24 Ocak 2022 Pazartesi

Ahmet Taner Kışlalı - Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği - Notlar

Ahmet Taner Kışlalı - Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği - Notlar

2. Basım, İmge Yayınları, Ankara, 1993

 


Önsöz

Bu kitabı Ahmet Taner Kışlalı, yazılarından seçerek oluşturmuştur.

‘Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği’ başlığında “Atatürk” ismini tercih etme nedeni de Atatürk’e yönelik saldırılardır.

 

Kitap toplam dört bölümden oluşmaktadır:

Kemalizm Üzerine (Birinci Bölüm): Güncel yazılardan sonra "Atatürk'ün Kültür Siyaseti" ve "Kemalist İdeoloji" başlıklı iki incelemeyi barındırır.

 

Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi Üzerine (İkinci Bölüm): Güncel olaylar, inceleme yazıları ile bilim ve siyaset adamlarıyla yapılan tartışmaları içerir.

 

Güneydoğu Sorunu Üzerine (Üçüncü Bölüm): Güncel, inceleme ve söyleşi türünde üçlü bir yapıya sahiptir. Yazar, bu tartışmalı konuda "Konuyu iyi bilen, ama farklı bakış açılarına sahip kişilerle yapılan söyleşilerin yararı açık" diyerek konunun önemini vurgular.

 

Kültür, Siyaset ve Ordu Üzerine (Dördüncü Bölüm): Biri hariç tamamen güncel olaylardan yola çıkan ancak yazarın deyimiyle "kalıcı nitelikteki bazı sorunlara eğildiğini" sandığı yazılardan oluşur.

 

Birinci Bölüm: Kemalizm Üzerine

M. Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

Türkiye'de bir din devleti ya da bölücü ırkçı bir devlet kurmak isteyenlerin Mustafa Kemal'e saldırması kendi içinde tutarlıdır.

Ancak "çağdaşlık" iddiasında olup aynı şeyi yapanlar inandırıcı değil.

Mustafa Kemal'i değerlendirmenin doğru yöntemi:

Hangi koşullardaydı? Ne yapmak istiyordu? Ne yaptı? Sonuç ne oldu?

 

Asker Mantığı ile Atatürkçülük!

Sansür…

Asker mantığı, düzen mantığıdır. Tek biçim, uygun adım mantığıdır. Oysa 'barış', tek biçimin kabulü değildir; farklılıkların bir arada bulunmasına gösterilen hoşgörünün ürünüdür.

 

CHP'nin İdeolojisi ve Kemalizm

Laiklik, milliyetçilik ve cumhuriyetçilik Fransız Devrimi'nden; halkçılık, devrimcilik ve devletçilik ise Sovyet Devrimi'nden esinlenen esnek yapılardır.

Yani Kemalizm, bir anlamda liberalizm ve sosyalizmin, geri kalmış ülke koşullarındaki bir senteziydi. Tıpkı, demokratik sol ya da sosyal demokrasinin de bir liberalizm-sosyalizm sentezi olduğu gibi.

 

Kadınsız Demokrasi

Cumhuriyet gazetesinin Kuveyt seçimleri için attığı "Kadınsız Seçimler" başlığı

 

"Niçin Kemalist'im?"

Kurtuluş Savaşı yıllarında İzmirli bir Türk işadamı ile Macar bir kadının aşkından doğan, Türkçe bilmeyen küçük Nermin'in sinematografik hikayesi

14 yaşındaki Nermin, Macaristan'da eğitim paralı olduğu için Mustafa Kemal'in parasız eğitim sunduğu Türkiye'ye, cebinde bir mektupla tek başına gelmeye karar verir.

Nermin Türkiye'de Türkçe öğrenir, İstanbul Hukuk Fakültesi'ni bitirir.

Oğlunun adını Mustafa Kemal koyar.

 

"Ben yurdumu da, ulusumu da kendi irademle seçtim!... Mustafa Kemal olmasaydı, belki ben de olmazdım... Niçin Kemalist olduğumu, niçin milliyetçi olduğumu, öyle sanıyorum ki artık anlamışsınızdır..."

Prof. Nermin Abadan-Unat

 

"Devlet Hayranlığı" Edebiyatı

Türk Dil ve Tarih Kurumlarının (TDK-TTK) Fransız Akademisi gibi devletçi bir model yerine özel dernek şeklinde kuruldu

12 Eylül yönetimi Atatürk'ün vasiyet hakkını bile çiğneyerek TDK ve TTK'yı devletleştirdi

 

Bir Kurultayın Düşündürdükleri

Uğur Mumcu'nun ölümü orta sınıflarda çok büyük bir başkaldırı duygusu yarattı

Çünkü öncelikle onlar; Kemalizm aradan çekilirse boşlukta kalacaklarını hissettiler. Güvencelerinin Kemalizm olduğunu hissettiler...

 

Kemalizm yadsınarak Türkiye'de sosyal demokrat ya da demokratik solcu olunabilir mi? Kemalizm yadsınarak Türkiye'de olsa olsa 'sol fraksiyon' olunur. Ama siyasal dengeleri etkileyebilecek ağırlıkta sol bir parti olunamaz!

 

Atatürk Üzerine "Cevher"ler!

Kültür Bakanı'nın "Baş Danışmanı" olan bir yazarın Kemalizm'i "militarist", "solla ilgisiz" ve "demokrasi karşıtı" ilan etme çabaları…

 

Atatürk Diktatör müydü?

1930'lu yıllarda Avrupa'da demokrasinin çöktüğü ve faşizmin yükseldiği bir dönemde, CHP Genel Sekreteri Recep Peker'in partiyi İtalyan faşist modeline göre yapılandırma projesini Atatürk sert bir şekilde reddetti

Atatürk dönemi Avrupa ortalamasından daha ileriyken 1945'ten beri o ortalamanın gerisindeyiz. Mutlak olarak ilerledik, ama Avrupa'ya göre geriledik.

 

Atatürk'ün Kültür Siyaseti

Her iktidar değişiminde tiyatro oyunları, kitaplar ve dil değişiyorsa orada ulusal değil, bölücü/sınıfsal bir kültür siyaseti vardır.

Çeşitlilik içinde ulusal bütünleşmeyi sağlayacak olan temel öğe kültürdür. Ulusal bir kültür siyaseti, toplumun her kesimine açık olmak, başka bir deyişle de demokratik olmak zorundadır.

Atatürk, çağdaş uygarlığa ulaşmanın temel aracı olarak insanı aldı. 'Yeni insan'ı daha doğrusu 'çağdaş insanı' yaratacak koşullara öncelik verdi. Tarihteki ilk kültür devrimini gerçekleştiren önder oldu.

 

Kemalizm Nedir?

Gelişmiş ülke devrimleri (örneğin Fransız Devrimi) ile geri kalmış ülke devrimleri arasındaki temel fark

Gelişmiş ülkelerde altyapı (ekonomi ve sınıflar) zaten değişmiştir, devrim sadece üstyapıyı (siyasal kurumları) buna uydurur. Oysa geri kalmış ülkelerde devrimi sürükleyecek güçlü bir burjuvazi veya işçi sınıfı yoktur.

 

Kemalizm; liberalizmden bağımsızlık, cumhuriyetçilik ve laikliği; sosyalizmden ise devletçilik, halkçılık ve devrimciliği esinlenerek Türkiye'nin koşullarına göre sentezlemiştir.

 

Milliyetçilik: Kemalist milliyetçilik; sınır ötesi hedefleri olmayan, ırkçı ya da ümmetçi olmayan, çoğulcu ve insancıl bir anlayıştır.

 

Cumhuriyetçilik: Kemalizm'de cumhuriyetçilik doğrudan demokrasi, özgürlükçülük ve çoğulculukla bütünleşir.

 

Halkçılık: Kemalist halkçılık seçkinciliğe karşıdır; dilde sadeleşme ve harf devrimi de halkın eğitilmesini kolaylaştırmak içindir. Toplumu "ayrıcalıksız ve sınıfsız" bir bütün olarak görür ancak bu marksist bir sınıf bilinci değil, dayanışmacı bir anlayıştır.

 

Devrimcilik: En ilerici kurumlar bile, koşullar içinde eskir. En ileri bir devrimin 'bekçiliği' ile yetinenler, günün birinde değişen koşulların gerisinde kalmaktan, tutuculaşmaktan kurtulamazlar.

Devrimcilik eski kurumları yıkmak değil, "sürekli devrimcilik" anlayışıyla yeniliklere açık olmaktır.

 

Devletçilik: Bu ilke, marksizm gibi tüm üretim araçlarını devlete almaz; devletin lokomotif ve planlayıcı olmasını sağlar.

Bu sayede 1929-1939 arasında dünya sanayisi %19 büyürken, Türkiye %96 büyümüştür. En önemlisi, sanayileşme devlet eliyle yapıldığı için Türk işçisi Batı'daki gibi ezilmemiş, kan dökmeden ve büyük acılar çekmeden insancıl çalışma koşullarına ve haklarına kavuşmuştur.

 

Laiklik: Atatürk, dinin gerekli bir müessese olduğunu ancak Allah ile kul arasında kalması gerektiğini savunarak dini maddi menfaate alet eden "din tüccarlarına" savaş açmıştır.

 

İkinci Bölüm: Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi Üzerine

Önemli Olan Kedinin Rengi mi?

Komünizmin çöküşü…

Sosyalizmin ölmedi

Asıl önemli olan sonuçtur; yoksa o sonuca ulaşmak için kullandığınız araç değil. Çinliler doğru söylemişler: 'Kedinin siyah ya da beyaz olması fark etmez; önemli olan fare yakalamasıdır.

 

Sosyal Demokrasi Kazançlı, Sosyal Demokratlar Kayıplı

1991 seçimleri sonrası sağ partiler laik ve demokratik söylemlere kaydı

Ancak sosyal demokrat partiler "yapısal inandırıcılık" sorunu nedeniyle oy kaybetti

 

SHP'de Liderlik Sorunu

İnönü-Baykal ikilemi

 

Lider Biter, Yol Bitmez!

Orantılı temsil sisteminde, her kanat gücü oranınca temsil olanağı bulacak... Böylece parti içi seçimler bir 'ölüm kalım' savaşımı olmaktan çıkıp, en beğenilenlerin ortak iktidarını yaratacak

 

Nasıl Sosyal Demokrat Parti Olunur?

Bir partinin sosyal demokrat olması için toplumsal taban, örgüt yapısı ve ideoloji arasında tutarlılık olması gerekir

Üyelerin eğitimli ve disiplinli olması, partinin ise onbinlerce üyenin küçük ödentileriyle ayakta durması gerekir.

 

Umut Cumhuriyet Halk Partisi'nde mi?

CHP'nin yeniden canlandırılması... 'hayal' değil, 'umut'tur! Koşulların zorladığı, ama koşulları olan bir umut. Umutsuzluğun yarattığı bir umut.

 

Ecevit'i Anlamak!

Ecevit, halka sevgi ve güven dolu. Ama tek tek insanlara karşı aşırı kuşkucu. 'Halk'a yakın, 'birey'lere mesafeli.

 

Demokratik Sol mu, Sosyal Demokrasi mi?

Demokratik Sol, sosyalizm ile liberalizmin tarihsel bir sentezidir!

 

İnönü, Ecevit ve Baykal.

Türk solunun da Türk demokrasisinin de güçlenmesi, şimdi bu üç isme çok yakından bağlı... Ama o tutumlar sadece CHP olayını değil, aynı zamanda kendi siyasal geleceklerini de belirleyecek!

 

CHP'nin Programından Önce Yapısını Tartışın!

Siyasal partilerde asıl önemli olan program değil, yapı ve o yapının yansıttığı toplumsal tabandır!

 

Güçlü Lidere Evet, Tek Adama Hayır!

Ecevit'in her kararı tek başına alma eğilimi

 

Umudu Ertelemek, Yitirmekten İyidir!

CHP kurultayı öncesi belirsizlik…

 

Baykal Niçin Kazandı? / CHP Nasıl Büyür?

Ortak akıl'ın sözcüsü mü olacak, yoksa kısır birtakım tutkuların mı? 'İşte bütün mesele!

 

Tarihsel Bir Sentez: Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi

Sosyal demokrasinin ideolojik gelişimi

 

Sosyal demokrasi / ne özgürlükler uğruna hakça paylaşımı, ne de hakça paylaşım uğruna özgürlükleri ertelemeyi kabul eden bir ideolojidir

 

Sosyal Demokrasi Nasıl Oluştu?

Sanayi devrimi ve işçi sınıfının yükselişiyle sosyal demokrasinin doğuşu…

 

Sosyal demokrasi, temelde emek-sermaye, işçi-işveren dengesine ulaşabildiği ölçüde gerçeklik kazanır.

 

Demokratik Sol Yelpaze

27-29 Ekim 1974 tarihleri arasında yapılan "İkinci Demokratik Sol Düşünce Forumu"nda yapılan konuşma.

 

Yabancılaşmanın asıl kaynağı sermaye-emek ayrımıdır. Bu ayrım sürdükçe toplumların sağlıklı bir biçimde kalkınmaları ve bireylerin mutlu olmaları olanaksızdır.

 

Söyleşiler

Mümtaz Soysal: "Bilgi dünyası" ve devletin yeni teknolojilerdeki öncü rolü

 

Erol Çevikçe: KİT'lerin ekonomideki hayati önemi ve planlama ihtiyacı

 

Bilsay Kuruç: Devletçi bir stratejik planlamanın önemi

 

Emre Kongar

 

Erol Tuncer: CHP'nin sürekli kendini yenileme geleneği

 

İsmail Cem: Türkiye solu

 

Altan Öymen

 

Ertuğrul Günay

 

Teoman Köprülüler

 

Nami Çağan: Ecevit'in liderliği

 

Ergun Türkcan: "2. Cumhuriyet" tartışmaları

 

Üçüncü Bölüm: Güneydoğu Sorunu Üzerine

Güneydoğu Sorunu mu? Kürt Sorunu mu?

Kışlalı, İstanbul gibi batı illerinde yaşayan Kürt kökenli yurttaşların bir sorun yaşamadığı, ancak Güneydoğu'da "yarı feodal yapı" ve demokrasi eksikliğinin sorunu derinleştirdiğine dikkat çekiyor.

 

"Kürdü Kürde Kırdırmak"

Bölgedeki sorun temelde geri kalmışlık ve insan hakları sorunudur.

 

Yanlış, Eksik Bir Doğrudur!

Güneydoğu'nun yoksulluğu

Türkçe bilmeyen ve devlet baskısı altında yaşayan insanların varlığı

 

"Ayrılıkçı" Düşünce Serbest Olmalı!

Silaha dokunmamak kaydıyla, buyurun istediğiniz çözümü savunun.

 

HEP Niçin Grup Kurmalı?

Demokrasi, işine yaradığı insanların artması ölçüsünde güçlenir; dışladığı insanların artması ölçüsünde zayıflar!

 

Kürtçe TV'ye Evet, Ama...

Devletin özel yayınlara izin vermesi gerekir.

 

Güneydoğu'dan İki Farklı Yaklaşım

Bölge aydınlarından Tarık Ziya Ekinci'nin şiddete karşı çıkan ve kültürel hakları vurgulayan yaklaşımı

İsmet Şeref Vanlı'nın iki resmi dilli, iki toplumlu devlet modeli

 

Urfa İnsanı ile Şırnak İnsanın Farkı!

(Yugoslavya örneği üzerinden) Etnik farklılıkları kurumsallaştırmanın toplumsal barışa zarar vereceğine dikkat çekiyor.

 

Terör ve Biz

Fanatik grupların sesinin çok çıkması sessiz çoğunluğu temsil ettiği anlamına gelmez.

 

"Yüce Türk Milleti Önünde..."

"Türk" kimliği bir ırk değil, ortak kültür birliğidir.

 

Toplumu "Dil"e Göre Bölmeli mi?

Kürtçe olarak adlandırılan dillerin (Kırmançi, Zazaca) kendi içindeki lehçe farkları nedeniyle ortak bir eğitim dili oluşturamaz.

Japon dilbilimci Kojima'nın bulgularına göre, lehçeler arası farklar o kadar büyüktür ki birine öncelik vermek diğerlerini cezalandırmak olur.

 

Güneydoğu Sorunu Nedir? Kültürel ve Siyasal Çözümler Neler Olabilir?

Teröre karşı mücadelenin profesyonel olması gerektiğini, siyasi ödünlerin profesyonel teröristi durdurmayacağını Bask ve Korsika örnekleriyle açıklar.

 

Söyleşiler

Bülent Ecevit: Sorunun etnik değil, sosyal ve ekonomik olduğunu, özellikle toprak reformunun şart olduğunu savunur.

 

Doğu Ergil: Terörizmi "güçsüzün siyaset yapma biçimi" olarak tanımlar

 

Fehmi Işıklar: Kürt sorununun özgürce tartışılmasını ister.

 

Algan Hacaloğlu

 

İsmet Sezgin

 

Hasan Fehmi Güneş

 

Feridun Yazar: İnkârcı resmî ideoloji, Türk halkının ideolojisi değildir.

 

Ercan Karakaş

 

Dördüncü Bölüm: Kül Tür, Siyaset ve Ordu Üzerine

Bu Dünyadan Nazım Geçti

Nazım Hikmet Türkiye’de "vatan haini" olarak görüldüğü dönemde, Paris'te binlerce kişinin katıldığı törenlerde onurlandırılıyordu:

Fransız ozanı Aragon, 'Nazım sadece Türklerin değil tüm insanlığındır, hepimizindir' diyordu.

 

KİT'leri Özelleştirenler, TDK'yı Unutuyor Musunuz?

CHP'nin kapatılması bile TDK ve TTK'nın devletleştirilmeleri kadar Atatürk'e saygısızlık oluşturmadı. Çünkü bu iki derneğin devletleştirilmesi... Atatürk'ün miras hakkının çiğnenmesiyle gerçekleştirildi.

 

Kültür Politikasızlığı Olur Mu?

Kültürel yaşamı yönlendirmek, toplumdaki yaratıcı gücü, yönlendirmeye çalışanların kapasiteleri ile sınırlandırmak demektir.

 

Büyük Düşünmek!

Evrensel ürünlere açıldıkça ulusal sanat yücelir ve yüceldikçe evrensel ürünler verir. Kitlelerin beğeni düzeyi yükseldikçe de bu süreç hızlanır.

 

Aşağılık Duygusu

Daha 'de' ve 'da' eklerinin ne zaman bitişik ne zaman ayrı yazılacağını bile bilmeyenlerin yabancı sözcük hayranlığı tam bir acıklı güldürü.

 

Türkçe'den Utananlar!

Artık yabancılar Türkiye'de yabancılık çekmeyebilirler; ama Türk insanı Türkiye'de yabancılık çekmeye başladı.

 

Doğramacı Olayı!

İhsan Doğramacı’nın Hacettepe Üniversitesi rektörlüğü dönemindeki keyfi uygulamaları, akademik geleneklere aykırı atamaları ve bilim insanları üzerindeki baskıları…

 

Doğramacı’dan Sağlam’a

Doğramacı ve halefi Mehmet Sağlam’ın üniversite kurumuna verdiği zararlar

 

Demirel, YÖK ve Ötesi

Demirel ve DYP’nin YÖK konusundaki vaatlerini yerine getirmemesi ve üniversite özerkliğini korumadaki yetersizliği

 

Gençliğe Umut ve Sorumluluk Vermek!

Demokrasi bir yaşam biçimidir. Yaşanmadan öğrenilemez!

 

Gorbaçov ile Özal Çok Benzeşiyor!

Parlamenter bir rejimde Çankaya'da kimin oturduğundan çok ne yaptığı önemlidir.

 

Cezayir Seçimleri ve 12 Eylül

Cezayir’deki köktendinci yükseliş

Din, yönetime karşı tepkilerin, muhalefetin tek sığınağı idi... Cezayir devrimcileri ise ektiklerini biçiyorlar.

 

Seçmen Mi Değişti, Yoksa Rp Mi?

 

27 Mayıs'ın Düşündürdükleri

Askeri darbelerin her türüne karşı çıkmak doğru! Ama 27 Mayıs'ın getirdikleri ile 12 Mart ve 12 Eylül'ün getirdikleri arasındaki farka gözlerini yummak da yanlış!

 

Darbe Kapıda Mı?

Askeri mantık, düzen mantığıdır; tek biçim, uygun adım mantığıdır. Oysa siyasal mantık... farklılıkları kabul etmek ve olabildiğince uzlaştırmak zorundadır.

 

Seçimsiz Demokrasi

Çoğulcu demokrasi bir denge ve uzlaşma rejimidir. Denge olmadan uzlaşma zaten olmaz.

 

Milli İhanet Eğitimi" Bakanlığı Mı?

Eğitim sisteminde Atatürkçülüğün içinin boşaltılması

… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder