Matt
Haig - Gece Yarısı Kütüphanesi -
Notlar
The Midnight Library
Mütercim: Kıvanç Güney, Domingo Yayınları, 2021
Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama
şansını sunar sana.
Yağmura Dair Bir Sohbet
Nora Seed ölmeye karar verişinden on dokuz yıl önce, Bedford
kasabasındaki Hazeldene Okulu'nun küçük ve sıcacık kütüphanesinde oturuyordu.
Nora, okul kütüphanesinde yaşlı kütüphaneci Bayan Elm ile
satranç oynar, geleceği hakkında sohbet eder.
Sohbet sırasında Nora, annesinin kendisine kusurlu bir
nesne gibi davrandığını, kütüphaneyi ise bir sığınak olarak gördüğünü hatırlar.
Fakat ne istersen olabilirsin, Nora. Bütün olasılıkları
düşünsene bir. Ne kadar heyecanlı... Önünde koca bir hayat var.
On Dokuz Yıl Sonra: Kapıdaki Adam
Nora’nın intiharından 27 saat önce
Ash, Nora’ya kedisi Voltaire (Volts) yol kenarında ölü
bulunduğunu haber verir.
Nora kedinin acısız, dingin ölüm haline karşı içten içe
karanlık bir "kıskançlık" duyduğunu fark eder: Voltaire'in o
dingin ve huzurlu -acıdan tamamen yoksun- haline bakarken, karanlıkta belirmeye
başlayan ve kaçışı olmayan başka bir his daha vardı içinde. Kıskançlık.
Tel Teorisi
12 yıla yakındır çalıştığı "Tel Teorisi" adlı
müzik dükkanına geç kalır. Patronu Neil, Nora’yı kovar.
Yağmurlu hafta sonuna benzeyen suratınla müşteri kaçırman
için üste para veremeyeceğim…
Nora, abisi Joe’nun kasabaya geldiğini ancak kendisini
hiç aramadığını öğrenir ve bu durum onun reddedilmişlik duygusunu daha da
derinleştirir.
Kömürün de elmasın da karbon olduğunu ama kömürün hiçbir
basınç altında elmasa dönüşemeyecek kadar katışıklı bir karbon olduğunu
söylemedi. Bilimsel olarak, kömürseniz kömür kalırdınız. Belki de hayattan
alınması gereken esas ders buydu.
Yaşamak Acı Çekmektir
Nora eve dönüş yolunda geçmiş başarısızlıklarını hatırlatan
yerlerden geçer.
Eski nişanlısı Dan’den gelen mesajları hatırlar.
Evren kaostan ve entropiden besleniyordu. Temel
termodinamik. Belki varoluşun temelinde de bu vardı. Önce işini kaybedersin,
sonra arkası gelir.
Kapılar
Gazete bayisinde abisinin en yakın arkadaşı ve eski grup
üyesi Ravi ile karşılaşır. Ravi, Nora’yı müzik grubunu
("Labirentler") yarı yolda bırakmakla ve hayattan korkmakla suçlar.
Karşılaşmanın hemen ardından okuldan eski bir tanıdığı olan Kerry-Anne ile
konuşur. Kerry-Anne, Nora’nın geçmişteki parlak yüzücülük kariyerine atıfta
bulunarak "Buradan kurtulmayı bir tek sen becerirsin sanmıştım" der
ve Nora’yı başarısızlığıyla yüzleştirir.
Kara Delik Olmak
Avustralya’daki eski en iyi arkadaşı Izzy’ye mesaj yazar
ancak karşılık bulamaz.
Bedford’da sıkışıp kalmış, yaşamayı bile beceremediğini
düşünen Nora, artık hiçbir amacı kalmadığını fark eder.
Nora serbest düşüşe geçmişti ve konuşacak kimsesi yoktu.
Antimadde
Ölüm kararından birkaç saat önce Nora, piyano dersi
verdiği genç öğrenci Leo’nun annesi Doreen’den gelen sitem dolu bir telefon
alır; ders iptal olmuştur ve çocuk dersi bırakmayı düşünmektedir. Ardından
yaşlı komşusu Bay Banerjee ile karşılaşır, Banerjee eczane işini çözdüğünü ve
artık Nora’nın yardımına ihtiyacı olmadığını söyler.
Artık kimsenin ona ihtiyacı yoktu.
Etrafındaki herkesin ondan uzaklaşmasıyla Nora, evren
için tamamen gereksiz bir detay olduğunu anlar, antidepresan hapları yutarak
intihar mektubunu yazar ve tam gece yarısı bilincini kaybeder.
"Sevgili okuyan, Hayatta bir şeyler yapmak için çok
fırsatım oldu ama ben hepsini çarçur ettim... Kalmanın mümkün olduğunu
hissetsem, kalırdım. Ama hissetmiyorum. Bu yüzden kalamam."
Kütüphaneci
Nora gözlerini açtığında kendini ne cennette ne
cehennemde, her biri yeşilin farklı tonlarında sonsuz kitaplıklarla kaplı,
gizemli bir kütüphanede bulur.
Gece Yarısı Kütüphanesi
Kütüphanede şaşkınlıkla yürürken karşısına eski okul
kütüphanecisi Bayan Elm çıkar. Bayan Elm, Nora'ya burasının yaşam ile ölüm
arasında bir yer olduğunu, buradaki her bir kitabın onun yaşamış olabileceği
farklı hayatlara, farklı ihtimallere açılan birer kapı olduğunu açıklar.
Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın
olacağını görürsün.
Hareketli Raflar
Bayan Elm, Nora’ya pişmanlıklarını telafi etme ve farklı bir
yaşam seçme şansı olduğunu anlatır. Raflar hareket etmeye başlar ve Nora’nın
önünde gri renkli, farklı bir kitap belirir: Pişmanlıklar Kitabı."
Pişmanlıklar Kitabı
Kitabı açtığında, gündelik pişmanlıklardan derin
varoluşsal acılara kadar binlerce pişmanlık üstüne çullanır. Bu yoğun acıya
dayanamayan Nora kitabı kapatır. Bayan Elm ona yeni bir hayat seçme, farklı
pişmanlıkları değiştirme şansı olduğunu söyler. Nora, Dan’den ayrılmamış olmayı
ve küçük bir kasabada pub açma hayalini birlikte gerçekleştirdikleri bir hayatı
seçer.
Aşktan korkmak yaşamdan korkmaktır ve yaşamdan korkan herkes
dörtte üç ölmüş demektir,” diye yazmıştı Bertrand Russell.
Bir hayatı yaşamayı cidden çok istersen, kaygılanmana gerek
yok.
Üç Nal
Nora Oxfordshire’daki "Üç Nal" adında şirin bir
pubın önünde bulur kendini. Dan ile birlikte bu pubı açma hayallerini
gerçekleştirmişlerdir.
Pub işletmenin getirdiği stres ve Dan’in alkol tüketimi
Nora’nın bu hayatta tam anlamıyla mutlu olmadığını, Dan’in aslında beklediği
kadar ideal bir eş olmadığını fark eder.
Hayallerini Gerçeğe Dönüştüren Pub Sahipleri
Dan ile Nora arasındaki gerilim artar. Nora bu
"gerçekleşmiş hayalin" aslında kocaman bir yanılsama olduğunu anlar.
Kütüphaneye geri döner.
Satranç Tahtası
Kütüphanede Bayan Elm ile satranç oynarken, seçtiği
alternatif hayatların insanların gerçekte nasıl olduğunu tam olarak
yansıtmadığını ve her seçimin arkasında başka karmaşıklıklar barındırdığını
konuşurlar.
İstemek, ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır... Belki
de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak.
Nora, kedi bakmayı bile beceremediği düşüncesinden
kurtulmak ister ve kedisi Voltaire’in (Volts) ölmediği, ona iyi baktığı bir
hayatı dener. Bayan Elm onu bu hayata gönderir; ancak Nora, kedinin o evrende
zaten doğuştan gelen bir kalp rahatsızlığı (restriktif kardiyomiyopati)
yüzünden ölmüş olduğunu fark eder. Bu deneyim, Nora’ya kendi suçluluk
duygusunun yersiz olduğunu ve Volts'a elinden gelen en iyi şekilde baktığını
göstererek "Voltaire'e bakamadım" pişmanlığını zihninden sildirir.
Ateş
Nora, bu kez en iyi arkadaşı Izzy ile birlikte
Avustralya'ya (Sydney) gitmiş olduğu alternatif bir hayatı seçer. Sabah uyanır
uyanmaz okyanus kenarındaki bir tuzlu su havuzunda yüzdüğünü fark eder.
Izzy ölmüştür ve Nora, o an feribot terminalindeki işine
gitmek üzereyken kütüphaneye geri çekilir.
Akvaryum
Nora, Avustralya'daki yas ve depresyon dolu hayat
deneyiminden sonra tekrar Gece Yarısı Kütüphanesi'ne döner. Bayan Elm ile
depresyon, eylemsizlik ve balıkların kapalı akvaryum deneyleri üzerine
konuşurlar. Nora, kütüphanecinin yönlendirmesiyle bu kez pişmanlıklarından
arınmış, "başarılı" ve zaferler kazanmış bir hayatı denemek ister.
Babasının yıllar önce onun için kurduğu hayali gerçekleştirip olimpiyat
madalyaları kazanan dünyaca ünlü bir yüzücü olduğu lime rengi bir kitabı
seçerek yeni bir hayata adım atar.
Başarılı Yaşam
Nora, Londra'da lüks bir otel odasında olimpiyat
madalyalı, rekorlar kırmış ve uluslararası düzeyde tanınan bir sporcu olarak
uyanır.
Babası bu hayatta annesini terk etmiş, Nadia adında
biriyle evlenmiştir ve Nora bu başarıyı tamamen babasını memnun etmek için feda
etmiştir.
Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa
mahkumsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve
düşünmeyi hedefleyin... Direnme gücünüzü koruyun. Yüzmeye devam edin...
Nane Çayı
Hayatında ilk kez nane çayı içer. Joe ile olan
ilişkisinin kök yaşamındakine kıyasla harika gittiğini, abisinin bu hayatta
Ewan ile 5 yıldır evli olduğunu ve mutlu bir hayat sürdüğünü öğrenir.
Babasının başka bir kadınla evlenmesinden sonra annesinin
trajik biçimde öldüğünü öğrenir.
Yaşamımız Olan Ağaç
Konuşmacı olduğu bir konferansta Sylvia Plath’in incir
ağacı metaforundan ve "hayat ağacından" bahsederek seyircileri
şaşırtır. Başarıya giden yolda aslında hayattan korktuğunu, babasının onayını
almak için kendi benliğini feda ettiğini açıkça itiraf eder.
Hayat yalnızca yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da
oluşur.
"Hayatın çürümüş" olabileceğini dile getirdiği
anda kütüphaneye geri çekilir.
Sistem Hatası
Bayan Elm’i eski tip bir bilgisayar başında panik
içindedir: Ekran "Sistem Hatası" vermektedir.
Bayan Elm, Nora’nın kök yaşamındaki (gerçek dünyadaki
intihar girişimindeki) durumunun kötüleştiğini ve buradaki sistemin bu yüzden
çökme noktasına geldiğini açıklar.
Nora bu kez mutlu olmasa bile dünyaya ve doğaya faydalı
olabileceği, iklim değişikliğini araştıracağı Buzul Bilimci / Kutup Kaşifi
olduğu yeni bir hayatı denemeye karar verir.
Svalbard
Kuzey Kutbu'nda, Svalbard'da bir araştırma gemisinde
uyanır.
Bilim insanlarıyla birlikte küçük bir kaya adaya
bırakılır. Burada dondurucu soğuk ve uçsuz bucaksız yalnızlıkla baş başadır.
Daireler Çizerek Yürümek
Sudan devasa bir kutup ayısı çıkar ve Nora'ya doğru
tehlikeli bir şekilde yaklaşmaya başlar.
Ölümle burun buruna geldiği o dehşet anında Nora, aslında
ölmek istemediğini, yaşamak için her şeyi göze alabileceğini fark eder.
Ada
Ayı tehlikesini atlatan ve gemiye dönen Nora, yaşadığı
deneyimin ardından kök yaşamındaki (gerçek dünyadaki) eylemsizliğini ve
depresyonunu sorgulamaya başlar.
Ailesindeki herkesin hayatın onları hırpaladığını
düşündüğünü, başarısızlığın adeta bir aile mirası gibi aktarıldığını fark eder.
Nora'nın başından beri nesiller boyu yankılanan
pişmanlıkların ve yıkılmış umutların olduğu uzun bir geçmişin devamı olduğunu
hissetmişti
Annesinin, başarısızlık yarışında ona devrettiği görünmez
bir bayrak vardı.
Longyearbyen'da Bir Gece
Nora, dünyanın en kuzeyindeki Longyearbyen limanına geri
döner. Meslektaşları onu kahraman gibi karşılar ve akşam kutlama için şık bir
restorana giderler.
Beklenti
Hugo, ortak mutfakta Nora ile buluşarak alternatif
hayatlar arasında seyahat etme deneyimini bilimsel ve felsefi bir bakış
açısıyla (Schrödinger'in kedisi ve Kuantum fiziğinin çoklu dünyalar yorumu)
açıklar. Zihninde hem ölü hem de canlı olan Araftakiler'in, geçmişteki
pişmanlıklar ve keşkeler yüzünden bu ara formda kaldığını söyler. Hugo, Nora'ya
sonsuz sayıda evren olduğunu ve istedikleri her şeyi (uzay mühendisliği vb.)
seçebileceklerini anlatır.
İkisi arasındaki yakınlaşma kısa bir ilişkiye dönüşse de
Nora, Hugo'nun gerçeklikten kopuk ve yoğun duygulardan arınmış yapısını fark
ederek hayal kırıklığı yaşar.
Tanrı ve Diğer Kütüphaneciler
Hugo ile yaşadığı hayal kırıklığının ardından Nora
kendini tekrar Gece Yarısı Kütüphanesi’nde, Bayan Elm’in karşısında bulur.
Bayan Elm, pişmanlıklar kitabının hafiflediğini, Nora’nın
gerçeği görmeye başladığını belirtir.
Seçimlerini dikkatli yapmalısın. Bir gün kütüphane burada
olmayabilir ve sonsuza kadar yitip gitmiş olursun...
Nora, en nihayetinde hayatını en çok anlamlı kılan şeyin
müzik ve yaratıcılık olduğunu fark ederek yeni bir kitap seçmek üzere harekete
geçer.
Şöhret
Nora, bu kez rock yıldızı, "Labirentler"
grubunun solisti olduğu hayata adım atar.
Nora bu hayatta hayranı olduğu Ryan Bailey ile geçmişte
bir ilişki yaşayıp ayrıldığını fark eder. Hayallerindeki aktörün aslında
sıradan ve biraz da tuhaf bir insan olduğunu görünce hem şaşırır hem de bu
versiyonuyla gururlanır.
Nora koca bir stadyumu sallayan bu rock yıldızı
kimliğinin içinde bile hayatın getirdiği karmaşayı ve yabancılık hissini
sorgulamaya devam eder.
Her şeye sahip olsanız da hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz.
Gerçeklerin Ortaya Çıktığı Bir Podcast
Brezilya'daki konserin ardından katıldığı bir podcast
programında işler sarpa sarar: Programın sunucusu Marcelo, eski erkek arkadaşı
Dan Lord'un Nora hakkında çıkardığı uzaklaştırma kararından ve açtığı
davalardan bahsedince Nora şoke olur. İkinci şok çok daha sarsıcı olur: Abisi
Joe, aşırı doz uyuşturucudan iki yıl önce ölmüştür. Nora stüdyodan kaçıp
kütüphaneye döner.
Hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde
olamayız.
Sevgi ve Acı
Üzgün bir halde kütüphaneye dönen Nora bu süreçten nefret
ettiğini ve üyeliğini iptal etmek istediğini söyler. Nora’nın pes etmesi
kütüphaneyi sarsar ve sistem tehlikeye girer.
Bayan Elm, satranç örneği vererek oyun bitene kadar
piyonun ilerlemeye devam etmesi gerektiğini anlatır.
Nora, denediği hiçbir hayatın aslında kendisine ait
olmadığını, hepsinin ya babasının ya abisinin ya da arkadaşlarının hayalleri
olduğunu fark eder. Sonunda, küçük şeylerin önemini kavrayarak okul yıllarında
yarı zamanlı çalıştığı hayvan barınağında geçeceği, sade bir hayatı seçer.
Sade Bir Hayat
Nora, Bayan Elm'in yönlendirmesiyle bu kez okul
yıllarında yarı zamanlı çalıştığı, köpekler ve bisküvi kokan sade bir hayvan
barınağında işe başladığı sakin bir hayatı seçer.
Bu hayatta zihni çok daha huzurludur; iyi bir insan
olmanın rahatlatıcı hissini tadar.
Dylan'la akşam yemeğinde sohbet ederken bu hayata ait
olmadığını hisseder ve kütüphaneye döner.
Buena Vista Şarapları
California'da Eduardo adında Meksikalı Amerikalı bir eşle
bağcılık yaptığı, "Buena Vista" adında mütevazı bir şaraphane
işlettikleri başka bir hayata geçer.
Eduardo ile sessiz, huzurlu ve sorunsuz bir evlilikleri
vardır. İyi hissettiği bu hayattan başka olasılıklara yönelik merakından dolayı
vazgeçip kütüphaneye döner.
Nora Seed'in Binbir Türlü Yaşamı
Zengin fakir, sağlıklı hasta, evli yalnız yüzlerce farklı
kimliğe bürünür.
Zamanla bu kadar çok hayat yaşamak Nora'nın kendi benlik
duygusunu ve adını yitirmesine yol açar.
Artık sıçramaktan yorulduğunu, bir yere iniş yapmak ve
kök salmak istediğini fark eder.
Kütüphanede Kaybolmak
Kütüphane bu kez karanlıktır.
Bayan Elm, Nora'ya artık "fazlasıyla kayıp"
olduğunu, seçim yapma yetisini ve benliğini yitirmeye başladığını söyler.
Hayatı anlamıyorum işte.
Hayatı anlaman gerekmiyor. Yaşaman yeterli.
Pişmanlıklar kitabını tekrar gözden geçirmesini ister.
Nora, intihar ettiği gece kapısını çalan Ash'in kahve
teklifini kabul ettiği bir hayatı denemek ister.
İstiridyedeki İnci
Nora, bu hayatta bir anne olduğunu, Cambridge'de felsefe
dersleri verdiğini ve Thoreau ile ilgili bir kitap yazmak üzere ücretli izin
aldığını keşfeder.
Evrenle Daha Derin Bir Bağ Kurmak Adına Çıkılan Spiritüel Yolculuk
Evli ve çocuklu olduğu bu hayatın rahatlığına rağmen
içinde gizli bir yabancılık hissi taşımaya başlar.
Hammersmith
Sömestr tatilinde ailece Londra'ya, abisi Joe ve eşi
Ewan'ın Hammersmith'teki evine ziyarete giderler.
Mutfakta Buena Vista şarabını görmesi ona, başka
hayatlarla olan bağını hatırlatır.
Üç Tekerli Bisiklet
Molly bisikletle düşüp hafifçe yaralandığında, Nora'nın
içinde ona duyduğu sevgi dalga dalga kabarır. Sevginin hayatı anlamlı kılan en
temel güç olduğunu anlar.
Her ne kadar kusursuz olsa da senaryosuna filmin
ortasından girdiği bu yaşamın kendisine ait olmadığı gerçeği ağır basar.
Artık Burada Değil
Evden ayrılan Nora, eski mahalleye, Bedford'a döner.
Huzurevine gidip Bayan Elm'i ziyaret etmek ister; ancak kütüphanecinin üç hafta
önce uykusunda öldüğünü öğrenir.
Bu hayatta Ash'le evlenip Cambridge'e yerleştiği için Leo
ile yolları kesişmemiş, çocuk müziğe yönelip hayatını kurtaramamıştır. Nora,
yaptığı her seçimin başkalarının hayatlarında ne kadar büyük trajedilere veya
sapmalara yol açabileceğini acı bir şekilde fark eder.
Kendi dünyasının ve gerçek kimliğinin çöktüğünü
hissederek kütüphaneye geri dönmek ister.
Çiçeklerin Suyu Var
Kütüphane bu kez büyük bir yıkım içindedir; tavan
çökmekte, kitaplar ve raflar alevler içinde yanmaktadır.
Kitaplığın ve kütüphanenin aslında kendi zihninin birer
yorumu olduğunu fark eden Nora, başka bir hayatı değil, kendi kök yaşamını ve
tüm karmaşasıyla kendi hayatını istediğini anlar.
Sakın Pes Edeyim Deme, Nora Seed!
Alevler kütüphaneyi sarmışken Nora, Bayan Elm'in verdiği
turuncu plastik kalemle son kalan boş kitabı doldurmaya çalışır. "Yaşamak
istiyorum" veya "Yaşamaya hazırım" denemeleri başarısız olur;
çünkü bu sözcükler bir yoksunluğu ya da geleceğe dair bir hazırlığı ifade eder.
Sonunda, varlığının tüm gücüyle, geçmişteki lanetini bir lütfa dönüştüren o tek
ve en güçlü gerçeği kağıda büyük harflerle yazar: YAŞIYORUM. Yazdığı anda
kütüphane tamamen çöker.
Uyanış
Nora, gece yarısını bir dakika yirmi yedi saniye geçe
kendi yatağında, kusarak hayata geri döner. Fiziksel olarak bitkindir ama
zihnen tamamen iyileşmiştir. Sendeleyerek dışarı çıkar ve komşusu Bay
Banerjee’nin kapısını çalarak yardım ister
Hayat,' diye yazmış Sartre bir zamanlar, 'umutsuzluğun öte
yanında başlar.'
Bir Şey Öğrendim
Nora kendi gerçek hayatına uyandıktan sonra kaleme aldığı
"Bir Şey Öğrendim" başlıklı yazısında, asıl sorunun yaşayamadığımız
hayatlar değil, pişmanlığın kendisi olduğunu fark ettiğini yazar.
Abisi Joe hastaneye onu ziyarete gelir. Aralarındaki
kırgınlığı düzeltirler.
Volkan
Nora, kaçıp gitmek istediği yerin aslında kaçtığı yerle
aynı olduğunu, hapishanenin bir coğrafya değil bir bakış açısı olduğunu fark
eder.
Artık başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için
değil, kendi amacının yörüngesinde yaşamaya başlar.
Sonunda Gelinen Yer
Nora, Oak Leaf Huzurevi'ni ziyaret ederek gerçek
hayattaki Louise Elm (Bayan Elm) ile buluşur. Huzurevindeki tozlu satranç
tahtasını çıkarıp onunla karşılıklı oynamaya başlarlar.
Nasıl biteceğini asla bilemezsin
…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder