21 Aralık 2024 Cumartesi

Gilbert Simondon - Tekniklerde İcat - Dersler ve Konferanslar - Notlar

Gilbert Simondon - Tekniklerde İcat - Dersler ve Konferanslar - Notlar

Mütercim: Öznur Karakaş, İnka Yayınları, 2024

 


Sunuş

Teknik nesne, "doğa ve insan arasında aracı" olan bir gerçekliktir.

 

Makine yabancıdır; insanın içine kapatıldığı, tanınmayan, maddileşmiş, köleleştirilmiş ancak yine de insani kalan bir yabancı.

 

Tekniklerin İcadı ve Gelişimi (1968-1969)

Önsöz

Tekniğin gelişimi: Bilim-öncesi (senkretik analiz), bilim-sonrası (bireysel sentez) ve günümüzün paralel etkileşimi (transdüktif süreçler).

 

Tekniklerin Sorununu İncelemek Üzere Genel Plan

İşlevselliği icadın organizma ve ortam arasındaki sorun çözme sürecidir.

Araç ve aletten önce, ortamı değiştiren "teknik yöntemler" mevcuttur.

Alet dolayımı, teknik görevlerin parçalılığını azaltarak insanı toplumsal kısıtlamalardan özgürleştirir.

 

Aygıtlar ve cihazlar insan organizmasına bağlı kalmadan kendi başına işlev görebilen nesnelerdir. Örneğin yağ lambası, aktif enformasyon sayesinde kendini düzenleyecek şekilde inşa edildiğinde istikrarlı bir işlev sağlar.

 

Makineler, enerji ve enformasyon açısından özerkleşme sürecidir. Tam bir makine o halde enformasyon açısından çifte özerkliğe sahiptir (program ve oto-regülasyon).

 

Teknik ilerleme, sürekli (adaptasyon) ve süreksiz (icat) aşamaların dalgalanmasıyla gerçekleşir.

 

Birkaç Tekniğin Daha Ayrıntılı İncelemesi

Altyapı şebekeleri teknik ağların ilk örnekleridir.

 

Tekniklerin Parçaları (Bileşenleri) Üzerine

Sanayi devriminden sonra basit mekanik düzeneklerin yerini motorlu araçlar / makineler almaya başladı.

 

Bireyleşmiş Teknik Nesne ve Ağlar

Bireyleşmiş nesne, insani boyuta en doğrudan tekabül eden ve "somutlaşma" yoluyla mükemmelleşen nesnedir.

 

Teknik nesne, biyolojik bir organizmadan radikal bir kopuş değildir. Hayvanların yuva yapması veya alet kullanması, tekniğin biyolojik sürekliliğin bir parçası olduğunu gösterir.

 

Canlılar nasıl bir embriyodan karmaşık bir yetişkine evriliyorsa, teknik nesneler de "soyut" bir fikirden "somut" bir işleyişe doğru evrilir.

Hem canlılar hem de teknik nesneler dış dünyadan enerji alır, bunu işler (metabolizma/devre) ve çevreden gelen bilgiyi kullanarak kendilerini düzenlerler.

 

Endüstri Öncesi Teknik: Bu aşamada teknikler, doğal seçilime benzer şekilde birbirleriyle rekabet eder. Kötü uyum sağlayan alet elenir; doğanın yüzü bir takozla açılır.

Modern teknoloji ise rekabetten ziyade birleşme ve bütünleşme yoluyla ilerler. Parçalar birbirine uyum sağlar, bir bileşen diğerinin işlevini destekler.

 

Bir teknik nesne geliştikçe, parçaları arasındaki içsel dayanışma artar. Başlangıçta birbirine eklemlenmiş ayrı parçalar (soyut nesne), evrimleştikçe bir bütünün ayrılmaz organları haline gelir (somut nesne).

Teknik nesne somutlaştıkça, canlı bir organ gibi "en az dirençle en yüksek verimi" verecek şekilde nötrleşir ve mükemmelleşir.

İlerleme, eskiyi yok etmek veya rakipleri ortadan kaldırmak değil, sistemi daha yüksek bir ağ seviyesinde (merkezi ve nihai unsurlar olarak) yeniden örgütlemektir.

 

Tekniklerde İcat (1971)

İcadın iki temel vasfı

İçsel oto-korelasyon (istikrar için) ve ortama adaptasyon (fayda için).

 

Endüstri çağı aynı zamanda motorların çağıydı; çünkü bunlar denklik sistemleri ve tersine çevrilebilirliğe yakın sistemlerdir.

 

Tahayyül ve İcat (1965-1966)

İcat, zihinsel imge döngüsünün dördüncü aşamasıdır ve "sorun teşkil eden bir durumun yarattığı süreksizliğin çözüm sürecinde" aranır.

 

İmge, durağan bir kopya değil bir döngüdür. Bu döngü, bireyin içinde başlar ama doygunluğa ulaştığında dünyayı değiştiren bir "icat" olarak dışarı taşar.

 

Bir nesnenin (örneğin Roma yolu) kendi içinde tutarlı olmasına “içsel uygunluk” denir.

Nesnenin hem "vahşi doğaya" (dağlar, nehirler) hem de "özneye" (yürüyen insan, giden motorlu araç) uyum sağlamasına dışsal uygunluk denir.

 

Mercanların inşa ettiği yapılar veya termit yuvaları ile insan mühendisliği arasında bir derece farkı vardır, öz farkı yoktur.

İnsanı ayıran şey, icat edilen nesne ile doğa arasına giren "aracıların" (alet yapan aletler, karmaşık makineler, bilgi ağları) sonsuzca artmasıdır.

 

Zanaat: İcat, işin (görevin) içine dağılmıştır. Usta, işi yaparken o ana özgü küçük icatlar yapar ama bu icat işin dışına taşmaz.

Endüstri: İcat, uygulamadan (işten) ayrılmıştır. Önce icat edilir (tasarım), sonra binlerce kez uygulanır.

Sanat: İcat ve uygulama aynı anda ve aynı boyutta gerçekleşir. Sanat eseri, her ayrıntısı organize edilmiş, mutlak ve tekil bir çözülmüş sorundur.

 

Sorunların Çözümü (1974)

İnsan tekniklerini ayıran temel özellik, üretilen aracın kültür ve imalat süreçleri sayesinde zaman içinde birikerek muhafaza edilmesidir.

 

İcat ve Yaratıcılık (1976)

İcat, yapısal ve işlevsel bir yeniden düzenleme iken; yaratıcılık, bir grubun veya bireyin çok sayıda fikir üretme kapasitesidir.

 

İcat, bir anda olup biten bir "parlak fikir" değildir; nesiller boyu süren, teknik ve bilimsel birikimin doygunluğa ulaştığı anlarda gerçekleşen süreksiz bir sıçramadır.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder