17 Ağustos 2017 Perşembe

Anadolu’da Rastlanan Halk Hekimliği Uygulamalarına Genel Bir Bakış

Anadolu’da Rastlanan Halk Hekimliği Uygulamalarına Genel Bir Bakış

Halk hekimliği uygulamalarına yaygın olarak rastlanan Anadolu’da “ırvasalama” yoluyla, “parpılama” yoluyla, “em’lerle” tedavi ve “kırık-çıkık tedavisi” başlıca yöntemler olarak ortaya çıkmaktadır. Ocaklı, şeyh, hoca, okuyucu, üfürükçü, izinli ve orumçu Anadolu’da halk hekimliğinin belli başlı uygulayıcılarıdır.

Halk hekimliğinde hastalık deyimi, insanın sağlık durumundaki bozuklukların yanı sıra, kısırlıktan tutunda nazar değmesi gibi insanlardan gelebilecek kötü etkilere ve cin, peri gibi gerçek dışı varlıkların neden olabilecekleri türlü sakatlıklara kadar pek çok kavramı kapsamaktadır.

Halk hekimliğinin hekimleri olarak tanınan Ocaklı, belirli hastalıklarla uğraşan aile fertlerine denmektedir. Bir ocaklı, tedavi etme kudretini ailesinden kan yoluyla almakta ve babadan oğula, nesilden nesle devam etmektedir.
Kan bağlantısına dayanmayan ocaklıya ise izinli denilmektedir.
Ocaklı, Orta Asya Şaman’ının bugüne ulaşmış şekli olarak değerlendirilmektedir.

…ocaklılar bazı hastalıkların tedavisinde mekanik tedavi metotları kullanmaktadır. Özellikle sarılık hastalığında ocaklılar tarafından vücudun belirli yerleri jilet veya ustura ile kesilerek birkaç damla kan akıtılmakta ve bu işleme “sarılık kesme” adı verilmektedir.

Hastalık tedavi etmekten çok, hastalığı önceden haber verebildiklerine inanılan kişilere ise orumçu denilmekte…

Irvasalama yolu ile yapılan tedavinin esasını, hastanın vücudu dışına uygulanan ve onu büyük ölçüde telkin altında bırakan, psikolojik etkilemeye dayanan hareketler oluşturmaktadır.

Parpılama yoluyla tedavi ise dinsel motiflerle kaynaşmış sihirsel bir esasa dayanmaktadır.

Em (Halk İlacı) yolu ile tedavi de ise bitkisel, hayvansal, mineral kaynaklı droglar kullanılmaktadır.

Büyüsel görünümlü olanlar, büyüsel esaslara uygun bir şekilde uygulanmaktadır.

Türk halk hekimliğinde dağlama karşılığında “alazlama, yakma, göyündürme, en vurma ve dağlama” kelimeleri kullanılmaktadır.
Dağlama adı altında toplanan bu tedavi şekli, metal ya da tahta araçlar kullanarak termik veya mekanik uygulamalar şeklinde yapıldığı gibi kimyasal maddeler ve bitkiler kullanılarak da yapılmaktadır.

“Ev ilaçları”, “kocakarı ilaçları” gibi isimlerde verilen halk ilaçlarının çoğu, uzun tecrübeler sonunda günümüze kadar gelmiş ampirik uygulamalardır.

Kadınlar, halk ilaçlarını erkeklere oranla daha fazla kullanmaktadırlar. Bunun nedeni ise; kadınların hekime gitmekten utanmaları, korkmaları veya aile reisi erkeğin kadını, çok zor durumda kalmadıkça hekime götürme gereğini duymamasından kaynaklanmaktadır.

Öğrenim düzeyi arttıkça halk ilaçlarını tanıma ve kullanma oranı düşmektedir.
---
Şar, Sevgi. Anadolu’da Rastlanan Halk Hekimliği Uygulamalarına Genel Bir Bakış. Türkiye Klinikleri Tıp Etiği-Hukuku-Tarihi Dergisi. Cilt: 13, Sayı: 2. (s. 1163-1178). 2005


2014 Geçmişten Geleceğe Yaşayan Kültür Mirasımız

Solmaz KARABAŞA (Haz.),
“UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi”
(Türkiye Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri),
(Proje Koordinatörü: Okan İBİŞ). Ankara: Özyurt Matbaacılık.
ISBN 978-975-17-3759-5, 241 sayfa.

Burada sözü geçen kültürel miras, kısa bir zaman dilimi içerisinde oluşan değil, insanlığın binlerce yıllık tarihsel süreci içerisinde oluşan bir mirası ve bu mirasın korunmasını ifade etmektedir. Bu nedenle, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi”nde “koruma” kavramına ayrı bir önem verilmiştir.
…sözleşme kapsamında taraf devletlere (…) amacıyla toprakları üzerindeki somut olmayan kültürel mirasa ait envanterin oluşturulması sorumluluğu yüklenmiştir.

Ülkemizde envanter hazırlama çalışmaları, (…)  Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü (…) ve illerde oluşturulan il tespit komisyonları aracılığıyla yürütülmektedir.

Ulusal Düzeyde Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması (…) Yaşayan İnsan Hazineleri (…) ve Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Envanterle ilgili işlem basamakları:
İlerde (…) kurullar oluşturulur.
Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, illerden gelen verileri Uzmanlar Komisyonunda değerlendirerek, envantere alınacak unsurları belirler.

Envanterinin oluşturulmasında şu temel ölçütler dikkate alınır:
Unsurun,
İnsan yaratıcılığının bir kanıtı olarak değeri,
Kültürel ve toplumsal gelenekler içerisindeki köklülüğü,
Belirtilen topluluk ya da grubu temsil niteliği,
Kaybolma riski.
Ülkemizdeki envanter hazırlama çalışmaları (…) 2008 yılında başlatılmıştır. Envanter hazırlanmasındaki temel hedef, Somut Olmayan Kültürel Mirası (…) görünür kılmak ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasını sağlamaktır.

…illerden ilk veriler 2008 yılında gelmeye başlamıştır.
İllerden toplam 1271 unsur gelmiş, bu unsurlardan 816’sının somut olmayan kültürel miras olduğuna karar verilmiş ve il envanterlerine alınmıştır. (…) bu unsurlar arasından seçilen 105 unsur ise Somut Olmayan Kültürel Miras Envanterine kaydedilmiştir.

…somut olmayan kültürel mirasın alanları beş başlık altında toplanmıştır.
Sözlü gelenekler ve anlatımlar
Gösteri sanatları
Toplumsal uygulamalar, ritüeller
Doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar
El sanatları geleneği

Geçmişten Geleceğe Yaşayan Kültür Mirasımız (Türkiye Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri) kitabında 105 unsur hemen hemen yukardaki gibi açıklanmıştır.

---
Aydoğdu Atasoy, Özlem. Millî Folklor, Yıl 27, Sayı 106 (s. 124-127). 2015

Anadolu Sahasında Arıcılık ve Bal Üretimi Çerçevesinde Gelişen İnanç ve Gelenekler Konusunda Bir İnceleme

Anadolu Sahasında Arıcılık ve Bal Üretimi Çerçevesinde Gelişen İnanç ve Gelenekler Konusunda Bir İnceleme

…başlangıçta hayvancılığa bağlı, göçebe karakterli bir üretim biçimi uygulayan Türk milleti (…) Yerleşik düzenle birlikte kümes hayvancılığı gibi arıcılık ve bal üretimi faaliyetleri de uygulanmaya başlanmıştır.

“Kaşgarlı Mahmud’a göre, Kıpçakça ve Oğuzcada bãl olarak kullanılır. Ancak Türkler bala arı yağı adını verirler. Eski Kıpçakçada da bãl biçimi geçer. Ramstedt’in Hämäläinen’e yaptığı açıklamaya göre, Türkçe bal büyük bir olasılıkla Doğudan gelmiştir. Ramstedt, Korece pal arı (=Japonca hachi arı) biçimini vermiş, balın köken bakımından Çinceden geldiğini de bildirmiştir… Yaygın bir inanca göre, Türkçe bal eski çağlarda Hint-Avrupa dillerinden alınmıştır.”

Türk kültüründe arıcılık ve bal yetiştiriciliği ile ilgili ilk çalışma elimizdeki kayıtlara göre, A. Samoylovich’in 14.-17. Yüzyıllar arasında Kırım’daki arıcılıktan söz eden yazısıdır.

Kutsal metinlerin hemen hepsinde bal ve balarısı ile ilgili söyleyişlerin olması söz konusu bu ürüne ve balarısına manevi bir değer katmıştır.

…halk arasında “Bal Tefsiri” diye bilinen anlatmada Hz. Ali, Hz. Ömer, Hz. Ebubekir, Hz. Osman ve Hz. Fatma arasında geçen diyaloglarla İslam inancının esasları ve ideal davranışları bal üzerinden sembolize edilmiştir.

…halk arasında cennetteki ırmaklardan birisinin süt, birisinin zemzem, birisinin de bal aktığına inanılır.

Türk tıp folkloru içerisinde değerlendirilebilecek Lokman Hekim inanmalarında ve halk hekimliğine bağlı pratiklerde de balın çok fazla ele alındığı görülmektedir.

Arıcılıkla ilgilenenler tarafından “sahibini tanımayan hayvan” olarak nitelendirilen arı için öncelikli sorun arıyı kovan içinde tutabilmektir.

… “arı nakilleri genellikle Pazartesi veya Cuma günü akşamları yapılır. Nedeni bu iki gün arı bal toplamaktan dönemediği için dışarıda gecelediği yani “yatıya kaldığı” inancı vardır.”

Çanakkale’de yeni kovana bölünen oğulun sağlıklı, balın ise bereketli olması ve oğulun kovandan kaçmaması inancı ile oğul çıkarma, özellikle Cuma yahut Kandil Geceleri gibi kutsal gecelerde yapılır.

…hemen her işte olduğu gibi arıcılıkta da kirli iken (gusülsüz iken) kovana el sürülmez. Bu bir bakıma arının kutsal görünüşünün bir başka yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sağım aşamasında da çıkarılacak balın bereketli olması ve yeni seneye de aynı verimin tekrarlanması düşüncesiyle Kütahya Pazarlar arıcıları ilk kovanın ilk peteğini konu komşu, eş dosta ikram ederler.

Sivas Zara yöresinde hava bulutlu iken arılar kovandan çıkıyorsa, yağmur yağmayacağına inanılır

Adana’da bir eve bal arısı girerse o eve iyi haber geleceğine inanılır

Balıkesir’de ise rüyada görülen arı ise bolluk ve berekete delalettir.

…yeme içme kültürü ve halk hekimliği ile bağlantılı olarak balla ilgili uygulamalar:
Hemen her düğün töreninde tatlı dilli olsun inancıyla gelinin ağzına bal çalınması, çocuk sahibi olma amacıyla ballı macunların hazırlanması, sütü bol olsun diye yeni anneye bal yedirilmesi, özellikle yara berelerin balla tedavi edilmeye çalışılması bu yönde uygulamalar olarak göze çarpmaktadır.
---

Dinç, Mustafa. Anadolu Sahasında Arıcılık ve Bal Üretimi Çerçevesinde Gelişen İnanç Ve Gelenekler Konusunda Bir İnceleme. Turkish Studies. Cilt: 8, Sayı: 9. (s. 1149-1156). 2013

Analitik hiyerarşi süreci kullanılarak en uygun ekoturizm etkinliğinin belirlenmesi

Analitik Hiyerarşi Süreci Kullanılarak En Uygun Ekoturizm Etkinliğinin Belirlenmesi

Artvin iline bağlı Yusufeli ilçesinin sahip olduğu kaynaklar bakımından, ekoturizmin önemli cazibe noktalarından birisidir.
Araştırmada (…) Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) isimli yöneylem araştırma tekniği (…) kullanılmıştır.
Elde edilen AHS Analiz sonucuna göre, en yüksek öncelik değerine sahip ekoturizm etkinliği (0.172) doğa keşif yürüyüşü etkinliği ön plana çıkmıştır. Doğa keşif yürüyüşü etkinliğini sırasıyla, suya dayalı aktiviteler (0.167),bisiklet safari (0.156), flora keşif -yaban hayatı gözleme (0.144), tarihi ve kültürel varlıkların keşfi (0.135) kuş - kelebek gözleme (0.127) ve kamp-karavan turizmi (0.0997) etkinlikleri izlemiştir.

Ekoturizm kavramı kökeni Yunanca oikos (ev) ve logos (kelime)’a dayanan (…) ekoloji olarak adlandırılan kelimeden ortaya çıkmıştır.

Çalışmanın ana materyalini Yusufeli ilçesi ve yakın çevresi oluşturmaktadır

Dünyadaki iki farklı bitki coğrafi bölgesinin (Avrupa-Sibirya ve İran-Turan) kesişim noktasında bulunan ilçe, Karadeniz’de Akdeniz ekosisteminin varlık sürdürdüğü eşsiz bir alandır.

Dünyadaki iki farklı bitki coğrafi bölgesinin (Avrupa-Sibirya ve İran-Turan) kesişim noktasında bulunan ilçe, Karadeniz’de Akdeniz ekosisteminin varlık sürdürdüğü eşsiz bir alandır.

Çalışmada (…) “AHS Karşılaştırma Formları” hazırlanarak, (…) her bir Kamu Kurum ve Kuruluş Temsilcisi, Çıkar ve Baskı Grubu Temsilcisi, Yerel Yönetici ve Yerel Halk Temsilcisi, Ekoturist ve Uzman tarafından olmak üzere toplam 625 kişi tarafından doldurulması sağlanmıştır.

Yusufeli ilçesi gerek yaşam şartlarından dolayı gerekse coğrafi koşullardan dolayı sürekli göç vermektedir.
Ürdün 2010 yılında Wadi Rum dışındaki bölgelerde yapılan ekoturizm faaliyetlerin den 2,1 Milyon ABD gelir elde etmiştir.
Annapurna alanı, Nepal’deki en popüler trekking alanıdır. Her yıl 25.000’den fazla ekoturist tarafından yürünmekte ve buradan elde edilen gelir 40.000 yerlinin geçimini sağlamaktadır.

…ilçede özellikle ekoturizm etkinliklerinin yoğunlaştığı alanların başında gelen Altıparmak Tabiat Parkı ve Kaçkar Dağları Milli Parkının Yusufeli tarafında kalan Olgunlar Mahallesinde, İşhan Kilisesi, Barhal (Altıparmak) kilisesi ve Dört Kilisesini (Tekkale kilisesi) ziyarete gelenler için giriş çıkış ücreti uygulanarak hem kontrol sağlanabilir, hem de o alanlarda yapılan etkinlikler sayesinde yöreye kalacak gelirin sızıntıya uğramadan yöre içerisinde yöre halkının kullanımına ve kaynakları korunmasında gerekli hizmetlerin oluşturulmasına olanak sağlanabilir.

---
Yılmaz, Hasan ve Surat, Hilal. Analitik Hiyerarşi Süreci Kullanılarak En Uygun Ekoturizm Etkinliğinin Belirlenmesi. Türkiye Ormancılık Dergisi. Cilt: 16, Sayı: 2. (s. 164-176). 2015

Artvin İlinin İklim Konforuna Sahip Rekreasyon ve Turizm Alanları

Artvin İlinin İklim Konforuna Sahip Rekreasyon ve Turizm Alanları

Artvin ili, turizm ve rekreasyon aktiviteleri için kaynak oluşturan alanlardan biridir. İl, turizm potansiyelinin yanında, doğal peyzaj özellikleri ve iklimi ile bilimsel çalışmalara iyi bir kaynak oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışmada Artvin ilinin, iklim verilerine göre, klimatik konfor açısından en uygun alanlarını saptamak amaçlanmıştır.

İnsanın kendisini en sağlıklı ve en dinamik hissettiği iklim koşulları iklim konforunu oluşturmaktadır. Diğer bir ifade ile konfor insanın en az miktarda enerji harcayarak çevresine uyabildiği koşullardır.
…iklim, insan konforu için dört klimatik faktör olarak belirlenmiştir. Sıcaklık, bağıl nem, radyasyon (ısıma) ve rüzgâr…

Artvin, Doğu Karadeniz Bölgesinin iklim yönünden en çok değişkenlik gösteren ilidir.

Artvin ilinde yıllık ortalama sıcaklık 11.4 derece, bağıl nem %62, rüzgar şiddeti 1.9 m/sn, yıllık yağış tutarı ortalama 764.7 mm'dir.

…yapılan incelemeye göre; ilin büyük bir bölümünde iklim konforu potansiyeli çok yüksek ve yüksek çıkmıştır.
Artvin Merkez ilçesinden Yusufeli ilçesine doğru bir hat boyunca iklim konforu potansiyeli çok yüksektir.

---
Güngör, Sertaç ve Cengiz, Tülay. Artvin İlinin İklim Konforuna Sahip Rekreasyon ve Turizm Alanları. Orman Fakültesi Dergisi. Cilt: 7, Sayı: 1. (s. 69-80). 2006