J. Alexander Bareis, Lene
Nordrum - İnandırıcı Hale Getirme - Notlar
How to Make Believe, The Fictional Truths of the
Representational Arts, Walter de Gruyter, Berlin, 2015
…
Kitap Kendall Walton ve Gregory Currie gibi düşünürlerin
temellerini attığı "hayali oyun" (make-believe) teorisinin modern
sanat dallarındaki kapsamlı etkilerini inceliyor.
Edebiyat, sinema, dijital oyunlar ve görsel sanatlar gibi
farklı alanlarda kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırların nasıl silikleştiğini
analiz ediyor.
Giriş
1990’da Kendall Walton ve Gregory Currie tarafından
yayımlanan eserler, kurgusallığı çocukların oyunlarına benzeterek açıklayan
"Hayal Ürünü Teorisi"nin temelini attılar.
Bu teoriye göre sanat eserleri, katılımcıların kurgusal
gerçekler üretmek için kullandığı "sahne malzemeleri" (props) işlevi
görür.
Teori
Edebi Gerçekçilik Kavramı
Stein Haugom Olsen
Gerçekçilik bir dönem kavramı olmasının yanı sıra, diğer
dönemlerde de görülebilen bir yazı tarzıdır.
Düşünce, İnandırmak ve Anlatının Donukluğu
Peter Lamarque
Lamarque’ın Düşünce teorisi, okuyucu eserin kurgusal
olduğunu bilse bile, kurgusal eserlerin bu eserlere karşı nasıl duygusal
tepkiler uyandırabileceği sorusunu ele alıyor.
Anlatı kendi başına ve Anlatılabilirlik
James Hamilton
Hamilton, kurgusal ve kurgusal olmayan anlatılar arasında
önceden bir ayrım olmadığını varsayar.
Hamilton anlatının minimalist bir tanımını kullanarak
anlatıları açıklamaya çalışır.
Edebiyat ve Sinema
Kurguda Mesafe
Tobias Klauk, Tilmann
Köppe
Edebi kurguda "anlatma" (telling) ve
"gösterme" (showing) arasındaki ayrımı Walton’un "reçete"
kavramı üzerinden analiz ediyorlar.
Bir metnin okuyucunun hayal gücünü ne kadar kısıtladığı, o
metnin "mesafesini" belirler.
Anlatım, Temsil, Anı, Gerçek ve Yalanlar
Sarah E. Worth
Makale, anıların (memoirs) sadece belgelenebilir gerçekler
üzerinden değil, yorumlayıcı bir edebi tür olarak değerlendirilmesi gerektiğini
savunuyor.
Anıların, anlatılarının öncelikle yorumlayıcı, ikincil
olarak ise hakikatin temsili olarak görülmesi gereken bir edebi türü temsil
ettiği sonucuna varıyor.
Kurguda Gerçek
Remigius Bunia
Kurgu ve gerçek ayrımının dilsel biçimden ziyade zihinsel
süreçlerle ilgili olduğunu öne sürer. İletişimi "önermesel" (bilgi
odaklı) ve "estetojenik" (algı odaklı) olarak ikiye ayırır ve bu
ayrımın kademeli olduğunu belirtir.
İstikrarsızlaştırıcı Gerçeklik: Postmodern Anlatı ve İnandırmanın Mantığı
Ira Newman
Alain Robbe-Grillet'nin Kıskançlık romanındaki mantıksal
çelişkiler…
Edebi Kurgu Okumada Dışsal Düşüncelerin Yeri
Jukka Mikkonen
Okurların bir eseri okurken gerçek dünyadaki bilgilerinden
ve dışsal değerlendirmelerinden nasıl yararlandığını, bu etkileşimin eserin
"edebilik" statüsünü nasıl etkilediğini tartışır.
Kurgusal Gerçek, Üretim İlkeleri ve Yorumlama
J. Alexander Bareis
Kurgusal gerçeklerin üretiminde Medya ve Tür Sözleşmesi
İlkesini geliştirir. The Sopranos dizisinin final sahnesini analiz ederek, Tony
Soprano'nun vurulduğu sonucuna bu ilkelerle ulaşılabileceğini gösterir.
Edebi ve Film Kurguda Deixis
Mario Slugan
Kurgusal anlatıcıların varlığını fiillerin zaman
özelliklerine (deixis) dayandırarak tartışır. Edebiyatta anlatıcıların her
yerde bulunduğunu savunurken, bu argümanın filme genellenmesine karşı çıkar.
Metalepsis ve Make-Believe Oyunlarına Katılım
Liviu Lutas
Anlatı düzeyleri arasındaki sınırın ihlali olan metalepsis
kavramını transmedial bir perspektifle (resim, fotoğraf, film) inceler.
Metalepsisin kurgusal dünyaya dalmayı (immersion) engellemek yerine
artırabileceğini savunur.
Make-Believe olarak 'üzüntü yaşıyorum'
Sonja Klimek
18. yüzyıl ağıt şiirleri üzerinden lirik şiirde kurgusal
hakikatin üretimini inceler. Şiirdeki "ben"in yazarla
özdeşleştirilmesinin tarihsel ve türe bağlı bir tercih olduğunu belirtir.
Tiyatro ve Müzik
Drama, Tiyatro ve Operada Kurgusallık ve İnandırmak
Frank Zipfel
Kurgusallığı kurgusal dünya, hayal ürünü oyun ve kurumsal
pratikten oluşan "çok katmanlı bir yaklaşım" ile açıklar. Operada
orkestranın bir anlatıcı işlevi görebileceğini tartışır.
Tiyatroda Anlam Yaratmak: İkili Bilgi
Matthew De Coursey
Oyuncunun ve izleyicinin deneyimini Husserl'in
"bilgi" (appresentation) kavramıyla açıklar. Oyuncunun hem gerçek
dünyayı (sahne, ekip) hem de kurgusal dünyayı (karakter, duygular) aynı anda
algıladığı "ikili bir bilince" sahip olduğunu savunur.
DeCoursey, oyuncuların tiyatro performansının estetik bir
nesne olduğunun farkında oldukları için / ikili bir algıyı sürdürme becerisine
sahip olduklarını savunuyor.
Saf Olmayan Müzikal Make-Believe
Eran - Inbal Guter
Enstrümantal müziği "süsleme" (ornamentation)
kavramı üzerinden inceler. Müzik dinleme stratejilerinin "anlatı" ve
"biçimci" uçlar arasında bir süreklilik olduğunu ve süslemenin bizi
kurgusal dünyadan uzaklaştırarak yapıtın kendisine odaklanmamızı sağladığını
savunur.
Oyunlar
Yaptır-İnandır Kötülük ve Kötü Yaptır-İnandır
E. M. Dadlez
Rol yapma oyunlarında (RPG) oyuncuların karakterlerin
ahlaksız tutumlarını benimsemesinin etik boyutlarını tartışır. Birinci şahıs
bakış açısıyla kötülüğü hayal etmenin, gerçek hayattaki tutumları yansıtıp
yansıtmadığını sorgular.
İnandırıcı Dünyalarda Faillik ve İrade
Jason D'Cruz
Second Life gibi sanal dünyalardaki eylemlerin gerçek
"faillik" (agency) teşkil edip etmediğini inceler. Sanal dünyada
risklerin düşük olmasının, oyuncunun gerçek hayattaki kadar güçlü bir
"irade" sergilemesini engellediğini iddia eder.
Nesne Perspektifi ve Oyunun Estetiği
Chris Bateman
Bilgisayar oyunlarını Walton’un teori çerçevesinde
"oyuncak görünümü", "oyuncak bebek görünümü" ve "tablo
görünümü" metaforlarıyla analiz eder. Oyunların sunduğu zengin kurgusal
dünyalar nedeniyle sanat kategorisinde değerlendirilmesi gerektiğini savunur.
Bateman'ın makalesi, cildin temasına uygun olarak, temsili
sanatlarda genel hayal ürünü şemsiyesi altında bilgisayar oyunlarının özel
işleyişine ilişkin anlayışımıza katkıda bulunuyor.
…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder