22 Mayıs 2024 Çarşamba

Tom Kindt, Hans-Harald Müller - Anlatıbilim Nedir - Notlar

Tom Kindt, Hans-Harald Müller - Anlatıbilim Nedir - Notlar

Bir Teorinin Durumuna İlişkin Sorular ve Cevaplar

What is Narratology,

Walter de Gruyter, Berlin, 2003

 


Önsöz

Hamburg Üniversitesi'ndeki Anlatıbilimi Araştırma Grubu'nun 2002 yılında düzenlediği sempozyum…

Temel amaç, anlatıbilimin uygun konusunu, görevlerini ve komşu disiplinlerle ilişkisini yeniden değerlendirmektir.

 

Anlatıbilimi Araştırmak (Gerald Prince)

Bir varlığın anlatı olabilmesi için "bir (veya birden fazla) varlığın bir (veya birden fazla...) dönüşümünün temsili olarak analiz edilebilir.

 

Anlatıbilim disiplini kısıtlayıcı veya genişletici bir perspektifle tanımlanabilir.

 

Anlatıbilimsel görevler arasında anlatı özelliklerinin yeniden tanımlanması ve "anlatı yeterliliğini... açık, eksiksiz ve deneysel olarak temellendirilmiş bir anlatı modelinin detaylandırılması" yer alır.

 

Anlatı ve Olaylık (Wolf Schmid)

Klasik Alman geleneği anlatıyı bir "anlatıcı" varlığına bağlarken, yapısalcı kavram bunu "durum değişikliklerinin temsili" olarak görür.

 

Her durum değişikliği bir olay değildir; bir durum değişikliğinin "olay" sayılabilmesi için "gerçeklik, sonuçsallık, alaka düzeyi, öngörülemezlik, kalıcılık, geri döndürülemezlik ve tekrarlanmama" gibi kriterleri karşılaması gerekir.

 

Anlatı Bilimi ve Anlatı (Fotis Jannidis)

Anlatıyı tanımlama prototipi…

 

Prototipik durum, "bir anlatıcının, dinleyicilerden oluşan bir dinleyici kitlesine olup biten bir şeyi anlatması" şeklindedir.

 

Temsil edilen "hikaye" medyadan bağımsız olsa da, anlatı her zaman bir ortama (film, metin, çizgi roman) bağlıdır. Bu nedenle anlatıbilim, bir dizi uzmanlaşmış anlatı bilimi için kullanılan kolektif bir terimdir.

 

Disiplin Olarak Anlatı Bilimi (Jan Christoph Meister)

Anlatıbilimin metodolojik kimliği ve bilimsel disiplin statüsü…

 

Anlatıbilimin temel araç takımı…

Araç takımları kutsaldır ve farklı disiplinlerden gelen kavramlar bu temel yapıya zarar vermeden entegre edilmelidir.

 

Anlatının Göstergebilimsel Parametreleri Üzerine (John Pier)

Chatman'ın "hikaye 'ne', söylem 'nasıl'" şeklindeki ayrımı

Anlatı, sadece bir temsil değil, yorumlanması gereken bir şeydir.

 

Bir Gözlem Poetikası Olarak Gerçekçilik (Andreas Kablitz)

19. yüzyıl Fransız romanları (Flaubert, Balzac, Stendhal) üzerinden anlatı perspektifleri inceleniyor.

Gerçekçi romanda odaklanma (focalization), sadece bir teknik değil, anlatılan dünyanın kendisini yapılandıran bir güçtür.

Karşılıklı gözlem, toplumun temel tezahürüdür. Hayat neredeyse her zaman açık havadadır: her hane kendi kapısının önünde oturur / orada tartışır.

 

Roman Kuramı, Anlatı Kuramı ve Anlatı Bilimi İlişkisi (Tom Kindt, Hans-Harald Muller)

Anlatıbilimin tarihsel aşamaları / Anlatıbilim tarihi; preyapısalcı dönem, yüksek yapısalcı dönem ve 1990'lardan itibaren yaşanan postyapısalcı/disiplinlerarası "rönesans" dönemi olarak üçe ayrılır.

 

Almanca konuşulan bölgelerde Stanzel ve Lammert gibi isimlerin geliştirdiği tipolojik gelenek, uluslararası yapısalcı anlatıbilimle etkileşime girerek evrilmiştir.

 

Anlatıbilimin Sistematik Yeri (Michael Titzmann)

Almanca konuşulan ülkelerdeki eleştirmenlerin 'anlatı teorisi' olarak adlandırdıkları şey aslında çok çeşitli teorilerden oluşuyor. Teoriler, uygulama alanları ve tanımladıkları metin düzeyleri bakımından farklılık gösterir.

 

Yapısalcılık, "normatif değil betimleyici bir poetika" inşa etmeyi amaçlamıştır. Bu teori sadece tarihsel metinleri değil, "mantıksal olarak mümkün olan türleri de" kapsayan sistematik ve kapsamlı bir yapıdadır.

 

Bir metin teorisi sadece edebi değil, "hem edebi hem de edebi olmayan tüm metinlerin teorisi" olmalıdır. Anlatım sadece edebiyatta değil, günlük iletişimde, resimlerde ve filmlerde de bulunur.

 

Alt kuramlar birbirlerinden "mantıksal olarak bağımsız" olmalıdır. Örneğin, bir metnin konuşma durumu, o metnin bir anlatı yapısına sahip olup olmadığını doğrudan belirlemez.

 

Fransız yapısalcılığı ile metnin iki düzeyi / Söylem (discourse) ve Hikaye (history). Bir hikayenin anlatı yapısı, göstergebilimsel sunumu ne kadar farklı olursa olsun, sabit kalabilir.

 

Her dilsel metin bir iç "konuşma durumu" ile karakterize edilir.

 

Bu ayrım, temsil araçları vs. temsil edilen dünya arasındaki genel farka indirgenebilir.

 

Bir metnin anlatı yapısı için kronolojik yapı gereklidir ancak kronoloji, anlatı dışı metinlerde de (örneğin hava durumu tahmini) bulunur.

 

Anlatı dünyaları zorunlu olarak "insan kişilerini simüle eden dilsel olarak üretilmiş varlıklar" içerir.

 

Anlatı Kuramı ve Yorum Kuramı (Tom Kindt, Hans-Harald Müller)

Anlatıbilimin görevine dair dört anlayış mevcuttur:

Otonomist (yorumdan ayrı),

Bağlamsalcı (tarihsel bağlamla iç içe),

Temelci (yorumun temeli) ve Sezgisel (Heuristic).

 

Anlatıbilim, "bir keşif prosedürü ve bir tanımlama yolu" olarak görülmelidir.

Anlatı kuramının kavramları, yorum kuramı açısından 'tarafsız' olmalıdır.

 

Anlatı Bilimi ve Kurgu Teorisi (Matias Martinez, Michael Scheffel)

Kate Hamburger'e göre kurgu, bir "sanki" yapısı değil, bir "yapı olarak" kurgudur. Kurgusal anlatımda "belirten bir öznenin (anlatıcının) olmayışı" ve "üçüncü şahısta iç eylem fiillerinin kullanılması" gibi dilsel özellikler bulunur.

 

Kurgusal anlatılar, onları gerçek anlatılardan ayıran belirli özelliklere sahiptir ve bu nedenle bir kurgusallık teorisine ihtiyaç duyulur.

 

Anlatıbilim mi, Anlatıbilimler mi? (Ansgar Nunning)

Klasik anlatıbilim metin merkezli iken, Postklasik anlatıbilim bağlam odaklı ve disiplinlerarası bir projedir.

 

Anlatı Bilimi ve Bilişsel Alımlama Kuramları (Jens Eder)

Bilişsel teori; iletişimi, "aktif, yapıcı ve bilişsel olarak yönlendirilen bilgi işleme süreçleri" olarak ele alır.

 

Bir anlatıyı anlamak için alıcının "zihinsel modeller" oluşturması gerekir. Karakterler, olay örgüsü ve duygusal etkiler (gerilim, merak) bilişsel süreçlerle doğrudan bağlantılıdır.

 

İzleyiciler, metindeki ipuçlarını kullanarak "karakterlerin zihinsel modellerini" inşa ederler. Karakterler artık olay örgüsündeki işlevlerine göre azaltılmıyor.

 

Anlatı Bilimini Yeniden Temellendirmek (David Herman)

Okuyucular, kurgusal zihinleri anlamak için "halk psikolojisi (folk psychology)" veya "zihin teorisi" kaynaklarını kullanırlar. Anlatı, "insanların düşünmenin nasıl çalıştığına dair sağduyulu anlayışlarını" düzenlemeye yardımcı olur.

 

Anlatı Kartografisi (Marie-Laure Ryan)

Harita, mekansal verilerin görselleştirilmesidir.

 

Anlatıda; metin dünyasının haritaları (kurgusal coğrafya), metinsel alan haritaları (hipermetin ağları) ve olay örgüsü (plot) haritaları gibi kategoriler bulunur.

… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder