25 Ağustos 2011 Perşembe

Black Opal

In rivers frail where sunlight pales and swarms fall into trance
The acid rain gives fruit to pain I cannot bear to glance
Its poison arrows cause to grow the truth in all I see and
Vanished love is borne beneath the dying apple tree.

It comes to wound the liquid moon that melts within their hearts
So frail the cries from those that die harpooned upon our darts
We say we love yet cannot see the error of our ways
A pain ingrained eternally for crimes we do not pay.

As there lay dead the innocent we’ve dispossessed with lies
For closed for all eternity are ghosts of weeping eyes
Dust storms swarm and warn but still we do not listen
We drown within the sands of time lamenting those that glistened
With a last remaining memory of the pure black dolphins eye
Their murderers will bare their bane too late to rectify.

Lisa Gerrard

19 Ağustos 2011 Cuma

Doğan Aksan – Yunus Emre Şiirinin Gücü

Doğan Aksan – Yunus Emre Şiirinin Gücü


Bir şiiri etkileyici, duygulandırıcı, dolayısıyla da kalıcı kılan etkenlerin başında, şairin dili kullanmakta, duygu ve düşüncelerini, zihninde beliren özgün imgeleri dinleyen/okuyana aktarmaktaki, coşkularını yansıtabilmekteki başarısı gelir. (s. 11)

Şiir incelemelerinde (…) incelenecek ürünler (…) başlıca iki açıdan ele alınmalıdır:
I.         İçerik – konular
II.       Sunuluş

Sunuluş çerçevesi içine ses ve müzik öğeleri girebilmektedir.
Bunları;
I.         Ölçü, uyak
II.       Yinelemeler ve ritm (s. 13)

Yunus’un Yaşamı ve Yetişmesiyle İlgili Notlar
Doğum ve ölüm tarihleri 1241-1320/21’dir.
Sivrihisar’a bağlı Sarıköy’de doğup orada öldüğünü kabul etmemizin doğru olacağını sanıyoruz. Adı Yunus Emre’ye dönüştürülen, Ankara-Eskişehir yolu üzerindeki Sarıköy’de bulunan mezarın da ona ait olduğu kanısındayız. (s. 19-20)

O adamakıllı tahsil görmüş bir adamdır.

Risaletü’n-Nushiyye (öğüt kitapçığı)
1307-1308 tarihinde bitirildiği, içinde belirtilmiştir.
Kitapçıkta insanlara aklın önemi, nefse düşkünlükten uzaklaşma, tamah, gurur gibi konularda birtakım simgeler ve öykülerle öğütler verilmekte, tasavvuf ilkeleriyle ilgili sözler de bulunmaktadır. (s. 24-25)

…en eski dönemlerin metinlerinde geçen öğelerin bu dönem dilinde de önemli bir değişmeye uğramadan yaşadığı görülür.
Yaz mevsimi için “yay”
Dış (dışarısı) için “taş”
Damlamak eylemi için “tammak”
“Tama tama köl bolur”
Tastamam anlamında “dükeli”
Göz, bakış anlamında “karag”

…şiirlerinde Kur’an’ın çeşitli surelerinden alınmış sözler, İslam inancına ait kavramlara da sık sık rastlanmaktadır. (s. 34)

Yunus’un Şiirinde İçerik ve Konular
 Yunus’un, dünyanın bütün insanlarını kendi kavminden saydığı şu dizelerinde, hümanizma ön plana çıkar:
“Dünya benim mülkümdurur
Kavmi benim kavmimdurur” (s. 46)

Talat Halman, Yunus’un Tanrı merkezli düşüncesinde aşkın ölümsüzlük olduğunu belirtmekte, Shakespeare’deki “aşkı tüketen, yok eden ölüm”e karşıt olarak Yunus’ta “ölümü yok eden aşk”a inanıldığını, aşkın insanları tanrısallaştırdığının dile getirildiğini örnekleriyle ortaya koyar. (s. 48)
Burada Talat Halman’ın bahsi geçen eseri: Yunus Emre, Selected Poems, Ankara, Kültür Bakanlığı, 2004

Yunus’un Şiirinde Sunuluş
Lirizm terimi
Lyre adı verilen saz eşliğinde söylenen şiirlere dayanmaktadır. (s. 69)

Şiir dilinde lirizm, şairin güçlü ve bütünüyle kendine özgü duygularını, tutku, özlem ve coşkularını, zihninde oluşan imgeleri tam bir içtenlikle ve yalınlıkla, doğal bir anlatımla dile getirdiği, kısa, coşkulu, özlü sözlerle aktardığı yapıtların özelliğidir. (s. 70)

“İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır”
…dörtlüğüyle başlayan şiirinde, paraya olan bağlılığın, ölümün karşısında ne denli anlamsız olduğu yalınlıkla anlatılır. (s. 83)

Yunus’un bu meşhur dörtlüğü için, ölüm karşısında paraya olan bağlılığın anlamsızlığını anlatıyor diyen/diyebilen bir kitaptır bu.

Cem Dilçin, Yunus’un sözcükleri türlü biçimlerde yineleyerek çok çeşitli ve renkli bir anlam varlığı ortaya koyduğunu belirtmekte… (Cem Dilçin, Yunus Emre’nin Şiirlerinde Türkçenin Gücü: Türk Dili, No. 487: 30-49

Alışılmamış bağdaştırmalar
…kendine özgü söz bileşimlerine ve sık sık, alışılmamış bağdaştırmalara yönelmiştir.
Aşk denizi
Aşk urganı
Aşk evinin bacası
Can şehri
Gönül kalesi

Karşıtlamalar / zıt anlamlı sözcükleri aynı terkipte kullanmak
Assı (yarar, kâr) / ziyan
Yaz / kış
Batın / zahir

Biçem
Bir yazarın, bir şairin ya da bir konuşmacının düşünce ve duygularını kendine özgü bir anlatımla söze dönüştürmesi demektir. (s. 137)

Yunus’un Şiirinde Müzik
Yunus’un şiirini (…) yer yer müziğe yaklaştıran öğelerden biri yinelemelerin oluşturduğu ritmdir.
…vurgu yerleri aynı olan hecelerin aynı sırayı izlemesi (metrum) ritmi büyük ölçüde güçlendirmektedir. (s. 150)

Kitabın son bölümü Yunus’un bazı şiirleriyle ilgili detaylı çözümlemelere ayrılmış.

Bilgi Yayınevi
Ekim 2005

Ankara

18 Ağustos 2011 Perşembe

Amélie Nothomb - Kara Sohbet

Jerome Angust'un hava alanında rötar yapan uçaktan dolayı öylece beklerken, ansızın karşısında buluverdiği vicdanı ile arasında geçen konuşmaların adıdır kara sohbet. Textor Textel adıyla Jerome'un karşısına ikinci bir kişi olarak çıkan vicdanı, Jerome'un kitabın sonlarına doğru kayışı koparmasına sebep olacak acı gerçekleri ortaya çıkarır.
İşler, Textel'in Jerome'a yıllar evvel karısını öldürdüğünü hatırlatması/itiraf ettirmesiyle raydan çıkıyor.
Gayet berbat bir kitap olan Kara Sohbet, teknik olarak iyi kotarılmış bir uzun öykü olmaklığının dışında edebi anlamda insanlara katkı yapamayacak kadar zayıf.
Jerome'un iyice zıvanadan çıkıp, kafasını duvarlara vurup kendini öldürmek pahasına özgürleşmesi, bu berbat kitabın tek güzel yanıydı.

25 Temmuz 2011 Pazartesi

N'apacaksın Tanrı ?

N'apacaksın Tanrı, öldüğüm zaman?
Ben ki testinim senin, ya kırılırsam?
İçkinim, kaçarsa tadım, ya bozulursam?
Dokucu kumaşınım, giysinim senin
Kalmaz bi anlamı gidecek olsam


Evsiz barksız demeksin yokluğumda sen
Yoksun kalacaksın içli ve sıcak selamlardan
Düşecek yorgun ayağından
Kadife terliklerin, ki onlar Ben'im
Aban da sırtından yitip gidecek.

Bakışın ki, dinlenir yanaklarımda
Sımsıcak pamuksu yastığında
Gelecek ve beni aranacak boşuna
VE çaresiz uzanacak günbatımında
Yabancı taşların yatağında
N'apacaksın, Tanrı, Kaygılıyım.

R.M.Rilke

22 Temmuz 2011 Cuma

Cahit Zarifoğlu - Sultan

SULTAN

Seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme

Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme

Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum