27 Mayıs 2020 Çarşamba

Rize siyasi tarihi (1923-1950)


Sinan Başaran - Rize siyasi tarihi (1923-1950)

Özet
Bu çalışmanın amacı; 1923-1950 dönemi Rize’deki siyasi teşkilatlanmaların oluşumunu, iktidarın çalışmalarını ve bunun şehirdeki yansımalarını ortaya koymaktır.

Giriş bölümünde yöre insanın mizacı, değer yargıları, sosyal, ekonomik ve kültürel durumu genel hatlarıyla ortaya konulmuştur.
Birinci bölümde, CHP’nin Rize ve ilçelerindeki teşkilatlanmasına, 1933-1936 dönemi Çoruh vilayetine bağlı olan ilçe teşkilatlanmalarına ve SCF (Serbest Cumhuriyet Fırkası) ile DP (Demokrat Parti) yapılanmasına değinilmiştir.
İkinci bölümde ise, Rize Türk Ocaklarından ve Rize Halkevinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölüm, 1923-1950 dönemi Rize’de yapılan sekiz genel seçim ve iki ara seçim sonuçları ile seçilen vekillerin biyografilerine dair bilgiler içermektedir.

Giriş
Karadeniz Bölgesi’nin iklimi ve engebeli coğrafyası düşünüldüğünde Rize insanın sert mizaçlı, inatçı ve özgür ruhlu olduğu anlaşılır.
Rize insanının muhafazakâr bir yapısı vardır. Aile bağları güçlüdür. Aile kavramının bölgede çok güçlü olması kalabalık sülalelerin bir arada yaşamasına neden olmuştur.
…her bucakta ve ilçede öne çıkan ve sözleri dinlenen belli başlı aileler bulunmaktadır.
Ekonomik açıdan bakıldığında ise il son derece fakirdir. Ekilebilir arazisi azdır.
…gurbetçilik çoktur (s. 1).

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından / Rize’de şube açan iki cemiyetten söz edilebilir: Birincisi zararlı cemiyetler arasında gösterilen Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti, diğeri Milli Mücadele taraftarı olan Trabzon Muhafaza-ı Hukuku Milliye Cemiyetidir.
Rize ve çevresinin yarı özerk bir statüde yönetilmesi fikrini dile getiren Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyetinin faaliyetleri 28 Eylül 1919’da kapatılmasıyla sonlanmıştır (s. 2).

Trabzon Muhafaza-ı Hukuku Milliye Cemiyetinin Rize şubesi 24 Mart 1919’da kuruldu. İlk üyeleri Mataracızade Mehmet (Mataracı), Şükrü, Tuzcuzade Süleyman, (Eczacı) Tevfik, Lazoğlu Mustafa (Turanlı), Mataracızade Hakkı (Mataracı), Güvelioğlu Ahmet (Güveli) ve Hacıömeroğlu Ahmet Efendiler’dir.

Mataracızade Mehmet: 1879’da (R.1295) Rize’de doğdu. …tahsili yoktur. Askerlik yapmadı. I. Dünya Savaşı’nda Hopa’ya giden gönüllü birliklere gerekli olan malzemenin deniz yoluyla nakliyesi görevinden bulundu. Bölgenin Ruslar tarafından işgali üzerine İstanbul’a gitti. Burada fırıncılıkla uğraştı. Millî Mücadele Dönemi’nde, Ankara’nın görevlendirmesi üzerine Rize’ye geri döndü. Millî Mücadeleye, Batum üzerinden deniz yoluyla silah ve cephane nakliyesi görevinde bulundu. Rize’de MHG’nin (Müdafaa-i Hukuk Grubu) ve akabinde kurulan CHP’nin kurucu başkanlığını üstlendi. Uzun yıllar Rize’de CHP il başkanlığı görevinde bulundu. Ticaretle ve çiftçilikle uğraştı. Rize’nin sözü geçen eşrafından olan Mehmet Mataracı, 1953 yılı Ağustosunda vefat etti. Rize Tophane Mahallesi’nde bulunan aile kabristanlığına defnedildi (s. 3).

Rize’de İzmir’in işgalini protesto mitingi düzenleyen cemiyet, o dönem Erzurum ve Sivas Kongrelerine delege gönderdi. Sivas Kongresi sonrası tüm cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti adı altında birleşmesi sonucu şubenin adı MHC (Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti) olarak değişti.

BMM’nin açılmasının ardından 23 Nisan 1920-10 Ağustos 1923 tarihlerini kapsayan birinci dönem Lazistan vekilleri; Osman Nuri (Özgen), Ziya Hurşit, Mehmet Necati Memişoğlu, Esat Özoğuz, Zeynel Abidin Atak ve İbrahim Şevki Bey’lerdir.
Osman Nuri Bey, Osmanlı Mebusan Meclisi üyelerinden olduğu için oylamaya katılmadan doğrudan Meclise girdi.

Birinci dönem Mecliste Esat Bey, Ziya Hurşit ve Abidin Beyler, Mustafa Kemal’in bulunduğu Birinci Grup’ta yer alırken sonrasında Ziya Hurşit ile Abidin Beyler muhalif olan İkinci Grup’a geçtiler.
…Birinci Grup’ta yer alan Esat Özoğuz bir sonraki dönem yeniden vekil seçildi. Diğerleri bir daha milletvekili seçilemedi.

Birinci Bölüm
1. Rize Vilayetinde Parti Teşkilatlanmaları ve Devrimlerin Yansıması
Cumhuriyet Halk Partisi, 9 Eylül 1923’te “Halk Fırkası” adıyla kurulmuş (…) İsmet Paşa’nın 20 Kasım 1923’te yayımladığı bir genelgeyle yurttaki tüm Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri Partiye intikal ettirilmiş ve Partinin ilk teşkilatları da hâlihazırdaki bu cemiyetlerin idare kurulları olarak kabul edilmiştir (s. 9).

1 Haziran 1925’te parti müfettişlikleri kuruldu.
Rize, Trabzon, Gümüşhane, Giresun ve Ordu vilayetleri üçüncü bölge müfettişliğini oluşturdu.
…bölgeye müfettiş olarak Şevket Bey atandı.

Şevket Bey, Teftiş sonrası hazırladığı raporda (Eylül 1925’te Rize’deydi), Rize halkının hükümete ve cumhuriyete bağlı fedakâr insanlardan oluştuğunu belirtmiş, ayrıca inkılapları da benimsediklerini vurgulamıştır (Yeniyol Gazetesi, (6 Teşrinievvel 1341), sayı: 244-344.). / s. 10

Parti, çalışmalarını Piriçelebi Mahallesi’nde iki katlı binada yürütmekteydi. 1932’de Halkevi kurulmasıyla birlikte Parti teşkilatı bu binanın üç odası ile ortak salonda faaliyetlerine devam etti.

Rize’deki mahalle, köy ve nahiye teşkilatlarının kurulması 1930’ların ortalarını bulacaktır.

…il yönetimi beş ya da yedi kişiden oluşabiliyordu.
1933 yılında Artvin ve Rize illeri birleştirilerek Çoruh adıyla yeni bir il kuruldu.
…yeni il idare heyetini seçmek için 26 Mayıs Cuma günü kongre yapıldı.
Yeni vilayetin artan nüfusu nedeniyle daha önce 7 olan idare kurulu üye sayısı bu seçimde 9’a çıkarıldı. Heyetin başkanlığına yeniden Mehmet Mataracı seçildi.

Parti, halk arasında kökleşememişti.
Fırkanın kuvvetlenmesine ve halk üzerine bir sempati uyandırmasına mani olan en kuvvetli sebep, fırka teşkilatının mahdut [sınırlı] bir zümrenin inhisarı [tekeli] altında kalmış olmasıdır. Rejimin gayesini kavramaktan aciz olan bu zümre, fırka nüfuzunu yalnız şahsi istifadelerini temin için kullanmaktan başka bir şey yapmış, fırkanın umdelerini halka aşılamak görevini tamamıyla ihmal etmişler, yalnız her teşekkülün başına geçerek onu istismar etmeyi düşünmüşler ve bu suretle muhitte her gün biraz daha genişleyen bir hoşnutsuzluk başlamasına sebebiyet vermişlerdir (s. 14-15).

Bu yüzden 1930’lu yıllarda Genel Merkez, taşra örgütlerini sıkı bir şekilde kontrol etmeye başladı.
1934-35 yılları Rize’deki teşkilatlanmanın zirve yaptığı dönem oldu.
(1935) yılın ilk ayı itibariyle Rize’nin her köyünde birer köy ocağı oluşturuldu.

…kâtiplik görevi Hasan Fehmi Biber’e verildi.
Hasan Bey’e, yeni yönetiminde hem kâtiplik hem de saymanlık görevi verildi.

Aralık 1934’te kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verildi…
Bu konuda Rize’de en hızlı gelişmeyi Pazar ilçesi kaydetti. İlçe teşkilatının 1935 yılının ilk ayında yaptığı toplantıya 100’ün üzerinde kadın katıldı.

(CHP Rize merkez ilçe teşkilatı) Teşkilat, gerçek anlamda 25 Şubat 1935’te kuruldu. Başkanlığa Ömer Tuzcu seçildi

18 Haziran 1936 tarihli kararla, il başkanlıklarına valilerin getirilmesiyle yaşandı.
Karar gereği Parti başkanları, başkanlığı valilere devredecek ve kendileri de il teşkilatında üye olarak göreve devam edeceklerdi.

Valilerin il başkanlığı yaptığı dönemde Rize’deki Parti çalışmalarında, eski dönemlere nazaran belirgin bir ilerleme kaydedilmediği görülür.

1939 yılında il idare kurulu başkanlığına, Mehmet Mataracı, kâtipliğe ve muhasipliğe, Ticaret Odası Başkâtibi Hasan Fehmi Biber getirildi.
Partiye üye olma yaşı 18’den 22’ye çıkarıldı.

1940 yılı itibariyle Rize’deki Parti teşkilatı 1 vilayet, 2 ilçe, 20 nahiye, 48 semt ocağı ve 126 müstakil köy ocağından oluşmaktaydı.

Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen yine de Genel Merkezin beklediği başarı sağlanamadı.

Tek parti dönemi boyunca halk, isteklerini CHP Kurultayına “dilek sistemi” çerçevesinde duyurdu.
Kongrede bulunan parti müfettişinin de katıldığı değerlendirme sonucunda bu dilekler şekillenirdi (s. 76).

İstekler çoğunlukla ziraat, ekonomi, sağlık ve eğitim gibi konuları kapsardı.
1927 yılında iletilen başlıca talepler
 Rize’de bir lise açılması
 Yolların yapılması

1935 yılında iletilen başlıca talepler
 Rize’de bir lise açılması
 Pazar’da bir ortaokul açılması
 Rize-İspir yolunun yapılması
 Yeterli bir kadroyla vilayete bir hastane açılması

1940 yılında iletilen başlıca talepler
 Rize’de bir lise açılması
 Rize’deki hastanenin 50 yataklı olması
 Of ilçesinin Rize’ye bağlanması
 İkizdere nahiyesinin ilçe olması ya da tam teşekküllü nahiyeye çevrilmesi
 Mısır ürününün azlığı nedeniyle, ekmeklik mısır sevkiyatı
 Rize’de ve Pazar’da birer halkevi, ayrıca Pazar’da bir hükümet konağının yapılması

Genel Merkeze iletilen isteklerin başında; Rize’de bir lise açılması, Rize-İspir Yolu’nun yapılması, Of ilçesinin Rize’ye bağlanması ve hastanenin yatak adedinin artırılması gelmekteydi.

Eğitim alanında göze çarpan en belirgin istek Rize’de bir lise açılmasıdır.
1940’larda Rize’deki ortaokullardan her yıl 100 kadar öğrenci mezun oluyordu.
Yoksulluğun üst düzeyde olduğu Rize’de, eğitim almak için yaşadığı köyden ya da nahiyeden il dışına çıkan kişi sayısının parmakla sayılacak kadar az olduğu su götürmez bir gerçektir. Kaldı ki ortaokul okumak için bile pek çoğunun Rize’ye gelme ihtimali dahi yoktu.

Vilayetin 1940 yılındaki durumuna bakıldığında iki ortaokulu, 30’u köyde 5’i merkezde olmak üzere 35 ilkokulu vardı

İlin lise talebi, ülkedeki mevcut liselerin eksiklikleri giderilmedikçe yenisinin açılmayacağı kararıyla yıllarca reddedildi.
1950 yılına gelindiğinde Karadeniz sahilindeki illerden sadece Rize ve Sinop’ta lise yoktu. Rize’de lisenin açılışı 1951’de Demokrat Parti döneminde gerçekleştirildi.

Rize-İspir yolu
Bu yolla iktisadi açıdan zayıf olan Rize’ye ciddi bir artı kazandırması arzulanmıştır.
Rize-İspir yolunun inşasına 1930 yılı sonbaharında başlanmış ve tüm Rize topyekûn seferber olmuştu. Yolda, iki yıllık dönem sonunda mahallinden gidenler hariç 4.200 küsur kişi gönüllü ve 3.058 kişi ücretli çalışmıştı (Rize, (2 Şubat 1933), sayı: 77.).

Ekonomik açıdan bir başka önemli konu, vilayetin yemeklik mısır unu ihtiyacıdır.
Talepler ve stoklar doğrultusunda, bölgeye mısır sevkiyatında bulunulur ve uygun fiyata satılırdı.
Bazen bu durumu suistimal eden görevliler olurdu.
İkinci Dünya Savaşı döneminde açlık had safhada. Devlet 2 okka mısır dağıtmakta. Bir gün 6 okka mısır vereceği haberi yayılmış. Mısırı muhtarlar alıp köylüye dağıtıyor. Kıbledağı muhtarı mısırı almaya şehre gitti. Mısırı biran önce almak isteyen halktan onlarcası da peşinden gitti. Muhtar, Karadeniz Otelinde başka muhtarlarla kağıt oynuyor. Köyün halkı dışarda muhtarın mısırları dağıtmasını beklemekte. Kimse muhtara soramıyor. Evinde tadilat yapan bir usta ona biraz yakın olduğundan köylü ondan rica ediyor. “Git muhtara sor, ne zaman mısırları dağıtacak”. O da cesaret edip soramıyor. Millet aç. Köyde, çoluk çocuğu bırakıp gelenler var. Meğerse muhtar 6 okkalık mısırın 4 okkalık kısmını İspirlilere satmış. Parasını da kendisi almış. Geri kalan mısırı gündüzden dağıtmak istememiş. Belki birileri Valiye şikâyete gider diye. Millet saatlerce bekledikten sonra köyün yolunu tuttu. Muhtar da 2 okkalık mısırı akşam evlere tek tek gidip dağıttı (s. 85).

Mısır sıkıntısı çeken bazı aileler değirmende un çok olsun diye fındıkkabuğunu da öğütür ve mısır ununa karıştırırdı.

19 Ocak 1925 tarihinde çıkartılan Yol Mükellefiyet Kanunu kapsamında vatandaşların bulundukları vilayette yılda 6-12 gün yol çalışmalarında bizzat bulunmaları gerekiyordu. Kanun, 18-60 yaş arası erkekleri kapsamaktaydı. Ancak isteyenler yol vergisini nakdi olarak ödeyebilirdi.

Pazar’da elma kurutma fabrikasına 1939’da başlanmış ve 1942’de bitirilerek hizmete açılmıştı. Açıldığı yıl 165 ton kuru elma üretildi. Ancak sonraki yıllar istenilen düzeyde üretim gerçekleştirilemedi.

1935 yılında Rize Hastanesi, tek doktorlu ve 25 yataklıydı.

Rize’de CHP’nin önde gelen üyeleri diğer vilayetlerde de olduğu gibi eşraf ve memur kesimidir. Bu kişilerin en iyi nüfuz ettiği yerin şehir merkezleri olması, Rize’de partinin buralarda daha güçlü olmasına neden olmuştur.

Vilayetteki tüm kuruluşlara partinin hâkim olması tabii ki bir tesadüf değil, partinin politikasıdır.

…açılan halkodalarıyla ve yine halkevlerinin köycülük şubeleriyle etkinin düşük olduğu merkez dışına ulaşılmaya çalışılmış ancak istenilen düzeyde başarı sağlanamamıştır.
Tek parti döneminde Rize’de CHP üye sayısı, hiçbir zaman Genel Merkezin belirlediği %10 ortalamasını yakalayamadı. Rize’de partili sayısının nüfusa oranı 1935’te %3,4 ve 1940’ta %3,5 ve 1945’te %6 seviyesinde kaldı.

Türkiye’de ilk kez çok partili sisteme 17 Kasım 1924’te TCF’nin (Terakkiperver
Cumhuriyet Fırkası) kurulmasıyla geçildi.
TCF’ye CHP’den istifa ederek geçen vekiller arasında Rize milletvekillerinden kimse bulunmadı.
TCF’nin Rize’de bir teşkilatı oluşturulmamıştır (s. 90).

Rize’de SCF Teşkilatının Kurulması
…konuya dair bazı fotoğraflardan parti binasının açılışının 20 Ekim 1930 tarihinde kabalık bir halk katılımıyla gerçekleştiği görülmektedir.

SCF kurulduktan bir ay kadar sonra ülke genelinde belediye seçimleri yapıldı.
SCF, yeni kurulmuş bir parti olmasına rağmen bu seçimde Türkiye genelinde ciddi bir başarı sağladı.
Ancak seçim sonrasında CHP’nin pek çok yerde usulsüzlük yaptığı anlaşıldı. Rize’deki seçime dair de bu yönde şikâyetler oldu (s. 92).

Rize’de seçimleri CHP kazanmışsa da yaklaşık bir buçuk aylık bir partinin vilayetteki oyların %29’unu alması büyük bir sorundu. Bu durum, vilayette CHP’ye ve parti teşkilatına hatırı sayılır bir tepkinin olduğunu göstermekteydi.

Demokrat Partinin Rize şubesi 10 Mart 1946’da açıldı.
Mehmet Fahri Mete, partinin Rize’de oluşturulan il idare kuruluna başkan olarak seçildi.

Çok partili sistemin ilk genel seçimi 1946’da gerçekleşti. Normalde 1947’de olması gereken seçim, CHP tarafından bir yıl öne çekildi.
DP, teşkilatlanmasını tamamlayamadığı 16 ilde seçime katılmadı. Bu illerden birisi de Rize’ydi.

Rize’de 14 Mayıs 1950’de yapılan seçimler
…seçimi %70 oy oranıyla DP kazandı ve tüm vekillikleri aldı

Medrese Olayı
Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar varlığını devam ettiren medreseler, Rize’de yaygın bir şekilde bulunuyordu. İl genelinde sayıları 30’u bulan bu medreselerin bir kısmı 1914’teki seferberlik ilanı ile 1916’daki Rus işgali sonrasında faaliyetlerine son vermişti. Geri kalan kısmı da 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu’yla kapatıldı. 1924 yılı sonrasında kapatılan bu medreselerin bazıları ilkokula çevrildi (Orhan Naci Ak, Rize Medreseleri ve Medrese Alimleri).
18 Eylül 1924 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’nın Rize ziyareti sırasında,
Rize Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi 572 ile Pazar müftüsü, yanına giderek kendisine medreselerin açılma talebini içeren bir dilekçe verdiler.
Gazi bu talebe kızdı ve sert tepki gösterdi
Olayın ardından Rize Müftüsü istifa ettirildi.

Medreselerin kapatılması; bu kurumların, faaliyetlerini yurt çapında gizli olarak yürütmelerine neden oldu.
Kurslar, her ne kadar tedbir alsa da bazen jandarma ve zabıta tarafından basılırlardı. Böyle zamanlarda jandarmalar hocalara türlü hakaretler eder, bazen de alıp götürürlerdi.

Şapka Olayı
25 Kasım 1925 günü Rize’nin Güneysu bölgesinde Ulucami İmamı Şaban Hoca ile Muhtar Yakup Ağa ve arkadaşları çevre köyleri Ulucami önünde toplanmaya davet etti. Toplanmaya gelenlerin bir kısmı Şapka Kanunu’nun sadece protesto edileceği zannıyla bir kısmı ise daha öte bir olayı beklercesine silahlarıyla geldi. Burada, Şapka Kanunu’nun verdiği rahatsızlık dile getirilerek halk hükümet aleyhinde kışkırtıldı. Galeyana gelenler, eşkıyaların da verdiği destekle Güneysu karakolunu bastı ve altı jandarmayı rehin aldı. İmam Şaban, şeriatın korunması için Rize’nin basılıp yağmalanmasını, hapishanenin boşaltılmasını, hükümet konağının ele geçirilmesini teklif etti ve her kim bu teşebbüsten kaçarsa onu öldüreceğini söyledi (s. 117).

Ardından Yenipazar köyünden Muharrem Hoca’nın şapka aleyhinde verdiği fetva benzeri yazısı orada bulunan hocalar tarafından okundu.
Olayın haberini alan Rize’deki askeri birlik ise bir müfreze askerle geliş güzergâhı üzerindeki kemer köprü önünde, yanlarında getirdikleri toplarla mevzilenmişlerdi (Orhan Naci Ak, Rize Tarihi).

10 gün süren bu olay sonrasında 143 kişi tutuklandı.
…isyana kumanda ettiği belirlenen Hoca Şaban, silahlı asilerin kumandanı Yakup Çavuş, jandarma karakolunu basan Bekçi Kadir Ağa, asilerin elebaşlarından Hasan Ağa, Peçelioğullarından Muhammet, Kanburoğlu Mahmut ve bunlarla birlikte isyanda rol alan Tarakçıoğlu Sabit ve Peçelioğlu Aslan Çavuş olmak üzere 8 kişi idama mahkûm edildi.

1930’lu yıllarda kadınlara siyasi haklarının verilmesine paralel olarak peçe ve çarşafa yönelik müdahaleler de yoğunlaştı.
Halkevlerinde başlayan çalışmaların ardından 1934’te de bazı vilayetlerde belediye encümen kararlarıyla peçe ve çarşaf yasaklanmaya başladı.

İkinci Bölüm
2. Rize Türk Ocakları ve Rize Halkevinin Faaliyetleri
1912’de yayımlanan Türk Ocağı Esas Nizamnamesinde Ocağın kuruluş tarihi, 25 Mart 1912 olarak belirtilmektedir.
1931 yılına gelindiğinde de Türk Ocakları tüm mal varlığı ile CHP’ye devredilmiştir.
Rize Türk Ocakları; Rize Merkez, Pazar ve Hopa olmak üzere üç şubeden oluşmaktaydı. Bunlardan Rize Türk Ocağı 1924 yılında kuruldu.
Ocağın bilinen ilk faaliyeti Ziya Gökalp’in ölüm yıl dönümü münasebetiyle 1924 yılında yayımlamış olduğu taziye mesajıdır.
Rize Türk Ocağı, 1927 yılında kılık-kıyafete dair önemli bir karara öncülük etti. Türk Ocağının önerisiyle İl Genel Meclisi, Rize’de peçe takılmasını, zıpka ve mintan gibi gayri medeni olarak adlandırdığı kıyafetlerin giyilmesini yasakladı.

Ocakların önemli faaliyet alanlarından birisi de spordu.

Türk Ocaklarının 1930 yılında kurulan SCF’ye yakınlaşması başta Mustafa Kemal olmak üzere CHP’yi rahatsız etmişti.
Bunun üzerine, Türk Ocakları 10 Nisan 1931’de yaptığı olağanüstü kurultayda, Ocakların kapatılması ve tüm mal varlıklarının CHP’ye devredilmesi kararını almak zorunda kaldı.

Halkevlerinin kurulmasının temel gerekçelerinden birisi, CHP’nin ve onun gerçekleştirdiği devrimlerin halk tarafından yeterince benimsenmemesidir.
Rize Halkevinin resmi açılışı, 20 halkeviyle birlikte 24 Haziran 1932 Cuma günü gerçekleşti.

Üçüncü Bölüm
3. Rize’de Seçimler ve Seçilen Milletvekilleri
1923 seçimlerinde Rize’den çıkan vekil sayısı beştir.
Seçim sonucunda da MHG adayları, Rize’de açık ara seçimi kazanmıştır.
Esat Özoğuz
Rauf Benli
Ahmet Fuat Bulca
Ekrem Rize
Ali Rıza Zırh

Rauf Benli’nin 3 Mayıs 1925’te ölümü üzerine 8 Aralık 1925’te Rize’de ara seçim yapıldı.
…seçime tek aday olarak katılan Hasan Cavit Belül, 365 oyla Rize milletvekili seçildi.
Hasan Cavit Belül

1927 Seçimleri
1923 seçimlerinde beş olan Rize milletvekili sayısı bu seçimde altıya yükseldi.
Fuat Bulca
Ali Rıza Zırh
Esat Özoğuz
Atıf Tüzün
Hasan Cavit Belül
Akif Akyüz

1931 Seçimleri
Bu seçimlerde Rize’den yeni bir milletvekili adayı listeye konulmadı. Mevcut vekillerle seçime gidildi.

1935 Seçimleri
1933 yılında, Rize ve Artvin vilayetleri birleştirilerek Rize merkezli Çoruh vilayeti kuruldu. Artvin’in iki milletvekili vardı. Böylece 6 vekilli Rize ile birlikte vilayetin vekil sayısı 8’e yükselmiş oldu.
Ali Rıza Zırh
Hasan Cavit Belül
Atıf Tüzün
Akif Akyüz
Fuat Bulca
Asım Us
Ömer Fehmi Noylan
Mehmet Ali Okar

1936 Ara Seçimleri
1935 seçimlerinden kısa bir süre sonra aynı yıl içerisinde Ömer Fehmi Noylan 3 Haziran’da, Mehmet Ali Okar 17 Temmuz’da hayatlarını kaybetti. İki vekilin ölümünün ardından 12 Ocak 1936 günü ara seçim yapıldı. 1345 Ancak bu ara seçim yapılmadan önce 4 Ocak 1936 tarihi itibariyle Çoruh vilayeti, Rize ve Çoruh (Artvin) diye ikiye ayrılmış ve eskisi gibi iki vilayet olmuşlardı. 1346 Seçim, iki vilayetin ayrılmasından sonra gerçekleşmesine rağmen, seçilen vekiller her iki vilayette yapılan ortak oylama sonucu belirlendi.
12 Ocak 1936 günü yapılan araseçimle İhsan Kurtkan ve İlyas Sami Muş yeni vekiller olarak seçildi.

1939 Seçimleri
Hasan Cavit Belül
Ali Rıza Zırh
Saim Ali Dilemre
Ali Fuat Sirmen
Kemalettin Kamu
Mehmet Raif Dinç

1943 Seçimleri
Hasan Cavit Belül
Ali Rıza Zırh
Saim Ali Dilemre
Ali Fuat Sirmen
Kemalettin Kamu
Tahsin Bekir Balta

1946 Seçimleri
Fahri Kurtuluş
Tahsin Bekir Balta
Ali Fuat Sirmen
Saim Ali Dilemre
Hasan Cavit Belül
Ali Zırh

1950 Seçimleri
Seçim Kanunu’nda yer alan demokratik olmayan pek çok husus değiştirilmiştir.
Bu dönem Rize’de DP ilk kez milletvekili seçimlerine katıldı.
DP vekil adayları, liste halinde en çok oyu aldılar ve tüm vekillikleri kazandılar.
Bu seçimlerde ülke genelinde DP %55,2 ve CHP %39,6 oy aldı. 1509 Rize’de DP oyların %69,3’ni, CHP ise %29,7’sini aldı.
Rize, %69,3 oy oranıyla 1950 seçimlerinde DP’nin en yüksek oy oranına ulaştığı vilayet oldu.
Kemal Balta
Yusuf İzzet Akçal
Osman Kavrakoğlu
Zeki Rıza Sporel
Ahmet Morgil
Mehmet Fahri Mete

Sonuç
Rize Halkevine bakıldığında, faaliyetleri iki yönden değerlendirilebilir. Birincisi şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına olan etkisidir. Bu yönden şehre bir değer ve renk kattığı söylenebilir. Verdiği sağlık hizmetleri, düzenlediği eğitsel amaçlı kurslar, konferanslar, müsamereler ve bayram etkinlikleri göze çarpan önemli faaliyetlerdendir. Bünyesinde kurduğu Halkspor ve Şarspor’la vilayette futbolun güçlenmesine katkı sağlamıştır.

CHP, Rize’nin temel sorunlarına kalıcı bir çözüm getirememiştir. Eğitim, sağlık ve bayındırlık faaliyetlerinde özellikle de halkın çok önem verdiği Rize-İspir yolunun inşasında, beklentileri karşılayamamıştır. Halkta ekonomik yönden belirgin bir iyileşme sağlayamamıştır. Bununla birlikte II. Dünya Savaşı döneminde halk iyice fakirleşmiştir.

Doktora Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017, Trabzon

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder