Arabi - Risaleleri 3 - Notlar
Resâilu İbn-El-Arabi
Mütercim: Vahdettin İnce, Kitsan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder