23 Ocak 2021 Cumartesi

Şerafettin Turan - Türk Devrim Tarihi V

 Şerafettin Turan - Türk Devrim Tarihi V

Ecevit, Atatürk devrimleriyle demokrasi arasında bağdaşmazlık bulunmadığını belirtmiş, ancak Kurtuluş Savaşı yıllarında Türk tarihinin en ileri demokrasisi yaşanmışken, savaştan sonra onu bütün koşullarıyla kurabilmek için o sisteme ara verildiğini öne sürmüştü. Ayrıca, Türk halkının devrimlere karşı olduğunun öne sürülemeyeceğini, tepkilerin köylerde değil kasabalarda görüldüğünü, halkın ancak ilgisizliğinden söz edilebileceğini söyleyen Ecevit, yine şapka devrimi'ni örnek alarak şu soruları sormuştu: "Hiç kuşkusuz yararlı, gerekli bir devrimdi. Ama köylüye ne getirmişti? Ekonomik bakımdan, sosyal bakımdan ne getirmişti? Hatta biçimsel olarak ne getirmişti?" (Ayrıntı: Atatürk ve Devrimcilik) / s. 178

…

Bilgi Yayınevi, Ankara, 2002

…

Şevket Süreyya Aydemir - Suyu Arayan Adam

 

Şevket Süreyya Aydemir - Suyu Arayan Adam

 

1925 yılının başlarında İstanbul’da İstiklal mahkemesinde komünistlik suçlamasıyla gazeteci Şevket Süreyya’nın da aralarında bulunduğu sanıklar yargılanıyordu. Şapka giymenin henüz kanunlaşmadığı günlerde genç gazeteci Hikmet Şevki, haber derlemek için mahkeme binasına başındaki hasır şapkayla gelmişti.

Başında kalpağıyla iri yarı, pehlivan yapılı mahkeme üyesi Kılıç Ali, hasır şapkalı gencin yakasına yapışıp: “Nedir bu kepazelik? Bu şapka da ne oluyor? Baban da mı şapka giyerdi? Anandan mı şapkalı doğdun?” hakaretlerle tartaklayıp tekmeleyerek merdivenlerden aşağıya yuvarlar (s. 399-400).

Aylar sonra şapka yasası çıkar ve aynı Kılıç Ali bu defa başına bir hasır şapka giyinir.

 

“Almanya'da inkılâp olamaz. Çünkü kanunen memnudur!” diyen Heine'nin sözünü, biraz değiştirerek bizim için de söylemek kabildir:

“Türkiye'de her inkılâp olur. Fakat ancak kanun yoluyla!” / s. 406

 

Remzi Kitabevi, 4. Baskı, İstanbul

…

Tarık Zafer Tunaya - İslamcılık Cereyanı 2

 

Tarık Zafer Tunaya - İslamcılık Cereyanı 2

1924 yılında cereyan etmiş olan irtica gösterileri, 1925 Kasımının sonlarına doğru artmış ve genişlemiştir.

Rize olayı bunların en genişidir. Hükümetin, zorla şapka giydireceği, kadınların çarşaflarını açacağı, Kur'anı kaldıracağı yolundaki propaganda 25 Kasım 1925 günü meyvesini vermiştir. Hareket Of ilçesine de yayılmış, iğfal edilmiş köylüler silahlı bir isyan teşebbüsüne geçmişlerdir. Nakşibendi tarikatı mensuplarının bu olayda da tesiri görülmüştür (s. 100-101).

…

Cumhuriyet Gazetesi Yayını, Şubat 1998

Toktamış Ateş - Türk Devrim Tarihi

 

Toktamış Ateş - Türk Devrim Tarihi

Türkiye Cumhuriyeti'nin temel amacı her şeyden önce toplumun ve bu toplum içinde eşit hakları ve görevleri olan bireylerinin sosyal-ekonomik ve kültürel yaşamlarını ileriye götürmek, "çağdaş uygarlık düzeyine" ulaştırmak idi. Bu bakımdan o dönemlerde yapılan tüm devrimlerin ve atılımların sosyal yaşamla ilgili olması doğaldır.

Bu tür çabalar kimi çevrelerce "biçimsel" olarak değerlendirilir ve bu nedenle eleştirilir ve yargılanırlar. Salt biçimsel yanı düşünülür, yani yapılmak istenen değişikliklere kısır bir gözle bakılırsa, elbette bu sav doğru sanılabilir. Oysa ki tüm bu biçimsel çaba ve görüntüsünün ardında, genç Cumhuriyet'in, asırlarca horlanmış, silikleştirilmiş, uyuşturulmuş kitlelerin "düşünce" ve "dünya görüşlerinde" yapmak istediği büyük ve son derece anlamlı değişim yatar.

Sosyal yaşamla ilgili olarak yapılmak istenen devrimler ve atılımlar değerlendirilirken, bunların biçimsel yönleri değil; "düşüncede" ve "dünya görüşlerinde" yapılmak istenen bu değişim göz önüne alınmalıdır (s. 254).

 

…fes, Sultan Mahmut döneminde Osmanlı İmparatorluğu'na girmişti. Tunus'tan getirilen fesler ilk kez kalyoncu neferlerine giydirilmiş, daha sonraları padişah fermanlarıyla sivil kesimde de yaygın bir kullanım sağlanmıştır. Ancak konunun ilginç yanı; daha sonraları fesi bir İslamiyet belirtisi olarak savunacak olan tutucu çevrelerin, başlangıçta fese karşı çıkmış olmalarıdır. Aynı karşı çıkışlar, süvarilere kalpak giydirilmek istendiği zaman da yapılmış ve fakat bu kez fes savunulmuştu.

 

Kolayca anlaşılmaktadır ki; bu tür olaylarda karşı çıkılmasının nedeni, ileri sürüldüğü gibi dinsel kaygılar değil, doğrudan doğruya "yeniliklerden hoşlanmama" oluyor, din bahane ediliyordu.

Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal sivil giyindiğinde çoğu kez kalpak giyerdi. Diğer "Kuva-yı Milliyecilerin" de Mustafa Kemal'e uymalarıyla, kalpak Anadolu'dan ve Ulusal Savaş'tan yana olanların bir tür simgesi, belirtisi olmuştur. Bununla birlikte, 1. Büyük Millet Meclisi'ndeki "İkinci Grup" üyeler arasında fes ve sarık da oldukça yaygındı (s. 255).

…

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 6. Baskı, 2010

…

15 Ocak 2021 Cuma

Müzik: Richter / Path Solo

 
İlki: Path 5 (Delta)

Diğeri: Path 19 (Yet Frailest)

Son: Path Solo