9 Mayıs 2020 Cumartesi

Rize’nin Yakın Tarihine Bir Bakış (1923 – 1950)


Rize’nin Yakın Tarihine Bir Bakış (1923 – 1950)

Milli Mücadelenin kazanılmasında Rizeliler büyük yararlıklar göstermişlerdir. Gazi Mustafa Kemal Paşa 1923’te Rize hemşehriliğini kabul etmiştir.
Mustafa Kemal 17-18 Eylül 1924’te Rize’yi ziyaret etmiştir.
Rize livası (sancak) 1924’te Rize Vilayetine dönüştürülmüştür.
Rize’de çay ziraatı 1940’lardan itibaren önem kazanmaya başlamıştır.

1924 yılında Rize’de Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma Rusya’ya gönderilmek üzere bekleyen esirler mevcuttur.

1928 yılında Rize’de iktisadi hayatın gelişebilmesi için, Rize-Erzurum arasındaki yolun açılması elzem görülmekteydi.
…eskiden beri yapılmakta olan keten bezi, ipekli entarilik ve peştamal imalatı iptidai şekilde devam etmekteydi.
Rize hapishanesindeki mahkûmların mısır kabuğundan ördükleri sandalye, koltuk, kanepe ve masalar özellikle “Seyr ü Sefain” vapurlarında kullanılmaktaydı.
Okulların bulunduğu köy ve merkezlerde akşamları “halk dershanesi” açılıyordu. Ayrıca, Pazartesi ve Perşembe günü akşamları kütüphane salonunda halk yararına konferanslar verilmekteydi. Bütün bu faaliyetler öğretmenlerin fedakârlıkları sayesinde gerçekleşmekteydi.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Rize’de de halk üzerinde egemen olmaya çalışan mütegallibelerin varlığı da söz konusuydu.

1 Haziran 1933 tarihinde yürürlüğe giren Çoruh Vilayeti 2 Ocak 1936 tarihinde kaldırıldı.

1931 yılında Vali Ekrem Bey’in katkılarıyla Rize’de bir matbaa kuruldu.
Ağustos 1931 tarihinden itibaren Rize gazetesi bu matbaada basıldı.
Bu gazete 94. Sayıdan itibaren Çoruh adıyla yayınlandı.

Rize Halkevi, 24 Haziran 1932 Cuma günü açıldı.

…bu dönemde, modern giyim-kuşam teşvik edilmekteydi.

Vali Hüsnü Uzgören’in 13 Temmuz 1939 tarihli yazısı:
“Gerek erkekler ve gerek kadınlar medenî kisveye girmeye çok teşne ve heveskâr iseler de malî kudretleri buna müsait olmadığından bu arzu ve emellerini yerine getirememektedirler…”

1943 yılında Rize’de cemiyetler arasında en fazla üyeye 342 kişiyle Çocuk Esirgeme Kurumu sahipti.

Halkevleri ve halk odaları birinci derecede okuma ihtiyacını karşılamakta ve radyoları da toplanma vesilesi teşkil etmekteydi. İkinci Dünya Savaşı yıllarında radyo halkın aydınlatılması açısından büyük öneme sahipti.
İkizdere halkı tarafından köy odası için alındığı halde nahiye müdürü tarafından evde kullanılan radyo, bu nahiye müdürünün vekâlet emrine alınması üzerine yeniden odaya teslim edilmiş…

1940’lı yıllar
Rize mahkemelerindeki işlerin yüzde yetmişini arazi münazaalarından doğan davalar teşkil etmektedir.

Rizeliler eskiden beri geçimlerini sağlayabilmek için “gurbete”, daha ziyade Rusya’ya gidiyorlardı (kusurlu bilgi, doğrusu şöyle: Rize’de Hemşin ilçesinde daha yoğun olmak üzere, sahile uzak yerleşimlerde yaşayanlar için gurbetçilik önemli bir geçim faaliyetidir. Gurbetçilerin yurt dışı tercihleri Rus tahakkümü altındaki ülkeler olmuştur. Fark nerede; Rizeliler “genellemesi” hatalı). Rusya’da fırıncılık, pastacılık ve işçilikten kazandıkları paraları Rize’ye gönderiyorlardı.

Çay tarımı Rize’de Zihni Derin öncülüğünde başladı. Rize’de çay ziraatı uzun bir süre deneme mahiyetinde sürdürülmüş olup, 1938 yılında üretilen 138 kilo yaş çaydan 30 kilo kuru çay elde edilmişti.

Rize’de çayın önem kazanmasıyla birlikte, her yıl “çay bayramı” kutlanmaya başlanmıştır.

Zeyyat Selimoğlu’nun Rize’nin Köylerinden adlı yazısı:
Rizeli armatör Hamdi Selimoğlu’nun oğlu olan Zeyyat Selimoğlu’nun kaleme aldığı yazı ödüle layık görüldü.
Yazıda, 1950 yılı öncesi Rize yöresi köy hayatından kesitler sunulmaktadır.

Karadeniz İncelemeleri Dergisi, Sayı: 20, 2016, s. 293-308

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder