Ahmet
Taner Kışlalı - Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz
Hafifliği - Notlar
2. Basım, İmge Yayınları, Ankara, 1993
Önsöz
Bu kitabı Ahmet Taner Kışlalı, yazılarından seçerek
oluşturmuştur.
‘Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği’
başlığında “Atatürk” ismini tercih etme nedeni de Atatürk’e yönelik
saldırılardır.
Kitap toplam dört bölümden oluşmaktadır:
Kemalizm Üzerine (Birinci Bölüm): Güncel yazılardan sonra
"Atatürk'ün Kültür Siyaseti" ve "Kemalist İdeoloji"
başlıklı iki incelemeyi barındırır.
Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi Üzerine (İkinci Bölüm):
Güncel olaylar, inceleme yazıları ile bilim ve siyaset adamlarıyla yapılan
tartışmaları içerir.
Güneydoğu Sorunu Üzerine (Üçüncü Bölüm): Güncel, inceleme ve
söyleşi türünde üçlü bir yapıya sahiptir. Yazar, bu tartışmalı konuda
"Konuyu iyi bilen, ama farklı bakış açılarına sahip kişilerle yapılan
söyleşilerin yararı açık" diyerek konunun önemini vurgular.
Kültür, Siyaset ve Ordu Üzerine (Dördüncü Bölüm): Biri hariç
tamamen güncel olaylardan yola çıkan ancak yazarın deyimiyle "kalıcı
nitelikteki bazı sorunlara eğildiğini" sandığı yazılardan oluşur.
Birinci Bölüm: Kemalizm Üzerine
M. Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği
Türkiye'de bir din devleti ya da bölücü ırkçı bir devlet
kurmak isteyenlerin Mustafa Kemal'e saldırması kendi içinde tutarlıdır.
Ancak "çağdaşlık" iddiasında olup aynı şeyi
yapanlar inandırıcı değil.
Mustafa Kemal'i değerlendirmenin doğru yöntemi:
Hangi koşullardaydı? Ne yapmak istiyordu? Ne yaptı? Sonuç ne
oldu?
Asker Mantığı ile Atatürkçülük!
Sansür…
Asker mantığı, düzen mantığıdır. Tek biçim, uygun adım
mantığıdır. Oysa 'barış', tek biçimin kabulü değildir; farklılıkların bir arada
bulunmasına gösterilen hoşgörünün ürünüdür.
CHP'nin İdeolojisi ve Kemalizm
Laiklik, milliyetçilik ve cumhuriyetçilik Fransız
Devrimi'nden; halkçılık, devrimcilik ve devletçilik ise Sovyet Devrimi'nden
esinlenen esnek yapılardır.
Yani Kemalizm, bir anlamda liberalizm ve sosyalizmin, geri
kalmış ülke koşullarındaki bir senteziydi. Tıpkı, demokratik sol ya da sosyal
demokrasinin de bir liberalizm-sosyalizm sentezi olduğu gibi.
Kadınsız Demokrasi
Cumhuriyet gazetesinin Kuveyt seçimleri için attığı
"Kadınsız Seçimler" başlığı
"Niçin Kemalist'im?"
Kurtuluş Savaşı yıllarında İzmirli bir Türk işadamı ile
Macar bir kadının aşkından doğan, Türkçe bilmeyen küçük Nermin'in
sinematografik hikayesi
14 yaşındaki Nermin, Macaristan'da eğitim paralı olduğu için
Mustafa Kemal'in parasız eğitim sunduğu Türkiye'ye, cebinde bir mektupla tek
başına gelmeye karar verir.
Nermin Türkiye'de Türkçe öğrenir, İstanbul Hukuk
Fakültesi'ni bitirir.
Oğlunun adını Mustafa Kemal koyar.
"Ben yurdumu da, ulusumu da kendi irademle seçtim!...
Mustafa Kemal olmasaydı, belki ben de olmazdım... Niçin Kemalist olduğumu,
niçin milliyetçi olduğumu, öyle sanıyorum ki artık anlamışsınızdır..."
Prof. Nermin Abadan-Unat
"Devlet Hayranlığı" Edebiyatı
Türk Dil ve Tarih Kurumlarının (TDK-TTK) Fransız Akademisi
gibi devletçi bir model yerine özel dernek şeklinde kuruldu
12 Eylül yönetimi Atatürk'ün vasiyet hakkını bile çiğneyerek
TDK ve TTK'yı devletleştirdi
Bir Kurultayın Düşündürdükleri
Uğur Mumcu'nun ölümü orta sınıflarda çok büyük bir
başkaldırı duygusu yarattı
Çünkü öncelikle onlar; Kemalizm aradan çekilirse boşlukta
kalacaklarını hissettiler. Güvencelerinin Kemalizm olduğunu hissettiler...
Kemalizm yadsınarak Türkiye'de sosyal demokrat ya da
demokratik solcu olunabilir mi? Kemalizm yadsınarak Türkiye'de olsa olsa 'sol
fraksiyon' olunur. Ama siyasal dengeleri etkileyebilecek ağırlıkta sol bir
parti olunamaz!
Atatürk Üzerine "Cevher"ler!
Kültür Bakanı'nın "Baş Danışmanı" olan bir yazarın
Kemalizm'i "militarist", "solla ilgisiz" ve "demokrasi
karşıtı" ilan etme çabaları…
Atatürk Diktatör müydü?
1930'lu yıllarda Avrupa'da demokrasinin çöktüğü ve faşizmin
yükseldiği bir dönemde, CHP Genel Sekreteri Recep Peker'in partiyi İtalyan
faşist modeline göre yapılandırma projesini Atatürk sert bir şekilde reddetti
Atatürk dönemi Avrupa ortalamasından daha ileriyken 1945'ten
beri o ortalamanın gerisindeyiz. Mutlak olarak ilerledik, ama Avrupa'ya göre
geriledik.
Atatürk'ün Kültür Siyaseti
Her iktidar değişiminde tiyatro oyunları, kitaplar ve dil
değişiyorsa orada ulusal değil, bölücü/sınıfsal bir kültür siyaseti vardır.
Çeşitlilik içinde ulusal bütünleşmeyi sağlayacak olan temel
öğe kültürdür. Ulusal bir kültür siyaseti, toplumun her kesimine açık olmak,
başka bir deyişle de demokratik olmak zorundadır.
Atatürk, çağdaş uygarlığa ulaşmanın temel aracı olarak
insanı aldı. 'Yeni insan'ı daha doğrusu 'çağdaş insanı' yaratacak koşullara
öncelik verdi. Tarihteki ilk kültür devrimini gerçekleştiren önder oldu.
Kemalizm Nedir?
Gelişmiş ülke devrimleri (örneğin Fransız Devrimi) ile geri
kalmış ülke devrimleri arasındaki temel fark
Gelişmiş ülkelerde altyapı (ekonomi ve sınıflar) zaten
değişmiştir, devrim sadece üstyapıyı (siyasal kurumları) buna uydurur. Oysa
geri kalmış ülkelerde devrimi sürükleyecek güçlü bir burjuvazi veya işçi sınıfı
yoktur.
Kemalizm; liberalizmden bağımsızlık, cumhuriyetçilik ve
laikliği; sosyalizmden ise devletçilik, halkçılık ve devrimciliği esinlenerek
Türkiye'nin koşullarına göre sentezlemiştir.
Milliyetçilik: Kemalist milliyetçilik; sınır ötesi hedefleri
olmayan, ırkçı ya da ümmetçi olmayan, çoğulcu ve insancıl bir anlayıştır.
Cumhuriyetçilik: Kemalizm'de cumhuriyetçilik doğrudan
demokrasi, özgürlükçülük ve çoğulculukla bütünleşir.
Halkçılık: Kemalist halkçılık seçkinciliğe karşıdır; dilde
sadeleşme ve harf devrimi de halkın eğitilmesini kolaylaştırmak içindir.
Toplumu "ayrıcalıksız ve sınıfsız" bir bütün olarak görür ancak bu
marksist bir sınıf bilinci değil, dayanışmacı bir anlayıştır.
Devrimcilik: En ilerici kurumlar bile, koşullar içinde
eskir. En ileri bir devrimin 'bekçiliği' ile yetinenler, günün birinde değişen
koşulların gerisinde kalmaktan, tutuculaşmaktan kurtulamazlar.
Devrimcilik eski kurumları yıkmak değil, "sürekli
devrimcilik" anlayışıyla yeniliklere açık olmaktır.
Devletçilik: Bu ilke, marksizm gibi tüm üretim araçlarını
devlete almaz; devletin lokomotif ve planlayıcı olmasını sağlar.
Bu sayede 1929-1939 arasında dünya sanayisi %19 büyürken,
Türkiye %96 büyümüştür. En önemlisi, sanayileşme devlet eliyle yapıldığı için
Türk işçisi Batı'daki gibi ezilmemiş, kan dökmeden ve büyük acılar çekmeden
insancıl çalışma koşullarına ve haklarına kavuşmuştur.
Laiklik: Atatürk, dinin gerekli bir müessese olduğunu ancak
Allah ile kul arasında kalması gerektiğini savunarak dini maddi menfaate alet
eden "din tüccarlarına" savaş açmıştır.
İkinci Bölüm: Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi Üzerine
Önemli Olan Kedinin Rengi mi?
Komünizmin çöküşü…
Sosyalizmin ölmedi
Asıl önemli olan sonuçtur; yoksa o sonuca ulaşmak için
kullandığınız araç değil. Çinliler doğru söylemişler: 'Kedinin siyah ya da
beyaz olması fark etmez; önemli olan fare yakalamasıdır.
Sosyal Demokrasi Kazançlı, Sosyal Demokratlar Kayıplı
1991 seçimleri sonrası sağ partiler laik ve demokratik
söylemlere kaydı
Ancak sosyal demokrat partiler "yapısal
inandırıcılık" sorunu nedeniyle oy kaybetti
SHP'de Liderlik Sorunu
İnönü-Baykal ikilemi
Lider Biter, Yol Bitmez!
Orantılı temsil sisteminde, her kanat gücü oranınca temsil
olanağı bulacak... Böylece parti içi seçimler bir 'ölüm kalım' savaşımı
olmaktan çıkıp, en beğenilenlerin ortak iktidarını yaratacak
Nasıl Sosyal Demokrat Parti Olunur?
Bir partinin sosyal demokrat olması için toplumsal taban,
örgüt yapısı ve ideoloji arasında tutarlılık olması gerekir
Üyelerin eğitimli ve disiplinli olması, partinin ise
onbinlerce üyenin küçük ödentileriyle ayakta durması gerekir.
Umut Cumhuriyet Halk Partisi'nde mi?
CHP'nin yeniden canlandırılması... 'hayal' değil, 'umut'tur!
Koşulların zorladığı, ama koşulları olan bir umut. Umutsuzluğun yarattığı bir
umut.
Ecevit'i Anlamak!
Ecevit, halka sevgi ve güven dolu. Ama tek tek insanlara
karşı aşırı kuşkucu. 'Halk'a yakın, 'birey'lere mesafeli.
Demokratik Sol mu, Sosyal Demokrasi mi?
Demokratik Sol, sosyalizm ile liberalizmin tarihsel bir
sentezidir!
İnönü, Ecevit ve Baykal.
Türk solunun da Türk demokrasisinin de güçlenmesi, şimdi bu
üç isme çok yakından bağlı... Ama o tutumlar sadece CHP olayını değil, aynı
zamanda kendi siyasal geleceklerini de belirleyecek!
CHP'nin Programından Önce Yapısını Tartışın!
Siyasal partilerde asıl önemli olan program değil, yapı ve o
yapının yansıttığı toplumsal tabandır!
Güçlü Lidere Evet, Tek Adama Hayır!
Ecevit'in her kararı tek başına alma eğilimi
Umudu Ertelemek, Yitirmekten İyidir!
CHP kurultayı öncesi belirsizlik…
Baykal Niçin Kazandı? / CHP Nasıl Büyür?
Ortak akıl'ın sözcüsü mü olacak, yoksa kısır birtakım
tutkuların mı? 'İşte bütün mesele!
Tarihsel Bir Sentez: Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi
Sosyal demokrasinin ideolojik gelişimi
Sosyal demokrasi / ne özgürlükler uğruna hakça paylaşımı, ne
de hakça paylaşım uğruna özgürlükleri ertelemeyi kabul eden bir ideolojidir
Sosyal Demokrasi Nasıl Oluştu?
Sanayi devrimi ve işçi sınıfının yükselişiyle sosyal
demokrasinin doğuşu…
Sosyal demokrasi, temelde emek-sermaye, işçi-işveren
dengesine ulaşabildiği ölçüde gerçeklik kazanır.
Demokratik Sol Yelpaze
27-29 Ekim 1974 tarihleri arasında yapılan "İkinci
Demokratik Sol Düşünce Forumu"nda yapılan konuşma.
Yabancılaşmanın asıl kaynağı sermaye-emek ayrımıdır. Bu
ayrım sürdükçe toplumların sağlıklı bir biçimde kalkınmaları ve bireylerin
mutlu olmaları olanaksızdır.
Söyleşiler
Mümtaz Soysal: "Bilgi dünyası" ve devletin
yeni teknolojilerdeki öncü rolü
Erol Çevikçe: KİT'lerin ekonomideki hayati önemi ve
planlama ihtiyacı
Bilsay Kuruç: Devletçi bir stratejik planlamanın
önemi
Emre Kongar
Erol Tuncer: CHP'nin sürekli kendini yenileme
geleneği
İsmail Cem: Türkiye solu
Altan Öymen
Ertuğrul Günay
Teoman Köprülüler
Nami Çağan: Ecevit'in liderliği
Ergun Türkcan: "2. Cumhuriyet" tartışmaları
Üçüncü Bölüm: Güneydoğu Sorunu Üzerine
Güneydoğu Sorunu mu? Kürt Sorunu mu?
Kışlalı, İstanbul gibi batı illerinde yaşayan Kürt kökenli
yurttaşların bir sorun yaşamadığı, ancak Güneydoğu'da "yarı feodal
yapı" ve demokrasi eksikliğinin sorunu derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
"Kürdü Kürde Kırdırmak"
Bölgedeki sorun temelde geri kalmışlık ve insan hakları
sorunudur.
Yanlış, Eksik Bir Doğrudur!
Güneydoğu'nun yoksulluğu
Türkçe bilmeyen ve devlet baskısı altında yaşayan insanların
varlığı
"Ayrılıkçı" Düşünce Serbest Olmalı!
Silaha dokunmamak kaydıyla, buyurun istediğiniz çözümü
savunun.
HEP Niçin Grup Kurmalı?
Demokrasi, işine yaradığı insanların artması ölçüsünde
güçlenir; dışladığı insanların artması ölçüsünde zayıflar!
Kürtçe TV'ye Evet, Ama...
Devletin özel yayınlara izin vermesi gerekir.
Güneydoğu'dan İki Farklı Yaklaşım
Bölge aydınlarından Tarık Ziya Ekinci'nin şiddete karşı
çıkan ve kültürel hakları vurgulayan yaklaşımı
İsmet Şeref Vanlı'nın iki resmi dilli, iki toplumlu devlet
modeli
Urfa İnsanı ile Şırnak İnsanın Farkı!
(Yugoslavya örneği üzerinden) Etnik farklılıkları
kurumsallaştırmanın toplumsal barışa zarar vereceğine dikkat çekiyor.
Terör ve Biz
Fanatik grupların sesinin çok çıkması sessiz çoğunluğu
temsil ettiği anlamına gelmez.
"Yüce Türk Milleti Önünde..."
"Türk" kimliği bir ırk değil, ortak kültür birliğidir.
Toplumu "Dil"e Göre Bölmeli mi?
Kürtçe olarak adlandırılan dillerin (Kırmançi, Zazaca) kendi
içindeki lehçe farkları nedeniyle ortak bir eğitim dili oluşturamaz.
Japon dilbilimci Kojima'nın bulgularına göre, lehçeler arası
farklar o kadar büyüktür ki birine öncelik vermek diğerlerini cezalandırmak
olur.
Güneydoğu Sorunu Nedir? Kültürel ve Siyasal Çözümler Neler Olabilir?
Teröre karşı mücadelenin profesyonel olması gerektiğini,
siyasi ödünlerin profesyonel teröristi durdurmayacağını Bask ve Korsika
örnekleriyle açıklar.
Söyleşiler
Bülent Ecevit: Sorunun etnik değil, sosyal ve
ekonomik olduğunu, özellikle toprak reformunun şart olduğunu savunur.
Doğu Ergil: Terörizmi "güçsüzün siyaset yapma
biçimi" olarak tanımlar
Fehmi Işıklar: Kürt sorununun özgürce tartışılmasını
ister.
Algan Hacaloğlu
İsmet Sezgin
Hasan Fehmi Güneş
Feridun Yazar: İnkârcı resmî ideoloji, Türk halkının
ideolojisi değildir.
Ercan Karakaş
Dördüncü Bölüm: Kül Tür, Siyaset ve Ordu Üzerine
Bu Dünyadan Nazım Geçti
Nazım Hikmet Türkiye’de "vatan haini" olarak
görüldüğü dönemde, Paris'te binlerce kişinin katıldığı törenlerde onurlandırılıyordu:
Fransız ozanı Aragon, 'Nazım sadece Türklerin değil tüm
insanlığındır, hepimizindir' diyordu.
KİT'leri Özelleştirenler, TDK'yı Unutuyor Musunuz?
CHP'nin kapatılması bile TDK ve TTK'nın devletleştirilmeleri
kadar Atatürk'e saygısızlık oluşturmadı. Çünkü bu iki derneğin
devletleştirilmesi... Atatürk'ün miras hakkının çiğnenmesiyle gerçekleştirildi.
Kültür Politikasızlığı Olur Mu?
Kültürel yaşamı yönlendirmek, toplumdaki yaratıcı gücü,
yönlendirmeye çalışanların kapasiteleri ile sınırlandırmak demektir.
Büyük Düşünmek!
Evrensel ürünlere açıldıkça ulusal sanat yücelir ve
yüceldikçe evrensel ürünler verir. Kitlelerin beğeni düzeyi yükseldikçe de bu
süreç hızlanır.
Aşağılık Duygusu
Daha 'de' ve 'da' eklerinin ne zaman bitişik ne zaman ayrı
yazılacağını bile bilmeyenlerin yabancı sözcük hayranlığı tam bir acıklı
güldürü.
Türkçe'den Utananlar!
Artık yabancılar Türkiye'de yabancılık çekmeyebilirler; ama
Türk insanı Türkiye'de yabancılık çekmeye başladı.
Doğramacı Olayı!
İhsan Doğramacı’nın Hacettepe Üniversitesi rektörlüğü
dönemindeki keyfi uygulamaları, akademik geleneklere aykırı atamaları ve bilim
insanları üzerindeki baskıları…
Doğramacı’dan Sağlam’a
Doğramacı ve halefi Mehmet Sağlam’ın üniversite kurumuna
verdiği zararlar
Demirel, YÖK ve Ötesi
Demirel ve DYP’nin YÖK konusundaki vaatlerini yerine
getirmemesi ve üniversite özerkliğini korumadaki yetersizliği
Gençliğe Umut ve Sorumluluk Vermek!
Demokrasi bir yaşam biçimidir. Yaşanmadan öğrenilemez!
Gorbaçov ile Özal Çok Benzeşiyor!
Parlamenter bir rejimde Çankaya'da kimin oturduğundan çok ne
yaptığı önemlidir.
Cezayir Seçimleri ve 12 Eylül
Cezayir’deki köktendinci yükseliş
Din, yönetime karşı tepkilerin, muhalefetin tek sığınağı
idi... Cezayir devrimcileri ise ektiklerini biçiyorlar.
Seçmen Mi Değişti, Yoksa Rp Mi?
…
27 Mayıs'ın Düşündürdükleri
Askeri darbelerin her türüne karşı çıkmak doğru! Ama 27
Mayıs'ın getirdikleri ile 12 Mart ve 12 Eylül'ün getirdikleri arasındaki farka
gözlerini yummak da yanlış!
Darbe Kapıda Mı?
Askeri mantık, düzen mantığıdır; tek biçim, uygun adım
mantığıdır. Oysa siyasal mantık... farklılıkları kabul etmek ve olabildiğince
uzlaştırmak zorundadır.
Seçimsiz Demokrasi
Çoğulcu demokrasi bir denge ve uzlaşma rejimidir. Denge
olmadan uzlaşma zaten olmaz.
Milli İhanet Eğitimi" Bakanlığı Mı?
Eğitim sisteminde Atatürkçülüğün içinin boşaltılması
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder