1 Mayıs 2024 Çarşamba

Katrin Dennerlein - Uzayın Anlatıbilimi - Notlar

Katrin Dennerlein - Uzayın Anlatıbilimi - Notlar

Narratologie des Raumes, De Gruyter, Berlin, 2009

 


Bu çalışma 2008'de TU Darmstadt'ta tez olarak kabul edilmiştir.

Kitap anlatı metinlerinde mekânın nasıl kurgulandığını, temsil edildiğini ve okur tarafından nasıl zihinsel bir modele dönüştürüldüğünü disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alır.

 

Giriş

Anlatı metinlerinde mekân merkezi bir rol oynamasına rağmen, anlatıbilim (narratology) araştırmalarında uzun süre ihmal edildi ve zaman kategorisinin gölgesinde kaldı.

 

Anlatı biliminde mekanın ihmal edilmesi kesinlikle anlatı biliminin başlangıçta tarihin zamansal ve nedensel bir olaylar dizisi olarak tasarlanmasıyla ilgilidir.

Olaylar belirli bir zamanda meydana geldiği gibi aynı zamanda bir yere özgüdür.

 

uzaysal dönüş

Modernizmin zaman, postmodernizmin ise mekan çağıdır.

Mekansal dönüş içinde iki ana paradigma: Temsil biçimlerine odaklanan "topografik dönüş" ve yapısal/fenomenolojik ilişkilere odaklanan topolojik dönüş.

 

Araştırmanın odağı metin yapılarından metin ve okuyucu arasındaki etkileşime kaymaktadır.

 

Araştırma Raporu

Anlatı metinlerindeki mekân üzerine yapılan geçmiş çalışmalar

Erken Anlatı Araştırması: Bu dönemde mekân daha çok "atmosfer" veya "çevre" olarak ele alınmış, sistematik bir yapıdan ziyade sembolik anlamlara odaklanılmıştır.

 

Yapısalcılık: Mekânın sistematik olarak incelenmeye başlandığı dönemdir. Lotman, Hoffmann ve Zoran gibi isimler mekânı ikili karşıtlıklar ve topolojik ilişkiler üzerinden tanımlamışlardır.

 

Tanıtımlar ve Monografiler: Son dönem çalışmalarında mekânın bilişsel anlatıbilimle ilişkisi kurulmaya başlanmıştır.

 

Anlatılan Dünyanın Somut Mekanı

Anlatılan dünyadaki mekân figürlerin içinde bulunabileceği somut çevredir.

 

İnsanın temel mekân algısı, evrimsel olarak hayatta kalma avantajı sağlayan "kap" (container) modeline dayanır.

 

Kurgusal dünyada mekânlar, anlatılan dünyanın kendi kurallarına göre değişebilir.

 

Mekanın Anlatısal Yaratımı

Mekânı belirten adlar, edatlar ve göstergeler…

 

Okur, metinde açıkça belirtilmeyen mekânsal detayları kendi dünya bilgisiyle tamamlar.

 

Odanın Zihinsel Modeli

Okurlar zihinlerinde her zaman kuş bakışı bir harita oluşturmazlar. Mekân daha çok olaylarla ilişkili parçalar halinde saklanır.

 

Sunum Teknikleri

Bağlamsal Çerçeve (Contextual Frame): Bağlamsal çerçeveler, kurmaca dünya içinde 'epizodik' olan olguları taşır. Bu, Bilginin hikaye içindeki belirli bir durumda doğru olabileceği ancak bunun ötesinde konuyla ilgili olmayabileceği anlamına gelir.

 

Mekan, ya olayların gerçekleştiği bir konum (olayla ilgili) ya da düşünce ve yorum modlarında ortaya çıkan durumsal olmayan bir biçimde temsil edilir.

 

Mekan sadece statik bir bölge değil, aynı zamanda hareket yoluyla birbirine bağlanan bir birim olarak da temsil edilir. Özellikle gezi veya yürüyüş anlatılarında farklı istasyonlar bir hareket alanı oluşturur.

 

Bir mekanın "yer" (setting) sayılabilmesi için olayların o anda orada gerçekleşmesi (zamansal), anlatılan dünyanın kurallarına göre "gerçek" olması (modal) gerekir. Bir karakterin sadece hayal ettiği mekanlar, o an için bir "yer" teşkil etmez.

 

Bühler’in dil teorisinden ödünç alınan "Origo" kavramı, anlatıdaki mekânsal, zamansal ve kişisel yönelimin merkezini (ben, burada, şimdi) tanımlar. Sahnenin oluşması için bu merkezin anlatılan dünyaya taşınması gerekir.

Bir olay bölgesi, bir olayın sahnesidir. Origo onun içinde yer aldığında ve anlatılan dünyanın kurallarına göre bir olayın gerçek ortamı haline geldiğinde anlatı düzeyinde sayılır.

 

Betimleme, belirli ve benzersiz bir olaydan bahsetmeden, bir yerin veya nesnenin sabit niteliklerinin iletildiği bir metin türüdür.

 

Mekan temsilinin en yaygın yolu karakterlerin algısıdır.

 

Mekansal detayların hangi sırayla verildiği (doğrusallaştırma), okuyucunun zihinsel modelini belirler.

 

Anlatılan Dünyanın Bir Unsuru Olarak Mekan

 

Antropolojik (evler), kurumsal (okul, hapishane) ve spesifik (ütopya, cennet) mekân modelleri…

 

Edebiyat tarihinin en istikrarlı spesifik mekan modellerinden biri olan Locus Amoenus (Hoş Yer)

Bileşenleri: Bir ağaç (gölge), bir çayır, bir akarsu, kuş sesleri ve çiçekler.

Bu unsurlar, Pleistosen dönemindeki insanın hayatta kalma ihtiyaçlarını (suya yakınlık, yırtıcılardan korunma, verimli toprak) karşıladığı için "güzel" olarak kodlanmıştır.

 

Anlatı dünyasındaki makro yapılar

Yollar (Paths): Karakterlerin hareket güzergahları.

Sınırlar (Edges): Mahalleler veya bölgeler arasındaki bariyerler (nehir, duvar).

Alanlar (Districts): Kendi içinde bütünlüğü olan bölgeler (parklar, çarşılar).

Odak Noktaları (Nodes): Trafik kavşakları, meydanlar gibi yoğunlaşma noktaları.

İşaretçiler (Landmarks): Referans noktası olan belirgin yapılar (Kilise kulesi).

 

Geliştirilen Terminolojiye Genel Bakış ve Sonuç

Mekân, metindeki kelimelerden ziyade, Model Okuyucunun zihniyetinde bir model olarak var olur.

 

Origo: Anlatılan dünyadaki mekânsal merkezin (bakış açısının) konumlandığı yer.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder