11 Ekim 2026 Pazar

Adam Fawer - Mobius - Özet / Notlar

Adam Fawer - Mobius - Notlar

Mütercim: Algan Sezgintüredi, April Yayınları, 2024

 


Açılış

Hepimizin hayatında, sonrasında hiçbir şeyin aynı kalmadığı, dünyamızı ikiye ayıran en az bir an vardır. O an, ilk bakışta muhtemelen önemli görünür. Ama değildir.

 

Amacı tarihi değiştirmek değil, ailesini kurtarmak…

Kanlar içindeki bir ofis, ölen karakterler (Sarhoş Andy, Jim) ve kırık dökük teknolojik donanımlar (alev almış monitörler)…

 

Şimdi

Anlatıcı (Caleb), Manhattan’ın lüks ve serin bir kahvaltı mekanında, "Melek Yatırımcı" Jim Taylor ile buluşur.

Caleb, eski iş yeri olan Infinity Capital’ın tüm maaş ve özsermaye bilgilerini bir şekilde Twitter’da ifşa etmiş. İş bulmakta zorlanıyor. Jim ona iş için Brooklyn’deki yeni bir şirketin adresini verir. Adres, Mobius adlı derme çatma bir startup ofisine aittir. Burada şirketin kurucu ortakları Andy Fisher ve Rowan Lee’yle tanışır.

Andy, Caleb’ı yeni kurdukları şirket için CFO olarak görmek ister.

 

Geçmiş

New York’ta MBA yaptığı döneme ait bir anı: Hannah Rubin ile çıktığı ilk buluşma.

 

Şimdi

Brooklyn’deki ofis…

 

Toplantının sonunda Andy, Caleb’a gelecekten (10 Eylül 2023’ten) geldiğini iddia eden bir fal kâğıdı ve arkasında Caleb’ın kendi el yazısıyla “Caleb Bachman'ı işe al” yazılı bir not uzatır. Caleb bunun bir sahtekarlık veya eşek şakası olduğunu düşünürken, kâğıdın arkasında kendi gizli şifreleme algoritmasıyla türetilmiş kök parolasının (ProfesörFalken;8) yazılı olduğunu görünce sarsılır.

 

Geçmiş

Hannah Rubin’le ikinci buluşma.

 

Şimdi

Çok etkileyici görünmediğinin farkındayım.

Zeminden sökülmüş bir tahta parçasının üzerine ataş, bakır tel ve pillerle derme çatma şekilde kurdukları Temporal Distorsiyon Portalı (TOP) adlı "zaman makinesi…

Ataş kendini kopyalar ve geçmişten/gelecekten gelen bükülmüş kağıt parçaları odaya saçılır. Odadaki patlama ve yangının ardından Andy’nin yerden topladığı kağıt parçalarından birinde Caleb’ın kendi el yazısıyla "Seth'i kurtar" yazdığı görülür.

Kardeşi Seth’in adını kâğıtta gören Caleb, Mobius ekibine CFO olarak katılmayı kabul eder.

 

Geçmiş

Hannah’yla evlidir. Hannah, hamile olmasına rağmen felsefe hocası olarak iş bulur, sevinir.

Bir süredir işsiz olan Caleb bu sayede yazmak istediği romana zaman ayırabilecektir.

 

Şimdi

Mobius ofisindeki elektrik kesintisi ve patlamanın ardından sokağa çıkar. Uzun zamandır ilk kez intihar etmek istemediğini fark eder.

Palo Alto’daki eski arkadaşı George (Qiao Wong) ile görüşür (para lazım).

 

Geçmiş

Bebek doğar, ona “Seth” adını verir.

 

Şimdi

Patent trolü stratejisi

Henüz yeni fonlanmış, parası kısıtlı ancak avukat ordusu olmayan startupları, tam da yatırım bağlama arifesindeyken muğlak patent davalarıyla köşeye sıkıştırıp hızlı anlaşmalar yoluyla (elli bin dolar gibi cüzi miktarlarda) nakit toplamak…

 

Bu planı hayata geçirmek için hangi şirketlerin fon alacağını önceden öğrenmeleri gerekmektedir. Ancak Rowan, binlerce hedefi yakalayabilmek ve portalı yeterince genişletebilmek için çok büyük bir enerji kaynağına ihtiyaç duyduklarını belirtir.

 

Geçmiş

Birikimlerinin hızla erimesi, yazarlık hayalinin üzerindeki baskı ve ev babası olmanın getirdiği tükenmişlik hissi Caleb’ı giderek öfkeli ve yalnız birine dönüştürür.

Palo Alto’daki George’dan telefon gelir: Luciditee adlı şirkette COO/CFO pozisyonu için cazip bir fırsat vardır.

 

Şimdi

Times Meydanı’nın altındaki elektrik altyapısını kullanarak TOP 4.0’ı çalıştırma planı.

Portalın patlamasıyla bölgede devasa bir elektromanyetik dalga (EMP) oluşur; tüm Times Meydanı’nın ışıkları, reklam panoları ve araçların elektrik aksamı kararır. Caleb ve ekibi, gelecekten gelen yüzlerce kağıt parçasını toplayıp bölgeden uzaklaşır.

 

Geçmiş

Luciditee’deki görevleri ile evdeki baba sorumlulukları arasında sıkışıp kalan Caleb, 7 aylık oğlu Seth’i yıkamaya hazırlanırken Telefon görüşmesiyle ve Luciditee'deki birtakım sorulara cevap vermeye çalışır.

Bebek küvetinin suyunu kontrol etmeyi unutur ve bebeği aşırı sıcak suyun içine sokar. Hannah durumun farkına varıp çığlık atarak bebeği kurtarır ve Caleb’a şiddetli bir tepki gösterir.

 

Şimdi

Ofiste gelecekten gelen mesajları tasnif etmeye çalışırlar. Mesajlardan birinde şu yazı var: Sevgili Rowan, 11 Ekim 2023'te Andy seni öldürecek.

Caleb, mesajların kesin bir kaderi değil, sadece "mümkün geleceklerin olasılıklarını" gösterdiğini savunarak ikiliyi sakinleştirir ve ortaklığın bozulmasını engeller.

 

Geçmiş

Ailesiyle birlikte güzel zamanlar geçirmeye çalışan Caleb’in iş telefonları onu strese sokmaya devam eder.

 

Şimdi

Yürüyüş yaptığı yolda Jim’le rastlaşır.

Jim’in Mobius’a neden ek finansman (çek) yazmadığını sorgulayan Caleb, Jim’den hayatın ve geleceğin her zaman senaryoya bağlı olmadığını, özgür iradenin kenar boşluklarında saklı olduğunu ve kişinin bazen doğaçlama yapması gerektiğini öğrenir.

 

Mobius’un gelecek vizyonu ne olacak?

Bilimsel seferler yapmaya karar verirler.

 

Geçmiş

Google, Luciditee’yi 1,8 milyar dolara satın almak üzere bir niyet mektubu (NTP) gönderir. Bu satıştan Caleb’ın payına vergi sonrası yedi buçuk milyon dolar düşecektir.

Caleb, geçmişte Seth’e yetişemediği ve çalışmaktan kaçırdığı tüm anları bu kez telafi edebileceğine inanarak geleceğe umutla bakar.

 

Şimdi

Patent trolü stratejisini devreye sokarak ve George’un da desteğiyle Fleebo şirketini köşeye sıkıştırıp 35 bin dolarlık bir lisanslama anlaşmasına (şantaj yoluyla anlaşmaya) imza attırırlar.

 

Geçmiş

Google’ın satınalma teklifi iptal olur. Bu yıkıcı haberi eve dönüp Hannah’ya açıkladığında büyük bir fırtına kopar; Hannah evi terk eder.

 

Şimdi

Caleb ve Rowan buluşur. Caleb Andy’nin hisselerini seyrelttiğini (şirketin yüzde elli buçuğunu ele geçirdiğini) açıklayınca Rowan şok ve öfke yaşar.

Rowan’ın yanından ayrılan Caleb, Andy’nin evindeki barbekü partisine katılır.

İkisinin birbirini yemesini önlemek için üç aylık bir "ateşkes" koparır.

 

Geçmiş

Jim’in Caleb ve Hannah’nın evine yaptığı samimi bir akşam ziyareti…

 

Şimdi

Caleb, Temporal Distorsiyon Portalı’nın (TOP) arkasındaki kuantum mekaniğini ve çalışma mantığını anlamak için Rowan’dan özel bir ders alır.

Foton, sadece ölçüldüğünde bir parçacıktır. Nereden çıktığını biliyoruz: Foton tabancasından. Nereye vardığını da biliyoruz: Paravana. Ama ikisinin arasında foton, sayısız farklı mümkün lokasyona sahip bir dalga fonksiyonudur.

Geçmişin sabit ve deterministik (klasik fizik) olduğunu, geleceğin ise henüz gözlemlenmemiş olasılıklar süperpozisyonu olduğunu öğrenen Caleb, teorik olarak geçmişe gidebilse bile orada yapacağı gözlemlerin ve eylemlerin geleceği değiştireceğini kavrar.

 

Geçmiş

Caleb evde ailesiyle güzel vakit geçirir. Geç saatlerde iş yerinden gelen mesajları fark etmez. Sabah sekizde uyandığında telefonunun şarjının bittiğini ve erken saatlerde başlayan bir toplantıyı kaçırdığını fark eder. Evde sert bir kavganın ardından ofise gider; ağır bir iş yüküyle cezalandırılır.

 

Şimdi

Andy ve Rowan, ofiste hamamöcekleriyle ilgili yapılan deneyin sonuçlarını incelemek üzere hazırlık yaparlar. Rowan, Temporal Distorsiyon Portalı (TDP) aracılığıyla sadece 5 dakikalığına geleceğe (kendi zamanlarına) açtığı minik bir portal ile beyaz bir fareyi test etmeye karar verir. Portal açıldığında karşı taraftan geleceğe ait iki fare (M-1 ve M-2) düşer; ancak bu iki fare, kuantum dolaşıklığı ve farklı evren frekansları yüzünden birbirlerini vahşice parçalayarak öldürürler. Bu vahşi çatışmanın ardından, geçmişten getirilen ilk fareyi (M-Prime / Bayan Brisby) tekrar portaldan geçirerek güvenli bir şekilde geçmişe (gerçek zaman çizgisine) geri göndermeyi başarırlar.

 

Geçmiş

Caleb çocuk parkında iş telefonlarıyla meşgulken dört yaşındaki Seth yüksek bir ağaca tırmanır. Dengesini kaybedip düşmek üzereyken onu Jim kurtarır. Jim, Caleb’a gözünü çocuğundan ayırmaması gerektiğini anlatır…

 

Şimdi

Caleb, Rowan’ın tez danışmanı olan ve kuantum mekaniği ile sicim teorisi üzerine çalışan eksantrik fizikçi Dr. Caine’i bulmak üzere ofisine gider.

Sohbetin en şaşırtıcı anında, profesörün (Jasper) yanına tıpatıp aynı ama daha derli toplu olan ikiz kardeşi (ve asıl Dr. David Caine) gelir. David Caine, Caleb’ın zamansal yolculuk ve geçmişi değiştirme çabalarına dair niyetini sezerek, "Hedefine ulaşman imkansız değil; sadece başarman kaç deneme sürecek, mesele o" diyerek ona şifreli bir uyarıda bulunur.

 

Geçmiş

Sarı ışıkta gaza basan bir Ford Mustang, Dördüncü Cadde’de elindeki çeyrek doları düşüren ve üzerinde kaygan sarı yağmurluğuyla koşan küçük Seth’e çarpar. O sırada telefonda olan ve dalgınlık eden Caleb, oğlunu son anda yakalamaya çalışsa da başaramaz. Seth ölür.

Sanki kader kulağıma fısıldadı o an: 'Oğlunu alıyorum şimdi. Ama izleyebilirsin.'

 

Şimdi

Caleb Evine döndüğünde uykusuzluk ve derin bir paranoya içinde tavanı incelerken, tavanın içinde üç boyutlu bir gölge ve arkasına gizlenmiş mini bir casus kamera keşfeder.

Bu durumu George ile telekonferansta tartışırken, evinin ve ofisinin tamamen gözetlendiğini anlar.

Bunun üzerine George’un yönlendirmesiyle tehlikeli ve iri yarı bir Ukraynalı olan Vlad ile iletişime geçer.

Vlad, Caleb’ı gözetleyen kişileri (Sam Allegro adlı bir takipçiyi) yakalayıp arabada sorguya çekerek tehlikeli bir mafya/güvenlik dinamiklerinin içine dahil olur. Caleb, artık sadece iş ortaklarıyla veya kuantum portallarla değil, kendisini adım adım takip eden gizli bir güçle de karşı karşıyadır.

 

Geçmiş

Çalıştığı şirket Caleb’ı kovmaya karar verir. Sunulan tazminat ve çıkış paketi felakettir.

 

Şimdi

Caleb, patent sızdırma (şantaj) taktiğiyle Mobius kasasına yaklaşık 1,8 milyon dolar akış sağlamıştır.

Çatıda Rowan ve Andy tartışmaya başlar. Rowan, Andy’yi tekmeler. Caleb son anda atılıp Andy'yi yakalayarak hayatta tutar ve olası bir cinayeti kıl payı önler.

…

 

Şimdi

Rowan, bir kulübede saklanmaktadır.

Hırvat mühendisler Rowan olmadan portalla ilgili hiçbir ilerleme kaydedemez.

Caleb iki kurucu ortağın yüz yüze gelmesini sağlar.

Mobius’un kurucu ortakları zoraki bir ateşkesle tekrar bir araya gelir.

…

 

Şimdi

Caleb, Mobius için gereken devasa YZ sunucu maliyetini ve yatırım sermayesini temin etmek üzere stratejik bir hamle yapar.

Andy ve Rowan’ı da yanına alarak Luciditee binasına sızarlar.

Caleb, Andy ve Rowan kapıyı aralayarak yönetim kurulu toplantısını basar.

 

Şimdi

Yönetim kurulu karşısında TDP (Zaman Distorsiyon Portalı) demosunu gerçekleştirirler. Raj'ın hakaretleri üzerine Caleb dayanamayıp ona yumruk atarak burnunu kırar.

Portalı kurup, gelecekteki aynı odadan gelen bir nesneyi ve gelecekteki gazete manşetleri ile konuşmaları göstererek kusursuz bir şekilde çalıştığını kanıtlanır.

Bu devrimci kanıt karşısında eli kolu bağlanan yatırımcılar (Greg Gersh ve Seok-jin Kim), Caleb’ın sert şartlarını kabul ederler: 200 milyon dolar değerleme, kurucu haklarının korunması, Raj ve Steve'in şirketten kovulması ve Susan Cruz'un yönetime getirilmesi.

Sözleşmeler DocuSign üzerinden imzalanır. Ancak günün sonunda Greg Gersh, Caleb'ı kenara çekerek ona 10 milyon dolar ve Andy'nin payını teklif edip şirketten defolmasını ister; bunu yaparken de Caleb’ın trajik geçmişi ve kaybettiği oğlu üzerinden son derece acımasız ve yaralayıcı sözler sarf eder.

 

Şimdi

Rowan, eğer bu iş ileride başarılsaydı geçmişteki kendisinin şimdiden bir mesaj almış olması gerektiğini, ancak ortada hiçbir sinyal olmadığını belirterek karamsar bir tablo çizer.

 

Şimdi

Jim’in sağladığı siyasi bağlantılar ve belediye başkanının komitesine yapılan gizli bağışlar sayesinde sokağın hızla inşası başlar.

4 Ocak 2024 sabahı, Andy’ye yeni ofisler aramak üzere 28 West 229 numaralı binaya giden Caleb, burada kırk yedi yıldır bina sorumlusu olarak çalışan yaşlı Bert Flannery ile karşılaşır.

Bert, Caleb’ı görünce hemen tanır; çünkü 4 Eylül 1992’de duvarda açılan gizli bir portaldan Rowan’ın kendisine içinde nakit para ve bir mektup olan bir zarf attığını anlatır.

Caleb’ın gelecekte (kendi elleriyle) yolladığı o mektupta, Bert’e on bin dolar verilmesi ve bu paranın Apple, Nike ve Home Depot hisselerine yatırılarak değerlendirilmesi istenmiştir; bu sayede Bert bugün yirmi milyon dolardan fazla bir servetin sahibidir.

Bert’in Caleb’a verdiği zarfın içinden çıkan ikinci zarfta ise gelecekteki Caleb’tan gelen kişisel bir mektup ve arka yüzünde Rowan’ın zaman menzilini daraltmayı başardığı bir denklem yer alır.

Mektupta, 1 Mart saat 21.47'de geçmişe mesaj yollanacağı ve bu veriler sayesinde Rowan'ın aygıtı kalibre ederek geçmişe kapı açabileceği belirtilmektedir. Bu kanıt, Caleb’a oğlunu kurtarmak için nihayet kesin bir umut ışığı verir.

 

Şimdi

Rowan, Bert'e giden o ilk mektubun alternatif bir evrenden geldiğini, tek bir veri noktasıyla grafik çıkarılamayacağını ve ellerinde hâlâ tam veriler olmadığını söyler.

Caleb, Andy'nin farkında olmadığı bir hamleyle şirketin hisse çoğunluğunu Rowan'a devreder.

 

Caleb geçmişe gitmeden önce son kez Hannah'yı üniversitedeki amfisinde ziyaret ederek ondan sessizce ve derinden veda eder.

 

Şimdi

Çoğunluk hisselerini yitiren Andy yıkılır ve barda sarhoş olur

 

Zaman daralıyordu. Rowan'ın laboratuvarında son testler yapılıyor, TDP (Zaman Distorsiyon Portalı) 1992 yılına, yani her şeyin başladığı o noktaya kilitlenmek üzere son kalibrasyonlarını tamamlıyordu.

 

Şimdi

Rowan kayıptır.

Caleb, bir yandan Rowan’ın ortadan kayboluşuyla artan paranoyasıyla boğuşurken, diğer yandan Jim’in bu saatte ortaya çıkışının ardındaki gizemi çözmeye çalışıyordu.

 

"Uzun süredir sakladığım bir şey var, Caleb," dedi Jim, sesi fısıltıya yakın bir tonda ama son derece net çıkıyordu. "Senin o çok güvendiğin, dağları devirdiğini sandığın sistem... Aslında ilk defa kurulmuyor."

 

"Sen geçmişe gidip her şeyi düzeltmeye çalıştıkça, aslında evrenin dokusunda onarılamaz çatlaklar açıyorsun. Rowan sadece bir deha değil; o, bu döngülerin farkına varan ve her seferinde farklı bir değişkenle deneyi tekrarlayan bir katalizör. Bugünkü Rowan, dünkü Rowan değil. Ve korkarım ki... Brooklyn'deki ofiste şu an yapmaya çalıştığı şey, seni sonsuza dek silmekten başka bir şey değil."

 

"Seth," dedi Jim, gözlerinde beliren derin bir merhamet ve acıyla. "Hiç düşündün mü Caleb? Neden her seferinde o sarı yağmurluk? Neden her seferinde tam o saniyede çalınan telefon? Evren sana bir ders vermeye çalışmıyor, dostum. Evren, senin bu takıntını bir döngü olarak hapse çevirmiş."

 

Caleb, elindeki çantaya ve sarı yağmurluğa baktı. Zihnindeki tüm taşlar yerli yerine otururken, gerçeğin acımasız ağırlığı omuzlarına bindi. Rowan onu kullanmıştı.

 

Şimdi

Mobius ofisine varan Caleb ve Jim, Rowan'ın Caleb'ın zaman sıçramasını trajedinin yaşandığı tarihe daha da yakınlaştırmasını sağlamak için yinelenen tarihi verileri kullanarak ikinci bir veri noktası oluştururlar. Rowan'ı işbirliğine zorlamak için Jim, oy çoğunluğunu Andy'ye devretmekle tehdit eder. Rowan zorla da olsa imzayı atar; ataçlardan ve USB kablolarından yapılan derme çatma portal gözleri kamaştıran bir enerjiyle vınlamaya başlar. Caleb spor çantayla içeri adım atmaya hazırlanırken portal şiddetli bir şekilde bükülür — ve diğer taraftan bir figür dışarı çıkar.

 

 

Şimdi ve Geçmiş

TDP'nin açtığı istikrarsız enerji kapısı sadece geçmişe değil, çoklu geleceklere de köprü kurmuştur. Ofise, ellerinde garip eşyalar ve gözlerinde ölümcül bir nefret olan bir düzine farklı Andy akın eder. Andyler birbirlerine vahşice saldırırken, Vlad ve Rostyslav çatışmanın ortasında kalır; Igor ağır yaralanır ve ofis kana bürünür. Jim, Caleb'a müdahale ederek onu çantayla birlikte portala doğru iter. Caleb, geçmişe doğru yaptığı bu acı verici, zihni ve bedeni zorlayan sıçramanın ardından kendini yine Mobius ofisinde bulur, ancak bu kez her yer kan içindedir ve ölüm döşeğindeki, karnı deşilmiş bir Andy ile baş başa kalmıştır.

 

Caleb, kanlar içindeki Andy'nin son dakikalarında yanında kalır. Andy, portaldan geçtiğinde aklını kaçırdığını, diğer Andylerle savaştığını ve sonunda Jim tarafından vurulduğunu itiraf eder. Hayatının hatasını yaptığını, Rowan'a ve Caleb'a karşı hırsına yenik düştüğünü söyleyen Andy, son nefesini Caleb'ın ellerinde verir.

 

Yine Geçmiş

Caleb, portaldan geçip dışarı çıkar ve Gowanus bölgesinde bir Kore büfesine girerek günün 27 Eylül 2021 olduğunu, yani Seth'in ölümünden yalnızca on beş gün önceye geldiğini öğrenir.

Yeni kıyafetler alıp eski kendisini (Kırk iki yaşındaki halini) sokakta uzaktan izledikten sonra, gelecekte Mobius'un merkezi olacak olan terk edilmiş binaya yerleşir. Orada, kendinden önceki Jim'lerin (yani gelecekteki Caleb'ların) bıraktığı günlükleri bulur ve okumaya başlar.

 

Yine Geçmiş

Caleb, kendisinden önce on üç Jim'in bıraktığı otuz sekiz el yazması günlüğü inceler.

Her bir günlüğün Seth'in ölüm tarihini (2-13 Ekim arası) kırmızı bir X ile işaretlediğini ve öncekilerin hepsinin Seth'i kurtarmayı bir şekilde başarsa bile döngüyü kırmakta başarısız olup trajik sonlarla karşılaştığını fark eder.

 

Yine Geçmiş

Kalıbı kırmak ve Seth'i gerçekten korumak için köklü bir karara varan Caleb, geçmişteki kendi benliğini (E.B.) ortadan kaldırmanın ve ailesine yeni bir başlangıç şansı vermenin tek yolunun bizzat kendisini ve E.B.'yi feda etmek olduğuna inandırır kendini. Union Sokağı istasyonunda E.B. ile metro raylarına atlayarak yaklaşan trenin önüne düşer. Hayatının son anında, hayırsever bir yabancının ve dehşet içinde kalan küçük Seth'in bakışları altında, döngüyü kıracak o nihai fedakarlığı gerçekleştirir.

 

Gelecek

Seth, New York’ta hayatını sürdürmektedir.

George ve Andy ile birlikte çalışan Seth, en son yatırım görüşmesi için toplantı odasına girer. Karşısında, artık yaşlanmış ve sağ gözü kan oturmuş olan Rowan Lee oturmaktadır. Rowan, tasarladığı zaman distorsiyon portalı (TDP) sayesinde Seth’e babasını yeniden görebileceğini söyler ve masaya çanta içindeki cihazı yerleştirir.

 

Kapanış: Yine (ve Yine) Geçmiş

Seth zaman döngüsüne başlamış… Kafaya koymuş; babasını kurtaracak…

Ama bu sefer sonsuza dek sürmeyecek. Hazırlanman için beş günüm var. Bu sefer kurtaracağım onu. Sonuçta neler olacağını önceden biliyorum.

Ne ters gidebilir ki?

…

 

Sally Rooney - Intermezzo - Notlar

Sally Rooney - Intermezzo - Notlar

Mütercim: Begum Kovulmaz, Can Yayınları, 2024

 


1. Kısım

1

Delikanlının üstünde iyi görünmüyor.

 

Dublin’de / Peter'ın babasının cenazesi

Peter, kardeşi Ivan'ın cenazede giydiği gülünç ve ucuz takımı düşünür.

Kız arkadaşı Naomi'nin bodrum katındaki dairesine gider. Naomi'nin yanında tam anlamıyla huzur bulamaz.

Akademisyen olan eski kız arkadaşı Sylvia’yla buluşacağı restorana doğru yürür.

Peter'ın geçmişteki seçimleri, pişmanlıkları ve içindeki derin yalnızlık…

 

2

Belediye salonunda satranç kulübünün turnuva hazırlıkları

Ivan Koubek etraftaki insanları izler

Yönetici Margaret, Ivan'ı konaklayacağı yere ulaştıracaklarını söyleyip oradan ayrılır.

Öğleden sonra etkinlik başlar.

Ivan, tüm rakiplerini yenerek turnuvayı kusursuz bir galibiyetle bitirir.

Etkinlik sonrasında kulüpteki diğer erkekler yerel bir bara gitmeye karar verirler.

Ivan, Margaret’ın arabasıyla göl kıyısındaki bir tatil köyünde konaklayacağı kiralık evine doğru yola çıkarlar.

Sabaha karşı aynı yatakta birlikte uyuyan ikili, birbirlerinin kollarında beklenmedik bir huzur ve bağ bulurlar.

 

3

İki kardeş arasındaki telefon konuşması

 

Naomi banka hesabının ekside olduğunu gösteren bir ekran görüntüsü atınca, Peter ona hemen para göndermeyi teklif eder.

 

Akşam saatlerinde Naomi’nin dairesine giden Peter, orada Naomi'nin arkadaşlarıyla (Janine ve Seamus gibi isimlerle) birlikte bulduğu kalabalık, dumanlı ve gürültülü bir ortamla karşılaşır.

Peter içerideki kalabalık ve uyuşturucu/alkol etkisindeki kaotik atmosferde hem kendinden hem de etrafındaki insanlardan tiksinir.

 

4

Margaret içten içe kendi yalnızlığı ve hafta sonu satranç turnuvasında yaşananlar arasında gidip gelir.

Ivan’ı arar.

 

Satranç işini tamamen bir kenara bırakırsak, hiçbir şey yapmamaktansa bir şeyler yapmayı tercih ederim, evet. Ama hiçbir şeyle kıyaslandığında bir şey denebilecek olan nedir?

 

Margaret içten içe bu ilişkinin yaş farkı, karmaşık hayatı ve çevresel etkenler yüzünden imkânsız olduğunu, bitmesi gerektiğini düşünse de; sabah birlikte kahvaltı edip yeniden yakınlaşmaları ve Ivan’ın saf hevesleri, bu arzunun ve bağın mantıksal kaygılardan çok daha güçlü olduğunu onlara gösterir.

 

5

Peter, Sylvia’nın akademik çevresindeki bir etkinliğe katılır ve ikilinin kamusal alandaki uyumu, paylaştıkları zeka ve birbirlerine duydukları çekim aralarındaki bağı güçlendirir.

 

Naomi’nin tutuklandığını haber alır!

 

6

Naomi’nin evi tahliye edilmiş, eşyaları atılmış ve telefonuna el konulmuştur. Peter başlangıçta bu durumdan kaçmak istese de Naomi’yi evine davet eder ve ona sığınacak bir alan sunar.

 

Dünyada sahip olduğu tek şey kusursuz bedeni. Erkekler, hatta kadınlar ve sistemler, bürokrasiler, yasalar göründüğü kadarıyla ona boyun eğdirmeye, mutsuzluğunu kabullenmesini sağlamaya niyetli. Ama işte o burada ve gülüyor, şekerli kahve içiyor, becerilmek için yalvarıyor.

 

7

Ivan, perşembe akşamı lüks bir restoranda abisi Peter’la buluşur. Aralarındaki gerilimi azaltmak niyetindedir. Oldukça samimi ilerleyen sohbetleri Ivan’ın Margaret’ten söz açmasından sonra gerilir. Ivan masayı terk edip gider.

 

8

Margaret ve Ivan sahile doğru yola çıkarlar.

 

Doğada, diye düşünüyor, çirkinlik diye bir şey yok. Margaret'a arabada anlatmaya çalıştığı gibi, güzellik Tanrı'ya, çirkinlik insanlara aitti

 

2. Kısım

9

Peter, Sylvia’ya Naomi’nin durumundan söz açar. İkisi koruyucu, akılcı ve mesafeli diyaloglarına geri dönerler.

 

Ivan’la arasındaki buzları eritmeye çalışır, cevap alamaz.

 

10

Ivan, annesinden gelen ve köpeği Alexei'yi barınaga vereceğini belirten mesaj üzerine Skerries’e, annesinin evine gitmek zorunda kalır.

 

11

Peter’ın zihni Sylvia ile kurduğu entelektüel/geçmişteki bağ ve Naomi ile sürdürdüğü kaotik/şimdiye ait ilişki arasında gidip gelir.

 

12

Margaret’ın Ivan’a yönelik tereddütleri…

 

13

Peter, Naomi’nin dizine kapanarak her şeyi -Sylvia’yı, geçmişlerini, kazayı ve içindeki o bitmek bilmeyen yas ile acıyı- itiraf eder.

 

3. Kısım

14

Ivan, köpeği Alexei ve büyük bir pizzayla birlikte pazar akşamı Kildare’deki babasının evine döner. Burada Naomi’yle tanışır. Sohbet ederler, Peter’ın dedikodusunu yaparlar.

 

15

Peter, Sylvia ile tartışıp kavga ettikten sonra Naomi’nin yanına gider. Burada kardeşiyle karşılaşır.

İki kardeş, birbirlerinin varlığına tahammül eder. İlerleyen saatlerde tartışırlar. Tartışma Peter’ın Ivan’ı yere itip tokatlamasıyla son bulur. Kardeşinin gözlerindeki korkuyu gördüğü an dehşete kapılan Peter, evden kaçar.

 

Otuz yaşında ve annesine koşuyor. Daha birkaç dakika önce Ivan'a çocuksun diyordu. Dikkat çekici riyakarlık söz konusu.

 

16

Annesiyle telefonlaşarak durumu geçiştiren Ivan, içindeki o dayanılmaz yalnızlık ve suçluluk duygusuyla baş edemeyince Margaret’ı arar. Telefon açıldığında tutamayarak hıçkıra hıçkıra ağlar ve yaşadığı kavgayı itiraf eder.

 

(Margaret) Hayatının tüm kapıları ve pencereleri ardına kadar açılmış gibi. Her şey ışığa ve havaya maruz kalıyor. Korunan hiçbir şey, korumaya bırakılmış hiçbir şey yok artık.

 

17

Dublin’e dönen Peter, yolculuğu boyunca intiharı ve her şeyin son bulmasını, hiçbir şey hissetmemeyi diler. Dairesine vardığında ise kapıda onu bekleyen bir sürprizle karşılaşır: Sylvia ve Naomi, Peter’ın ortadan kaybolması ve telefonuna ulaşılamaması üzerine endişelenip bir şekilde bir araya gelmişlerdir.

 

İki kadının bu şaşırtıcı uyumu ve suçlayıcı olmayan tavırları Peter’ı hem şaşırtır hem de rahatlatır.

 

Ivan, Dublin’deki turnuvada büyük bir başarı yakalamış, Fide Ustası (FM) olarak ikinci Uluslararası Usta (IM) normunu alma yolunda ilerlemektedir. Bu haber, Peter’ın içindeki tüm o karanlık karmaşanın ortasında kardeşine duyduğu derin ve bastırılmış gururu gün yüzüne çıkarır.

 

Turnuva bittikten sonra dışarı çıkan kardeşler, Dublin’in soğuk aralık akşamında Marlborough Sokağı’nda birlikte yürürler.

Her zaman işe yaramıyor ama elimden geleni yapıyorum. Bakalım neler olacak. Her durumda yaşamaya devam.

…

 

R. F. Kuang - Sarı Yüz - Özet / Notlar

R. F. Kuang - Sarı Yüz - Notlar

Yellowface

Mütercim: Elif Ersavcı, İthaki Yayınları, 2025

 


1

Athena Liunun ölümünü izlediğim gece, Netflix’le yaptığı anlaşmayı kutluyoruz.

June Hayward, kendisiyle aynı dönemde yazarlık dünyasına giren ve olağanüstü bir başarı yakalayan eski Yale günlerinden tanıdığı arkadaşı Athena Liu ile Georgetown'daki lüks bir teras barda buluşur. Athena, Netflix ile imzaladığı devasa anlaşmayı kutlarken; June, onun bu kusursuz ve pırıltılı hayatı karşısında içten içe derin bir kıskançlık ve yetersizlik duygusu yaşar.

 

…anladım ki kıskançlık, yazarlar cephesinde, daha çok korkuya benziyor.

Yukarıdakiler Athena’yı seçti. Bense altı üstü kahverengi gözlü, kahverengi saçlı, Philly’li June Hayward’ım - ve ne kadar sıkı çalışırsam çalışayım ne kadar iyi yazarsam yazayım, asla Athena Liu olamayacağım.

 

Geceyi Athena’nın Dupont Circle’daki lüks evinde sürdürmeye karar verirler.

Athena’nın evinde, yakın zamanda tamamladığı ve henüz kimsenin okumadığı Birinci Dünya Savaşı konulu taslağını inceleyen June, metnin ne kadar kusursuz ve güçlü olduğunu görünce kıskançlığı daha da büyür.

Athena, ağzına attığı bir lokma krep yüzünden nefessiz kalır, boğulmaya başlar.

 

2

Athena Liu’nun trajik ölümünün üzerinden zaman geçmiştir. Athena’nın henüz tamamlanmamış son başyapıtı Son Cephe’yi (I. Dünya Savaşı'nda Çinli işçileri konu alan muazzam bir tarihî roman taslağını) okuyan June, küçük dokunuşlarla boşlukları doldurmaya başlar, ancak kendini durduramayarak metnin tamamını yeniden yazar ve cilalar.

 

Biliyorum, bana inanmayacaksınız ama Şunu alayım da üstüne yatayım gibi bir düşünce aklımdan bir an bile geçmedi. Oturup da ölü arkadaşımın eserinden nemalanmak için şeytani planlar yapmadım. Hayır, sahiden - her şey çok doğal geldi, bu iş bana düşmüş gibi, takdiri ilahi böyle gerektirmiş gibi.

 

Eserin asıl sahibinin Athena olduğunu gizleyerek taslağı kendi yazımısı gibi ajanı Brett Adams’a gönderir. büyük yayınevlerinin dikkatini çeken kitap için büyük bir açık artırma başlar ve roman, prestijli bir bağımsız yayınevi olan Eden Press’e devasa bir avans karşılığında satılır.

 

Yaptım işte. Athena’nın hayatını yaşıyorum. Yayıncılığı olması gerektiği gibi deneyimliyorum. O cam tavanı kırdım. İstediğim her şeye sahibim - ve tadı hep hayal ettiğim kadar güzel.

 

3

İntihal kolaya kaçmaktır, kelimeleri kendi başınıza dizemediğinizde yaptığınız sahtekârlıktır. Oysa benim yaptığım şey kolay filan değildi. Kitabın büyük kısmını baştan yazdım.

İkimiz için de yazıyormuşum gibi hissediyordum. Meşaleyi ben devralmışım gibi.

 

4

Son Cephe adlı romanın prodüksiyon ve revizyon süreci…

 

Yale Daily News, Athena Liu’nun taslak notlarının Sterling Memorial Kütüphanesi’ndeki Marlin Edebiyat Arşivi’ne bağışlanacağını duyurur.

 

Mesele şu ki bu romana ne kadar çok şey kattığımı kimse anlayamayacak. İlk taslağı Athena’nın yazdığı haberi patlarsa bütün dünya yaptığım bunca işe, kurduğum bunca güzel cümleye bakacak ve tek gördükleri Athena Liu olacak. Ama bunu kimsenin bilmesi gerekmiyor, öyle değil mi?

 

İntihalinin ortaya çıkmasından ölümcül bir panik duyan June, hemen Athena’nın annesi Bayan Liu’yu ziyaret eder. Duygusal bir manipülasyonla, bu defterlerin Athena’nın mahremiyetini ihlal edeceğini ve "cesedini teşhir etmek" anlamına geleceğini savunarak Bayan Liu’yu ikna eder.

 

5

Çin'de geçen bir hikâyeyi Beyaz bir yazarın kaleme almasının yaratabileceği olası tepkiler ve "kültürel sahicilik" tartışmaları gündeme gelir. Bu infiallerin önüne geçmek amacıyla yayıncılık ekibi, June'un adını Juniper Song olarak değiştirmesini ve geçmişine dair (Meksika'daki kısa deneyimini Barış Gönüllüleri gibi gösteren) bazı detayları parlatarak onu "dünya görmüş bir göçebe" olarak konumlandırmayı önerir. June, bu mahlas değişikliğini ve yeni kimliği tereddütle de olsa kabul eder.

 

Asistanı Candice, kitabın Çin diasporasından olmayan bir yazar tarafından yazılması nedeniyle bir "duyarlık okuru" (sensitivity reader) ile denetlenmesi gerektiğini savunur. June, araştırmalarına güvendiğini söyleyerek bunu şiddetle reddeder. Candice projeden uzaklaştırılır.

 

Son Cephe büyük bir ticari fenomene dönüşür. Ancak tam her şey yolunda giderken, Goodreads'te Candice Lee'nin kitaba tek yıldız verdiğini görmesiyle June huzursuz bir gerçekle yüzleşir.

 

6

Son Cephe’nin satışa çıkmasıyla June için muazzam bir kutlama ve coşku dönemi başlar.

Düzenlenen bir etkinlik sırasında June, ön sıralarda zümrüt yeşili şalı ve Stila marka rujuyla oturan Athena Liu’yu gördüğünde adeta kanı donar. Öldüğünden ve taslağını çaldığından emin olduğu eski arkadaşının orada canlı bir şekilde durması June’un panik atak geçirmesine ve konuşma dengesini yitirmesine neden olur.

 

7

Son Cephe, New York Times çoksatanlar listesine üçüncü sıradan giriş yapar.

 

Vay canına... Hayatım boyunca hep bunu istemiştim. Ön sipariş rakamlarından listeye girme ihtimalimin yüksek olduğunu biliyorduk ama kanıtı apaçık ortaya dökülünce zevkten dört köşe oluyorum. İşte onay damgası. Ben kitapları çok satan bir yazarım. Başardım.

 

İlk kitabım fiyaskoyla sonuçlandığından beri beni hakir gören yazarlar canciğer kuzu sarmasıymışız gibi davranmaya başlıyor. Kimleri görüyorum, nasılsın? Zaman nasıl da akıp gidiyor, değil mi? Baksana, vaktin varsa yeni kitabım için birkaç cümle yazar mısın?

 

En iyi intikam başarılı olmaktır.

 

İçsel suçluluk duygusunu hafifletmek ve yayın dünyasına uyum sağlamak adına, Asya Asıllı Amerikalılar Yazarlar Kolektifi'ne bağışlarda bulunur ve yeni yazarlar için kurulan mentörlük programına katılır. Bu program kapsamında Emmy Cho adlı genç ve Koreli-Amerikalı kuir bir yazarın mentoru olur.

 

'Bence endişelenmene hiç gerek yok,' diye rahatlatıyorum onu. 'Bu sektörde Asyalı olmak şimdiye kadar hiç olmadığı kadar kolay.' Kaşları çatılıyor. 'Gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz?' 'Kesinlikle,' diyorum. 'Artık çeşitlilik rağbet görüyor. Editörler marjinal seslere aç. Farklı olduğun için önünde pek çok kapı açılacak, Emmy.'

 

8

Adele Sparks-Sato’nun Los Angeles Review of Books’ta yayımlanan, kitabın Çinli işçilerin acılarını "Beyazların aklandığı bir melodram sahnesine dönüştürdüğünü" savunan sert incelemesi June’u derinden sarsar.

Romana orijinal taslakta bulunmayan, June’un eklediği ırklar arası romantizm unsuru, okurların ve eleştirmenlerin en çok tepki gösterdiği nokta olur.

 

Yazarların neyi yazıp neyi yazamayacaklarıyla ilgili bir sansür uygulanması fikrini çok tehlikeli buluyorum. İnsanlara ten renklerine göre ne yazıp ne yazamayacaklarını dikte ettiğimiz bir dünyada yaşamayı asla istemezdim.

 

Athena'nın da başkalarının trajedilerini birer vampir gibi toplayıp kendi edebiyatına malzeme yaptığını, kendisinin de aslında tam olarak Athena'nın yöntemini izlediğini fark eder.

 

9

Çinli-Amerikalılar Cemiyeti’nden Susan Lee imzalı bir davet e-postası alır.

Shady Grove metro istasyonunda Susan tarafından karşılanan June, arabada göbek adının "Song" olduğunu söylemesiyle birlikte aralarında geçen kısa bir diyalogda aslında Asyalı olmadığını itiraf etmek zorunda kalır.

 

“Ne!” Susan’ın ağzı şaşkınlıktan bir karış açık kalıyor... “Ama soyadınız Song olduğu için biz sandık ki... Korelisiniz öyleyse?...” “Hayır, maalesef. Song benim göbek adım aslında. Soyadım Hayward. İki taraftan da Asyalı değilim.”

 

Katıldığı bir etkinlikte kitabından bir bölüm okuyup soruları yanıtlar.

Çin İşçi Birlikleri’nde savaşmış olan yaşlı ve kibar Bay James Lee ile tanışır. Bay Lee, ellerini tutarak June’a bu tarihi hikâyeyi unutturmadığı ve dünyaya duyurduğu için minnettarlığını dile getirir. Bu masum ve içten teşekkür karşısında derin bir vicdan azabı ve utanç duyar.

 

Dosyayı teslim ettiğimden beri ilk kez büyük bir utanca kapılıyorum. Bu benim tarihim değil, benim mirasım değil. Benim komünitem değil. Ben yabancıyım, kendimi olduğumdan başka göstererek sevgilerinin tadını çıkarıyorum.

 

10

Kitap birçok ödülün adayı olur ve bu durum, ticari başarısının yanı sıra onun prestijini de doruğa çıkarır. Film hakları için teklifler almaya başlar.

 

Sinemanın tamamen farklı bir mecra olduğunu ve farklı anlatım teknikleri gerektirdiğini anlamıyorlar... Aslında bir nevi çeviri bu. Ve mecralar arası çeviri tabiatı itibarıyla sadakatsizdir bir ölçüde. Roland Barthes diyor bunu. Çeviri bir ihanet eylemidir.

 

Neden büyük hayaller kurmayayım? Fark ettim ki yayıncılıktaki hedeflerimi gerçekleştirdikçe heves ve hırslarım da büyüyor…

 

11

Twitter’da @AthenaLiununHayaleti adlı anonim bir hesabın açılmasıyla June için kâbus başlar. Hesap, Son Cephe’yi June Hayward’ın değil Athena Liu’nun yazdığını, June'un bu eseri ve kelimeleri çaldığını iddia eden tweetler atar. Bu iddia kısa sürede sosyal medyada çığ gibi büyür; troller, kitap blogları ve okurlar ikiye bölünürken June adeta bir linç kültürünün ortasında kalır.

 

Bu süreçte June, geçmişte Athena’nın da benzer bir çevrimiçi tacize ve nefret dalgasına maruz kaldığı günleri hatırlayarak internetin ne kadar acımasız ve gerçek bir "hayat" olduğunu acı bir şekilde fark eder.

 

İnternet aptallığının dibi olduğunu düşündüğüm yorumları okur okumaz bunu yapmayı bırakmalıydım. Ama hakkımdaki tartışmaları takip etmek ağrıyan bir dişi dürtmek gibi. Sırf çürüğün ne kadar derine gittiğini görmek için kurcalamak zorunda hissediyorum kendimi.

 

12

Katıldığı bir etkinlikte June’un Çin İşçi Birlikleri hakkında anlattığı tarihi bir anekdot sırasında sanatçı ve yazar Diana Qiu, sözünü keserek June’un yüzüne karşı “Ölü bir kadının kelimelerini çalmak da yanlış... Son Cephe'yi June Hayward’ın yazmadığı yönünde sağlam deliller var” diyerek onu açıkça ifşa eder.

 

Etkinlik sonrası derin bir utançla oradan kaçan June, moralini düzeltmek için Diana Qiu’nun geçmişteki tuhaf sanat projeleriyle alay eder ve bu saldırının arkasında tamamen kıskançlık yattığına kendini inandırır.

 

Kıskançlık işte. Hepsi beni kıskanıyor, bütün o zehirli lafların sebebi bu. Darbe almış olabilirim ama Diana gibi internette meşhur olmaya çalışan dengesiz ve saldırgan bir özentinin kariyerimi mahvetmesine izin vermeyeceğim.

 

13

June, @AthenaLiununHayaleti adlı Twitter hesabının sahibini bulmaya çalışır. Athena’nın aleyhine uydurma intihal kanıtlarının yer aldığı basit bir WordPress sitesi kurar ve bu sitenin linkini @AthenaLiununHayaleti hesabına atar. Hesap linke tıklayınca IP adresini ele geçiren June, verileri teknoloji uzmanı olan eniştesi Tom’a gönderir. Tom, konumun Fairfax, Virginia olduğunu söyler. Bu konum üzerine June, şüphelinin kimliğini anlar: Athena’nın eski erkek arkadaşı Geoffrey Carlino.

 

14

Tysons Corner’daki bir kafede buluştuklarında Geoff, Athena’nın projeden önceden bahsettiğini öne sürerek June’a şantaj yapmaya ve telif gelirinden pay koparmaya çalışır. Ancak June, elinde Geoff’un şantaj kayıtlarının olduğunu söyleyip masaya vurarak durumu tersine çevirir ve onu köşeye sıkıştırır.

Bu yüzleşmenin ardından June, resmi web sitesinde intihar saldırısı niteliğinde bir açıklama yayımlayarak suçlamaları "ölü arkadaşının anısına yapılmış alçakça bir saldırı" ve "ırkçı bir manipülasyon" olarak reddeder. Bu hamle kamuoyundaki algıyı hızla lehte çevirirken, @AthenaLiununHayaleti hesabı da kısa süre içinde kapanır.

 

15

Son Cephe’nin fırtınası dinip ortalık sakinleştiğinde, June yeniden yazma baskısıyla yüzleşir.

June, Athena’nın notları arasında karanlık bir ormanda geçen, anne-kız ilişkilerini irdeleyen "Anne Cadı" (The Witch Mother) adlı bir novella taslağı bulur ve bu kıvılcımla kendi yazma becerisini birleştirerek eseri kısa sürede tamamlar. Kitap övgüler alır.

 

16

Anne Cadı novellasının yayımlanmasından iki hafta sonra edebiyat eleştirmeni Adele Sparks-Sato, June Hayward’ın kitabın ilk paragrafını Athena Liu’nun 2018’deki bir yazar atölyesi metninden birebir çaldığını ispatlayan kapsamlı bir blog yazısı yayımlar.

June’un intihal yaptığı şüphe götürmez şekilde tescillenince sektördeki tüm arkadaşları (Emmy Cho ve Eden’ın Melekleri dahil) onunla ilişkisini keser.

 

Athena’nın annesi Patricia Liu’nun tazminat davası açmayacağını bildirmesi ve sağ kanat yorumcuların olayı bir "kültür savaşına" dönüştürmesi sonucu kitabın satışları patlar ve Eden Press June’un arkasında durmaya devam eder.

 

17

Yeni bir proje yazmakta büyük bir tıkanıklık yaşayan June, ilham bulabilmek için DC'deki Çin mahallesi'ne gider.

 

Bir dakika ya, sen şu yazar değil misin?... Sen Athena Liu’nun kitabını çalan kızsın. Yüzü sertleşiyor. Burada ne yapmaya çalıştığını bilmiyorum ama buna ortak olmak istemiyoruz. Hatta gitmeni rica edeceğim.

 

18

Asya Asıllı Amerikalı ve Pasifik Adalı Genç Yazarlar Atölyesi’nde ders vermek üzere yola çıkar. Burada liseli öğrencilerle tartışır. Öğrencilerden birine zorbalık yapar ve bundan zevk alır.

 

19

June, Philadelphia banliyölerinde yaşayan annesinin yanına sığınır. Çocukluk defterlerini gözden geçirir.

Yayın dünyasının kıskançlıklarından, pazarlama stratejilerinden ve etiketlerden uzak, sadece kendisi için kelimeleri dizdiği o saf döneme özlem duyar.

 

Öldüğümde arkamda dağ gibi bir sayfa yığını bırakayım ve hepsi şöyle desin avaz avaz: Juniper Song buradaydı ve bize aklındakileri anlattı.

 

20

June, yazma tıkanıklığını aşmak için çareler arar.

Gerçek ile kurgunun sınırlarını bulandıran, kendisi ile Athena’nın karmaşık dostluğunu, hırsızlığı ve skandalı konu alan sözde-otobiyografik yeni bir roman yazmaya karar verir.

Instagram’da yazma sürecine dair neşeli bir fotoğraf paylaşır.

Aynı gece Athena’nın resmi Instagram hesabı mucizevi/korkunç bir şekilde yeniden aktifleşir. Hesaptan, Athena’nın garip, zorlama bir sırıtışla hem Son Cephe’yi hem de Anne Cadı’yı tuttuğu ürkütücü bir fotoğraf ve "Benden kurtulabileceğini mi sandın? Hâlâ dimdik ayaktayım" mesajı paylaşılır.

 

21

Instagram mesajının ardından Geoffrey Carlino ile Coco’s Cafe’de yüzleşir. İlk başta şüpheyle yaklaşsa da Geoff’un şaşkın ve perişan halinden bu işin arkasında onun olmadığını anlar.

 

Travma damıtılıp ebedi bir şeye dönüşüyordu. Bana yaralarını ver, diyordu bize, sana elmas yapayım. Ama sanat icra edildikten... acının hâlâ orada olmasını zerre umursamıyordu.

 

June, kafenin penceresinden dışarı baktığında zümrüt yeşili şalı ve zorlama sırıtışıyla yine Athena’nın hayaletini görür.

 

22

June paranoyaklaşır. Kâbusları ve halüsinasyonları birbirine karışır; uykusuzluk ve anksiyete onu tükenmenin eşiğine getirir.

 

Tamam, dikkatimi çektin işte, ne istiyorsun? / Hayalet çevrimiçi. Ânında cevap veriyor. / şeytan merdiveni. / yarın gece. / on birde.

 

23

Karşısına Athena kılığında bir hayalet çıkacağını beklerken, olay yerinde bekleyen kişinin asıl kimliği ortaya çıkar: Bu kurgunun ve intihal skandalının arkasındaki beyin, Goodreads puanı yüzünden işinden atılan eski editör asistanı Candice Lee’dir. June’un suçunu itiraf etmesini sağlamak için bu psikolojik oyunu oynadığını itiraf eder.

 

Sen benim hayatımı mahvettin. Ben de şeninkini mahvediyorum...

 

June ile Candice arasında merdivenlerin tepesinde boğuşma başlar. Arbede sırasında Candice’in karnına bastığı tekme ve June'un dengesini kaybetmesi sonucu, June merdivenlerden aşağıya doğru düşer.

 

24

Şeytan Merdiveni'nden düşüşünün ardından dört gün hastanede kalan (köprücükkemiği ve ayak bileği alçılanan) June, taburcu olarak evine döner. Candice, merdivenlerdeki arbedeyi ve olayı öylesine kusursuz örtbas etmiştir ki, polise ya da basına verebilecek hiçbir yasal koz yoktur; dahası Candice, June’un o geceki suç itirafı kayıtlarını elinde tutmaktadır. Kısa süre sonra Candice, Athena ile June arasındaki skandalı konu alan anı kitabını (memoir) yedi haneli devasa bir avansla Penguin Random House’a sattığını duyuran bir New York Times röportajı yayımlar.

 

Ümitsizliğe kapılmıyorum. Yaklaşan bir panik atağa işaret eden semptomları hissetmiyorum. Bilakis: Alabildiğine sakinim, neredeyse bir Zen hâlindeyim. Kendimi canlı hissediyorum.

 

Candice’in kayıtları açığa çıkardığında Şeytan Merdiveni'nde olduğunu ele vermiş olacağını fark eden June; bu kez Candice’in kendisini pusuya düşürdüğünü, Athena’nın sömürücü ve vampirik bir karakter olduğunu, kendisinin ise sadece edebiyata duyduğu saf aşkla Athena’nın ham eserlerinin heba olmasını önleyen masum bir kahraman olduğunu savunan yeni bir anı/savunma kitabı yazmaya karar verir. Sektörün ve linç kültürünün çürümüşlüğünü gözler önüne serecek bu yeni dosya için hemen Brett’e yazmayı, acilen bir teklif savaşı (açık artırma) başlatmayı ve okurları kendi tarafına çekmeyi planlar.

 

Ya Juniper Song haklıysa?

…

 

Matt Haig - Gece Yarısı Kütüphanesi - Notlar

Matt Haig - Gece Yarısı Kütüphanesi - Notlar

The Midnight Library

Mütercim: Kıvanç Güney, Domingo Yayınları, 2021

 


Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana.

 

Yağmura Dair Bir Sohbet

Nora Seed ölmeye karar verişinden on dokuz yıl önce, Bedford kasabasındaki Hazeldene Okulu'nun küçük ve sıcacık kütüphanesinde oturuyordu.

 

Nora, okul kütüphanesinde yaşlı kütüphaneci Bayan Elm ile satranç oynar, geleceği hakkında sohbet eder.

Sohbet sırasında Nora, annesinin kendisine kusurlu bir nesne gibi davrandığını, kütüphaneyi ise bir sığınak olarak gördüğünü hatırlar.

 

Fakat ne istersen olabilirsin, Nora. Bütün olasılıkları düşünsene bir. Ne kadar heyecanlı... Önünde koca bir hayat var.

 

On Dokuz Yıl Sonra: Kapıdaki Adam

Nora’nın intiharından 27 saat önce

Ash, Nora’ya kedisi Voltaire (Volts) yol kenarında ölü bulunduğunu haber verir.

Nora kedinin acısız, dingin ölüm haline karşı içten içe karanlık bir "kıskançlık" duyduğunu fark eder: Voltaire'in o dingin ve huzurlu -acıdan tamamen yoksun- haline bakarken, karanlıkta belirmeye başlayan ve kaçışı olmayan başka bir his daha vardı içinde. Kıskançlık.

 

Tel Teorisi

12 yıla yakındır çalıştığı "Tel Teorisi" adlı müzik dükkanına geç kalır. Patronu Neil, Nora’yı kovar.

Yağmurlu hafta sonuna benzeyen suratınla müşteri kaçırman için üste para veremeyeceğim…

 

Nora, abisi Joe’nun kasabaya geldiğini ancak kendisini hiç aramadığını öğrenir ve bu durum onun reddedilmişlik duygusunu daha da derinleştirir.

 

Kömürün de elmasın da karbon olduğunu ama kömürün hiçbir basınç altında elmasa dönüşemeyecek kadar katışıklı bir karbon olduğunu söylemedi. Bilimsel olarak, kömürseniz kömür kalırdınız. Belki de hayattan alınması gereken esas ders buydu.

 

Yaşamak Acı Çekmektir

Nora eve dönüş yolunda geçmiş başarısızlıklarını hatırlatan yerlerden geçer.

Eski nişanlısı Dan’den gelen mesajları hatırlar.

 

Evren kaostan ve entropiden besleniyordu. Temel termodinamik. Belki varoluşun temelinde de bu vardı. Önce işini kaybedersin, sonra arkası gelir.

 

Kapılar

Gazete bayisinde abisinin en yakın arkadaşı ve eski grup üyesi Ravi ile karşılaşır. Ravi, Nora’yı müzik grubunu ("Labirentler") yarı yolda bırakmakla ve hayattan korkmakla suçlar. Karşılaşmanın hemen ardından okuldan eski bir tanıdığı olan Kerry-Anne ile konuşur. Kerry-Anne, Nora’nın geçmişteki parlak yüzücülük kariyerine atıfta bulunarak "Buradan kurtulmayı bir tek sen becerirsin sanmıştım" der ve Nora’yı başarısızlığıyla yüzleştirir.

 

Kara Delik Olmak

Avustralya’daki eski en iyi arkadaşı Izzy’ye mesaj yazar ancak karşılık bulamaz.

Bedford’da sıkışıp kalmış, yaşamayı bile beceremediğini düşünen Nora, artık hiçbir amacı kalmadığını fark eder.

 

Nora serbest düşüşe geçmişti ve konuşacak kimsesi yoktu.

 

Antimadde

Ölüm kararından birkaç saat önce Nora, piyano dersi verdiği genç öğrenci Leo’nun annesi Doreen’den gelen sitem dolu bir telefon alır; ders iptal olmuştur ve çocuk dersi bırakmayı düşünmektedir. Ardından yaşlı komşusu Bay Banerjee ile karşılaşır, Banerjee eczane işini çözdüğünü ve artık Nora’nın yardımına ihtiyacı olmadığını söyler.

 

Artık kimsenin ona ihtiyacı yoktu.

Etrafındaki herkesin ondan uzaklaşmasıyla Nora, evren için tamamen gereksiz bir detay olduğunu anlar, antidepresan hapları yutarak intihar mektubunu yazar ve tam gece yarısı bilincini kaybeder.

 

"Sevgili okuyan, Hayatta bir şeyler yapmak için çok fırsatım oldu ama ben hepsini çarçur ettim... Kalmanın mümkün olduğunu hissetsem, kalırdım. Ama hissetmiyorum. Bu yüzden kalamam."

 

Kütüphaneci

Nora gözlerini açtığında kendini ne cennette ne cehennemde, her biri yeşilin farklı tonlarında sonsuz kitaplıklarla kaplı, gizemli bir kütüphanede bulur.

 

Gece Yarısı Kütüphanesi

Kütüphanede şaşkınlıkla yürürken karşısına eski okul kütüphanecisi Bayan Elm çıkar. Bayan Elm, Nora'ya burasının yaşam ile ölüm arasında bir yer olduğunu, buradaki her bir kitabın onun yaşamış olabileceği farklı hayatlara, farklı ihtimallere açılan birer kapı olduğunu açıklar.

 

Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün.

 

Hareketli Raflar

Bayan Elm, Nora’ya pişmanlıklarını telafi etme ve farklı bir yaşam seçme şansı olduğunu anlatır. Raflar hareket etmeye başlar ve Nora’nın önünde gri renkli, farklı bir kitap belirir: Pişmanlıklar Kitabı."

 

Pişmanlıklar Kitabı

Kitabı açtığında, gündelik pişmanlıklardan derin varoluşsal acılara kadar binlerce pişmanlık üstüne çullanır. Bu yoğun acıya dayanamayan Nora kitabı kapatır. Bayan Elm ona yeni bir hayat seçme, farklı pişmanlıkları değiştirme şansı olduğunu söyler. Nora, Dan’den ayrılmamış olmayı ve küçük bir kasabada pub açma hayalini birlikte gerçekleştirdikleri bir hayatı seçer.

 

Aşktan korkmak yaşamdan korkmaktır ve yaşamdan korkan herkes dörtte üç ölmüş demektir,” diye yazmıştı Bertrand Russell.

 

Bir hayatı yaşamayı cidden çok istersen, kaygılanmana gerek yok.

 

Üç Nal

Nora Oxfordshire’daki "Üç Nal" adında şirin bir pubın önünde bulur kendini. Dan ile birlikte bu pubı açma hayallerini gerçekleştirmişlerdir.

Pub işletmenin getirdiği stres ve Dan’in alkol tüketimi Nora’nın bu hayatta tam anlamıyla mutlu olmadığını, Dan’in aslında beklediği kadar ideal bir eş olmadığını fark eder.

 

Hayallerini Gerçeğe Dönüştüren Pub Sahipleri

Dan ile Nora arasındaki gerilim artar. Nora bu "gerçekleşmiş hayalin" aslında kocaman bir yanılsama olduğunu anlar. Kütüphaneye geri döner.

 

Satranç Tahtası

Kütüphanede Bayan Elm ile satranç oynarken, seçtiği alternatif hayatların insanların gerçekte nasıl olduğunu tam olarak yansıtmadığını ve her seçimin arkasında başka karmaşıklıklar barındırdığını konuşurlar.

 

İstemek, ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır... Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak.

 

Nora, kedi bakmayı bile beceremediği düşüncesinden kurtulmak ister ve kedisi Voltaire’in (Volts) ölmediği, ona iyi baktığı bir hayatı dener. Bayan Elm onu bu hayata gönderir; ancak Nora, kedinin o evrende zaten doğuştan gelen bir kalp rahatsızlığı (restriktif kardiyomiyopati) yüzünden ölmüş olduğunu fark eder. Bu deneyim, Nora’ya kendi suçluluk duygusunun yersiz olduğunu ve Volts'a elinden gelen en iyi şekilde baktığını göstererek "Voltaire'e bakamadım" pişmanlığını zihninden sildirir.

 

Ateş

Nora, bu kez en iyi arkadaşı Izzy ile birlikte Avustralya'ya (Sydney) gitmiş olduğu alternatif bir hayatı seçer. Sabah uyanır uyanmaz okyanus kenarındaki bir tuzlu su havuzunda yüzdüğünü fark eder.

Izzy ölmüştür ve Nora, o an feribot terminalindeki işine gitmek üzereyken kütüphaneye geri çekilir.

 

Akvaryum

Nora, Avustralya'daki yas ve depresyon dolu hayat deneyiminden sonra tekrar Gece Yarısı Kütüphanesi'ne döner. Bayan Elm ile depresyon, eylemsizlik ve balıkların kapalı akvaryum deneyleri üzerine konuşurlar. Nora, kütüphanecinin yönlendirmesiyle bu kez pişmanlıklarından arınmış, "başarılı" ve zaferler kazanmış bir hayatı denemek ister. Babasının yıllar önce onun için kurduğu hayali gerçekleştirip olimpiyat madalyaları kazanan dünyaca ünlü bir yüzücü olduğu lime rengi bir kitabı seçerek yeni bir hayata adım atar.

 

Başarılı Yaşam

Nora, Londra'da lüks bir otel odasında olimpiyat madalyalı, rekorlar kırmış ve uluslararası düzeyde tanınan bir sporcu olarak uyanır.

Babası bu hayatta annesini terk etmiş, Nadia adında biriyle evlenmiştir ve Nora bu başarıyı tamamen babasını memnun etmek için feda etmiştir.

 

Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkumsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin... Direnme gücünüzü koruyun. Yüzmeye devam edin...

 

Nane Çayı

Hayatında ilk kez nane çayı içer. Joe ile olan ilişkisinin kök yaşamındakine kıyasla harika gittiğini, abisinin bu hayatta Ewan ile 5 yıldır evli olduğunu ve mutlu bir hayat sürdüğünü öğrenir.

Babasının başka bir kadınla evlenmesinden sonra annesinin trajik biçimde öldüğünü öğrenir.

 

Yaşamımız Olan Ağaç

Konuşmacı olduğu bir konferansta Sylvia Plath’in incir ağacı metaforundan ve "hayat ağacından" bahsederek seyircileri şaşırtır. Başarıya giden yolda aslında hayattan korktuğunu, babasının onayını almak için kendi benliğini feda ettiğini açıkça itiraf eder.

 

Hayat yalnızca yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da oluşur.

 

"Hayatın çürümüş" olabileceğini dile getirdiği anda kütüphaneye geri çekilir.

 

Sistem Hatası

Bayan Elm’i eski tip bir bilgisayar başında panik içindedir: Ekran "Sistem Hatası" vermektedir.

Bayan Elm, Nora’nın kök yaşamındaki (gerçek dünyadaki intihar girişimindeki) durumunun kötüleştiğini ve buradaki sistemin bu yüzden çökme noktasına geldiğini açıklar.

Nora bu kez mutlu olmasa bile dünyaya ve doğaya faydalı olabileceği, iklim değişikliğini araştıracağı Buzul Bilimci / Kutup Kaşifi olduğu yeni bir hayatı denemeye karar verir.

 

Svalbard

Kuzey Kutbu'nda, Svalbard'da bir araştırma gemisinde uyanır.

Bilim insanlarıyla birlikte küçük bir kaya adaya bırakılır. Burada dondurucu soğuk ve uçsuz bucaksız yalnızlıkla baş başadır.

 

Daireler Çizerek Yürümek

Sudan devasa bir kutup ayısı çıkar ve Nora'ya doğru tehlikeli bir şekilde yaklaşmaya başlar.

Ölümle burun buruna geldiği o dehşet anında Nora, aslında ölmek istemediğini, yaşamak için her şeyi göze alabileceğini fark eder.

 

 

Ada

Ayı tehlikesini atlatan ve gemiye dönen Nora, yaşadığı deneyimin ardından kök yaşamındaki (gerçek dünyadaki) eylemsizliğini ve depresyonunu sorgulamaya başlar.

Ailesindeki herkesin hayatın onları hırpaladığını düşündüğünü, başarısızlığın adeta bir aile mirası gibi aktarıldığını fark eder.

 

Nora'nın başından beri nesiller boyu yankılanan pişmanlıkların ve yıkılmış umutların olduğu uzun bir geçmişin devamı olduğunu hissetmişti

Annesinin, başarısızlık yarışında ona devrettiği görünmez bir bayrak vardı.

 

Longyearbyen'da Bir Gece

Nora, dünyanın en kuzeyindeki Longyearbyen limanına geri döner. Meslektaşları onu kahraman gibi karşılar ve akşam kutlama için şık bir restorana giderler.

 

Beklenti

Hugo, ortak mutfakta Nora ile buluşarak alternatif hayatlar arasında seyahat etme deneyimini bilimsel ve felsefi bir bakış açısıyla (Schrödinger'in kedisi ve Kuantum fiziğinin çoklu dünyalar yorumu) açıklar. Zihninde hem ölü hem de canlı olan Araftakiler'in, geçmişteki pişmanlıklar ve keşkeler yüzünden bu ara formda kaldığını söyler. Hugo, Nora'ya sonsuz sayıda evren olduğunu ve istedikleri her şeyi (uzay mühendisliği vb.) seçebileceklerini anlatır.

İkisi arasındaki yakınlaşma kısa bir ilişkiye dönüşse de Nora, Hugo'nun gerçeklikten kopuk ve yoğun duygulardan arınmış yapısını fark ederek hayal kırıklığı yaşar.

 

Tanrı ve Diğer Kütüphaneciler

Hugo ile yaşadığı hayal kırıklığının ardından Nora kendini tekrar Gece Yarısı Kütüphanesi’nde, Bayan Elm’in karşısında bulur.

Bayan Elm, pişmanlıklar kitabının hafiflediğini, Nora’nın gerçeği görmeye başladığını belirtir.

 

Seçimlerini dikkatli yapmalısın. Bir gün kütüphane burada olmayabilir ve sonsuza kadar yitip gitmiş olursun...

 

Nora, en nihayetinde hayatını en çok anlamlı kılan şeyin müzik ve yaratıcılık olduğunu fark ederek yeni bir kitap seçmek üzere harekete geçer.

 

Şöhret

Nora, bu kez rock yıldızı, "Labirentler" grubunun solisti olduğu hayata adım atar.

 

Nora bu hayatta hayranı olduğu Ryan Bailey ile geçmişte bir ilişki yaşayıp ayrıldığını fark eder. Hayallerindeki aktörün aslında sıradan ve biraz da tuhaf bir insan olduğunu görünce hem şaşırır hem de bu versiyonuyla gururlanır.

Nora koca bir stadyumu sallayan bu rock yıldızı kimliğinin içinde bile hayatın getirdiği karmaşayı ve yabancılık hissini sorgulamaya devam eder.

 

Her şeye sahip olsanız da hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz.

 

Gerçeklerin Ortaya Çıktığı Bir Podcast

Brezilya'daki konserin ardından katıldığı bir podcast programında işler sarpa sarar: Programın sunucusu Marcelo, eski erkek arkadaşı Dan Lord'un Nora hakkında çıkardığı uzaklaştırma kararından ve açtığı davalardan bahsedince Nora şoke olur. İkinci şok çok daha sarsıcı olur: Abisi Joe, aşırı doz uyuşturucudan iki yıl önce ölmüştür. Nora stüdyodan kaçıp kütüphaneye döner.

 

Hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız.

 

Sevgi ve Acı

Üzgün bir halde kütüphaneye dönen Nora bu süreçten nefret ettiğini ve üyeliğini iptal etmek istediğini söyler. Nora’nın pes etmesi kütüphaneyi sarsar ve sistem tehlikeye girer.

Bayan Elm, satranç örneği vererek oyun bitene kadar piyonun ilerlemeye devam etmesi gerektiğini anlatır.

Nora, denediği hiçbir hayatın aslında kendisine ait olmadığını, hepsinin ya babasının ya abisinin ya da arkadaşlarının hayalleri olduğunu fark eder. Sonunda, küçük şeylerin önemini kavrayarak okul yıllarında yarı zamanlı çalıştığı hayvan barınağında geçeceği, sade bir hayatı seçer.

 

Sade Bir Hayat

Nora, Bayan Elm'in yönlendirmesiyle bu kez okul yıllarında yarı zamanlı çalıştığı, köpekler ve bisküvi kokan sade bir hayvan barınağında işe başladığı sakin bir hayatı seçer.

Bu hayatta zihni çok daha huzurludur; iyi bir insan olmanın rahatlatıcı hissini tadar.

Dylan'la akşam yemeğinde sohbet ederken bu hayata ait olmadığını hisseder ve kütüphaneye döner.

 

Buena Vista Şarapları

California'da Eduardo adında Meksikalı Amerikalı bir eşle bağcılık yaptığı, "Buena Vista" adında mütevazı bir şaraphane işlettikleri başka bir hayata geçer.

Eduardo ile sessiz, huzurlu ve sorunsuz bir evlilikleri vardır. İyi hissettiği bu hayattan başka olasılıklara yönelik merakından dolayı vazgeçip kütüphaneye döner.

 

Nora Seed'in Binbir Türlü Yaşamı

Zengin fakir, sağlıklı hasta, evli yalnız yüzlerce farklı kimliğe bürünür.

Zamanla bu kadar çok hayat yaşamak Nora'nın kendi benlik duygusunu ve adını yitirmesine yol açar.

Artık sıçramaktan yorulduğunu, bir yere iniş yapmak ve kök salmak istediğini fark eder.

 

Kütüphanede Kaybolmak

Kütüphane bu kez karanlıktır.

Bayan Elm, Nora'ya artık "fazlasıyla kayıp" olduğunu, seçim yapma yetisini ve benliğini yitirmeye başladığını söyler.

 

Hayatı anlamıyorum işte.

Hayatı anlaman gerekmiyor. Yaşaman yeterli.

 

Pişmanlıklar kitabını tekrar gözden geçirmesini ister.

Nora, intihar ettiği gece kapısını çalan Ash'in kahve teklifini kabul ettiği bir hayatı denemek ister.

 

İstiridyedeki İnci

Nora, bu hayatta bir anne olduğunu, Cambridge'de felsefe dersleri verdiğini ve Thoreau ile ilgili bir kitap yazmak üzere ücretli izin aldığını keşfeder.

 

Evrenle Daha Derin Bir Bağ Kurmak Adına Çıkılan Spiritüel Yolculuk

Evli ve çocuklu olduğu bu hayatın rahatlığına rağmen içinde gizli bir yabancılık hissi taşımaya başlar.

 

Hammersmith

Sömestr tatilinde ailece Londra'ya, abisi Joe ve eşi Ewan'ın Hammersmith'teki evine ziyarete giderler.

Mutfakta Buena Vista şarabını görmesi ona, başka hayatlarla olan bağını hatırlatır.

 

Üç Tekerli Bisiklet

Molly bisikletle düşüp hafifçe yaralandığında, Nora'nın içinde ona duyduğu sevgi dalga dalga kabarır. Sevginin hayatı anlamlı kılan en temel güç olduğunu anlar.

Her ne kadar kusursuz olsa da senaryosuna filmin ortasından girdiği bu yaşamın kendisine ait olmadığı gerçeği ağır basar.

 

Artık Burada Değil

Evden ayrılan Nora, eski mahalleye, Bedford'a döner. Huzurevine gidip Bayan Elm'i ziyaret etmek ister; ancak kütüphanecinin üç hafta önce uykusunda öldüğünü öğrenir.

Bu hayatta Ash'le evlenip Cambridge'e yerleştiği için Leo ile yolları kesişmemiş, çocuk müziğe yönelip hayatını kurtaramamıştır. Nora, yaptığı her seçimin başkalarının hayatlarında ne kadar büyük trajedilere veya sapmalara yol açabileceğini acı bir şekilde fark eder.

Kendi dünyasının ve gerçek kimliğinin çöktüğünü hissederek kütüphaneye geri dönmek ister.

 

Çiçeklerin Suyu Var

Kütüphane bu kez büyük bir yıkım içindedir; tavan çökmekte, kitaplar ve raflar alevler içinde yanmaktadır.

Kitaplığın ve kütüphanenin aslında kendi zihninin birer yorumu olduğunu fark eden Nora, başka bir hayatı değil, kendi kök yaşamını ve tüm karmaşasıyla kendi hayatını istediğini anlar.

 

Sakın Pes Edeyim Deme, Nora Seed!

Alevler kütüphaneyi sarmışken Nora, Bayan Elm'in verdiği turuncu plastik kalemle son kalan boş kitabı doldurmaya çalışır. "Yaşamak istiyorum" veya "Yaşamaya hazırım" denemeleri başarısız olur; çünkü bu sözcükler bir yoksunluğu ya da geleceğe dair bir hazırlığı ifade eder. Sonunda, varlığının tüm gücüyle, geçmişteki lanetini bir lütfa dönüştüren o tek ve en güçlü gerçeği kağıda büyük harflerle yazar: YAŞIYORUM. Yazdığı anda kütüphane tamamen çöker.

 

Uyanış

Nora, gece yarısını bir dakika yirmi yedi saniye geçe kendi yatağında, kusarak hayata geri döner. Fiziksel olarak bitkindir ama zihnen tamamen iyileşmiştir. Sendeleyerek dışarı çıkar ve komşusu Bay Banerjee’nin kapısını çalarak yardım ister

 

Hayat,' diye yazmış Sartre bir zamanlar, 'umutsuzluğun öte yanında başlar.'

 

Bir Şey Öğrendim

Nora kendi gerçek hayatına uyandıktan sonra kaleme aldığı "Bir Şey Öğrendim" başlıklı yazısında, asıl sorunun yaşayamadığımız hayatlar değil, pişmanlığın kendisi olduğunu fark ettiğini yazar.

Abisi Joe hastaneye onu ziyarete gelir. Aralarındaki kırgınlığı düzeltirler.

 

Volkan

Nora, kaçıp gitmek istediği yerin aslında kaçtığı yerle aynı olduğunu, hapishanenin bir coğrafya değil bir bakış açısı olduğunu fark eder.

Artık başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için değil, kendi amacının yörüngesinde yaşamaya başlar.

 

Sonunda Gelinen Yer

Nora, Oak Leaf Huzurevi'ni ziyaret ederek gerçek hayattaki Louise Elm (Bayan Elm) ile buluşur. Huzurevindeki tozlu satranç tahtasını çıkarıp onunla karşılıklı oynamaya başlarlar.

 

Nasıl biteceğini asla bilemezsin

… 

Rebecca Yarros - Oniks Fırtına - Notlar

Rebecca Yarros - Oniks Fırtına - Notlar

Mütercim: Elif Dinçer, Olimpos Yayınları, 2025

 


Giriş

Malek aşkına, nereye gidiyordu bu?

 

Violet Sorrengail gizlice, Xaden Riorson’ın peşinden Basgiath’taki şifacılar bölüğünün altındaki sorgu hücrelerine iner.

Xaden ile Jack Barlowe arasındaki konuşmaya şahit olur. Ejderhası Andarna, rengini değiştirirken kullandığı gücün Venin'i yakmış olabileceğini ve bu durumun bir tedavi bulmada anahtar olabileceğini söyler. Violet, Xaden’ı iyileştirmek için kıtadaki tüm yolları denemeye yemin eder.

 

1. Bölüm - İki Hafta Sonra

Altılı Meclis toplantısı

 

Arkadaşlarıyla Şifacılar Bölüğü'nde yatmakta olan Sawyer’ı ziyaret eder. Bu sırada bir saldırıya maruz kalırlar.

 

2. Bölüm

Kâtip cübbeleri giymiş Veninler (karanlık güce hükmedenler) revirde yatan yaralıları katletmiştir.

Violet, Rhi ve Ridoc düşmanları etkisiz hâle getirir. Violet, Xaden ile baş başa kalır.

"Ben de onlardan biriyim,"

Violet bu durumdan korkmadığını ve onun yanında kalacağını, onu kurtaracağını söyler.

 

3. Bölüm

Violet ve Xaden arasında yakınlaşma…

 

4. Bölüm

Poromiel'den dönen Mira’nın yanında yeni bir iletim aracı ve Trissa ile Kylynn'in üzerinde çalışarak geliştirdiği, havacıların koruma duvarlarında kalmasını sağlayacak rün işlenmiş ahşap alıştırma diski vardır.

 

5. Bölüm

…

 

6. Bölüm

Altılı Meclis, Aretia ile bir ittifak kurulamadığını açıklar. Bu durumda havacıların Aretia'ya gitmeleri gerekecektir.

Toplantının sonunda Kral, Xaden’a eski unvanını ve Altılı Meclis'teki koltuğunu geri vererek onu Tyrrendor Dükü ilan eder.

 

7. Bölüm

Violet, Rhi, Ridoc, Imogen, Bodhi ve Quinn'den oluşan bir ekip, Sawyer’ı da yanlarına alarak koruma taşı odasına gizlice girerler. Odada onları Mira ve Brennan beklemektedir. Sawyer, Mira'nın hazırladığı rün diskini ve metalürji yeteneğini kullanarak koruma taşı üzerinde hayati bir değişiklik yapar; böylece havacıların güvenliği ve iki halkın birleşmesi garanti altına alınmış olur.

 

8. Bölüm

Violet vatana ihanet suçuyla Altılı Meclis’in huzuruna çıkarılır.

Kraliçe Maraya’nın da desteğiyle Violet cezadan kurtulur.

 

9. Bölüm

Violet ve Albay Aetos’un cezalandırma emriyle Şamara karakoluna ulaşır.

 

10. Bölüm

…

 

11. Bölüm

…

 

12. Bölüm

Xaden, Violet'ın tehlikeye atılmasından duyduğu derin dehşeti ve duygu kontrolünü kaybetme korkusunu dile getirerek araya mesafe koyar.

 

13. Bölüm

…

 

14. Bölüm

Xaden’ın Basgiath’a "Profesör Riorson" unvanıyla eğitmen olarak dönmesi, okul kuralları gereği ilişkilerini resmî olarak yasaklı bir konuma getirir.

 

15. Bölüm

Xaden, öğrencilere karşı dövüş sanatları, taktikler ve mühür güçlerinin savaştaki yerini uygulamalı olarak gösterir.

 

16. Bölüm

Xaden ile Violet, Mühür Gücü Antrenmanı dersinde minderde karşı karşıya gelirler. Xaden karanlığı kullanarak ortalığı karartır ve Violet'ın iletim aracıyla aydınlattığı alanda ona rehberlik ederek aralarındaki bağ üzerinden yakınlaşırlar. Xaden, karanlığın içinde Violet'ı öper ve "beni öldürebilecek tek kişi sensin" diyerek ona duyduğu derin güveni gösterir.

 

17. Bölüm

Okulda, aktif hizmet sırasında hayatını kaybedenlerin okunduğu ölüm listesi töreni gerçekleştirilir.

 

18. Bölüm

Xaden’ın gölgelerini kullanarak Halden’ı koçbaşı gibi duvara fırlatması büyük bir şok yaratır.

 

19. Bölüm

Halden’ın nüfuzu sayesinde Mira’nın da dâhil olduğu sekiz kişilik ekip (Xaden, Violet, Mira, Grady, Henson, Foley, Pugh ve Aura), koruma duvarlarının dışındaki Anca'ya doğru yola çıkar. Amelya Sitrini’ni bulmak için girdikleri yıkık dökük köyde, Aura'nın panikleyerek güce erken hükmetmesi büyük bir felakete yol açar ve köy alevler içinde kalır. Çıkan yangında Yüzbaşı Grady hayatını kaybederken, tahliye sırasında bir Wyvern saldırısına uğrayan Aura Beinhaven da can verir. Ekip zorlukla kurtulup Samara’ya döner.

 

20. Bölüm

…

 

21. Bölüm

Tecarus'un sarayında Halden ile Xaden arasında yeniden gerginlik yaşanır.

 

22. Bölüm

Büyünün olmadığı Deverelli adasında Tairn, Andarna ve Sgaeyl güçsüz düşer; ejderhalar ve insanlar arasındaki zihin bağları tamamen kesilir. Buna rağmen Xaden, büyü çağlayanlarının ve zihnindeki karanlık seslerin susması nedeniyle ilk defa gerçek bir huzur ve sakinlik bulur.

 

23. Bölüm

…

 

24. Bölüm

"Kitaplar ve Öyküler" dükkânı

 

26. Bölüm

Deverelli Kralı Courtlyn, Prens Halden’ı rehin alır.

Xaden ve Violet, Tairn ile birlikte Deverelli sarayına (Kral Courtlyn’in mülküne) varırlar. Sarayda Halden ile yüzleşirler. Courtlyn, Halden'ın saraydan hırsızlık yaptığını ortaya çıkarır ve Halden’ın gizli muhafızı Anna Winshire’ın başını keserek panterlerine (Shira, Shena, Shora) akşam yemeği olarak yedirir.

 

27. Bölüm

Sarayda çıkan çatışmada Xaden, muhafızların saldırısı karşısında kontrolden çıkarak görünmez bir güçle (büyünün olmamasına rağmen serbest kalan karanlık Venin gücüyle) tüm muhafızları aniden katleder.

 

28. Bölüm

…

 

29. Bölüm

…

 

30. Bölüm

Ekip, Dunne adasının başkenti Eistol’e ulaşır.

Kraliçe ile görüşebilmek ve ittifak kurabilmek için geleneksel bir düello/sınav yapılması gerekmektedir.

 

31. Bölüm

Düellonun kuralları gereği, Xaden ve karşısına çıkacak şampiyon kollarına çizik atarak kan akıtmak zorundadır.

 

32. Bölüm

Violet, fiziksel olarak çok daha güçlü ve büyük olan Marlis’e karşı kıyasıya bir mücadele verir.

Düellonun sonunda rakiplerini alt eden ekip, şaşırtıcı bir gerçekle yüzleşir: Üçlü mücadelenin diğer tarafındaki yerel komutan sandıkları kişinin aslında adanın Kraliçesi (Marlis) olduğu ortaya çıkar. Violet Kraliçe ile ittifak pazarlığı yapmaya çalışsa da Kraliçe Marlis, savaşta yardım etmeyi reddeder

 

33. Bölüm

Ekip on üç saatlik uçuşun ardından bilgi, barış ve felsefe adası olan Hedotis’e (Hedeon adası) varır.

Xaden burada, yıllardır kayıp olan annesi Talia’yla karşılaşır.

 

34. Bölüm

…

 

35. Bölüm

Violet ve müttefikleri, Hedotis'in üçlü erki (Nairi, Roslyn ve Faris) ile aralarında Xaden’ın annesi Talia'nın da bulunduğu yemekli bir test ve ittifak görüşmesine katılırlar.

 

36. Bölüm

…

 

37. Bölüm

Üçlü erk ve Talia mecbur bırakılarak boyun eğdirilir. Sonrasında grup, yola devam ederek yeni bir ada olan Zehyllna’nın başkenti Xortrys’e varır; burada düşmanca bir karşılama yerine kalabalığın coşkulu tezahüratları ve adada var olan büyü enerjisiyle karşılaşırlar.

 

38. Bölüm

Adanın temsilcisi Calixta, onlara saldırmak yerine Zihnal'ın geleneksel hediye çekme ritüeline (şans oyunu) katılmalarını şart koşar. Grup teker teker kart çekip hediyelerini alırken; Violet bozuk bir pusula, Dain bir tokat, Drake ise bir kedi yavrusu alır. Ancak sıra Trager’a geldiğinde çektiği "ok" kartıyla birlikte aniden kalbine saplanan bir okla yere yığılır ve oracıkta can verir.

 

39. Bölüm

…

 

40. Bölüm

Grup, Trager ve Sila’yı gömmek/yakmak için geldikleri haritalandırılmamış volkanik adada kam kurar.

41. Bölüm

Kumların altından çıkarak kampa sürpriz bir şekilde gelen Yanardönerler (ve diğer devasa Tüykuyruk ejderhalar), Andarna'yı ve grubu şaşkına çevirir.

 

42. Bölüm

…

 

43. Bölüm

Grup Basgiath’a dönerken, Ridoc gizlice Xaden’ın dönüşüm geçirdiğini ve karanlık güce (venin eğilimine) kaydığını öğrenir.

 

44. Bölüm

…

 

45. Bölüm

Violet, uykusunda Hoca ile ilgili dehşet verici ve gerçekçi bir kabus görür. Uyanıp gerçekliğe döndüğünde, Xaden'ın gönderdiği Deverelli ipeğinden yapılmış narin gecelik ve sabahlık ile beraberindeki notu bulur.

 

46. Bölüm

…

 

47. Bölüm

…

 

48. Bölüm

…

 

49. Bölüm

Xaden ve Violet’ın buluşması…

 

50. Bölüm

…

 

51. Bölüm

Aretia’ya yönelik Doğu sınırından gelen büyük bir Wyvern sürüsü saldırısıyla alarm zilleri çalar.

 

52. Bölüm

…

 

53. Bölüm

…

 

54. Bölüm

Andarna’nın gidişiyle derin bir boşluğa ve tükenmişliğe düşen Violet, üç gün boyunca odasından dışarı çıkmaz.

 

55. Bölüm

Xaden, Mira’nın kaçırılması ve Violet’ın doğrudan bir ölüm tuzağına çağrılması karşısında öfkesini gizleyemez. İçindeki karanlık gücün (venin eğiliminin) bu yoğun stres altında onu yeniden tetikleme riski en üst düzeye çıkar.

 

56. Bölüm

Andarna’nın gidişiyle açılan yarayı henüz saramamış olan Violet, ablasının hayatını kurtarmak için kendi ayağıyla düşman yuvasına (Draithus’a) gitmekten başka şansı olmadığını bilir.

 

57. Bölüm

…

 

58. Bölüm

Violet; Xaden, Brennan ve Bodhi ile birlikte Theophanie’nin karşısına dikilir.

 

59. Bölüm

Anlaşma gereği esir tutulan Jack Barlowe meydana getirilir; ancak Theophanie sözünden dönerek Mira’yı serbest bırakmaz ve boğazını keserek infaz eder.

 

60. Bölüm

Mira’nın boğazındaki kesik açıldıktan hemen sonra Brennan, elinden gelen tüm gücüyle yarayı kapatmaya çalışır. Olay yerine gelen Sloane ve Dain'in ortak müdahalesi sayesinde Brennan mucizevi bir şekilde Mira'yı hayatta tutmayı başarır.

 

61. Bölüm

Violet, Xaden ve Quinn’in Draithus’taki kritik cephede olmasından ötürü Medaro Geçidi’ni savunma liderliği tamamen Rhi’ye kalır.

 

62. Bölüm

Savaşın ve kaosun ortasında Rhi, Violet için endişelense de görevine odaklanarak geçidi korumaya kararlılıkla devam eder.

 

63. Bölüm

Imogen, Glane ile birlikte Draithus’un üzerinde Bodhi’yi korumak ve Wyvernlerle savaşmak için gökyüzündedir.

Quinn'in ölümüyle sarsılan Imogen, acısını ve öfkesini kalbine gömerek Garrick’in yardımıyla diğer güvenli noktaya çekilirken, Draithus'taki son direniş için tüm gücünü toplar.

 

64. Bölüm

Savaş alanında Theophanie ile yüzleşen Violet, fiziksel ve zihinsel sınırlarının en son noktasına kadar zorlanır. Bu kritik anlarda, Aaric’in verdiği gizli hediyenin (Dunne tapınağının mermerinden oyulmuş oymalı hançerin) ve Aaric’in gerçek mühür gücünün (kâhinlik/öngörürlük) anlamı ortaya çıkar. Savaşın en şiddetli anında, herkesi şaşırtacak şekilde Andarna geri döner ve mermer hançer ile Andarna'nın yardımıyla Violet, Theophanie’yi (Maven/Venin liderini) kalbinden vurarak etkisiz hâle getirir. Zaferin hemen ardından aşırı güç kullanımından ötürü Violet kendinden geçer.

 

65. Bölüm

Sgaeyl’in yaralandığını ve tuzağa düşürüldüğünü gören Xaden, öfkenin ve korkunun da etkisiyle içindeki karanlık güce (venin doğasına) tamamen teslim olur. Panchek’in ihanetini ve Berwyn’in kışkırtmalarını geride bırakarak muazzam bir gölge/buz fırtınası yaratır. Draithus’taki ve vadideki tüm Wyvernleri tek başına yok eder; Sgaeyl’i kurtarır. Ancak bu devasa yıkıcı gücün bedeli çok ağır olur: Artık tamamen dönüşmüş durumdadır ve Violet’ı korumak, aynı zamanda onu tehlikeye atmamak için ortadan kaybolmaktan başka şansı kalmamıştır.

 

66. Bölüm

Aretia’daki Riorson Malikânesi’nin avlusunda uyanan Violet, zihninde büyük bir sis ve zaman kaybı hisseder. Brennan ve Imogen’ın yanına geldiğinde Draithus’ta binicilerin, ejderhaların öldüğünü ve kuluçka alanından yumurtaların çalındığını öğrenir. Kolunda atel ve parmağında Xaden’ın bıçağındaki zümrütle süslenmiş resmî bir evlilik yüzüğü bulur.

…