2 Aralık 2025 Salı

Ümit Soylu - Cahit Zarifoğlu üzerinde Rainer Maria Rilke etkisi - Özet/Notlar

Ümit Soylu - Cahit Zarifoğlu üzerinde Rainer Maria Rilke etkisi

Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2012

 

…iki şairin şiirlerindeki benzerlik, Türk edebiyatında sıklıkla tartışılan bir konu olmuştur.

…çalışmada, Zarifoğlu’nun eserlerinin yanı sıra konuşmaları da temel alınmıştır.

Birinci ve ikinci bölüm şairlerin hayatı ve eserlerine ayrılmış, üçüncü bölümde Zarifoğlu ve arkadaşlarının yaptığı konuşmalarda Alman şairle ilgili olan bölümler ve Zarifoğlu’nun, Rilke’nin romanı üzerine yazdığı lisans tezi incelenmiştir. Dördüncü bölümde şairlerin mensur eserleri arasındaki benzerlikler araştırılmış, beşinci bölümde ise manzum eserleri karşılaştırılmıştır.

 

…paralellikler, tekrarlamalar ve mısraların müzikalitesi

Bu üç unsurun birlikte kullanılması, beraberinde şiirde ritmi / müziği meydana getirir.

 

…izlenimcilik (empresyonizm) akımının izlerini taşıyan Rilke, dıştaki etkilerin iç dünyasında bıraktığı izlere dayanarak eserlerini yaratmış

 

Cumartesiye rastlayan 4 Ocak 1875 tarihinde Prag şehrinin Heinrich Sokağı'ndaki 19 numaralı evde dünyaya gelen Rilke, St. Heinrich kilisesindeki vaftiz töreniyle birlikte Rene Karl Wilhelm Johann Josef Maria önadını alır.

 

…demiryollarında orta dereceli bir memur olan Josef Rilke ile Praglı bir ailenin (babası Carl Enz) kızı Sophie'nin başarısız evlilikleri sonucu dünyaya gelir. Aile, Rilke doğmadan bir yıl önce bir kız çocuklarını kaybetmiş, böylece Rilke ailenin tek çocuğu olarak kalmıştır.

 

Rilke, ailesinin izini Kuzey Bohemya'ya kadar sürdürmeyi başarmış

Annesi ise zaten zengin bir aileden gelmektedir.

…annesinin edebiyata ve aristokrasiye karşı aşırı ilgisi de dikkat çeker.

 

Annesiyle babasının arasındaki gerginlik en sonunda boşanmayla sonuçlanır.

…evliliğinden umduğunu bulamayan annesi tarafından şımartılarak ve altı yaşına kadar kız elbiseleri giydirilerek büyütülmüş olması, Rilke'nin annesiyle ilişkinin nefret ve sevgi arasında karmaşık bir hâl almasına neden olmuştur.

 

1882 yılında Alman İlkokulu'na başlayan Rilke 1884 yılında ilk şiirini yazmış, 1886'te ise babasının başarısız olduğu askerlik mesleğinde şansını denemek adına St. Pölten ve Moravya-Weisskirchen'deki askeri ortaokullara gitmiş, ancak 1891 yılında okuldan ayrılmıştır. Lise öğrenimi 1895 yılında tamamlar. Ayrıca 1894 yılında Strassburg'ta ilk küçük kitabı olan Leben und Lieder (Hayat ve Şarkılar) adlı eserini yayımlar.

Münih'te üniversitede tarih, sanat tarihi, Alman edebiyatı ve felsefe dersleri alır.

1985 yılında Larenopfer, 1986'da Traumgekrönt, 1987'de ise Advent adlı eserleri yayınlanır.

Oyunlarından bazıları bu dönemde sahneye koyulur.

Öykülerinin çoğunu bu dönemlerde yazar.

Salome, Rilke'den on dört yaş büyüktür.

Rilke bu kadının etkisi altında, adını Rainer Maria olarak değiştirmiş

 

Salome'nin peşinde Berlin'e gider

1899 ve 1900 yıllarında birlikte iki kez Rusya'ya giderler.

Tolstoy, ressam Pasternak, köylü şairi Spiridon Drozzin ile tanışır.

 

Rusya gezisi esnasında Rilke'nin ruh sağlığı bozulur ve bir müddet tedavi görmeye mecbur kalır. Salome, ayrılmayı ve zaruret olmadıkça görüşmemeyi teklif eder; öyle de yaparlar.

 

Floransa'dan tanıdığı ressam Vogeler'in çağrısına uyar ve Worpswede'ye gider.

…ileride eşi olacak heykeltıraş Clara Westhoff'la tanışması da burada olur.

 

Salome'nin (Rilke’nin ruh hallerini bildiği için) uyarılarına rağmen 1901 yılında Clara Westhoffla evlenir. Eşiyle birlikte, Westerwede'de bir köy evine yerleşir. Ruth adında bir kızı doğar.

…maddi sıkıntıya düşer. Bu sebeple günlük bir gazete için deneme ve kitap tanıtımları yazmaya başlar

 

Rodin'le ilgili bir kitap siparişi alır. Bu sebeple bir süreliğine Paris'e gider. Hazırladığı kitabı, maddi sıkıntıların etkisiyle ayrılma kararı almış olsa da eşine adar.

Çalışmak, yalnızca çalışmak ve sabretmek. Rodin’den bunu öğrenir.

…evliliği iyi gitmemektedir, yoksulluk ve zorluklar peşini bırakmaz.

 

İsveçli yazar Ellen Key ile dostluk kurar.

 

1905 yılında Rodin'le bir anlaşma yaparak onun evinde kalmaya başlar. 1906 yılında aralarında geçen bir husumet sonucunda Rilke, Rodin'in yanından ayrılarak bir otele yerleşir.

1906 yılının kışını Capri'de geçirir

Rilke için çalışmak demek olan Paris; 1908'den itibaren Biron sarayında kalmaya başlar.

Paris'teki gezdiği bütün yerler, şehrin insanları, yoksullukları, hastalıkları Malte'de bir bedene kavuşur

 

Kuzey Afrika'ya gider.

1911 yılında Paris'e döner.

Anton Kippenberg ile eşi Katherina ve Prenses Marie Thurn ile Prenses Taxis Hohenlohe ile kurduğu dostluklar onu maddi ve manevi anlamda himaye eder. Bu dönemde Goethe'yi okur.

Prenses Taxis Duino'daki şatosunda şairi aylarca misafir eder.

1912'de İspanya yolculuğuna çıkar.

Arap kültürü ve Kuran'la burada derinlemesine ilgilenmeye başlar.

1914 yılında Berlin'e gider.

1915’in Kasım ayında askere alınır.

1916 yılına kadar Avusturya ordusuna hizmet verir.

Savaştan sonra İsviçre'de kalma düşüncesi yavaş yavaş yerleşir Rilke'nin aklına

1921 Temmuz ayında Muzot kulesine taşınır.

Muzot şatosunda tam bir yalnızlığın içine gömülen şair ağıtları tamamlar.

 

Şatoya yerleştikten sonra sağlık sorunları yaşamaya başlar.

1926’da vasiyetname hazırlar.

 

“Gül, oh katıksız çelişki, sevinç / Kimsenin uykusu olamamak onca / gözkapağı altında.”

 

13 Aralık’ta Lou’ya bir veda mektubu yazdı,

29 Aralık 1926 tarihinde öldü,

2 Ocak 1927’de Raron Mezarlığı’na defnedildi.

 

Cahit Zarifoğlu (1940-1987)

Zarifoğlu’nun edebiyatı İslam çerçevesinde, fakat kendine özgü bir edebiyattır.

Abdurrahman Cahit Zarifoğlu, 01 Temmuz 1940 yılında Ankara'nın Hacı Bayram semtinde doğar.

Babası Niyazi Zarifoğlu memuriyetine, ilkokul öğretmeni olarak başlar. İlk evliliğinden bir kızı, ikinci evliliğinden bir kızı ve bir oğlu ve üçüncü evliliğinden biri Cahit olmak üzere üç oğlu ve bir kızı olur.

Şairin annesi Şerife Hanım, Kahramanmaraşlı ünlü bir aile olan Evliyazâdelerin kızıdır.

Niyazi Bey, Şerife Hanım ile yaptığı evlilikte de başarısız olur ve Şerife Hanımdan boşanmadan dini nikâhla başka bir kadınla evlenir. Şerife Hanım, çocuklarına hem ana, hem de baba olma görevini üstlenir.

1947 - Siverek’te ağabeyi Sait ile birlikte ilkokula başladı.

1951 - Ailesi Maraş’a yerleşti

Okul yıllarında oldukça sessiz, başarılı değil

Lisede E. Beyazıt, Özdenören kardeşler vb. arkadaş edindi.

(Lise yıllarında) Demokrasiye Hizmet gazetesine öykülerini ve şiirlerini göndermiştir.

…bitirme sınavları Zarifoğlu için çok olumlu geçmez. İlkinde hem edebiyat, hem de matematik dersinden geçemeyen şair, daha sonraki iki yılda da matematiği veremez. Böylece şairin lise hayatı üç yıl sekmeye uğrar.

1958 - Matematik dersleri verdi.

aşk ve macera romanları okur

güreş tutkusu da dikkat çeken özelliklerinden biridir.

1960 darbesinden sonra Maraş’taki bütün yerel gazeteler birleşince Zarifoğlu, İnkılâp adında bir gazete çıkarır.

Maraş valisi Zarifoğlu’nun 1961 yılındaki bitirme sınavına vali bizzat girer ve sonunda Zarifoğlu liseden mezun olur.

İstanbul Üniversitesi, Alman Dili ve Edebiyatı / 1961 yılının Ekim ayında İstanbul’a gelir ve bölüme kaydını yaptırır.

Zarifoğlu, Özdenöner kardeşlerle birlikte Karakoç’u ziyarete gider.

Biri benimle şiirim yüzünden ilgilenirse ve hele beğenirse, çok sıkılırım. En çok da, bu anda konuşurken sıkılıyorum.

 

…üniversiteye kaydolduğu 1961 yılından on yıl sonra bölümden mezun olur. Şairin mezuniyet tezi, Rilke’nin Malte Laurids Brigge ’nin Notları adındaki otobiyografik romanıyla ilgilidir.

1972 yılında ikinci kez dil kursu için Almanya’ya gider. …otostop yoluyla kıtanın birçok şehrini gezer.

1972-1973 okul döneminde özel bir kolejde Almanca öğretmenliği yapar.

 

1973 Ekim ile 1975 Nisan ayları arasında Tuzla Piyade Okulu, Sarıkamış ve Kıbrıs’ta olmak üzere on sekiz ay yedek subay olarak askerlik görevini yapar.

 

Askerlik görevi bittikten sonra Ankara’da Makine Kimya Endüstri Kurumu’nda çalışır. Ardından TRT Genel Müdürlüğü’ne geçer ve bu görevde çok fazla kalmayan Zarifoğlu, TRT Basın ve Halka İlişkiler Müdürlüğü’nde çalışmaya başlar. Oradan da Ankara Radyosu’na geçer. Bir dönem de TRT Yayın Planlama ve Koordinasyon Daire Başkanlığı’nda görev yapar.

 

Necip Fazıl’ın aracılığıyla Van’da köklü bir aileye mensup olan Van müftüsü Kasım Arvasi’nin kızı Berat Hanım ile 18 Ağustos 1976 tarihinde evlenir. Bu evlilikten Zarifoğlu’nun dört çocuğu olur.

 

Askerlik döneminden sonra bohem ve serazat şairliğin yerine, Müslümanların dertlerini önemseyen mücadeleci bir anlayışa geçmiştir.

1980’li yıllarda Mavera’da Afganistan için özel bir sayı çıkarır.

Yürek Dede ile Padişah adlı masalı yazar. Bu eseriyle birlikte 1984 yılında Yazarlar Birliği tarafından çocuk edebiyatı dalında yılın yazarı seçilir.

Pankreas kanserine yakalanan şair, 4 Mayıs 1987 tarihinde Cerrahpaşa Onkoloji bölümüne yatırılır.

7 Haziran 1987 tarihinde ölür ve Küplüce’de boğaza bakan bir mezarlığa defnedilir.

 

Eserleri:

Şairin toplamda dört şiir kitabı bulunur:

-           İşaret Çocukları

Batı kompleksiyle ilgili düşüncelerini işlediğini gördüğümüz bu şiirlerde konuyu, işaret edilen, kendilerinden bir şeyler beklenen ama bir parça müphem çocuklar şeklinde ele almıştır.

 

-           Yedi Güzel Adam

Bu eserdeki şiirler anlatı tarzındadır

 

-           Menziller

-           Korku ve Yakarış

 

Hikâyeler

…öykü toplamı okunup dışarıdan bakılırsa genel anlamda bir Zarifoğlu portresiyle karşılaşılır.

 

Romanlar

 

Savaş Ritimleri, ilk kez 1985 yılında yayımlanmıştır. Afganistan’ı ve Afgan halkını anlatmıştır.

…ikinci romanı Anne tamamlanamamış, yarıda kalmıştır. Taslak romanda hasta olan bir çocukla annesinin ilişkisi ele alınmıştır. Doktorların tedaviyle çözemediğini anne konuşarak çözecektir.

 

Çocuk kitapları

…çocukların hayal gücünü kullanarak onların gözünden yetişkinlere seslenmeyi bir yöntem olarak belirlemiştir

 

Diğer eserleri

Yaşamaktaki yazılarını ömrünün sonuna doğru değil, daha çok olayların yaşandığı günlerde yazmıştır. Anı ve günlük özellikleri taşır bu kitabı. Ona göre Alman yazarlar hakkında yapılan yorumlar, eserlerin kendisinden daha büyük

 

Şairin, Alman edebiyatı denince aklına gelen ilk düşünceler: Bazılarnı, örneğin Rilke, arkadaşı saymış. Genel olarak Almanları savaş hastaları olarak mimlemiş.

 

Avrupa uygarlığının üç ana unsuru: Eski Grek, Hıristiyanlık ve Germen ruhu. (İngiliz-Yahudi medeniyetini göremiyor yahut üzerini örtüyor).

 

Bizim şiire başladığımız yıllarda…

Rilke’nin etkisinde kalmış olabilirim.

Edebiyattan hep sınıfta kalabilirim. Yerli edebiyatı, hele edebiyat tarihini hiç bilmem.

 

Rilke’nin eserindeki ilk motif olan şehir, Paris şehridir, Rilke için bu şehir sefalet, ölüm, korku ve gürültü demektir

Zarifoğlu’nun ikinci incelediği motif, büyük şehir korkusudur.

Hemen herkeste var olan korku bir ‘bilinmeyen’ taşımaktadır.

Rilke, bu korkuyu olgunlaşmamış, gelişmemiş, büyümemiş bir korku olarak tasvir etmektedir. Bu noktada çocukluk korkuları önem kazanır. Bu sebeple bu korkuya ‘saf korku’ adı verilmiştir.

Tezde işlenen başka bir motif var olmama hissidir.

…son motif ölüm

Malte’ye göre ölüm bir değişimdir, başka bir dünyadır ve Malte, bu değişimden korkmaktadır.

 

Rilke’nin Malte Laurids Brigge’nin Notları

…roman türünde yazılmış bir eser olsa da, günlük türünün özelliklerini taşımaktadır.

şiirsel öğeler taşıyor

Malte Laurids Brigge ’nin Notları, Rilke’nin, Paris yaşantısı esnasında Alman lirizminden koptuğunun ispatı olarak kaleme aldığı Yeni Şiirler’in düzyazı hâli olarak kabul ediliyor…

 

Karakter; olayları, düşüncelerini ve anılarını aklına geldiği gibi, hiçbir sıralamaya bağlı kalmadan anlatmıştır.

 

Rilke’nin eserinde tarih notları yoktur. Eserin ilk başına sadece 11 Eylül notu düşülmüş ve konular değişirken başka bir tarih belirtilmemiştir.

 

…toplumsal sorunların ve şehirlerin kişide meydana getirdiği sorunlar

 

Rilke’nin kadını özellikle annesiyle yaşadığı olaylar sebebiyle özel bir hâl almıştır.

 

İnsan ölümünü kendinde taşımaktadır.

 

…müzikalitenin oluşmasında temel rolü oynayan tekrarlamalar, paralellikler, sözcükleri sık kullanma vb. her iki şairde de sıkça görülmektedir.

 

Rilke, Yeni Şiirler adlı kitabındaki eserleriyle nesne-şiir adında bir şiir türü ortaya çıkarmıştır. Bu tür, özetle nesnenin ya da başka bir deyişle eşyanın dış yüzeyini iyi algılayarak içini görmek demektir.

 

Sonuç

Zarifoğlu, Rilke’yi çok beğendiğini, bazı sözlerini kendi hayat felsefesiyle birleştirdiğini itiraf etmiştir.

 

Rilke’nin otobiyografik romanı 'Malte Laurids Brigge’nin Notları’ ile Zarifoğlu’nun günlüğü 'Yaşamak’ arasında belirlenen benzerlikler şu şekilde özetlenebilir:

Eserlerin İşleniş Biçimi: Zarifoğlu, ilk kez Rilke’nin kullandığı yöntem olan 'düzensiz sıra ile günlük tarzı eser yazma’ şeklini benimsemiş ve günlüğünü bu şekilde yazmıştır.

Zarifoğlu, Rilke’nin bazı bölümlerde yaptığı olumsuz girişlere benzer olarak, günlüğünün bazı bölümlerine olumsuz cümlelerle başlamıştır. Ayrıca bazı bölüm başlangıçları Rilke’ninkilerle aynı konuyu ve kelimeleri içermektedir.

 

Zarifoğlu, Rilke (kral, çar, dük, kont vb.) gibi, özellikle devlet adamlarının (padişahlar, eski krallar vb.) isimlerini zikretmiş ve onlarla ilgili bazı öyküler anlatmıştır.

Zarifoğlu ve Rilke’nin eserlerinde / kadının yüceltilmesi, ölüm ve doğum motifleri / gibi konularda benzerlikler vardır.

 

Zarifoğlu ve Rilke’nin şiirlerinde şekil benzerlikleri:

Tekrarlamalar: Zarifoğlu ve Rilke        şiirlerinde en çok dikkat çeken özelliklerden biridir

Benzer Sözcükler: Şairlerin ortak         yönlerinden bir diğeri, seçtikleri kelimelerin bazılarında benzerlik      görülmesidir.

Yabancı Dilden Sözcük ya da Cümleler: Rilke’nin Fransızca, Latince, Yunanca, Farsça vb. dillerden kullandığı sözcük ve cümleler gibi, Zarifoğlu da şiirlerinde Almanca, İngilizce ve Arapça gibi dillerden sözcük ve cümleler kullanmıştır.

Seslenme/Nida Sanatı: Her iki şairin de bazı şiirlerinde ‘ey, sen, ya’ gibi şiire sesleniş sözcüğüyle başlamaları dikkat çekmektedir.

 

İçerik benzerlikleri: Tanrı/Yaratıcı ile Nesne/Eşya temleri...

… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder