3 Ocak 2024 Çarşamba

Şaban Demirci - Geleneksel Keser Üretiminden Fabrikasyon İmalata

Şaban Demirci - Geleneksel Keser Üretiminden Fabrikasyon İmalata

Eskiden bu havalide demircilikte Rum ustalar söz sahibiymiş, Türk ustalar bu zanaatı onlardan öğrenmişler.

…usta çırak hiyerarşisi de geleneksel tarzda ilerlermiş, kim kimin ustası, kim kimden yetişti, mutlak surette bilinir, ustaların yaptıkları işler, ürettikleri aletler bunu zaten aşikâr edermiş.

 

Sürmene civarında Çifteköprü köyündeki demirciler ekseriyetle kazma, keser gibi aletler yaparlarmış.

 

İşgal yıllarında Rusların döşedikleri demir yolu hattından sökülen malzemeler, önceleri Erzurum halkı tarafından evlerin çatılarında iskelet için kullanılırmış. Halk daha sonra bunları satmaya başlamış.

 

Keserin arka tarafında, sap kısmına yakın yerdeki kare kısım çivi çakmak içindir. Bu kısım eski usul üretimde ucu yuvarlak zımbalar yardımıyla yani el gücüyle yapılırmış. Ayrıca keserle çivi çakmak istenildiğinde vurma anında keserin çivi üstünden kaymaması, çiviyi tutan ele zarar gelmemesi ve düzgün bir şekilde çivinin çakılması için bu bölgeye nokta şeklinde küçük oyuklar açılır, bu işleme de “zotlama” denir.

 

DEMSAN markasıyla kendi şirketlerini kurarak üretime başlamışlar

 

Sürmene’den tanıdıkları ve el aletleri piyasasında adından söz ettiren hemşehrileri Abdullah Kanca’yla babamın yolları işte bu dönemde kesişir.

 

Trabzon Sürmene’nin sahilden oldukça uzak dik, sarp bir bölgesindeki karşılıklı iki orman köyünden çıkmışlar. Aynı suyu içmişler, aynı havayı solumuşlar aynı dere yolundan yürümüşler. Muhtemelen aynı sıkıntıları, aynı yoklukları yaşamışlar ve aynı hayalleri görmüşler...

 

Alet İşler, Ed. Akif Kuruçay, Kanca El Aletleri AŞ Yayını, 2022

…

 


Haşim Karpuz - Dünden Bugüne Sürmene Bıçakçılığı

Haşim Karpuz - Dünden Bugüne Sürmene Bıçakçılığı

Bıçak insanın yaptığı ilk alet, belki de tekniğin ilk ürünüdür.

 

Bıçak, Selçuklu dönemi kaynakları Dîvânu Lugâti’t-Türk ve Kutadgu Bilig’de “biçek” şeklinde geçmektedir. Anadolu’da I. Alâeddin Keykubat zamanında (1220-1237) şehirlerin güvenliğini sağlayan ahiler bellerinde bıçak taşırlardı.

 

Mezar taşlarına kahramanlık, yiğitlik sembolü olarak bıçak ve kılıç motifleri işlenir.

 

Geleneksel Sürmene bıçağı denince akıllara tekli sivri ile üçlü sivri (kama) gelir. 1920-1950’li yıllardan sonra sivri Sürmene bıçaklarının taşınması, yapımı yasaklanınca birçok usta mesleği bırakmak zorunda kaldı.

 

Sürmene’de bıçak yapımının 18. yüzyılın sonuna doğru geliştiğini ve bütün bölgede adını duyurduğunu söyleyebiliriz. Sürmene ve Trabzon’da erkekler bellerinde, silahlık içerisinde çifte bıçak, kama, saldırma veya karakulak taşırlardı.

 

1950’li yıllarda bıçak yapılan ev sayısı 200 civarındaydı.

 

Sürmene bıçağı yaklaşık 20 cm uzunluğunda tek ağızlı, namlusu oluklu sivri uçlu tekli, çiftli olarak veya üçlü olarak yapılan ve kınında saklanan bir el sanatı ürünüdür

 

Bıçağın esas hammaddesi çeliktir. Eskiden çelik Rus vagonlarından, Erzurum’dan vagon ve fayton yaylarından temin edilirdi.

 

Bıçakların saplarında eskiden manda boynuzu, manda ve inek kemiği, ahşap kullanılıyordu. Manda boynuzu ısıtılınca kolay şekillenmekte ve kalıba sokulabilmektedir.

 

Sürmene’de bıçak yapımında kullanılan aletler:

a) Ocak-körük

b) Örs

c) Makas: Bıçakların boyutuna göre çelik levhaları kesmeye yarar.

d) Mengene

e) Kösre taşı

 

Çekiç, keskiler, kıskaç, iv (oluk açma aleti), dalduz (kının içini boşaltan alet) dipçik, pervaz, elma ve boynuz, kalıp aletleri, yazı aleti, kaplama takma kerpeteni, zımba demirleri ve altlıkları, havya, eğe, testere, değişik bıçaklar.

 

…çelik levha 1-1,5 cm genişlikte ve bıçak uzunluğuna göre (ort. 20 cm) kesilir. Bu ilk şekle “sirim” denilir.

 

Su verme işlemi bıçak et renginde kızarıncaya kadar tavlandıktan sonra yunus balığının suyunun içerisine batırılmak suretiyle yapılır. Su içerisine bıçak dik gelecek şekilde daldırılır ve çevrilir. Daha sonra parlatma keçesiyle parlatılır.

 

Alet İşler, Ed. Akif Kuruçay, Kanca El Aletleri AŞ Yayını, 2022

…


Engin Topuzkanamış - Ağaçta Dile Gelen Alet Oyma Keseri

Engin Topuzkanamış - Ağaçta Dile Gelen Alet Oyma Keseri

“alet yapan hayvan” (homo faber)

 

Bağlama ailesi çalgılarında gövde için en makbul görülen ağaç dut olmuştur.

oyma keseri en çok dutla hemhâl.

 

Oyma keserlerini demirciler yapar. Ocakta tavlanarak dövülen ve şekil verilen demir, kesere dönüşür. Özellikle kesici ağzın ısıl işlemle sertleştirilmesi gerekir.

 

Bileme için Anadolu’da en yaygın bilinen ve kullanılan taş, üstüne yağ sürülerek bileme yapıldığı için yağ taşı yahut Girit’ten geldiği için Girit taşı olarak anılan gri-siyah renkli bir taştır. Su taşları bizde pek bilinmez ve kullanılmaz.

 

Teknenin oyulması bittikten sonra kesere iş kalmaz. Rende, testere, pastarangula, zımpara devreye girer. Teknenin ağzı rende ile düzeltilir. Testere ile kurtağzı tabir edilen üçgen biçimli sap bağlantısı hem sap takozunda hem sapta kesilir. Yine rende tekne ağzının formu verilip kapak oturtulur. Keserle başlayan hikâyemiz tellerle biter.

 

Alet İşler, Ed. Akif Kuruçay, Kanca El Aletleri AŞ Yayını, 2022

…


Ufuk Barış Mutlu - Balta, Makas, Çekiç: Anadolu’dan Üç El Aleti ve Biçimsel Tipolojileri

Ufuk Barış Mutlu - Balta, Makas, Çekiç: Anadolu’dan Üç El Aleti ve Biçimsel Tipolojileri

2016 yılında Anadolu baltası, Anadolu eğri uçlu halı makası ve Anadolu nallama çekicini isimlendiren, tanımlayan ve ortak biçimsel özelliklerini belirleyerek bu aletlerin tipolojisini oluşturan kitabımı yayımladım. “Balta, makas, çekiç”

 

El aletlerinin her biri binlerce yıllık alışkanlıkların, kültürel ihtiyaçların ve insan elinin anatomisi neticesinde şekillenmişti

 

Trakya ve Bursa seyahatimde topladığım verilerden yola çıkarak her aletin, tüm biçimsel parametrelerinin ortalamasını içeren üç boyutlu modellerini hazırladım. Böylece, üretim odaklı verileri korumak mümkün olacaktı. Son olarak, bu aletleri Anadolu baltası, Anadolu eğri uçlu halı makası ve Anadolu nallama çekici olarak isimlendirdim ve literatüre girebilmeleri için tüm araştırmayı 2016 yılında ISBN kodlu bir kitap olarak yayımlayıp Milli Kütüphane’ye gönderdim.

 

Sıcak demirciliğin önemli meslekler arasında olduğu dönemlerde, bir ustayı damgası sayesinde tanımak mümkün

Alet İşler, Ed. Akif Kuruçay, Kanca El Aletleri AŞ Yayını, 2022

…


Seyfullah Gül - Kanca El Aletleri Koleksiyonu’ndan Damgalar

 Seyfullah Gül - Kanca El Aletleri Koleksiyonu’ndan Damgalar

…zanaatların ortaya çıkmasında ise hammaddeyi işleyip ürüne çeviren ustaların ve kullandıkları el aletlerinin payı büyüktür.

 

…aletleri, onu üretenler ve kullananlar açısından iki farklı noktadan değerlendirmek gerekir.

 

…damga kelimesi, Eski Türkçede “tamka”, Kutadgu Bilig’de ve Kazan Türkçesinde “tamga”, Azeri Türkçesinde “damğa” olarak geçmektedir. Ayrıca bu kelime, Türkçeden Rusçaya "tamga", Moğolcaya ise "tamaga" şeklinde geçmiştir.

 

Atların çalınmasına veya diğer atlarla karışmasına karşı bir önlem olarak başlayan damgalama âdeti,

 

Kâşgarlı Mahmud, Dîvânu Lugâti’t-Türk’te her Oğuz boyunun bir işaretinin olduğundan, başkaları tarafından tanınması amacıyla hayvanlara vurulan damgalardan bahsederek bunları resmetmiştir.

 

Kazayağı

Koleksiyonda mevcut el aletleri üzerinde en sık karşılaşılan damga

 

…kaz, Uygur metinlerinden itibaren Türkçede görülebilmekte, talihin ve bahtın kuşu olarak korday ile beraber anılmakta

 

…göçmen kuşlar arasında en yükseğe çıkması ve uzun yolları, hattâ birçok canlının nefes dahi alamadığı, zirvesinde sıcaklığın -50 C°’ye düştüğü Himalayalar'ı aşabilen bir canlı olması, onun kutsallığının en geçerli nedeni olmuştur.

 

Kazayağı, Oğuz boyları içerisinde Salur boyunun damgası olarak göze çarpar.

 

güneş, Türk damgalarında en sık karşılaşılan motifler arasında yer alır.

 

Ay-güneş ve yıldızın bir arada gösterildiği motifler Türk kültüründe aynı zamanda sık rastlanan bir damga formudur.

 

Çarkıfelek

Çarkıfelek benzeri formlar gamalı haç, svastika, yön damgası, dört yön, kolkhis güneşi olarak da isimlendirilmektedir. Çarkıfelek sembolü, bir diğer anlamıyla Tengri işareti bir üst kimlik damgası olarak yorumlanmakta Tanrı'ya ulaşmayı temsil ettiğine inanılmaktadır.

 

Gülensoy, eskiden tek rakamlarda bir uğur görüldüğü için çarkıfeleğin de çark dallarının daima tek sayıda yapıldığını belirtir.

 

Ev Damga

Hayat Ağacı

Ağaç Türk kültüründe yaratılış, ölüm-yaşam, evren, bolluk, bereket ve ölümsüzlük simgesidir.

 

Kızık Damgası

 

El

Yahudilik ve Hristiyanlıkta sağ elin kutsallığından bahsedilir. Türk-İslâm tasavvuf geleneğinde elin sembolik anlamına dair pek çok inanış mevcuttur.

…

Alet İşler, Ed. Akif Kuruçay, Kanca El Aletleri AŞ Yayını, 2022