23 Ocak 2021 Cumartesi

Toktamış Ateş - Türk Devrim Tarihi

 

Toktamış Ateş - Türk Devrim Tarihi

Türkiye Cumhuriyeti'nin temel amacı her şeyden önce toplumun ve bu toplum içinde eşit hakları ve görevleri olan bireylerinin sosyal-ekonomik ve kültürel yaşamlarını ileriye götürmek, "çağdaş uygarlık düzeyine" ulaştırmak idi. Bu bakımdan o dönemlerde yapılan tüm devrimlerin ve atılımların sosyal yaşamla ilgili olması doğaldır.

Bu tür çabalar kimi çevrelerce "biçimsel" olarak değerlendirilir ve bu nedenle eleştirilir ve yargılanırlar. Salt biçimsel yanı düşünülür, yani yapılmak istenen değişikliklere kısır bir gözle bakılırsa, elbette bu sav doğru sanılabilir. Oysa ki tüm bu biçimsel çaba ve görüntüsünün ardında, genç Cumhuriyet'in, asırlarca horlanmış, silikleştirilmiş, uyuşturulmuş kitlelerin "düşünce" ve "dünya görüşlerinde" yapmak istediği büyük ve son derece anlamlı değişim yatar.

Sosyal yaşamla ilgili olarak yapılmak istenen devrimler ve atılımlar değerlendirilirken, bunların biçimsel yönleri değil; "düşüncede" ve "dünya görüşlerinde" yapılmak istenen bu değişim göz önüne alınmalıdır (s. 254).

 

…fes, Sultan Mahmut döneminde Osmanlı İmparatorluğu'na girmişti. Tunus'tan getirilen fesler ilk kez kalyoncu neferlerine giydirilmiş, daha sonraları padişah fermanlarıyla sivil kesimde de yaygın bir kullanım sağlanmıştır. Ancak konunun ilginç yanı; daha sonraları fesi bir İslamiyet belirtisi olarak savunacak olan tutucu çevrelerin, başlangıçta fese karşı çıkmış olmalarıdır. Aynı karşı çıkışlar, süvarilere kalpak giydirilmek istendiği zaman da yapılmış ve fakat bu kez fes savunulmuştu.

 

Kolayca anlaşılmaktadır ki; bu tür olaylarda karşı çıkılmasının nedeni, ileri sürüldüğü gibi dinsel kaygılar değil, doğrudan doğruya "yeniliklerden hoşlanmama" oluyor, din bahane ediliyordu.

Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal sivil giyindiğinde çoğu kez kalpak giyerdi. Diğer "Kuva-yı Milliyecilerin" de Mustafa Kemal'e uymalarıyla, kalpak Anadolu'dan ve Ulusal Savaş'tan yana olanların bir tür simgesi, belirtisi olmuştur. Bununla birlikte, 1. Büyük Millet Meclisi'ndeki "İkinci Grup" üyeler arasında fes ve sarık da oldukça yaygındı (s. 255).

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 6. Baskı, 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder