12 Şubat 2026 Perşembe

İslam Düşüncesinde Hermes ve İbnü'l-Arabî'de Hermetizm - Notlar

Hülya Tanman - İslam Düşüncesinde Hermes ve İbnü'l-Arabî'de Hermetizm - Notlar

Yüksek Lisans Tezi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya, 2019

 

Tez, İslam düşüncesinde Hermes’in kimliğini ve Ibnü’l-Arabî’deki Hermetik unsurları incelemeyi hedeflemektedir.

 

Giriş: Değişik Kültür ve Geleneklerde Hermes

Hermes; Mısır'da Thoth, Yahudilikte Uhnuh (Hanok), İslam’da ise İdris peygamber ile ilişkilendirilmiştir.

Ortak özellikleri arasında tufanla anılması, seçkin bir nebi/veli görülmesi ve semaya yükselmesi yer alır.

 

Mısırlı Tanrı Thoth

Yazının, geometrinin ve ilimlerin kurucusu sayılır; "Ptah’ın kalbi ve dili" olarak nitelendirilir.

 

İbranilerde Hanok ya da Enoh

Allah’a itaat içinde bir ömür sürdüğü ve ölümü tatmadan Tanrı’ya yürüdüğü belirtilir.

 

Yunanlarda Hermes Trismegistus

Mısırlı Thoth’un Yunan kültürüne geçmiş hali olup, tabiat olaylarının ve gizemli ilimlerin tanrısıdır.

 

Hermetik Kaynaklar

Külliyat, M.Ö. 300’lerden itibaren Grekçe ve Latince olarak şekillenmiştir.

En önemli kaynaklar Corpus Hermeticum, Asclepius ve Arapça literatürde yer alan Zümrüt Tablet’tir.

 

Hermetizm

Hermes’e atfedilen dini-gizemli öğretilerin toplamıdır.

"Hermetik öğreti Yunanlı mı, Mısırlı mı, İran kökenli Gnostik mi belli değildir" ve karma bir yapı arz eder.

Öğreti; Teolojik/Felsefî ve Pratik/Teknik (büyü, simya, astronomi) olmak üzere ikiye ayrılır.

 

Birinci Bölüm: İslam Düşüncesinde Hermes

İslam Düşüncesinde Hermes’in Yeri

Arapça kaynaklarda genellikle üç Hermes’ten söz edilir; bunlardan ilki İdris peygamberle özdeşleşen ve Mısır’da yaşayan Hermes’tir.

İslam düşüncesinde Hermes tanrı ya da yarı tanrı değil gerçek bir insan sayılmıştır.

 

Hermes ile İdris Peygamber’in Özdeşleştirilmesi

Kuran’daki İdris peygamber vasıfları (kalemi ilk kullanan, üstün makama yüceltilen) ile Hermes arasında benzerlikler kurulmuştur.

Şehristani’ye göre Hermes büyük peygamberlerden sayılır. Dediklerine göre İdris Peygamber O’dur.

 

İbnü’l-Arabî’de İdris (a.s.)

İbnü’l-Arabî, İdris için Hermes ismini kullanmasa da onu "Sâhibü’t-te’sis" (ilk kurucu) ve "Vâzıu’l-Hikem" olarak tanımlar ki bu Hermetik nitelemelerle örtüşür.

İbnü’l-Arabî’nin İdris Peygamber anlatısı da [Hermetik kaynaklarla] aynı doğrultudadır.

 

Hermetik Unsurların İslam Düşüncesine İntikali

Hermetizm, İslam dünyasına özellikle entelektüel kesim ve tasavvuf üzerinden girmiştir.

Ancak ulema ve İbn Haldun gibi isimler, akideye ters düştüğü ve büyücülükle ilişkili olduğu gerekçesiyle bu unsurlara tepki göstermiştir.

 

Harran Sâbiîleri

Hermetik geleneğin İslam dünyasına aktarımında kilit rol oynamışlardır.

Onlar, peygamber olarak da Hermes Trismegistus ve Agothodaimon’u seçmişlerdir.

 

Tercüme Faaliyetleri

Özellikle Abbasiler döneminde Halid b. Yezid ve Sâbit b. Kurre gibi isimler vasıtasıyla Hermetik külliyat Arapçaya kazandırılmıştır.

 

İkinci Bölüm: İbnü’l-Arabî’de Hermetizm

Hermetik Unsurların İbnü’l-Arabî’ye İntikali

Arabî, bu unsurları İhvan-ı Safa risaleleri ve Endülüslü sufîler kanalıyla tanımıştır.

O, bu bilgileri birebir taklit etmemiş, kendi düşünce sistemine dahil etmek için süzgeçten geçirmiştir.

 

İbnü’l-Arabî’de Hermetik Unsurlar

Varlığın Birliği: Varlığın tek bir gerçeklik olduğu, çokluğun ise bir hayalden ibaret olduğu fikri Hermetik metinlerle benzerlik gösterir.

 

Sıfatları Tanrı’dan Olumsuzlama ve Benzetme

Tanrı’nın ancak ne olmadığı üzerinden (negatif teoloji) bilinebileceği fikri ortaktır.

 

Mikrokozmos-Makrokozmos

İnsan "küçük âlem", evren ise "büyük âlem" (veya İnsan-ı Kebir) olarak tanımlanır.

İnsan âlemin ruhudur.

 

Tanrı-Âlem-İnsan Münasebeti

Âlem, Allah’ın bir tecellisi ve gölgesi olarak görülür.

 

Aklın Kullanılması

Her iki düşüncede de nazari aklın Allah’ı bilmede yetersiz olduğu, hakikate ancak "marifet" veya "keşf" ile ulaşılabileceği savunulur.

 

Sembollerin Kullanılması

Özellikle "ayna" ve "gölge" sembolleri, yaratılışı ve Hak-halk ilişkisini açıklamak için her iki sistemde de merkezi öneme sahiptir.

 

Gnostik/İrfanî Unsurlar

Bilginin rasyonel değil, Allah’ın bir lütfu olarak kalbe inen bir nur (irfan) olduğu vurgulanır.

 

Dinlerin Aşkın Birliği

İbnü’l-Arabî’nin "Sevgi dini ile dinlendim" beyanı gibi ifadeleri, Hermetizmin tüm inançlara hoşgörüyle bakan evrensel yaklaşımıyla ilişkilendirilir.

 

Sonuç

Birinci bölümdeki incelemelerimiz neticesinde, Hermes’in İslam düşüncesinde tanındığını ve İslam düşünürlerinin eserlerinde O’na yer verdikleri sonucuna ulaştık. Hermes’in İdris Peygamber ile özdeşleştirildiğini, Thoth ile bir tutulduğunu ortaya koymaya çalıştık. Hermes figürünün ise İslam düşüncesine öncelikle Sâbiîler ardından da tercüme faliyetleri ile intikal ettiğini tespit ettik.

 

İbnü’l-Arabî’nin düşünce sisteminin tamamı da özgün olmakla birlikte bu özgün sistemine kendi ifadeleri ve kendi terminolojisi ile bazı hermetik unsurları eklemiş olduğunu söyleyebiliriz. Bu hermetik unsurları İbnü’l-Arabî kendi vahdet-i vücûd görüşüne adapte edip, kendi özel yöntemi ile yorumlamıştır.

 

Hermetik metinlerde bulunan bazı felsefî ve dinî konulardan varlığın birliği yani Tanrı’nın varolan her şey olduğu, mikrokozmos-makrokozmos, gnostik unsurlar, aynı sembollerin aynı anlama gelecek şekilde kullanılması, bir olumsuzlama ile ancak Tanrı fikrine ulaşılabileceği gibi hususların İbnü’l-Arabî de de konu edinildiğini ortaya koymaya çalıştık.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder