2. Kitab: Risaletu’l İntişar
İntişar Risalesi
es-Saykal olarak bilinen Şeyh Ebu Abdullah Muhammed b.
Abdullah eş-Şerif el- Fasi
Ebu Abdullah'ın geniş bir ilmi güce sahip olduğunu, ufkunun
geniş olduğunu haber verdiler. Bu gücü zevk yoluyla mı yoksa nakil yoluyla mı
elde etti; bilmiyorum.
Halinden anladığım kadarıyla o bir nakil ehlidir. Bu yolda
nakil ehlinin acizliğine bakılmaz. Çünkü meseleler zevk ile ilgilidir, nakil
ehli olmak ise bir haldir. Bununla beraber dört engelden birinden ötürü bana
göre onun vakıf olması ihtimal dahilindedir.
Birinci Engel
Bu engel vakit ve mekan açısındandır. İlahi huzurdan
kalplere gelen sırlar çok değerlidir ve uygun vakit ile ehil kimseler
bulunmadan her yerde konuşulması doğru değildir.
Eğer Musa (a.s.), Hızır'a ilahi şarta bağlı olarak tabi
olmasaydı, mutlaka yaptıklarından dolayı onu cezalandırırdı
İkinci Engel
Ebu Abdullah'ın susmasının ikinci sebebi, muhatapta gördüğü
veya sezdiği bir sırdan dolayı edep göstermek istemesidir.
Üçüncü Engel
İki sufi bir araya geldiğinde birinin saflık nuru daha üstün
olabilir ve bazen bu nur gözü zayıf olanlar için perdeye dönüşerek keşfe engel
oluşturabilir. Alimin mübarek suskunluğunun bu tasavvufi engelden kaynaklanması
muhtemeldir.
Dördüncü Engel
Bu engel, suskunluğun acizlikten ve ilmin teferruatını
kavrayamamaktan kaynaklanması ihtimalidir.
Mağrib (Batı) fetihleri
En mahrem sırlar, gecenin gündüzden önce zikredildiği
Mağrib'de açıldı
Derin sırları yeni başlayan avama veya zevk ilmini bilmeyen
zahir alimlerine açmak haramdır
İtiraz ve Ayrılık
Biz yüksek makamlara sahip kimselerin yüce sırlardan söz
ettiklerini, bunları birbirlerine anlattıklarını görüyoruz.
Buradaki amaç delil istemek değil, sahip olunan manevi
nimetleri paylaşmaktır.
Hatırlatma
Soruyu soran kişi, meselenin ölçüsünü, kaynağını ve soru
sorulan kişinin makamını bilmekle yükümlüdür.
Sorulan kişinin haline bakılmalı, eğer makamında
derinleştiği halde konuşmuyorsa mazereti kabul edilmelidir.
Şeyh Ebu Abdullah'a yöneltilen sorulardan iki tanesi
Birincisi Hz. Peygamber'in "Allah'ı arayan bulur"
hadisi ile Bayezid-i Bistami'nin "Salik geri çevrilir ve yol
kapalıdır" sözünün çelişip çelişmediğidir. İkincisi ise Hallac-ı Mansur'un
"Bana, içtiğinin aynısını içirdi, bir misafirin diğerine yaptığı
gibi" beytinin anlamıdır.
Birinci Mesele
Tasavvuf kokusu alan biri böyle bir soru sormamalı,
Hz. Peygamber'in "Allah'ı arayan, O'nu bulur" sözü
haktır; ancak Allah'ı yine Allah ile arayan O'nu bulur. O'nu nefsiyle veya
başkasıyla arayan bulamaz.
Bayezid'in "Salik geri çevrilir" sözü ise nefsini
ve kendi iradesini görerek sülük eden, Allah'ın kendisini perçeminden tuttuğunu
unutan kişiyi kasteder; dolayısıyla o geri çevrilir ve yolu kapatılır.
…ben veliye Allah onu muvaffak kılsın bu meseleyle ilgili
olarak yirmi dokuz soru yöneltiyorum:
“Kim Allah'ı ararsa...” sözünde neden özellikle “Allah” ismi
kullanılmış
Bu arama anlam itibariyle nasıl kayıtlı olabilir veya
olmayabilir
Bu aramanın sebebi nedir?
Bu arama sohbet/beraberlik makamlarından biri midir
Arama hangi makamda olur?
“Arayan...” ifadesi genel mahiyette midir yoksa özel
mahiyette midir?
Bu arama ile ilgili söz, mahv ve ispat (silme ve yerinde
bırakma) levhinden midir yoksa ana kitaptan mıdır?
Cümle şart mı içermektedir, yoksa haber vermeye mi
yöneliktir?
Sözü edilen bulma, zatın kendisini bulmak mıdır, yoksa başka
bir şeyi bulmak mıdır?
Bu arama bedenle mi, himmetle mi, yoksa ikisiyle birlikte mi
olur?
Bu bulma, arkasında dönme olabilen türden bir bulma mıdır?
Bu bulma ile beraber bir şekil baki kalır mı, kalmaz mı?
Bu bulma, keşfetme mahiyetinde midir, müşahede etme
mahiyetinde midir?
Bu bulma özellikle sırra ait idraklerden midir, değil midir?
Bu salik nedir?
Bu salik ne zaman salik olmuştur?
Geri çevrildiğinde, üzerindeki salik ismi zail olur mu,
olmaz mı?
Yol hangisidir?
Belli bir yolu mu kast etmiştir, yoksa bütün tasavvuf
yollarını mı?
Sır nasıl olur?
Bu geri çevirme nasıl olur?
Bu salik nereye vardığında geri çevrilir?
Bu söz, hal midir, nakil midir?
Salik derken, bütün salikler cinsi mi kast edilmiştir, yoksa
zihinde malum olan belli bir salik mi kast edilmiştir?
Ne ile geri çevrilir?
Ne ile yolu kapatılır?
Niçin geri çevrilir?
Niçin yolu kapatılır?
Hadis ile Bayezid'in sözü arasındaki bu sülük zikrettiğimiz
bu şekilden başka türlü sahih olabilir mi?
İkinci Mesele
Sufiler, Allah veliyi muvaffak kılsın, Allah'ın yeryüzündeki
misafirleridir.
Hüseyin b. Mansur
"Bana, içtiğinden içirdi" diye haykırmıştır. Ancak
bu söz sadır olunca İzzet sahibi Rab ayn kılıcını çekmiş ve onu külli yokluk
sergisine uzatarak asılmasına hükmetmiştir.
Bizzat gören için latif bir anlam vardır
Bu yüzden Kelim (Musa) görmeyi istemiştir.
…
İbn Arabi - Risaleleri 3
Resâilu İbn-El-Arabi
Mütercim: Vahdettin İnce, Kitsan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder