2 Aralık 2025 Salı

Zeki Z. Kırmızı - Boşluk Yontucusu Rilke Şiiri - Özet/Notlar

Zeki Z. Kırmızı - Boşluk Yontucusu Rilke Şiiri

Yazılı Kağıt Yayınları, Ankara, Ekim 2017

 


Rilke'yi okumak, onu okuyanı okumak, "boşluğu yontmak"

Beyhude, çünkü yararsız

 

Boşluk, hiçlik değil; varlığın içi, bizim içimiz...

 

(Kitabın amacı) Rilke şiirini yeniden okuma ve anlam(landırm)a girişimi

 

Rilke yazdıkça, yeniden yazdıkça şiir ortaya çıkmışsa ben de okudukça, yeniden okudukça şiir belirdi, şiir oldu.

 

Rilke'nin ana izleği / ölülerimizle ne yapacağımız…

1875 doğumlu Rilke 52 yaşında Muzot'da bir dostunun şatosunda kalırken şiirine tutkun Mısırlı bir kadın (Mrs. Nimet Eloi Bey) için gül toplamaya çıkıyor bahçeye.

Eline diken batan Rilke'nin ağrıları artıp da hekime göründüğünde kan kanseri olduğu anlaşılıyor. İki ay içinde ölüyor. Mezartaşında kendi dizeleri var:

Gül ey saf çelişki, nice gözkapağının altında

Hiç kimsenin uykusu olmamanın

Sevinci.

 

Eskiden (Michelson-Morley deneyine, yani 1887'ye dek) evrende 'esir' denen taşıyıcı bir madde, ortam olduğu varsayılırdı. Birçok fizik olayı da bu varsayımlı esir üzerinden tanımlanırdı. Rilke'ye dönersek, tüm şiirlerini saran bir duyarlık ikliminden söz etmemiz kaçınılmaz.

 

Şiir, tanrısal esin, söz, avucuna bir güvercin gibi konuyor. O şiiri yapmıyor, buluyor ya da daha iyisi şiir ona veriliyor. / s. 17-18

 

Gümüş göklerde/ yatardım, düşle gün arası bir yerde.

 

Hiçbir şey tam değildi ben görmeden önce,

 

Ruhumu nasıl tutsam da, seninkine değmese?

 

Gençlik şiirlerinin büyük bölümü değişik kişilere armağan olarak sunulmuştur.

 

Düşten Taç şiirlerindeki romantik duyguları evrenin orta noktası yapar.

 

İnsanın ve meleğin olanaksızlığı Rilke'yi arada bırakmış olmalı.

 

Ölüm, yeri doldurulamayacak biçimde bir şeyleri alıp götürür. Arzulardan sıyrılmış ölünün gövdesinde havsalaya sığmaz bir sessizlik kalır.

gül kokusu tükenmekte,

 

Advent / Hristiyan dünyasında Hz. İsa’nın doğum şenliği olarak kutlanan Noel'e varış (vuslat) öncesi dört Pazar gününü kapsayan, kutsal sayılan bir süre.

Düşten Taç'la sessiz dingin doğaya, orada yan kutsal bir seviye (aşk) sığınan Rilke Advent'de doğa tasarımının yanına inanç tasarımını ekliyor ve sanki kendindeki meleğin (yeni) katedralini yükseltiyor. / s. 38

 

Advent'de Rilke'nin yolculuk izlenimleri olan şiirler de var.

 

Rilke’nin izleği / Olanı, var olanı kavramak ve adlandırmak.

 

Söndür gözlerimin ışığını: Yine de görebilirim seni

 

Beyaz Prenses'te dört kişi (Prenses ve küçük kızkardeşi ile yaşlı Amadeo ve ulak) arasında geçen konuşmalara tanık oluruz.

Veba (kara ölüm) salgını dehşet saçarak yıkıma uğratmaktadır prensliği.

Kimin var vakti -hayat öyle çok-,

sıkıntıyı düşünecek, küçük şeyleri,

büyük şeyler doldururken içimizi.

Ağlamamalı kişi ve gülmemeli;

hafı/ bir sandal gibi süzülmeli

 

(Sancaktar) Kan var bütün kelimelerin altında

'yalnızca konusu değil, ritmik bakımdan seçkin bir düzyazıyla kaleme alınışı, 'Sancaktar'a geniş bir okuyucu kitlesi için çekicilik kazandırmış / s. 56

 

Dualar Kitabı

Rilke / Lou Andreas-Salome ile Lou'nun yurduna, Rusya'ya yolculuk yapar (Nisan-Haziran 1899).

Dualar Kitabı'nın ilk bölümünü yıl içinde yazar. Ertesi yıl (1900) yine Lou ile ikinci Rusya gezisini yapar.

Dönüşte ikisinin yolları ayrılıyor

 

Ruth Rehman'a göre: "Lou, Rilke'yi artık daha fazla çekemez, onun kendisine bağımlılığını, depresyonları ve korkuları, Lou 'nun yaşam gücünü felce uğratmaktadır. 'Son Sesleniş' başlığını koyduğu acımasız bir mektupla Rilke'den ayrılır. " / s. 63

 

Schank: "Rilke bireysel yazgıları toplumsa/ nedenlere bağlamakta isteksiz davranan biriydi.

 

Rusya gezisi / Rilke'nin erken dönemde geliştirdiği Tarın inancına ilişkin özel, özgün duyarlığı geliştirmesini, pekiştirmesini olanaklı kılmıştır.

 

1901 Martında, evlenmeden kısa süre önce Katolik Kilisesinden çıkar

 

Dualar Kitabı'ndaki yoksullar, kentteki toplulukların dışına itilmiş kimselerdir.

 

Tanrı için şaşırtıcı imgeler kullanan Rilke, Tanrı'yı duyularla ve duygularla algılıyor

Sanatçı yaratmayınca, Tanrı da kendisiyle birlikte yiter.

 

Rilke 1901'de heykeltraş Clara Westhoff ile evlenir.

 

Robert Musil'den alıntı / Novalis'ten bu yana en dindar şairdi, ama onun bir dini olduğuna emin değilim.

 

Dua Saatleri Kitabı’nda / İnsan-Tanrı, Yaşam-Ölüm ilişkisi irdelenir. Şiirdeki sen Tanrı'dır. Nasıl bir dindarlık diyen Rilke sorar, yalvarır, yer yer hesap sorar. / s. 64

 

Rilke'ye göre kurumsal Hristiyan geleneği Tanrı'nın döküntüsüdür.

 

Tanrı insanda, insanla gerçekleşmektedir

 

İmgeler Kitabı

1902'de basılmış

Rilke, şeylere daha bir dikkatle bakıyor.

Schank / Rilke'yi büyüleyen tek tek resimler ya da resimlerdeki motifler değil, öznellik ve düşüncenin resimlerde yer almayışı, sanatçının yarattığı yapıtlar içinde yok oluşudur.

Yaşamın karşısında kendini ona koşulsuz bırakmaktan söz etmektedir şiir.

Ben ile dünya arasındaki gerilim, modernizmin temel sorunsallığıdır ve bu sorunsallık Rilke'nin ana temalarından biridir. / s. 92

 

Kim olursan ol: akşam dışarı çık

içerde her şeyi bildiğin odandan;

(dünya) susup olgunlaşan bir söz gibidir.

 

 

Yalnızlık bir yağmur gibidir;

akşamlara doğru denizden yükselir;

 

Yeni Şiirler

Salome'ye 1911'de yazdığı mektubunda şöyle diyor. Hiçbir şey ve kimseden beklentim olmadığı ve bütün dünya giderek artan biçimde bir ödev olarak bana doğru aktığı için, ben de buna açıkça ve güvenle, salt verimle karşılık verdim.

 

(Kitabın) başlangıcında yer alan şiirler antik (pagan) dünyadan esinli

 

İkinci basımda (1908) eklenen bölüm yine eskil (antik) kaynaklara nokta atışlarıyla açılıyor.

 

şairin tekniğinde billurlaşan düşüncenin kökü ölümle yüzleşmede yatıyor.

Belki şiirini Orpheus'a sürükleyen kaynak da budur. Çünkü ölüm sanıldığı gibi sevgiyi koparıp almaz.

 

Rilke inançlı (mümin) değildir. İnandığı şeyi yaratmayla ilgilidir.

 

Requiem-Duino Ağıtları

Ölüm, bizden öteye dönük olan, bizim aydınlatmadığımız yüzüdür yaşamın...

Gerçek yaşam biçimi her iki bölgeye uzanır

 

1908-9 aralığında iki Requiem yazıyor Rilke.

İlki 31 yaşında ölen ressam dostu Paula Modersohn Becker, ikincisi 19 yaşında canına kıyan Wolf Graf Kalckreuth için

 

Paris'te üç günde (31 Ekim, 1, 2 Kasım l 908) yazdığı ilk Requiem (Bir Dost İçin) dostunun ona musallat olan huzursuz ölüsüyle açılıyor.

 

Duino Ağıtları

Yazılması l0 yıla uzayan l0 ağıt 'Prenses Marie von Thurn und Taxis-Hohenlohe malikanesinden' biçiminde sunulmuştur. Ama ağıtların Duino Şatosu'nda başlayan yazımı Muzot Şatosu'nda tamamlanmıştır.

 

Melek şaire düşer

 

Ağıtlardaki melek... İslam’ın meleklerine yakındır... Ağıtların meleği, görünmeyende daha yüksek bir gerçeklik derecesinin tanınmasına tanıklık eden varlıktır. Bu yüzden 'ürkünç' gelir bize, çünkü biz, onu sevenler ve değiştirenler, görünüre sarılmaktayız

 

Orpheus'a Soneler

Orpheus'a Soneler, Duino Ağıtları'nın kimi bölümleriyle birlikte Muzot Şatosu’nda kısacık sürelerde yazıldı.

 

Müzikalitesi çok yüksek ve son derece pozitif bir soluk taşıyan Soneler'de Ağıtlar'ın ağırlığı ve gerilimi yoktur.

 

19 yaşındayken canına kıyan dansçı kızı (Wera Ouckama Knoop) Euryidike ile özdeşler.

 

Soneler iki bölüm olarak çatılmış. İlk bölümde 26, ikincisinde 29 sone olmak üzere toplam 55 sone var kitapta.

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder