25 Mayıs 2013 Cumartesi

Orhan Gökdemir – Pike, Bir Polis Şefinin Kısa Tarihi


Orhan Gökdemir – Pike, Bir Polis Şefinin Kısa Tarihi

Mafya, devletin trajik bir şekilde yetersiz kaldığı topraklarda devletin yerine geçer. Onun işini görür. (s. 19)

Hemşehrilik anlayışının erimeye yüz tuttuğu, bir topluluğa bağlı olma gereksiniminin güç kazandığı bir dünyada mafya, gelecek umudu veren bir modeldir. (s. 20)

(Cemaate ne de çok benziyor)

CIA’da İtalya’daki örgütlenmesinde İtalyan mafyası ve Vatikan sağcılarını aynı örgüt içinde bir araya getirmişti. Faşist Mussolini döneminin polis teşkilatını yeniden örgütleyerek yeni çeteler yarattı.

Propaganda 2 ya da bilinen adıyla P-2 böyle kuruldu. (s. 21)

(60’ların sonu) …P-2’nin liderliğini yürüten Licio Gelli,
…birkaç yıl sonra ABD tarafından İtalyan istihbarat örgütü SİFAR’ın içine yerleştirildi.
(emirleri) …eski Nazi Henry (Heinz) Kissinger’dan alıyordu. (s. 22)

(Kissinger) 1923 yılında Almanya’nın Fürth kentinde Yahudi asıllı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
1943 yılında ABD vatandaşı olur olmaz istihbaratçı olarak çalışmaya başladı.
Türk Süper NATO’sunun koruyucusu ve akıl hocası işte bu Kissinger’dır.
(22 sayfada Nazi olarak tanıtılan Kissinger 23. sayfada Yahudi asıllı olup 1943 yılında ABD vatandaşı oluyor, ilginç bir hikâye olmuş)
Ecevit onun yetiştirmesiydi.
Demirel ise attığı her adımı ona danışacak kadar yakınlık duyuyordu. (s. 23)

Elazığ, Anadolu’nun yoksul kentlerinden biriydi. İşsizlik çok yaygındı. İşsiz gençler Zülfü Ağar Polis Okulu vasıtasıyla devlet memuru olup maaşa bağlandıkça Elazığ’da Ağar’ın gücü arttı. (s. 45)

Bir polis müdürünün bir partinin yandaşı olması nasıl izah edilebilir?
Bunu yaptığı anda da halka hizmet koşulu ortadan kalkıyor. (s. 46)

42 yaşında Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atanan Mehmet Ağar,
Özel Harekât Timi’nin eğitimini MİT’ten emekli yarbay Korkut Eken’e verdi. (s. 51)

1993 yılında MGK bir karar alarak çetelerin kurulmasının yolunu açmıştı.
Örgütte özel timden polisler, bazı askerler ve Çatlı’nın arkadaşları da yer alacaktı.
Cumhurbaşkanı Özal ve dönemin Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, devletin resmi olmayan kişilerle işbirliğine gitmesine karşı çıkıyorlardı. (s. 95)

Gayrı resmi güçler göreve çağrılırken bu güçler hakkında en geniş bilgilere sahip olan gazeteci de faili meçhul bir cinayetin kurbanı olmuştur. (s. 96)

…Genel Kurmay Başkanı ile çatışan Orgeneral Eşref Bitlis, Özal’a doğrudan raporlar vermeye devam etti (Çekiç Güç ve Özel Harp Dairesi’nin tasarrufları hakkında). Ancak Özal’da, Bitlis’i Bush’a rapor etmeyi sürdürdü. (s. 99/100)

Özal bu raporları ABD’nin Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz’e de vermişti. (s. 100)

Tarık Ümit’i kaçıranların İbrahim Şahin’e bağlı özel timciler olduğu bilgisi Susurluk muharebesinden sonra sızdırıldı,
Ümit’in kaçırılışında Mehmet Ağar’ın haberi, Abdullah Çatlı’nın parmağı vardı.
Ömer Lütfi Topal,
…aynı özel timciler tarafından öldürülmüştü. (s. 119)

Özer Çiller’in Kumarhaneler Kralı Topal cinayetine karıştığı savı TBMM tutanaklarına da geçti. Suçlanan özel tim görevlisi (Ayhan Çarkın) sorgusunda cinayet emrini veren Çatlı’nın emri Bucak’tan, Bucak’ın Ağar’dan, Ağar’ın da Özer Çiller’den aldığını söyledi. (s. 128)

Kumarhanelere yasak, buralara el koymak için getirildi. (s. 130)

Çiviyazıları
4. Baskı, Temmuz 2002

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder