22 Mayıs 2024 Çarşamba

Jan Alber, Greta Olson - Anlatı ile Nasıl Şeyler Yapılır - Notlar

Jan Alber, Greta Olson - Anlatı ile Nasıl Şeyler Yapılır - Notlar

How to Do Things with Narrative, Cognitive and Diachronic Perspectives, Walter de Gruyter, Berlin, 2018

 


Kitapta Monika Fludernik’in öncülük ettiği bilişsel anlatıbilim ve deneyimsellik kavramları çerçevesinde edebiyat ile medyadaki anlatı yapılarını inceleniyor.

Jane Austen’in romanlarındaki ironi kullanımı, Alfred Hitchcock filmlerindeki travma temsilleri ve modern dizilerdeki doğrudan hitap yöntemleri gibi spesifik örnekler üzerinden kuramsal tartışmalar yürütülüyor.

 

Jan Alber, Greta Olson

Monika Fludernik ve Anlatıyla Bir Şeyler Yapmaya Davet

Giriş bölümü, antolojinin temel sorusu olan "anlatıyla işlerin nasıl yapılacağı" üzerine odaklanır. Bölümde Fludernik'in geliştirdiği teorik kavramların, özellikle "deneyimsellik" ve "doğal anlatıbilim" kavramlarının önemi vurgulanır.

 

Teorik Kavramlar: Fludernik, geleneksel olay örgüsü odaklı kavramları reddederek anlatıyı deneyimsellikle eşitler. "Antropomorfik bir deneyimleyicinin kurgusal varoluşu, olmazsa olmaz anlatısallığın oluşumu için" temel bir şarttır.

 

Doğal Anlatıbilimin Dört Seviyeli Modeli: Metinleri gerçek dünya deneyimlerinden türetilen bilişsel parametrelerle anlatılaştıran bir model sunulur.

 

Artzamanlılık ve Sosyal Eleştiri: Fludernik’in hukuka ve hapishanelerin anlatısal temsillerine olan ilgisi, anlatı analizinin adaletsiz güç ilişkilerini nasıl eleştirebileceğini gösterir.

 

Marco Caracciolo

Anlatı ve Ruh Hali Üzerine Perspektifler

Caracciolo, Fludernik’in "deneyimsellik" kavramını genişleterek anlatıların okuyucuda nasıl belirli "ruh halleri" (mood) uyandırdığını inceler.

 

Ruh Hali Üzerine Ön Bilgiler: Duygular belirli nesnelere yöneliktir, ancak ruh halleri daha dağınık ve nesnesizdir.

 

Ruh Hali, Atmosfer ve Duygusal Tepkiler: Mekansal ortamın duygusal nitelikleri bir atmosfer yaratır; ruh hali / her zaman değerlendiricidir.

 

Ruh Hali ve Anlatı Kalıpları: Anlatı hızı ve tarzı, müzikteki ritme benzer şekilde bedensel duygulara hitap ederek ruh halini şekillendirir.

 

Anlatı Stratejileri, Ruh Hali ve Psikiyatrik Hastalıklar (Memento): Christopher Nolan'ın Memento filmi örneğiyle, karmaşık anlatı yapılarının izleyicide nasıl bir "gizem ve gerilim duygusu" yarattığı analiz edilir.

 

Hilary Duffield

Alfred Hitchcock'un Filmlerinde Gizemli Deneyimsellik

Duffield, Hitchcock’un travma tasvirlerini "esrarengiz deneyimsellik" olarak tanımladığı bir kavram üzerinden ele alır.

 

Hitchcock'ta Gizemli Deneyimselliğin İnşasındaki Temel Bileşenler: "Bilişsel Tabakalaşma" yani karakterler ve okuyucu arasındaki bilgi dengesizliği, gerilimin ana kaynağıdır. Travmatize edilmiş karakterler ve araştırmacı figürleri bu yapının merkezindedir.

 

Hitchcock'un Üç Filminde (Büyülenmiş, Baş Dönmesi, Marnie) Gizemli Deneyimsellik: Büyülenmiş (1945) filminde görsel ipuçları ve rüya sekansları kullanılır. Baş dönmesi (1958) filminde bilgi dünyaları arasındaki kopuş izleyiciyi farklı bir konuma yerleştirir. Marnie (1964) ise "olay örgüsünün düşürüldüğü ve saf esrarengiz deneyimselliğin çağrıştırılmasının artırıldığı" bir aşamadır.

 

Wolfgang G. Müller

Jane Austen'de İroni: Bilişsel-Anlatolojik Bir Yaklaşım

Müller, Austen’in ironi kullanımını bilişsel anlatıbilim yöntemleriyle inceler.

 

İletişim Modelleri ve Bilişsel Yaklaşımlar: İroninin anlaşılması için "yankılı anma" (echoic mention) ve "göstermelik" (pretense) teorilerinden yararlanılır.

 

Anlatımsal (Yazarlık) İroni: Austen’in anlatıcıları, Gurur ve Önyargı’daki ünlü açılış cümlesinde olduğu gibi, "evrensel olarak kabul edilen bir gerçek" kılıfıyla ironi yapar.

 

İroni ve Konuşmanın/Düşüncenin Özgür Dolaylı Temsili: Austen, kadın kahramanların düşüncelerine ayrıcalık tanırken ironiyi genellikle ikincil karakterlerin konuşmalarında kullanır. Austen'in sanatı güçlü bir şekilde cinsiyete dayalıdır.

 

Kurt Schmid

Bilişsel Anlatı Biliminde Kurgusal Zihinler

Schmid, bilişsel anlatıbilimin "zihin okuma" kavramını eleştirir ve eylemlerin önemini savunur.

 

Erişilebilirlik ve İstisnailik: Schmid, kurgusal anlatının "konuşmacı dışındaki bir kişinin söylenmemiş düşüncelerinin / tasvir edilebildiği tek edebi tür" olduğu görüşünü savunur.

 

Sosyal Zihinler: Alan Palmer'ın "sosyal zihin" ve "ara düşünce" kavramlarını tartışmaya açar.

 

Sonuç: Schmid'e göre, "Roman okuması olay okumasıdır veya daha da iyisi, Roman okuma, zihinsel olayları okumanın zihinsel olayıdır".

 

Eva von Contzen

Dido'nun Sözleri: Antik ve Ortaçağ Anlatısında Konuşmayı ve Bilinci Temsil Etmek

Bu bölüm, anlatı biliminin tarihselleştirilmesi çağrısına yanıt vererek, Dido figürünün farklı dönemlerdeki temsillerini inceler.

 

Gelenek ve Modern Öncesi Karakterler: Modern öncesi karakterlerin psikolojik derinliğinden ziyade "referans boyutu" ön plandadır.

 

Vergil'den Caxton'a Dido: Vergil’in Aeneis’inde eylem odaklı bir yapı varken, Caxton’ın Eneydos’unda Dido "sözlü aşırılık ve dolayısıyla aşırı açık sözlülük" sergiler.

 

Chaucer'ın Dido'su: Chaucer'ın Şöhret Evi eserinde Dido'nun "geleneğin ezici gücüne yenik düştüğü" ve bağımsız bir statüye ulaştığı gösterilir.

 

Miriam Nandi

Anlatısal Kimlik ve Erken Modern Günlük

Nandi, Paul Ricœur'un "anlatısal kimlik" modelini erken modern dönem günlüklerine uygular.

 

Günlük Nedir: Günlük, "şimdiki zamana dalma" konumundan yazılan, plansız ve aralıklı üretilen bir türdür.

 

Anlatı Kimliği: Hayatımızdaki kopuk unsurları bir araya getirerek "uyumsuz uyum" yaratma işidir.

 

Leydi Anne Clifford Örneği: Clifford, günlüğünü mülkiyet haklarını savunmak ve bir "anlatısal ses" geliştirmek için kullanır. Clifford'un günlükleri zaman ve mekanda sentetik bağlantılar kuran ilahi benzeri tekrarlayan kalıplar sunar.

 

Susan Lancer

Diakronizasyon Jane Eyre

Lanser, Charlotte Brontë'nin Jane Eyre romanındaki "Okuyucu, onunla evlendim" cümlesini anlatı tarihi açısından dönüm noktası olarak inceler.

 

Doğrudan Hitabın Tarihi: Lanser, anlatıcı ve anlatılan arasındaki ilişkileri kişisel olmayan, ironik ve samimi modeller olarak sınıflandırır.

 

Yeni Bir Kültür: Lanser, Brontë'nin "kişinin hikâyesini yabancılara anlatmanın yalnızca toplumsal değişimin bir aracı olarak roman için bir araç haline gelmediği yeni bir kültürü" başlattığını savunur.

 

Philippe Carrard

Tarihyazımsal Söylem ve Anlatıbilim: Fludernik'in Olgusal Anlatı Üzerine Çalışmasına Bir Dipnot

Carrard, Fludernik'in olgusal (gerçek) anlatılar üzerine çalışmasını güncel bilimsel tarih yazımı bağlamında sürdürür.

 

Anlatım ve Bağlam: Tarihçiler yazar ve anlatıcı işlevlerini birleştirse de bazen ironi veya "biz" anlatılarıyla bu sınırları esnetebilirler.

 

Anlatı Dışı Modeller: Tarih yazımında her zaman hikaye anlatılmaz; "analiz", "betimleme" ve "tablo" gibi anlatı dışı modeller de kullanılır.

 

Şiirselliğe Geçiş: Anlatıbilim araçları yetersiz kaldığında, söylemi şekillendiren kuralları inceleyen "şiirsellik" (poetics) devreye girer.

 

Dorothee Birke, Robyn Warhol

Multimodal Siz: Çağdaş Anlatı Televizyonunda Doğrudan Adresle Oynamak

Bu bölüm, modern TV dizilerinin (örneğin House of Cards, Modern Family) izleyiciye doğrudan hitap etme yöntemlerini analiz eder.

 

Anlatım, Belgesel ve Dramatik Modlar: Adres yapıları; roman benzeri iç sesler (anlatım), sahte belgesel röportajları (belgesel) ve "dördüncü duvarı yıkma" (dramatik) olarak üç modda incelenir.

 

İzleme Duruşu: TV dizileri, "izleme duruşlarının, belirli bir medyanın tüketicisi rolündeki gerçek bir izleyiciye hitap edecek şekilde nasıl tasarlandığıyla" ilgilenir.

 

Vera Nünning, Ansgar Nünning

Anlatılarla Nasıl Sağlıklı Kalınır ve Refahı Nasıl Geliştirilir veya: Anlatı Bilimi ve Salutogenezin Buluşabileceği Yer

Yazarlar, anlatıların ve hikaye anlatımının sağlığı destekleyen faktörler (salutogenez) üzerindeki etkisini araştırır.

 

Anlatısal Tıp ve Tutarlılık Duygusu: Hikaye anlatmak, bireyin "anlaşılabilirlik, yönetilebilirlik ve anlamlılık" üzerinden gelişen "tutarlılık duygusu" (SoC) için hayati önem taşır.

 

Salutogenetik Güç: Kişisel deneyimler hakkında yazmak zihinsel ve fiziksel sağlıkta iyileşmelere neden olur. Kurgu okumak ise empatiyi ve Zihin Teorisini geliştirebilir.

 

Benjamin Kohlmann

Boş vakit, Çalışma ve Boş Zaman: Yabancılaşmamış Yaşamın Ondokuzuncu Yüzyıl Vizyonları

Kohlmann, Almanca "boş vakit" (Muße) kavramının 19. yüzyıl anlatılarındaki sosyoekonomik sonuçlarını izler.

 

Burjuva ve İşçi Sınıfı Muße: Burjuvazi için boş vakit, "iş ve boş zamanın uyumlu bir şekilde yeniden bütünleşmesi" iken; işçi sınıfı için "yabancılaşmamış ve özgürleşmiş bir faaliyet" olarak yeniden tasarlandı.

 

Ütopik Vizyonlar: William Morris'in Hiçbir Yerden Haberler eseri, boş vaktin bütün bir yaşam biçimi olarak gerçekleştirildiği ütopik bir hayal sunar.

 

Kerstin Fest

İyi ve Kötü Şirket Arasındaki Orta Durum: Frances Brooke'ta Boş Zamanı Yönetmek Gezi

Fest, 18. yüzyıl romanı The Excursion üzerinden boş zaman kavramının ahlaki belirsizliğini tartışır.

 

Kentsel ve Kırsal Boş Zaman: Kentsel boş zaman (kumar, lüks) ahlaki açıdan riskliyken; kırsal boş zaman (bahçıvanlık) "iyi yönetilmesi" gereken bir yatırımdır.

 

Ekonomik Boyut: Roman, "iyi" boş zamanın ancak "ihtiyatlı yatırımla" ve biraz da şansla kazanılabileceğini gösterir.

 

Margarete Rubik

Zindandan Dünyaya: Emma Donoghue'nun Hapishane Romanının Yönleri Oda

Rubik, hapis cezasının beş yaşındaki bir çocuğun gözünden temsilini analiz eder.

 

Hapishane Tasviri ve Psikolojik Etkiler: Küçük Jack için "Oda" güvenli bir dünyayken, annesi için bir işkence odasıdır. Jack’in gelişimi bazı alanlarda çok ileri, bazılarında ise geri kalmış durumdadır.

 

Hapis Metaforları: Metin, "insanlar her türlü yolla kilit altına alınmıştır" diyerek fiziksel hapsin ötesindeki toplumsal kısıtlamaları eleştirir.

 

Franz K.Stanzel

Sonsöz: Karşılamanın Olası Tarihi Üzerine Notlar - Stanzel'den Fludernik'e

Anlatıbilimin öncülerinden Stanzel, Monika Fludernik'in kendi teorilerini nasıl geliştirdiğini ve "yapısalcı anlatıbilimin araçlarını ve kavramlarını daha da ileriye taşıdığını" över. Fludernik'in "figürleştirme" ve "yansıtıcılaştırma" kavramlarına getirdiği yeni tanımlar metnin incelikli analizine katkı sağlar.

… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder