Harold
Bloom (Ed.) - Stephen King -
Notlar
Bloom’s Modern Critical Views, Stephen King, Chelsea House,
New York, 2007
Harold Bloom - Giriş
Edmundson (Nightmare on Main Street), milenyum
sonrasındaki Amerikan Gotik takıntısını dini bir kaynağa bağlar. Tanrı’nın
dünyadan çekildiğine, iyicil bir planın bulunmadığına ve her şeyin düzeltilemez
biçimde bozulduğuna inanan modern insan, aradığı "epistemolojik
kesinliği" (gerçeklik duygusunu) Gotik karanlıkta ve umutsuzlukta bulur.
King’in kendisi dini anlamda bir Gnostik değildir; onun
çocukları yücelten, yetişkinlere güvenmeyen yapısı Wordsworth’ten ziyade Mark
Twain’e (örneğin Huckleberry Finn tipolojisine) dayanır.
King’in düzyazısı “farksız”
Karakter çizimleri ve iç dünyayı yansıtma biçimi ise
derinlikten uzaktır.
Onda dev/merkezi imgeler oluşturacak şekilde olayları yığma
yeteneği vardır.
Carrie: Balo salonundaki günah keçisi genç
kızın intikamcı bir figüre dönüşmesi, popüler melodramın güçlü bir zirvesidir
ve folklorik bir arketipe dönüşmüştür.
Medyum (The Shining): Çılgın bir baba
tarafından kovalanan anne ve çocuğun durumu, bir tür arketipsel korku imgesi
yaratır.
King’in erken dönem başarısının sırrı, masum çocuk ruhunun
yozlaşmış yetişkin dünyasından daha bilge ve eski olduğu fikrine dayanmasıdır.
King, sonraki eserlerinde çocuk kahramanlardan uzaklaştıkça
bu imgesel gücünü de yitirmiştir.
King’in bu kadar çok okunması ve kitleleri peşinden
sürüklemesi Amerikan eğitim sisteminin başarısızlığının büyük bir simgesidir.
Tıpkı televizyon, sinema veya bilgisayar gibi, King’in eserleri de gerçek
manada "okuma eyleminin" yerini almıştır.
Ben P. Indick - King, Edebi Korku Geleneği ve Doğaüstü
Genç Plinius ve Chaucer’da hayaletler adalet veya cenaze
arayışındayken; Shakespeare’de (Hamlet, Macbeth) oyunun mekaniğini ilerleten
araçlardır.
Aydınlanma’nın rasyonalizmine tepki olarak doğan Gotik
edebiyat, Horace Walpole’un Otranto Kalesi (1764) ile başlar. Clara Reeve
(ahlaki ders), Ann Radcliffe (rasyonelleştirilmiş doğaüstü) ve "Monk"
Lewis (cinsellik, şiddet ve dehşet) ile zirveye ulaşır.
Dickens ve Brontë kardeşler Gotik ögeleri edebiyata taşımış;
M. R. James, Algernon Blackwood, Henry James (Vidanın Dönüşü) ve Shirley
Jackson (Hill House’un Laneti) gibi isimlerle "Perili Ev" ve
psikolojik hayalet anlatıları yetkinleşmiştir.
Edgar Allan Poe (Psikolojik Dehşet): Dışsal şeytanlar
veya soyut kötü güçler yerine dehşeti insanın kendi iç mantığına, eylemlerine
ve vicdanına bağlamıştır. Korku artık psikolojik bir gerçeklik ve determinist
bir mantıktır.
H. P. Lovecraft (Kozmik Dehşet): Korkuyu bireysel
veya hayaletimsi boyuttan çıkarıp uzay-zaman düzlemine, kozmik güce taşımıştır.
İnsanın evrendeki çaresizliğini ve benliğinin yok oluşunu işleyerek türü Atom
Çağı’na taşımıştır.
Ray Bradbury (Yerel/Gündelik Korku): Dehşeti
kasabalara, sıradan insanların evlerine indirgeyerek okuyucu için daha kişisel
ve yakın bir korku yaratmıştır.
Stephen King’in Gelenekle Bağlantısı
Poe-vari Psikolojik Gerçekçilik ve Metafor-Eylem Dengesi
King, Poe gibi karakterlerin iç dünyasına, suçluluk
duygularına ve geçmiş travmalarına odaklanır (Carrie, The Dead Zone).
Zihin gücü (telekinezi, önsezi vb.) bir "sihirli
çözüm" değil, karakterlerin taşımak zorunda olduğu lanetli bir yüktür.
Fantastiği rasyonel/psikolojik bir zemine oturtur.
Neo-Gotik Vampir Anlatısı ('Salem's Lot)
Bram Stoker’ın Transilvanya kalelerinde geçen Dracula
kurgusunu, sıradan bir New England kasabasına (Jerusalem's Lot) taşır.
Stoker’ın anlatı ritmini ve kutsal sembolleri kullanırken,
aksiyonu ve şiddeti daha sert, doğrudan ve fiziksel bir gerçeklikle sunar.
Lovecraft-vari Bilimsel/Sistematik Altyapı
King, soyut hayaletler yerine doğaüstü güçleri
bilimsel/genetik kurgularla açıklama eğilimindedir: Carrie’deki
telekinezi genetik resesif bir durum, The Dead Zone’daki önsezi beyin
tümörü, Firestarter’daki pirokinezi ise tıbbi/kimyasal deneylerin
sonucudur.
Hayalet Hikayesi ve Klostrofobik Dehşet (The Shining)
Poe’nun Kızıl Ölümün Maskesi ve M. R. James’in
tekinsiz mekan kurgusunu Overlook Oteli’ne uygular.
Otel, kendi bilincine sahip devasa bir yapı olarak Jack
Torrance’ın zihinsel yıkımını ve aile içi çatışmayı besleyen ana karakter
konumundadır.
Gotik edebiyat ilk dönemlerinde uzak şatolar, asil lordlar
ve uzak diyarlarda geçerken; Stephen King korkuyu süpermarkete, ergenlik
sancılarına, motel odalarına ve küçük kasabalara taşımıştır. King'in evreninde
kimse (bebekler, polisler, öğretmenler) güvende değildir.
Don Herron - Stephen King: İyi, Kötü, Akademik
1980'lerin ortalarında Stephen King yayıncılık dünyasını
nasıl domine etti.
Akademik
İngilizce öğretmenliği geçmişi olan King romanlarına
bilinçli olarak yerleştirdiği sosyal temaları (örneğin Carrie’de kadın
özgürleşmesi, The Shining’de aile içi çöküş, 50'lerin uzaylı filmlerinde
Soğuk Savaş korkusu) eleştirmenler kolayca yem olarak yuttu.
Ana akım ve akademik eleştirmenler (Douglas E. Winter gibi)
King’in her dediğini "kutsal metin" kabul etmiş; bir eserin edebi
kalitesini sorgulamak yerine King’in niyetlerini raporlayan birer
"muhabire" dönüşmüşlerdir.
Kötü
King "orijinal fikirler" sunmaktan ziyade,
edebiyat ve sinema tarihindeki bayat klişeleri (kötü araba, ergenlik sancıları,
vampir kasabaları, Çingene lanetleri) alıp harmanlamıştır.
Doğrudan ve Dolaylı Etkilenmeler
'Salem's Lot - Bram Stoker’ın Dracula’sı, E.C.
Çizgi Romanları ve Blacula (1972) filmi.
The Stand - Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi
kurgusunun Amerika'ya uyarlanması.
Christine - Theodore Sturgeon’ın Killdozer’ı
ve The Car (1977) filmi.
The Dead Zone - Jim Thompson'ın The Killer Inside
Me romanı.
The Monkey - W.W. Jacobs'ın The Monkey's Paw
hikayesi.
Pet Sematary - T.E.D. Klein'ın Events at Poroth
Farm novellası.
Romanlarında psikolojik derinlik veya atmosfer yaratamadığı
anlarda okuyucuyu iğrendirme (midede veya ağızda patlayan hamamböcekleri,
vücuda yapışan sülükler) yoluna gider. Bu tutum, onu "Gotik/İğrenç
Sanatçı" kategorisine hapseder.
Cycle of the Werewolf gibi eserlerin yalnızca görseller
(Berni Wrightson illüstrasyonları) için bir bahane ve birkaç günde
yazılabilecek kadar yüzeyseldir.
King'in eserlerindeki toplumsal/siyasi alt metinler (örneğin
'Salem's Lot'ta Watergate, Thinner'da yuppie yaşam tarzı veya Children
of the Corn'da Vietnam Savaşı paralellikleri) genellikle zorlamadır.
İyi
The Dead Zone (politik/liberal hümanist duruşu ve
kurgusal dengesi nedeniyle) ve The Shining (özellikle küvetteki kadın
sahnesindeki tırmanan gerilim nedeniyle) başarılıdır.
"Apt Pupil" (Different Seasons): Nazi savaş
suçlusu ile Amerikalı gencin ilişkisi yazarın en nitelikli kurgusal işlerinden
biridir.
"The Body" (Different Seasons): Taşra
çocukluğunu anlatışındaki samimiyet takdire şayandır.
"The Woman in the Room" (Night Shift):
Yazarın kendi annesinin ölümünden esinlendiği son derece insani ve dokunaklı
bir metindir.
"Survivor Type" ve "Mrs. Todd's
Shortcut" (Skeleton Crew): İlki amansız korku örneği, ikincisi ise
eşine yazılmış başarılı bir aşk mektubudur.
Stephen King endüstriyel üretim hızı, tanıdık popüler kültür
ögelerini sıkça devşirmesi ve okuyucuyu rahatlatmaya yönelik "popüler
korku" formülleri nedeniyle büyük terör ustalarının (M.R. James,
Lovecraft, Poe) ulaştığı saf sanatsal seviyenin gerisinde kalmaktadır.
Clare Hanson - Stephen King: Korkunun Güçleri
King'in kurgusu her şeyden önce kökenlerle ve varlığın
temelleriyle ilgilidir.
Carrie
Romanın tamamı, sefilin ve sevilen/nefret edilen anne
bedeninin gücünden arındıran, arındırıcı bir geçiş töreni görevi görüyor.
Carrie’nin hayatında gerçek bir baba figürü yoktur. Dindar
ve bağnaz anne (Margaret White), Simgesel Düzen’in (yasa/baba) çılgınca ve
canavarca bir temsilcisi hâline gelmiştir. Carrie hem annenin göstergebilimsel
dünyasına hem de Babanın simgesel dünyasına tam entegre olamaz ("sınır
vaka"). Sonuçta anne ve kız, birbirlerinde reddettikleri ama
kurtulamadıkları benlik parçalarını yok etmek zorunda kalırlar.
The Shining
Hikaye, genç çocuk Danny'nin simgeselliğe girişi ve
babasının neden olduğu simgeselin bozulması nedeniyle yaşadığı zorluklarla
ilgilidir. Romanın tüm projesi, Danny'yi simgesel düzene güvenli bir şekilde
yerleştirmek ve onu aynı derecede güvenli bir şekilde toplumsal dünyaya
yerleştirmektir. Metnin gücü, Danny ile babası arasındaki gerilimden, (ortak)
bilinçdışının ürettiği kabus görüntüleri ile anlatı ve eylemin gündelik dünyası
arasındaki gerilimden kaynaklanıyor.
Baba Jack Torrance, alkolizmi, geçmiş travmaları ve yazamama
krizi nedeniyle Simgesel Düzen'de tutunamamaktadır. Dil üzerindeki kontrolünü
kaybettikçe bilinçdışının "canavarlarına" ve şiddete teslim olur.
Jack, tıpkı Carrie'nin annesi gibi yıkıcı bir figüre dönüşür.
Roman çok açık bir şekilde görüntü ve metin arasındaki
karşıtlıkla ilgilidir: Ölümcül görüntü yerine metin veya dil tercih
edilmelidir. Dille (deyim yerindeyse simgesel ve toplumsal düzene doğrudan bir
yol sunan) bu meşguliyet içinde, Danny'yi belirli bir (beyaz, Amerikalı, erkek)
toplumsal ve simgesel düzene oturtma kaygısında, The Shining “muhafazakar”,
gerici bir metin olarak düşünülebilir.
Misery
Misery, korku edebiyatının doğuşunu ve yazarın
yaratım sürecini sorgulayan metinlerarası bir eserdir.
Paul Sheldon’ı hapseden Annie, hem bir "ilham
perisi" hem de "hadım eden canavar anne" imgesidir. Paul’ün
ayağını kesmesi, bedensel bütünlüğü ve eril gücü tehdit eden iğrençliğin
doğrudan tezahürüdür.
Paul, hayatta kalabilmek için kendisini "Simgesel
Düzen'e (yazıya/olay örgüsüne)" yazmak zorundadır. İronik biçimde,
Annie’nin uyguladığı işkence ve yarattığı cehennem (iğrençlik dünyası), Paul’ün
en iyi romanını yazmasını sağlar. Gotik korku, simgesel öncesi acıyla temas
kurmadan doğamaz.
Eril özne için anneden kopuş (iğrençlik ve Oedipus süreci),
dişil özneye göre daha travmatiktir. Eril özne anneye duyduğu arzulardan ve
onun bastırılan gücünden korkar.
Korku kurgusu, erkek özne için bir "şeytan
çıkarma" (catharsis) işlevi görür. Erkek, korku metinleri sayesinde anne
bedenine, çürümeye ve iğrençliğe duyduğu bastırılmış arzularla güvenli bir
mesafeden yüzleşip onları zihninden atar.
Tony Magistrale - Gotik Mirasın İzini Sürmek: Dance Macabre
Danse Macabre
Korku türünün popülaritesinin nedenleri: cesareti
kanıtlamak, normalliği yeniden kurmak, ölümlülükle yüzleşmek, kolektif kültürel
kaygıları gidermek, çocukluk masumiyetine dönmek ve olumsuzluk dünyasını aşarak
katarsis sağlamak.
Terörün gerçek estetiği, onun analizinde, yıkımı ve şiddeti
değil, yeniden bütünleşmeyi ve ahlaki evrimi vurguluyor.
Douglas Keesey - “Bay Flip'in Yüzü”: Stephen King'in Dehşetindeki Homofobi
Korku anlatıları toplumsal bir nitelik taşır. Korku
kurgusunun politik muhafazakar bir güç olduğunu savunan teoriler, anormal olan
canavarı toplum düzenine bir tehdit olarak tanımlar ve onun yok edilerek
normalliğin yeniden tesis edilmesini kutlar.
Stephen King: Canavarlık bizi büyülüyor çünkü hepimizin
içinde yaşayan üç parçalı takım elbiseli muhafazakar Cumhuriyetçiye hitap
ediyor.
Eserlerinde canavar, hem toplumsal düzeni onaylayan
muhafazakara hem de onu sorgulayan radikale aynı anda hitap edebilir.
King'in dehşet kurgusunda sıkça işlediği toplumsal
korkulardan biri homofobidir.
King, buradaki dehşetin toplumsal sınırların ihlal
edilmesinden kaynaklandığını belirtir.
King, kurgusundaki homofobiyi değil, toplumun gerçek
hayattaki homofobik tutumlarını hicvetmektedir. Derry kasabasında Adrian'ın
kurban edilmesi, kasabanın kendi cinsiyet kaygılarını yatıştırmak için
gerçekleştirdiği yazısız bir ritüeldir.
King'in romanlarındaki yazar karakterler ('Salem's Lot
romanındaki Ben Mears veya Shawshank öyküsündeki Andy/Gordie), homofobik
ve anti-entelektüel çevrelerde erkekliklerini ve sanatsal kimliklerini koruma
mücadelesi verirler.
Salem's Lot romanındaki Peder Callahan'ın
karşılaştığı vampir Barlow, çocukluğunun kişisel öcüsü olan “Bay Flip'in yüzü”
olarak tanımlanır.
Michael N. Stanton – Okumanın Bazı Yolları: Ölü Bölge (The Dead Zone)
Ölü Bölge romanında paratoner satıcısı (lightning-rod
salesman) olayı, sembolik bir matris oluşturur. Başkarakter Johnny Smith, bir
paratoner gibi geleceğe, geçmişe ve şimdiki zamana ait kehanet şimşeklerini
üzerinde toplar. Johnny, zihinsel gücü nedeniyle insanlığın korku ve nefretini
çeken hem bir günah keçisi hem de bir sürgündür.
Johnny Smith'in geleceği görme yeteneği, 1939'da Almanya'nın
Polonya'yı işgaliyle başlayan İkinci Dünya Savaşı gibi büyük tarihsel olaylarla
bağ kurar. Johnny, faşist siyasetçi Greg Stillson'ın gelecekte başkan olup
nükleer felaket çıkaracağını anladığında kendine şu ahlaki soruyu sorar: “Farz
edin ki bir zaman makinesine atlayıp 1932 yılına geri dönebilirsiniz...
Hitler'le karşılaştınız. Onu öldürür müydünüz yoksa yaşamasına izin mi
verirdiniz?”
Roman, ebeveyn-çocuk ilişkilerindeki korku, nefret ve
yetersizlik ağlarını inceler. Greg Stillson'ın göçebe ve zorba babasıyla
ilişkisi, Frank Dodd'un annesinin cinsel baskısı ve Chuck Chatsworth'un
babasını memnun etme kaygısı bu ağın parçalarıdır.
1970'lerin ortalarındaki Amerika, Watergate skandalı,
Vietnam Savaşı ve Nixon'un istifası ile sarsılmıştır. Anayasal kriz ve
liderliğe olan inancın yitirilmesi, Greg Stillson gibi popülist ve acımasız bir
figürün yükselmesine zemin hazırlar. Johnny Smith, komada kaldığı süre boyunca
masumiyetini koruyan tek kişi olarak Stillson'ı durdurmak için kendi hayatını
feda eder.
Lında Badley - Günah Yiyen: Sözlülük, Okuryazarlık Sonrası Dönem ve Erken
Stephen King
King, Amerikan kitle ve tüketim kültürünün "beyaz
ruhunu" (white soul) dile getirir. Eleştirmen Paul Gray'in onu “Postliterate
Düzyazı Ustası” (Okuryazarlık Sonrası Düzyazı Ustası) olarak adlandırmasına
karşılık King, popüler kültür ikonlarıyla büyüyen bir nesle hitap ettiğini
savunur. Walter Ong ve Eric Havelock'un teorileri ışığında King'in kurgusu,
elektronik medya çağının "ikincil sözlü kültürü"ne (secondary
orality) bir yanıttır.
Sözlü kültürde kelime bir eylemdir. King, görsel odaklı
hayal gücü "üçüncü göz" gibidir: “Kitaplar görseldir... Onları
neredeyse kafamdaki filmler gibi görüyorum”. The Mist, Carrie,
Christine ve IT gibi eserlerde içsel çatışmalar ve kabuslar
arketipik canavarlar şeklinde dışsallaştırılır.
Sözlü edebiyat formüllere, tekrarlara ve kalıplara dayanır.
King, Bruno Bettelheim'ın peri masalı teorisinden yararlanarak korku
hikayelerini “yetişkinlere yönelik peri masalları” olarak görür. Carrie
"Külkedisi" masalının, Christine ise erkek çocuklarına yönelik
bir peri masalının modern uyarlamalarıdır.
Sözlü ve postmodern kültürler doğrusal tarih yerine döngüsel
yenilenme ve nostaljiyle yaşarlar. King'in manzaraları geçmişin enkazıyla
doludur (The Stand, Christine). 1950'ler ve retro kültür,
zamansal kopuşlara karşı bir sığınak olarak kullanılır.
King, tipografiyi ve italik kullanımı ikonik ses öğelerine
dönüştürür. Misery romanının açılışındaki fonetik yazımlar (“umber
whunnn / yerrrnnn umber whunn”) ve Pet Sematary veya The Reach
öyküsündeki yinelemeler, metni yüksek sesle duyulan bir performans haline
getirir.
King, edebi yapmacıklıktan uzak durarak kendisini bir
mahalle hikaye anlatıcısı ve bir "günah yiyici" (Sin-Eater) olarak
konumlandırır. King bu rolü şöyle tanımlar: “Ateşinizin titreşen
sıcaklığının ötesinde karanlıkta oturuyoruz... hastalıkları zihinlerinizden
emip geceye kusuyoruz”.
Sharon A. Russell - Gerekli Şeyler (Needful Things, 1991)
Gerekli Şeyler, Castle Rock kasabasını konu alan
romanıdır. Roman, okuyucuyla samimi bir dille konuşan "Daha Önce
Buradaydın" bölümüyle açılır. Leland Gaunt adındaki gizemli yabancı Needful
Things adında bir dükkan açar. Gaunt, müşterilere en çok arzuladıkları
nesneleri cüzi paralara satar ancak karşılığında kasabadaki başka birine küçük
şakalar yapmalarını ister. Bu durum kasabada kitlesel bir kaosa ve yok oluşa
yol açar.
Roman, kişisel arzuların ve materyalizmin toplumu nasıl yok
edebileceğini inceler. Medeniyet, insanların şiddetli dürtülerinin üzerinde
ince bir kaplamadır. Gaunt, insanların gizli arzularını ve küçük husumetlerini
sömürür. Çocukların masumiyeti bile yetişkinlerin açgözlülüğü karşısında
korumasız kalır.
King, doğaüstü unsurlarla insani kötülüğü birleştirir. Gaunt
doğaüstü bir canavardır ancak yıkımı gerçekleştiren şey kasaba halkının kendi
içindeki kötülük ve şiddettir.
Kathleen Margaret Lant - Sürekli Okuyucunun Tecavüzü: Stephen King'in Kadın
Okuyucunun İnşası ve Kadın Bedeninin İhlali (Misery)
King'in popülaritesi ve ünlü kültü, onu takip eden takıntılı
hayranlar nedeniyle hayati bir tehdit haline gelmiştir. Misery romanı,
yazar Paul Sheldon'ın akıl hastası hayranı Annie Wilkes tarafından tutsak
alınmasını anlatır. Annie, yazarın kabusunu ve kontrolden çıkan "bir
numaralı hayranı" temsil eder.
Romanda yaratıcılık eril bir güç olarak kurgulanırken,
okuyucu ve engelleyici güç kadın (Annie Wilkes) olarak konumlandırılır. Paul
Sheldon'ın popüler romance romanları yazarı olmaktan çıkıp "ciddi"
kurguya geçme çabası (Hızlı Arabalar), Annie tarafından engellenir.
Annie, Paul'ün el yazmasını yaktırır, bacağını ve parmağını keser.
King, yazma eylemini ve yazar-okur ilişkisini amansızca
cinsel ve saldırgan metaforlarla tanımlar. İdeal okuyucu pasif ve
teslimiyetçidir. Annie bu pasifliği reddedip yazarın üzerinde güç kurduğunda ve
onu sembolik olarak hadım etmekle tehdit ettiğinde, Paul Sheldon kaybettiği
eril gücünü ve sanatsal otoritesini Annie'nin bedenine şiddet uygulayarak geri
kazanır. Paul, taslağı Annie'nin boğazına tıkarken şöyle bağırır: “Sana
tecavüz edeceğim, tamam mı Annie…”
Jesse W. Nash - Postmodern Gotik: Stephen King'in Evcil Hayvan Mezarlığı
(Pet Sematary)
Pet Sematary, Mary Shelley'nin Frankenstein
eseriyle karşılaştırılsa da edebi gelenekten ziyade çağdaş popüler kültür ve
tabloid basınının dinamikleri içinde işler. Shelley ahlaki ikilemlere
odaklanırken, King tıbbi tuhaflıkları ve batıl inançları ön plana çıkarır.
King'in eseri, geleneksel Gotik'in tarihsel bir mutasyonu
olan "Postmodern Gotik" örneğidir. Postmodern Gotik, bilimsel
rasyonalizm yerine halk inançlarını ve arkaik korkuları ayrıcalıklı kılar.
Ancak bu durum metinsel mantıkta tutarsızlıklara yol açar.
Dr. Louis Creed, rasyonel bir adam olarak sunulsa da
mantıksız hareket eder. Oğlu Gage'in ölümünden sonra onu Kızılderili
mezarlığında diriltir. Romandaki temel korku ölümün kendisinden ziyade,
ölülerin geri dönmesi ve yaşayanları tehdit etmesi korkusudur.
Edward Madden - Arabalar Kızlardır: Stephen King'in Christine Romanında Cinsel
Güç ve Cinsel Panik
Amerikan kültüründe arabalar geleneksel olarak kadın olarak
imgelenir ve mübadele nesnesi olarak kullanılır. Christine romanında
1958 model Plymouth Fury olan Christine ile Leigh Cabot arasında erotik
üçgenler kurulur. Erkekler arasındaki güç ve mülkiyet transferi kadınların ve
arabaların dolaşımı üzerinden gerçekleşir.
Romanda analite, kirlenme ve küfür dili erkek
saldırganlığının ve gücünün anahtarıdır. Garaj sahibi Darnell'in dünyasında
ayrıcalık "boktanın altın anahtarı" olarak adlandırılır. Serserilerin
Christine'in kontrol paneline dışkılaması romanın kırılma noktasıdır.
Arnie ve Dennis arasındaki ergenlik çağındaki erkek bağı,
bastırılmış bir eşcinsel panik ve homofobi taşır. Arnie, Christine'in
"sert bedenine" dokunarak güç kazanırken, Roland LeBay'in hayaleti
Arnie'nin bedenini ele geçirir. 1950'ler nostaljisinin altında kadın düşmanlığı
ve homofobik kaygılar yatar.
Sherry R. Truffin - “Okul Oturumdayken Çığlık Atmak”: Stephen King'in Gotik
Okul Binasında Canavarlık İnşası
Öğretmen mutlak ve anlaşılmaz bir otoriteye sahip canavarca
bir Öteki'dir.
"Küçük Çocuklara Acı Çekin" (Suffer the Little
Children) öyküsünde ilkokul öğretmeni Bayan Sidley, öğrencilerini sürekli
gözetim altında tutar. Çocukların yaratıklara dönüştüğünü gördüğünde onları
itiraf ettirmeye ve vurmaya başlar. Gözetim ve itiraf ritüelleri gücün yeniden
üretilmesini sağlar.
Öfke (Rage) romanında Charlie Decker, kimya
öğretmenini öldürüp sınıfı rehin alır. Öyküde okul hayatı bir tecavüz ve
sadomazoşist güç mücadelesi olarak resmedilir. Foucault'cu anlamda okul,
öğrencileri bürokratik dosyalar ve gözetim aracılığıyla birer "vaka"ya
(case) dönüştürür.
Harold Bloom - Sonradan Düşünülmüş Notlar
King'in eserleri edebî bir değer taşımaz; zamanın sınavından
geçip "klasik" veya dönem eseri (period piece) hâline gelemeyecek
kadar kurgusal/estetik derinlikten yoksundur.
King'in okunmasını, edebî bir okuma eyleminden ziyade
"okuma tutulmasıdır" (eclipse of reading).
Ekran kültürü, internet ve King okumak, ona göre
görsel/dijital çağın edebiyatı boğma biçimleridir.
Edgar Allan Poe: Kötü bir düzyazıya sahip olsa da
insanlığın evrensel ve kalıcı kabuslarını inşa etmeyi başarmıştır.
H.P. Lovecraft: Viktoria Nelson'ın The Secret Life
of Puppets kitabına atıfla; Neoplatonizm, Hermetizm ve Gnostisizm gibi
antik sapkınlıklarla ve ezoterik kozmogoniyle kurduğu derin bağ sayesinde özgün
bir güce sahiptir.
Stephen King: Lovecraft veya Poe gibi derin bir
felsefi/ezoterik altyapıya sahip değildir. Onun işi "korku"dan ziyade
basit popüler fanteziler üretmektir.
King'in romanları aslında yazılmış metinler değil,
sinemalaştırılmaya hazır görsel senaryolardır. King'in devasa popülaritesinin
sırrı, bilgi çağında canavarlıkları/korkuları okuyucuya bir tür
"bilgi" veya "gerçeklik" gibi sunabilme becerisidir.
Kronoloji
1947 21 Eylül:
Stephen Edwin King, Portland, Maine'de doğdu.
1949–1958 Babası
Donald Edwin King aileyi terk etti. Annesi Nellie ve ağabeyi David ile birlikte
farklı şehirleri gezdikten sonra Durham, Maine'e yerleştiler.
1965–1970 İlk roman
uzunluğundaki taslağını yazdı. İlk kısa öyküsü "I Was a Teen-Age Grave
Robber" yayımlandı. Maine Üniversitesi'nde (Orono) Amerikan Edebiyatı
okudu, gazete köşesi yazdı ve "Popüler Edebiyat ve Kültür" semineri
verdi.
1971 Tabitha Spruce
ile evlendi. Gündüzleri Hampden Academy'de öğretmenlik yaparken geceleri
yazmaya devam etti.
1973 Eşi Tabitha'nın
çöp tenekesinden kurtardığı taslak sayesinde Göz (Carrie) romanını tamamladı.
Doubleday yayınevi telif haklarını satın aldı; ciltsiz kitap hakları 400.000
dolara satılınca öğretmenliği bırakıp tam zamanlı yazar oldu. Annesi kanserden
vefat etti.
1974 Göz (Carrie)
romanı yayımlandı.
1975 Korku Ağı
('Salem's Lot) yayımlandı.
1976–1977 Brian De
Palma'nın Göz (Carrie) film uyarlaması vizyona girdi. Richard Bachman müstear
adıyla Öfke (Rage), Stephen King adıyla Medyum (The Shining) yayımlandı.
1978–1979 Maine
Üniversitesi'nde korku/Gotik edebiyat dersleri verdi. Mahşer (The Stand), Gece
Vardiyası (Night Shift), Richard Bachman adıyla Uzun Yürüyüş (The Long Walk) ve
Ölü Bölge (The Dead Zone) yayımlandı.
1980 Tepki
(Firestarter) yayımlandı. Stanley Kubrick'in Medyum (The Shining) film
uyarlaması vizyona girdi.
1981 Kujo (Cujo),
Bachman adıyla Yol Çalışması (Roadwork) ve inceleme kitabı Danse Macabre
yayımlandı.
1982 Farklı Mevsimler
(Different Seasons), Koşan Adam (The Running Man) ve Kara Kule I: Silahşor (The
Dark Tower: The Gunslinger) yayımlandı. Senaryosunu yazdığı Korku Şovu
(Creepshow) filmi ve grafik romanı çıktı.
1983 Kristin
(Christine), Kurtadamın Dönüşü (Cycle of the Werewolf) ve Hayvan Mezarlığı (Pet
Sematary) yayımlandı. The Dead Zone, Cujo ve Christine filmleri vizyona girdi.
1984 Tılsım (The
Talisman - Peter Straub ile) ve Bachman adıyla İnce Bacaklar / Tiner (Thinner)
yayımlandı. Firestarter ve Children of the Corn filmleri vizyona girdi.
1985 Richard Bachman
kimliği ortaya çıktı. Maksimum Aşırı Hız (Maximum Overdrive) filmini yazdı ve
yönetti. Sis / İskelet Müfrezesi (Skeleton Crew) yayımlandı.
1986 O (It)
yayımlandı. "The Body" adlı novellasından uyarlanan Benimle Kal
(Stand by Me) filmi vizyona girdi.
1987 Sadist (Misery),
Ejderhanın Gözleri (The Eyes of the Dragon), Şeffaf (The Tommyknockers) ve Kara
Kule II: Üçün Çizimi yayımlandı. Creepshow 2 ve The Running Man filmleri çıktı.
1989 Hayalotlar
Geçidi / Hayaletler Beldesi (The Dark Half) yayımlandı. Pet Sematary filmi
vizyona girdi. King, oğlunun Little League beyzbol takımını şampiyon yaptı.
1990 Gece Yarısını
Dört Geçe (Four After Midnight) yayımlandı. Misery filmi vizyona girdi ve IT
(O) mini dizisi ABC'de yayınlandı.
1991 Kara Kule III:
Çorak Topraklar ve Ruhlar Dükkanı (Needful Things) yayımlandı.
1992 Oyun (Gerald's
Game) yayımlandı. Sleepwalkers filmi vizyona girdi.
1993 Dolores
Claiborne ve Gece Kabusları (Nightmares & Dreamscapes) yayımlandı. Needful
Things filmi vizyona girdi.
1994 Uykusuzluk
(Insomnia) yayımlandı. Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) filmi vizyona
girdi ve sinema tarihine geçti. The Stand mini dizisi yayınlandı.
1995 Gül Madder (Rose
Madder) yayımlandı. Dolores Claiborne filmi vizyona girdi.
1996 Çaresizlik
(Desperation), Yeşil Yol (The Green Mile) ve Bachman adıyla Yaratık /
Düzenleyiciler (The Regulators) yayımlandı. "The Man in the Black
Suit" öyküsü ile O. Henry Ödülü'nü kazandı.
1997 Kara Kule IV:
Büyücü ve Cam Küre yayımlandı.
1998 Kemik Torbası
(Bag of Bones) yayımlandı. Apt Öğrenci (Apt Pupil) filmi vizyona girdi.
1999 Tom Gordon'a
Aşık Olan Kız ve Maça Kızı / Atlantis'te Maça Kızı (Hearts in Atlantis)
yayımlandı. Frank Darabont imzalı Yeşil Yol (The Green Mile) filmi vizyona
girdi. Haziran: King, yürüyüş yaparken bir minibüsün çarpması sonucu ağır
yaralandı.
2000 Otorobiyografik/rehber
kitabı Yazma Sanatı (On Writing: A Memoir of the Craft) yayımlandı.
2001 Rüya Avcısı
(Dreamcatcher) ve Peter Straub ile yazdığı Kara Ev (Black House) yayımlandı.
2002–2003 Karanlık
Öyküler (Everything's Eventual), Buick 8 (From a Buick 8) ve Kara Kule V:
Calla'nın Kurtları yayımlandı. King, National Book Foundation (Ulusal Kitap
Vakfı) Seçkin Katkı Madalyası aldı.
2004 Kara Kule VI:
Susannah'nın Şarkısı ve Kara Kule VII: Kara Kule yayımlandı. Stewart O'Nan ile
Red Sox üzerine Faithful kitabını yazdı.
2005 Colorado Kid
yayımlandı.
2006 Cep (Cell)
yayımlandı.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder