9 Kasım 2025 Pazar

Gülsüm Mamaş - Kaleden Kente, Osmanlı Döneminde Rize'nin Tarihsel Dönüşüm Süreci - Özet/Notlar

Gülsüm Mamaş - Kaleden Kente, Osmanlı Döneminde Rize'nin Tarihsel Dönüşüm Süreci - Notlar

Doktora Tezi, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025

 

1461 yılında Trabzon’un fethi ile Osmanlı topraklarına dâhil olan Rize’nin tarihî süreç içerisinde zamanla bir Türk şehrine dönüşmesi bu tezin ana konusudur.

 

Giriş

Literatür taraması

 

Rize, Karadeniz kıyısındaki kale-liman tipi yerleşimler arasında değerlendirilir.

 

XVI. yüzyıl şairlerinden Cefâyî, Rize için şöyle demiş: “Ki her bir bagcesi bir huld-i me’vâ / Sanasın cennet-i Firdevs-i a‘lâ”

 

Eserin temel kaynakları tahrir defterleri, şer‘iyye sicilleri, mühimme ve ahkâm defterleridir.

 

Birinci Bölüm: Rhizaion’dan Kaza-l Rize’ye

Rize ismi / Rhizos, Rhizaion, Riza / kelimenin anlamlarından biri “dağ dibi” veya “dağ eteği”

 

İriziyos / hem Şakir Şevket hem de Bıjışkyan, bu ifade ile doğrudan pirinç ekilen bir alanı kastetmekte…

 

Osmanlı dönemi Rize merkezinin (nefs) sınırları beş ana "hisse" üzerinden tanımlanmıştır: Konyat, Ayo Nikola, Yufa, Filibos ve Zangel.

 

Rize bu dönemde Trabzon'a bağlı bir kaza olup bünyesinde kadı, serasker ve subaşı gibi görevliler barındırmaktadır.

 

Gelirler; keten, hububat, meyve, balıkçılık (dalyan mukataası) ve değirmenlerden sağlanmaktadır.

 

Zü Nidano ve Ayo Randeş Manastırları

Zü Nidano ismindeki manastırın kalede yer aldığı belirtilmişti.

Ayo Randeş / manastırın yerinin surların içinde yer alan Ayo Nikola hissesinin tepesindeki Peripoli’ye bağlı Garal Dağı’nda olması ihtimal dâhilindedir.

 

Rize'nin ilk camisinin hangisi olduğu tartışılmakla birlikte, veriler Dizdar Hüseyin Ağa Camisi’ni (Orta Cami) öne çıkarmaktadır. 1550’lerde inşa edildiği tahmin ediliyor.

 

Rize Kalesi / Kale; iç kale ve dış kale kısımlarından oluşur. Savunma ve idari merkez işlevi görür.

 

Rize iskelesi, Trabzon iskelesine bağlı bir gümrük birimi olarak işletilmiş; keten ve içki (hamr/arak) ticareti ile öne çıkmıştır.

 

Peripoli: Kelime anlamı şehri saran, çevreleyen banliyölerdir ve nefse en yakın stratejik köydür.

 

Emade Köyü 1486 senesinde Rize kazasının dâhilinde yer alan köyler içerisinde en fazla nüfusa sahip köy

 

İkinci Bölüm: Rize’nin Kasabalaşma Süreci

Rize XVI.-XIX. yüzyıllar arasında kasaba olarak ifade edilirken XVIII. yüzyıla tarihlenen bir kayıtta 'medine' kelimesiyle nitelendirilmiştir.

 

XVII. yüzyılda bölgedeki kargaşa nedeniyle düzenli tahrir yapılamamış, bilgiler daha çok sicil ve mühimme defterlerinden elde edilmiştir.

 

Bu dönemde kalitesiyle ünlü Rize keteni tüm Osmanlı coğrafyasına pazarlanmaktaydı.

 

Bal aynı zamanda yörenin vergi alınan birimlerinden birini de teşkil etmektedir.

 

Nefsin 1486’da iki hisseli yapısına baktığımızda Müslüman bir hane bulunmazken 1515 senesinde Yufa hissesinde Hızır ve oğlunun Müslüman olarak kayda geçtiği görülür.

 

1554 senesinde nefsin ilk Müslümanlaşan ailesi Ayo Nikola hissesinde sakin bulunan Kosifler olmuştur.

 

1583 yılında teşkil edilen Cami-i Şerif Mahallesi, kasabanın ilk Müslüman mahallesi olup "şehirli" statüsündeki zanaatkâr ve dindar fukarayı barındırmıştır.

 

XVII. yüzyılda gayrimüslim nüfusta belirgin bir azalma görülmektedir. Bunun temel sebepleri arasında "Muradhanlı Ömer Paşa’nın baskıları nedeniyle reayanın Rumeli ve Kefe taraflarına göç etmesi" yer almaktadır.

 

Rize’nin gelişiminde Muradhanzâde ve İslampaşazâde aileleri belirleyici rol oynamıştır. Özellikle Ömer Paşa, Rize’yi adeta "küçük bir beylik" gibi yönetmiş ve bölgede birçok vakıf eseri bırakmıştır.

 

XVII. yüzyıl, Rize için göç ve eşkıyalık (şekavet) asrıdır. Kazak saldırıları ve yerel güçlerin (özellikle Eşkıya Ali Ağa) baskıları halkın "celâ-yi vatan idüp perâkende ve perişân" olmasına neden olmuştur.

 

3. Bölüm: Modernleşmenin Eşiğinde Rize Kasabası

Kasabanın yapısal gelişimi, 18. yüzyılda inşa edilen ilk medrese ile birlikte kendi doğal akışında şekillenmiştir.

 

18. yüzyılda Rize, Müslümanlaşan yerliler, bölgeye göç eden Türkler ve "vazife-toprak" anlayışıyla hareket eden görevli zümreden oluşan şahsına münhasır bir halk yapısına kavuşmuştur.

Bu dönemde ticaret ve gemicilikle zenginleşen aileler "ayan" zümresini oluşturmuştur.

İdari yapıda kadıların rolü büyüktür.

 

XVIII. yüzyılda ayan ve eşrafın takdir ve hareketine göre yeni bir düzene girmiştir.

Rize’deki askeri nüfusun artışı bu kimselerin vefatında miraslarının taksim kayıtlarını tutacak bir kassamın görevlendirilmesini de beraberinde getirmiştir.

 

18. yüzyılda timar sistemi artık âtıl bir hale gelerek askeri harekatlarda orduyu desteksiz bırakmaktaydı.

 

Halk arasındaki ihtilaflar genellikle su kaynaklarının işgali, sınır anlaşmazlıkları ve miras kavgaları üzerine yoğunlaşmıştır. Özellikle meyve ağaçları (narenciye) ve değirmenlerin tasarrufu konusunda ciddi hukuki mücadeleler verilmiş, bu süreçlerde müftülerden fetvalar alınmıştır.

 

16. yüzyıldan sonra ismi belgelerde azalan Ayo Randeş Manastırı'nın, sonraki dönemlerde Vonit Mahallesi'ndeki Meryem Ana Kilisesi ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.

 

1752'de faaliyete geçen bu medrese, Rize'nin ulema yetiştirme kapasitesini göstermektedir.

 

Tuzcuoğlu ve Mataracıoğlu aileleri ticaret ve denizcilikle güçlenmiş, devlet ile halk arasında bir köprü vazifesi görmüş; ancak zaman zaman eşkıyalık faaliyetleriyle de anılmışlardır.

 

18. yüzyıl ortalarında Çepni gruplarının kasabayı basarak yağmalaması ve yakması (60 kişiyi katletmiş, evleri yakmış) kasaba tarihinde büyük bir kırılma yaratmıştır.

 

Kale, 1705 ve 1745'te onarım görmüş, Rus tehdidine karşı toplarla takviye edilmiştir.

Kale, suçluların "ıslah-ı nefs" için tutulduğu bir hapishane işlevi görmüştür.

 

Rize'nin en meşhur ürünü olan keten bezinin (Rize bezi) üretimi ve damgalanarak ihraç edilmesi, kasabanın en büyük gelir kaynağıdır.

 

Sonuç

Trabzon ve Giresun’un gelişiminde XV ve XVI. yüzyıllarda buraya yapılan Türk- Müslüman sürgünlerin önemli bir rolü bulunmaktayken Rize’ye sürgün edilen timarlı sipahiler, kale görevlileri ve diğerleri dışında bu anlamda bir göç yapılmamıştır.

Rize kasabasının sur içinde kalan kısmı, görevliler dışında gayrimüslim yerel halktan oluşmaktaydı.

Komnenoslardan alınan kadim Rize’nin dini, dili ve sosyal yapısı kendisini 1554 yılına kadar aynen muhafaza edebilmiştir.

 

Ayo Nikola/Piri Çelebi sınırlarında bulunan ve Cuma günleri kurulan pazar

bu pazara hem görevli Türk-Müslüman kesim hem de civar köylerde yeni Müslümanlaşan halk gelmeye başlamış

Pazarın kurulmasında Cuma gününün seçilmiş oluşu XIX. yüzyıla kadar bozulmadan sürmüştür.

…her Cuma kurulan pazarla birlikte buraya gelen Müslümanlar Cuma namazını topluca burada eda ediyorlardı.

Rize Kalesi dizdarı olan Hüseyin Ağa, kendi malından vakfederek yine buraya yakın bir cami inşa ettirmişti.

…kasabanın kadim ailelerinden Kosifler nefsin ilk Müslüman ailesi olmuştur.

 

Rize’de gömülü olduğuna inanılan Ayo Orientus’un mezarı anlatıya göre kıyıda bulunuyordu; fakat hakikatte bunun Vonit Mahallesi’nde yer aldığı tespit edilmiştir.

 

Hâlihazırda pazar ve çarşıya yakın konumda bulunan bu caminin çevresinde bir de hamam yer almakta, günümüzde üzeri betonla kapatılmış olsa da altından denize dökülen “Hamam Deresi” adı bu yapıya dayanmaktadır.

 

XVII. yüzyıla gelindiğinde artık kasabada ciddi bir Müslüman nüfustan söz edilir

XVIII. yüzyılda şehrin ayanlarını meydana getirecek sülalelerin “Rizeli” hüviyetini alacak bağları oluşmuştur. Tuzcu, Mataracı, Tat, Lik, Tarakçı ve Akmehmedler bu dönemde tespit edilebilenler arasındadır.

 

XVIII. yüzyıl / Bu döneme ait herhangi bir tahririn bulunmaması, avarız sayımlarında ise yalnızca mufassal defter esas alınarak icmal defterlerle tekrar edilen ortalama rakamlar, Rize kasabasındaki Müslüman ve gayrimüslim nüfusun yoğunluğunu yansıtmakta yetersiz kalmasına yol açmaktadır.

 

Rize’nin sosyal yapısı açısından gelişimine bakıldığında, Komnenoslardan alınan Rize’nin “nefs” olarak tanımlanan beş hisseli alanında yaşayan sakinlerin, ilk mufassal tahrir olan 1486 tarihli kayıtlarda ayrı ayrı sülale, topluluk veya yer isimleriyle zikredildikleri görülmektedir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder