4 Şubat 2026 Çarşamba

İbn Arabi - Yakîn Kitabı - Notlar

İbn Arabi - Yakîn Kitabı - Notlar

Kitâbu’l-Yakîn

Mütercim: Osman Yolcuoğlu, Gelenek Yayınları, 2016

 


Mukaddime

Allah Teâlâ yakîni de ilmel yakin, aynel yakin ve hakkal yakin olmak üzere üçe ayırmıştır.

 

Hicri 602 (miladi 1204) yılında, el-Halil kentini ziyaret edip ardından Lut (a.s) bölgesine geçerken, iki arkadaşıyla birlikte Hz. İbrahim'in makamına uğrar.

Hz. İbrahim'in, Lut kavminin helakini izlediği ve secde ettiği o yerde, secde ederken ayaklarının toprağa gömüldüğü ve "Şahitlik ederim ki bu, hakka'l-yakîndir" dediği rivayet edilir.

İbn Arabi bu kutsal mekânda (Yakîn Mescidi'nde) içine doğan ilhamla bu risaleyi kaleme almaya karar verir

 

Yakîn’in Kökeni

Kelime, "suyun havuzda durması, sakinleşmesi ve yerleşmesi" (yakanel mâu fil hafreti) ifadesinden türetilmiştir. Dolayısıyla yakîn, imanın kalbe bütünüyle yerleşmesi, dalgalanmayı bırakıp sakinleşmesi ve sabitlenmesidir.

Yakîn aynı zamanda gemiyi idare eden "dümen" anlamına gelir.

Yakînin zıddı şüphedir.

 

Şeklen birbirine çok benzeyen veya ortak olan iki kavram/harf, hakikatte aynı manaya gelmez, aralarında ince farklar vardır.

 

Yakîn’in Üç Hali

İlme'l-yakîn, ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn derecelerinin ardında gizlenen bir de "yakîn hakikati" vardır.

Kulun yakîne ermesi, aslında ilahi huzurdaki mertebelere vakıf olması demektir.

Yakîn seması o kadar geniş ve yücedir ki, fiziksel (terkib) âlemde doğrudan bir eseri ilk bakışta görülmez.

 

Duyular her zaman olmasa da tecrübeyle sabit olduğu üzere sıklıkla yanılır.

Aklın verileri sadece canlılıkla sınırlıdır.

Keşif ehli ise basiret gözüyle baktığında cansız zannedilen varlıkların aslında konuştuğunu, zikrettiğini bizzat müşahede eder.

 

Akl’ın Yetersizliği

İlk bildiğinde yanılan akıl, bu son ulaştığı bilginin de yanlış olmadığını nereden bilebilir? Bu yüzden beşeri akla ve duyulara asla tam güvenilemez; hakiki ilim ancak ilahi bir hibe ve Rabbani bir imdat (yardım) ile gelebilir.

 

Hakikat olmayan yerden yakîn doğmaz.

Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar.

 

Sana yakîn gelinceye kadar Rabbine ibadet et

 

Mana Alemlerindeki Ruhani Oluşumlar

Yakîn kelimesini oluşturan harfler

 

Yakîn’in Sekiz Hali

Ey zavallı, sen nerede, yakînin meydana gelmesi nerede!

 

Allah kimin basiretini keşfeder, kilidi açılır ve kabirden haşrolursa, sekizi eksiksiz olarak gözüyle görür. Onlarsa bugün cidden azdırlar.

 

Cismâniyete Dâir

Cismin tertip edilmesi ruh üfürülmeden önce olmuştur.

 

“Ba” Harfinin Sırrı

 

“Ya” Harfinin Sırrı

Yakînin ya’sı harekeli olmuştur, çünkü varlığın aslı harekettir.

 

“Kaf” Harfinin Sırrı

Kafdağı yeryüzünün kazığı olmuştur. O, her yönden kuru, sabit ve güçlüdür.

 

“Ya” ise harf-i illettir; bütün hükümler ve mutluluğa götüren şeyler ondan meydana çıkmıştır. O, peygamberlerin harfidir.

 

“Nun” Harfinin Sırrı

Nun ise o da soğuktur.

Nun’un karşılığı ise ebced hesabında 50’dir. Bu da 100’ün yarısı olan kaf’tır. Bunun içindir ki yarım daire şeklinde olmuştur. Zira kaf; mim ve nun’dan oluşmuştur.

 

Vehimle Yakîn Olmaz

Bu gibi şeyler insanın fıtratındaki acelecilikten kaynaklanmaktadır.

 

Aklına güvenen ya da aklıyla bildiğini söyleyenlerden daha uğursuz kim vardır! 

 

Hakkal yakîne gelince o; himmetler arasındaki fiil sıfatları birbirinden ayrıldığı zaman kendinden hasıl olan duruma bakıp o mizaç sahibinin hükmetmesidir; onun alemindeki yeri neresidir, bünyesi neyin üzerinde durmadadır? O zaman durum buna göre olur.

 

“O’na döndürüleceksiniz.”

Bir şey ancak çıktığı makama döner. İşte o makam da gerçek yakîn ile ilgilidir.

… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder