Tom Kindt, Hans-Harald
Müller - Anlatıbilim Nedir - Notlar
Bir Teorinin Durumuna
İlişkin Sorular ve Cevaplar
What is Narratology,
Walter de Gruyter, Berlin, 2003
Önsöz
Hamburg Üniversitesi'ndeki Anlatıbilimi Araştırma Grubu'nun
2002 yılında düzenlediği sempozyum…
Temel amaç, anlatıbilimin uygun konusunu, görevlerini ve
komşu disiplinlerle ilişkisini yeniden değerlendirmektir.
Anlatıbilimi Araştırmak (Gerald Prince)
Bir varlığın anlatı olabilmesi için "bir (veya birden
fazla) varlığın bir (veya birden fazla...) dönüşümünün temsili olarak analiz
edilebilir.
Anlatıbilim disiplini kısıtlayıcı veya genişletici bir
perspektifle tanımlanabilir.
Anlatıbilimsel görevler arasında anlatı özelliklerinin
yeniden tanımlanması ve "anlatı yeterliliğini... açık, eksiksiz ve
deneysel olarak temellendirilmiş bir anlatı modelinin detaylandırılması"
yer alır.
Anlatı ve Olaylık (Wolf Schmid)
Klasik Alman geleneği anlatıyı bir "anlatıcı"
varlığına bağlarken, yapısalcı kavram bunu "durum değişikliklerinin
temsili" olarak görür.
Her durum değişikliği bir olay değildir; bir durum
değişikliğinin "olay" sayılabilmesi için "gerçeklik,
sonuçsallık, alaka düzeyi, öngörülemezlik, kalıcılık, geri döndürülemezlik ve
tekrarlanmama" gibi kriterleri karşılaması gerekir.
Anlatı Bilimi ve Anlatı (Fotis Jannidis)
Anlatıyı tanımlama prototipi…
Prototipik durum, "bir anlatıcının, dinleyicilerden
oluşan bir dinleyici kitlesine olup biten bir şeyi anlatması" şeklindedir.
Temsil edilen "hikaye" medyadan bağımsız olsa da,
anlatı her zaman bir ortama (film, metin, çizgi roman) bağlıdır. Bu nedenle
anlatıbilim, bir dizi uzmanlaşmış anlatı bilimi için kullanılan kolektif bir
terimdir.
Disiplin Olarak Anlatı Bilimi (Jan Christoph Meister)
Anlatıbilimin metodolojik kimliği ve bilimsel disiplin
statüsü…
Anlatıbilimin temel araç takımı…
Araç takımları kutsaldır ve farklı disiplinlerden gelen
kavramlar bu temel yapıya zarar vermeden entegre edilmelidir.
Anlatının Göstergebilimsel Parametreleri Üzerine (John Pier)
Chatman'ın "hikaye 'ne', söylem 'nasıl'"
şeklindeki ayrımı
Anlatı, sadece bir temsil değil, yorumlanması gereken bir
şeydir.
Bir Gözlem Poetikası Olarak Gerçekçilik (Andreas Kablitz)
19. yüzyıl Fransız romanları (Flaubert, Balzac, Stendhal)
üzerinden anlatı perspektifleri inceleniyor.
Gerçekçi romanda odaklanma (focalization), sadece bir teknik
değil, anlatılan dünyanın kendisini yapılandıran bir güçtür.
Karşılıklı gözlem, toplumun temel tezahürüdür. Hayat
neredeyse her zaman açık havadadır: her hane kendi kapısının önünde oturur /
orada tartışır.
Roman Kuramı, Anlatı Kuramı ve Anlatı Bilimi İlişkisi (Tom Kindt,
Hans-Harald Muller)
Anlatıbilimin tarihsel aşamaları / Anlatıbilim tarihi;
preyapısalcı dönem, yüksek yapısalcı dönem ve 1990'lardan itibaren yaşanan
postyapısalcı/disiplinlerarası "rönesans" dönemi olarak üçe ayrılır.
Almanca konuşulan bölgelerde Stanzel ve Lammert gibi
isimlerin geliştirdiği tipolojik gelenek, uluslararası yapısalcı anlatıbilimle
etkileşime girerek evrilmiştir.
Anlatıbilimin Sistematik Yeri (Michael Titzmann)
Almanca konuşulan ülkelerdeki eleştirmenlerin 'anlatı
teorisi' olarak adlandırdıkları şey aslında çok çeşitli teorilerden oluşuyor.
Teoriler, uygulama alanları ve tanımladıkları metin düzeyleri bakımından
farklılık gösterir.
Yapısalcılık, "normatif değil betimleyici bir
poetika" inşa etmeyi amaçlamıştır. Bu teori sadece tarihsel metinleri
değil, "mantıksal olarak mümkün olan türleri de" kapsayan sistematik
ve kapsamlı bir yapıdadır.
Bir metin teorisi sadece edebi değil, "hem edebi hem de
edebi olmayan tüm metinlerin teorisi" olmalıdır. Anlatım sadece edebiyatta
değil, günlük iletişimde, resimlerde ve filmlerde de bulunur.
Alt kuramlar birbirlerinden "mantıksal olarak
bağımsız" olmalıdır. Örneğin, bir metnin konuşma durumu, o metnin bir
anlatı yapısına sahip olup olmadığını doğrudan belirlemez.
Fransız yapısalcılığı ile metnin iki düzeyi / Söylem
(discourse) ve Hikaye (history). Bir hikayenin anlatı yapısı, göstergebilimsel
sunumu ne kadar farklı olursa olsun, sabit kalabilir.
Her dilsel metin bir iç "konuşma durumu" ile
karakterize edilir.
Bu ayrım, temsil araçları vs. temsil edilen dünya arasındaki
genel farka indirgenebilir.
Bir metnin anlatı yapısı için kronolojik yapı gereklidir
ancak kronoloji, anlatı dışı metinlerde de (örneğin hava durumu tahmini)
bulunur.
Anlatı dünyaları zorunlu olarak "insan kişilerini
simüle eden dilsel olarak üretilmiş varlıklar" içerir.
Anlatı Kuramı ve Yorum Kuramı (Tom Kindt, Hans-Harald Müller)
Anlatıbilimin görevine dair dört anlayış mevcuttur:
Otonomist (yorumdan ayrı),
Bağlamsalcı (tarihsel bağlamla iç içe),
Temelci (yorumun temeli) ve Sezgisel (Heuristic).
Anlatıbilim, "bir keşif prosedürü ve bir tanımlama
yolu" olarak görülmelidir.
Anlatı kuramının kavramları, yorum kuramı açısından
'tarafsız' olmalıdır.
Anlatı Bilimi ve Kurgu Teorisi (Matias Martinez, Michael Scheffel)
Kate Hamburger'e göre kurgu, bir "sanki" yapısı
değil, bir "yapı olarak" kurgudur. Kurgusal anlatımda "belirten
bir öznenin (anlatıcının) olmayışı" ve "üçüncü şahısta iç eylem
fiillerinin kullanılması" gibi dilsel özellikler bulunur.
Kurgusal anlatılar, onları gerçek anlatılardan ayıran
belirli özelliklere sahiptir ve bu nedenle bir kurgusallık teorisine ihtiyaç
duyulur.
Anlatıbilim mi, Anlatıbilimler mi? (Ansgar Nunning)
Klasik anlatıbilim metin merkezli iken, Postklasik
anlatıbilim bağlam odaklı ve disiplinlerarası bir projedir.
Anlatı Bilimi ve Bilişsel Alımlama Kuramları (Jens Eder)
Bilişsel teori; iletişimi, "aktif, yapıcı ve bilişsel
olarak yönlendirilen bilgi işleme süreçleri" olarak ele alır.
Bir anlatıyı anlamak için alıcının "zihinsel
modeller" oluşturması gerekir. Karakterler, olay örgüsü ve duygusal
etkiler (gerilim, merak) bilişsel süreçlerle doğrudan bağlantılıdır.
İzleyiciler, metindeki ipuçlarını kullanarak
"karakterlerin zihinsel modellerini" inşa ederler. Karakterler artık
olay örgüsündeki işlevlerine göre azaltılmıyor.
Anlatı Bilimini Yeniden Temellendirmek (David Herman)
Okuyucular, kurgusal zihinleri anlamak için "halk
psikolojisi (folk psychology)" veya "zihin teorisi" kaynaklarını
kullanırlar. Anlatı, "insanların düşünmenin nasıl çalıştığına dair
sağduyulu anlayışlarını" düzenlemeye yardımcı olur.
Anlatı Kartografisi (Marie-Laure Ryan)
Harita, mekansal verilerin görselleştirilmesidir.
Anlatıda; metin dünyasının haritaları (kurgusal coğrafya),
metinsel alan haritaları (hipermetin ağları) ve olay örgüsü (plot) haritaları
gibi kategoriler bulunur.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder