İbn
Arabi - Şeytan -
Notlar
Mütercim: Şemsettin Yeltekin, Ehil Yayınları, 2020
(Muhtemeldir ki bu metnin içeriği İbn Arabi’ye ait değil,
çeşitli kitaplardan derlenmiş yazılar İbn Arabi etiketiyle kitaplaşmış… Kitabın
içeriği böyle düşündürdü…)
Şeytan
Muaz b. Cebelden, o da İbn Abbas’tan (radiyallahu anhüma)
şöyle rivayet edilir…
(İblis, çirkin bir insan suretinde Resulullah’ın bulunduğu meclise
gelir.)
Vehim, insan zihninde aslen var olmayan korkuları,
kuruntuları ve dünyevi süsleri "mutlak gerçekmiş gibi" mevcut
gösterir; buna karşılık mutlak gerçek olan ahireti ve ilahi hakikatleri ise
uzak ya da "yokmuş gibi" algılatır.
Biri iki görmek,
yanılsamanın (telbis/iblis) ta kendisidir.
Sapkınlığın ve şirkin
kaynağı Vahid’in (Tek olanın) ikilik çerçevesinde görülmesidir.
İblis’in Hz. Adem’e secde
emri geldiğinde "Ben ondan hayırlıyım" demesi, kendisini
bütünden/Haktan ayrı, müstakil bir varlık olarak görmesi…
Vehim, aklın emrine girdiğinde saptırıcı olmaktan çıkar,
ilahi hakikatleri idrak etmeye yarayan bir araca dönüşür.
Iblis'in Hakikati
Allah’ın hem Hâdî (Hidayet veren, doğru yola ulaştıran) hem
de Mudill (Saptıran, şaşırtan) isimleri vardır.
Mudill isminin en eksiksiz, mükemmel aynası İblis’in
hakikatidir.
“Telbîs (ikilem)" “iblis”
ismi de bundan türemiştir.
İblis, göklerin ve yerin sırlarına meraklı olan salikleri
aldatmak için "arz ve sema suretlerinde", hatta "Zati
tecelliler" (büyük nurlar, rüyalar, keşifler) şeklinde açığa çıkabilir.
Salik, gördüğü bu hayali parıltıları "Allah’tan bir tecelli" sanarak
tuzağa düşer ve kibre kapılır.
İblis her kılığa girebilir ama asla Muhammedî surete (Hz.
Peygamber'in hakikatine) ve onun yeryüzündeki varisleri olan Kâmil İnsanların
suretine bürünemez. Çünkü o alan, mutlak Hâdî isminin koruması altındadır.
Karanlık, saf ışığın şeklini taklit edemez.
Şeytânın Tanımı
Şeytân: İki kökten
türediği kabul edilir. İlki, haktan, hayırdan ve ilâhî rahmetten
"uzaklaşmak" anlamına gelen şatn (şütûn);
ikincisi ise öfkeden "yanıp tutuşmak" manasındaki şeyt köküdür. Her iki anlam da varlığın doğasını
özetler: Hem rahmete fersah fersah uzaktır hem de hırs ve kibrinden ötürü ezelî
bir helâk yangınının içindedir.
İblîs: Dilcilere göre
iblâs kökünden gelir ki bu da "ümit kesmek, pişman olmak, şaşırıp kalmak
ve söyleyecek sözü olmamak" demektir.
Eyyub (a.s) ve Kıskanç Şeytan
Şeytanın insan doğasına karşı beslediği ezelî nefretin
kökeninde kıskançlık yatar.
Şeytanın "O sana malı mülkü için ibadet ediyor"
iddiası üzerine Hz. Eyyûb, evlatlarını, servetini ve sağlığını kaybederek ağır
bir imtihandan geçer.
Bu kıssa, şeytanın maddi musibetler yağdırsa bile samimi bir
müminin kalbindeki rıza ve teslimiyet kalesini asla yıkamayacağını gösterir.
Şeytânın Yaratılışı ve Mahiyeti
Onun aslı, ateşten yaratılmış bir cindi. Meleklerden değildi.
İblis denen o cin, “Rabbinin emrinden çıktı.” Allah’a itaat
etmekten kaçındı. Oysa biz biliyoruz ki, “Melekler, Allah’ın emrine isyan
etmezler, ne emrederse onu yaparlar.”
Hazreti Musa'nın Şeytanla Karşılaşması
Hz. Mûsâ ile İblis arasında geçen diyalog
Hz. Mûsâ'nın şefaatiyle tevbe etmek ister. Kibrinden vazgeçemez,
Hz. Mûsâ'ya üç tavsiye verir; karşısında insanın en zayıf
olduğu üç hal.
Birincisi; öfkelendiğin zaman beni hatırla, çünkü o zaman
kanın damarda cereyanı gibi ben de senin kalbinde dolaşırım.
İkincisi; Cihad zamanında beni hatırla
Üçüncüsü; mahremin olmayan bir kadınla oturma, sakın ola
yalnız kalma.
Dersler ve ibretler
Şayet İmanını yok etmeye güç getiremezse o zaman isyan
ettirmek ister. İnsana kötü amelleri süsleyip güzel gösterir. Özellikle büyük
günahlar işletmeye çalışır. Zira büyük günah işlemek, imansızlığa kapı açar.
Şeytânın Özellikleri
Sonra onların önlerinden, arkalarından, sağlarından,
sollarından onlara sokulacağım.
Ön (Gelecek): İnsana gelecek kaygısı, ölüm korkusu ve rızık
endişesi vererek onu güvensizliğe ve cimriliğe sürükler.
Arka (Geçmiş/Dünya): İnsanı geçmişin pişmanlıklarıyla oyalar
veya geride bırakacağı dünya malına, evladına, soyuna saplantılı hale getirir.
Sağ (Din/İbadet): İnsana ibadetleri esnasında riya
(gösteriş), kibir, ucub (amelini beğenme) hissi fısıldayarak iyiliklerini
içeriden çürütür.
Sol (Günahlar): Şehveti, haramı, isyanı ve zulmü doğrudan
çekici kılarak kulu yoldan çıkarır.
Şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi.
Şeytanın unutturma gücü
Hz. Yusuf’un hapisten çıkmasını sağlayacak vesileyi kralın
hizmetçisine unutturur.
Hz. Musa’nın yardımcısına mucizevi balığı unutturur.
Bu amansız düşmana karşı müminin elindeki tek silah, İstiaze (Eûzü çekmek / Allah'ın korumasına iltica
etmek).
Şeytânın icraatları
İnsanın kalbine korku salmak, panik ve gelecek kaygısı…
Harama bulaşan kazançlar, faiz, rüşvet ve gayri-meşru
nesiller üzerinden insanın en hassas olduğu iki varlık alanına (mal ve evlat)
sızmak.
Dini aslından saptırıp batıl örfler üretir.
Kadını erkeğe, erkeği kadına benzeterek fıtri dengeleri
altüst etmek.
Doğruluğu "budalalık", eğriliği ve kurnazlığı
"hüner" olarak pazarlamak.
Esnemek şeytandandır (gevşeklik alametidir).
İnsanı "Verirsen malın azalır" desisesiyle
cimriliğe iter.
Kusurunu itiraf etmeyen müstakbel bir şeytanlaşma adayıdır.
Küfrü hayal etmek küfür değildir.
İnsan ellerini kaldırıp üst cihetten (dua) isterse veya
başını alt cihete (secde) koyarsa kurtulur.
Şeytan ile Oduncunun Kavgası
Bir oduncu, insanların Allah’ı bırakıp kutsal sayarak
taptıkları bir ağacı kesmeye karar verir.
Dün sen Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni
değil ben, dünyadaki bütün şeytanlar bir araya gelsek yine yenemezdik. Lâkin
şimdi Allah rızası için değil de, sana altını vermediğim için kızdığından
gidiyorsun. İşte o yüzden bana mağlup oldun.
Şeytânın Hileleri
Binayı yapmanın zor, yıkmanın ise çok kolay olması gibi,
şeytan da cüz'i vesveselerle büyük tahribatlar üretir.
Şehvet ve öfke
Haset ve hırs
Acelecilik
Cimrilik
Dedikodu
Vesvese
Suizan
Şeytan ve Elinde Bir Bardak Su
Ebu Zekerriya ölüm döşeğindeyken, Şeytan elinde bir bardak
suyla gelip susuzluğuna karşılık "İsa, Allah'ın oğludur" ya da
"Allah yoktur" dedirtmeye çalışır.
Altın Devrini Yaşayan Şeytan
Mezarlıktaki kemikleri göstererek zenginleri servetiyle
gururlandırıp zalim ettiğini, fakirleri ise haset ettirip kadere tenkit
ettirerek "bir taşla iki kuş vurduğunu" iddia eder.
Hep Şeytan mı Kandıracak?
Bir mümin, şeytanın yanına giderek onun gibi olmak
istediğini söyler ve kandırma usullerini sorar.
Melek ve Şeytânın Hikâyesi
Saf bir melek, yanlışlıkla şeytanlar diyarına düşer. Şeytan melek
suretine bürünerek onunla bir sevgi oyunu oynamaya başlar. Şeytan, meleğin
kanatlarını kırarak kendi karanlığına geri döner. Karşısındakinin şeytan
olduğunu öğrenen melek yıkılır.
O çünkü şeytanı bile kendisi gibi sanmış. Çünkü onun
hayatında hep melekler varmış daha önce de hiçbir şeytanla karşılaşmamış.
Nuh (a٠s) ve
Şeytan
Hz. Nuh, asma kökleri dikerek geniş bir üzüm bahçesi kurmak
ister ancak kökler bir türlü yeşermez. Yaşlı bir ihtiyar kılığına giren şeytan,
bağın yeşermesi için yedi hayvanın (aslan, ayı, kaplan, çakal, köpek, horoz,
tilki) kanının köklere akıtılması gerektiğini söyler. Hz. Nuh'un izin
vermesiyle bu hayvanların kanı asmalara dökülür; bağ yeşerir ve üzümler yedi
farklı renge bürünür. Bu kanların etkisiyle, içki (şarap) içen insanlarda bu
yedi hayvanın karakter özellikleri sarhoşken açığa çıkar.
Her içki içen kimse sarhoşken; kendini aslan gibi cesur, ayı
gibi kuvvetli, kaplan gibi öfkeli (kükremiş), çakal gibi konuşkan (uluyan)
köpek gibi kavgacı (hırlayıcı), tilki gibi kurnaz ve intikamcı, horoz gibi
ötücü hisseder.
Şeytan ve Kocakarı
Şeytan, 40 yıldır ibadet eden Barsisa'yı saptıramadığı için
ümitsizce giderken bir kocakarıya rastlar. Kocakarı, yeni bir ayakkabı
karşılığında Barsisa'yı yoldan çıkaracağını söyler. Mabede gizlice giren kadın;
çalıntı bir bebek, şarap ve bıçakla Barsisa'yı tehdit eder: Ya şarap içecek, ya
zina edecek ya da çocuğu öldürecektir. Barsisa, en hafif günah gördüğü şarabı
seçer. Ancak sarhoş olunca iradesini kaybederek kadınla zina eder, ardından
kadının kışkırtmasıyla çocuğu öldürür. Yakalanıp idama götürülürken şeytan
karşısına çıkar ve onu kurtarma vaadiyle imanını çalar, ardından 'Ben senden
uzağım!' diyerek oradan uzaklaşır.
Şeytan, kadından korktuğu için vaat ettiği ayakkabıları ona
bir sopanın ucunda uzatır.
Peygamberimiz (s.a.v) ile Şeytan
Mescitte namaz kılan mümin, cahil bir kimse. O yüzden onu
yanıltmak ve namazını bozmak kolay. Fakat uykuda bulunan kişi, âlim bir zattır.
Vesvese Vermek İçin Dergâha 20 Yıl Hizmet Eden Şeytan
Yaşlı bir adam kılığına giren şeytan, Cüneyd-i Bağdadi’ye
mürit olmak ister. Cüneyd-i Bağdadi, ilk günden beri kim olduğunu bilerek 20
yıl boyunca dergâhta hizmet ettirir. Bir gece çamurlu yolda yürürlerken
Cüneyd'in lafıyla kimliği açığa çıkan şeytan, "Meğer sen çok büyük bir
insanmışsın" diyerek Cüneyd'e övgüler yağdırır. Amacı ona gurur vererek 20
yıldır yapamadığı tahribatı yapmaktır. Ancak Cüneyd hazretleri bu oyunu fark
eder ve onu hemen huzurundan kovar.
Muaviye ile Şeytan
Köşkünde uyuyan Muaviye'yi birisi namaz vakti geldi diye
uyandırır. Uyandıranın İblis olduğunu anlayan Muaviye ona güvenmez ve niyetini
sorgular.
Eğer namazı kaçırsan... bu ziyandan dolayı gözlerinden
yaşlar dökecektin. Bu dert yüzlerce namaza değer... İstedim ki öyle bir ah
etmeyesin.
Şeytan'ı İmtihana Çeken Mümin
“Hep Şeytan mı Kandıracak?” başlıklı bölümün neredeyse aynısı.
Şeytanla Güreşen Sahabe ve Aldığı Sır
Hz. Ömer karşılaştığı şeytanla güreşir ve onu üç kez üst
üste yere sererek başparmağını ısırır. Çaresiz kalan şeytan, yakasını kurtarmak
karşılığında Müslümanların kendisinden korunmasını sağlayacak sırrı vermeyi
teklif eder. Üçüncü yenilgisinden sonra bu sırrın Bakara Suresi'ndeki
"Ayete'l-Kürsî" olduğunu söyler.
Şeytânın Aldatması
Benim sizin üzerinizde bir nüfuzum yoktur. Fakat sizi
sapıklığa çağırdım. Siz de bana uydunuz. O halde beni kınamayın, nefsinizi,
kendinizi kınayın.
Şeytânın Pisliği
Cüneyd-i Bağdâdî’nin talebelerinden biri, manevi
mertebelerde kemale erdiğini düşünerek hocasının sohbetlerini bırakır ve
inzivaya çekilir. Düştüğü gurur sebebiyle şeytani rüyalar görmeye başlar;
rüyasında nehirler akan, lezzetli yemekler olan bir cennette olduğunu görür ve
bunu hakikat sanıp kibrini artırır.
Hadislerde Şeytan
Şeytan, insan doğduğunda yanına sokulur; Allah zikredilince
uzaklaşır, zikredilmezse kalbine yerleşir.
Cinlerin ve insanların şeytanlarından Allah’a sığın!
Eve girerken ve yemek yerken besmele çekilmezse şeytan o
evde hem barınma hem de yiyecek temin eder.
İnsan yatağa girdiğinde melek "hayırla bitir",
şeytan ise "şerle bitir" der.
Kulun içindeki kötülüğe çağrı şeytandan, hayra çağrı
meleklerdendir.
İblis tahtını su üzerine kurar.
…
Tasavvufun Anahtar Terimleri
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder