25 Mayıs 2013 Cumartesi

Doğan Aksan – Dil, Şu Büyülü Düzen


Doğan Aksan – Dil, Şu Büyülü Düzen


Eski Hint’te
İ.Ö. 5. yüzyılda yaşadığı kabul edilen Pānini’nin bugün da hayranlıkla karşılanan ve 4000 kural içeren bir dilbilgisi kitabı hazırlamış olduğu biliniyor.

Aynı yüzyılda yaşayan Yāska adlı bilgin daha o çağda, bir sözcükle onun anlattığı nesne arasında, nesnenin niteliğine uygun, bu niteliği yansıtan bir bağ bulunmadığını kabul ediyordu.
Bu yargı 24 yüzyıl sonra F. de Saussure’ün kuramında da benimsenir.

Chomsky, (dilbilime) Saussure’ün dil-söz ayrımından pek de uzak olmayan iki kavram getirir.
Edinç (competence) konuşan/dinleyenin kendi dili üzerindeki bilgisini, anadilinin bilinçdışı edinilmiş kural ve özelliklerinden oluşan bütünü ve bundan yararlanarak yepyeni tümceler kurabilme yeteneğini anlatır.
Edim (performance) ise konuşan kimselerin bireysel olarak kişiye özgü dil kullanımını ifade eder.

Prag dilbilim çevresi, dilin ses yönüne (…) önem vermiş, sesbilimin yanı sıra, görevsel sesbilim olarak niteleyebileceğimiz phonology alanını belirleyerek yeni çalışmalara kapı açmıştır.

Humboldt
1836’da dilin sınırlı gereçlerden sınırsız bir kullanım sağlayan düzen olduğunu belirtmiş.

Dil, altı dizgeden / bileşenden oluşmaktadır.
1 – Ses Dizgesi
2 – Bürün dizgesi / vurgu
3 – Biçim (yapı) dizgesi
4 – Sözvarlığı dizgesi
5 - Sözdizimi dizgesi (cümle ve yapısını inceler)
6 – Anlambilim dizgesi

Türkçede eşyazımlı iki sözcük, vurgulamayla birbirinden ayrılmakta (yazma / YAZma gibi).

Bağlam kavramı
Bir tümceyi içinde olduğu metinden çıkarmak yerine metnin bütünündeki genel anlam, amaç çerçevesi içinde değerlendirmek gerekir (sözcük içinde aynı yaklaşım benimsenir).

15 ayrı dili konuşan ülkenin bebekleri üzerinde yapılan incelemelerde, 8-12 aylık bebeklerden elde edilen sonuç, bütün bu dillerin hepsinde /b/ ve /m/ seslerinin en çok çıkarılan sesler olduğu, bunları /p/ sesinin izlediğidir.

Çocukların dil edinimi sırasında ilgi çeken bir nokta da kişi adıllarının, özellikle ben’in geç öğrenildiğidir.

Bilgi Yayınevi
Mart 2003

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder