Zeki Z. Kırmızı - Boşluk Yontucusu Rilke Şiiri
Yazılı Kağıt Yayınları, Ankara, Ekim 2017
Rilke'yi okumak, onu okuyanı okumak, "boşluğu
yontmak"
Beyhude, çünkü yararsız
Boşluk, hiçlik değil; varlığın içi, bizim içimiz...
(Kitabın amacı) Rilke şiirini yeniden okuma ve
anlam(landırm)a girişimi
Rilke yazdıkça, yeniden yazdıkça şiir ortaya çıkmışsa ben de
okudukça, yeniden okudukça şiir belirdi, şiir oldu.
Rilke'nin ana izleği / ölülerimizle ne yapacağımız…
1875 doğumlu Rilke 52 yaşında Muzot'da bir dostunun
şatosunda kalırken şiirine tutkun Mısırlı bir kadın (Mrs. Nimet Eloi Bey) için
gül toplamaya çıkıyor bahçeye.
Eline diken batan Rilke'nin ağrıları artıp da hekime
göründüğünde kan kanseri olduğu anlaşılıyor. İki ay içinde ölüyor. Mezartaşında
kendi dizeleri var:
Gül ey saf çelişki, nice gözkapağının altında
Hiç kimsenin uykusu olmamanın
Sevinci.
Eskiden (Michelson-Morley deneyine, yani 1887'ye dek)
evrende 'esir' denen taşıyıcı bir madde, ortam olduğu varsayılırdı. Birçok
fizik olayı da bu varsayımlı esir üzerinden tanımlanırdı. Rilke'ye dönersek,
tüm şiirlerini saran bir duyarlık ikliminden söz etmemiz kaçınılmaz.
Şiir, tanrısal esin, söz, avucuna bir güvercin gibi konuyor.
O şiiri yapmıyor, buluyor ya da daha iyisi şiir ona veriliyor. / s. 17-18
Gümüş göklerde/ yatardım, düşle gün arası bir yerde.
Hiçbir şey tam değildi ben görmeden önce,
Ruhumu nasıl tutsam da, seninkine değmese?
Gençlik şiirlerinin büyük bölümü değişik kişilere armağan
olarak sunulmuştur.
Düşten Taç şiirlerindeki romantik duyguları evrenin orta
noktası yapar.
İnsanın ve meleğin olanaksızlığı Rilke'yi arada bırakmış
olmalı.
Ölüm, yeri doldurulamayacak biçimde bir şeyleri alıp
götürür. Arzulardan sıyrılmış ölünün gövdesinde havsalaya sığmaz bir sessizlik
kalır.
gül kokusu tükenmekte,
Advent / Hristiyan dünyasında
Hz. İsa’nın doğum şenliği olarak kutlanan Noel'e varış (vuslat) öncesi dört
Pazar gününü kapsayan, kutsal sayılan bir süre.
Düşten Taç'la sessiz dingin
doğaya, orada yan kutsal bir seviye (aşk) sığınan Rilke Advent'de doğa tasarımının yanına inanç tasarımını ekliyor ve sanki
kendindeki meleğin (yeni) katedralini yükseltiyor. / s. 38
Advent'de Rilke'nin yolculuk izlenimleri olan şiirler de
var.
Rilke’nin izleği / Olanı, var olanı kavramak ve adlandırmak.
Söndür gözlerimin ışığını: Yine de görebilirim seni
Beyaz Prenses'te dört kişi
(Prenses ve küçük kızkardeşi ile yaşlı Amadeo ve ulak) arasında geçen
konuşmalara tanık oluruz.
Veba (kara ölüm) salgını dehşet saçarak yıkıma uğratmaktadır
prensliği.
Kimin var vakti -hayat öyle çok-,
sıkıntıyı düşünecek, küçük şeyleri,
büyük şeyler doldururken içimizi.
Ağlamamalı kişi ve gülmemeli;
hafı/ bir sandal gibi süzülmeli
(Sancaktar) Kan var bütün
kelimelerin altında
'yalnızca konusu değil, ritmik bakımdan seçkin bir düzyazıyla
kaleme alınışı, 'Sancaktar'a geniş bir okuyucu kitlesi için çekicilik
kazandırmış / s. 56
Dualar Kitabı
Rilke / Lou Andreas-Salome ile Lou'nun yurduna, Rusya'ya
yolculuk yapar (Nisan-Haziran 1899).
Dualar Kitabı'nın ilk bölümünü yıl içinde yazar. Ertesi yıl
(1900) yine Lou ile ikinci Rusya gezisini yapar.
Dönüşte ikisinin yolları ayrılıyor
Ruth Rehman'a göre: "Lou, Rilke'yi artık daha fazla
çekemez, onun kendisine bağımlılığını, depresyonları ve korkuları, Lou 'nun
yaşam gücünü felce uğratmaktadır. 'Son Sesleniş' başlığını koyduğu acımasız bir
mektupla Rilke'den ayrılır. " / s. 63
Schank: "Rilke bireysel yazgıları toplumsa/ nedenlere
bağlamakta isteksiz davranan biriydi.
Rusya gezisi / Rilke'nin erken dönemde geliştirdiği Tarın
inancına ilişkin özel, özgün duyarlığı geliştirmesini, pekiştirmesini olanaklı
kılmıştır.
1901 Martında, evlenmeden kısa süre önce Katolik
Kilisesinden çıkar
Dualar Kitabı'ndaki yoksullar, kentteki toplulukların dışına
itilmiş kimselerdir.
Tanrı için şaşırtıcı imgeler kullanan Rilke, Tanrı'yı
duyularla ve duygularla algılıyor
Sanatçı yaratmayınca, Tanrı da kendisiyle birlikte yiter.
Rilke 1901'de heykeltraş Clara Westhoff ile evlenir.
Robert Musil'den alıntı / Novalis'ten bu yana en dindar
şairdi, ama onun bir dini olduğuna emin değilim.
Dua Saatleri Kitabı’nda / İnsan-Tanrı, Yaşam-Ölüm ilişkisi
irdelenir. Şiirdeki sen Tanrı'dır. Nasıl bir dindarlık diyen Rilke sorar,
yalvarır, yer yer hesap sorar. / s. 64
Rilke'ye göre kurumsal Hristiyan geleneği Tanrı'nın
döküntüsüdür.
Tanrı insanda, insanla gerçekleşmektedir
İmgeler Kitabı
1902'de basılmış
Rilke, şeylere daha bir dikkatle bakıyor.
Schank / Rilke'yi büyüleyen tek tek resimler ya da
resimlerdeki motifler değil, öznellik ve düşüncenin resimlerde yer almayışı,
sanatçının yarattığı yapıtlar içinde yok oluşudur.
Yaşamın karşısında kendini ona koşulsuz bırakmaktan söz
etmektedir şiir.
Ben ile dünya arasındaki gerilim, modernizmin temel
sorunsallığıdır ve bu sorunsallık Rilke'nin ana temalarından biridir. / s. 92
Kim olursan ol: akşam dışarı çık
içerde her şeyi bildiğin odandan;
(dünya) susup olgunlaşan bir söz gibidir.
Yalnızlık bir yağmur gibidir;
akşamlara doğru denizden yükselir;
Yeni Şiirler
Salome'ye 1911'de yazdığı mektubunda şöyle diyor. Hiçbir şey
ve kimseden beklentim olmadığı ve bütün dünya giderek artan biçimde bir ödev
olarak bana doğru aktığı için, ben de buna açıkça ve güvenle, salt verimle
karşılık verdim.
(Kitabın) başlangıcında yer alan şiirler antik (pagan)
dünyadan esinli
İkinci basımda (1908) eklenen bölüm yine eskil (antik)
kaynaklara nokta atışlarıyla açılıyor.
şairin tekniğinde billurlaşan düşüncenin kökü ölümle yüzleşmede
yatıyor.
Belki şiirini Orpheus'a sürükleyen kaynak da budur. Çünkü
ölüm sanıldığı gibi sevgiyi koparıp almaz.
Rilke inançlı (mümin) değildir. İnandığı şeyi yaratmayla
ilgilidir.
Requiem-Duino Ağıtları
Ölüm, bizden öteye dönük olan, bizim aydınlatmadığımız
yüzüdür yaşamın...
Gerçek yaşam biçimi her iki bölgeye uzanır
1908-9 aralığında iki Requiem yazıyor Rilke.
İlki 31 yaşında ölen ressam dostu Paula Modersohn Becker,
ikincisi 19 yaşında canına kıyan Wolf Graf Kalckreuth için
Paris'te üç günde (31 Ekim, 1, 2 Kasım l 908) yazdığı ilk
Requiem (Bir Dost İçin) dostunun ona musallat olan huzursuz ölüsüyle açılıyor.
Duino Ağıtları
Yazılması l0 yıla uzayan l0 ağıt 'Prenses Marie von Thurn
und Taxis-Hohenlohe malikanesinden' biçiminde sunulmuştur. Ama ağıtların Duino
Şatosu'nda başlayan yazımı Muzot Şatosu'nda tamamlanmıştır.
Melek şaire düşer
Ağıtlardaki melek... İslam’ın meleklerine yakındır...
Ağıtların meleği, görünmeyende daha yüksek bir gerçeklik derecesinin
tanınmasına tanıklık eden varlıktır. Bu yüzden 'ürkünç' gelir bize, çünkü biz,
onu sevenler ve değiştirenler, görünüre sarılmaktayız
Orpheus'a Soneler
Orpheus'a Soneler, Duino Ağıtları'nın kimi bölümleriyle
birlikte Muzot Şatosu’nda kısacık sürelerde yazıldı.
Müzikalitesi çok yüksek ve son derece pozitif bir soluk
taşıyan Soneler'de Ağıtlar'ın ağırlığı ve gerilimi yoktur.
19 yaşındayken canına kıyan dansçı kızı (Wera Ouckama Knoop)
Euryidike ile özdeşler.
Soneler iki bölüm olarak çatılmış. İlk bölümde 26,
ikincisinde 29 sone olmak üzere toplam 55 sone var kitapta.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder