Hülya
Tanman - İslam Düşüncesinde Hermes ve
İbnü'l-Arabî'de Hermetizm - Notlar
Yüksek Lisans Tezi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal
Bilimler Enstitüsü, Konya, 2019
Tez, İslam düşüncesinde Hermes’in kimliğini ve
Ibnü’l-Arabî’deki Hermetik unsurları incelemeyi hedeflemektedir.
Giriş: Değişik Kültür ve Geleneklerde Hermes
Hermes; Mısır'da Thoth,
Yahudilikte Uhnuh (Hanok), İslam’da ise İdris peygamber ile
ilişkilendirilmiştir.
Ortak özellikleri arasında tufanla anılması, seçkin bir
nebi/veli görülmesi ve semaya yükselmesi yer alır.
Mısırlı Tanrı Thoth
Yazının, geometrinin ve ilimlerin kurucusu sayılır;
"Ptah’ın kalbi ve dili" olarak nitelendirilir.
İbranilerde Hanok ya da Enoh
Allah’a itaat içinde bir ömür sürdüğü ve ölümü tatmadan
Tanrı’ya yürüdüğü belirtilir.
Yunanlarda Hermes Trismegistus
Mısırlı Thoth’un Yunan kültürüne geçmiş hali olup, tabiat
olaylarının ve gizemli ilimlerin tanrısıdır.
Hermetik Kaynaklar
Külliyat, M.Ö. 300’lerden itibaren Grekçe ve Latince olarak
şekillenmiştir.
En önemli kaynaklar Corpus Hermeticum, Asclepius ve Arapça
literatürde yer alan Zümrüt Tablet’tir.
Hermetizm
Hermes’e atfedilen dini-gizemli öğretilerin toplamıdır.
"Hermetik öğreti Yunanlı mı, Mısırlı mı, İran kökenli
Gnostik mi belli değildir" ve karma bir yapı arz eder.
Öğreti; Teolojik/Felsefî ve Pratik/Teknik (büyü, simya,
astronomi) olmak üzere ikiye ayrılır.
Birinci Bölüm: İslam Düşüncesinde Hermes
İslam Düşüncesinde Hermes’in Yeri
Arapça kaynaklarda genellikle üç Hermes’ten söz edilir;
bunlardan ilki İdris peygamberle özdeşleşen ve Mısır’da yaşayan Hermes’tir.
İslam düşüncesinde Hermes tanrı ya da yarı tanrı değil
gerçek bir insan sayılmıştır.
Hermes ile İdris Peygamber’in Özdeşleştirilmesi
Kuran’daki İdris peygamber vasıfları (kalemi ilk kullanan,
üstün makama yüceltilen) ile Hermes arasında benzerlikler kurulmuştur.
Şehristani’ye göre Hermes büyük peygamberlerden sayılır.
Dediklerine göre İdris Peygamber O’dur.
İbnü’l-Arabî’de İdris (a.s.)
İbnü’l-Arabî, İdris için Hermes ismini kullanmasa da onu
"Sâhibü’t-te’sis" (ilk kurucu) ve "Vâzıu’l-Hikem" olarak
tanımlar ki bu Hermetik nitelemelerle örtüşür.
İbnü’l-Arabî’nin İdris Peygamber anlatısı da [Hermetik
kaynaklarla] aynı doğrultudadır.
Hermetik Unsurların İslam Düşüncesine İntikali
Hermetizm, İslam dünyasına özellikle entelektüel kesim ve
tasavvuf üzerinden girmiştir.
Ancak ulema ve İbn Haldun gibi isimler, akideye ters düştüğü
ve büyücülükle ilişkili olduğu gerekçesiyle bu unsurlara tepki göstermiştir.
Harran Sâbiîleri
Hermetik geleneğin İslam dünyasına aktarımında kilit rol
oynamışlardır.
Onlar, peygamber olarak da Hermes Trismegistus ve
Agothodaimon’u seçmişlerdir.
Tercüme Faaliyetleri
Özellikle Abbasiler döneminde Halid b. Yezid ve Sâbit b.
Kurre gibi isimler vasıtasıyla Hermetik külliyat Arapçaya kazandırılmıştır.
İkinci Bölüm: İbnü’l-Arabî’de Hermetizm
Hermetik Unsurların İbnü’l-Arabî’ye İntikali
Arabî, bu unsurları İhvan-ı Safa risaleleri ve Endülüslü
sufîler kanalıyla tanımıştır.
O, bu bilgileri birebir taklit etmemiş, kendi düşünce
sistemine dahil etmek için süzgeçten geçirmiştir.
İbnü’l-Arabî’de Hermetik Unsurlar
Varlığın Birliği: Varlığın tek bir gerçeklik olduğu,
çokluğun ise bir hayalden ibaret olduğu fikri Hermetik metinlerle benzerlik
gösterir.
Sıfatları Tanrı’dan Olumsuzlama ve Benzetme
Tanrı’nın ancak ne olmadığı üzerinden (negatif teoloji)
bilinebileceği fikri ortaktır.
Mikrokozmos-Makrokozmos
İnsan "küçük âlem", evren ise "büyük
âlem" (veya İnsan-ı Kebir) olarak tanımlanır.
İnsan âlemin ruhudur.
Tanrı-Âlem-İnsan Münasebeti
Âlem, Allah’ın bir tecellisi ve gölgesi olarak görülür.
Aklın Kullanılması
Her iki düşüncede de nazari aklın Allah’ı bilmede yetersiz
olduğu, hakikate ancak "marifet" veya "keşf" ile
ulaşılabileceği savunulur.
Sembollerin Kullanılması
Özellikle "ayna" ve "gölge" sembolleri,
yaratılışı ve Hak-halk ilişkisini açıklamak için her iki sistemde de merkezi
öneme sahiptir.
Gnostik/İrfanî Unsurlar
Bilginin rasyonel değil, Allah’ın bir lütfu olarak kalbe
inen bir nur (irfan) olduğu vurgulanır.
Dinlerin Aşkın Birliği
İbnü’l-Arabî’nin "Sevgi dini ile dinlendim" beyanı
gibi ifadeleri, Hermetizmin tüm inançlara hoşgörüyle bakan evrensel
yaklaşımıyla ilişkilendirilir.
Sonuç
Birinci bölümdeki incelemelerimiz neticesinde, Hermes’in
İslam düşüncesinde tanındığını ve İslam düşünürlerinin eserlerinde O’na yer
verdikleri sonucuna ulaştık. Hermes’in İdris Peygamber ile özdeşleştirildiğini,
Thoth ile bir tutulduğunu ortaya koymaya çalıştık. Hermes figürünün ise İslam
düşüncesine öncelikle Sâbiîler ardından da tercüme faliyetleri ile intikal
ettiğini tespit ettik.
İbnü’l-Arabî’nin düşünce sisteminin tamamı da özgün olmakla
birlikte bu özgün sistemine kendi ifadeleri ve kendi terminolojisi ile bazı
hermetik unsurları eklemiş olduğunu söyleyebiliriz. Bu hermetik unsurları
İbnü’l-Arabî kendi vahdet-i vücûd görüşüne adapte edip, kendi özel yöntemi ile
yorumlamıştır.
Hermetik metinlerde bulunan bazı felsefî ve dinî konulardan
varlığın birliği yani Tanrı’nın varolan her şey olduğu,
mikrokozmos-makrokozmos, gnostik unsurlar, aynı sembollerin aynı anlama gelecek
şekilde kullanılması, bir olumsuzlama ile ancak Tanrı fikrine ulaşılabileceği
gibi hususların İbnü’l-Arabî de de konu edinildiğini ortaya koymaya çalıştık.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder