R.
F. Kuang - Sarı Yüz -
Notlar
Yellowface
Mütercim: Elif Ersavcı, İthaki Yayınları, 2025
1
Athena Liunun ölümünü izlediğim gece, Netflix’le yaptığı
anlaşmayı kutluyoruz.
June Hayward, kendisiyle aynı dönemde yazarlık dünyasına giren ve olağanüstü bir başarı yakalayan eski Yale günlerinden tanıdığı arkadaşı Athena Liu ile Georgetown'daki lüks bir teras barda buluşur. Athena, Netflix ile imzaladığı devasa anlaşmayı kutlarken; June, onun bu kusursuz ve pırıltılı hayatı karşısında içten içe derin bir kıskançlık ve yetersizlik duygusu yaşar.
…anladım ki kıskançlık, yazarlar cephesinde, daha çok
korkuya benziyor.
Yukarıdakiler Athena’yı seçti. Bense altı üstü kahverengi
gözlü, kahverengi saçlı, Philly’li June Hayward’ım - ve ne kadar sıkı çalışırsam
çalışayım ne kadar iyi yazarsam yazayım, asla Athena Liu olamayacağım.
Geceyi Athena’nın Dupont Circle’daki lüks evinde
sürdürmeye karar verirler.
Athena’nın evinde, yakın zamanda tamamladığı ve henüz
kimsenin okumadığı Birinci Dünya Savaşı konulu taslağını inceleyen June, metnin
ne kadar kusursuz ve güçlü olduğunu görünce kıskançlığı daha da büyür.
Athena, ağzına attığı bir lokma krep yüzünden nefessiz
kalır, boğulmaya başlar.
2
Athena Liu’nun trajik ölümünün üzerinden zaman geçmiştir.
Athena’nın henüz tamamlanmamış son başyapıtı Son Cephe’yi (I. Dünya Savaşı'nda
Çinli işçileri konu alan muazzam bir tarihî roman taslağını) okuyan June, küçük
dokunuşlarla boşlukları doldurmaya başlar, ancak kendini durduramayarak metnin
tamamını yeniden yazar ve cilalar.
Biliyorum, bana inanmayacaksınız ama Şunu alayım da üstüne
yatayım gibi bir düşünce aklımdan bir an bile geçmedi. Oturup da ölü
arkadaşımın eserinden nemalanmak için şeytani planlar yapmadım. Hayır, sahiden
- her şey çok doğal geldi, bu iş bana düşmüş gibi, takdiri ilahi böyle
gerektirmiş gibi.
Eserin asıl sahibinin Athena olduğunu gizleyerek taslağı
kendi yazımısı gibi ajanı Brett Adams’a gönderir. büyük yayınevlerinin
dikkatini çeken kitap için büyük bir açık artırma başlar ve roman, prestijli
bir bağımsız yayınevi olan Eden Press’e devasa bir avans karşılığında satılır.
Yaptım işte. Athena’nın hayatını yaşıyorum. Yayıncılığı
olması gerektiği gibi deneyimliyorum. O cam tavanı kırdım. İstediğim her şeye
sahibim - ve tadı hep hayal ettiğim kadar güzel.
3
İntihal kolaya kaçmaktır, kelimeleri kendi başınıza
dizemediğinizde yaptığınız sahtekârlıktır. Oysa benim yaptığım şey kolay filan
değildi. Kitabın büyük kısmını baştan yazdım.
İkimiz için de yazıyormuşum gibi hissediyordum. Meşaleyi ben
devralmışım gibi.
4
Son Cephe adlı romanın prodüksiyon ve revizyon süreci…
Yale Daily News, Athena Liu’nun taslak notlarının Sterling
Memorial Kütüphanesi’ndeki Marlin Edebiyat Arşivi’ne bağışlanacağını duyurur.
Mesele şu ki bu romana ne kadar çok şey kattığımı kimse
anlayamayacak. İlk taslağı Athena’nın yazdığı haberi patlarsa bütün dünya
yaptığım bunca işe, kurduğum bunca güzel cümleye bakacak ve tek gördükleri
Athena Liu olacak. Ama bunu kimsenin bilmesi gerekmiyor, öyle değil mi?
İntihalinin ortaya çıkmasından ölümcül bir panik duyan
June, hemen Athena’nın annesi Bayan Liu’yu ziyaret eder. Duygusal bir
manipülasyonla, bu defterlerin Athena’nın mahremiyetini ihlal edeceğini ve
"cesedini teşhir etmek" anlamına geleceğini savunarak Bayan Liu’yu
ikna eder.
5
Çin'de geçen bir hikâyeyi Beyaz bir yazarın kaleme
almasının yaratabileceği olası tepkiler ve "kültürel sahicilik"
tartışmaları gündeme gelir. Bu infiallerin önüne geçmek amacıyla yayıncılık
ekibi, June'un adını Juniper Song olarak değiştirmesini ve geçmişine dair
(Meksika'daki kısa deneyimini Barış Gönüllüleri gibi gösteren) bazı detayları
parlatarak onu "dünya görmüş bir göçebe" olarak konumlandırmayı
önerir. June, bu mahlas değişikliğini ve yeni kimliği tereddütle de olsa kabul
eder.
Asistanı Candice, kitabın Çin diasporasından olmayan bir
yazar tarafından yazılması nedeniyle bir "duyarlık okuru"
(sensitivity reader) ile denetlenmesi gerektiğini savunur. June,
araştırmalarına güvendiğini söyleyerek bunu şiddetle reddeder. Candice projeden
uzaklaştırılır.
Son Cephe büyük bir ticari fenomene dönüşür. Ancak tam
her şey yolunda giderken, Goodreads'te Candice Lee'nin kitaba tek yıldız
verdiğini görmesiyle June huzursuz bir gerçekle yüzleşir.
6
Son Cephe’nin satışa çıkmasıyla June için muazzam bir
kutlama ve coşku dönemi başlar.
Düzenlenen bir etkinlik sırasında June, ön sıralarda zümrüt
yeşili şalı ve Stila marka rujuyla oturan Athena Liu’yu gördüğünde adeta kanı
donar. Öldüğünden ve taslağını çaldığından emin olduğu eski arkadaşının orada
canlı bir şekilde durması June’un panik atak geçirmesine ve konuşma dengesini
yitirmesine neden olur.
7
Son Cephe, New York Times çoksatanlar listesine üçüncü
sıradan giriş yapar.
Vay canına... Hayatım boyunca hep bunu istemiştim. Ön
sipariş rakamlarından listeye girme ihtimalimin yüksek olduğunu biliyorduk ama
kanıtı apaçık ortaya dökülünce zevkten dört köşe oluyorum. İşte onay damgası.
Ben kitapları çok satan bir yazarım. Başardım.
İlk kitabım fiyaskoyla sonuçlandığından beri beni hakir
gören yazarlar canciğer kuzu sarmasıymışız gibi davranmaya başlıyor. Kimleri
görüyorum, nasılsın? Zaman nasıl da akıp gidiyor, değil mi? Baksana, vaktin
varsa yeni kitabım için birkaç cümle yazar mısın?
En iyi intikam başarılı olmaktır.
İçsel suçluluk duygusunu hafifletmek ve yayın dünyasına
uyum sağlamak adına, Asya Asıllı Amerikalılar Yazarlar Kolektifi'ne bağışlarda
bulunur ve yeni yazarlar için kurulan mentörlük programına katılır. Bu program
kapsamında Emmy Cho adlı genç ve Koreli-Amerikalı kuir bir yazarın mentoru
olur.
'Bence endişelenmene hiç gerek yok,' diye rahatlatıyorum
onu. 'Bu sektörde Asyalı olmak şimdiye kadar hiç olmadığı kadar kolay.' Kaşları
çatılıyor. 'Gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz?' 'Kesinlikle,' diyorum. 'Artık
çeşitlilik rağbet görüyor. Editörler marjinal seslere aç. Farklı olduğun için
önünde pek çok kapı açılacak, Emmy.'
8
Adele Sparks-Sato’nun Los Angeles Review of Books’ta
yayımlanan, kitabın Çinli işçilerin acılarını "Beyazların aklandığı bir
melodram sahnesine dönüştürdüğünü" savunan sert incelemesi June’u derinden
sarsar.
Romana orijinal taslakta bulunmayan, June’un eklediği
ırklar arası romantizm unsuru, okurların ve eleştirmenlerin en çok tepki
gösterdiği nokta olur.
Yazarların neyi yazıp neyi yazamayacaklarıyla ilgili bir
sansür uygulanması fikrini çok tehlikeli buluyorum. İnsanlara ten renklerine
göre ne yazıp ne yazamayacaklarını dikte ettiğimiz bir dünyada yaşamayı asla
istemezdim.
Athena'nın da başkalarının trajedilerini birer vampir
gibi toplayıp kendi edebiyatına malzeme yaptığını, kendisinin de aslında tam
olarak Athena'nın yöntemini izlediğini fark eder.
9
Çinli-Amerikalılar Cemiyeti’nden Susan Lee imzalı bir
davet e-postası alır.
Shady Grove metro istasyonunda Susan tarafından
karşılanan June, arabada göbek adının "Song" olduğunu söylemesiyle
birlikte aralarında geçen kısa bir diyalogda aslında Asyalı olmadığını itiraf
etmek zorunda kalır.
“Ne!” Susan’ın ağzı şaşkınlıktan bir karış açık kalıyor...
“Ama soyadınız Song olduğu için biz sandık ki... Korelisiniz öyleyse?...”
“Hayır, maalesef. Song benim göbek adım aslında. Soyadım Hayward. İki taraftan
da Asyalı değilim.”
Katıldığı bir etkinlikte kitabından bir bölüm okuyup
soruları yanıtlar.
Çin İşçi Birlikleri’nde savaşmış olan yaşlı ve kibar Bay
James Lee ile tanışır. Bay Lee, ellerini tutarak June’a bu tarihi hikâyeyi
unutturmadığı ve dünyaya duyurduğu için minnettarlığını dile getirir. Bu masum
ve içten teşekkür karşısında derin bir vicdan azabı ve utanç duyar.
Dosyayı teslim ettiğimden beri ilk kez büyük bir utanca
kapılıyorum. Bu benim tarihim değil, benim mirasım değil. Benim komünitem
değil. Ben yabancıyım, kendimi olduğumdan başka göstererek sevgilerinin tadını
çıkarıyorum.
10
Kitap birçok ödülün adayı olur ve bu durum, ticari
başarısının yanı sıra onun prestijini de doruğa çıkarır. Film hakları için
teklifler almaya başlar.
Sinemanın tamamen farklı bir mecra olduğunu ve farklı
anlatım teknikleri gerektirdiğini anlamıyorlar... Aslında bir nevi çeviri bu.
Ve mecralar arası çeviri tabiatı itibarıyla sadakatsizdir bir ölçüde. Roland
Barthes diyor bunu. Çeviri bir ihanet eylemidir.
Neden büyük hayaller kurmayayım? Fark ettim ki
yayıncılıktaki hedeflerimi gerçekleştirdikçe heves ve hırslarım da büyüyor…
11
Twitter’da @AthenaLiununHayaleti adlı anonim bir hesabın
açılmasıyla June için kâbus başlar. Hesap, Son Cephe’yi June Hayward’ın değil
Athena Liu’nun yazdığını, June'un bu eseri ve kelimeleri çaldığını iddia eden
tweetler atar. Bu iddia kısa sürede sosyal medyada çığ gibi büyür; troller,
kitap blogları ve okurlar ikiye bölünürken June adeta bir linç kültürünün
ortasında kalır.
Bu süreçte June, geçmişte Athena’nın da benzer bir
çevrimiçi tacize ve nefret dalgasına maruz kaldığı günleri hatırlayarak
internetin ne kadar acımasız ve gerçek bir "hayat" olduğunu acı bir
şekilde fark eder.
İnternet aptallığının dibi olduğunu düşündüğüm yorumları
okur okumaz bunu yapmayı bırakmalıydım. Ama hakkımdaki tartışmaları takip etmek
ağrıyan bir dişi dürtmek gibi. Sırf çürüğün ne kadar derine gittiğini görmek
için kurcalamak zorunda hissediyorum kendimi.
12
Katıldığı bir etkinlikte June’un Çin İşçi Birlikleri
hakkında anlattığı tarihi bir anekdot sırasında sanatçı ve yazar Diana Qiu,
sözünü keserek June’un yüzüne karşı “Ölü bir kadının kelimelerini çalmak da
yanlış... Son Cephe'yi June Hayward’ın yazmadığı yönünde sağlam deliller var”
diyerek onu açıkça ifşa eder.
Etkinlik sonrası derin bir utançla oradan kaçan June,
moralini düzeltmek için Diana Qiu’nun geçmişteki tuhaf sanat projeleriyle alay
eder ve bu saldırının arkasında tamamen kıskançlık yattığına kendini inandırır.
Kıskançlık işte. Hepsi beni kıskanıyor, bütün o zehirli
lafların sebebi bu. Darbe almış olabilirim ama Diana gibi internette meşhur
olmaya çalışan dengesiz ve saldırgan bir özentinin kariyerimi mahvetmesine izin
vermeyeceğim.
13
June, @AthenaLiununHayaleti adlı Twitter hesabının
sahibini bulmaya çalışır. Athena’nın aleyhine uydurma intihal kanıtlarının yer
aldığı basit bir WordPress sitesi kurar ve bu sitenin linkini @AthenaLiununHayaleti
hesabına atar. Hesap linke tıklayınca IP adresini ele geçiren June, verileri teknoloji
uzmanı olan eniştesi Tom’a gönderir. Tom, konumun Fairfax, Virginia olduğunu
söyler. Bu konum üzerine June, şüphelinin kimliğini anlar: Athena’nın eski
erkek arkadaşı Geoffrey Carlino.
14
Tysons Corner’daki bir kafede buluştuklarında Geoff,
Athena’nın projeden önceden bahsettiğini öne sürerek June’a şantaj yapmaya ve
telif gelirinden pay koparmaya çalışır. Ancak June, elinde Geoff’un şantaj
kayıtlarının olduğunu söyleyip masaya vurarak durumu tersine çevirir ve onu
köşeye sıkıştırır.
Bu yüzleşmenin ardından June, resmi web sitesinde intihar
saldırısı niteliğinde bir açıklama yayımlayarak suçlamaları "ölü
arkadaşının anısına yapılmış alçakça bir saldırı" ve "ırkçı bir
manipülasyon" olarak reddeder. Bu hamle kamuoyundaki algıyı hızla lehte
çevirirken, @AthenaLiununHayaleti hesabı da kısa süre içinde kapanır.
15
Son Cephe’nin fırtınası dinip ortalık sakinleştiğinde,
June yeniden yazma baskısıyla yüzleşir.
June, Athena’nın notları arasında karanlık bir ormanda
geçen, anne-kız ilişkilerini irdeleyen "Anne Cadı" (The Witch Mother)
adlı bir novella taslağı bulur ve bu kıvılcımla kendi yazma becerisini
birleştirerek eseri kısa sürede tamamlar. Kitap övgüler alır.
16
Anne Cadı novellasının yayımlanmasından iki hafta sonra
edebiyat eleştirmeni Adele Sparks-Sato, June Hayward’ın kitabın ilk paragrafını
Athena Liu’nun 2018’deki bir yazar atölyesi metninden birebir çaldığını
ispatlayan kapsamlı bir blog yazısı yayımlar.
June’un intihal yaptığı şüphe götürmez şekilde tescillenince
sektördeki tüm arkadaşları (Emmy Cho ve Eden’ın Melekleri dahil) onunla
ilişkisini keser.
Athena’nın annesi Patricia Liu’nun tazminat davası
açmayacağını bildirmesi ve sağ kanat yorumcuların olayı bir "kültür
savaşına" dönüştürmesi sonucu kitabın satışları patlar ve Eden Press
June’un arkasında durmaya devam eder.
17
Yeni bir proje yazmakta büyük bir tıkanıklık yaşayan
June, ilham bulabilmek için DC'deki Çin mahallesi'ne gider.
Bir dakika ya, sen şu yazar değil misin?... Sen Athena
Liu’nun kitabını çalan kızsın. Yüzü sertleşiyor. Burada ne yapmaya çalıştığını
bilmiyorum ama buna ortak olmak istemiyoruz. Hatta gitmeni rica edeceğim.
18
Asya Asıllı Amerikalı ve Pasifik Adalı Genç Yazarlar
Atölyesi’nde ders vermek üzere yola çıkar. Burada liseli öğrencilerle tartışır.
Öğrencilerden birine zorbalık yapar ve bundan zevk alır.
19
June, Philadelphia banliyölerinde yaşayan annesinin
yanına sığınır. Çocukluk defterlerini gözden geçirir.
Yayın dünyasının kıskançlıklarından, pazarlama
stratejilerinden ve etiketlerden uzak, sadece kendisi için kelimeleri dizdiği o
saf döneme özlem duyar.
Öldüğümde arkamda dağ gibi bir sayfa yığını bırakayım ve
hepsi şöyle desin avaz avaz: Juniper Song buradaydı ve bize aklındakileri
anlattı.
20
June, yazma tıkanıklığını aşmak için çareler arar.
Gerçek ile kurgunun sınırlarını bulandıran, kendisi ile
Athena’nın karmaşık dostluğunu, hırsızlığı ve skandalı konu alan
sözde-otobiyografik yeni bir roman yazmaya karar verir.
Instagram’da yazma sürecine dair neşeli bir fotoğraf
paylaşır.
Aynı gece Athena’nın resmi Instagram hesabı mucizevi/korkunç
bir şekilde yeniden aktifleşir. Hesaptan, Athena’nın garip, zorlama bir
sırıtışla hem Son Cephe’yi hem de Anne Cadı’yı tuttuğu ürkütücü bir fotoğraf ve
"Benden kurtulabileceğini mi sandın? Hâlâ dimdik ayaktayım" mesajı
paylaşılır.
21
Instagram mesajının ardından Geoffrey Carlino ile Coco’s
Cafe’de yüzleşir. İlk başta şüpheyle yaklaşsa da Geoff’un şaşkın ve perişan
halinden bu işin arkasında onun olmadığını anlar.
Travma damıtılıp ebedi bir şeye dönüşüyordu. Bana yaralarını
ver, diyordu bize, sana elmas yapayım. Ama sanat icra edildikten... acının hâlâ
orada olmasını zerre umursamıyordu.
June, kafenin penceresinden dışarı baktığında zümrüt
yeşili şalı ve zorlama sırıtışıyla yine Athena’nın hayaletini görür.
22
June paranoyaklaşır. Kâbusları ve halüsinasyonları
birbirine karışır; uykusuzluk ve anksiyete onu tükenmenin eşiğine getirir.
Tamam, dikkatimi çektin işte, ne istiyorsun? / Hayalet
çevrimiçi. Ânında cevap veriyor. / şeytan merdiveni. / yarın gece. / on birde.
23
Karşısına Athena kılığında bir hayalet çıkacağını
beklerken, olay yerinde bekleyen kişinin asıl kimliği ortaya çıkar: Bu kurgunun
ve intihal skandalının arkasındaki beyin, Goodreads puanı yüzünden işinden
atılan eski editör asistanı Candice Lee’dir. June’un suçunu itiraf etmesini
sağlamak için bu psikolojik oyunu oynadığını itiraf eder.
Sen benim hayatımı mahvettin. Ben de şeninkini
mahvediyorum...
June ile Candice arasında merdivenlerin tepesinde boğuşma
başlar. Arbede sırasında Candice’in karnına bastığı tekme ve June'un dengesini
kaybetmesi sonucu, June merdivenlerden aşağıya doğru düşer.
24
Şeytan Merdiveni'nden düşüşünün ardından dört gün
hastanede kalan (köprücükkemiği ve ayak bileği alçılanan) June, taburcu olarak
evine döner. Candice, merdivenlerdeki arbedeyi ve olayı öylesine kusursuz
örtbas etmiştir ki, polise ya da basına verebilecek hiçbir yasal koz yoktur;
dahası Candice, June’un o geceki suç itirafı kayıtlarını elinde tutmaktadır.
Kısa süre sonra Candice, Athena ile June arasındaki skandalı konu alan anı
kitabını (memoir) yedi haneli devasa bir avansla Penguin Random House’a sattığını
duyuran bir New York Times röportajı yayımlar.
Ümitsizliğe kapılmıyorum. Yaklaşan bir panik atağa işaret
eden semptomları hissetmiyorum. Bilakis: Alabildiğine sakinim, neredeyse bir
Zen hâlindeyim. Kendimi canlı hissediyorum.
Candice’in kayıtları açığa çıkardığında Şeytan
Merdiveni'nde olduğunu ele vermiş olacağını fark eden June; bu kez Candice’in
kendisini pusuya düşürdüğünü, Athena’nın sömürücü ve vampirik bir karakter
olduğunu, kendisinin ise sadece edebiyata duyduğu saf aşkla Athena’nın ham
eserlerinin heba olmasını önleyen masum bir kahraman olduğunu savunan yeni bir
anı/savunma kitabı yazmaya karar verir. Sektörün ve linç kültürünün
çürümüşlüğünü gözler önüne serecek bu yeni dosya için hemen Brett’e yazmayı,
acilen bir teklif savaşı (açık artırma) başlatmayı ve okurları kendi tarafına
çekmeyi planlar.
Ya Juniper Song haklıysa?
…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder