Ümit Soylu - Cahit Zarifoğlu üzerinde Rainer Maria
Rilke etkisi
Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Sosyal
Bilimler Enstitüsü, 2012
…iki şairin şiirlerindeki benzerlik, Türk edebiyatında
sıklıkla tartışılan bir konu olmuştur.
…çalışmada, Zarifoğlu’nun eserlerinin yanı sıra konuşmaları
da temel alınmıştır.
Birinci ve ikinci bölüm şairlerin hayatı ve eserlerine
ayrılmış, üçüncü bölümde Zarifoğlu ve arkadaşlarının yaptığı konuşmalarda Alman
şairle ilgili olan bölümler ve Zarifoğlu’nun, Rilke’nin romanı üzerine yazdığı
lisans tezi incelenmiştir. Dördüncü bölümde şairlerin mensur eserleri
arasındaki benzerlikler araştırılmış, beşinci bölümde ise manzum eserleri
karşılaştırılmıştır.
…paralellikler, tekrarlamalar ve mısraların müzikalitesi
Bu üç unsurun birlikte kullanılması, beraberinde şiirde
ritmi / müziği meydana getirir.
…izlenimcilik (empresyonizm) akımının izlerini taşıyan
Rilke, dıştaki etkilerin iç dünyasında bıraktığı izlere dayanarak eserlerini
yaratmış
Cumartesiye rastlayan 4 Ocak 1875 tarihinde Prag şehrinin
Heinrich Sokağı'ndaki 19 numaralı evde dünyaya gelen Rilke, St. Heinrich
kilisesindeki vaftiz töreniyle birlikte Rene Karl Wilhelm Johann Josef Maria
önadını alır.
…demiryollarında orta dereceli bir memur olan Josef Rilke
ile Praglı bir ailenin (babası Carl Enz) kızı Sophie'nin başarısız evlilikleri
sonucu dünyaya gelir. Aile, Rilke doğmadan bir yıl önce bir kız çocuklarını
kaybetmiş, böylece Rilke ailenin tek çocuğu olarak kalmıştır.
Rilke, ailesinin izini Kuzey Bohemya'ya kadar sürdürmeyi
başarmış
Annesi ise zaten zengin bir aileden gelmektedir.
…annesinin edebiyata ve aristokrasiye karşı aşırı ilgisi de
dikkat çeker.
Annesiyle babasının arasındaki gerginlik en sonunda
boşanmayla sonuçlanır.
…evliliğinden umduğunu bulamayan annesi tarafından
şımartılarak ve altı yaşına kadar kız elbiseleri giydirilerek büyütülmüş
olması, Rilke'nin annesiyle ilişkinin nefret ve sevgi arasında karmaşık bir hâl
almasına neden olmuştur.
1882 yılında Alman İlkokulu'na başlayan Rilke 1884 yılında
ilk şiirini yazmış, 1886'te ise babasının başarısız olduğu askerlik mesleğinde
şansını denemek adına St. Pölten ve Moravya-Weisskirchen'deki askeri
ortaokullara gitmiş, ancak 1891 yılında okuldan ayrılmıştır. Lise öğrenimi 1895
yılında tamamlar. Ayrıca 1894 yılında Strassburg'ta ilk küçük kitabı olan Leben
und Lieder (Hayat ve Şarkılar) adlı eserini yayımlar.
Münih'te üniversitede tarih, sanat tarihi, Alman edebiyatı
ve felsefe dersleri alır.
1985 yılında Larenopfer, 1986'da Traumgekrönt, 1987'de ise
Advent adlı eserleri yayınlanır.
Oyunlarından bazıları bu dönemde sahneye koyulur.
Öykülerinin çoğunu bu dönemlerde yazar.
Salome, Rilke'den on dört yaş büyüktür.
Rilke bu kadının etkisi altında, adını Rainer Maria olarak
değiştirmiş
Salome'nin peşinde Berlin'e gider
1899 ve 1900 yıllarında birlikte iki kez Rusya'ya giderler.
Tolstoy, ressam Pasternak, köylü şairi Spiridon Drozzin ile
tanışır.
Rusya gezisi esnasında Rilke'nin ruh sağlığı bozulur ve bir
müddet tedavi görmeye mecbur kalır. Salome, ayrılmayı ve zaruret olmadıkça
görüşmemeyi teklif eder; öyle de yaparlar.
Floransa'dan tanıdığı ressam Vogeler'in çağrısına uyar ve
Worpswede'ye gider.
…ileride eşi olacak heykeltıraş Clara Westhoff'la tanışması
da burada olur.
Salome'nin (Rilke’nin ruh hallerini bildiği için)
uyarılarına rağmen 1901 yılında Clara Westhoffla evlenir. Eşiyle birlikte, Westerwede'de
bir köy evine yerleşir. Ruth adında bir kızı doğar.
…maddi sıkıntıya düşer. Bu sebeple günlük bir gazete için
deneme ve kitap tanıtımları yazmaya başlar
Rodin'le ilgili bir kitap siparişi alır. Bu sebeple bir
süreliğine Paris'e gider. Hazırladığı kitabı, maddi sıkıntıların etkisiyle
ayrılma kararı almış olsa da eşine adar.
Çalışmak, yalnızca çalışmak ve sabretmek. Rodin’den bunu
öğrenir.
…evliliği iyi gitmemektedir, yoksulluk ve zorluklar peşini
bırakmaz.
İsveçli yazar Ellen Key ile dostluk kurar.
1905 yılında Rodin'le bir anlaşma yaparak onun evinde
kalmaya başlar. 1906 yılında aralarında geçen bir husumet sonucunda Rilke,
Rodin'in yanından ayrılarak bir otele yerleşir.
1906 yılının kışını Capri'de geçirir
Rilke için çalışmak demek olan Paris; 1908'den itibaren Biron
sarayında kalmaya başlar.
Paris'teki gezdiği bütün yerler, şehrin insanları,
yoksullukları, hastalıkları Malte'de bir bedene kavuşur
Kuzey Afrika'ya gider.
1911 yılında Paris'e döner.
Anton Kippenberg ile eşi Katherina ve Prenses Marie Thurn
ile Prenses Taxis Hohenlohe ile kurduğu dostluklar onu maddi ve manevi anlamda
himaye eder. Bu dönemde Goethe'yi okur.
Prenses Taxis Duino'daki şatosunda şairi aylarca misafir
eder.
1912'de İspanya yolculuğuna çıkar.
Arap kültürü ve Kuran'la burada derinlemesine ilgilenmeye
başlar.
1914 yılında Berlin'e gider.
1915’in Kasım ayında askere alınır.
1916 yılına kadar Avusturya ordusuna hizmet verir.
Savaştan sonra İsviçre'de kalma düşüncesi yavaş yavaş
yerleşir Rilke'nin aklına
1921 Temmuz ayında Muzot kulesine taşınır.
Muzot şatosunda tam bir yalnızlığın içine gömülen şair
ağıtları tamamlar.
Şatoya yerleştikten sonra sağlık sorunları yaşamaya başlar.
1926’da vasiyetname hazırlar.
“Gül, oh katıksız çelişki, sevinç / Kimsenin uykusu olamamak
onca / gözkapağı altında.”
13 Aralık’ta Lou’ya bir veda mektubu yazdı,
29 Aralık 1926 tarihinde öldü,
2 Ocak 1927’de Raron Mezarlığı’na defnedildi.
Cahit Zarifoğlu (1940-1987)
Zarifoğlu’nun edebiyatı İslam çerçevesinde, fakat kendine
özgü bir edebiyattır.
Abdurrahman Cahit Zarifoğlu, 01 Temmuz 1940 yılında
Ankara'nın Hacı Bayram semtinde doğar.
Babası Niyazi Zarifoğlu memuriyetine, ilkokul öğretmeni olarak
başlar. İlk evliliğinden bir kızı, ikinci evliliğinden bir kızı ve bir oğlu ve
üçüncü evliliğinden biri Cahit olmak üzere üç oğlu ve bir kızı olur.
Şairin annesi Şerife Hanım, Kahramanmaraşlı ünlü bir aile
olan Evliyazâdelerin kızıdır.
Niyazi Bey, Şerife Hanım ile yaptığı evlilikte de başarısız
olur ve Şerife Hanımdan boşanmadan dini nikâhla başka bir kadınla evlenir.
Şerife Hanım, çocuklarına hem ana, hem de baba olma görevini üstlenir.
1947 - Siverek’te ağabeyi Sait ile birlikte ilkokula
başladı.
1951 - Ailesi Maraş’a yerleşti
Okul yıllarında oldukça sessiz, başarılı değil
Lisede E. Beyazıt, Özdenören kardeşler vb. arkadaş edindi.
(Lise yıllarında) Demokrasiye Hizmet gazetesine öykülerini
ve şiirlerini göndermiştir.
…bitirme sınavları Zarifoğlu için çok olumlu geçmez. İlkinde
hem edebiyat, hem de matematik dersinden geçemeyen şair, daha sonraki iki yılda
da matematiği veremez. Böylece şairin lise hayatı üç yıl sekmeye uğrar.
1958 - Matematik dersleri verdi.
aşk ve macera romanları okur
güreş tutkusu da dikkat çeken özelliklerinden biridir.
1960 darbesinden sonra Maraş’taki bütün yerel gazeteler
birleşince Zarifoğlu, İnkılâp adında bir gazete çıkarır.
Maraş valisi Zarifoğlu’nun 1961 yılındaki bitirme sınavına
vali bizzat girer ve sonunda Zarifoğlu liseden mezun olur.
İstanbul Üniversitesi, Alman Dili ve Edebiyatı / 1961
yılının Ekim ayında İstanbul’a gelir ve bölüme kaydını yaptırır.
Zarifoğlu, Özdenöner kardeşlerle birlikte Karakoç’u ziyarete
gider.
Biri benimle şiirim yüzünden ilgilenirse ve hele beğenirse,
çok sıkılırım. En çok da, bu anda konuşurken sıkılıyorum.
…üniversiteye kaydolduğu 1961 yılından on yıl sonra bölümden
mezun olur. Şairin mezuniyet tezi, Rilke’nin Malte Laurids Brigge ’nin Notları
adındaki otobiyografik romanıyla ilgilidir.
1972 yılında ikinci kez dil kursu için Almanya’ya gider. …otostop
yoluyla kıtanın birçok şehrini gezer.
1972-1973 okul döneminde özel bir kolejde Almanca
öğretmenliği yapar.
1973 Ekim ile 1975 Nisan ayları arasında Tuzla Piyade Okulu,
Sarıkamış ve Kıbrıs’ta olmak üzere on sekiz ay yedek subay olarak askerlik
görevini yapar.
Askerlik görevi bittikten sonra Ankara’da Makine Kimya
Endüstri Kurumu’nda çalışır. Ardından TRT Genel Müdürlüğü’ne geçer ve bu
görevde çok fazla kalmayan Zarifoğlu, TRT Basın ve Halka İlişkiler
Müdürlüğü’nde çalışmaya başlar. Oradan da Ankara Radyosu’na geçer. Bir dönem de
TRT Yayın Planlama ve Koordinasyon Daire Başkanlığı’nda görev yapar.
Necip Fazıl’ın aracılığıyla Van’da köklü bir aileye mensup
olan Van müftüsü Kasım Arvasi’nin kızı Berat Hanım ile 18 Ağustos 1976
tarihinde evlenir. Bu evlilikten Zarifoğlu’nun dört çocuğu olur.
Askerlik döneminden sonra bohem ve serazat şairliğin yerine,
Müslümanların dertlerini önemseyen mücadeleci bir anlayışa geçmiştir.
1980’li yıllarda Mavera’da Afganistan için özel bir sayı
çıkarır.
Yürek Dede ile Padişah adlı masalı yazar. Bu eseriyle
birlikte 1984 yılında Yazarlar Birliği tarafından çocuk edebiyatı dalında yılın
yazarı seçilir.
Pankreas kanserine yakalanan şair, 4 Mayıs 1987 tarihinde
Cerrahpaşa Onkoloji bölümüne yatırılır.
7 Haziran 1987 tarihinde ölür ve Küplüce’de boğaza bakan bir
mezarlığa defnedilir.
Eserleri:
Şairin toplamda dört şiir kitabı bulunur:
- İşaret
Çocukları
Batı kompleksiyle ilgili düşüncelerini işlediğini gördüğümüz
bu şiirlerde konuyu, işaret edilen, kendilerinden bir şeyler beklenen ama bir
parça müphem çocuklar şeklinde ele almıştır.
- Yedi Güzel
Adam
Bu eserdeki şiirler anlatı tarzındadır
- Menziller
- Korku ve
Yakarış
Hikâyeler
…öykü toplamı okunup dışarıdan bakılırsa genel anlamda bir
Zarifoğlu portresiyle karşılaşılır.
Romanlar
Savaş Ritimleri, ilk kez 1985 yılında yayımlanmıştır. Afganistan’ı
ve Afgan halkını anlatmıştır.
…ikinci romanı Anne tamamlanamamış, yarıda kalmıştır. Taslak
romanda hasta olan bir çocukla annesinin ilişkisi ele alınmıştır. Doktorların
tedaviyle çözemediğini anne konuşarak çözecektir.
Çocuk kitapları
…çocukların hayal gücünü kullanarak onların gözünden
yetişkinlere seslenmeyi bir yöntem olarak belirlemiştir
Diğer eserleri
Yaşamaktaki yazılarını ömrünün sonuna doğru değil,
daha çok olayların yaşandığı günlerde yazmıştır. Anı ve günlük özellikleri
taşır bu kitabı. Ona göre Alman yazarlar hakkında yapılan yorumlar, eserlerin
kendisinden daha büyük
Şairin, Alman edebiyatı denince aklına gelen ilk düşünceler:
Bazılarnı, örneğin Rilke, arkadaşı saymış. Genel olarak Almanları savaş
hastaları olarak mimlemiş.
Avrupa uygarlığının üç ana unsuru: Eski Grek, Hıristiyanlık
ve Germen ruhu. (İngiliz-Yahudi medeniyetini göremiyor yahut üzerini örtüyor).
Bizim şiire başladığımız yıllarda…
Rilke’nin etkisinde kalmış olabilirim.
Edebiyattan hep sınıfta kalabilirim. Yerli edebiyatı, hele
edebiyat tarihini hiç bilmem.
Rilke’nin eserindeki ilk motif olan şehir,
Paris şehridir, Rilke için bu şehir sefalet, ölüm, korku ve gürültü demektir
Zarifoğlu’nun ikinci incelediği motif, büyük şehir korkusudur.
Hemen herkeste var olan korku bir ‘bilinmeyen’
taşımaktadır.
Rilke, bu korkuyu olgunlaşmamış, gelişmemiş, büyümemiş bir
korku olarak tasvir etmektedir. Bu noktada çocukluk korkuları önem kazanır. Bu
sebeple bu korkuya ‘saf korku’ adı verilmiştir.
Tezde işlenen başka bir motif var
olmama hissidir.
…son motif ölüm
Malte’ye göre ölüm bir değişimdir, başka bir dünyadır ve
Malte, bu değişimden korkmaktadır.
Rilke’nin Malte Laurids Brigge’nin Notları
…roman türünde yazılmış bir eser olsa da, günlük türünün
özelliklerini taşımaktadır.
şiirsel öğeler taşıyor
Malte Laurids Brigge ’nin Notları, Rilke’nin, Paris
yaşantısı esnasında Alman lirizminden koptuğunun ispatı olarak kaleme aldığı
Yeni Şiirler’in düzyazı hâli olarak kabul ediliyor…
Karakter; olayları, düşüncelerini ve anılarını aklına
geldiği gibi, hiçbir sıralamaya bağlı kalmadan anlatmıştır.
Rilke’nin eserinde tarih notları yoktur. Eserin ilk başına
sadece 11 Eylül notu düşülmüş ve konular değişirken başka bir tarih
belirtilmemiştir.
…toplumsal sorunların ve şehirlerin kişide meydana getirdiği
sorunlar
Rilke’nin kadını özellikle annesiyle yaşadığı olaylar
sebebiyle özel bir hâl almıştır.
İnsan ölümünü kendinde taşımaktadır.
…müzikalitenin oluşmasında temel rolü oynayan tekrarlamalar,
paralellikler, sözcükleri sık kullanma vb. her iki şairde de sıkça
görülmektedir.
Rilke, Yeni Şiirler adlı kitabındaki eserleriyle nesne-şiir
adında bir şiir türü ortaya çıkarmıştır. Bu tür, özetle nesnenin ya da başka
bir deyişle eşyanın dış yüzeyini iyi algılayarak içini görmek demektir.
Sonuç
Zarifoğlu, Rilke’yi çok beğendiğini, bazı sözlerini kendi
hayat felsefesiyle birleştirdiğini itiraf etmiştir.
Rilke’nin otobiyografik romanı 'Malte Laurids Brigge’nin
Notları’ ile Zarifoğlu’nun günlüğü 'Yaşamak’ arasında belirlenen benzerlikler
şu şekilde özetlenebilir:
Eserlerin İşleniş Biçimi: Zarifoğlu, ilk kez Rilke’nin
kullandığı yöntem olan 'düzensiz sıra ile günlük tarzı eser yazma’ şeklini
benimsemiş ve günlüğünü bu şekilde yazmıştır.
Zarifoğlu, Rilke’nin bazı bölümlerde yaptığı olumsuz
girişlere benzer olarak, günlüğünün bazı bölümlerine olumsuz cümlelerle
başlamıştır. Ayrıca bazı bölüm başlangıçları Rilke’ninkilerle aynı konuyu ve
kelimeleri içermektedir.
Zarifoğlu, Rilke (kral, çar, dük, kont vb.) gibi, özellikle
devlet adamlarının (padişahlar, eski krallar vb.) isimlerini zikretmiş ve
onlarla ilgili bazı öyküler anlatmıştır.
Zarifoğlu ve Rilke’nin eserlerinde / kadının yüceltilmesi,
ölüm ve doğum motifleri / gibi konularda benzerlikler vardır.
Zarifoğlu ve Rilke’nin şiirlerinde şekil benzerlikleri:
Tekrarlamalar: Zarifoğlu ve Rilke şiirlerinde en çok dikkat çeken
özelliklerden biridir
Benzer Sözcükler: Şairlerin ortak yönlerinden bir diğeri, seçtikleri
kelimelerin bazılarında benzerlik görülmesidir.
Yabancı Dilden Sözcük ya da Cümleler: Rilke’nin
Fransızca, Latince, Yunanca, Farsça vb. dillerden kullandığı sözcük ve cümleler
gibi, Zarifoğlu da şiirlerinde Almanca, İngilizce ve Arapça gibi dillerden
sözcük ve cümleler kullanmıştır.
Seslenme/Nida Sanatı: Her iki şairin de bazı
şiirlerinde ‘ey, sen, ya’ gibi şiire sesleniş sözcüğüyle başlamaları dikkat
çekmektedir.
İçerik benzerlikleri: Tanrı/Yaratıcı ile Nesne/Eşya temleri...
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder