İbn
Arabi - Nasihatname -
Notlar
Ehil Yayınları, 2017
(Kitapla ilgili herhangi bilgi notu yok, açıktır ki
Arabi’nin eserlerinden derlemedir… Kim hazırlamış, barı bunu belirtselerdi…
Hülasa, Arabi’nin “Nasihatname” adıyla bir kitabı
olmadığını, bu kitabın “uydurma” olduğunu düşündüm, gördüm.)
…
Kitaptan notlar
Tüm mümin kardeşlerime, dinlerinde birlik ve beraberlik
içinde olmalarını, hiçbir şekilde dinde ayrılık çıkar-mamalarını vasiyet
ederim.
Fiilî zikir ki; en kıymetli zikirdir. Bu zikir Allah'ın emirlerinde
tezahür eder. Zekât ve sadaka vermek; 'Rezzak' ismi celilini fiilî zikirdir.
Merhamet ve şefkat göstermek; 'Rahim' ve 'Rahman' esmaları fiilî zikirdir...
Nerede ve ne zaman öleceğini bilemezsin. Onun için Rabbine
her halinde iyi zanda bulun. Ta ki Rabbine iyi zan ile kavuşasın...
Sözlerin de amellerin cümlesindendir...
Mümin, sebeplere sarılmalı ancak sonucu yalnızca Allah'tan
bilmelidir.
Müslümana, Müslüman olduğu için hürmet et.
Mümin, her yerde, her halini gören ve bilendir, Allah'ından
utanır dünya ve ahirette kendini mahcup duruma düşürecek bir amel işlemez. İşte
bu hal, Hayâdır...
Hakiki nasihat edenin dostu az olur.
Müslümanlığın güzelliklerinden biri de faydasız şeyleri terk
etmektir."
Bir mezhebe bağlanıp onu körü körüne taklit etme. Allah'ın
emrettiği şeyle amel et.
Hoşuna gitmeyen bir şey başına gelmişse, o anda sabret. Asıl
sabır böyle durumlarda gösterilen sabırdır...
Allah'ı zikretmek, kalbi dağınıklıktan, her parçası bir
yerde olmaktan, perişanlıktan kurtarır ve bir noktada, bir hedefe yönelmiş
olarak toplar...
Yemeğe tuz ile başla, tuz ile bitir. Çünkü tuz yetmiş
hastalığın şifasıdır.
Halka hakkın gözüyle bakan onlara merhamet eder. İlim
gözüyle bakansa onlara kin güder...
Sözün afeti yalan, ilmin afeti unutmak, ibadetin afeti riya,
zekâtın afeti övünmek, şecaatin afeti zulüm, cömertliğin afeti başa kakmak...
Evden çıkarken Ayetel Kürsi okumak (işleri kolaylaştırır) ve
eve girerken selam vermek evin bereketini artırır.
Doğan çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okumak
onu şeytanın şerrinden korur.
Sadaka belayı önler ve kulun elinden çıkıp önce Allah'ın
rızasına ulaşır.
İnsanın aslına (babası Âdem'e) yakışan, kusurunu itiraf edip
Allah'tan af dilemektir. Şeytan gibi "beni sen azdırdın" diyerek
kadere isyan edenler, soylarını manen şeytana bağlamış olurlar.
Cennette sadece yiyip içmek avamın kârıdır; Hakk'ın zatını
müşahede etmek ise ancak dünyada O'nu hakkıyla "bilenlerin"
(ariflerin) makamıdır.
Allah, akılla ve felsefeyle tam olarak idrak edilemez. O,
iki zıttı (El-Evvel ve El-Ahir, Ez-Zahir ve El-Batin) kendi zatında bir arada
bulundurandır.
Kul "Beni bağışla" dediğinde, Allah'ın Celil ismi
Gaffar ismine vekillik eder. Kul "Ya Allah" dediğinde, o anki
ihtiyacına göre o isim Şafi (Şifa veren) veya Munci (Kurtarıcı) manasını
toplar.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder